![]() |
http://img143.imageshack.us/img143/2261/9635f93ailoveyousj2vk5.jpg Ellerim üşüyor.. Isıtamıyorum.. Isınmıyor... Ellerim garip,bomboş.. Birbirlerine kenetleniyorlar.. Kalan acıyı benden saklıyorlar.. Hani "elde var acı".. Hani "gözde bir damla yaş" ... Gözlerime dokunuyorlar.. "İşte gerçek yas".. Gerçek matem,gerçek acı.. Derinlerden bir "ah".. Bir yanık feryat.. Ve kurşuna dizilmiş bir sevdanın iniltisi.. Ellerim biliyor.. O sesler benden.. Yüreğimden geliyor.. Ellerim soğuk... çünkü; Ellerim yüreğinden geliyor... |
unut beni Bu ayrılığı kendim istedim ben , Bu yalnızlığı kendim seçtim ben , Hem seni hem kendimi heder ettim ben , Sevilmeye değmez , sevmeyi bilmez biriyim ben . ÜzdÜm seni ÜzÜm gözlÜm , kahrettim , Kırdım seni hayatını mahvettim , Umudunu , hayalini , yÜreğini tÜkettim , Sevilmeye değmez , sevmeyi bilmez biriyim . Nasıl kıyabildim sana nasıl terkettim , Nasıl attım seni ateşlere , nasıl erittim , Göz göre göre seni nasıl feda ettim , Sevilmeye değmez , sevmeyi bilmez biriyim . Aklından ismimi sil , at gitsin , Varsa sende resmim yırt , yak gitsin , O gÜzel mazimizi sakın anma , unut gitsin , Sevilmeye değmez , sevmeyi bilmez birisi için , Ağlama ki ÜzÜm gözlerin sana kÜsmesin . Hak etmedim ben seni , Hak etmedim o temiz yÜreğini , Hak etmedim fedakar kalbini , Hak etmedim senin o tertemiz sevgini . Sende affetme sakın beni , Affetme ki kin kussun yÜreğin , Affetme ki yanmasın kalbin , Affetme ki kolay olsun unutman , Ama ben seni asla unutamam... |
YENİDEN HÜZÜNLE İşte yine can sıkıntısı bana bir şiir yazdıracak. Tırnaklarım uzamış, İçimde yaralı bir aşk. İçimde yaralı bir aşk ve birkaç piyes ölüsü, birkaç gözyaşı kırıntısı, intihar gelgiti birkaç. Sırtüstü uzandım dünyaya, odamın ampülüne bakıyordum, ampulün bağlı olduğu borunun tavanda kıvrılışına. Tavanda kıvrılışına birkaç damla gözyaşının birkaç damla tentürdiyot, kalbim ağrıyordu, bir yaz- günü düştüm sokaklara, karanlık sokaklara düştüm, bir yaz gecesiydi galiba, ürpererek indikçe bayırlardan, kimsesiz ve boş alanlara, çaresiz, bomboş bir cesettim, bir suyla dolu bir kova olarak kalmışım dünyada. Herkes kim bilir nerdedir- şimdi? sevgilim...Kim bilir- nerdesin? Kalbim -ki bir gün durur- var mıydı acaba? Ölümü ve tuzlu fıstıkları unutmadım, bayat tuzlu fıstıkları. Sarhoşlar kusardı bir de ben varken orda. Dünya'da. 1965 yılında. Bir savaş ve hüzün korkusuyla kahvelere dolardı insanlar Sevgilim! Sevgilim! "Kanayan yerim benim" çürük yumurta, bayat pastırma ve bamya yenilen bir lokantada mareşal fevzi çakmak, koca yusuf dünya güzeli fatma dostumdular. Ben o şehirde yalnızdım bunu kimseler bilemez gidip gidip rıhtıma dururdum. Kör bir dilenci vardı, o da- dostumdu, beni- evlendirmek isterdi kızıyla. Ben içimde bir acıyla boyna bir resim yapardım. Sarı kurdeleli kızlara- hikayeler anlatırdım hatta uzak dünyalar ve albert aynştayn hakkında. Onlar uzun uzun susarlardı. Güzelim kızlari Hürriyet- gaztesi okurlardı Ses ve Hafta. Her şey o kadar birbirinin aynıydı, hayat- akıp gidiyordu sıkıntıyla. Domino taşlarına ve bir nehrin akışına benzeyen cesur ve genç hayat. Akıp giden. Kitapçı vitrinlerini ve alanları hızla eskiten- hayat, bazen- beni heyecanlandırırdı. Yağmurlu, ıhlamur ağaçlı bir yolda kocaman, eflatun, bir güneş tıkanırdı gırtlağıma onu karnıma sokardım. Güneşi, göğsüme ve karnıma. Akşam- beni bulurdu bir koyda. Kırlara doğru koşardım bir bağırtıyla. Az önce ıslanmış kırlara, serin ve bereketli, her zaman bağışlayan, o taze, ve hüzün- anası kırlara... Sevgilim! Sevgilim Gece- yürüyor, Dünya- yürüyor ordularla. Kitaplarla ve matbaacı- çıraklarıyla. İçimde- bir dağ çeşmesi akıyor... Sabah oldu oluyor anında- eski, külüstür, kömür- yüklü sarı bir kamyonla yanında durmuştuk, orman- battaniyeliydi hala. Bir hastane odasında- sabaha karşı, yaralı- bir onbaşı gibi uyuyordu. Sabaha- karşı bir hastane odasında- aklıma çanlar geliyor. Bir adam- kesik çocuk başları satıyor. Yeniden hüzünle başlıyorum bir romana... |
Kirpiklerimdeki özlemin gözyaşları Sırf sen incinmeyesin diye bugün dek söylemedim Bir bir çözerdin harflerimi, yanına gelemezdim Seversem ölecek gibiydim Kelimeleri can yerinden ilikleyip sineye çektiğimi, artık Senden saklayacak değilim… Aramadığın sormadığın günlerde Yüreğimi garip bir telaş, tarifsiz bir sızı alırdı Sensiz yattığım gecelerde Sana sarılıp uyuduğumu Senden saklayacak değilim!!!.. |
Affet Affet beni! Ne olur, affet beni… Bilmeden sonumuzu sevdim seni Affet! Bilmeden Ne derin kuyulara düştüğümüzü Seni de çektim karanlıklara Laf olurmuş, söz olurmuş düşünmeden Sevdim seni… Affet beni! Ne olur, affet beni… Bilmeden çekeceklerimizi sevdim seni Affet! Umursamadan Ağlattım seni Saklamadan hayranlığımı Seyrettim pervasızca Düşünmeden sevdim seni… Affet beni! Ne olur, affet beni… Bilmeden kalbimin yorgunluğunu Seneler öncesine dönerim dedim Affet! Bilmeden koşturdum gecelere seni Bakarken gökteki yıldızımıza Gizlice ağladığımı Unuttum da sevdim seni… Affet beni! Ne olur, affet beni… Gönlümü sormadan verdim sana Darmadağın düşlerine hayaller ekledim Kıramadığın kalbimi veremedin de Sahillere hırçın dalgalar Ruhuma Gözlerin haykırdı sevdiğini Kanıp yine sevdim seni… Affet beni! Ne olur, affet beni... Zaman geçti bilmeden Söz geçiremedim Affet! Bakışın mahzun kalıp öksüzce Kirpiklerinde kıvrıldı hüznün Dağlanmışken sevincin Kara kaşlarına Yanarak sevdim seni… Affet beni! Ne olur, affet beni… Bu genç hayatında kırık bir dalım Filiz verecek köküm kalmadı Affet! Dersen alan razı kime ne Veren de razıdır bilesin Canımda can olan 'sen' İşte bu yüzden Bilerek sevdim seni… |
GÜZEL KOKULU ELLER Bilirim zarif elleri Ve güzel kokularını onların; Bilirim nasıl Sarılırlar boyna Ve beden onlara doğru Açılarak bir gül gibi Bitkin düşer O güzel kokuları solumaktan. Ve kan çarpar şakaklarda, Sanki al damarlarda Bilinmez kuşlar Kızıl kanatlarını çırpmaktadır; O hafif ellerin dokunuşu Alazlanmış tende Yaşamın rüzgarlarıyla Uçuşur kelebek gibi, Ve cansız bedeni Yeniden diriltirler. Fakat zarifliğini bu ellerin Onların güzelliğini Ben değişirim duraksamadan Başka ellerle, O minik ellerle, Boynunda bir babanın Büyülü bir gerdanlık gibi Sımsıkı birleşen. Eksik olsun zarif ellerin güzelliği Ve güzel kokuları onların! |
bazen gidesim geliyor ama yapamıyorum, hayat senden kaçamıyorum ve gözlerin ölümü hatırlatıyor bana.. davetiye çıkarıyor yalnızlıklara hasreti çağırıyor arzulamışcasına hiç bakmıyor ki bakmıyor bana... oysa ben gittim buralardan gittim yalan bir dünyaya.. şimdi ne hayatım var ne ruhum bekliyorum, sensin tek umudum... bilmiyorsun değil mi ben bu dünyadan, aşktan kovuldum.. ve şimdi kendimi yalnızlıklarda buldum... keşke sen de gelsen.... |
MUHABBET Bir fasulye çimleniyordu Çiseledikçe yağmur. Koştum vardım ki yanına Anlasın ne nimet olduğunu Sen git yerine! dedi Ayşa Kadın Böyle kibar erkeyin ayağ’na Ben kendi ayağ’mnan gelirim Bu muhabbeti görünce uzaktan Kıpkırmızı oldu biberiye Bayram nedir ki dedim kendi kendime Bayram bir ömürdür ben gibi bir deliye |
hiçbizaman dokunamayacağım o güzel kirpiklerin ıslanmasın olurmu hiç.. saat 03:20.. bugün hiç göremedim sen..inat ettim..gurur yaptım... yemin ettin ağır... yeminini tutacaına eminim.. benmi... tutarım.. susmak yeminim.. susacaım sana ama burada konuşacaım... nede olsa bilmiyorsun burayı,yazdığımı,seni hala sevdiğimi içimin sızladığını sensizken .. ölümümü bile duymıcaksın bende senin...dedin son kez.. oysa yaptığım sadece inattı sevdiğim..bilmedin.. |
SEVGİ BURCU Günün en uzun saati bu Yüzünün bulutlu olduğu an Sevgisiz suskun bir sen Bunaltan beni eksilten Günün en zor saati bu Kapalı sımsıkı perdelerin Güneşi sönmüş sanki ömrünün Susmuş kafesteki kanaryan Nasıl da güzel olabilirdi oysa Günün her saati seninle Cıvıldar ötüşürdü kuşların hep Uçuşurdu dingin göklerimizde Mevsim yaz sen bu denli beyazken Güneş sevgi burcunda olduğu zaman |
| Saat: 05:49 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık