![]() |
Seviyorum diyordun.. Sana gore sevendin sen Bendeki sevgiden cok baska biseydi gozunde. Ben yagiyordum.... Yagiyordum ve cogaltiyordum denizimdeki sulari Gel-gitlerim oluyodu sozlerin. (geliyordum, gidemiyordum....!) Her sozunde doluyor Her bakisinda cekiliyordum... cekiliyordu sularim, sözlerim, acim... ben yagiyordum... yüregimi temizliyordu sularim. Tohumlarini filizlendirdigi kadar Ciceklerimi cürütüyordu ! Ben yagiyordum. Akiyordum yuregine.... sana umarsizliginin Umudu vermiyordum. Kanini temizliyordum yüregimin Sel olup cosuyordum.... Ben yagiyordum... Gökkusagi bagliyordum acilarina. Mavilikte bir yildiz gosteriyordum. Günese anlam katan karanliklarin oldugunu, Ve yagmurun birtek kislari yagmadigini ispatliyordum. Yagiyordum asagidan yukariya! Ben yürekler dolusu yagiyordum.... Hani derlerya bardaktan bosalircasina... Iste bende oyle ! Yürekten bosaliyordum.... Yagiyor, buharlasiyor Tekrar yagip tekrar buharlasiyordum... Bitmiyordum.... Bitiremiyordun beni... Ben yagiyordum... Gunes doguruyordum sana. Tutkular birakmiyordu pesimi. Oysa biyerde bitmesini bilmeliydim... Ama ben yagiyordum! Erozyona ugruyordu yuregim (ve ben dinmiyordum yinede.) Ben yagiyordum... Topragim kuruyordu. Inan Cok zorladim kendimi Bitecekse birseyler bitmeliydi Olmuyordu... Yagiyordum yanginlarima! Köz oluyordum... Ben yagiyordum... Islaniyordu yanaklarim! |
ACIMIN SOYADI Irmağın söğütlerin sesiyle Söylüyorum bu şiiri Senin o kırılgan sesinle Badem çiçeklerine Sabahın ilk ışıklarına Dönüştürüyorum hüznümü Hüznümü ve acımı Öfkemin karanlığı Korkutuyor beni Bir orman çiziyorum Sesime kattığın sevinçle Yalnızlığımın üstüne Kıyımlar yaşamış yalnızlığımın Kuşları unutmuyorum Ve su başlarını Bir geyiğin avcısına bakan gözlerini Sevgimin silgisiyle sildim öfkemi Öfkemi ve acımı Yerine yeniden adını yazdım Adın acımın soyadı |
Çok sevdim seni ben, yaralı hüzünlerimin sırdaş kelebeği Çıplaklığım keskin ayazların neresine saklar acemiliğini Çocukluğum, gözlerinin hercai yalnızlığında bulur mu, Çatışmaların şafaksız gecelerinde yitirdiği kendini!... Çok sevdim seni ben, gözlerin niye hep böyle bir uçurum kıyısı Çiçeklenir mi betonlara gömülen düşleri çocukluğumun,duvarları aşar mı? Çaldığım kapılarda yabansı yalnızlıkların korkusu büyütülürken Çiğnenen yeminlerin ardına saklanır mı emanet edilen baharı ömrümün Çizdiğim insan suretleri, işgal altında bırakıyor yaralı yüreğimi… Çıkacağım yolların bir menzili olsa, yüreğimin üstüne basa basa Çığırtkan mavilerini çalacaktım gökyüzünün Çoğaltmak için türkülerimin senli ezgilerini… Çok mu sevdin beni sen, her gün geliyorsun yüreğini yüklenip Çirkinliklerin beyazla çoğaldığı hücremi maviye boyuyorsun!... |
HATIRINA DÜŞECEĞİM Kopkoyu bir sis içinde bir akşam Hatırına düşeceğim belki Bir an ıslayacak yağmur yüzünü Birden o tatlı demleri hatırlayacaksın Sonra sıcak yatağında Uzun uzun ağllayacaksın. Ağlayacak! Boğazında bir şeyler düğümlenecek Ah yanımda olsaydı diyeceksin Tüm yıldızlar gülecek haline Ay da göz kırpacak İliklerine işleyecek bensizlik. Kahrolacaksın...! Bir sigara tüttüreceksin ihtimal Ufku seyredeceksin saatlerce Bir rüzgâr kopçalayacak yüzünü Sonra hayalim gelecek karşına Bir şiirimi mırıldanacaksın Hıçkıracaksın..! Gönlünden atamadığın gibi Kafandan da silemeyeceksin beni Düşlerine gireceğim her gece İnce bir hüzün bürüyecek yüzünü Ve çırılçıplak gerçekleri o zaman Anlayacaksın..! Sonra bir şeyler yazmak isteyeceksin Kafan gibi kalemin de işlemeyecek Unutmak isteyeceksin her şeyi Ama unutamayacaksın hiç bir şeyi Kıvranacaksın! Necip Fazıl Kısakürek |
Ölümün ikizidir bu aşk, Bense birinin olmadığı zamanlarıma Öbürünü yetiştirdim hep.. Oysa,sen kanatlarımı kırdın kıralı, Ne aşkı tadabiliyorum, Ne de ölüme kanabiliyorum.. Böyle tükeniş değil benimkisi. Ne onu kabullenebiliyorum, Ne de seni böyle içime sindirebiliyorum. Başka sarılışlara emanet edemezdim seni, Sen başka öpüşlerin koynundasın.. Şimdi hangi mum kokusunda, Hangi mevsimin sabahına uyanıyorsun? Belki de o gözlerin büyüsünde, Derinlerde, Dalıyorsun.. Ölümdür bu aşk, Bense öldüğüm zamanlarımda, Senle yetindim hep.. Ben seni başka sevişlere emanet edemezdim.. Oysa sen, O'nun koynunda, Beni seviyordun. Nasıl inanayım? |
BİLEĞİ TAŞI Bin bir engelli bir maratondu Koştum kan ter içinde Tırmandım durdum yıllar yılı Karlı bir yokuşu Dipsiz karanlık bir kör kuyu Renksiz kokusuz sevgisiz Ne çok dinledim ben bu ağıdı Neresinden baksam bugün Başı bir hoyrat sonu ağlatı Ne zaman nasıl geçti ilkyaz Sonrası bir başka yalnızlıktı Yoruldum yaşlandım yokluğunda Tükettim temmuzları ağustosu Yaşam ki bir bileği taşı Kimini keskinleştirir yollarında Tüketir kimini bilene bilene Sol yanım paslanmaz çelik Bilendikçe kendi kınını kesti Sağ yanım kar beyaz pamuk yığını Yıldız sağar gecelerinden |
Sende Yok mu.? _____________iSTANBUL İnsanların kaynaştığı, Sarmaştığı Bir yer yok mu kucağında _____________İstanbul Sıcacık yuva gibi Isındığı Bir yer yok mu bağrında _____________İstanbul Methine koşup geldim. Görünüşün pek güzel... Ama, Benim sevdiğim güzel Sende yok mu.? _____________İstanbul Cennet gibi bir yer buldum Yüreğinde _____________İstanbul. Benim dünyam gibi... Küçücük,sakin, Sıcacık,ince Hayallerim kısa sürdü yine de Benden uzak İnsanların doldu odama _____________Umudum... Yere düşmüş,sırça oldu _____________Dağıldı...! Sevgi nerede Saygı nerede Seven yok mu.? Aradığım mutluluk Sende yok mu.? _____________İstanbul |
İçimde soluksuz büyüyen Aşkımı vurdular sırtından. Yüreğimde korkarak sakladığım Alevden sözleri çaldılar acımadan .. Nerede ne zaman Bir yıldız görsem Sen aklıma gelirsin Ağlarım… Ellerim ! Ah o ellerim.. Unutulmuş anıları hiç bırakmayan ellerim… Ben değil O’nun seni sevmeye cesareti vardı. Gözlerine düştüm ki Bu âlemden derindi. Sevdalara kanat çırpan yürekler, Sadece senin yerindi. Ay ışığı dökülmüş gecenin hülyâlarında, Gizemli bir dünyanın Hoş kokulu dalgasına yüreğimi astım. Siyah saçlarına hüznü serdim. Sense Bir gece Kapına dolunay vurdu diye terk ettin beni ! Ben yazgılara baş kaldırdım kör akşamlarda, Sen Kapanan kapıların eyvahını çarptın suratıma… Yaşanmamışları yaşamaya Öfkelerden derlenmiş Siyah_beyaz sözleri Sokak ışığı altında Serseri rüzgârlara Kendi ellerimle küfretmeye mâhkûm bıraktın beni Buna hakkın var mıydı ha var mıydı ? Arka sokakların Silinmiş kaldırımları gibi ezdin beni Yazıklar olsun sana Yazıklar olsun… Gözlerin! Ah o Gözlerim … Ben değil, onlar gördü seni Sonsuz bahar akşamlarında O mavi gözlerin düştü gözlerime ! Ben boyadım gökyüzünü , Gözlerine benzesin diye … Sense Karalar bağladın bulutlara! Güneşin ışıltısına gölge düşürdün Rengârenk gökkuşağı küstü yağmurlara. Buna hakkın var mıydı ha var mıydı ? Sevgimin hâyali Sığar mı sanıyorsun yüreğine? Bütün ömrümü Sonralardan taptığım sana fedâ edeceğimi mi sanıyorsun? Gözlerinden yaş değil Kir akıyor gülüm! Böyle hesapsız Böyle kitapsız gözleri yakmalı mı, Yoksa acı bir ifadeyle bakmalı mı? Aradın ama olmadı Mutluluk seni bulmadı. Ve sen Sen aşkı hiç hak etmedin Sen ki; Duygular aleminde duygusuz Sen ki; Sus-pus gecelerde uykusuz Sen ki; Ruhların ayak izlerinde ruhsuz Sen ve yandaşların Kendi karanlığınızda kayboldunuz. Gök yüzünün maviliğinde, Ufkun kızıllığında boğuldunuz.. Papatyalar dans ederken bahçelerde Gözlerim ışıl ışıl yeşeriyordu. Hiç duymamıştım sesini. Hiç görmemiştim gözlerini Hiç tatmamıştım böylesini Acı zehrini de içirdin ya bana Yazıklar olsun sana Yazıklar olsun… |
GERİDE KALAN o tren gitti ben kaldım bir güz yaprağıydı hüzün döne döne indi önüme yerde ezik bir karanfil gözlerimde son gülüşün ve belki hâlâ sallanan elin o tren gitti ıpıssız kaldım yaslandığım ağaç gövdesi nasıl anlasın beni? gittikçe daha uzaksın ses yok kulak dayadığım raylarda kim duyacak içimde kopan çığlığı kim görecek beni kör karanlığında gecenin? gökte akan bulut varır mı senin gittiğin topraklara benden sana taşır mı bu yağmuru? rüzgâra bıraktım kendimi sürüklenip gidiyorum bir şiir seni fısıldıyor boşluğa düşüyor adımlarım sigaram söndü ateşim yok meyhaneler çoktan kapanmış kendime çekilsem limanım belirsiz pusulam kayıp o tren gitti ben kaldım bir güz yaprağıydı hüzün döne döne indi önüme |
Teselli istemedim senden Sadece sar istedim yalnızlığımı Gecelerime dokun gizeminle Öpüşünle söndür yangınları Ne gel dedim yağmur gibi üzerime Ne git dedim biten mevsimler misali Bakışınla tüket ömür denen yılları. Bir ‘ben’ ol istedim sende kayboluşumda Tüm yarım kalanları sil istedim Yeniden başlat hayatı. Sadece ol istedim dualarımda Birlikte doğmak için sabahlara Tek tek toplayalım yıldızları Teselli istemedim senden Kirpiklerime hapsettiğim ‘suskun yaşım’ ol istedim ve gizli sevdamın adı Sev istedim beni umarsızca Kimse bilmesin istedim Karanlıktaki güneşimi.. Bir sen duy yeter sesimi Sen adam gibi adam Ben aydınlıktaki kara deli… Teselli istemedim senden… Sadece ol istedim yarınlarımda Uzaktan da olsa sev istedim.. |
| Saat: 08:23 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık