![]() |
UY HAVAR Yangınlar, ***** fakları, Korku çığları Ve irin selleri, aç yırtıcılar, Suyu zehir bıçaklar ortasındasın. Bir cana, bir başa kalmışsın vay vay! Pusatsız, duldasız, üryan Bir cana bir de başa Seher vakti leylim -leylim Cellat nişangahlar aynasındasın. Oy sevmişim ben seni... Üsküdardan bu yan lo kimin yurdu! He canım... Çiçekdağı kıtlık, kıran, Gül açmaz, çağla dökmez. Vurur alnım şakına Vurur çakmaktaşı kayalarıyla Küfrünü, Medetsiz, Munzur. Şahmurat Suyu kan akar Ve ben şairim. Namus işçisiyim yani Yürek işçisi. Korkusuz, pazarlıksız, kül elenmemiş, Ne salkım bir bakış Resmin çekeyim, Ne kınsız bir rüzgar Mısra dökeyim. Oy sevmişem ben seni... Ve sen daha demincek, Yıllar da geçse demincek, Bıçkılanmış dal gibi ayrı düştüğüm, Ömrümün sebebi, ustam, sevgilim, Yaran derine gitmiş, Fitil tutmaz, bilirim. Ama hesap dağlarladır, Umut, dağlarla. Düşün, uzay çağında bir ayağımız, Ham çarık, kıl çorapta olsa da biri Düşün, olasılık, atom fiziği Ve bizi biz eden amansız sevda, Atıp bir kıyıya iki zamın Yarının çocukları, gülleri için Herbirinin ayvatüyü, çilleri için, Koymuş postasını, Görmüş restini. He canım, Sen getir üstünü. Uy havar! Muhammed, İsa aşkına, Yattığın ranza aşkına, Deeey, dağları un eder Ferhadın gürzü! Benim de boş yanım hançer yalımı Ve zulamda kan-ter içinde, asi, He desem, koparacak dizginlerini Yediveren gül kardeşi bir arzu Oy sevmişem ben seni... Ahmed Arif |
Togliatti Palmiro, Palmiro şanlı işçi Sıcak yaralarındaki barut kokusu kesik, anaların sütü Ve kaçmıştır bebelerin uykusu Koku katedrallerinde yarımadanın Gün görmüş meydanları Roma´nın Bizimledir Mavi mavi eser deniz meltemi Sicilya´nın güneşli kalçaları Bizimle kartpostal dalgınlığında Napoli bahçeleri Bizden yanadır hava Bizden yanadır su Bizden yanadır Sinyor de Gasperi´nin Ve bütün sinyorların korkusu Ürkmüştür manastır fareleri. Ahmed Arif |
Unutamadığım Açardın, Yalnızlığımda Mavi ve yeşil, Açardın, Tavşan kanı, kınalı-berrak. Yenerdim acıları, *****likleri... Gitmek, Gözlerinde gitmek sürgüne. Yatmak, Gözlerinde yatmak zindanı. Gözlerin hani? "To be or not to be" değil. "Cogito ergo sum" hiç değil... Asıl iş, anlamak kaçınılmaz´ı, Durdurulmaz çığı Sonsuz akımı. İçmek, Gözlerinde içmek ayışığını. Varmak, Gözlerinde varmak can tılsımına. Gözlerin hani? Canımın gizlisinde bir can idin ki Kan değil,sevdamız akardı geceye, Sıktıkça cellad, Kemendi... Duymak, Gözlerinde duymak üç-ağaçları Susmak, Gözlerinde susmak, Ustura gibi... Gözlerin hani? Ahmed Arif |
SEN VARKEN Sen varken hic üzülmedim günesin batisina hic dalmadim derinlere aksamlari Bir basima kalsamda geceleri hic aglamadim sabahlara kadar oyuncagini kaybetmis cocuklar gibi Sen varken hic seyretmedim penceremdeki damlalari hic gezmedim yagmurlu sokaklarda Üzülsemde bagzi günlerde darginligimiza hic küsmedim kaderime isyan etmedim deliler gibi Sen varken hic ugramazdim meyhanelere hic icmezdim ölmek istercesine Bir iki kadeh atsamda arkadaslarla hic care aramazdim meylerde hayatini unutmus sarhoslar gibi Sen varken hic uykusuz kalmazdim günlerce hic siir yazmazdim yalniz kaldigim gecelerde. Bir gökyüzü hayal ederdim hep hic düsünemezdim bu sevdanin solacagini bitecegini rüyalarim gibi Sen varken günes bir baska dogardi ufukta Sen varken güller acardi kis gününde Sen varken yildizlar isik sacardi gökyüzüne bir anlami vardi sanki hayat dedigimiz yalanin ama ne yazik ki ask hayatmis, ve hayat da yalanmis Bir avuc hatira kaldi senden resimlerde anilarimda Bir masal gibi gelip gecti sanki zaman, sonu cok cabuk gelen ve de herzaman kötü biten bir roman gibiydi sanki seninle hayatim Zaten ne senden öncesini yasayabildim ne de senden sonrasini Nedenini bilmiyorum ama beceremedim! En azindan anilarimda yasayan, tertemiz bir romanim var simdi Sevgimi icine hapsettigim ve ben ölene kadar yüregimde saklayacagim bir roman Bir roman ki…. Sen varken`le baslayip sen yok ken`le biten -alintidir- |
MERHABA Gün açar, Karın verir yağmurlu toprak. İncesu Deresi, merhaba. Saçakta serçeler daha çılgındır, Bulutlarda kartal, Daha çalımlı. Koparır göğsünden bir düğme daha, Tezkere bekliyen biri. İncesu Deresi, merhaba. Genç bayraklar vardır, Barış düşünür, Kuyularda işçi mavilikleri. Ben hepsini düşünürüm, Yirmidört saat Ve seni düşünürüm, Karanlık, hırslı... Seni, cihanların aziz meyvası İlan-ı aşk makamından bir mısra, Yeşerip, kımıldar içimde, Düşer aklıma gözlerin... Oysa murad alamam. Oysa akdan-karadan Bilirim, payım bu kadar... Unutmuş gülmeyi gözbebeklerim. Unutmuş dudaklarım öpmeyi. İncesu Deresi, merhaba... Ahmed Arif |
Hesap Vermelisin... Cellâdım olan gecede uyandım... Kıran girmiş düşlerimden ayıkladım, Güvelenmemiş umutlarımı... Fitil tutmayan yaralarım kabuk bağladı, O bile postasını koyduğun ayrılığa dayanamadı... Ben he desem düşecekken rüyalarımdan, Yangınlara attım kalbimi sen kal içimde... Vazgeçtim her şeyimden beynime saplayacağın kurşunu gözlerim... Küf kokar bıraktığın hasret mısralarımın tüyü kalmadı... Yaram derinlere indi beni deli eden amansız sevda... Ömrümü feda ettiğim yarınlara saldım serçelerimi, Özgürlük namesi topladım güneşin kavurduğu tarlalardan... Zulama aldım yalnızlık dolu türküleri, Şakağıma dayadım gözlerini çek mermi çek vur beni... Kurşun sesi uçursun hasret kuşlarımı, Çiçeklerim boynunu büksün... Kan sıçrasın umutlarıma... Alışkınım nasıl olsa... Sol yanım üryan sen gideli... Restini çektiğin esmerliğim elimde kalan... Kor olan yangınlarım harlanmaya hazır... Sözlerim daha demli şimdi, Ellerimin feri kalmadı resmin soldu avuçlarımda... Dizlerim tutmaz koşamam ucuz yollu intiharlara... Yalnız koyduğun geceler sırdaşım şimdi, Eşlik eder bulmama seni... Pazarlıksız sevdamla beklerim seni... Songül Karadağ Taştan |
LEYLİM LEYLİM Leylim - leylim dünyamızın yarısı Al - yeşil bahar, Yarısı kar olanda Gene kavim - kardaş, can - cana düşman, Gene yediboğum akrep, Sarı engerek, Alnımızın aklığında **** işi zulüm Ve canım yarı geceler Çift kanat kapılarına karşı darağaçları, Mahpusanede çeşme Yandan akar olanda, Gelmiş yoklamış ecel Kaburgam arasından. Yoklasın hele... Çağıdır, can dayanmaz, Çağıdır, en çatal, en ası, Cehennem koncası memelerinin. Çağıdır, kırk gün - kırk gece Kolların boynuma kement, Ha canım kötüye inat... Vah ki ne desem, Kurşunları namlulara sürülü, İki elleri kan, Baskıncılar uykumuzu yıkar olanda, Alır yüreğim: Yankın yasak, aynalara. İnemem bahçende talan, Tam, boş yanı bu, derim namussuzun, Tam, bıçağım cehennem gibi güzelken, Aklıma düşüyorsun Ellerim arık... Bilmiş Bütün zulalar Eğri hançer, kara mavzer, kan pusu. Ve insan düşüncesinin o en ******, O en ayıp, frengili yemişi, Çıldırtılmış uranyum Bilmiş, Bilsinler! Sana nasıl yandığımı Uuuuy gelin... İşte kan tutmuş korsanlar, Haramla beslenmiş azgın, Düzmece peygamberler Ve cüceleri Ve iğdiş ve aptal kölelerine karşı, İşte bir kez daha Bu can bendeyken, Delin, divanenim işte Uuuuy gelin... Bu yasaklar, Firavun kalıntısı. Yoksun, Akdan - karadan. Gizline, canevine kurulu faklar. Gün ola, umut kesip korkunç yetinden, Murdar tutkusuna dünyasızlığın, Gün ola, düşesin bekler. Düşme! Ölürüm... Gözlerinden, gözlerinden olurum. Leylim - leylim Ayvalar nar olanda Sen bana yar olanda. Belalı başımıza Dünyalar dar olanda. Ahmed Arif |
Bu gece yağmur yağıyor Yine sensiz ıslak sokaklarda ben Bu uzaklara hakim olan rüzgar Nefes alışımı engelliyor Damarlarımdaki kanımda sevgiyi, aşkı Ve bir yudum da hüzünü hissediyorum Yine düştün aklıma, ağlıyorum, yanıyorum Gözyaşlarımla sırıl sıklam olmuş sokaklarda Sessiz bir köşeye oturuyorum Özlüyorum, hiç görmediğim dizlerinde uyumayı Istiyorum, rengini bilmediğim saçlarına dokunmayı Bekliyorum, bir gün seninle bu sokaklarda dolaşmayı Bil artık ilk göz ağrım, gönül gözünü aç ve dinle; Her nerde olursan ol, her nasıl olursan ol Beni kendinden ayrı görme Bu kadar gönülden bağlanmışım bi kere Yüreğimle bütünleşerek, zor da olsa Kalbine sesleniyorum. Yüreğindeyim, sesindeyim Benim sen olduğumu bil artik ve unutma… Gözlerimde bir çiğ damlası, bir umut tanesi Hani bir gün gelirde sendeki beni görürsen diye Olur ya, yaralı kalbimle öylesine Seni beklemekte olduğumu bilirsin diye Bakışlarının kurşun olduğunu Ve yüreğimi hedef seçtiğini anlarsin diye Hani bir gün olsun sende gelirde Bir gün olsun beni seversin diye Ben hep gözyaşlarımla donatılmış bu ayaz, Karanlık, sensiz çıplak sokaklarda seni bekleyeceğim… Sokakların gözyaşları, insanların ağıtları olsamda Yokluğunda acılar çekip, bedenim günden güne erise de Yanlızlığım ecelim, sevmemin bedeni kefeni giymek ise Bu ıslak sokaklar şahidim olsun |
Öyle Yıkma öyle yıkma kendini öyle mahsun, öyle garip... nerede olursan ol içerde, dışarda, derste, sırada, yürü üstüne üstüne tükür yüzüne celladın fırsatçının, fesatçının, hayının... dayan kitap ile dayan iş ile tırnak ile, diş ile umut ile, sevda ile, düş ile dayan rüsva etme beni! Ahmed Arif |
Eksik kalmış bir sevda mektubu Bitirilemeyen bir veda İmgesiz bir şiir gibi… Senin varlığın bir yanımda, Bir yanda ürküten bir hürriyetin kıyısında, Başlanmamış bir hayatın gizemiyle Vaadkar ve kaypak bir dünya… Başımı alıp gidemiyorum kavgasız bir ölüm gibi Cümleler uzuyor, veda nutkunu atarken sana Her yanda mevsim yine yaz Gidemiyorum göçmen turnaların ardından Ve başımda eksik kalmış cümlelerin uğultusu Yüklemler köşe bucak kaçıyor Anlatamıyorum .. Gözlerimi açsam kirpiklerim kuruyor İradesi bitmiş cümlelerimi duyamıyorsun artık Bir sözcük olsun bütün hayatım kulaklarında Ruhum yorgun bir sergüzeşte yeniden Daha yaşamak istiyorum seni Tutsaklığında yaşat beni, hürriyetim ol Yaşamayan şiirlerim için imge… Ben sana sevda muktupları yazan yorgun bir katip Seni bırakıp buralardan gidemiyorum. |
| Saat: 19:31 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık