MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

kambis 8 Mayıs 2007 15:47

SENİ SEVİYORUM



Sevmek; bakmak değil görmekse eğer,
sevmek; yanındayken başını
omuzuna koyabilmekse eğer,
sevmek; yanındayken yalnızlığı unutmaksa eğer,
SENİ SEVİYORUM.

Sevmek; senle iken yere daha sağlam
basabilmekse eğer,
sevmek; yokluğunda seninleymiş gibi
hissetmekse eğer,
sevmek; hayallerine senide sokabilmekse eğer,
SENİ SEVİYORUM.

Sevmek; yatağa uzandığında, seni düşlemekse eğer
sevmek;sen üşüdüğünde gölgemle
seni ısıtmaksa eğer,
sevmek; sevdiğini çığlık çığlığa söylemekse eğer,
SENİ SEVİYORUM.

Sevmek; el ele tutuştuğunda kalbinde bişeylerin
kopmasıysa eğer,
sevmek; gözgöze geldiğin de hiç kıpırdamadan
bakabilmekse eğer,
sevmek; kalbini kalbinde hissetmekse eğer,
SENİ SEVİYORUM

Yazar bilinmiyor ?








Misafir 8 Mayıs 2007 15:50

http://www.yazgulu.com/karisik/benseni.jpg


Ben seni severken
Sen yanımda yoktun ki!
Ben seni özlerken
Sen bilmiyordun ki!
Ben seni sensiz sevdim...
Sen yokken bakışların vardı
Beynime kazınmış
Nereye baksam oradaydılar,
Ben seni sensiz sevdim..
Göremesem de, rüyamdaydın,
Sevmesen de, kalbimin derinliklerindeydin
Ve kimse seni oradan çıkaramayacak.
Sen bile!
Ben seni sensiz sevdim...
Sen olmasan da, hayalin vardı,
Sen olmasan da, şarkılar vardı;
Seni hatırlatan...
Sen olmasan da, her dakika aklımdaydın.
Ben seni sensiz sevdim...
Sen olmasan da,yıldızlar vardı,
Sen olmasan da,bulutlar vardı,
Sen olmasan da,günbatımları vardı,
Sen olmasan da,denizler vardı...
Ben seni sensiz sevdim...
Aslında sen hep vardın,
Aynı şehirde,aynı sokakta,
“Ben sevdanın oturduğu sokakta oturuyorum”ama;
Ben seni sensiz sevdim...
Ne olurdu sende beni sevseydin?
Ne olurdu bu kadar gözyaşı dökmeseydim?
Ama inanıyorum ki sen uyandıracaksın beni,
Hani kıyamet koptuğunda...
Ben seni sensiz sevdim...
Neden sevdim bilmiyorum ama çok sevdim!!!

M.Ahsen SAKAREİSOĞLU

Seni görüyorum düşlerimde

Seni görüyorum düşlerimde
Yanımdasın;
Ellerini tutuyorum sımsıkı
Gözlerine bakıyorum sıcacık
İçim ısınıyor senin yanında
Sanki kuşlar bizim için şarkı söylüyor
Dansediyorlar etrafımızda
Başımı omuzuna dayıyorum;
Sarhoş olmuş gibiyim
Başım dönüyor
Bulutların üzerinden izliyorum dünyayı
Seninle dünya o kadar güzel görünüyor ki gözüme
İnanamıyorum...
Hiç uyanmak istemiyorum
Bu büyünün bozulmasından korkuyorum belki
Masmavi bir deniz uzanıyor önümüzde
Yanımda sen varsın düşlerimde
Soğuk, boş ve karanlık bir odada uyanıyorum sonra
Bakıyorum ama yoksun
Kalbim kanıyor
Canım çok yanıyor
Hasretin altın saplı hançer olmuş
Saplanmış yüreğime
ölüyorum....
Başım dönüyor aşkım
Gözlerim kararıyor
Zaten sensiz karanlık değil miydi?
Nefes alamıyorum aşkım
Sensiz hiç nefes almadım ki
Hasretin öldürüyor beni
Çok canım yanıyor bir tanem
Kalbimi söküp atmak istiyorum
Bu acı dinsin diye
Onda da sen varsın yapamıyorum
Ruhumda, bedenimde,yürüdüğüm yolda,
Gördüğüm her şeyde
Duyduğum her sözde sen varsın
Düşüyorum birtanem
Artık sensizliğe dayanamıyorum
Avutmuyor hayalin
Sıcaklığın olmayınca
Üşüyorum,ölüyorum...

Yeşim Erdoğdu


Bazen Sana Bazen De Kendime Kızıyorum

Bazen kalbime kızıyorum
Seni neden sevdi diye
Bazen sana kızıyorum
Beni neden sevmedin diye
Bazen sana bazen de kendime kızıyorum

Bazen senin sevgini
Bağrıma basarım
Bazen de senin sevgini bastığım bağrıma
Senin sevginden yandığı için
Bağrımı söndürecek bir damla su ararım
Bazen sana bazen de kendime kızıyorum

Bazen gündüzü beklerim
Gülmek için yaşamak için
Belki de karanlıktan korktuğum için
Bazen de geceyi beklerim
Ona içimi dökmek için
Hıçkıra hıçkıra ağlamak için
Bazen sana bazen de kendime kızıyorum

Bazen kalbime vururum
Seni neden sevdi diye
Söküp atmak isterim
Bazen de söküp atmaya çalıştığım
Kalbimi senin aşkından sakınırım
Bazen sana bazen de kendime kızıyorum

Ama her defasında
Senin aşkın kalbime sızar
Laf dinlemez ki kalbim
Bazen sana bazen de kendime kızıyorum


kambis 8 Mayıs 2007 16:16

OLMAYACAKSAM SENİN



Olmayacaksam senin, açmayacaksam vuruşlarına kapımı, haramsa nefesin nefesime
Toprak helaldir bedenime!!Aşkın didaktik maddeleri olamıyor işte, koyamıyorsun sınırları, cümlelerin yapman gerekenlerle kurulamıyor.. Onlarda tıpkı benim gibi yarım yamalak gözlerin önünde..
İnzivalara gebe yarınlar biriktiriyorum sana, korkağın tekiyim geçemiyorum ki karşına..
Diyemiyorum, “can’ımsın, seninim gel!!” diye..
Anlatmıyor mu duruşum..Bu kadar mı aciz bakışlarım..Bu kadar mı küçücüğüm karşında..

Kallavi hayalperestliklerim, adına yakılmış düşler arşivimde saklı..

Ben sana ait olsam ne çıkar, sen başkasının olduktan sonra..
başkasına bakıp, başkasına dokunduktan sonra…
Başkasına yanıp başkasına emanet etmişken kalbini, biçareliğimi nasıl atarım küçücük bedenim üzerinden…

Taksiratım affedilir mi mahşerde..
Ben canıma değil “sevdama” kıymaya gidiyorum..
“Sevdam” sevdama kıyacak kadar büyük çünkü!!
Çünkü sen böylesi “sevdamı” göremeyecek kadar “sevdalısın” sevdalına..

Dar geliyor sokaklar, kaldırımlar kaçırmıyor beni senden..
Lambalar aydınlatmıyor uzaklarımı..Ayaklarım kaçak ve militan sesler çıkarırken, gece her adımda bağıra bağıra usanmadan yazarken seni içime, ve yıldızlar bile anlayamıyorken sebeb-i terk-i diyarı,
bir tek sana ait olanlar ilişemiyor, taş koyamıyor sessiz yolculuğuma..
Çünkü sana ait olan her şey o’nun..
Geçipte karşıma, o’na sahip bakışını yerleştirirsen gözlerim önüne, ölüme giden bir yaşanmışlık bile bırakmazsın zaten kefenime..

Herşeyi ardıma koydum..
Ve almadım düşlerimi de yanıma, rastlarsın zamanı silik bir mekanda..
Gidiyorum..

O’na sen, sana ben, bana sevda ve sevdama ölüm kala…



DEV mehmet


Misafir 8 Mayıs 2007 16:34

http://www.resimload.com/070610/BeS_geriyekalanqh7.gif

Biliyor musun bilmiyorum ama
Ben seni sensiz sevdim
Bana bakarken Gözlerinle anlatmaya çalıştığın
Sevgisiz sevgiyi görmeyi sevdim
Ama ne care Canımın içi söyleyemedim..



Hani an gelir de yerinde duramaz ya insan
Ansizin beni hatirlamani sevdim
Sana belli etmesem de bildigimi
Bana zorla gülümsemeni izlemeyi, beklemeyi sevdim,
Ama ne care Canımın içi söyleyemedim...



Yagmur yagarken bazen, gökyüzüne bakıp
Beni düsündügünü düsünmeyi sevdim,
Aci verse de bana seni zorlayışım,
Belki seversin diye umut etmeyi sevdim,
Ama söyleyemedim.



Hani bir anımız vardı seninle sana ilk Canımın içi deyisim?
O an senin hic birseyin olmadigimi bile bile
Bir gün gelip de herseyin olabilmeyi sevdim,
Sen görmezken icimden akan Gözyaslari
Ben onlari sen görmeden silebilmeyi sevdim
Ama ne çare Canımın içi söyleyemedim...



Gün gelip de bitti ya askimiz,
Senin ona 'AŞKIMIZ' demeyecegini bile bile
Allaha Ellerimi acip diyebilecegini dilemeyi sevdim
Aslinda ben seni degil
Hep beni sevebilme ihtimalini sevdim
Ama Canımın içi söyleyemedim...


Senin Haberin olmadan bu Siiri yazmayi
Hic okuyamayacagini bile bile aglamayi
İcimde bitecegine her an büyüyen askini sevdim.
Evet Canımın içi ben seni sensiz sevdim.
Ama sana söyleyemedim .....



Misafir 8 Mayıs 2007 16:42

Çelişki


Bir anım,bir anıma kin ile bakar
Vuslatın içinde ben'i ararken
İtizalin zehri ruhumu yakar
İksir diye sunulan meyi içerken

Mehet Baki Arık


the_pretty 8 Mayıs 2007 18:45

http://img180.imageshack.us/img180/1244/bolhinhasmocadormirma8qn5.jpg
Bakakalırsın geçip giden o deli saniyelere
Gidenlerin ardından bakakalırsın
Bir hüzün konar kirpiklerine
Ordanda yüreğinin kuytularına akar
Sen bilmezsin sensizlik ah nasıl yakar
Kor ateşi elde tutmak kadar...
Ve ben bakakalırım senin ardından
Senin geçtiğin yollara yarenlik yaparım
Seni düşünürüm sadece seni yaşarım
Ve bu kahrolası yokluğumda seni ararım.
Sen misin boşluğun içinde,
Yoksa boşluk mu senin içinde...
Unutma gece perisi
Her gece yarısı göğsünün üstüne çökeceğim
Gözlerini her kapattığında beni göreceksin
Bir gece ansızın geleceğim yanına
Ellerini ellerime alıp, gözlerimi kapatıp
Seni öpeceğim
Sen her gece sol yanını boş tut
Belli olmaz ne zaman geleceğim
Belki kıyılara çarparım hırçın dalgalar gibi...
Belki bir güvercin olur omuzuna konarım
Belki bir yağmur damlası
Belki de bir rüzgar
Her ne olursam olayım pencereni tıklayacağım
Bir kitaptayız seninle
Bir sayfasında sen, diğer sayfasında ben varım
Bir rüzgar esecek sert mi sert
Ve kitap kapanacak...
Kapat gözlerini ben geliyorum.....!


Sedef 21 8 Mayıs 2007 18:48

http://www.ilkyar.org.tr/siirler_maniler/images/gulsen-siir.jpg


the_pretty 8 Mayıs 2007 19:19

O Bir Hevesti

Sanmayın nefsime uyar giderim.
Ölünce Rabbime sonra ne derim.
Aklıma gelince artar kederim.

Kusura bakmayın o bir hevesti.
Nefsi emmarede delice esti.

Yalancı aşığı dostum sanmıştım.
Uyup yalanına biraz kanmıştım.
Gerçeği ne yazık ki, az anmıştım.

Sakın dert etmeyin, o bir hevesti.
Ezdim ayağımla, o bir nefisti.

Dünya gözüme şirin görünmüştü.
Şehvet, şöhret şekline bürünmüştü.
Köpek olup karşımda sürünmüştü.

Lütfen üzülmeyin o bir hevesti.
Kendime gelince final enfesti.

Şükürler olsun heves kısa sürdü.
Aklım ve iradem ipini dürdü.
Sanki bir iki kez alınan kürdü.

Dostlar gam etmeyin, o bir hevesti.
Günah oldu, kırıldı taşta testi.

Verdim nefsime en büyük cezayı,
Ucuz atlattık, belalı kazayı,
Rabbe teslim ettim, bütün azayı,

Asla beklemeyin, o bir hevesti.
Mevla’m günahımı kökünden kesti.


blood_lovee 8 Mayıs 2007 21:14

Tut Elimden

Dertlerin en büyüğü,
Yaraların en sızılısı,
Bir yanımda yaradan öbür yanımda canan,
Sırat köprüsünden geçemiyorum mevlam
Ne ileri ne geri
İki dünya arasında kalmışım
Oysa ben Leylamı ararken buldum seni
Ama yinede ruhuma ulaşamıyorum
Tut elimden mevlam,
Tut ve kurtar beni...


Kadriye Demir


Mystic@L 8 Mayıs 2007 23:27

Hic yasamamiscasina, hic sevmemiscesine
Unutursun o gunlerimizi, gecelerimizi
O gunlerce gecelerce sevismelerimizi

Her seyi evet her seyi unutabilirsin
Hatta butun yazdiklarimi satir satir
Kalirsa, icinde bir derin sizi kalir

Ümit Yaşar Oğuzcan


Guest_ASU 9 Mayıs 2007 00:35

Çok yakınımdasın aslında,
Ama bir o kadarda uzak.
Görüyorum,duyuyorum
Ama asla dokunamıyorum.
Seviyorum söyleyemiyorum.
Gözlerine bile hasretim.
Dönsem,görücem,bakıcam
Belki doyacağım o güzelliğine
Ama dönemiyorum.
Bir adım kadar yakın
Yıldızlar kadar uzak olan
Seni,yalnızca seni sevip,
bekliyorum....

alıntı


Misafir 9 Mayıs 2007 00:43

NE DURGUN SULAR GÖRDÜK BİZ

Ne durgun sular gördük biz süt liman…
Ne girdaplar…
Laciverdini iyi biliriz gecelerin
Gümüs ipliklerini dokuyup
Ne şallar sardık bedenimize yakamozlardan

Ne duvarlar ördük biz yasaklardan
Ne gedikler…
Kırmızısını iyi biliriz acıların
Ebruli ibrişimlerinden çile çile
Ne tuzaklar kurduk kendimize ayrılıklardan…

Ne fırtınalar gördük biz toz duman,
Ne imbatlar,
Grisini iyi biliriz kopup gitmelerin
Esip küllerini her gece
Ne ateşler yaktık eski sevdalardan…

Ne düşmeler gördük biz doruklardan
Ne sürgünler
Siyahını iyi biliriz tükenmelerin
Alıp başka yüreklerden kendimizi
Ne yıllar yaşadık çalınmış hayatlardan…

Ne sevmeler gördük biz imkansızlardan
Nasıl kıskanmalar
İyi bilir bizi gök yakutlar
Safir yıldızlar
Kenarı hasret oyalı yazmalar
Ne sarhoşluklar yazdık o kavuşmayan yollardan…

Ne durgun sular gördük biz süt liman
Ne denizler patladı yüreğimizde
Ne gemiler yaktık
Ne fırtınalar kopardık itiraf edilmeyen sevdalardan…

CEYDA GÖRK


Guest_ASU 9 Mayıs 2007 00:54

Geçici Ayrılık Benimkisi

Geçici ayrılık benimkisi,
İlk yaz çiçeğine gebeyim.
Ağıtlar yakma adıma,
Ben ölmedim ölmeyeceğim.
Kinle, nefretle anma adımı,
Seni sevdim hep seveceğim.
Geçici ayrılık benimkisi,
Güz yağmurları dinince geleceğim.
Goncalar açınca döneceğim.
Geçici ayrılık benimkisi.

Ali Serttaş


arwen 9 Mayıs 2007 02:13

benden sonra
………………………………
şakıyan kırlangıçların olacak
serseri uçuşlar…
kuytu bir saçak altı dinlenişlerin özlemi…
o, ilk seviştiğin gecenin az sonrasında
duyacaksın hayatındaki en soğuk boşluğu
ve hatta kelimelerce çoğalacak,
ağlayamayacaksın…
neden sonra,
o saçakların olmadığını anlayacak,
işte o zaman ağlayacaksın….
……………………………
yani…
benden sonra…



hasan esat heptunalı


arwen 9 Mayıs 2007 03:19

seni bukadar sevmek, günahımmış benim.
çile denizi almış beni içine,
götürmüş sevgilimi de.
olmuyor yaşanılmıyor sensiz, bu gecelerde.
kalbim sen de biliyorsun yaşanılmıyor
kalpsizde.
ağlıyorsun biliyorum anlamadığımı sanma.
uzakta olsan da hissediyorum seni,
ah sevdiğim,
diğer yarın bende değil mi.
ağlama birtanem, benim gözyaşlarım yetmiyor mu
sana.
sensizliği ve sessizliği biriktirdiğim bu geceler de
kaldım yalnız aşkımla.
aklım hep sen de duygularım coştu yine
sevdamla.
sen ve ben adak olsakta bu hayata,
bitmeyecek bu aşk yanacak
hep meşale gibi sonsuzlukta.
yayı kopmuş kırık keman gibiyiz ikimiz de.
şarkımızda çalmıyor artık.
özlemler yakıyor yüreğimizi,
ayrılık oyun oynuyor yine bizlere.
bu zor günler geçer mi söyle.
sana aşık olmak zormuş çok zor.
bitmeyen bir senfoni gibi..
inadına seveceğim seni, bu aşk,
bitiremeyecek beni.
nerde ellerin nerde o güzel gözlerin,
bedenimi titreten sesin nerde.
bir bedel ödüyorum sensizliğimle,
beni yakan hasretinle.
birgün gelir bereber olursak bebeğim,
hasret biter özlem bize hiç uğramazsa,
aşk yine yaksın bizi, alıştım nasıl olsa yanmaya.
sen benimle, sevgimiz içimizde,
susuzluğumuz dudaklarımızda dindiğinde,
ve işte o gün geldiğinde,
hayatta tatmadığın bir aşkı tadacaksın
kollarımda.
ve yine yanacak yüreğim defalarca aşkınla.


menekşe gülay


scanner_11 9 Mayıs 2007 07:27

Aniden

Bir gece aniden çıkar gelirsem
Hoş geldin diye sarılır mısın?
Kapını çalmadan usulca girsem
Uyurken öpersem darılır mısın?

Ötsem odanda bülbüller gibi
Okşasam saçını aşıklar gibi
Dudaklarından öpmek istesem
Açık gözlerini kapatır mısın?

Gölge gibi uzaklaşıp gitsem
Gitme diye sarılır mısın?
Çok uzaklarda ölsem
Gelip te mezarımda ağlar mısın?




NiliM 9 Mayıs 2007 08:04

Erguvan…

Ey tahayyülümde ki Güzelliğin
Sahibi bulunan Erguvan,
Haklısınız sizden gün içinde
Gelmeyen bir selam,
Yüreğimi karartan kaygımdır.
Nasıl olsa
Kaygı ve kuşkulardan
Beri oldunuz.
Sizi korkutacak veya
Manasız bir taleple
Ağlatacak gayretlerin
Bühtanını yaşayan
Bir zavallı olmadığımı
Anlamışınızdır.
Ama siz benim için
Arzı mekânda aranan
Bir papatyasınız.
Bembeyazsınız,
Yeşil çimenlere
Anlam katansınız.
Bu bakımdan
Acıda olsa bir karar aldım.
Siz selam vermedikçe
Ben sessiz kalacaktım.
Mazinizde ki silinmez izleri
Hatırlatmamak için.
Ancak sizin için
Böyle bir fedakârlığa
Katlanmalıydım.
Siz gün içinde
Merhabalar dediniz.
Bu bir anlamda, sizi
Dinlemeye hazırım demektir.
Teşekkür ediyorum,
Bizden de sana
Canı gönülden merhabalar
Diyerek selamlıyorum.
Sizin her zaman bir
Merhabanızı bekleyeceğim.

Mustafa Cilasun


nünü 9 Mayıs 2007 13:00

Yaprak oluyorum , dökülüyorum
sonbaharda yürüdüğün yollara
ezip geçtikçe kırılıyorum unufak
G Ö R M Ü Y O R S U N..

kar oluyorum , eriyorum
pınarlarına karışıyorum
birikiyorum , su oluyorum
İ Ç M İ Y O R S U N..

yağmur oluyorum sokaklarına
yağıyorum damla damla
seni bekliyorum
Y İ N E Y O K S U N


Misafir 9 Mayıs 2007 20:19

Gam-zede aşk üşümesi



alaturka kalabalığında kuytuların
kocamış eleğinde az an tortusu
birazdan ilişir yakama küfür kelaman
kendine tövbeli yalnızlığım

zaman geçer içimden aşk boyu
iki göz vaktin arasında
kahırla uzar eni dar birsam
geceye beşik kuran yıldızlara

lacivert delil düşler desen
kal yakınlığından bihaber
üzünç akıntısı derinsu gözlerim
ağışır bakır çalığı Ay'a

kakavan dokusuyla palazlanır efkâr
saçlarımda kalır ellerim
sıtmalı özlemi sebil yar

ya kumrusundur, ya zümrüdüanka
ciğerimde büyüyen soluk
yüreğimle yazdığım şiirlerde
gök-ten toprağa

beyaz su zambağı kokun
hangi yastıkta bahar dolusu
hangi sarışın esrik ılık vakitlere
sevişen bakire zencefil dilin

sesimin kıymıklarıdır şimdi
arnavut kaldırımlarına
darmadağınık düşen

omurgasından kırık bedenim
yapayalnız bir ünlem gibi
nüvesinde karadul gölgem

hayaller arası ip cambazı
oy! ayrılık...
oyy! hasret alazında zemheri...

ilişir birazdan yakama
yokluğunun boyutsuz bozgunu
aşkın su yolu buz ey! yar
gel güneşe çıkar üşümemi



Sevinç YILDIZ


Misafir 9 Mayıs 2007 23:33

Şafakta Ayrılık-1

sahile hüzün vurmuş
vurgun yemiş mecnun
leylesinin gözlerinde

şafakta ayrılık
gözlerinde sürgün var
bana yazılmış sürgünler
yokolası ayrılık;
an be an yokolan gençliğimiz, ufukta
bir noktacıktan ibaret..

şafakta ayrılık
gözlerimde sen varsın

şafakta ayrılık
ayrılıkta unutamamalar
var...
ben yazsaydım eğer
yazgımı
önce seni silerdim
seni, herşeyini
gözlerimdeki gözlerini
yüreğimdeki yüreğini
anlamsızlığındaki anlamını
yazgımı yazmak
elimde olsa
silerdim seni
ve çeker giderdim

şafakta ayrılık
rüyamda çığlıklar var
ağlayışlar, yakarışlar
sitemler var..
yokoluşlar sonra
sonra güneşi
sonra yıldızları
sonra martıları,
sonra günbatımını
sonra denizi
sonra menekşelerin,
sonra seni seviyorumları
kaybetmeler var...



Ömer Seydi Ekinci




.


kambis 9 Mayıs 2007 23:41

ÇIĞLIK




Çekik gözlü, sarı insanların doyasıya
yaşanmamış hayatların anısına...



Anne, ben aşık oldum.

Suki’nin ellerinden tutup

O’nu dağlara çıkarmak,

Kırlangıç Tepesinden O’na

Sekiya toplamak istiyorum.

O’na martıları, denizi anlatmak...

Anne, ben deniz gördüm değil mi?

Anne yine başladılar

Bu sesler beni çıldırtıyor.

Anne... Anne neredesin?

Bu sesler, bu çığlıklar...

Anne ne olur söyle sussunlar.

Gel kaçır beni buradan tahta atım.

Tahta atım neredesin?

Kırlangıç Tepesi... Anne, Suki neredesin?

Masa , bardak, sandık...

Sesim, gözyaşlarım neredesiniz?

Tanrım neydi o?...

Sanki bir bıçak kesti

İçinde hiçbir şey olmayan dünyamı?

Yono... Yono olmasın bu?

Hamileydi neredeyse doğuracaktı.

Kocası John, “Sağ doğarsa adını Sevgi koyacağım” diyordu.

John... şimdi üzgündür, ağlıyordur belki de

Bu... evet...evet bir çocuk ağlaması

Ölmemiş,

Sevgi ölmemiş, yaşıyor.

Sesler ve çığlıklar artıyor,

Artık birbirlerinden ayırdedemiyorum.

Sus bomba... yalvarırım sus

Arkadaşlarımın, annemin

Sesini duymak istiyorum.

Anne neredesin...

Dinle, bak herşey sustu.

Seni duyabilirim artık.

Söyle onlara herşeyi yeniden başlatsınlar,

Bu kara Pazar hiç yaşanmamış olsun,

Anne ne olur geri dön artık...

Kurabiyeleri ben aşırmıştım,

Özür dilerim

Bir daha seni hiç üzmeyeceğim

Ne olur geri dön artık.

İsmail GÖKÇEL



blood_lovee 9 Mayıs 2007 23:47

Damla


Damla damla akıyorsun gözlerimden
Düşünüyorum seni,
Günde 25 saat haftada 8 gün
Ve bir gün yine başladı ve küstüm kendimle
Günlerdir bekliyorum,
Gelsen de bizi barıştırsan
Ve akşam oldu hala yazıyorum..
suyun damla damla akışı gibi,
1961 ortasındaki Küba sabahı gibi
huzur veriyorsun ama;
Bir yandan da;
Çürütüyorsun
Suyun ahşabı çürüttüğü gibi…
Nasıl anlatsam;
Bir yarayı kaşımak gibi
Acıyor ama bir tadı da var..
Sanki aşk gibi..
Yok değil..


Salih Akkaş


arwen 10 Mayıs 2007 01:56

sesimi mi unuttum
bir köşede
hani bana en muhteşem baktığın anda
yoksa sen mi yoktun da
ben kaldım
çığlıklarımın ayazının yakıcılığında

duymadın mı
sağır mı oldu yüreğin
görmedin mi
kör mü oldu nefesin
sordum
çok mu gördün bir buselik sevgini

al şimdi gardını
geç karşıma
çektim kınından yüreğimi
sen de çek hadi
aman allahım bu mu
hiç yeltenme bence bu düelloya
kaç karşımdan dört nala...


aslı demirel


scanner_11 10 Mayıs 2007 07:39

Anısı Biz Olalım Bu Sokakların

Anısı biz olalım bu sokakların
öpüşmediğimiz tek saçak altı
hiçbir otobüs durağı kalmasın
Biz yürüyelim kent güzelleşsin
gürültüsüz sözcükler bulalım
yeni sevinçlere benzeyen

Biz gelince bir yağmur başlar
yüzün çizilir buğulanan camlara
bir uzun karatma biter
akasyalar köpürür birdenbire
ve her avluda adınla anılan
çiçekler sulanır akşamüstleri

Bir arkadaş evinde uğrarız yolüstü
bir fincan kahve içeriz, ısıtır bizi
başını sessizce omzuma koyarsın
gülüreyhan olur soluğun
Biz kalırız kuşlar dönüp gelir
her balkonda bir menekşe sesi

Belki yeniden güzelleştiririz
adları değiştirilen parkları
perdeleri hiç açılmayan evlerde
ışıklar yanar çocuk sesleri duyulur
tanıdık sevinçlerle dolar yeniden
kendi sesini kemiren alanlar

Anısı biz olalım bu sokakların
ve hiç durmadan yağmur yağsın
Biz gürültüsüz sözcükler bulalım
sarmaşıklar fısıldaşsın yine
Gidersek birlikte gideriz
yeni sevinçler buluruz hüzne benzeyen




NiliM 10 Mayıs 2007 08:39

Aşk

Sevda nedir diye sorsalar bana
Ya dert derim yada çok acı derim
Sevda aşka dönüp karışsa kana
Çaresiz ölümün ilacı derim

Sevdaya kapılan aşka dönermiş
Çok seven dostuna sevgi önermiş
Tek yönlü aşık da umut sönermiş
İşte ben bu aşka çok acı derim

Sevgi yüreklerde sağlar barışı
Sende sev de sürdür gel bu yarışı
Sevgiyle tamamla sona varışı
Sevgi yarışına baş tacı derim

Sevgiden sevdaya giden bu yolda
Sakın aşka düşme dinle sen ol da
Bir elin yağdaymış bir elin balda
Aşka düşenlere kiracı derim

Semahi sevdayla sarhoş dolaşır
Feryadı yürekten arşa ulaşır
Sevgiyi mahveder meye bulaşır
Artık aşık değil şıracı derim


Erol Duran


Misafir 10 Mayıs 2007 09:15

Yitirilmiş ne varsa

Çirkin çiçeklerle dolu katil bahçelerinde dolaştım,
Dalgındım,
Bıçak sırtı yaşamalarım, penceresizliğim
Ve öksüz düşlerim vardı ceplerimde,
Uğultusuzluğumu özlemiştim,
Hala bir ceylan ağlıyordu içimde,
hiç yoktan vurulan..

Senin şehirlerin uyurken,
Benim gözlerimi bıçakladılar.
Kör bir balıkçıyım şimdi,
Denizlere sarılıyorum
Hiç görmediğim vapurlara el sallıyorum
Rüyalarım da yaşlanmıyor

Kaybolan eylül gemilerimi,
Sonbahar sesiyle çağırsam gelir mi?
Ah vurulası yüreğim
Süpüremedin kapından yalnızlığı
Örselenmiş paslı yüreğim

Ellerim yumuk orman karanlıkları omuzlarımda
Ve ardından ağlayan ezgisiz türkülerdi gözlerim
Senin gözlerinin pusuna saklanıp
Senden kalan bu yıkıntılar arsında
Bizi büyüten ellerini aradım,
Öpülesi ellerini

Susuşlara prangalı dil
Kanlı düşler kuyusunda
Ölüm çığlıkları atabilir

Gözyaşı göllerinde durulanmalar vaktinden geliyorum
Sonunu hep unuttuğum
Dilsiz şarkılarım vardı inleten
Şimdi o şarkılar beni unuttu

Yıkık kentler konuşmaz bilirim
Cam kırıkları ve kırık dallar var
İncinen yüreğimin yaralarında
Ve bilir misin?
Güller hiç uyanmaz bu vadide
Gözlerin düşer aklıma
An gelir şavkın vurur yüzüme
O zaman vakit ölüm olur dudağımda
Kaçsam yakama yapışır gözlerin

Yılları ve yolları
Ödünç aldım
Yastığımdaki çukura dolan korkulu geceden
Düş düşkünü çocukluğumu çalmış namlı sevdalılar
Üstüne üstlük sensizim
Yani gölgesiz dolaşıyorum
Artık intiharlarda öldürmez beni
Yüreğimde konaklayan hüzünler
Senden gelir

Al dün gece seninle yoğurdum bu şiiri
Ekmek buğusu mübarekliğinde
Sıcacık
Nasıl olsa sana çıkmayan yol yok
Kaybolabilirim kuytularda
Dalıp dalıp giderim başka diyarlara
Bir gün dönmeyiveririm

Ama sen
Yine de biriktir gözyaşlarını
Belki bir gün
Tutuşturur seni bensizlik
Belki bir gün
Sende beni ağlarsın
Hoyratım benim

Şafaklar düşmüş alnına
Kırlangıçlar uçmuş koynuna
Bak
Hala aynı şarkıda irkiliyoruz

Bu aşkın adresi dursun sende,
Kelepçeli kuşlar
Yuva karmadan gözlerimize,
Belki geri döneriz
Ve geri veririz birbirimize

Yitirilmiş ne varsa


Kahraman TAZEOĞLU



NiliM 10 Mayıs 2007 11:25

Barış Nedir Sevgilim

barış nedir sevgilim biliyor musun
bir köprü müdür üstüne gölgeler düşünce çöken
halka açılamadan batan bir şirket
iki savaş arasında verilen çay molası mıdır barış yoksa
hurdacıya söylediği son sözler mi
bisikleti vurulan bir çocuğun söyle sevgilim
Einstein'ın Roosevelt'e yazdığı mektup mudur barış
Lozan'dan gelen telefon mu Mustafa Kemal'e
çöplerini bilimin süpürdüğü bir sokak mıdır barış yoksa söyle sevgilimde ki
tünediği balkon uçuruma düşen yavru bir kuştur barış
saatçiyi hapse attıkları için kurulamayan bir meydan saati
ayağımızdaki paslı çiviyi bacağımızı keserek çıkaran
bir melekde ki aptalların türküsü
oyuna getirilenlerin ülküsüdür barış
dişleri sökülmüş Asya kaplanıdır kapitalizmin sirkinde ki sevgilim
içine bayat pil konmuş el feneridir barış
fosforlu izleridir bayrakların üzerinde gezen salyangozların
barış düşsel beyaz buluttur bir kaleye çarpıp dağılan
kör bir toplumun tehdit dolu yazılarla kirlettiği bir defterdir barış
kendinde bulamayıp başkalarında aradığıdır insanın barış
halkının üzerine devrilen bir devlettir zor dönemeçlerde
açılmadığı için posta kutusunda ölen bir mektuptur barış
patlayıp seyircileri öldüren bir futbol topudur
son dakikada bunların hiçbiri
hiçbiri değilse barış söyle sevgilim savaşın düş kurduğu yerlerde
hangi yüzsüzün uydurduğu bi' sözcük türşu dillerden düşmeyen barış


Akgün Akova


Misafir 10 Mayıs 2007 12:29

EN YAR






bu kadar yer etmezdi belki içime yokluğun
böyle derinden vurmazdım sanki kendimi...

kim bilir...

yıkılmazdım ya da sarhoş gecelerin üstüne
yenik düşmezdim şarapçı gönlüme

ey en yar...

a benim vuslatı haram kılanım...
ey! gözyaşıma çaktığım çivi...
ne kadar paslıymış sevdan...







Gökhan CENGİZ


NiliM 10 Mayıs 2007 12:50

Deniz

Bir denize benzer hayatımız ,
Bazen tek düze, bazen kızgın
Ama hep umut dolu değil midir deniz?
Balıkçıların ve balıkların umudu,
Özgürlüğün simgesi

Deniz sırlarla doludur
Gizemli ve çekici
Ve bir o kadar da ölümcül
Neden hep denizin ardını çekici buluruz
Ve neden hep orada güzel bir hayat olduğunu düşünüp avunuruz,
Deniz ölümcülde olsa
Kimi zaman atlayıvermek isteriz içine.
Ölmek istemesek bile...

Deniz sonsuz
Deniz umut
Deniz neşe
Deniz güç
Deniz barış
Ve kimi zaman ölümdür bizim için deniz
Ölmek istemesek bile...


Elif Gültekin


Guest_ASU 10 Mayıs 2007 14:33

Eylül

Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir ****** kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Akşam rüzgarları; tene dokunan bir kamçı kadar şehvetlidir.
Ben her yıl ölümü ve aşkı bu ayda beklerim.....

Ve eylülün çıplak ayakalrına bir yazı bırakırım.
Eylül sabahları; kılıçlar kadar keskin ışıltılarıyla
tenimi kanatarak uyandırır beni.
Ben eylüle akarım.
Bir hüzün gibi akarım ben eylüle kanayan bir aşk gibi,
siyah şallara bürünmüş,genç bir ölüm gibi akarım.
Sevişerek,ağlayarak ve ölerek akarım ben eylüle.
Her yıl,hep aynı vakitte,geniş bir ırmak gibi
bütün hayatı berrak sularında yıkayarak gelir,
beni ve herşeyi koynuna alarak,
bir meçhule hüznüyle emzirerek götürür hep.
Kadınları ve hüznü eylülde severim...

Keman konçertolarını,
akşam saatlerinde bir bir ışık yangını ile kıpkızıl tüten
yalnız ağaçları,ürkek tebessümleri ve edepsiz kahkahakarı severim.
Lacivert bir deniz benim ellerimde oynaşır.
Sahiller,yaşlı bir kadın gibi kendine terkedilir
Şarkılar,incecik bürümcükten acılar vaad eder her dinleyene
Bitenin başlayana dokunduğu yerdir eylül...

Onun için yanık yanık tütsü kokar,
Onun için değdiği yeri kanatır.
Eylülde aşk,eylülde acı,eylülde yalnızlık zordur,
eylülde herşey zordur,ben eylülü onun için severim.
Eylül ışıklarında çırılçıplak ruhlar yıkanır
Herkes herşeye kapısını aralar 'bir aşk oluverir aşinalık'.
Ölüm kıvırcık saçlarını hayatın göğsüne dokundurur.
Aşkı ve ölümü ben hep bu ayda beklerim.
Nasıl da mahsun ve nasıl da tehditkardır.
Ben eylülde bütün aşklardan ve ve kadınlardan korkarım...

Ben her yıl eylülün çıplak ayaklarına bir yazı adarım.
Ve ben eylüle akarım
Bir hüzün gibi akarım ben eylüle,
kanayan bir aşk gibi akarım,
Siyah şallara bürünmüş bir genç ölüm gibi akarım...
Ahmet Altan


Guest_ASU 10 Mayıs 2007 15:23


Kimbilir Kaç Kişi Seni Sevdi



Kimbilir kaç kişi senin zarif hallerini sevdi
Kaç kişi güzelliğini sevdi
Belki gerçek aşkla; belki değil

Ama bir tek kişi seni sevdi.
Bir tek kişi değişen yüzündeki hüznü sevdi.


William Butler Yeats


nünü 10 Mayıs 2007 15:30

SEVMEDIN BENI
inadim tuttu kalbin onune coktum
felek, izdirap ve kahir soktum
kalbine ulasmak icin ter doktum
ferhatin dagi gibi yormadin beni

oysa ben yoruyorum
sevdam agirligi kadar
sanadir sevdam
sanadir sevdam

her animda seni yasadim, aradim
yetmedi herbir lahzada taradim
gidince icimde son ukte, muradim
ucan kuslardan sormadin beni

oysa ben soruyorum
her sorulacak yere
seni aradim
seni aradim

gozden, gonulden seni sakindim
bilsen sana sendende yakindim
tasi saran yosuna bile bakindim
sarmasIk misali sarmadin beni

oysa ben sariyorum
gunesin ulastigi kadar
sendedir yuregim
sendedir yuregim

ruzgar mekani dokunmadigim tenin
bir bana yabanci yanaktaki benin
bu hep bile bile asi huylarin senin
huzur otagina cagirmadin beni

oysa ben cagiriyorum
sevdama, gonul tahtima
sanadir davetim
sanadir davetim

haykirdin kainata inat mi veda mi
sozmu gercek yoksa aksi seda mi
senli bulanmis efsanelik sevdami
daglara taslara bagirmadin beni

oysa ben bagiriyorum
gok kubbe duysun
seni seviyorum
seni seviyorum
seni seviyorum


Sedef 21 10 Mayıs 2007 15:39

Je Taime
Seni ilk gördüğüm anda vurulmuşum
neydi seni bana çeken galiba unutmuşum
belki anlamlı gözlerin ya da duruşun
herhalde aşktan sevdadan yorulmuşsun

bilmiyorum beni seviyor musun
yemin ederim aklımdan çıkmıyorsun
ne yapsam söylesem mi
sevdiğimi
Fransızca olsun itirafım
je taime iyi mi


scanner_11 10 Mayıs 2007 15:56

Anla Artık

Işıksız gecelerde sensiz düşler kurdum
Çoban gibi rüyalarda peşinden koştum
Soğuklarda ayazlarda bekledim durdum
Seni ne kadar sevdiğimi anla artık

Senden öncekilere ümitler vermedim
Belki bir gün beni de seven çıkar dedim
Seni beklemeyi kendime uhde bildim
Seni ne kadar sevdiğimi anla artık

Gönül kervanını can evimde hapsettim
Sevda tacımızı kalbime perçinlettim
Herkese bu aşkımızı izhar eyledim
Seni ne kadar sevdiğimi anla artık




blood_lovee 10 Mayıs 2007 19:02

Çocuksu Tavrım

Yirmialtı yaşımda bu kadar cocuksu tavrımla
Baharı yakalamıştım, mevsiminde ipeksi saçlarında
Gözlerinde kaybolmuştum, kimsesiz halimle
Sen yüreğimin dili oldun,
Dilim lal oldu.
Sevda tohumları kök saldı yüreğimde,
Rekler anlam kazandı köhne alemde

Her sabah ,sesin kulağımda olmasanda yanımda yar
Bir yara var içerimde ,başından sonuna sana çıkan
Her damla akan gözyaşımda,yada resmine her bakışımda
İçimde bir eksiklik hissi, yüreğimden gelen o ses
Sen oldun,sana yazdığım şiirlerimdesin sen yar

Senleyken söz verdim, sigara içmeyeceğim
Yeminimde seni asla üzmeyeceğim.
Mutluluğun benim varlığım oldu,
Sen gülünce,
Bir çocuk var bayram sevincinde,
Gözlerine düşerse iki damla yaş
Damlar kanım yüreğime.....

Dün akşam da düşümdeydin
Saçların arasında yıldızlar
Yıldızlar arasında ,huzurluydum yar
Göğsünde çeşit çeşit mis çiçek kokusu
Masmavi bulutlar seninleydi yine yar
O pamuk ellerinde, gençliğim
Tırnakların arasında bedenim
Sevdiğim,sevdiceğim
Ayakların altında saklı olan gerçeğim
Sabaha yakın,ezan sesinde
Ansızın içimde ürperdin,
Uyandım,gözüm yaşlar içinde.....


Mahmut Tuğrul Ağsu


Guest_ASU 10 Mayıs 2007 19:17

***Sendeyim Sevgili ***

Aşkın semalarında, firari sevdaların ağıtlarında sevgilinin
yokluğuna kıvranırken ruhum üzüntüyü sarıp sarmalayan
bir yolcuyum... Acılarımı harmanlayan şimal rüzgarları
ne de çabuk sustu? hüzünlü yüreğimin
üzerine hangi el mutluluğu inşa edecek?


Dinle;
Bu akşam düşte Şahmaran
gece destansı aşklara vuruyor yüzünü hilalin
yarı loş ışığıyla uykusuzluk; uzuyor, düşüyor,
sağır, dilsiz ama nabzı atan mısralara…

Şahikalarda asılı kalan duygular
ses veriyor düşüncelere; ve Sûru üflemeye hazır İsrafil’ in
sabrına aşina ya yürekler aynı nizamla...
Sendeyim sevgili

Yüreğim göz yaşlarımı kristalleştirerek, Belkıs‘a hazırlanan tahttan
daha görkemli bir taht hazırladı, zaman perdesini çektiğinde
ben, sendeyim sevgili...

Ayrılığın katmer katmer beslediği sevdanın;
dudaklarından bir kıvılcım düşerken Kays’ın
kalbine, tek bir kıvılcımla, aşkına kül olan Kays’ın
gönül gözlerine tecelli eden o nazlı yarin,
Leyla’nın da yüreğinde çalkalanan hasret duası ile
ben, sendeyim sevgili...

Melaikelerin şeffaf kanatlarında ölümsüz aşkların
vaveylası, sonsuzlukta yankılanırken tuttuğum eller,
sabrın huşulu raksıyla güvene hicret ettirdi ya ben,
sendeyim sevgili...

Bir yediverenin mevsimlerde bereketi
bir de sevgilinin o emsalsiz hayali sır olup yerleşti ta içime..
Kimsesizliğe soyunmuş Alplerin güzelliğine göz kırpan tan vakti,
sahipsiz umutlarla kalbe doğarken; erişilmez aşkların
yıldızı Zühre’nin derin iç çekişleriyle
ben, sendeyim sevgili...

Ümitzeynep Kayabaş


Misafir 10 Mayıs 2007 19:58

Vatan Haini

Nazım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hala,
Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet
Nazım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hala.´´
Bir Ankara gazesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne,
kapkara haykıran puntularla,
bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un
66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında,

Nazım Hikmet Ran


Mystic@L 10 Mayıs 2007 22:31

seyrantepe'ye karpuz yüklü kamyonlar gelir
ve gün aşınnır, dicle'ye muhteşem bir dolunay çömelir
usulca hışırdarken dut ağaçlarının tırtıllı yaprakları
yosunlara sırnaşarak uyur o nehrin afili balıkları
kamyoncular işerler geceye, rüzgara karşı
uzaklarda gümüş gibi parıldar dicle'nin nemli bataklıkları
*
seyrantepe'ye karpuz yüklü kamyonlar gelir
sıcaktan sarkarken elektrik telleri yollarda asfaltlar erir
derken ufkun göğsünden kente bir otobüs yönelir
yolcular iner, abim askerden gelir
seyrantepe'de öyle ter içindeyken
birden gönlüme bir serinlik çömelir...
Yılmaz Odabaşı


NiliM 10 Mayıs 2007 23:14

Prangalara Bağladım Aşk’ı

kırık parçalarını topluyorum bedenimin
uçurum k e n a r l a r ı n d a n
yine aşk mahkûm olmuşken yalnızlığa
gün ışıkları da sönmüşken gözbebeklerimin
ısıtmıyor artık buz kesmiş bedenimi doğan g ü n

ezgiler sürüyorum kırgın bedenime
kâh mutlu kâh hüzün doluyken umutlarım
sabahı selamlıyorum istemeden
yorgun yüreğimin durgun atışlarıyla
bu kaçıncı prangalara bağlanışın a ş k

çıkmaz yokuşlu uzun prangalar
hayatın nersendeyim şimdi, bilmiyorum
hangi yokuş başında hangi yüksek tepesinde
sınavlarım ha bitti ha bitecek desem
alev alıyor yangına dönüyor h a y â l l e r i m

gökyüzüne çizeyim desem düşlerimi
tek dost sensin b i l i y o r u m
bir dolu yağıyor, bir fırtınaya dönüşüyorsun
el uzattığım her şeyde
gözyaşlarım yakıyor y a n a k l a r ı m ı

yıldız ekeyim diyorum gözyaşlarımın yerine
belki boy verir yıldız çiçekleri desem olmuyor
ve yüreğim kanıyor d e r i n d e n
azıyor yaralarım korkuyorum yeniden
oysa hayat acı izlerine aldırmadan g e ç i y o r

dibe vuruyor her aşk’ta yarınlarım
olmuyor işte olmuyor bir türlü
peşimden aydınlığa giden karanlıklarım
ne bu yürek bıkıyor yorulmaktan
ne de sızıntı misali içime akan k a n a m a l a r ı m

tuzla buz oluyor bir de üstüne aşk
yok biliyorum, benim için sana doymak
git hadi bir daha d ö n m e m e c e s i n e
zaten bir rüzgârla geldin bir fırtınayla gidiyorsun
yol verdim sana artık, git gidebildiğince a ş k...

*git yolun açık olsun, hazır prangalara bağlamışken s e n i...



Günay Öztürk Özdemir


Guest_ASU 10 Mayıs 2007 23:24


En Mutlu Satırlara Yazıyorum Seni.


Uykularımı haram ediyorum.
Rüyalarımı bağışlıyorum.
Düşlerinin içinde sabahlıyorum.
Sevgimi Yetim şehrin yalnız sokaklarına adıyorum.
Sevdamı teslim alan hüznün içindeki cam artıkları gibi,
Yüreğimde mühürlüyorum seni.
Sen;
Umutsuz yarınlarımın sevda çiçeği.
Gönlümün sır dolu kapılarını sana açıyorum.
Bir sevdakar gibi seni işliyorum bulutlara.
Kirpiklerini çağlayanlara,
Gülüşlerini denizlere resmediyorum.
Gamzelerin aydınlatırken gecelerimi,
'En mutlu satırlara yazıyorum şimdi seni'.....

Adnan Çakır


NiliM 11 Mayıs 2007 00:57

Ay dolunay

ay
seni yaşatıyor bana sevgili
yakamozlarla deniz beni
uzakları okşuyor ay ışıkları
kolların bomboş bilmekteyim
hissetmek
medcezirlerini bütün denizlerin
aşk cığlıklarını evrenin
yakomazların
çakıltaşlarının
tüm şarkıların sesinde
baktığım noktadan aydınlıkların
yansımasını anılarımın
sen ben ve nevbaharın
artakalan
zamane aşklarından
dolunay zamanlarının
yarımdan
iki karanlık
iki ay
gelişinden belli
mehtap
ay
dolunay


Nevin Kalafatoğlu


Mystic@L 11 Mayıs 2007 01:04

seyrantepe'ye karpuz yüklü kamyonlar gelir
sıcaktan sarkarken elektrik telleri yollarda asfaltlar erir
derken ufkun göğsünden kente bir otobüs yönelir
yolcular iner, abim askerden gelir
seyrantepe'de öyle ter içindeyken
birden gönlüme bir serinlik çömelir...


Yılmaz Odabaşı


Sedef 21 11 Mayıs 2007 01:22

Masal Aşk
Var mısın...
Masal gibi bir aşk yaşayalım seninle
Bir sen bir ben bilelim yaşananları
Sonra denizden bir boş sayfa açıp
Var mısın...
Sulara yazalım masal aşkımızı
Varsın yaşanmamış olsun
Dalgalar kayalarda söylesin şarkımızı
Aşkımız kıyı kıyı, liman liman dolaşsın
Var mısın...
Bir düş olup düşelim sulara
Bedenlerimiz arzulara teslim
Aşk selinde yıkanalım sırılsıklam
Dev dalgalarda bir bedende sarsılalım
Var mısın...
Koskoca bir ummanda kaybolalım
Aşkımızı anlatalım uçan kuşa
Dolaşıp liman liman cümle alemi
Fırtınada aynı limana sığınalım
Var mısın...
Yazalım yaşanmış gibi yaşanmamışları
Öpüşmelerimizi boş kumsalda
Hayal sevişmelerimizi bulutlar altında
İster adı masal olsun aşkımızın
Var mısın...
Bir gecede bin defa ölelim
İçimizde masalsı ürpermeler
Kah ağlayalım kah gülelim
Sulara aşkımızı yazıp acıları silelim
Var mısın...
Bir masal yazalım sulara
Yaşanmamış aşkımızın masalını
Sonra ölelim hiç yaşamamış gibi yarın
Masal aşkımız sularda yaşasın...


Gürcan Günay


arwen 11 Mayıs 2007 02:08

Önce güneş doğardı sabahları, sonra sen
Saçlarını topladığında bir şeyler dağılırdı yüreğimde, keşke görsen!
bilinçsizce doğurulmuş, doğmuş kaç fakir çocuk varsa
hepsinin isyanı gizliydi gözlerimizde

Umut dedikleri şey artık yoktu.
bir teslimiyetin son vasıfsız işçileriydik.
kapkaça uğramış hayallerimizin üzerine yağmurlar yağar,
ürkek adımlarımıza hendek olurdu çaresizliğimiz

İşte geldim gidiyorum sözcüğünü en anlamlı kılan anlamsız bakışlarımız vardı
Ama yine de, her gülüşünde güle benzemen, dizlerinde uyuturdu vazgeçtiğim aşkları

Biraz kör biraz nankör, bana bugüne kadar seni hatırlatmayan ne varsa
hesap soruyorum artık hesapsızca...

Kalabalık bir soluktu özlemini duyduğum,
ama en çok yalnızlık yakıştı bana.. Ya da yapıştı!

Cesareti tipsiz, bir merhabadan korkan, sevişme özürlü yalnız gecelerde,
kim olduğunu hiç bilmediğim bir sevgilim vardı, terk ettim!
şimdi ise benim kim olduğumu bilmeyen ve bu yüzden hiç terk edemeyen,
mutlu mesut, çelimsiz korkak, zavallı suskunluğumun yeni bir sevgilisi var...
Sen. Bir bilsen!

Bilirim çok uzaksın bana
dokunsam, ellerin ellerimde üşür
desem ki, bugüne kadar kaç sevda topladıysan,
kör bir kuyuya takıl hepsini düşür
Ah be güzelim, beni sevmeyi denesen de, bastığın yer ızdıraba dönüşür.

Çok sevda taşıdı bu kalp
Gün geldi aşk oldu, gün geldi aşık
Acıya dirençli, uzaktan sevmeye alışık.
İşte bu yüzden çekinmiyorum
Olsun, seni sana rağmen de seviyorum


turgay yıldız


Mystic@L 11 Mayıs 2007 02:19

Gözlerinde bir umut dünyalara
Minicik ellerin büzülmüş kundağında
Büyümek yok
Ya da zor bebeğim
Ağlıyor annen gidenlere
Ninni bekleme,
büyüme bebeğim...
Öldürmesinler seni
üzmesinler bebeğim...
Tebeşir yerine silah tutacak ellerin
Alfabe yok,
savaşmak tek tercihin...
Kundak, kan, kefen giyeceğin
Öldürmesinler seni
üzmesinler bebeğim...
Yıkmasınlar dünyaları,
savaşmasınlar artık...
Yenik düşsün savaşlar
Bebekler ölmesin...
Çocuklar büyüsün,
büyütsün dünyayı

Ölmesin bebekler
Bebekler ölmesin...
Aysema Arslan


arwen 11 Mayıs 2007 03:06

Bugün bahar bayramı, yeşil en doruğunda.
Duygularım bu mevsim, yoğunlaşarak artar.
Şairliğim şahlanır, konum sen olduğunda.
Kalbim bir başka çarpar, nabzım bir başka atar.

Seni düşünüyorum, gecenin bu vaktinde.
Sen yatağında bensiz, mışıl mışıl uyursun.
Ben mi gelmedim yoksa, beni davet ettinde?
Bir sağa dönüyorsun, bir sola dönüyorsun.

Sıcaklarda ateşli, soğuklarda büzülüp.
Yatmak kaderin değil, ama sen bilmiyorsun.
Uyku tutmaz gözünü, durursun dönüp dönüp.
Ey kader bir kez olsun, bir bana dönmüyorsun.


cihad adleyba


Misafir 11 Mayıs 2007 09:39

" Sende sevgisizliği sevdim.

İyi oldu gelmediğin".

Bu yol korkaklar için değildir
iyi oldu gelmediğin
Bu sulardan her babayiğit içemez,
Bu köprüden her benim diyen geçemez,
iyi oldu gelmediğin
Yumuşacık yürek gerek,
sevgi kadar derin gözler,
inançlı bir bilek gerek
iyi oldu gelmediğin.

Sen, bilindik kıyıların sığ sularından açılmadan yaşarsın
Sen,okyanus mavisine uzaklardan bakarsın,

Biz,
yürüyemeyeceğin kadar uzak,
düşleyemeyeceğin kadar renkli,
ve berrak bir ülkeye birlikte gidemezdik.


Sen, açık denizlerden habersiz bir balık,
yalçın tepelerden uzak bir martısın.
Sen, benim için korkak,
herkes için heryerdeki insansın.
İyi oldu gelmediğin.

Alınmanı istemem,
darılman üzer beni,
sana yalan söyleyemem.
Tabi, hep sevdim seni,
sende sığ suları, sende martıları,
açık denizden habersiz balıkları,
sıradan insanları.
Geçemeyeceğin köprüleri,
düşleyemeyeceğin mavileri
sende korkaklığı sevdim.

Sende sevgisizliği sevdim.
İyi oldu gelmediğin.



Korhan Abay



NiliM 11 Mayıs 2007 09:51

Derviş Yunus

Tabtuk dergahından feyizler alan,
Yanan Yunus idi,o derviş Yunus...
Gönlünü derya,ummanlara salan,
Dalan Yunus idi,o derviş Yunus...
***
Gezer idi; iki Arşı alayı,
Sevgi ile yoğururdu mayayı,
Barış, Hoşgörü bir edip davayı,
Bulan Yunus idi,O derviş Yunus
***
Yetmiş üçe hep, bir nazar eyleyen,
Herdem Hakkı hakikatı söyleyen ,
Aşk elinden kendin heder eyleyen,
Kanan Yunus idi, o dervişYunus ...
***
O bilmezdi kin ile kem hiddeti,
Diler idi;Kahhar Haktan mededi,
Şu fani dünyaya mehil vermedi,
Canan Yunus idi,O derviş Yunus.
***

Yunus Emre


scanner_11 11 Mayıs 2007 12:54

BANA BUNU YAPMAYACAKTIN


Bana bunu yapmayacaktın
Öyle sırtımdan vurmayacaktın beni
Gelişin gibi onurlu olmalıydı gidişin
Ve öylesine gururlu bitişin.
Gel gör ki kötü oynadın bu oyunu
Erken düştü masken yüzünden
Demek sen içimde büyüttüğüm bir dev değil
Bir hiçtin
Görüyorsun işte
Gittin
Ve de bittin…

Bana bunu yapmayacaktın
Böyle bir hançerle yıkmayacaktın beni
Bir ihanetin adresi olmamalıydı ayak izlerin
Yoksa ben mi yanlış tanıdım seni?
Yoksa hep böyle kirli miydi senin denizlerin?
İşte ellerimde
Suç ortağın bir sinema bileti
Bir pastane köşesi
Bir tiyatro gişesi.
Bu kadar ucuza gitmeyecektin
Sigara dumanlarında harcamayacaktın bu aşkı
Ve aşk cellatlarına meze yapmayacaktın beni
Şimdi boş bir mezar bulsam
Seni böylesine sevdiği için
Oraya bırakırdım kalbimi…

Bana bunu yapmayacaktın
Böyle küstürmeyecektin şiirlerimi
Kan kırmızısı yağmurlar
Yağdırmayacaktın gecelerime
Kanatlarını kırmayacaktın umutlarımın
Beni böyle çıldırtmayacaktın!

Artık
Adın ihaneti çağrıştırıyor bana
Ve tadın bir yılanın en öldürücü zehrini
Söyle
Şimdi hangi yüreğe saplıyorsun
O acımasız hançerini? ..
Bil ki
Bundan böyle
Yasaklanmış kitaplarım gibisin bana
Yaklaşmam yasak
Dokunmam yasak
Ve ömrümce
Sarılmam yasak sana!..

AHMET SELÇUK İLKAN

BANA BUNU YAPMAYACAKTIN


Bana bunu yapmayacaktın
Öyle sırtımdan vurmayacaktın beni
Gelişin gibi onurlu olmalıydı gidişin
Ve öylesine gururlu bitişin.
Gel gör ki kötü oynadın bu oyunu
Erken düştü masken yüzünden
Demek sen içimde büyüttüğüm bir dev değil
Bir hiçtin
Görüyorsun işte
Gittin
Ve de bittin…

Bana bunu yapmayacaktın
Böyle bir hançerle yıkmayacaktın beni
Bir ihanetin adresi olmamalıydı ayak izlerin
Yoksa ben mi yanlış tanıdım seni?
Yoksa hep böyle kirli miydi senin denizlerin?
İşte ellerimde
Suç ortağın bir sinema bileti
Bir pastane köşesi
Bir tiyatro gişesi.
Bu kadar ucuza gitmeyecektin
Sigara dumanlarında harcamayacaktın bu aşkı
Ve aşk cellatlarına meze yapmayacaktın beni
Şimdi boş bir mezar bulsam
Seni böylesine sevdiği için
Oraya bırakırdım kalbimi…

Bana bunu yapmayacaktın
Böyle küstürmeyecektin şiirlerimi
Kan kırmızısı yağmurlar
Yağdırmayacaktın gecelerime
Kanatlarını kırmayacaktın umutlarımın
Beni böyle çıldırtmayacaktın!

Artık
Adın ihaneti çağrıştırıyor bana
Ve tadın bir yılanın en öldürücü zehrini
Söyle
Şimdi hangi yüreğe saplıyorsun
O acımasız hançerini? ..
Bil ki
Bundan böyle
Yasaklanmış kitaplarım gibisin bana
Yaklaşmam yasak
Dokunmam yasak
Ve ömrümce
Sarılmam yasak sana!..



the_pretty 11 Mayıs 2007 19:36

Gitme Kal Diyemedim


Bir sevda dudağında tutsak kaldı özlemim
uzun kara trenler alıp götürdü seni
hasret boyu uzayan raylara döküldü gözlerim
bütün insanlar ağladı sen giderken.
bütün istasyonlar gözyaşlarına boğuldu
bir ben ağlamadım inanki, bir ben
ince bir duman gibi kaybolup gittin

oysa seni sevdiğimi söylememiştim daha
sensiz yaşamayacağımı,
sana aşkımı anlatamamıştım
gitme kal, giden ben olayım
gitme kal diyemedim
kahrolası gururum, kahrolası dilim

arkanı dönüp giderken
hıçkırıklar düğümlendi boğazıma
kızdım ,bağırdım , haykırdım, isyan ettim
yine de seni sevdiğimi söylemedim
ardında ağlayan bir çift göz
paramparça bir yürek
ve dalları kırılmış bir ağaç gibi baktım
ama gitme kal diyemedim
kahrolası gururum, kahrolası dilim

gittin hayallerim ardında yaprak yaprak düşüyordu
bir çocuk üşüyordu elleri cebinde
dalında bir gelincik ağlıyordu
bir dağ yanıyordu içimde
gitme, gidersen baharda git
sonbaharda gitme
yapraklar düşmesin ardında
diyemedim
kızdım ,bağırdım , haykırdım, isyan ettim
yine de seni sevdiğimi söylemedim
kahrolası gururum, kahrolası dilim
gitme kal diyemedim

.../
bir rüzgara açarım şimdi kalbimi
bir de sulara
alıp getirsinler diye sevgimi sana

bir tutam sevgiydi yaşam kalbimde
bir yudum hasret oldu
döküldü gözlerimde tane tane

gittin,
bir tren garında
ömrümü rayların arasında götürdün
oturdum bir köşede
öylece ağladım, kahroldum
bir sessiz çığlığın yarayla buluşmasıydı gidişin
ardından gitme kal, gözlerin yaralarımın tek merhemi
diyemedim

dizlerim, ellerim, yüreğim paramparça şimdi
suları çekildi canağacımın
asitli yağmurlar döküldü dallarıma
acılar topluyorum takvim yapraklarından her gece
gözlerime kan oturdu ey yar!..

her gece bekleyişler öldürür beni
gelmeyişler
bir de eriyişler hasretinden her gece

ah! gurbet ah! sen olmasaydın
ayrılık olmasaydı
hasret olmasaydı
ben olmasaydım
sen olmasaydın
aşk olmasaydı
kahrolmasaydım...


Nuri CAN



Saat: 03:41

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık