MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

Daisy-BT 30 Ocak 2009 00:18

Adsız Bir Çiçek

Rengini dünyaya ilk defa sunan
Adsız bir çiçek gibi parlıyorsa gözlerim
Sevgilim
Bana "sen bir şairsin" dediğin zaman.

Yalnız sana yazıyorum bu şiiri
İstersen bir şiir gibi okuma
Çünkü her yıl yeniden yazacağım onu
Soğuklar başlayınca havalanıp
Millerce yol katettikten sonra
Güneyi tadan bir kuşun sevinciyle.

Ve yazmış olacağım bir de
Her dönemde her çağda
Sevdanın kendine özgü diliyle .



Edip Cansever



Daisy-BT 30 Ocak 2009 00:51

GÖK ÖYLE MAVİ

Gök öyle mavi,öyle durgun
Damlar üzerinde
Yeşil bir dal sallanadursun
Damlar üzerinde

Ürpertip gökyüzünü birden
Bir çan tın tın eder.
Bir kuştur şu ağaçta öten;
Türküsünü söyler.

İşte hayat ! aç gözünü gör ;
Bak ne kadar sade.
Her günkü sakin gürültüdür.
Şehirden gelmekte.

Ey sen ki durmadan ağlarsın,
Döversin dizini ;
Gel söyle bakalım ne yaptın ,
Nettin gençliğini ?


PAUL VERLAİNE


Daisy-BT 30 Ocak 2009 01:41

GiZ
Senin yanındayken
Bir şeyler akıyor içimden,
Çağlayanlar gibi...
Tutku mu desem, çoşku mu desem.

Eve dönerken
Bir şeyler sönüyor içimde,
Gün batıyormuş gibi
Hüzün mü desem, korku mu desem.

Fang VEi TEH


Daisy-BT 30 Ocak 2009 01:50

YATAĞINA EĞİLDİM

Geldim bu akşam, yatağına eğildim
Seyrettim o tapılası bedenini
Baktım dua eden bir derviş gibi
Oy, güneş altında her şey boşmuş, dedim.

Bugün var, yarın yok, bir hazine yaşam,
Can ki andırıyor yorgun bir çiçeği,
Çıldırtan bir düşüncedir aldı beni;
Sen uyu çocuk, uyumak bana haram

Ne zor seni sevmek, aşkım, ince gülüm!
Kapatacak mı gözlerimizi ölüm
Tükenecek mi soluk, uyurken böyle?
Ve düşlerde ağzıma düşen ağız, sen,
Öteki aco, yaban gülüş çökmeden
Çabuk uyan, Ruh ölümsüz müdür? Söyle.


ener 30 Ocak 2009 09:26

Eflatun düşlerim vardı benim..
Birde kırmızı pabuçlarım,
Anne sen almıştın..
Bir yavrunun bayram öncesi hayalleri gibi pırıl pırıl..
Cilalı ve kıvrım kurdelalı..
zamanla pabuçlarım küçüldü, ben büyüdüm
Artık kırmızıları sevmiyorum
Hayallerimi eflatunlaştırdım,
Koyu, açık..kuşak kuşak.

Eflatunu bana çok yakıştırırdı annem,
Açtı seni, derdi..
Oysa ben kapalı rengi severdim.
Herşeyin inadına..
severdim.
Hayatın inadına ağlamaklıyken gülümserdim..
Düştüğümde herkesten evvel ben gülerdim..
Annem! öyle öğretmiştin...
Sınavlarda cevaplarını yetiştiremediğim soruların sonunda bile..
Gülümserdim,
yine gülümserdim..

Yine gülümsüyorum işte..
Doyasıya giyemediğim pabuçlarım olmasa da..
Gülümsüyorum.
Şimdi büyüklüğümün verdiği hazla inat ediyorum hayata..
Öyle öğretmiştin..!
Hayatın kollarında küçüklüğümü bilsem de
gölgemin verdiği büyüklükle yine yürüyorum..
kıvrım kurdelam yok..

kıvrım yollarda yürüyorum..
İnişleri ve çıkışları,
Dar sokakları.. gül kokmayan virajları..
Çıkıyorum..
Hemde nasıl biliyormusun anne?
Gülümseyerek..
Aynen senin öğrettiğin gibi..

Kırmızı giymiyorum, ama sen aldığın için..
yine kırmızıya çalar düşle yürüyorum
Eflatun düşlerim vardı benim..

Oysa sen kırmızı almıştın,
Sen istediğin için, sen vardın ya bir zaman..
Gülümse hayata demiştin..

Ve ben her zaman ki gibi:

Yine seni dinliyorum...

Şimdi gülümsüyorum..
Eflatun eflatun...


Alıntı


Daisy-BT 30 Ocak 2009 12:44

Bir zamanlar SEN ve BEN'e bölününce
Senin ORDA, benim BURDA yataklarımız
Tek bir sözcüktü kararlaştırdığımız
"Sana Dokunuyorum" anlamına gelen.

Sevinç vermez insana bu konuşmalar
Çünkü dokunmanın yeri doldurulmaz
Hiç değil "o" elimizden alınamaz
Ve bir cennet gibi öylece korunur.

Gerekli olduğunda burda değildi
burda olduğunda gerekli değildi
burda değildi ya, gitmiş de değildi.

Yabancılar olduğunda çevremizde
sık sık kullandık bu sözcüğü.
Hemence anlardık ki, uygunduk birbirimize.

Bertolt Brecht


Daisy-BT 30 Ocak 2009 12:52

SEVDALI DULUN ŞARKISI

Ah, biliyorum gizlemeliyim kendimden bile
Titrediğini içimin, eli bana değince
Ah, ne oldu bilmem ki böyle bana
Dua ediyorum, kandırsın beni diye.
Ah, yüz at yetmezdi beni günaha sürüklemeye!
Onu böylesine arzulamasaydım keşke.

Aşka böyle ayak diriyorsam eğer
Biliyorum aslında neden çekindiğimi
Onun önünde durunca elbisemle bile
Çırılçıplak hissediyorum kendimi.
Sanki kızacakmış gibi aklımdan geçene!
Onu böylesine arzulamasaydım keşke.

Kuşkuluyum acaba bana layık mı diye.
Gerçekten seviyor mu diye beni?
Onca koruduğum şeyler bitip tükenince
Atmasın sakın posayı çöpe?
Ah, biliyorum niçin direndiğimi böyle:
Onu böylesine arzulamasaydım keşke.

Birazcık aklım olsaydı eğer
Kabul etmezdim o kadar ısrar ettiği şeyi
Ve kovardım onu hemen oracıkta
Öyle çok yaklaştığı zaman bana
Ah, şeytan görsün yüzünü işte!


(Onu böylesine arzulamasaydım keşke.)

Bertolt BRECHT

ÖĞRENEN KİŞİ

Önce kumun üzerine kurdum, sonra kayanın.
Hiçbir şeyin üzerine kurmadım artık
çökünce kaya.
Sonra yeniden kurdum sık sık
kum ve kayanın üzerine.
Öğrenmiştim ama.

Kendilerine güvenip de mektubu verdiklerim
çöpe attılar onu.
Ama hiç önemsemediklerim
bulup geri getirdiler bana.
Öğrendim böylece.

Yapılmadı buyurduklarım.
Gelince gördüm ki
yanlışmış.
Yapılmıştı doğru olan.
Bir şey öğrendim bundan da.

Eski yaralar acır
soğuklarda.
Ben sık sık şöyle derim ama:
Yalnız mezarın hiçbir şeyi olmayacak
bana öğretecek.


Bertolt BRECHT


Daisy-BT 30 Ocak 2009 15:06

LİMAN KIRINTILARI

Bahamalı martılar beni çağırdı,
bir ikinci bahar gecesi
Yalan söyledim,
yırtık blucinli tayfalara,
Seni sevmediğimi söyledim.
Oysa rıhtımlar
en şarkılı dalgalarla yıkanıyordu,
Midye kabuklarında
sakladım gözyaşlarımı;
Hastaydım,kırık kötümser
bir öksürük yapışmıştı boğazıma
Seni unutmak gerekiyordu......

Bahamalı martılar beni çağırdı,
bir ikinci bahar gecesi,
İskele fenerlerinin altında oturup
seni bekledim sevgilim
Ellerim ıslaktı,gözlerim ıslaktı
Gelip caydırabilirdin
beni gitmekten
Oturup sigara içer,anlaşabilirdik..
Sana tapacağım yalan değildi
benim olursan
Seni seviyordum,seni istiyordum......

Bahamalı martılar beni çağırdı,
bir ikinci bahar gecesi
Filler gibi içtim liman meyhanelerinde;
seni unutmak için içtim..
Senin sokağında geceler yıldızsızdı,

senin sokağında gece yağmur yağıyordu
Ben zayıftım,çabuk ıslanıyordum
Bana sevmek yaramıyordu,
ben sevilemiyordum...

Bahamalı martılar beni çağırdı,
bir ikinci bahar gecesi
Sana bırakacağım bu kentin
üç semtinde üç damla gözyaşı döktüm,
Birincisi seni ilk gördüğüm yerdi,
ikincisi seni ilk öptüğüm yerdi
Üçüncüsü.... söylemeye dilim varmıyor,
üçüncüsü bana git dediğin yerdi
İşte bu mısraları orda karalıyorum;
işte demir aldı şilebimiz,
Gidiyor,gidiyor,gidiyorum........



Edgar Allan POE


Daisy-BT 30 Ocak 2009 15:30

HİÇ GİTMEDİĞİM BİR YERDE

Hiç gitmediğim bir yerde,
sevinçle ötesinde
Her türlü yaşantının,
kendi sessizliği var gözlerinin:
En ince kımıltında
bir şey var içime gömen beni,
Bir şey
dokunamayacağım kadar bana yakın

Kolayca açar beni
en ürkek bir bakışın
Parmaklar gibi
kapamış olsam bile kendimi,
Sen hep yaprak yaprak açarsın beni,
Baharın
(dokunup ustaca, gizlice)
açışı gibi ilk gülünü

Ya da beni kapatmaksa isteğin, ben
Ve hayatım kapanırız güzelce, birden
Karın her yere özenle inişini
Düşleyen yüreğince şu çiçeğin;

Duyduğumuz hiçbir şey bu ülkede
Erişemez gücüne sonsuz inceliğinin:
Yapısının renkleriyle beni bağlayan,
Öldüren, hiç durmadan, her nefeste

(Bilmiyorum nedir bu sende olan,
bu kapayan
ve açan; yalnız anlıyor içimde bir şey
gözlerinin sesini göllerden derin olan)
Kimsenin yok, yağmurun bile,
böyle küçük elleri.


E.E. CUMMINGS


Nisyan-ı Bâtın 30 Ocak 2009 16:20

İki Yaprak Gibiyiz


Yine bir gece basladi, sensiz bir gece daha iste.
Disarisi karanlik, sadece bir lamba isigi var, tipki benim karanlik
gonlumde senin icin yanan isigim gibi.
Gokyuzune baktigimda hic bir yildiz yok, sedece bir dolunay.
Goruyormusun yildizlarda biraktilar beni basbasa derim yaramla,
tipki senin gibi, halbuki onlari cok seviyordum.
Camin onunde olan agactan iki yaprak dustu, ruzgar onlari savurup goturdu.
O an gozlerimden yaslar indi.
Bir aralar bizde o ruzgarla savrulup gidiyorduk, beraberdik el ele.
Ama oyle bir firtina esti ki, elimi biraktin.

Sen bir yana ben bir yana savrulduk ve ayrildik, sonunda.....
Tipki o iki yaprak gibi!



Saat: 07:26

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık