![]() |
Dokunma iki gözüm sorma ben kimim, adım ne, nereden geldim kim açtı bu kahrolası çukuru yüreğimde kimi sevdim, kime özlemim kaç yıl sevda doldu iliklerime kaç yıl eksildim. tut ki, bir pınarım suyu kesik akamadım nazlı nehirlere tut ki tut ki susturulmuş binlerce türkü bastırılmış binlerce acıyım baştanbaşa aşk ve ateş say ki, küle gömülmüş bir sevdadan düşleri islenmiş bir gecenin acısı damlıyor içime hasreti yaraya dönmüş bir ayrılığın sancısı uzun bir zaman evel toplayıp suskularımı yüreğimden denizlere fırlattım yalnız balıklar görsün yalnız balıklar öpsün diye gözyaşlarımı sorma ben kimim, yaşım kaç, adım ne nasıl düştüm bu kahrolası kaldırım taşlarına hangi anılar, acılar, ihanetler geçti üzerimden düşlerime hüzünler el koydu deli rüzgarların öfkesinde savruldu bahçelerim güllerim bir ihanetin girdabında kavruldu bütün sevdiklerimden ayrıyım şimdi bütün sevenlerım kırgın iflah olmam ben iki gözüm, iflah olmam düşmüş içime bir kez bu sevda bağışlamasin beni artık hiç bir hatıra tut ki, incinmiş bir gülüşüm gecikmiş bir düş bir ateşin çemberinde yarım kalmış sevinçler kanayan tut ki, kar altında sevincim bütün mevsimlere küsüm kanadı kırık bir serçeyim tut ki dağlarda koparılmış kınalı bir çiçek ateşin zulmünü gördüm suyun ihanetini baştanbaşa aşk baştanbaşa hasret susturulmuş milyonlarca türküyüm gerisini ne sen sor ne ben söyleyim dokunma iki gözüm sorma ben kimim, adım ne, nereden geldim yaşamak neyin karşılığıdır, ölmek neyin nasıl unutulur ölümsüz bir aşkın hazin öyküsü kaç mevsim ardından gözlerimi bırakıp gitti bir sarı çiçek bir sarmaşık belki çözer dilini yüreğimin upuzun yolların düğümlediği ihanetlerin kilitlediği.... |
Ben Seni Sevdikce Varım! Hep ertelenen bir an, hiç yaşanmamaya mahkumdur. Düşlerin bekleyişini yalnızca bir hüsran karşılayacaktır. Mevsimleri sayarsak, ömür baharsız tükenir gider. Sevdiğinizi bulmak ya da bulduğumuzu sevmek tercihi en zor olan iki seçenektir bu sınavda... Boşuna akan ırmaklar mı var yüreğimizde, sebepsiz mi coşkun bir denizde maviye hasretliğimiz? Ufukta görünen o ki, mutluluk tek kişiliktir aslında. Karşımızdakinin çabasına ihtiyacı yoktur mutluluğun. Aşkın da sevdiğin kadar büyüktür, sevdiğin sürece meydan okur dünyaya. Hasretle beklenen gelmez hiçbir zaman, o hasreti yalnız tüketirsin. Karşılık bulmuyorsa sevda, umut değil, kendini hükümdar sanan köleler üretir, dönemezsin. Ama boşa geçmemiştir dolan vakit. Heba olan şiirlerin de değildir. Türkülerin diliyle yas tuttuğun geceler, sırdaşlığını hiç terk etmez. Kıymetini bilmediğin kır çiçekleri yeniden açar, o gül solarken. Ayrılanlar yıllar geçse de üstünden, hep aynı acıyı çeker. Ama yollar hiç bitmez. Sonuna geldiğin, zannettiğin yerler birer duraktır aslında. Ve sen yolculuğunu gönüllü olarak bitirmişsindir o durakta. Güneş hep geç kalırmış gibi gelir, sen bir havada mevsimlecaktır belki. Hep bir umutla beklenirken sevda habercisi, yüreğini teselli etmek de sana düşer. Her şeye rağmen ürkütmesin seni bu sevdanın ateşi. Her yangın önce başladığı yeri yakar. Sana küçük kendime büyük gelen yüreğimde, yıllar geçse de senin adın yazar. Ve bil ki sevdiğim, uslanmaz ruhum yaşadıkça seni sever, seni sevdikçe yaşar. |
benim hic yalandan sevdalarım olmadı sevdim seni ama yalan değildi bu gün cok kıskandım seni sanki o gülüsün birtek bana doğmadı!!! benim yalancı sevdalarım olmadı sever miydim acaba baskalarını? sevemezdim cünkü, benim yalancı sevdalarım olmadı kandım hep üc kurusluk seylere ama yalan söylemedim kendime bir elma şekerine bile kandım cünkü,benim yalancı sevdalarım olmadı cok sey mi diye sordum kendime istedigim cok sey miydi? yine de benim yalancı sevdalarım olmadı bir topum olsaydı,oynasaydım doyarak olmadı değil oldu ama, kapıdan cıktıgım anda her yer yoldu oynayamadım doya doya her yer doluydu cıldırtmak mıydı istedigin beni öylede oldu ter bastı önce,sonra nefesim kesildi başımsa her zaman ki gibi eğikti benimse sadece sevdam vardı yalandan seğildi sevdam ama hic hic inanmadın mı bana? kıskandım seni ama ne bir miğferim vardı,ne de kalkanım olsa da ne yarardı dayanırmıydı zannediyorsun? ama ben bunlara zaten gerek duymadım cünkü,benim yüregim vardı haaa!!! bir de benimse hic mi hic yalandan sevdalarım olmadı |
http://gulumsun.com/images/anasayfa/7px.gif .: Sana Seni YazıyOrum :. Güneşin başka iklimleri aydınlatmaya,başka gönülleri ısıtmaya gittiği şu saatlerde kağıdı,kalemi elime alıp,seninle dertleşmek,yalnızca sana yazmak ve yalnızca seni özlemek geliyor içimden.Sana yazmak.''Sana seni Yazmak'' Seni ve yüreğimde anlam bulan duyguları...Sana ait yüreğimin derinliklerinden kopup gelen artçı şokları anlatmak ve toprağı alnından öperken yağmur taneleri,tüm banliğimle sana yağmak istiyorum... Bu gece dudaklarımdan dökülen her kelimede sen varsın ve yine sen varsın yarım kalan sevdamın eksik taraflarında.Bomboş ve sessiz kaldırımlarda yürürken seni haykırıyorum sensizliğin inadına! Bu sensizlik gecesinde sevdamın en ücra köşelerine seni yazıyorum. Bu gece gene yağmur yağıyor.Yağmur yağıyor gönlümün sensizlikle yanan her yerine.Yağsın,yağsın ki saklasın sensizliğimde döktüğüm gözyaşlarımı!Ve yine saklasın sensiz geçen bomboş hayatı... İşte seni haykırıyorum sensizliğe alışamamış yüreğime,işte seni yazıyorum!!! Bu gece gene yağmur yağıyor.Senyoksun oysa biliyorum ve üşüyorum sensiz kaldığım saatlerde. Gözyaşlarımı efkarıma kattım bu gece. Sevdamı,umudumu ve seni kızgın bir sel gibi kalbime akıttım. Bu gece yağmurla beraber gözyaşlarım yağıyor ve ismini yazıyor sensizliğin acısı ile kıvranan kaldırımlara.Süzülen her damlada sen vardın ve yine sen vardın gecenin en karanlık anında. o,doya doya bakamadığım gözlerin,gözlerimin içine bir kez daha değseydi ve tebessümünden bir gül açsaydı yanaklarında,yetmez miydi? Bir bakışın bir ömüre değmez miydi? İsmini kazıdığım kaldırımlara sanki sen yağıyorsun yağmurla birlikte ve sevgin yağıyor yüreğime...Yalnız ve bomboş odamda sen varsın hala.Hala sensizliğim duruyor yanı başımda... Bu gece gözyaşlarım yağıyor sensizliğimle birlikte kaldırımlara.Seni arıyorum,erimekteyim...Karanlık geceye inat ay gökyüzünde... Ve gökyüzü yüreğimde....... |
bir adın kalmalı geriye bütün kırılmış şeylerin nihayetinde aynaların ardında sır yalnızlığın peşinde kuvvet evet nihayet bir adın kalmalı geriye bir de o kahreden gurbet sen say ki ben hiç ağlamadım hiç ateşe tutmadım yüreğimi geceleri, koynuma almadım ihaneti ve say ki bütün şiirler gözlerini bütün şarkılar saçlarını söylemedi hele nihavent hele buselik hiç geçmedi fikrimden ve hiç gitmedi bir topak kan gibi adın içimin nehirlerinden evet yangın evet salaş yalvarmanın korkusunda talan evet kaybetmenin o zehirli buğusu evet nisyan evet kahrolmuş sayfaların arasında adın sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı bu sevda biraz nadan biraz da hıçkırık tadı pencere önü menekşelerinde her akşam dağlar sonra oynadı yerinden ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca sen say ki yerin dibine geçti geçmeyesi sevdam ve ben seni sevdiğim zaman bu şehre yağmurlar yağdı yani ben seni sevdiğim zaman ayrılık kurşun kadar ağır gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın yine de bir adın kalmalı geriye bütün kırılmış şeylerin nihayetinde aynaların ardında sır yalnızlığın peşinde kuvvet evet nihayet bir adın kalmalı geriye bir de o kahreden gurbet beni affet Kaybetmek için erken, sevmek için çok geç |
Bir Aşk Hikayesi.. Güneşin olmak isterdim senin. Hatta gün ışığın. Hatta sabah yüzüne vuran ilk ışık olmak isterdim. Işığın olmak isterdim senin. Sabah uyandığında ilk beni görmeni, gülümsemeni isterdim. Perdelerin arasından sızmayı başarmış gün ışığı gibi gelip göz bebeğine girmek isterdim. Sonra kendimi görmek isterdim göz bebeğinde, gözbebeğin olup. Göz bebeğindeki ışık olmak isterdim… Sızmak isterdim tüm sıcaklığım ve sevgimle kalbine. Bir anda ısıtmak isterdim seni. Sıcaklığın olmak isterdim. Buz tutmuş hiçbir zerren kalmasın isterdim. Öyle sızmak isterdim ki her çatlaktan içeri gireyim, yayılayım bir anda. Seni ısıtan sıcaklık olmak isterdim… Bir gülümseme olmak isterdim yüzüne yayılan. Sen istemesen de gelip yüzüne yapışan bir gülümseme. Işık gibi bir anda tüm yüzünü aydınlatan bir gülümseme olmak isterdim. Çimlere yayılmış bir beden olmanı isterdim. Şöyle sırtüstü uzanmış, kollarını açmış , gökteki bulutları kucaklayan bir beden. Burnuna mis gibi toprak kokusu gelirken sen gülümseyesin istiyorum yaşama. Sonra bulutların arasından sızan güneş ışığın olmak isterdim yine. Sızıp sevincin olmak isterdim… Dudağının kenarındaki alaycı kıvrım olmak isterdim. Yaşamla dalga geçen alaycı kıvrım. Öyle bir kıvrım ki yaşam sana dokunamasın, seni örseleyemesin senden korkusundan. Dudağının kıvrımındaki ışık olmak isterdim. Çabucak sende olmak için, ışık olmak isterdim… Ellerinle topladığın kır çiçekleri olmak isterdim. Tek tek, özenle toplayıp, pencerenin önündeki vazona koyduğun, gün boyu kokladığın, sevgiyle baktığın kır çiçekleri olmak isterdim. Çiçeklerden yansıyan renk olmak isterdim sonra. Yüzüne canlılık veren renk. Rengin olmak isterdim senin… Kahkahan olmak isterdim. Ağzından çıkan kocaman bir kahkaha olmak. Düşünmeden, kontrolsüz, ansızın, gürültülü, günler boyu süren bir kahkaha. Neş’en olmak isterdim senin. Hiç bitmeyen neş’en… Sen olmak isterdim. Işığın gibi sen olmak isterdim. Sende bir sen olmak, benden bir sen olmak isterdim. Hayat ışığın olmak isterdim, hep hayattar olasın diye. Benimle hayat bulasın diye, hep sende olayım diye ışık olmak isterdim. Işığın olmak isterdim… Senin ışığın olmak isterdim… |
Seni her özlediğimde sevgilim, Gökyüzüne bakıyorum; Göğün mavisinde gözlerini görüyorum çünkü. Seni her özlediğimde bir tanem, Denizlere bakıyorum. Ufuğa bakınca mucizeni görüyorum çünkü. Seni her özlediğimde bir tanem, Kuşlara bakıyorum. O kanatlardaki özgürlüğünü görüyorum çünkü. Ve aşkım, seni her özlediğimde, Adında isyan ediyorum. Seni özlemek istemiyorum ben, Ben seni yaşamak istiyorum, Seni her özlediğimde sana bakmak istiyorum Ve seni sende görmek sadece |
Düşünmeden Gel diyorsan İçimde yılların özlemi dolu Öyle umutsuz , öyle acı ki Çökmüş gönlümün ta derinliklerine Alabildiğine karanlık , alabildiğine sonsuz Gel diyorsun düşünmeden Oysa , Kalbimde saplanmış bir hançer var Damla damla eritiyor gönlümü Almış götürmüş umutlarımı deryaya Alabildiğine hızlı , alabildiğine bulanık Gel diyorsun düşünmeden , Oysa , Aydınlıklar ortasında kör gibiyim Sana giden yol hangisi seçemiyorum Bir kor gibiyim alevler içersinde Yanıyor , yanıyor gönlüm alabildiğine alevli |
Ve susmak Bir denizin çekildiği Bir rüzgarın kesildiği Anlaşılınca Boştur konuşmak İlk iskele Kurtuluş Yanaşılınca Ne selam, ne veda Felaket bir vapur Çık hemen Bir yağmur serin, ince. |
sensizlik, geç kalmışlığın esmer denizinde yol alırken fırtınaya yenilmiş batık bir yelkenli sensizlik, veda sözcüklerini esirgeyerek yüreğimden kopup giden son ayrılık treni sensizlik, deniz dibindekileri merak ederken yakalandığım zamansız bir tsunami sensizlik, içinden sel çıkaran yağmurlardan kaçarken bir ağaç kovuğunda terkedilmişliğin bedeni sensizlik, kapısız penceresiz kırklı yaşlara koşulsuz teslimiyetimin mühürlü belgesi |
| Saat: 04:24 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık