![]() |
BİR GECE ANSIZIN GELEBİLİRİM.. Bu kadar yürekten çağırma beni! Bir gece ansızın gelebilirim. Beni bekliyorsan, uyumamışsan, Sevinçten kapında ölebilirim. Belki de hayata yeni başlarım, İçimde küllenen kor alevlenir, Bakarsın hiç gitmem kölen olurum, Belki de seversin beni kim bilir. Kal dersen, dağlarca severim seni, Bir deniz olurum ayaklarında, Aşk bu özleyiş bu, hiç belli olmaz, Kalbim duruverir dudaklarında. Ya da unuturum kim olduğumu, Hatırlamam belki adımı bile, Belki de çıldırır, deli olurum, Sana kavuşmanın heyacanıyla... Aşk bu, bilinir mi nereye varır, Ne durdurur özlemini, seveni... Bakarsın ansızın gelebilirim, Bu kadar yürekten çağırma beni. Ümit Yaşar Oğuzcan |
GÜZELLİĞİN ON PARA ETMEZ Güzelliğin on par'etmez Bu bendeki aşk olmasa Eğlenecek yer bulaman Gönlümdeki köşk olmasa Tabirin sığmaz kaleme Derdin dermandır yareme İsmin yayılmaz aleme Aşıklarda meşk olmasa Kim okurdu kim yazardı Bu düğümü kim çözerdi Koyun kurt ile gezerdi Fikir başka başk'olmasa Güzel yüzün görülmezdi Bu aşk bende dirilmezdi Güle kıymet verilmezdi Aşık ve maşuk olmasa Senden aldım bu feryadı Bu imiş dünyanın tadı Anılmazdı VEYSEL adı O sana aşık olmasa. Aşık Veysel Şatıroğlu |
Günah Bile bile günah bu Ama ask gözlerinde yakar beni Canim ceker seni sevmeyi Bazen inceldigi yere Bazen de kiyamete kadardir sevgi Yasak Bile bile yasak bu Ama ask kollarinla sarar beni Daha cok severim seninle gülmeyi Bazen susup kenara cekilir Bazen de isyan eder, bu yürek deli Yanlis Göz göre göre yanlis bu Ama ask tutsak eder beni yüreginde Kacipta gidemem hicbir yere Bazen düsünüp vazgecerim seni sevmekten Bazen de derim ki kendime Bu ask ölümüne |
Bilmiyorum ne halde oldugumu, perisanliktayim Hic olmaz bir rüya benimkisi, adi mutluluk istemiyorum savasmayi, savasmaya gücüm yok artik ben hak etmiyorum benim yasantim olmayacak hayallerim mutluluk hayal olarak kalacak her zaman yanildim, bu hayatta hep ben yanildim ugrasmak caba etmek bosuna son cabami son savasimi sana verdim sevilmek icin sevmek icin sevdim ama nafile yasamak istemiyorum yakinlasiyor karanliklar hissediyorum yoksunum herseyden yoksun bir yetimim yasamak istemeyen bir acizim istemem artik hic bir seyleri istemem yarinlari, bu günleri yalniz yapayanlizim ben ______________________________________________- Ebru Ünver |
Sıcak bir kış Saçlarını gittikçe kısalttığın günlerde Sen söylemiştin bu sözleri unutmadım -Her aşk bir ayrılık gizler, ayrılıklarsa Bir merhabanın sıcaklığını taşır kendisinde Kalıcı olan hiçbir şey yok diyordun An’lar var yalnız ömrü karşılayan Şimdi sımsıcak bir kar yağıyor yine Yüreğimin üstüne yağıyor hiç durmadan Ellerin nasıl da üşüyor, bozacının Karlı sesi doluyorken odamıza Hava gittikçe kirleniyor bu kentte Ve aralıksız kar yağıyor kar yağıyor Kar ayrılık hüznüdür ve ne çok |
Bir gecenin vaktinde beklenen Çöken karanlığın hüznüdür paniklenen O Saat’ e yağan yağmurun sesidir, akan Esen rüzgârın çığlığıdır duyulan Çevirsem gece karanlığında defter yaprağını Sesinden başka olmaz bana gelen Dalsam da titreyen saat yelkovanına Bekleme gelmez, uzağın yakının olsa da Yatığım yerin değeri anlaşılmasa Üşüse bir tek ayak parmağım da İliklerime kadar his etsem de Ne anlamı olur sen olmayınca Geceye kimsesizliğimin hüznü iz bıraksa, Fark etmez her yer benim için yalnız. Sen olmasan da yanımda ne anlamı var. Kimsesiz bir tek başıma, ben ve gözyaşım Mehmet Salih Aparı |
İSTANBUL'U DİNLİYORUM İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı Önce hafiften bir rüzgar esiyor; Yavaş yavaş sallanıyor Yapraklar, ağaçlarda; Uzaklarda, çok uzaklarda, Sucuların hiç durmayan çıngırakları İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Kuşlar geçiyor, derken; Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık. Ağlar çekiliyor dalyanlarda; Bir kadının suya değiyor ayakları; İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Serin serin Kapalıçarşı Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa Güvercin dolu avlular Çekic sesleri geliyor doklardan Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları; İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Başımda eski alemlerin sarhoşluğu Loş kayıkhaneleriyle bir yalı; Dinmiş lodosların uğultusu içinde İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Bir yosma geçiyor kaldırımdan; Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar. Birsey düşüyor elinden yere; Bir gül olmalı; İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Bir kuş çırpınıyor eteklerinde; Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum; Dudaklarin ıslak mı, değil mi, biliyorum; Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından Kalbinin vuruşundan anlıyorum; İstanbul'u dinliyorum. Orhan VELİ KANIK |
Bir Umut Şiiri Uzun zamandan sonra Sakin bir şekilde uyandı bu sabah mavi gök Havada moral bozucu bir ağırlık var, Çok soğuk... Ama güneş bu soğuğa inat Bulutların en tepesinde... İlk defa bugün geç kalktım yatağımdan... Kuşlar yine işbaşında, Eskiden onlarla beraber ağlardım Şimdi ise, Onların şarkılarıyla uyandım... Aydınlıktan nefret ederim... Geceler benim dert ortağım olduğu için Karanlığı daha çok severim... Bu sabah Ağaçların hepsi kollarını evime doğru uzatmış Nerden biliyorlar güneşi sevmediğimi... Güzelce bir elimi yüzümü yıkadım... Gözlerimde hiç çapak yok Demek ki dün gece hiç ağlamamışım... Boğazım çok kuru, Hemen mutfağa yöneldim Kendime şöyle güzel bir kahve koyayım Şaşırıyorum bir anda, Bu sefer yürürken sendelemiyorum Başım da ağrımıyor Demek ki dün gece hiç içmemişim... Kahvaltımı kendim hazırladım... Çayı hiç sevmem ama Eskiden hep çay demlerdim Bu sefer demlemedim... Neden bilmiyorum... Ne bağırış çağırış var Ne de gönül kıran kötü sözler Hafiften esen rüzgar Ve onun yüzüme vurduğu sessizlik Demek ki dün gece kendi kendime konuşmuşum Kendimi iyi hissediyorum... Aynanın karşısına geçtim Biraz uzamış sakalların ardındaki surat Bu defa hiç yabancı değil Ne kurumuş kan var Ne de yara... Bu adam benim galiba... Demek ki dün gece kendimi hiç hırpalamamışım... Hiç bir eksiklik hissetmiyorum sanki Birileri hafızamı bavula koyup çöpe atmış gibi Yatağımı toplarken farkettim... Biri daha yatıyordu sanırım burda Yok yok! .... Ölümle yaşam arasında kaybolmuşum Kalbimde ağrı hissetmiyorum... Demek ki dün ayrılık sonrası Umutla uyumuşum... Berkan Aytekin |
Gök yırtılırdı Ve kendi kaderimizde yalnızdık Küçük adımlarla büyürdü acılarımız Ufalırdık iklimlerimizde Söküklerimizden işlerdi soğuk rüzgârlar Tenimizden boşalırdık gizlice Sarhoştuk içimizde Yalnızlıktı kadehimizde duran Kendi günâhlarımızı içerdik Tükenirdi zaman Gitmeye imkân kalmazdı Bir yudum daha içerdik son nefesinde ömrümüzün Şükrü Uyar |
SERENAT Yeşil pencerenden bir gül at bana Işıklarla dolsun kalbimin içi, Geldim işte mevsim gibi kapına. Gözlerimde bulut, saçlarımda çiy. Açılan bir gülsün sen yaprak yaprak Ben aşkımla bahar getirdim sana, Tozlu yollarından geçtiğim uzak İklimden şarkılar getirdim sana. Şeffaf damlalarla titreyen ağır Goncanın altında bükülmüş her sak; Senin için dallardan süzülen ıtır, Senin için, yasemin, karanfil, zambak. Bir kuş sesi gelir dudaklarından, Gözlerin gönlümde açan nergisler, Düşen bir öpüştür dudaklarından Mor akasyalarda ürperen seher. Pencerenden bir gül attığın zaman Işıklarla dolacak kalbimin içi. Geçiyorum mevsim gibi kapından Gözlerimde bulut, saçlarımda çiy. Ahmet Muhip DRANAS |
| Saat: 08:11 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık