MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -1- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/333-siir-nehri-1-arsiv.html)

AreX 21 Ağustos 2006 20:26

[flash=http://img428.imageshack.us/img428/1638/bylebirsevgitf7.swf]width=650 height=500[/flash]


Misafir 21 Ağustos 2006 20:30

SUS
Hiç açma ağzını,
Tek kelime söyleme..
Haram edeceksen baharımı,yazımı,
Dindiremeyeceksen sızımı,
Hiç bir şey söyleme..
Sus..!
Küstüreceksen hayatıma beni..
Umutlarımı,hülyalarımı
Yok edeceksen eğer;
Hiç konuşma..!

Boşaltmaksa maksadın
Nefretine bulanmış sintineni,
Sus..!
Kirletmekse niyetin
Mavi dünyamı,
Sanma ki buna değer..
Dilimden düşürmediğim adın
En pak yanım..
Sus,birşey söyleme..!

Ben bazen dalgalanırım böyle.
Büyütürüm uçsuz bucaksız deryamda,
Küçücük çırpıntılarımı.
Çarşaf gibi asude görünsem de öyle,
Bilemezsin,
Hangi fırtınalar var dünyamda.
Bilemezsin.!
Ne deli girdaplara gebe,
Dip akıntılarımı..

Tek kelime söyleme..!
Sus..!
Sende kalkamazsın o zaman altından..
Deprem görmüş dalgalarımla başedemezsin.
Bin yıllık nakışı,
Bir gecede işlerim falezlerine..
İsyanımın deli akışı,
Bir gecede indirir seni tahtından.
Ne inşa ettiğin devasa dalgakıran
Ne de beni hapsettiğin o derin zindan
Sığınacak yer olur sana..

Hiç bir şey söyleme..!
Tek söz etme istersen!

'Hiç Sevmedim'
'Seni Hiç Sevmedim' diyeceksen..


TheGrudge 21 Ağustos 2006 20:30

ÖMRÜM ÖMRÜM
http://www.e-sehir.com/siirler/images/503bar.gif

mum yanar
mum ışıldar
kendileri yoktur gölgeleri oluşur
ferinden korkulsa da rahmetin
yenilmez toprağa can katmanın kudreti
bir ömre kaç hayat sığar
görülecektir....
mum aydınlar
mum sınar
ayrılık acısı kadar seversin
ve sevmenin coşkusu kadar koyar insana
aşk sözlüğünden ayrılmak

mum yaralanır
mum sürer
kem göz sahibini sürükler
son çağındır artık
fitil kokar
gövdende birikir
senden eriyen parçalar

mum biter
mum söner dibine hayatın
işte yaşadım dediğin
bir mum ömrüdür

eren
ve
eriten kendini....


Misafir 21 Ağustos 2006 20:37

Kaç gündür seni seviyorum ları biriktiriyorum
Belki farkında değilsin ruhumun güzelliğinden
Senden soğuduğumu düşünüp kendine eziyet ediyorsun
Telefonda yüzünü görmeden söylemeye
Gözlerine bakmadan dilime dökülmesine
Gönlüm razı olmuyor bir tanem
Sarılarak bedenimi yaslayım göğsüne
Haykırmak istiyorum çığlıklarla
İşte bak ne diyorum dinle
Seni çok seviyorum
Kokuşmuşluğun ve sahteliğin yaşandığı
Doğallıktan ve kişilikten uzak
Bir tek sen varsın olamam senden uzak
Unutmayasın diye her gün kulağına eğilip
Hıçkırırcasına seni seviyorum demeyi
Kalbine mühür olsun diye
İstiyorum ölene kadar yalnız seni sevmeyi
Sana ilgim kalmadı sanma sakın
Mahmurluğumdandır düzelirim inan çok yakın
Senden vazgeçmeyeceğimi bilmesen de
İnan aşkım seni çok seviyorum


TheGrudge 21 Ağustos 2006 20:45







Yanarmış yürek böyle
Islak bir yeşil sebebiyle
Kaçarmış insan kendinden
Nereye gittiğini bilmeden
Ağlarmış gizlice
Kurumuş toprağı ıslata ıslata
Severmiş de sevilmezmiş
Yalan da olsa gülermiş
Sebebini bilmeden




Misafir 21 Ağustos 2006 21:00

CAN YOLDAŞI
Sen hürriyetin türkülerin kızı
Sen sıcaklığı kanımın
Şu koskoca dünya üzerinde
Yoldaşı kimsesiz canımın

İşte gözgöze geldik bu akşam
İnandım aşılırmış Kaf dağları da
Kollarında bakir toprak lezzeti
Yanıyorsun bir damla ter kadar güzel

Sarışın tarlaları mı kucaklamışım ben
Ne bu çiçek kokusu ekin kokusu
Deli bir rüzgâr geçiyor gönlümden
Yıldızlar ışıyor gözlerin gibi

Böyle konuştukça avucun sıcak sıcak
Karşımda ıslak dudaklar titrer
Başım üstünde yeni doğmuş ay
Altın tınazlar gibi savrulur içim



TheGrudge 21 Ağustos 2006 21:09


Ilık bir su gibidir içimde yalnızlığım,
Yalnızlığım, ruhumda uzak bir ses gibidir.
Her sabah ufuklardan mavi şarkılar gelir,
Ve her sabah ürperir içimde yalnızlığım

Güneşim aydan sarı, yarınım dünden zorsa,
Sarsın artık ömrümü tunç kandillerin isi
Üşüyen ellerimden tutmalıydı birisi,
Eğer benim gözlerim onları görmüyorsa.

Bir camın arkasında açılıyor güllerim,
Havuzum pırıl pırıl... yıkar bakışlarımı.
İşler temiz ziyalar suya nakışlarımı;
Ruhumun dünyasından eser tahayyüllerim

Rüya rüzgarlarında bir yaprak yalnızlığım
Düşüncem bir neydir ki ürperir perde perde
Belki bu mısralarım esecek gönüllerde
Fakat herkese uzak kalacak,yalnızlığım.


Mystic@L 21 Ağustos 2006 21:13

Senin için mi yaratıldım?
Yoksa acı çekmek içinmi?
Neden bu ellerin titrekliği,bu bedenin sarsılması?
Bu yüreğin sana bağlılığı?
Seni sevmek için yaratıldım yoksa ben?
Sana kul olmak için mi?
Neden bu bedenin hep seni istemesi?
Bu kalbin seni bu kadar sevmesi neden?
Seni her görüşümde ölüp dirilmem neden?
Seni herşeyden kudretli görmem neden?
Sana taptığım neden?
Allah'ım senmisin yoksa?
Neden sadece senin için yaşıyorum neden?
Kul kul'a tapmaz sana kulluk yaptığım neden?
Sen sende beni seviyormusun seni sevdiğim gibi
Titriyormu ellerin,sarsılıyormu bedenin
Gözlerin yaşla doluyormu beni her görüşünde
İçine bir sancı düşüyormu ölmeyi istiyormusun beni görünce?
Geceleri ağlıyormusun sende benim gibi?
Lanet yağdırıyormusun bensiz kalacağını düşününce?
Neden sen neden seni bu kadar çok seviyorum neden
Senin içinmi yaratıldım senmi yarattın beni kul'un olarak
Neden öl dediğin zaman hayır diyemiyorum neden sensiz yapamıyorum neden
Senin içinmi yaratıldım yoksa?...


TheGrudge 21 Ağustos 2006 21:20

DENİZ FENERİ
http://www.e-sehir.com/siirler/images/503bar.gif

Uzanmış koca burun açık denize doğru,
Lacivert ve gri gecenin değerinde.
Karanlıkla başlar bir dünya sevgisi,
Deniz feneri parlar,
Talihe aldırmadan kayalar üzerinde.

Bulutlar birleşir alaca düzlüklerde,
Çöker uzak limanlardan bir sis.
Bir sıkıntı başlar karanlığında kaderin,
Bildirir, yanınca yanınca,
Ömrün neresindesiniz, aşkın neresindesiniz?

Yüreğin mi daralıyor, yıldız ışığında,
Bırak anılar gitsin biraz daha geri.
Ruhu götürmeden vakit yürüyebilir,
Düşün nasıl durmuş sabırla yüzlerce yıl,
Hep bu benekte bu deniz feneri.

Bak deniz savaşlarına, yaşlı korsanlara,
Uçan dalgalara, uyuyan rüzgara bakmış,
Bir tek göz kadar kara ve mavi,
Enginle boş,
Kısmetsiz balıkçılara bakmış.

Saçlarında tuz kokan, ölü kokan bir serinlik,
Yüzünde bir fırtına tadı.
Durursun yorgun, umutsuz,
Birden bir daha yanıp söner, sevinçle titrersin,
Bir şey, belki de yaşaman uzadı.


Misafir 21 Ağustos 2006 21:36

SIRÇA MARTI


Bak, acı çekiyor.
Günün karşısında
kar kadar suskun
ipek üzerine çizilmiş
sırçadan çan
olağandışı bir hüzünle
yaşamı bağlıyor
ölümü de gökkuşağıyla:
Düşümü de değiştiriyor
çok yabancı bir şeye.


Geceleri garip yankılarda düşünüyorum
görüyorum düşüncelerimi de
Gündüzler ruhunun silikliğini çiziyor
suda günah çıkartıyorum.


Titreyiş kuşu, yok oluşumuzun
aynı anda birleştirdi bizi.





Saat: 05:49

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık