![]() |
Gittiğine inanmak istemezki gözlerim Mademki gitmedin ne bu gözyaşları derse biri ne cevap veriririm Dudaklarımı ıslatan yağmur bir daha yağsa nasıl yalnız ıslanırım Giderken hiç düşünmedin mi? Sabah odama gelse güneş sensiz nasıl uyanırım Hep korktuğumuz ölüm hani ikimizi birden götürecekti Şimdi gelse tutsa kolumdan ben nasıl giderim...! ! ! |
Adını anmak güzeldi, dost ağızlarda sana dair cümlelerin ıslatılması... Adını anmak... Yüksek sesle, kimsesiz gecelerin düşsel avuntularına sırt çevirip senden söz açmak... Biraz gülünç, biraz sitemkar... güzeldi... Adının Türkçedeki yankısı özeldi... Seninle yoğurt yemek, kendi Kanlıcanlı, Sülalesi Kandilli yoğurtçunun mekanında... Denize amors durup, yüzüne cepheden bakmak güneşli bir mavilikte.... güzeldi.. İpe sapa konuşlanmaz bahanelerle elini tutmak, yüzünde Yüzyıllık bir hasreti gidermek güzeldi... Güzeldi'li geçmiş zamanları düşünüyorum şimdi... Cümlelerimiz öznesiz...Umursayan yok, Kanlıca'daki yoğurdu... ve eşikteki öpücük, tarih bilinci olmayan bir aşkın mührüdür artık... |
Savruk zamana harcanan yıllarım Dağıttığınız hayatım adına Biraz mola lütfen Yüzleşecek cesaretteyim artık kendimle Gözlerimde hala iki damla yaş varken Bırak beni Bırak Yıkayayım geçmişimi Acıların boyadığı aynada Bitsin korkaklığım Dilersen çekil bir kenara ve seyret Belki de son dokunuşum bu Bırak kimsesiz çocukluğumun Gözleriyle seyredeyim kendimi Esirgediğin gülüşlerin hatırına Katlettiğin umutlarım hatırına Azat et beni ne olur unut Hazır ay düşmüşken ayaklarıma Bırak göz göze geleyim Yanık tenli acizliğimle Ve söveyim gelmişini geçmişini Tekme tokat girişeyim Bulabildiğim her şeye Soyunayım tenime kazıdığın inançsızlıktan Ruhum yorgun Oksitlenmiş iskeletimden Bir an kaçırsan bakışlarını üzerimden Yakacağım geçmişimi Ve küllerini karıştırıp terimle Sıvayacağım bencilliğine Ölüm alnımdan öpmeden önce Sihirli bir aydınlık oluşacak yarınlarda Ayağa kalkacak diz kırmış yangınlarım Sahile vuracak gurbetteki tüm düşler Ve tek tek toplayacağım ötelenmiş hazları İşte yaşanmamış ne varsa Tüm içtenliğimle anlattım sana Ne olur Daha fazla kendimi özlettirme bana Yoruldum kendimi inkardan . |
Kurduğum Düşlerden Kaçak türküler var Kendimden saklayamadığım Hançer hançer yüreğimi delen İçimde bir karanlık Ve bu karanlıkta Genzimde bir yağmur yağıyor. Gözlerimde ırmak Dudakların ruhuma dokunuyor Peltek peltek vuruyorsun yüreğime Gün ayazında bir mum ışığı Ve bu ayazda Yaşamım Yarınlarında yok oluyor. İşte bu son durak Yalın ayak düşlerde salınan ölümümle Koşmak istiyorum Doğruları söyleyen bedenim İnsanların kamburu olmuş Cebimde boş kovan dedikleri Karanfil tohumları Sallanıyorum afişlerimde Kurduğum düşlerden Karanfil karanfil kan akıyor. |
Sahipsiz gönlümü almak istemezmisin. Hissetmek istemez misin sevgimi Yazmışım seni her parçama Sigaramın her nefesinde Aldığım her nefeste Kokladığım her çiçekte Bütün hayalimde sen varsın Sanki her zaman benimlesin Ne olur hep yanımda olsan Sevginden birazcık tatsam Rüzgar getiriyordu kokunu bana Kuşlardan alıyordum haberini Uzak kalma benden Diz çökmüş bekliyorum seni Zamanın içinde kaybolmuş gibisin sanki Yıldızlara sordum, ağaçlara sordum Taslara sordum ve kuşlara sordum Dediler ki o gelmez sana Sormaz olaydım. Bütün umutlarım yıkıldı bir anda Gecelerin karanlığında kayboldum. Artik aydınlatmıyordu yıldızlar yolumu Bulamıyordum kaybettiğim umutlarımı Sevginle büyüttüğüm çiçekler Soldular birer birer. Susamışlardı onlar da sana En az benim susadığım kadar. |
Aşkımız iki gözlüklünün öpüşme çabasıydı; gözlükleri çıkarmak hiç aklımıza gelmedi. Hiç düşündün mü belki Belki, eline en yakışan takı benim elim. Belki de en belli olacak yalan, benim söylediğim... Belki sen ve belki ben... Yoksulluk, kirden rengi tanınmayan bir beyaz tutsaklık... İnsan kendine iltica edebilir mi? Ölü olarak ele geçiriliyor en sıcak insan sözleri.. Ve hüznüm bir kamu morgunda işe başladı. |
nasılda inanmışım senin aşkına nasıl aldandım şeytani bakışlarına sen denizin ılık rüzgarıyla bana gelen sen nasıl oynarsın duygularımla hatırlarmısın ilk tanıştığımız günü hatırlarmısın martıların şarkılarını, hatırlarmısın dalgaların kıyıya aşk şarkıları fısıldadığı zamanı, nasılda başladı herşey bir anda sahile girdiğim anda fark ettim eşsiz güzelliğini hani göz göze geldiğimiz an işte sende beni beğendin samıştım şimdi anladım ne kadar yanılmışım aynada göremiyorum artık kendimi kaybettim bu bendeki benliği nerden bilirdim seninde vefasız çıkabileceğini unutmam kalay olmadı inan seni -benim Allahtan tek dileğim sende sev sende sevki sevilmeden sevmenin gör bedelini- |
Kurudu Göz Pınarlarım Kurudu göz pınarlarım, Kan çanagına döndü ağlamaktan. Her zaman gülerdi oysa ki gözlerim. Neden çıkardı ki karşıma seni kaderim? Bu halimi görüpte hiç mi sızlamaz yüreğin? Delik deşik artık uykularım. Sensiz her rüya kabus bana. Gecem de günüm de hep kapkara. Yazlarım,baharlarım döndü kışlara. Yaşadığım her an zulüm, Sensiz her gün ölüm bana, Aldığım her nefes haram, Seni unutturamayan zaman düşman bana. Ne güneş, ne de ateş Hiç birşey ısıtmıyor artık içimi Ne ayazlar, ne de geceler Hiç birşey üşütmüyor artık beni Bir tek senin hasretin yakıyor, Bir tek senin adın titretiyor içimi. |
Ellerine hasret ellerim, Yapayalnız... Yüreğine hasret yüreğim, Çaresiz... Gözlerine hasret gözlerim, Üzgün... Sesine hasret günlerim, Bomboş... Sevgine hasret benliğim, Sana hasret... |
Küskün şu anda yanımda dalgalar var bostancı bana gülüyor, adalarsa sırt çevirmiş bana Beni istemiyorlar artık rakımı içtim sarhoşum Anadolu yakası bana küsmüş Beyoğlu’na kaçtım oda Kadıköy’le ittifak etmiş istemiyorlar beni ne beni nede sevgimi nede biricik aşkımı yollar suskun sanki matem var ayak bastığım yerler çürüyor Îstanbul’da bir kin bir nefret var soruyorum İstanbul’a sevdiğim boğaza nedendir bu küslük niçindir bu küskün dediler sen kızmışsın bize gölge etmedik ki senin gölgene nedendir bu kızgınlık içindeki bu karanlık bize hissettirdiğin dargınlık başladım anlatmaya Beyoğlu! her taşın bana yük oldu bostancı! dalgaların bana kırbaç oldu boğaz! seni ise kıskandım adalar!beni hiç duymadınız ki yere göğe koyamadım aşkımı anlayacağın sen bana aşkımı koyacak yer bırakmadın istanbul ben niye kızmayayım sana |
| Saat: 08:23 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık