![]() |
YüReĞiMdE tAşIyOrUm Biliyorum sende beni Seviyorsun çoktan beri İnan her zaman ben seni Yüreğimde taşıyorum Sevilecek bu dünyada Bir şey varsa oda sensin Öyle güzelsin ki yavrum Yüreğimde taşıyorum Öyle bir iz bıraktın ki Unutmak seni imkansız Öyle güzelsin ki seni Yüreğimde taşıyorum Şeref Köşker |
Yıllardan sonra Bu akşam ilk defa Anılar içinde Başbaşayız seninle Yıllanmış mektuplar Sararmış resimler Hepsi de birer birer Gözyaşlarım gibiler Dokunmayın bu akşam Gözyaşıyla doluyum Artık resimlerde kalmış Bir sevdanın kuluyum Hayır... ben değilim Ben olamam yanındaki Hayır... ben değilim Yanıbaşındaki... Böylesine dopdoluyken Bugün gözlerim Nasıl da gülmüşüm Şu resimlerdeki gibi İçimden geliyor, Herşeyi yakıp yıkmak Ne bir mektup, ne bir resim Hiçbirşey bırakmamak Bu akşam sana ait Ne varsa yakacağım Anılarla beraber Ben de yok olacağım İ.İrem Ben Değilim |
Ben Ölürsem Akşamüstü Ölürüm Ben ölürsem akşamüstü ölürüm Şehre simsiyah bir kar yağar Yollar kalbimle örtülür Parmaklarımın arasından Gecenin geldiğini görürüm Ben ölürsem akşamüstü ölürüm Çocuklar sinemaya gider Yüzümü bir çiçeğe gömüp Ağlamak gibi isterim Derinden bir tren geçer Ben ölürsem akşamüstü ölürüm Alıp başımı gitmek isterim Bir akşam bir kente girerim Kayısı ağaçları arasından Gidip denize bakarım Bir tiyatro seyrederim Ben ölürsem akşamüstü ölürüm Uzaktan bir bulut geçer Karanlık bir çocukluk bulutu Gerçeküstücü bir ressam Dünyayı değiştirmeye başlar Kuş sesleri, haykırışlar Denizin ve kırların Rengi birbirine karışır Sana bir şiir getiririm Sözler rüyamdan fışkırır Dünya bölümlere ayrılır Birinde bir pazar sabahı Birinde bir gökyüzü Birinde sararmış yapraklar Birinde bir adam Her şeye yeniden başlar Ataol Behramoğlu |
Hüzünlü pazar, beyaz meleklerin ilahiler söylediği Aşkın güzelce yıkandığı, sımsıkı kefenlendiği Yaz geçmiş, gelip çatmış bağbozumu vakti Genç kızların mutluluğu bir mevsim daha ertelediği Hüzünlü pazar, geçmiş pazarların anısıyla kavuniçi Çocukların hep kursaklarında kalan sevinci Ataol Behramoğlu |
Dostları olmalı insanın, Aynen gemilerin limanlari gibi Zaman zaman uğradığın Yükünü boşalttığın Dalgalar dininceye kadar beklediğin koynunda Sonra açık denizlere uğurlamalı seni, Geri döneceğin günü bekleme umuduyla Bazen rüzgara o açmalı yelkenini Yanağına konan bir öpücüğün coşkusuyla Halatlarını çözmeli Seni çok ama çok özlemeli Dostları olmalı insanın, Ermiş, bilge, hayatı ezbere okuyabilen Düşünmediklerini düşündüren Seni bir cambaz ipinde güvenle tutabilen Gerektiginde senin için ateşi yutabilen Yolunu ısıtan ustan olmalı, Şekillendirmeyi öğretmeli hayatın çömleğini Sana verebilmeli soğuk bir kış gününde Üzerindeki tek gömleğini. (alıntı) |
|
Ben Aşkı Ölümsüz Bilenlerdenim İstemem sevgili yüzüme gülme Eğer ki sonunda ağlatacaksan İstemem sevgilim ümitler verme Sonunda dünyamı karartacaksan Ben aşkı ölümsüz bilenlerdenim Bir ömür boyunca sevenlerdenim Ellerin ellerime değmesin derim Eğer ki sonunda bırakacaksan Gönüle vurulmaz asla bir kilit Seveni öldürür kırılan bir ümit Sevgilim yanıma yaklaşmadan git Eğer ki sonunda ayrılacaksan Yoksa AŞK Olumsuz mu.. ( A.S.İ.dan) |
Yüreğim Gözlerinin Afişiyle Dolu Seni neden sevdiğimi sorguladığım akşam üstlerinde, Nedensiz cevapların anlamsızlığında buldum kendimi.. Baktım ellerime, Sonra gözlerime, Ağız birliği yapmış gibi Kimse bir şey söylemedi.. Kendime bile itiraf etmemiştim sevgimi.. Korktum ihanet duyar adını.. Korktum korkularım çalar kapımı.. Ve açar gururum, Kapanır aşkım.. Oysa yüreğim gözlerinin afişiyle doluydu.. Duvarlarında bağıra bağıra sloganlar. 'Seni seviyorumm..' Kızdığımda, Kırıldığımda, Bir hışımla söküp atmak istedim hepsini.. Kimbilir belki de istemedim Yani demem o ki; Öyle gizli Öyle saklı sevmişim ki seni Bana bile söylememişim..! Böyle sayıklayıp uyandığım sabahlarda, Yüzümü elimdeki izmarit kokularıyla yıkadım.. Sapsarı bir hüzün avuçlarımda, Hala bir yanım yarım, Ve birkezdaha sordum aynalara; Bu adam kaderim mi yoksa inadım? Dilek Eğri |
ay ışığına batmış karabiber ağaçları gümüş tozu gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar yaseminler unutulmuş tedirgin gülümser çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var çünkü ayrılık da sevdâya dahil çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili hiç bir anı tek başına yaşayamazlar her an ötekisiyle birlikte herşey onunla ilgili telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar gittikçe genişleyen yakılmış ot kokusu yıldızlar inanılmayacak bir irilikte yansımalar tutmuş bütün sâhili çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil çünkü ayrılık da sevdâya dahil çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili.. A.İlhan |
BİR KIŞ AKŞAMI İçeri sessiz, Eşiği taş yapar acı. Duru aydınlıkta,sofrada Ekmek,şarap parıltısı. Behçet NECATİGİL |
| Saat: 11:13 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık