![]() |
güzelsin dostum....güzelliğimiz insan, sevgimiz bitmeyen paylaşım, dostluğumuz aşikar, yaşam güzel güzel insanlar içinde, paylaşılıyor herşey elden ele, kuru bir sevgimi.!yada güzel bir paylaşımmı, paylaşmak güzeldir insan içinde, hüzünle yüzleşmek lazım, hayatı ve dostluğu birde kaybetiklerimizi anlamak için, güzeldir her nadide bir çiçek bir tutam bir nebze dostluk, kısaca sen varsan herşey güzeldir dostum, iyiki varsın. |
Kutsanmışım Ben Ayrılıklara Yalnızlık ham ayva gibi Çökünce boğazıma , Beni bile bırakıp Kaçmak istiyorsun. Benimsin diye Canan koydum adına Yüreğimi açtım Yakışır mı kaçmak canana Söz vermedin, Söz vermedim.. Sözümüz: Gözlerin derinliğinde kayboluştu.. Yanılsam da Öfkem geçmez sana Yine de bu, Akşam sefaları duruşun Dokunuyor be Canan Kıyamıyorum sana Et bedenden öte Benimsediğimsin.. Bu gitmeleri, kalmaları kabullenmek, Yufka düşer ruhuma... Var git, sen de git Kutsanmışım ben ayrılıklara |
Dem'dir Derin hasretim hicran oldu şu son demdir bir cihan ölgene feda ederim yağmur gibi gözyaşım soğuk nemdir eller bilmesin o gitti derim verseler elime zümrüt tahtı yarim yok sizindir derim koysalar önüme sultan bahtı benim derdim derindir derim... |
Vazgeçmesek Olmaz mı Kendine iyi bak" bir "veda" degil "elveda" cümlesidir, bir noktadır çoğu zaman. Üstelikde, o üç kelimeden çok daha fazlasını gizler içinde... Kendine iyi bak; “Bundan sonra ben yanında olmayacağım, olamayacağım. Sevdim seni bir zamanlar, hala da seviyorum ve benden sonra da mutlu olmanı istiyorum. Olurda bir gün dönersem geri, seni iyi bulmak istiyorum” un itirafıdır aslında... Gidenler, "Bitti" diyemedikleri için, kendine iyi bak derler. "Kırıldım ve affedemiyorum" diyemedikleri için kendine iyi bak derler. "Seni istemiyorum artık, hayatımdan çıkaracağım ama bil ki hiç unutmayacağım" diyemedikleri için kendine iyi bak derler. "Biliyorum çok canım yanacak ama bunu düşünmek bile istemiyorum şimdi” diyemedikleri için kendine iyi bak derler... Vicdanlarını rahatlatmak için kendine iyi bak derler. Çünkü o kan uzun süre akacaktır ve o yara asla kapanmayacaktır. Bilirler... Sen ki gözümdeki ışık, dudağımdaki tebessüm, içimdeki sevinçsisin... Sen ki yağmurum, gök kuşağım, yüreğimdeki çarpıntı, hayatımın neşesisin... Sen ki yolumu aydınlatan, dert ortağım, gönül yoldaşım, herşeyimsin... Kendine iyi bak deme bana. Nokta koyma. Keşke böyle yaşanmasaydı, keşke affedebilsen beni ve keşke ben de affedebilsem seni.. Keşke döndürebilsek zamanı geriye. Keşke bugünkü aklımızla yaşasak sil baştan her şeyi. Biliyorum ki imkansız, ama yine de, gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı? Sen eksikken, ben nasıl tam olurum? Senden kalan boşluğu nasıl doldururum? Savaşsak aramıza giren herşeyle, olmaz mı? Hani büyük aşklar her türlü engeli aşardı. Hani gerçek dostluklar her sınavı geçerdi. Hani aşk eninde sonunda kazanırdı? Hani hayatta asla kirlenmeyecek değerler vardı? Hani en büyük zaferler, en kanlı savaşların ardından kazanılırdı? Bunların hepsi yalan mı?... Sahiden... Gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı? Vazgeçmesek olmaz mı?... |
Yalnız yamaçların doğurganlığı ve kız. Çok uzun rüzgar giydirmiş saçlarına. Tarihinden terler sızıyor avuçlarına. (Avuçları!:çölde söylenen susuzluk türküsü) Kırık kanatlarıyla alnında bir gül. Yer uçurumlar sunuyor ekmeğe. Kül savruluyor kızın memelerinden. Yırtılan birşeyler var ömründe. (Ömrü içine akıyordu oluk oluk) Analar oğullarını unutuyor onun ömründe. Köprüleri uzak düşmüş birbirine ve ben düşüyorum düşüyorum, bitmiyor ekmeğin ucundaki uçurumlar. Yere çarpıyorum,güneş yaklaşıyor. Paranteze koyuyorum bütün sırlarımı. Ellerimi ,kırmamak için hiçbir şeyi törpülüyorum Yeri suluyor hücrelerim ölme pahasına. Beyaz yolların kıvrımı düşüyor yağmurla bir, damlalar bayram sevincidir kızın. Yürek hiçbir şeyden değil,sadece aşktan. Kemikler bilmese titremezlerdi. Ben şehir ismi arıyorum kurşunlayabileceğim kızın şehirlerinden kaçacak kadar. Ölüm tarıyor saçlarımı kızın ellerinden. Şemsiyeler paylaşıyorum serçelerle. Ay ışığını kalburda eleyip bana veriyor kızın ölüm kadar gümüş yüzü. Kız uçurumlar açarak karanlığı yırtıyor. Yaprakların titremesi kandırıyor korkumuzu. Korkumuz bizi bağlıyor ağaçlara. Haberimiz yok yüreklerimizden. Ölüyoruz parça parça. Ölümlüyoruz her tanesini toprağın. |
gecelerin yıldızlarıyla başladı her arzum, gün içinde uzaklaşan benliğim gibi arar oldum her yerde seni. ve ıslak yüreğimin mazur bir haykırışıydı sende kalan sevgi, kinle yoğrulan yaşama yeni güzellikler vaad etmiştin gecenin umut dolu yıldızlarında, ve sen olup sen paylaşıyordum her her gökyüzündeki sohbeti , anlat bana gök yüzü bana sevdiklerimi anlat, uzun mundur ki okadar uzaktan sevip sevdalanmak, ağır mıdır cefası bilirmisn gökyüzü bana sevdiğimi anlat. ve ıslak çiğtaneleri gibi sende düş güneşten önce sabahımı sevgi ve aydınlığım diye, kim bilir seni yitik namelerde sevdim ya da kim bilir sana usalca yaklaşıp seni seviyorum demek için, anlat bana gök yüzü bana sevdiğimi anlat , anlat ki çoşsun benliğim bir şellale gibi, unutulmasın dünden kalan umutlarım unutulmasın benliğim ve sevgim, anlat bana gökyüzü bana sevdiğimi anlat.. |
Lanet Olsun Sensiz Batan Güneşe Bir bataklığın içindeydim, beni sen kurtardın inan buna etrafım karanlık kimseyi görmüyordum bir güneş gibi onumu aydınlatan sen yolumu değiştirdin su an gecenin 4:00 ü ve ben hala seni düşünüyorum su an sen yanımda olsan ne kadar mutlu olurum bir bilsen sanki dışarıda bir sur sesi var ve bunu kimse duymuyor kalbimden çıkan (aşkım)sesini kimse duymuyor lanet olsun sensiz batan güneşe lanet olsun sensiz geçen güne bana ne kadar uzak olursan ol mutlaka ama mutlaka bulacağım seni |
Deniz Dansi Denizin sesi geliyor ta sahilden, Şimşekler oynaşiyor üzerinde, Kumsal yine sessiz,yine sakin bu Aralik akşaminda. Rüzgar yaliyor titrek dudaklarindaki sigarayi Içinde binlerce alev kopuyor bu yagmur akşaminda, O sessizliginin arkasinda deprem sarsintisi. Denizi düşünüyor, Kumsali düşünüyor, Geçmişi düşünüyor. Umudu akiyor yüreginden, Korkuyor, titriyor,haykiriyor içinden. Dalgalar vuruyor beynine, Her çarpişta biraz daha tüketiyor umudu. Çoçuk sesleri geliyor kulagina, Çoçuklar ekmegi, çoçuklar siginagi. Bikiyor, isyan ediyor, Ama yine geri dönüyor. Özlemi var silasinda, Hayati var anilarinda, Yine de umudu var yüreginde. Yokuşu yürüyor, ama yorulmuyor, Içine işlemiş acilari ona güç veriyor. Geçmişinden kaçar gibi gidiyor, Anilarini, hayallerini ve yüregini sakliyor. Dalgalara koşuyor , haykiriyor, Ve gözlerinden deniz akiyor....! |
Liseli Bir Sevgilim’in Olduğu Yıllardı Liseli bir sevgilimin olduğu yıllardı Hava kıştı Soğuktu Haftanın 3 akşamı Havanın soğuğuna Karın yağışına aldırmadan Yürürdük saatler boyu Bursa sokaklarında Önce... El ele gezerdik Sonra sarılırdık bir birimize Pınarbaşındaki evlerine Üç saatte giderdik Dünya umurumuzda değildi Biz sadece Bir birimizi sevmenin Tadını çıkarırdık Kış akşamlarında. Millet Hastanesinin Hemen önündeki Parkta Karların üstünde Sevişirdik saatler boyu Havanın soğuğuna Karın yağışına aldırmadan. Liseli bir sevgilimin olduğu yıllardı Bursa Ticaret Lisesinin önünün Kaç adım olduğunu ezberlediğim Okul parmaklıklarının Kaç tane olduğunu bildiğim yıllardı Biz disiplin korkusunu hiç tınmazdık Yine okul önünde El ele tutuşur Öylece kaybolurduk gözden Ayaklarımıza karasular ininceye kadar Yürür yürürdük. Üzerimize yağan kar İliklerimize kadar üşütürdü bizi Yinede pes etmezdik. Yinede mutluyduk. Yinede sevgi doluyduk. Bursa'nın Kirli havası Sinerdi üzerimize Bazen okulu asar Tam gün inadımıza gezerdik Çok inattık Yağan yağmura inat Yine yürürdük sokaklarda Bursa'nın Hiç keşfedilmemiş sokaklarını Arşınlardık gün boyu Bazen Mağfel'e giderdik İçimiz ısınırdı Bazen Bulvara takılırdık Bütün korkulara inat Yürürde yürürdük Bursa'nın Keşfedilmemiş sokaklarında. Liseli bir sevgilimin olduğu yıllardı Bursa'daydım Sevgilim okulu Ben işi asardım bazen Bazen küsüşürdük On dakika konuşmazdık Sonra yine Ya o bana Yada ben ona sarılır Sım sıkı sarılır Ve... Barışırdık. Sonra söz verirdik bir birimize Bir daha hiç küsmemek için Ama yine küser Yine barışırdık. Böyle çıkardı Bursa Kış gecelerinin tadı. Sonra bir gün Bir küstük Bir daha hiç barışmadık. Lanet olsun... |
Artık günlerim günlerden uzun. Gecelerim gecelerden sessiz ve karanlık, Sanki bir sonbaharın hüznü var hayatımda, Zaman sensiz işlemiyor, Hayat tat vermiyor artık, Seni sevdiğimden bu yana. Her acıyı tattım, her çileyi çektim, Doğru bildiğim bir çok şeyi, Atı verdim bir tarafa, Hayatın her cilvesine alıştım, Yalnız sensizliğe alışamadım. Şimdi anlıyorum, Acıdan, hasretten, gözyaşından başka Hiç bir şey vermemişsin bana. Düşündükçe içim içimi kemiriyor, İsyan ediyorum kaderime, Yıkılan hayallerime, Kaybolan geleceğime... Ağladım çocuklar gibi... Ne yazık olanlar hep bana oldu. Ümidim, hayalim hepsi kayboldu. Oturup ağladım saatlerce... Ağlarken hep seni düşündüm, Bütün bunları hak etmiş miydim acaba... Belki de en büyük hatam sevmek olmuştu, Duygulara da gem vurulmuyor ki. |
| Saat: 05:49 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık