![]() |
Sana firar ediyorum Her hayatın bir anlamı olmalıydı belkide, Her başlangıcın bir sonu, Tutuklu olmak gerekirdi şehrin ışıklarına, Yollarına dal veren ağaçların sessizliği ile, Sonbaharın rüzgarlarına yaslanıp savrulmak vardı, Haykırmak vardı sana doyasıya sevdayı, Doyasıya sarılıpta ağlamak vardı, Sen aşk nedir bilirdin oysa, Sevmek ve sözlenmek gibi hayata, Söz geçirmek kaybedilen her zamanın, Yüreğimde gül kurusu bıraktığı her sayfaya, Düşerdin mevsimini şaşıran bir yağmur gibi, Ve sen bilirdin oysa, Görürdün, Acıları ile ömür tüketen her yalnızlığın, İçinden ne yokluklara koşarcasına, Yalınayak, Düşe kalka ne özlemlerin sevdası uğruna, Bir hayal gibi, Kollarımda çaresizliği buluşuna, Görseydin bir kerede inansaydın sevdiğim, Zamanın anlaşılmadan, Böylesi zamansız bırakılışına, Ve ben bir karışsam anlam biriktiren gecelere, Gecelerce bir anlam olabilsem, Beni anlattığın bütün cümlelere, Seni katabilsem,okuyabilsem keşke, Sevebilsem seni belli etmeden kimselere, Diyebilseydim sana ellerinden tutup, Dokunabilseydim gözlerinde herşeyi unutup, Yaşasaydım keşke sevdiğim, Yaşasaydım seninle sonsuzluğa tutunup, Belkide evet, Her hayatın bir anlamı olmalıydı bir yerlerde, Her hayat kendinde bulmalıydı sevdayı, Aşkla sevip bir yüreği, Bir yürekte paylaşmalıydı dünyayı, Sen sevda nedir bilirdin oysa sevdiğim, Yaşamanın zorluğunu kendinden uzak diyarlarda, Yaşadığım her mekanda, Kente alışkanlık taşıyan kaldırımlarda, Vitrinlerde,mağazalarda, Caddelerde,sokaklarda, Sen benimdin zamana her attığım adımda, Benimdin hayata sınırsızca, Bense sana hep firarlarda.... |
sen giderken Gam yüklü bir gemi ayrıldı bu limandan Bütün ihtişamıyla açıldı okyanuslara Bir tutam nergis alelacele tutuşturuldu ellerime Sen giderken ellerim sakat kalırdı O mahur gözlerin bir başka baktı bu akşam Bir destan yazıyordu uslanmayan gönlüme İlmik ilmik tezgahında sevgimi nakşederken Sen giderken bana cefası kalırdı Mavi bir kazak vardı üzerinde sana yakışan Gözlerin güzelliğini kainata sunardı Dağ gibi büyüdü şimdiden hasretin Sen giderken bana çığlığın kalırdı Bu zamansız ayrılığa bulutlar bile ağladı Kirpiklerinde sevdiğim koca baharı taşırdı Rüzgar aldı beni daldan dala savurdu Sen giderken bana tozun toprağın kalırdı Şebnemler sana susardı yaprağın ucunda Yalnızlık bana senden hatıra kalırdı Lügatler çaresiz danışırdı sana Sen giderken bana cevabı kalırdı Gülünce gözlerinin içi gülerdi sanki Bana mavi düşlerin akasyasını sunardı Öyle büyüdü ki özlemin koca şehrin içinde Sen giderken bana dualın kalırdı Bir güvercini okşardı o narin ellerin Şefkatlerin en yücesini sunardı Bir ayrılıktı bu altı nokta beş şiddetinde Sen giderken bana enkazın kalırdı Hasretin habercisi oldu bu dolunay Gökyüzü en güzel bestesini yaptı Saklardım gönlümü en kötü düşlere Sen giderken bana korkusu kalırdı Kapkaranlık gecelerde çalardım ya kapını Sabrım hep elimi kolumu bağlardı Simsiyah matemiyle o yalan yılların Sen giderken bana günahı kalırdı |
İçimde Çok Fazlasın http://www.myehost.de/resim/images/xOo99546.gif Ne zaman Bir yerde ayrılıktan söz açılsa Gözlerimin önüne gidişin gelir Yorgun bir geceyi aydınlatır güneş Yastığıma yokluğun ilişir... O geceden beri Güzel bir uykuya dalamadım henüz Acaba Ayrılığı çok mu büyütüyorum dersin? Kim bilir.. Belki de içimde çok fazlasın Giderken durdurduğun zamana söyle Seni içimden ayıklasın... http://www.myehost.de/resim/images/xOo99546.gif Bir gece bahar bulutu ağlaya ağlaya diyordu ki: Bu hayat durmayıp ağlamaktan başka bir şey değildir. Hızla koşan bir şimşek parıldadı ve dedi: yanlış düşünüyorsun, hayat bir anlık gülümsemedir. -------------- Sevgi; Birini sevmekse, Aşk; Onun uğrunda ölmektir. Sevgili; Seni bırakıp gitse de, Yeniden dönebilendir.... |
surmelim seni seviyorum çünkü... Seni Sevmek __________________Seni seviyorum, Cunku, Her sabah kalktigimda Yasamak için tek neden,sen varsin Fakat seni sevmek için binlerce nedenim var. Seni seviyorum, Cunku, Bu siyah beyaz dunyada tek renk sensin, Bir ressamin fircasindan cikmis gibi. Ama alalade bir renk degil, Gokkusaginin her tonunu gölgede birakan bir renk. Seni seviyorum, Cunku, Bu soguk gunde icimi isitan bir esinti gibisin. Hafiften esiyorsun, Iliklerimi isleyerek. Sonra da kaybolup gidiyorsun, Daha nereden geldigini anlayamadan. Seni seviyorum, Cunku, Seni sevmekten baska bir sey gelmiyor icimden. O kadar dogalki bu duygu Ruhumun derinliklerinde, Sanki dogdugumdan beri var. Sadece ortaya cikmak icin seni bekliyordu. Seni seviyorum, Cunku, Sensiz bir yasami artik dusunemiyorum. Sensiz bu kuru dunyada yasamaktansa, Olumun soguk nefesini opmeyi Bir daha hic seni gormemektense Hayata arkami donmeyi tercih ederim. Seni seviyorum, Cunku, Ne zaman bir ask siiri duysam, Misralardan sen akiyorsun. Ne zaman eski bir sarki gelse kulagima, Gitar telleri arasindan suzulen notalar, Seni getiriyor bana. Seni seviyorum, Cunku, Sen hep benimlesin. Gozumu kapatmam yeterli seni gormem icin. Tatli narin tenini... Seni seviyorum, Cunku, Belki de ilk defa bir kadinin kokusu beni cilgina ceviriyor Icimden Odyseus a turku soyleyen deniz kizlari da Onu ayni kokuyla bastan cikarmaya mi calistilar acaba diyorum. Seni seviyorum, Cunku, Gozlerinin icindeki binlerce yildiz, Gecenin karanligini delip geciyor. Bana bakaraken kendimi yildizlara tepeden bakiyor gibi hissediyorum Seni seviyorum, Cunku, Benligim sana ait. Sen onu burusturup cope de atabilirsin, Kalbine yakin bir yere de koyabilirsin. Tanrim! O kalbine yakin sicak yerde olmak istiyorum. Seni seviyorum, Cunku, Sen sensin. Ama sen beni Ben oldugum icin seviyor musun? Onu kim bilir. Seni seviyorum Cunku, Seni sevmeyi seviyorum. Seni koklamayi seviyorum. Sana dokunmayi seviyorum. Seni seviyorum, Cunku, Saclarin ellerimin arasindan kayip giderken, Dunyadaki cenneti bulmus gibiyim. Bir an elimde tutuyorum o cenneti. Bir an sonra belki de Tamamen ellerimden kayip gitmis olacak. Seni seviyorum, Cunku, Ben hic bir kadin icin siir yazmadim, Bu hep tuhaf gelmisti. Ama simdi Senin icin siir yazmamak tuhaf geliyor. Seni seviyorum, Cunku, Icimde bir umut var. Bu siiri belki basucuna koyarsin. Kimbilir belki yanina da kirmizi bir gul... Seni seviyorum, Cunku, Tanri cicekleri yaratirken Seni de onlarla beraber yaratmis Papatyadan guzel, Zambaktan asil, Manolyadan tatli, Gulden daha guzel kokulu. Seni seviyorum, Cunku, Guzelligine melekler imreniyorlar. Dunyada ise, Olumluler arasinda Galiba bir tek benim gibi bir iki sansli Onu farkedebiliyor. Seni seviyorum, Cunku, Olene kadar Yokolana kadar Seninle olsam, Bu herhalde bir ceza gibi gelir, Daha cok senle olamadigim icin. Seni seviyorumi, Cunku, Senin tarafinan sevilme fikri bile Bir insani hayati boyunca mutlu edebilecek kadar guzel ve asil. Seni seviyorum, Cunku, Seni anlatmak icin misralar yetmiyor. Dusunuyorum bir kis gecesi bunu yazarken, Acaba kac sair onun guzelligini anlatmak icin Binlerce misra yazdi. Seni seviyorum, Cunku, Senin gulumsemen gunesin dogusu gib, Insana herseyi unutturuyor, Sadece seyredip tadina varma hissi uyandiriyor. Seni seviyorum, Cunku, Bu kadar nedenden sonra bile Seni ne kadar sevdigimi anlatamadim |
Aşk Mıydı O Aşk mıydı o, aşkımsı bir şey miydi Neydi çekip kendine, beni bağlayan Kanatan dudağımı, tenimi dağlayan Elleri ta içimde o dev miydi Etime bir alev değmişcesine Nasıl da yakardı öptügü zaman Bir su gibi akıp gitti avuçlarımdan Yorgunum şimdi bin yıl sevmişçesine Hani o yalnız benim olan gül, kırmızı Gozlerimin önünde açılan sonsuz bahçe Hani, o var olmalarımız öpüştükçe O delice sürdürmeler yaşantımızı Hiç doymamak oysa, tene, kokuya, aşka Sarıldıkca güçlenmek, bütünlenmek Kudurmuş arzularla zamanı yenmek Ve en kuytularda buluşmak korka korka Kimi gün utanmak otlardan, çimenlerden Kimi gece mıhlamak gölgemizi duvara Varmak icin o sevgiyle açılmış kollara Apansız düsmek yükseklerde bir yerden Oydu işte alıştığım, özlediğim şimdi de Sevgice bir tutku, aşkımsı bir yakınlık Avunmak... Kırık dökük anılarla artık Kimbilir? o geceler yaşanmadı belki de |
Affet Beni Acı çektim, keder süzdüm, Sensiz yazda da güzdüm, İstemeden seni üzdüm, Bilemedim, affet beni. Yüreğimi sanma bir taş, Yaktı sevdâ denen ataş, İndi de gözlerinden yaş, Silemedim, affet beni. Bilmem ki; nasıl söylesem, Yoksa sükût mu eylesem? Aşar gelirdim istesem, Gelemedim, affet beni. Lâyıksın köşke-saraya, Unut beni git oraya, Gelemeyiz bir araya, Diyemedim, affet beni. Mümtaz Beğen |
Artık gitme demeyeceğim, zaten iyice hazırsın bu sefer. Herşeyi yanında götür; anılarımızı, umutlarımızı, sevgimi de al belki lâzım olur. Tek kelime etmesem diyorum, ama etmeliyim, sana bilmediğin bir şeyden bahsetmeliyim; kendimden. Evet, onca zaman tanıdığını sandığın benden. Hırçın yanımı gördün daha çok, oysa öyle uysal bir çocukmuşum ki. Neydi beni zaman zaman hoyrat yapan? Sanırım, düşünmedin. Birini ayrı tutsam da renklerin hepsini sevdim, mevsimleri de. Aslında çok şey var sevdiğim, kavgalar ve savaşlar dışında bir de niye olursa olsun vedalaşma anları, İsterdim ki uyumlu halimi yaşasaydın daima ama bana hep vurgun saatlerinde geldin, ya da sen vurdun. Uzaklara bakardım uysal çocukluğumda içimde dolmayan derin boşluğumla, denizden gelecek bir gemi bekledim durdum, sonra yıldızlara baktım yıllarca ve sen sandığım bir yıldıza. Kadınlar, erkekler, çocuklar ve şehirler tanıdım, çoğunu da sevdim. Aşklarım da oldu, hem de uğruna ölebileceğim aşklar, ama en çok seni sevdim. Ve şimdi gidiyorsun, evet git içimdeki melek sana dua edecek. Sanırım kahrolmayacağım bu veda sahnesine - senin baban öldü mü? Bu gidiş ölümden beter olamaz. Hangisi doğru bilmiyorum, Seni uğurlayıp öylece kalmak mı? Yoksa, benim uyumamı bekleyip gitmen, benim de sensiz sabaha uyanmam mı? Bence şimdi git, hayır gitme! Yani git de önce üstümü ört, ben uzanayım şöyle, ışığı kapat ve git. Hayır hayır gitme! Yani git de ışığı yak git, ben karanlıktan korkuyorum da! Hem sensizlik hem karanlık bu kadarı fazla. Üstümü de örtme bu şevkat de fazla, ışıkların hepsi açık olsun. İçim burkuluyor sen nasıl gidersen git. Dur, burayı iyi dinle; birkez daha söylüyorum ve son kez. Seni seviyorum. Sen giderken ben içimden haykıracağım 'kusursuz bir aşktı bu' diye. Kusursuz bir aşktı benim sana büyüttüğüm sen ne yaşadın bilmiyorum... Yine de tanıdı gönlüm yaşadı Bir kusursuz aşk büyüttüm sana pişman değilim Her akşam vaktinde bu gönül üzülür Hüzünle dolar seni düşünür Şimdi çok uzakta kimbilir neredesin Geri dön ya da dönme ben sendeyim |
YAŞAMAK Yorgun bir akşam iniyor kente pencereler sokaklara açılmış sokaklarda bahar gelinlik bir kız gibi nazlı ve korkak ağacıyla yaprağıyla yeliyle sürüp gidiyor yaşamak oysa ben, her adımda biraz daha kaçıyorum kendimden sensiz bir dünyada yaşamaya mahkum ettiler beni bütün şarkılarımı yıldızlara tutup yaktılar herkes aydınlıkları alıp gitti sabahlardan beni karanlıklarda yalnız bıraktılar boşluğa sıkılmış kurşun gibiyim yıkıldı duvarları krallığımın yıkıldı yarınlarım insanlar gülüşlerimi çaldı dudaklarımdan insanlar yalnızlığa itti beni kan yağıyor gözlerimden ben bir nisan yağmuruyum şimdi bir sonbahar rüzgarıyım delice esiyorum gözlerim cam kırıkları gibi dökülmüş kaldırımlara bir sokak ortasında bileklerimi kesiyorum upuzun bir bekleyişin son satırlarındayım damarlarım tutuşuyor artık eser yok içimde umuttan, hazdan bütün güzelliğiyle sana bırakıp dünyayı yaşamaya elveda diyeceğim birazdan... |
Umutlarım Sende Saklı Mutluluk ağacımda sevinç çiçeğimdin bir zamanlar bir zamanlar bütün dudaklarda şiir bütün yüreklerde sevgi gülüydün bak çiçek, çiçek dağlar yine yudum, yudum sevda bahar, bahar umut oysa bir yaralı kekliğim şimdi ben hep uzakları arar uçurumlar büyütür gözlerim durmadan ey benim bahçemdeki sevinç gönlümdeki hasret gözlerime yağmur diye düşürdüğüm acılarıma tipi, saçlarıma kar yağmadan gel gel, kırılmadan dudağımdaki son menenekşe gel ki yüreğine sığınayım umutlarım sende saklı ey uçurum çiçeğim ay beyazım gülbeyazım gel ay koksun mutluluk yine dağlarda gel dal kurumadan solmadan yaprağım gönül haneme konuk ol gel Gün/eş/im Ol.... Eş/im Ol.. kurusun gözlerimin pınarı artık bil ki ben sensiz yaşayamam güvercinim, turnakuşum, gülgüzelim bu yürek sensiz yaralı bu can sensiz ölü bu ses sensiz bir ah! herkes duydu bu feryadı bir sen duymadın yollarda sonbahar rüzgarları esiyor artık şimdi sana gelecek ne el, ne ayak, ne de göz kaldı şimdi seni anlatacak ne şarkı, ne şiir, ne de söz kaldı ömür yorgun gönül suskun sustuğum rüzgara sesimi, baktığım uzaklara gözlerimi taşımaktan yorgunum... milyon kere çoğaltıp hüzünleri sorma, ellerim niye yanar sorma, gözlerim niye arar tek mümkünüm sensin üşüyorum, umudunu bana ödünç ver umutlarım sende saklı gel/ Gün/eş/im Ol.... kurusun gözlerimin pınarı |
YALNIZLIĞI DENEMEK |
| Saat: 20:44 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık