![]() |
Sustum... Tam sevdamı haykıracaktım ki O sana has an geldi...Sustum. Tam sevdamın üstüne yüreğimi Zaptetmeyip salacaktım ki Ne yüreğim ne sevdam Bende değil...Yine Sustum. Dostlar “haydi tam sırası haykır” dediler Düşündüm uzun süre.. Şimdi kendi rızamla...Sustum. İbrahim Ethem Bingül |
Çabuk Gel Vakit geçirmeden çabuk gel Ezelden ben sana bağlandım Fırtınalı bir gecede ve sensizim Aşkım,ne olursun yanıma gel Sen olmayınca yaşasam ne olur Issız bir gecede ve yine sensizim Zaman geçmiyor sensiz,ne olursun yanıma gel Yalnızım,yalnız sensiz olmuyor Arkana bakma bir an önce yanıma gel Rabbim sana şükürler olsun İkimizi bir araya getirdin Mecnun gibi seviyorum seni,Leyla'm olur musun benim? Orhan Turan |
Görmedin ki Beni Sen kış mevsiminde hiç görmedin ki beni. Nasıl üşüdüğümü,soğuktan titrediğimi, kendime nasıl sokulduğumu hiç bilmedin? Yağmur dualarına çıkmışım çiftçilerle beraber ve ayaza teslim olmuşum. Bunu görmedin. Sen ilk baharda hiç yanımda olmadın ki, görmedin beni. Çiçeklere sevdamı,bahara hayrkırmamı hiç duymadın. Ve yediveren güllerde nasıl bir sürgündüm. Dokunamadın. Bahar sağanağında nasıl seninle ıslandığımı, çimenlerde nasıl yeşil olduğumu, ve sana nasıl açtığımı…? Bunu görmedin. Sen yaz aylarında hiç görmedin ki beni. Kumsalımda yürüğünü, Sıcağımda yandığını hiç farketmedin. Meltem esintimde kaybolmadın. Martı kanatlarında bana gelmedin. Körfeze karşı şiirler dökülürken kalemimden, Diyar-ı gurbette belki mahsun, belki benden bi haberdin. Kurumuş dudaklarımı, Kızaran yanaklarımı,… Bunu görmedin. Sen mevsim kışa dönerken hiç görmedin ki beni. Alelacele savruluşumu, ayaklara dolanışımı, toprağa karışmamı,rüzgara teslimiyetimi… kışa hazırladığımı bedenimi ve hep üşüdüğümü, odun ateşinde kendimi seyredişimi… Bunu görmedin. Sen beni hiç görmedin ki aşka tutsak oldun. Ben seni hiç görmedim ki savruldum durdum. Biz birbirimizi hiç görmedik ki. (Biz birbirimizi hiç tanımadık ki…) Sezer Nişancı 29 Mart 2007 İzmir Yağmur bir yağsa… Ne haldeyim bir bilsen Hani koymadan seni toprağa,yüreğim acıyordu ya anne? Hani seni koyduktan sonra toprağa içim katılıyordu ya anne? Hani , sonra dönüşüm vardı ya gurbet ele tekrar. Hani insanların bana boş bakışları vardı ya anne? Tatmadıkları acıyı paylaşamıyorlardı ki benimle. Sensizliği yaşamıyordu ki onlar. Onlar anasız değildi ki ben gibi. Hatta çocuğum bile, hatta eşim bile ağlama demişti bana… Onlar anasız kalmamıştı ki. Onlar bensiz kalmamıştı anne,benim sensiz kaldığım gibi. Çaresiz kalan bendim…anasız kalan ben. Tıp ilminin durduğu,donduğu günlerdeki acı beni yaktı. Nice canlar ben gibi durdu,yandı,kavruldu. Nice yürekler kan kustu bencileyin. Ve bebeler ana memesinden mahrum büyüdü bilirim. Yaşı kemale ermek ne demek sorarım size? Ne demek “unut artık ***** yıllar geçti bak” demek? Ben kocasam bile, Ben ak saçlı biri olsam da Yaşasaydın hala çocuğun olmayacak mıydım senin? Hala sormayacak mıydın bana üşüyor musun diye? Aç mısın? Neden gözünde yaş var? Demeyecek miydin? Büyütüp beni salacak mıydın gene bu iğrenç hayata? Büyüdün artık deyip silkeleyecek miydin beni yakandan? Çaresizliğimin çaresiydin anam. Akan göz yaşımı silenimdin. Derdime dermandın hep… Akıllı kadındın ama bilirim. Baş edemediğinde yaşamla, vedalaşmadan gitmeyi seçtin sen. Ve bunun nasıl yapılacağını öğretmedin bana. Eksik bıraktın analık görevini…küskünüm sana. Sezer Nişancı |
Vasiyetimdir Vasiyetimdir; Öldüğümü söylemeyin kimseye Arkadaşalrım gelmesein cenazeme Yaşarken yanımda olmayan Mezarımın başında göz yaşı dökmesin boş yere üzülecek olduklarından değil, Dostlukları yalan olduğu için Haber vermeyin diyorum onlara Gelişleride yalan olur gidişleride nasıl olsa.. Göya vefa borcunu ödemeye gelen sevgili dostlar: Çok yol almışsısnız, zahmet olmuş ama Boşa yorulmuşsunuz Bizamanlar sizler için sevgiyle katettiğim yolları Nasıl bir kalemde harcadıysanız Şimdi bende tıpkı sizin gibi Ne aştığınız bu yolları Ne akıttığınız sahte gözyaşlarını Umursamıyorum Nede olsa insan sevgiyi hayattayken bilir, anlar Oysa ben şimdi toprağa karışmış bir canım Anlayamam ve affedin size geri dönemem Bu sevginiz içina artık çok geç!... Elçin ALPTEKİN |
Estikçe iş çıkar işin içinde;Gençliğin hasret yer sevda göçündeBilmez misin, dört mevsimin üçündeKar olur yaylalar, ela gözlü yarAlı al, yeşili yeşilde ara;Ahirete gider kalbdeki yara...Ne yapsan bir daha çıkmaz dallara,Dökülen ayvalar ela gözlü yarVakit dolar, nakit biter kasanda...Sevda bir kitaptır gönül masanda;Okusan da olur, okumasan da...Kapanır sayfalar ela gözlü yar Abdurrahim Karakoç |
Mahur Beste Şenlik dağıldı bir acı yel kaldı bahçede yalnız O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız Gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan ne hız Yalnız kederli yalnızlığımızda sıralı sırasız O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız Bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı Güneşten ışık yontarlardı sert adamlardı Hoyrattı gülüşleri aydınlığı çalkalardı Gittiler akşam olmadan ortalık karardı Bitmez sazların özlemi daha sonra daha sonra Sonranın bilinmezliği bir boyut katar ki onlara Simsiyah bir teselli olur belki kalanlara Geceler uzar hazırlık sonbahara Attila İlhan |
görmüyor gözlerim başka kimseyi ölümüne tutacağım aşk yeminimizi! bu kalbim seninle kilitli ölümüne tutacağım giderken benden alıp gittiğin herşeyimi! kaybetti yüreğim gözlerinde kendini kavuşmaya bir vakit kaldı satırlarda bile düşüyor gözlerim gözlerine sen uyurken her gece her gün ölebilmek sensiz yeniden doğmak seninle yine sensiz artık çok yoruldum ve yarınları da dünleri de sensiz yüreğimden koydum....... fulya erçakar |
Nasıl soğuk ayrılığın güneşi Gölgeli bir çınar olan gövdemin Dalları içten kırınca acı Buzdan bir alçıyla tutuyor beni Ayrılık sabahı ne kadar beyaz Ölümün hüzünlü arkadaşı kar Bana ütülü bir çarşaf hazırlar Bir karanfil tam yüreğin üstünde Onat Kutlar |
Sımsıcak bir yıldız düştü içime Mühür gözlerin kaydı gönlüme Dolanıp buz gibi hasretin ipine sevdiğim Keskin bıçak ayrılıkla kesile kesile Dudaklarımdaki gülümseyiş bile Hediyedir mühür gözlerine Teninin kokusunu ezberleyecek yüreğim Tenime değdiğinde nefes nefese Çırılçıplak duygularla sevdim gönlünü o gece Ayrık otları arasındaki gelincik misali belki de Suya hasret toprak gibi sevdim biriciğim Sevda suyunu gönlüme döksen de dökmesen de Bir gün geldiğin gibi gidersen sessizce Dudaklarımdaki gülüşü de götür gittiğin yere Her şeyimi al giderken canımı bile sevdiğim Sen bende kalacaksın istesen de istemesen de gönül kadın |
Bir an önce görülsün Diye akdeniz Toroslar’da ağaçlar Hep çocuk kalır Sunay Akın |
Haberin Olmaz... Bir gece ansızın rüyana girip Bir ömür yaşarım haberin olmaz Seninle bir güne,bir ömür verip Sevdana koşarım,haberin olmaz Yağmurum; güneşin ardından gelen Ferhat'ım uğruna dağları delen Belki bir mendilim yaşını silen Derdine düşerim haberin olmaz Bir şarkı olurum senin dilinde Dikensiz bir gülüm belki elinde Belki bir yağmurum bahar yelinde Saçını okşarım haberin olmaz.. Yavuz Doğan |
göz kaptırdığım renkten kulak verdiğim sesten AFFET senden habersiz aldığım HER NEFERSTEN |
Hayat Hayat bir masalmış. Dertleri uzarmış insanın... Ömürlerse kısalmış. Kimse anlamamış. Hayat bir masalmış. Pirler piri bir bakmış. Sıcak sevgiyi bulmuş İçmiş doya doya Fakat kanmamış.. Hayat bir masalmış. İnsanlar hep koşarmış. Her bakan arkasına Bir arpa boyu yol almış. Hayat bir masalmış. Bitmeyen bir melodi. Dinleyenler susarmış. Susunca sessizlik ebedi. Hayat bir masalmış. Herkes Polyanna Alice. Tek gözlü acımasız dev. Hikayemizdeki kötü polis. Hayat bir masalmış. İçinde her şey varmış. Aşk,ihtiras ve savaş. Herkeste başka bir telaş. Hayat bir masalmış. Yaşanmış ve bitmiş. Bir varmış bir yokmuş. Her şey apansız olmuş. Mehmet Kızılkaya |
Üye olduğum sitelerde kendi şiirşerimi kendim eklerim.Bir arkadaşım bu sitede bir şiirimin eklendiğini ama en azından altına adımın yazıldığını söyledi.Başka sitelerde şiirlerimin altına kendi isimlerini yazanlara da şahit olmuştum.Hiç olmazsa bu arkadaş benim adımı yazacak kadar hakkaniyet sahibiymiş.Teşekkürler bu yüzden.Ayrıca şiirimi beğenmiş olacak ki ekleme yapmış buraya. Eminim bana ulaşabilme şansı olsaydı şiirinizi şu siteye ekleyeceğim bilgisini de verirdi. Kalın sağlıcakla. |
Çocuksun Sen-II Çocuksun sen sesinin çağlayanına düştüm Bir çiçeğe tutundum düşerken, ordayım hâlâ Sallanıp durmaktayım bir saatin sarkacı Nasıl gidip geliyor gidip geliyorsa öyle Zaman benim işte, nesneleşiyor tüm anlar Dursam ölürüm paramparça olur dünya Çocuksun sen sesinin çağlayanına düştüğüm Uçurum diyordun bir aşk uçurum özlemidir Bırakıyorum öyleyse kendimi sesinin boşluğuna Tutunabileceğim tüm umutları görmiyeyim için Gözlerimi bağlıyorum geceyi mendil yaparak (Gözlerim bir yerlerde daha bağlanmıştı, bunu Unutmuyorum unutmuyorum unutmuyorum hiç) Bir rüzgâr esse ellerin fesleğen kokuyor Kırlangıçlar konuyor alnına akşamüstleri Bu yüzden bir kanat sesiyim yamaçlarda Üzgün bir erguvan ağacıyla konuşuyorum Ayrılığın zorlaştığı yerdeyim ve dalgınlığım Bir mülteci hüznüne dönüyor artık bu kentte Çocuksun sen alnına kırlangıçlar konan Bir bulutun peşine takılıp gittiğimiz yer Okyanus diyelim istersen ya da sen söyle Batık bir gemiyim orda, seni bekliyorum Upuzun bir sessizliğim fırtınalar patlarken Gövdem köle tacirlerinin barut yanıkları içinde Ve gittikçe acıtıyor yaralarımı tuzlu su Çocuksun sen, büyümek yakışmazdı hiç Gülüşünün kokusuyla yeşerdi bu elma ağacı (Soluğunun elma kokması bundandı belki) Bir elma kokusuna tutundum düşerken Sallanıp durmaktayım bir saatin sarkacı Nasıl gidip geliyor gidip geliyorsa öyle Çocuksun sen, çocuğumsun Ahmet Telli |
Geldi hazân, Yine hüzün, Yine gam . Cümbüş kırık, neyzen suskun, ney suskun geldi hazân, yine hüzün, yine hüsran, yine hicran şarkı suskun, meyhan suskun, mey suskun geldi hazân, yine giryân, yine figan,yine efgân gönüllere elem konuk her akşam... bülbülü bir güle zar eylemişler dünyayı sevene dar eylemişler sevdayı göğsüme nar eylemişler geldi hazân, yine giryan, yine hüsran, yine gam yine hicran, yine hüzün, yine efgân, yine figan bir ince sızıdır nereye baksam… hicran dilsiz, yaş gözsüz, mevsimler güz şair suskun, şiir suskun, tar sözsüz yine boyun büktü akşamlar öksüz ey vah yine hazân, yine efkar, yine ah-u zar yine firgat, yine hasret, yine gurbet, yine gam var bir ince sızıdır düşer sineye ah leyli yar rüzgar hicran inler gönül secdede nağmeler aşkı kanar her hecede ay küser bir efkâr basar gecede yine hazan, yine hüzün, yine hicran, yine gam yine figan, yine efgân, yine giryân, yine hüsran bir kara dumandır iner her akşam felek ki, demirden örmüş ağını ceylanlar aşk için yakmış dağını gazeller savurmuş gönül bağını geldi hazân, yine hüzün, yine hüsran, yine gam yan ey deli gönül dermansız derdine yan yine efkar vakti, her yer karardı bahçe gazel döktü yaprak sarardı her sokak başını bir elem sardı geldi hazân, yine giryan, yine hüsran, yine gam yine hicran, yine hüzün, yine giryan, yine hicran bir ince sızıdır nereye baksam tipi bize, boran bize, kar bize feryat bize, figan bize, zar bize hicran bize, fizan bize, har bize yine firgat, yine gurbet, yine hasret ey Ozan dinmez sızıdır yüreğimde ne yapsan gönüllere elem konuk her akşam bahçe mahsun, gül mahsun, gönül hicran bülbül bi-zar-ı figan, bi-zar-ı fizan, bi-zar-ı efgân ey vah yine hicrân, yine giryân, yine hüsran, yine gam bir ince sızıdır düşer sineye her akşam geldi hazân, yine hicran,yine hüsran yine giryân bana düştü... yine firgat, yine hasret,yine figan yine efgân cana düştü... attı felek, her birimiz bir yana düştü yan ey gönül şimdi dermansız derdine yan ah ile, vah ile geçip gidiyor zaman hüzünlere yazılmış bir ömür bizimkisi ah! neylersin... Nuri CAN |
Süvârî Şu bakır zirvelerin ardından Bir süvârî geliyor kan rengi. Başlıyor şimdi melûl akşamda Son ışıklarla bulutlar cengi! Bir bakır tasta alev şimdi havuz, Suya saplandı kızıl mızraklar. Açılıp kıvrılarak göklerde Uçuyor parçalanan bayraklar! Ahmet Haşim |
YOL Bir gemiye binip de geri dönmeyen ince bir kız tanıdım yirmi ikide ''düzdür dünya nereye gitsen herşey peşinden gelir istersen'' diye başlayan eski bir şarkı döküldü dudaklarımdan bir izmir eylül'ünde ay ışığında yunus balıklarını öptüm rüyalarımda, onlarla mercan kayalıklarında yattım sarmaş dolaş gidip de geri gelemeyeceklere ağladım durdum üstü örtülü yanlızlıklar birikmiş çeyiz sandıklarında,öpücüklerle tütsülenmiş duvaklarda. ''öp beni sevgilim, dayanamam uzun ayrılıklara'' diye devam eden bir şarkı selanik'te ekim'de gözlerimi yıldızlara diktim, yıldızlar ki bekçileridir yaşamın ormanlara hükmettim,uzaklara,seslere... sesler ki çıkıp bir et parçasından hisleri kazıyandır belleklere. ne çok acı birikmiş içimde kendi göğsümü yardım,ağladım ''beni sakın unutma, bütün hayatımı sana adadım'' diye biten bir şarkı napoli'de. rüyalar hiçbir şeydir hem,götürmüyorsa önceden gidilmemiş yerlere. SELAHATTİN YOLGİDEN |
Bir bulutun peşine takılıp gittiğimiz yer Okyanus diyelim istersen ya da sen söyle Batık bir gemiyim orda, seni bekliyorum Upuzun bir sessizliğim fırtınalar patlarken Gövdem köle tacirlerinin barut yanıkları içinde Ve gittikçe acıtıyor yaralarımı tuzlu su Çocuksun sen, büyümek yakışmazdı hiç Gülüşünün kokusuyla yeşerdi bu elma ağacı (Soluğunun elma kokması bundandı belki) Bir elma kokusuna tutundum düşerken Sallanıp durmaktayım bir saatin sarkacı Nasıl gidip geliyor gidip geliyorsa öyle Çocuksun sen, çocuğumsun Ahmet Telli |
ANAHTAR Konuşmak susmanın kokusudur. Ya sus git, ya konuş gel, ortalarda kalma. Yalan korkaklığın tortusudur. Dürüst kaba ol, eğreti saygılı olma. ÖZDEMİR ASAF |
Farkında mısın farkındamısın bir sami burda yanan aylardan sonra zalim seni anan bıkmadan usanmadan olmayan aşkını arayan farkındamısın kopr içimden unutulur bu mısralarda farkındamısın uyurken yatağında belki başkasının koynunda bilinmeyen memlekette sınırsız uzakta farkındamısın aşk yakın bana bir nefes kadar ondanda öte karışamıyor havaya Serhat Demircan |
Yaşamaya Dair Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın bir sincap gibi mesala, yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, yani, bütün işin gücün yaşamak olacak. Yaşamayı ciddiye alacaksın, yani, o derece, öylesine ki, mesala, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda, yahut, kocaman gözlüklerin, bembeyaz gömleğinle bir laboratuvarda insanlar için ölebileceksin, hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için, hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken, hem de en güzel, en gerçek şeyin yaşamak olduğunu bildiğin halde. Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile, mesala, zeytin dikeceksin, hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, yaşamak, yani ağır bastığından.... NAZIM HİKMET |
Çocuksun Sen-II Çocuksun sen sesinin çağlayanına düştüm Bir çiçeğe tutundum düşerken, ordayım hâlâ Sallanıp durmaktayım bir saatin sarkacı Nasıl gidip geliyor gidip geliyorsa öyle Zaman benim işte, nesneleşiyor tüm anlar Dursam ölürüm paramparça olur dünya Çocuksun sen sesinin çağlayanına düştüğüm Uçurum diyordun bir aşk uçurum özlemidir Bırakıyorum öyleyse kendimi sesinin boşluğuna Tutunabileceğim tüm umutları görmiyeyim için Gözlerimi bağlıyorum geceyi mendil yaparak (Gözlerim bir yerlerde daha bağlanmıştı, bunu Unutmuyorum unutmuyorum unutmuyorum hiç) Bir rüzgâr esse ellerin fesleğen kokuyor Kırlangıçlar konuyor alnına akşamüstleri Bu yüzden bir kanat sesiyim yamaçlarda Üzgün bir erguvan ağacıyla konuşuyorum Ayrılığın zorlaştığı yerdeyim ve dalgınlığım Bir mülteci hüznüne dönüyor artık bu kentte Çocuksun sen alnına kırlangıçlar konan Bir bulutun peşine takılıp gittiğimiz yer Okyanus diyelim istersen ya da sen söyle Batık bir gemiyim orda, seni bekliyorum Upuzun bir sessizliğim fırtınalar patlarken Gövdem köle tacirlerinin barut yanıkları içinde Ve gittikçe acıtıyor yaralarımı tuzlu su Çocuksun sen, büyümek yakışmazdı hiç Gülüşünün kokusuyla yeşerdi bu elma ağacı (Soluğunun elma kokması bundandı belki) Bir elma kokusuna tutundum düşerken Sallanıp durmaktayım bir saatin sarkacı Nasıl gidip geliyor gidip geliyorsa öyle Çocuksun sen, çocuğumsun Ahmet Telli |
Hain Rüya Gözlerin gözlerime öyle bakardı ki, Sana olan sevgim binlere katlanırdı. Sarılırdım sana rüyalarımda, Gerçek olmasa da aklım kopardı. Seni seviyorum derdin bana, Ayrı kalamazdık birbirimizden. Sana olan sevgim öyle çoktu ki, Anlayamazdın beni sevmeden. Sandım ki sende beni seviyorsun, Hain rüya kandırdı beni. Gözlerimi açınca farkettim, Gerçekte beni sevmediğini. Fatih Mertaslan |
İlk ilham kaynağım... Daha kaç gece geçer yar hasretinle Diner mi göz yaşlarımın çağlayanı Güneş doğar mı bir daha kararan yüreğime Sırılsıklam olmuşum soru yağmurunun altında Dilim söylemiyor ama sorular da cevaplar da sensin Gel sevdiğim,gel de kurut bütün sorularımı Gel de güneş misali doğ yüreğime Senden sonra kış geldi buralara Artık kuşlar uçmuyor,sevinç cıvıltıları duyulmuyor Hepsinin de kanadı kırık,yüreği yaralı Güller sevgi kokmuyor,boynunu bükmüş su istiyor Güneşte doğmuyor,küsmüş geceye Herşey seni bekliyor Ben de seni bekliyorum sevdiğim Her şeyin bir ilki vardır ya Sen de bu şiirim gibi bir ilksin Ve sen de sana yazılan bu şiirle SON… |
http://www.siirkolik.com/images/siir.gif Adım Adım Aşk bir gizemdi bakışların soru işaretleri yüklenmiş kırılmış köprünün ayağı yol kapanmış belki iyot kokusu takıldı soru işareti çengeline düştü suya bir rüzgar öpüşü bir dalga teninde kanatlandı sözcüklerim deniz feneri ışığı ayaklandı kıpırdadı süt limanlığı dinginliğimin,ağırdan elin eridi elimde uyuştum soluk alışlarında gözlerinde şiirsellik mutlu gemiler yanaştı limana anlamlı imgeler aktı dudaklarının kıvrımından bana kahve gözlerin kısıldı bir köz düştü bahtiyarlığıma pembelere büründü ağaçlar köpük köpüktü bir hırka,bir çatal çaldı beni art arda vuruldum çoğaldın tümcelerimde sarmalandım an be an hırsızlar çaldı uykularımı ben yıldızları sayarken en parlağı sendin kayboldum sende yok oldum tükendim şafakla yavaş ya va ş . |
Bir yıl daha gelip geçti Sensiz senden uzakta Bu kaçıncı yeni yıl Bu kaçıncı bayram Ben sensiz sen bensiz Yine kutladık Yeni yılları bayramları Seni kimlerden sorayım Nasıl bir teselli bulayım Yıllar gelip geçti aradan Güldürmedi bizi yaradan Geçirdik baharı yazı Ben sensiz sen bensiz kaya kızıltuğ |
Yaşıyoruz Ben ölmedim... Beni öldüremediler de; Yaşıyorum, yaşıyorum işte, At kıçında sinek gibi, Töööbe, töbe! Kapandı yüzümüze dergi kapakları, Bir varmış bir yokmuş olduk sağlığımızda. Şiir... O yosmanın boyuna. Gazete... Gelene gidene başyazı. Ara ki bulasın sayfalarda Şair Rıfaz Ilgaz’ı. Düştükse itibardan Ölmedik ya, yaşıyoruz işte, Yaşıyoruz dedik, yaşıyoruz be, Heeeey, fincancı katırları! Rıfat Ilgaz |
Anneler Günüymüş? ? Anne olmak zordur bizim ellerde, Ödemekle hakkın biter mi anne? ? Senenin bir günü bütün dillerde, Anneler günüymüş yeter mi anne? ? İyi ki sen varsın canım anam var, Ana kucağıdır en güzel diyar, Aç kollarını gel sımsıkıca sar, Sensiz benim nabzım atar mı anne? ? Dünyalar bir yana sen bir yanasın, Hem eşsin hem anne hem kaynanasın, Ne güzel bir dostsun ve bir anasın, Seni yazmaya güç yeter mi anne? ? Turgay Ata |
Düşler Kurdum Gördün mü ? http://www.fullresim.com/pics/26542ac5dc446c45ea653671bf2862e4.gif Gözlerim seni aradı karanlık gecede... Sessiz sedasız... Hani gelmeyeceksin ya, Belki hayalin beni yalnız bırakmaz diye! Seni aradı gözlerim, Sessiz sedasız bir gecede! Sen'li geçen günlerin anısına, Tek tek mum diktim yüreğimin her köşesine. Onlar eridi... Ben eridim... Onlar söndü... Ben soldum... Ama sen gelmedin!!! Gelmeyecektin... Biliyordum... Ben sadece düşler kuruyordum! Seninle yazdığım her hayat senaryosunun sonu mutlu bitiyordu... Masallardaki gibi... Bir öpücük yetiyordu bulutlara değmeye... Oysa gerçekte öyle miydi? Hiçte değildi! Senin beni hayatından muaf bıraktığını anladığımdan beri; Kurduğum düşlerde, Yazdığım senaryolarda, Büyüsünü kaybetti... Beni senden ettiğin gibi, Onlarıda büyüsünden ettin... Peki onlardan ne istedin? Omuzlarımda taşıdığım seninle olan hayallerim Sana ağır mı geldi? Ezildin mi altında kendi büyüklüğünün? Hiç olamayacağın kadar masumsun ya benim düş ülkemde... Korkuyosun değil mi bunu kabullenmeye? Cesaretin yok senin böyle sevgilere... Nerede bıraktın o yüreğini? Hayatı hep korkusuzca yaşarken sen, Neden korkuyorsun bana gelmeye? Sevsen, seveceksin işte, Sevmeyişinin bu inadı ne? Gözlerim seni aradı işte yine, Sessiz sedasız bi gecede... Hani sen yine gelmeyeceksin ya, Ama ben aldım yine seni düşler ülkeme! Bir mum daha yaktım... Bir kez daha yandım... Bir kez daha o mumla birlikte, Eridim... Bittim... Söndüm... |
Sadece Benim Hikayem O ipek saçlarına aklar düştüğünde Aynaya baktığında yüzünde kırışıklıklar gördüğünde Mazini hatırlayıp geçmişe döndüğünde Bir genç kız göreceksin zulüm etmiş birine Zaman bu işte her şeyi alıyor insanın elinden Yoksa eser kalmadı mı o çok övündüğün güzelliğinden Sen değilmiydin zaman diyen Kader değil, sendin seni benden alıp götüren Her adım attığında bir adım öteye Ben biraz daha yaklaştım ölmeye Gitmeye karar verdiğinde soramadım Hakkın varmıydı beni benden alıp götürmeye Kaderim bile diyemedim ellerinle yıktın dünyamı İsterdim ki beni birazcık anlamanı Hep göstermiştin bana yakınlığını Beklide anlayamadım benden uzaklaşmanı Gücüm kalmadı sensizliğe dayanmaya Gidiyorum ömür gözlüm buralardan uzaklara Ayrılık hediyem olsun buda benim sana Ne olur iyi bak benim için aynadaki yansımana Öldürdün içimdeki tüm iyi duyguları Yok ettin bendeki iyi huyları Elimden aldın bu günümü yarınımı Geri ver ne olur seviyorsan Alahını Söylesene tek sucum sevmek miydi seni Sende biliyorsun tek hayalim mutlu etmekti seni Gönlüm biraz serseri birazda deliydi Ama seni bir ömür boyu mutlu etmeye yeterdi Günlerce kan kusup ağladım Deliler gibi sokaklarda dolaştım Hep bekledim gelir diye yılmadım Ama, sen gelmedin ben artık veda ederek bu dünyadan ayrıldım Hoşcakal mutluluklar diliyorum sana Gücüm kalmadı artık sensiz yaşamaya İhtiyacım vardı beni birazcık anlamana Öldüğüm için değil de bakamadığım için yanıyorum o güzel gözlerine doya doya Çılgınca sevmiştim seni biliyorsun Şimdi böyle nereye gidiyorsun Aşkımın ödülünü böyle mi veriyorsun Tek sucun sevmekti deyip cezaya mahkum ediyorsun Olacaksa sonum ellerinden Korkmam gülüm inan ölmekten Vazgeçtim hayat denilen serüvenden Kendiem bir mezar yaptırdım gözlerinin renginden Gözler ki senin yaşama sebebimdi Sevmelere doyamadığım tek şeydi Onlar gitti her şey bitti Ben öyle çok öyle çok sevdim ki seni Tatlı dilin hep güzel şeyler söylerdi Hani be zalim tüm güzel günler bizimdi Alma elimden nedensiz yaşama sebebimi Çok özledim inan ki o güzel gözlerini Bir tamam desen neler neler yapmazdım Ehmen gelirdim aynına bir an durmazdım İnan ki isteseydin gökyüzündeki yıldızları toplardım Güzel görünsünler diye ayaklarının altına atardım Bir ben vardım bir zamanlar durmadan gülen Hayatı takmaz dalga gecen Kimselere güvenip gönülden sevemeyen Sen çıktın karşıma seni delice sevdim Bir ben oldun ayrı bedende Kalbimi bırakmıştım ellerine Şimdi sen acımadan attın onu yerlere Almak için yerden gücün yok mu eğilmeye Gözlerin hep gözlerimin önünde Girmiyor zulüm ediyor bana hep gündüz gece Günlerim karıştı birbirine Korkuyorum takvime bakmaya uzaklaştık diye gittiğin güne Her gün aynı rüyadayım Bilmem ne zaman uyanacağım Sana doya doya sarılıp O cennet gözlerine ne zaman bakacağım Toprak olmak istiyorum Ben bu acıya dayanamıyorum, Kabul ettim gidiyorum Ama şunu bil ben ilk defa yeniliyorum Hayatta ne savaşlar yaşadım Her savaştan zaferle ayrıldım En umutsuz anımda yenilmedim Hep o bayrağı ben yukarı kaldırdım Hani sana hep bensin derdim ya Şimdi daha çok bensin ayrılık kararınla Aslında buydu sana yakışanda Ama dinlemeliydin beni son bir defa Günahkar sokakların tövbekar delikanlısıydım Seninle birlikte her şeye yeniden başlayacaktım Sadece sana ayit bir dünya kurmayı başardım O dünyadaki seni bir ömür boyu mutlu yaşatacaktım Aklım kalmadı gitti işte Dünyadaki hiçbir şey görünmüyor artık gözlerime Seni bu kadar çok sevdim diye Mahkum oldum genç yaşta ölmeye İnan ki çok aradım bulamadım bu derdime care Defalarca yeniden başlamak istedim her şeye Ama her başladım yenilikte İlla ki rastladım gölgene Ve karar verdim seni severek Yalçın Boz |
hasret geceleri gömülmüş karanlığa yıldızlara dargın yorganına sarılır ay yine öyle eski haliyle dudakları kırmızı dökülür nameler buğday başaklarından balıklar mendil tutar göz yaşlarına ağaçlar boy verir meyve verir inada bir de hasret türkülerini çalar radyolar penceremi özler bekler sarı güller yollar düz yollar kıvrımlı gündüz çiğnendiğinin yorgunluğunu atar uzanır alabildiğince hasret geceleri hasret geceleri sessiz kimsesiz yorgun yürekleri çekingen duymaz ıssız yatağında uzanan ırmağın sakinliğini gözler kapalı gök kapalı yer siyah karanlık serin hasret geceleri Mustafa Küçüktepe |
Adı Yok Bir yaza daha yalnız giriyorum Onca kalabalığın arasında, Bir sevgiden mahrum, bir sevgiliden uzak Bir benden uzak, bir ölüme yakın. İnsanlar var çevremde neşeli İnsanlar var çevremde sevgili Birde ben varım, ne neşeli, ne sevgili Yalnızlıktır benim sadık dostum. Hani uyanırsın sabaha aklında yarin Düşünürsün derince sevgini, sevgilini Yalnız kalınca anlarsın değerini Ve yalnız kalınca seversin her şeyden çok. Bir yaza daha yalnız uyandım Yalnız kahvaltı yaptım Yalnız! gece gibi, çaresiz,umutsuz ve mutsuz Yalnızlıktır benim sadık dostum. Serkan Erdem |
Sadece Sen Sana olan sevgimi İliştirmeliyim gözlerine Bana olan tövbeni unutmalısın İkimizde öylece kalmalıyız sokakta Sen soğuk bir kış gecesi Ben sana üşüyen serçe Sonra sabah olmalı Gözlerinde uyanmalıyım Yepyeni bir güne Ne bir ah olmalı dilimde Ne de bir günah kanımda Sadece sen olmalısın Sadece sen benim yanımda Murat Temur |
Ne güzeldi o kış bahçesinde Güllerin çok derinlerde çalışan uykusu Sana bir bahar hazırlamak için. Dallar, filizler, eski masal dilberleri gibi Hüzne ve hülyaya gömülmüş Doğmamış çocuklara Ninni söylüyorlardı sanki... Ana rahmi gibi sıcak ve yüklü idi hava İyi mayalanmış hamur gibi Gizli nabızlarla atıyordu toprak Ahmet Hamdi Tanpınar |
Anasız(ı) ne zaman sussam kendimi sesimden sesin geçer gül fışkıran çilenden saplanır yüreğime iğneler konar penceremin serçesi ürkek bakışlarında kırıntı telâşı kanar yalnızlığım usanç sakini gölgeme karaağaç diker perişan saksılar, çiçekler solgun gönlü yorgun toprağın tadı acı suyun ağlaşır mevsimler ana baharından yoksun takılır gözlerim ufuk çizgisine bir kırlangıç kanadına asılı yanarım can tahtamda tutuşur gökselin buzulları anam, hurma çekirdeği anam, iğde çiçeği anam, buğday kadın oyy! anam kilim deseni kırıldı aynalara vuran şavkım hasretinle çizildi sessiz düş haritaları kayboldu özgürlüğümün rengi döküldü gözlerimin pulları ne zaman haykırsam sesimi yokluğunun pusularında kanım donar öpüşüne susarım hayat çukurunda devrilir üstüme sıra dağlar anam can anam cânan hangi denize sığar kederim hangi dünya kelâmına şiirlerim uyan! kokunu ört üstüme aç gözlerini yârim anam acının lekesi silmekle geçmiyor ne alnımdan ne sol yanımdan Sevinç Yıldız |
Gözlerini hüzün kaplamış yine İçini göremem dalamam canım Söğünmüş güneşin kaybolmuş yine Gününü göremem bakamam canım Uzaktan uzağa seslenir gönül Dayanmaz yokluğa hislenir gönül Düşürmez dudağa dillenir gönül Yüzünü göremem soramam canım Geceler kıskanır getirmez seni Rüyalar kıskanır göstermez seni Türküler kıskanır söyletmez seni Saçını göremem saramam canım Çöllerde mecnunum serabım sensin Aşkına mecburum sevabım sensin Susadım kurudum şarabım sensin Arkını göremem doyamam canım Naim’in bağrında sönmeyen harsın Yangısın içinde gülmeyen yarsın Dağ gibi gönlünde bitmeyen varsın Gölgeni göremem tutamam canım. bedrettin naim arslan |
hadi dön dön ne olur canısı hadi dön ne olur canısı sende kalan yüreğim yazıyor inan elimdeki kalem değil ne yapsam sevgim bitmiyor yalan değil sensiz geçen günüm bitip tükenmiyor yoksan hayatım çekilmez oluyor uzaksın sesim gelmiyor her geçen gün yüreğim kanıyor gidersen gittiysen SENSİZLİK ÖLÜM GELİYOR HADİ GEL DÖN CANISI BU YÜREK SENİ BEKLİYOR Pınar suna ay |
Yırttım gecelerimi… Sakladım hecelerimi… Söyleseydim inanmazdı… Onu ne çok sevdiğimi… İstedim ki böyle bitsin… Gitsin… Bilmediğim yerlere gitsin… Sevmiyorum sansın onu… Bitsin… Sadece, O öyle bilsin… önder karagülle |
SEN YANIMDA OLDUKTAN SONRA Her tükendiğim anda sen gelirsin aklıma Senin için biraz daha sarılırım hayata Tek gayem seni mutlu etmek şu yalan dünyada Düşsemde kalkarım sen varsan aklımda Sen merak etme ana oğlun hep yanında Kimseye etmedin muhtaç Bende etmem seni kimseye muhtaç Ama oğlun hep sana muhtaç Sen yanımda olduktan sonra Kimseyi istemem yanımda Merak etme ana oğlun da hep senin yanında yusuf balcı |
Anne Bak Üşüyorum Anne bak üşüyorum Isınmak istiyorum Kucağın nerde anne Şefkatin nerde Kucağın nerde anne Şefkatin nerde Ellerin nerde anne Yalnız gecelerimde Sokulduğum göğsün Ve içimde gülümseyen Yüzün nerde Nerde anne Rüyalarınım güzel yanı Yalnızlığım anne Sensizliğim nerde Neden ellerin donmuş Neden gözlerin ölmüş Fakat sen kimsin Anne sen kimsin Anne neredesin Soruyorum bak anne Korkuyorum Şeker karamela istemiyorum Çizgi film oyuncak istemiyorum Anne sana geliyorum Fakat ellerin donmuş Fakat gözlerin ölmüş Anne sen kimsin Anne nerdesin Soruyorum bak anne Korkuyorum Korkuyorum Anne bak üşüyorum Isınmak istiyorum Kucağın nerde anne Şefkatin nerde Bu yaldızlar Bu yapma kuşlar Bu yalancı memeler Bu naylon bebekler Düşümde bir dağ görüyorum Üstünde çiçekler Anne bak ölüyorum Anne ölüyorum Anne Ölüyorum Özlem Özbek |
izlerin var silinmeyen seninle su gibi akardı zaman ellerin ellerimde olduğu zaman uyuyamazdın dizlerime yatmadan bomboş avuçlarımda senden izler var saklarım hala verdiğin resmini sen öğrettin bana aşkı sevgiyi gitsen de bir gün unutamam ki seni baktığım her yerde senden izler var hasretinle yanarken sensiz yüreğim seni görmek ister her an gözlerim çıkmazsın aklımdan seni özlerim geçip gittiğim yollarda senden izler var isyan ederim her an kaderime çığ mı düştü verdiğin yeminlere seni ararım her gece meyhanelerde içtiğim her kadehte senden izler var. musa menekşe |
SENİ SAKLAYACAĞIM Seni saklayacağım inan Yazdıklarımda, çizdiklerimde, Şarkılarımda, sözlerimde. Sen kalacaksın kimse bilmeyecek Ve kimseler görmeyecek seni, Yaşayacaksın gözlerimde. Sen göreceksin, duyacaksın Parıldayan bir sevi sıcaklığı, Uyuyacak, uyanacaksın. Bakacaksın, benzemiyor Gelen günler geçenlere, Dalacaksın. Bir seviyi anlamak Bir yaşam harcamaktır, Harcayacaksın. Seni yaşayacağım, anlatılmaz, Yaşayacağım gözlerimde; Gözlerimde saklayacağım. Bir gün, tam anlatmaya.. Bakacaksın, Gözlerimi kapayacağım.. Anlayacaksın. ÖZDEMİR ASAF |
Nedir aşkın tarifi Tatmadan bilinmezki, Tam anlarsın tadarsan, Ne hale gelir insan Vücudun her hücresi Kanının her zerresi Harekete geçecek Kontrolsüz güçlenecek Gönlünü dolduracak, Ruhunu da saracak, Kalbin güm güm atacak Aklı baştan alacak Aşk dediğin yakmalı, Yakıp ta kavurmalı, İnsan bazen hasılı, Düşünceli, kaygılı Bambaşka birşey olur, Deli divane olur Sonunda şair olur Duygular şiir olur şükrü topallar |
GÜLÜMSE Durmadan kurulup dağılan bu yerde Hiç bir dost arama. Güvenilir bir sığınak, hiç! .. Bırak acı yüreğinde konaklasın Olmaza çare arama... Kimse sana gülmeden sen acıya gülümse, Yaşamana bak! ÖMER HAYYAM |
Sen Benim Deniz Fenerimsin... Sen Benim Deniz Fenerimsin Dalgalar Alsın Beni Sen Orda Kal Emzikli Bir Bebek Gibi Koparıp Aldılar Kollarımdan Seni Gözlerimi Yıkılan Gözlerinden, Koparıp Aldılar. Sesine Yasak Koydular Bakir Tellerde, Aramıza Yollar Koydular ,Uçmuş Köprüler. Ne Zaman Kapımdan Geçse, Sokağım Üzgün Bir Postacıya Ağlıyor. Geceydi.Fenaydım.Üstelik Yaralı. Bütün Işıkları Sönmüştü Kentin. Kırbaç Gibi Döven Soğuk Yağmurun Önünde, Ben Ve Sigaram Yalnızdık. İçim Simsiyah Bir Vurgundu, İçim Ateş Üstünde, İçim Ateş Üstündeki Katran Kazanları. Geceydi.Fenaydım.Üstelik Yaralı. Tütünden Sararmış Parmaklarımı, Soğuk Bıçak Gibi Kesiyordu Rüzgar. Bir Elim Üşüyordu, Bir Elimi Açıkta Bıraktım Gene De, Gelir De Tutarsın Diye. Şimdi Hangi Meyhane Avutabilir Beni, Hangi Şarabin Kırmızısı, Söndürebilir İçimi. Dolu Dolu Ağular İçsem, Hangi Azrail, Senden Önce Alır Canımı. Ay Barut Yüzünü Yırttı Bulutların, Kaldırımdaki Sulara Düştü. Yüzün Kaldırımdaki Sulara Düştü. Eğilip Aldım Yüzünü,Eğilip Sevdim. Haydi Sıkıysa Paranın Kantarında, Sevgiyi Tartanlar, Hayaline De Koysunlar Yasağı. Geceydi.Fenaydım.Üstelik Yaralı. Bütün Işıkları Sönmüştü Kentin. Kırbaç Gibi Döven Soğuk Yağmurun Önünde, Ben,Sigaram,Bir De Kolumda Hayalin... Aydın Öztürk |
Yağmurlar Adını Çizseydi Yüreğime Gözyaşı Tufanlarıyla Yağmalanmazdı Bu Sevda Oysa Amansız lığın Burçlarında Bencilliği Unutup Sencil Yaşamak Vardı Bir Zaman Hasret Kokulu Günlerin Tortuları Böyle Çökmezdi Gözlerime Hani Sevdalar Sevda Gibi Yaşanırdı Hani Yenilgi Sandığın Yengiler Vardı Suskun Yüreğimi Kanırtmışlığınla Çekip Gitmişliğinleyim Uçurumlarca Uzağım Sana Kan Revanım Bu Kadar Mı Kördük Bu Kadar Mı Derme Çatma Bu Sevda Suskun Çorak Toprakların Köhne Çatlaklarına Ağlarım Öyle Ölgün Öyle Perişan Bulutlar Kırılır Başımın Üstünde Ve Bağışlamalar Serpiştiririm Sulara Yılları Unuturum Yolları Beklerken Gelmezsin Suskun Dillenmeden Yıllanırsın Suskun Tamiri Olmaz Bitenlerin Yarınların Gardiyanlığı Düşer Bize Özü Sevdasında Saklı Suskun Seni Anlatmaktan Yorgun Mektuplar Var İflah Olmaz Ve Yaralı Şiirlerle Dolu Dipsiz Kuyulardan Şahikalara Doğru Al Beni Götür Kendine Suskun Üşütmez Bizi Tenhalıklar Yakışmaz Bu Öfkeler Bize Sevilmişlik Kokuyor Dudaklarımız Sözlerce Serpin Bana Ört Ateşimi Suskun... Kahraman Tazeoğlu |
Aşkını Verir misin Bir Parça? Bir parça gözlerinden verir misin? Bir parça dudağından Bir parça yanağından Bir parça saçlarından Birazda teninden Sonra sen ver sevgilim Nerenden istersen Bana bir parça kalbinden Bir parça aşkından Hadi bir parça da sevginden verir misin? Bak ben param parça Bana bir parça yüreğinden verir misin sevgilim? Bak şu yüreğim sensizlikten param parça Param parça Kibar Tavasav |
Sana Yazılmamış Mektup Prensesim, sevgilim; Masum bakışların beni gölgelendirdiğinde İçimdeki okyanusu kurutur. Sen Tanrı’nın bana en güzel armağanısın. Bakışlarının sihri bana etki ettiğinde, Hayata yeni başlayan bir bebek gibi olurum. Prensesim, aşkım; Bakışlarımız birbirine kavuşsa bile, Benim ruhum sensizlikle dans eder. Sensiz olan ruhum seninle olur Sen yokken de seni sever ruhum Sen yokken de seninle yaşamasını bilir Hasan Korkmaz |
Bir Kara Sevda önceleri renk renk açan çiçekten habersizdim yoktu derdim, neşeliydim, tasasız, kedersizdim gülerdim aşıkların döktüğü göz yaşına şimdi benim de geldi kara sevda başıma fakat yine mutluyum:bir bilinmez mutluluk yüreğimden bir sevda akıyor oluk oluk hayatım anlam buldu bir dilberin sözünde ben dünyayı keşfettim O`nun iki gözünde vücudumu birdenbire çılgın alevler sardı gözüm görmez, dizim tutmaz, saçlar ise ağardı şimdi bana sorsunlar sevmek nasıl bir şeydir sevgi bir aşık için dünyadaki her şeydir her gece sokaklarda hem açım hem susuzum sabahlarken meyhanede yorgunum uykusuzu benim için:koskoca dünyada yalnız bir ben varım,bir aşkımız, bir de süt benizli kız Müslüm Çağlı |
| Saat: 16:27 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık