MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

Guest_ASU 11 Mayıs 2007 20:08

Sustum...

Tam sevdamı haykıracaktım ki
O sana has an geldi...Sustum.

Tam sevdamın üstüne yüreğimi
Zaptetmeyip salacaktım ki
Ne yüreğim ne sevdam
Bende değil...Yine Sustum.

Dostlar “haydi tam sırası haykır” dediler
Düşündüm uzun süre..
Şimdi kendi rızamla...Sustum.

İbrahim Ethem Bingül


Sedef 21 11 Mayıs 2007 21:05

Çabuk Gel
Vakit geçirmeden çabuk gel
Ezelden ben sana bağlandım
Fırtınalı bir gecede ve sensizim
Aşkım,ne olursun yanıma gel
Sen olmayınca yaşasam ne olur
Issız bir gecede ve yine sensizim
Zaman geçmiyor sensiz,ne olursun yanıma gel

Yalnızım,yalnız sensiz olmuyor
Arkana bakma bir an önce yanıma gel
Rabbim sana şükürler olsun
İkimizi bir araya getirdin
Mecnun gibi seviyorum seni,Leyla'm olur musun benim?


Orhan Turan


blood_lovee 11 Mayıs 2007 22:05

Görmedin ki Beni

Sen kış mevsiminde hiç görmedin ki beni.
Nasıl üşüdüğümü,soğuktan titrediğimi,
kendime nasıl sokulduğumu hiç bilmedin?
Yağmur dualarına çıkmışım çiftçilerle beraber
ve ayaza teslim olmuşum.
Bunu görmedin.

Sen ilk baharda hiç yanımda olmadın ki,
görmedin beni.
Çiçeklere sevdamı,bahara hayrkırmamı hiç duymadın.
Ve yediveren güllerde nasıl bir sürgündüm.
Dokunamadın.
Bahar sağanağında nasıl seninle ıslandığımı,
çimenlerde nasıl yeşil olduğumu,
ve sana nasıl açtığımı…?
Bunu görmedin.

Sen yaz aylarında hiç görmedin ki beni.
Kumsalımda yürüğünü,
Sıcağımda yandığını hiç farketmedin.
Meltem esintimde kaybolmadın.
Martı kanatlarında bana gelmedin.
Körfeze karşı şiirler dökülürken kalemimden,
Diyar-ı gurbette belki mahsun,
belki benden bi haberdin.
Kurumuş dudaklarımı,
Kızaran yanaklarımı,…
Bunu görmedin.


Sen mevsim kışa dönerken hiç görmedin ki beni.
Alelacele savruluşumu,
ayaklara dolanışımı,
toprağa karışmamı,rüzgara teslimiyetimi…
kışa hazırladığımı bedenimi ve
hep üşüdüğümü,
odun ateşinde kendimi seyredişimi…
Bunu görmedin.

Sen beni hiç görmedin ki aşka tutsak oldun.
Ben seni hiç görmedim ki savruldum durdum.
Biz birbirimizi hiç görmedik ki.
(Biz birbirimizi hiç tanımadık ki…)


Sezer Nişancı
29 Mart 2007 İzmir
Yağmur bir yağsa…

Ne haldeyim bir bilsen

Hani koymadan seni toprağa,yüreğim acıyordu ya anne?
Hani seni koyduktan sonra toprağa içim katılıyordu ya anne?
Hani , sonra dönüşüm vardı ya gurbet ele tekrar.
Hani insanların bana boş bakışları vardı ya anne?
Tatmadıkları acıyı paylaşamıyorlardı ki benimle.
Sensizliği yaşamıyordu ki onlar.
Onlar anasız değildi ki ben gibi.
Hatta çocuğum bile,
hatta eşim bile ağlama demişti bana…
Onlar anasız kalmamıştı ki.
Onlar bensiz kalmamıştı anne,benim sensiz kaldığım gibi.
Çaresiz kalan bendim…anasız kalan ben.

Tıp ilminin durduğu,donduğu günlerdeki acı beni yaktı.
Nice canlar ben gibi durdu,yandı,kavruldu.
Nice yürekler kan kustu bencileyin.
Ve bebeler ana memesinden mahrum büyüdü bilirim.
Yaşı kemale ermek ne demek sorarım size?
Ne demek “unut artık ***** yıllar geçti bak” demek?
Ben kocasam bile,
Ben ak saçlı biri olsam da
Yaşasaydın hala çocuğun olmayacak mıydım senin?
Hala sormayacak mıydın bana üşüyor musun diye?
Aç mısın? Neden gözünde yaş var? Demeyecek miydin?
Büyütüp beni salacak mıydın gene bu iğrenç hayata?
Büyüdün artık deyip silkeleyecek miydin beni yakandan?
Çaresizliğimin çaresiydin anam.
Akan göz yaşımı silenimdin.
Derdime dermandın hep…
Akıllı kadındın ama bilirim.
Baş edemediğinde yaşamla,
vedalaşmadan gitmeyi seçtin sen.
Ve bunun nasıl yapılacağını öğretmedin bana.
Eksik bıraktın analık görevini…küskünüm sana.


Sezer Nişancı


Nephthys 11 Mayıs 2007 22:13

Vasiyetimdir



Vasiyetimdir;
Öldüğümü söylemeyin kimseye
Arkadaşalrım gelmesein cenazeme
Yaşarken yanımda olmayan
Mezarımın başında göz yaşı dökmesin boş yere
üzülecek olduklarından değil,
Dostlukları yalan olduğu için
Haber vermeyin diyorum onlara
Gelişleride yalan olur gidişleride nasıl olsa..
Göya vefa borcunu ödemeye gelen sevgili dostlar:
Çok yol almışsısnız, zahmet olmuş ama
Boşa yorulmuşsunuz
Bizamanlar sizler için sevgiyle katettiğim yolları
Nasıl bir kalemde harcadıysanız
Şimdi bende tıpkı sizin gibi
Ne aştığınız bu yolları
Ne akıttığınız sahte gözyaşlarını
Umursamıyorum
Nede olsa insan sevgiyi hayattayken bilir, anlar
Oysa ben şimdi toprağa karışmış bir canım
Anlayamam ve affedin size geri dönemem
Bu sevginiz içina artık çok geç!...



Elçin ALPTEKİN


Mystic@L 11 Mayıs 2007 23:31

Estikçe iş çıkar işin içinde;Gençliğin hasret yer sevda göçündeBilmez misin, dört mevsimin üçündeKar olur yaylalar, ela gözlü yarAlı al, yeşili yeşilde ara;Ahirete gider kalbdeki yara...Ne yapsan bir daha çıkmaz dallara,Dökülen ayvalar ela gözlü yarVakit dolar, nakit biter kasanda...Sevda bir kitaptır gönül masanda;Okusan da olur, okumasan da...Kapanır sayfalar ela gözlü yar
Abdurrahim Karakoç


Nephthys 12 Mayıs 2007 00:26

Mahur Beste


Şenlik dağıldı bir acı yel kaldı bahçede yalnız
O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız
Gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan ne hız
Yalnız kederli yalnızlığımızda sıralı sırasız
O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız

Bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı
Güneşten ışık yontarlardı sert adamlardı
Hoyrattı gülüşleri aydınlığı çalkalardı
Gittiler akşam olmadan ortalık karardı

Bitmez sazların özlemi daha sonra daha sonra
Sonranın bilinmezliği bir boyut katar ki onlara
Simsiyah bir teselli olur belki kalanlara
Geceler uzar hazırlık sonbahara



Attila İlhan


arwen 12 Mayıs 2007 00:31

görmüyor gözlerim
başka kimseyi
ölümüne tutacağım aşk yeminimizi!

bu kalbim seninle kilitli
ölümüne tutacağım giderken
benden alıp gittiğin herşeyimi!

kaybetti yüreğim
gözlerinde kendini

kavuşmaya bir vakit kaldı satırlarda bile
düşüyor gözlerim gözlerine sen uyurken her gece


her gün ölebilmek sensiz
yeniden doğmak seninle yine sensiz
artık çok yoruldum
ve yarınları da dünleri de sensiz yüreğimden koydum.......


fulya erçakar


Mystic@L 12 Mayıs 2007 00:39

Nasıl soğuk ayrılığın güneşi
Gölgeli bir çınar olan gövdemin
Dalları içten kırınca acı
Buzdan bir alçıyla tutuyor beni

Ayrılık sabahı ne kadar beyaz
Ölümün hüzünlü arkadaşı kar
Bana ütülü bir çarşaf hazırlar
Bir karanfil tam yüreğin üstünde

Onat Kutlar


arwen 12 Mayıs 2007 01:10

Sımsıcak bir yıldız düştü içime
Mühür gözlerin kaydı gönlüme
Dolanıp buz gibi hasretin ipine sevdiğim
Keskin bıçak ayrılıkla kesile kesile

Dudaklarımdaki gülümseyiş bile
Hediyedir mühür gözlerine
Teninin kokusunu ezberleyecek yüreğim
Tenime değdiğinde nefes nefese

Çırılçıplak duygularla sevdim gönlünü o gece
Ayrık otları arasındaki gelincik misali belki de
Suya hasret toprak gibi sevdim biriciğim
Sevda suyunu gönlüme döksen de dökmesen de

Bir gün geldiğin gibi gidersen sessizce
Dudaklarımdaki gülüşü de götür gittiğin yere
Her şeyimi al giderken canımı bile sevdiğim
Sen bende kalacaksın istesen de istemesen de

gönül kadın


Mystic@L 12 Mayıs 2007 02:15

Bir an önce görülsün
Diye akdeniz
Toroslar’da ağaçlar
Hep çocuk
kalır

Sunay Akın


CaNaRY 12 Mayıs 2007 09:10

Haberin Olmaz...
Bir gece ansızın rüyana girip

Bir ömür yaşarım haberin olmaz
Seninle bir güne,bir ömür verip
Sevdana koşarım,haberin olmaz

Yağmurum; güneşin ardından gelen
Ferhat'ım uğruna dağları delen
Belki bir mendilim yaşını silen
Derdine düşerim haberin olmaz

Bir şarkı olurum senin dilinde
Dikensiz bir gülüm belki elinde
Belki bir yağmurum bahar yelinde
Saçını okşarım haberin olmaz..

Yavuz Doğan


MMDMR 12 Mayıs 2007 09:20

göz kaptırdığım renkten
kulak verdiğim sesten
AFFET
senden habersiz aldığım
HER NEFERSTEN


Mystic@L 12 Mayıs 2007 10:52

Hayat

Hayat bir masalmış.
Dertleri uzarmış insanın...
Ömürlerse kısalmış.
Kimse anlamamış.

Hayat bir masalmış.
Pirler piri bir bakmış.
Sıcak sevgiyi bulmuş
İçmiş doya doya
Fakat kanmamış..

Hayat bir masalmış.
İnsanlar hep koşarmış.
Her bakan arkasına
Bir arpa boyu yol almış.

Hayat bir masalmış.
Bitmeyen bir melodi.
Dinleyenler susarmış.
Susunca sessizlik ebedi.

Hayat bir masalmış.
Herkes Polyanna Alice.
Tek gözlü acımasız dev.
Hikayemizdeki kötü polis.

Hayat bir masalmış.
İçinde her şey varmış.
Aşk,ihtiras ve savaş.
Herkeste başka bir telaş.

Hayat bir masalmış.
Yaşanmış ve bitmiş.
Bir varmış bir yokmuş.
Her şey apansız olmuş.

Mehmet Kızılkaya


mehtap_35 12 Mayıs 2007 11:16

Üye olduğum sitelerde kendi şiirşerimi kendim eklerim.Bir arkadaşım bu sitede bir şiirimin eklendiğini ama en azından altına adımın yazıldığını söyledi.Başka sitelerde şiirlerimin altına kendi isimlerini yazanlara da şahit olmuştum.Hiç olmazsa bu arkadaş benim adımı yazacak kadar hakkaniyet sahibiymiş.Teşekkürler bu yüzden.Ayrıca şiirimi beğenmiş olacak ki ekleme yapmış buraya.

Eminim bana ulaşabilme şansı olsaydı şiirinizi şu siteye ekleyeceğim bilgisini de verirdi.

Kalın sağlıcakla.


P.u.S.u 12 Mayıs 2007 11:21

Çocuksun Sen-II Çocuksun sen sesinin çağlayanına düştüm
Bir çiçeğe tutundum düşerken, ordayım hâlâ
Sallanıp durmaktayım bir saatin sarkacı
Nasıl gidip geliyor gidip geliyorsa öyle
Zaman benim işte, nesneleşiyor tüm anlar
Dursam ölürüm paramparça olur dünya

Çocuksun sen sesinin çağlayanına düştüğüm

Uçurum diyordun bir aşk uçurum özlemidir
Bırakıyorum öyleyse kendimi sesinin boşluğuna
Tutunabileceğim tüm umutları görmiyeyim için
Gözlerimi bağlıyorum geceyi mendil yaparak
(Gözlerim bir yerlerde daha bağlanmıştı, bunu
Unutmuyorum unutmuyorum unutmuyorum hiç)

Bir rüzgâr esse ellerin fesleğen kokuyor
Kırlangıçlar konuyor alnına akşamüstleri
Bu yüzden bir kanat sesiyim yamaçlarda
Üzgün bir erguvan ağacıyla konuşuyorum
Ayrılığın zorlaştığı yerdeyim ve dalgınlığım
Bir mülteci hüznüne dönüyor artık bu kentte

Çocuksun sen alnına kırlangıçlar konan

Bir bulutun peşine takılıp gittiğimiz yer
Okyanus diyelim istersen ya da sen söyle
Batık bir gemiyim orda, seni bekliyorum
Upuzun bir sessizliğim fırtınalar patlarken
Gövdem köle tacirlerinin barut yanıkları içinde
Ve gittikçe acıtıyor yaralarımı tuzlu su

Çocuksun sen, büyümek yakışmazdı hiç
Gülüşünün kokusuyla yeşerdi bu elma ağacı
(Soluğunun elma kokması bundandı belki)
Bir elma kokusuna tutundum düşerken
Sallanıp durmaktayım bir saatin sarkacı
Nasıl gidip geliyor gidip geliyorsa öyle

Çocuksun sen, çocuğumsun
Ahmet Telli


NiliM 12 Mayıs 2007 11:23

Geldi hazân, Yine hüzün, Yine gam
.
Cümbüş kırık, neyzen suskun, ney suskun
geldi hazân, yine hüzün, yine hüsran, yine hicran
şarkı suskun, meyhan suskun, mey suskun
geldi hazân, yine giryân, yine figan,yine efgân
gönüllere elem konuk her akşam...

bülbülü bir güle zar eylemişler
dünyayı sevene dar eylemişler
sevdayı göğsüme nar eylemişler
geldi hazân, yine giryan, yine hüsran, yine gam
yine hicran, yine hüzün, yine efgân, yine figan
bir ince sızıdır nereye baksam…

hicran dilsiz, yaş gözsüz, mevsimler güz
şair suskun, şiir suskun, tar sözsüz
yine boyun büktü akşamlar öksüz
ey vah yine hazân, yine efkar, yine ah-u zar
yine firgat, yine hasret, yine gurbet, yine gam var
bir ince sızıdır düşer sineye ah leyli yar

rüzgar hicran inler gönül secdede
nağmeler aşkı kanar her hecede
ay küser bir efkâr basar gecede
yine hazan, yine hüzün, yine hicran, yine gam
yine figan, yine efgân, yine giryân, yine hüsran
bir kara dumandır iner her akşam

felek ki, demirden örmüş ağını
ceylanlar aşk için yakmış dağını
gazeller savurmuş gönül bağını
geldi hazân, yine hüzün, yine hüsran, yine gam
yan ey deli gönül dermansız derdine yan

yine efkar vakti, her yer karardı
bahçe gazel döktü yaprak sarardı
her sokak başını bir elem sardı
geldi hazân, yine giryan, yine hüsran, yine gam
yine hicran, yine hüzün, yine giryan, yine hicran
bir ince sızıdır nereye baksam

tipi bize, boran bize, kar bize
feryat bize, figan bize, zar bize
hicran bize, fizan bize, har bize
yine firgat, yine gurbet, yine hasret ey Ozan
dinmez sızıdır yüreğimde ne yapsan
gönüllere elem konuk her akşam

bahçe mahsun, gül mahsun, gönül hicran
bülbül bi-zar-ı figan, bi-zar-ı fizan, bi-zar-ı efgân
ey vah yine hicrân, yine giryân, yine hüsran, yine gam
bir ince sızıdır düşer sineye her akşam

geldi hazân, yine hicran,yine hüsran
yine giryân bana düştü...
yine firgat, yine hasret,yine figan
yine efgân cana düştü...
attı felek, her birimiz bir yana düştü
yan ey gönül şimdi dermansız derdine yan
ah ile, vah ile geçip gidiyor zaman

hüzünlere yazılmış bir ömür bizimkisi
ah!
neylersin...



Nuri CAN


P.u.S.u 12 Mayıs 2007 11:28

Süvârî

Şu bakır zirvelerin ardından
Bir süvârî geliyor kan rengi.
Başlıyor şimdi melûl akşamda
Son ışıklarla bulutlar cengi!

Bir bakır tasta alev şimdi havuz,
Suya saplandı kızıl mızraklar.
Açılıp kıvrılarak göklerde
Uçuyor parçalanan bayraklar!

Ahmet Haşim


blueeyez 12 Mayıs 2007 11:54

YOL
Bir gemiye binip de geri dönmeyen
ince bir kız tanıdım yirmi ikide
''düzdür dünya nereye gitsen
herşey peşinden gelir istersen''
diye başlayan eski bir şarkı
döküldü dudaklarımdan bir izmir eylül'ünde

ay ışığında yunus balıklarını öptüm
rüyalarımda,
onlarla mercan kayalıklarında yattım
sarmaş dolaş
gidip de geri gelemeyeceklere ağladım durdum

üstü örtülü yanlızlıklar birikmiş
çeyiz sandıklarında,öpücüklerle
tütsülenmiş duvaklarda.
''öp beni sevgilim,
dayanamam uzun ayrılıklara''
diye devam eden bir şarkı selanik'te ekim'de

gözlerimi yıldızlara diktim,
yıldızlar ki bekçileridir yaşamın
ormanlara hükmettim,uzaklara,seslere...
sesler ki çıkıp bir et parçasından
hisleri kazıyandır belleklere.

ne çok acı birikmiş içimde
kendi göğsümü yardım,ağladım
''beni sakın unutma,
bütün hayatımı sana adadım''
diye biten bir şarkı napoli'de.

rüyalar hiçbir şeydir hem,götürmüyorsa
önceden gidilmemiş yerlere.

SELAHATTİN YOLGİDEN


Mystic@L 12 Mayıs 2007 12:11

Bir bulutun peşine takılıp gittiğimiz yer
Okyanus diyelim istersen ya da sen söyle
Batık bir gemiyim orda, seni bekliyorum
Upuzun bir sessizliğim fırtınalar patlarken
Gövdem köle tacirlerinin barut yanıkları içinde
Ve gittikçe acıtıyor yaralarımı tuzlu su

Çocuksun sen, büyümek yakışmazdı hiç
Gülüşünün kokusuyla yeşerdi bu elma ağacı
(Soluğunun elma kokması bundandı belki)
Bir elma kokusuna tutundum düşerken
Sallanıp durmaktayım bir saatin sarkacı
Nasıl gidip geliyor gidip geliyorsa öyle

Çocuksun sen, çocuğumsun
Ahmet Telli


blueeyez 12 Mayıs 2007 12:25

ANAHTAR

Konuşmak susmanın kokusudur.
Ya sus git, ya konuş gel, ortalarda kalma.
Yalan korkaklığın tortusudur.
Dürüst kaba ol, eğreti saygılı olma.

ÖZDEMİR ASAF




blood_lovee 12 Mayıs 2007 13:16

Farkında mısın

farkındamısın
bir sami burda
yanan aylardan sonra
zalim seni anan
bıkmadan usanmadan
olmayan aşkını arayan
farkındamısın
kopr içimden
unutulur bu mısralarda


farkındamısın
uyurken yatağında
belki başkasının koynunda
bilinmeyen memlekette
sınırsız uzakta
farkındamısın
aşk yakın bana
bir nefes kadar
ondanda öte
karışamıyor havaya

Serhat Demircan


blueeyez 12 Mayıs 2007 14:52

Yaşamaya Dair

Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın bir
sincap
gibi mesala,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, yani,
bütün
işin gücün yaşamak olacak.

Yaşamayı ciddiye alacaksın, yani, o derece, öylesine ki, mesala,
kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda, yahut, kocaman
gözlüklerin,
bembeyaz gömleğinle bir laboratuvarda insanlar için ölebileceksin,
hem
de yüzünü bile görmediğin insanlar için, hem de hiç kimse seni
buna
zorlamamışken, hem de en güzel, en gerçek şeyin yaşamak olduğunu
bildiğin halde.

Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile,
mesala,
zeytin dikeceksin, hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, yaşamak, yani

ağır bastığından....


NAZIM HİKMET


Mystic@L 12 Mayıs 2007 21:27

Çocuksun Sen-II Çocuksun sen sesinin çağlayanına düştüm
Bir çiçeğe tutundum düşerken, ordayım hâlâ
Sallanıp durmaktayım bir saatin sarkacı
Nasıl gidip geliyor gidip geliyorsa öyle
Zaman benim işte, nesneleşiyor tüm anlar
Dursam ölürüm paramparça olur dünya

Çocuksun sen sesinin çağlayanına düştüğüm

Uçurum diyordun bir aşk uçurum özlemidir
Bırakıyorum öyleyse kendimi sesinin boşluğuna
Tutunabileceğim tüm umutları görmiyeyim için
Gözlerimi bağlıyorum geceyi mendil yaparak
(Gözlerim bir yerlerde daha bağlanmıştı, bunu
Unutmuyorum unutmuyorum unutmuyorum hiç)

Bir rüzgâr esse ellerin fesleğen kokuyor
Kırlangıçlar konuyor alnına akşamüstleri
Bu yüzden bir kanat sesiyim yamaçlarda
Üzgün bir erguvan ağacıyla konuşuyorum
Ayrılığın zorlaştığı yerdeyim ve dalgınlığım
Bir mülteci hüznüne dönüyor artık bu kentte

Çocuksun sen alnına kırlangıçlar konan

Bir bulutun peşine takılıp gittiğimiz yer
Okyanus diyelim istersen ya da sen söyle
Batık bir gemiyim orda, seni bekliyorum
Upuzun bir sessizliğim fırtınalar patlarken
Gövdem köle tacirlerinin barut yanıkları içinde
Ve gittikçe acıtıyor yaralarımı tuzlu su

Çocuksun sen, büyümek yakışmazdı hiç
Gülüşünün kokusuyla yeşerdi bu elma ağacı
(Soluğunun elma kokması bundandı belki)
Bir elma kokusuna tutundum düşerken
Sallanıp durmaktayım bir saatin sarkacı
Nasıl gidip geliyor gidip geliyorsa öyle

Çocuksun sen, çocuğumsun
Ahmet Telli


Sedef 21 12 Mayıs 2007 21:45

Hain Rüya




Gözlerin gözlerime öyle bakardı ki,
Sana olan sevgim binlere katlanırdı.
Sarılırdım sana rüyalarımda,
Gerçek olmasa da aklım kopardı.

Seni seviyorum derdin bana,
Ayrı kalamazdık birbirimizden.
Sana olan sevgim öyle çoktu ki,
Anlayamazdın beni sevmeden.

Sandım ki sende beni seviyorsun,
Hain rüya kandırdı beni.
Gözlerimi açınca farkettim,
Gerçekte beni sevmediğini.



Fatih Mertaslan


romantik26 12 Mayıs 2007 22:51

İlk ilham kaynağım...
 
Daha kaç gece geçer yar hasretinle
Diner mi göz yaşlarımın çağlayanı
Güneş doğar mı bir daha kararan yüreğime
Sırılsıklam olmuşum soru yağmurunun altında
Dilim söylemiyor ama sorular da cevaplar da sensin
Gel sevdiğim,gel de kurut bütün sorularımı
Gel de güneş misali doğ yüreğime
Senden sonra kış geldi buralara
Artık kuşlar uçmuyor,sevinç cıvıltıları duyulmuyor
Hepsinin de kanadı kırık,yüreği yaralı
Güller sevgi kokmuyor,boynunu bükmüş su istiyor
Güneşte doğmuyor,küsmüş geceye
Herşey seni bekliyor
Ben de seni bekliyorum sevdiğim
Her şeyin bir ilki vardır ya
Sen de bu şiirim gibi bir ilksin
Ve sen de sana yazılan bu şiirle SON…


DrAm3vLH 12 Mayıs 2007 23:31

http://www.siirkolik.com/images/siir.gif Adım Adım Aşk
bir gizemdi bakışların
soru işaretleri yüklenmiş
kırılmış köprünün ayağı
yol kapanmış belki
iyot kokusu takıldı
soru işareti çengeline
düştü suya
bir rüzgar öpüşü
bir dalga teninde

kanatlandı sözcüklerim
deniz feneri ışığı ayaklandı
kıpırdadı süt limanlığı
dinginliğimin,ağırdan
elin eridi elimde
uyuştum soluk alışlarında
gözlerinde şiirsellik
mutlu gemiler yanaştı limana
anlamlı imgeler aktı
dudaklarının kıvrımından bana

kahve gözlerin kısıldı
bir köz düştü bahtiyarlığıma
pembelere büründü ağaçlar
köpük köpüktü
bir hırka,bir çatal çaldı beni
art arda vuruldum
çoğaldın tümcelerimde

sarmalandım an be an
hırsızlar çaldı uykularımı
ben yıldızları sayarken
en parlağı sendin
kayboldum sende
yok oldum
tükendim
şafakla
yavaş
ya
va
ş
.


arwen 13 Mayıs 2007 02:02

Bir yıl daha gelip geçti
Sensiz senden uzakta
Bu kaçıncı yeni yıl
Bu kaçıncı bayram
Ben sensiz sen bensiz
Yine kutladık
Yeni yılları bayramları

Seni kimlerden sorayım
Nasıl bir teselli bulayım
Yıllar gelip geçti aradan
Güldürmedi bizi yaradan
Geçirdik baharı yazı
Ben sensiz sen bensiz


kaya kızıltuğ


Mystic@L 13 Mayıs 2007 04:57

Yaşıyoruz Ben ölmedim...
Beni öldüremediler de;
Yaşıyorum, yaşıyorum işte,
At kıçında sinek gibi,
Töööbe, töbe!
Kapandı yüzümüze dergi kapakları,
Bir varmış bir yokmuş olduk sağlığımızda.
Şiir... O yosmanın boyuna.
Gazete... Gelene gidene başyazı.
Ara ki bulasın sayfalarda
Şair Rıfaz Ilgaz’ı.
Düştükse itibardan
Ölmedik ya, yaşıyoruz işte,
Yaşıyoruz dedik, yaşıyoruz be,
Heeeey, fincancı katırları!
Rıfat Ilgaz


NiliM 13 Mayıs 2007 09:50

Anneler Günüymüş? ?

Anne olmak zordur bizim ellerde,
Ödemekle hakkın biter mi anne? ?
Senenin bir günü bütün dillerde,
Anneler günüymüş yeter mi anne? ?


İyi ki sen varsın canım anam var,
Ana kucağıdır en güzel diyar,
Aç kollarını gel sımsıkıca sar,
Sensiz benim nabzım atar mı anne? ?


Dünyalar bir yana sen bir yanasın,
Hem eşsin hem anne hem kaynanasın,
Ne güzel bir dostsun ve bir anasın,
Seni yazmaya güç yeter mi anne? ?


Turgay Ata


yalnız 13 Mayıs 2007 10:19


Gözlerim seni aradı karanlık gecede...
Sessiz sedasız...
Hani gelmeyeceksin ya,
Belki hayalin beni yalnız bırakmaz diye!

Seni aradı gözlerim,
Sessiz sedasız bir gecede!

Sen'li geçen günlerin anısına,
Tek tek mum diktim yüreğimin her köşesine.
Onlar eridi...
Ben eridim...
Onlar söndü...
Ben soldum...
Ama sen gelmedin!!!

Gelmeyecektin...
Biliyordum...
Ben sadece düşler kuruyordum!

Seninle yazdığım her hayat senaryosunun sonu mutlu bitiyordu...
Masallardaki gibi...
Bir öpücük yetiyordu bulutlara değmeye...
Oysa gerçekte öyle miydi?
Hiçte değildi!

Senin beni hayatından muaf bıraktığını anladığımdan beri;
Kurduğum düşlerde,
Yazdığım senaryolarda,
Büyüsünü kaybetti...
Beni senden ettiğin gibi,
Onlarıda büyüsünden ettin...
Peki onlardan ne istedin?

Omuzlarımda taşıdığım seninle olan hayallerim
Sana ağır mı geldi?
Ezildin mi altında kendi büyüklüğünün?
Hiç olamayacağın kadar masumsun ya benim düş ülkemde...
Korkuyosun değil mi bunu kabullenmeye?

Cesaretin yok senin böyle sevgilere...
Nerede bıraktın o yüreğini?
Hayatı hep korkusuzca yaşarken sen,
Neden korkuyorsun bana gelmeye?
Sevsen, seveceksin işte,
Sevmeyişinin bu inadı ne?

Gözlerim seni aradı işte yine,
Sessiz sedasız bi gecede...
Hani sen yine gelmeyeceksin ya,
Ama ben aldım yine seni düşler ülkeme!

Bir mum daha yaktım...
Bir kez daha yandım...
Bir kez daha o mumla birlikte,
Eridim...
Bittim...
Söndüm...


blood_lovee 13 Mayıs 2007 13:27

Sadece Benim Hikayem

O ipek saçlarına aklar düştüğünde
Aynaya baktığında yüzünde kırışıklıklar gördüğünde
Mazini hatırlayıp geçmişe döndüğünde
Bir genç kız göreceksin zulüm etmiş birine

Zaman bu işte her şeyi alıyor insanın elinden
Yoksa eser kalmadı mı o çok övündüğün güzelliğinden
Sen değilmiydin zaman diyen
Kader değil, sendin seni benden alıp götüren

Her adım attığında bir adım öteye
Ben biraz daha yaklaştım ölmeye
Gitmeye karar verdiğinde soramadım
Hakkın varmıydı beni benden alıp götürmeye

Kaderim bile diyemedim ellerinle yıktın dünyamı
İsterdim ki beni birazcık anlamanı
Hep göstermiştin bana yakınlığını
Beklide anlayamadım benden uzaklaşmanı

Gücüm kalmadı sensizliğe dayanmaya
Gidiyorum ömür gözlüm buralardan uzaklara
Ayrılık hediyem olsun buda benim sana
Ne olur iyi bak benim için aynadaki yansımana

Öldürdün içimdeki tüm iyi duyguları
Yok ettin bendeki iyi huyları
Elimden aldın bu günümü yarınımı
Geri ver ne olur seviyorsan Alahını

Söylesene tek sucum sevmek miydi seni
Sende biliyorsun tek hayalim mutlu etmekti seni
Gönlüm biraz serseri birazda deliydi
Ama seni bir ömür boyu mutlu etmeye yeterdi

Günlerce kan kusup ağladım
Deliler gibi sokaklarda dolaştım
Hep bekledim gelir diye yılmadım
Ama, sen gelmedin ben artık veda ederek bu dünyadan ayrıldım

Hoşcakal mutluluklar diliyorum sana
Gücüm kalmadı artık sensiz yaşamaya
İhtiyacım vardı beni birazcık anlamana
Öldüğüm için değil de bakamadığım için yanıyorum o güzel gözlerine doya doya

Çılgınca sevmiştim seni biliyorsun
Şimdi böyle nereye gidiyorsun
Aşkımın ödülünü böyle mi veriyorsun
Tek sucun sevmekti deyip cezaya mahkum ediyorsun

Olacaksa sonum ellerinden
Korkmam gülüm inan ölmekten
Vazgeçtim hayat denilen serüvenden
Kendiem bir mezar yaptırdım gözlerinin renginden

Gözler ki senin yaşama sebebimdi
Sevmelere doyamadığım tek şeydi
Onlar gitti her şey bitti
Ben öyle çok öyle çok sevdim ki seni

Tatlı dilin hep güzel şeyler söylerdi
Hani be zalim tüm güzel günler bizimdi
Alma elimden nedensiz yaşama sebebimi
Çok özledim inan ki o güzel gözlerini

Bir tamam desen neler neler yapmazdım
Ehmen gelirdim aynına bir an durmazdım
İnan ki isteseydin gökyüzündeki yıldızları toplardım
Güzel görünsünler diye ayaklarının altına atardım

Bir ben vardım bir zamanlar durmadan gülen
Hayatı takmaz dalga gecen
Kimselere güvenip gönülden sevemeyen
Sen çıktın karşıma seni delice sevdim

Bir ben oldun ayrı bedende
Kalbimi bırakmıştım ellerine
Şimdi sen acımadan attın onu yerlere
Almak için yerden gücün yok mu eğilmeye


Gözlerin hep gözlerimin önünde
Girmiyor zulüm ediyor bana hep gündüz gece
Günlerim karıştı birbirine
Korkuyorum takvime bakmaya uzaklaştık diye gittiğin güne

Her gün aynı rüyadayım
Bilmem ne zaman uyanacağım
Sana doya doya sarılıp
O cennet gözlerine ne zaman bakacağım

Toprak olmak istiyorum
Ben bu acıya dayanamıyorum,
Kabul ettim gidiyorum
Ama şunu bil ben ilk defa yeniliyorum

Hayatta ne savaşlar yaşadım
Her savaştan zaferle ayrıldım
En umutsuz anımda yenilmedim
Hep o bayrağı ben yukarı kaldırdım
Hani sana hep bensin derdim ya
Şimdi daha çok bensin ayrılık kararınla
Aslında buydu sana yakışanda
Ama dinlemeliydin beni son bir defa

Günahkar sokakların tövbekar delikanlısıydım
Seninle birlikte her şeye yeniden başlayacaktım
Sadece sana ayit bir dünya kurmayı başardım
O dünyadaki seni bir ömür boyu mutlu yaşatacaktım

Aklım kalmadı gitti işte
Dünyadaki hiçbir şey görünmüyor artık gözlerime
Seni bu kadar çok sevdim diye
Mahkum oldum genç yaşta ölmeye

İnan ki çok aradım bulamadım bu derdime care
Defalarca yeniden başlamak istedim her şeye
Ama her başladım yenilikte
İlla ki rastladım gölgene
Ve karar verdim seni severek


Yalçın Boz


Mystic@L 13 Mayıs 2007 15:26

hasret geceleri gömülmüş karanlığa
yıldızlara dargın yorganına sarılır
ay
yine öyle eski haliyle
dudakları kırmızı
dökülür nameler buğday başaklarından
balıklar mendil tutar göz yaşlarına
ağaçlar boy verir meyve verir inada
bir de hasret türkülerini çalar radyolar
penceremi özler
bekler sarı güller
yollar düz yollar kıvrımlı
gündüz çiğnendiğinin yorgunluğunu atar
uzanır alabildiğince
hasret geceleri
hasret geceleri
sessiz kimsesiz yorgun
yürekleri çekingen
duymaz ıssız yatağında uzanan
ırmağın sakinliğini
gözler kapalı gök kapalı
yer siyah
karanlık serin
hasret geceleri

Mustafa Küçüktepe


blood_lovee 13 Mayıs 2007 15:40

Adı Yok

Bir yaza daha yalnız giriyorum
Onca kalabalığın arasında,
Bir sevgiden mahrum, bir sevgiliden uzak
Bir benden uzak, bir ölüme yakın.

İnsanlar var çevremde neşeli
İnsanlar var çevremde sevgili
Birde ben varım, ne neşeli, ne sevgili
Yalnızlıktır benim sadık dostum.

Hani uyanırsın sabaha aklında yarin
Düşünürsün derince sevgini, sevgilini
Yalnız kalınca anlarsın değerini
Ve yalnız kalınca seversin her şeyden çok.

Bir yaza daha yalnız uyandım
Yalnız kahvaltı yaptım
Yalnız! gece gibi, çaresiz,umutsuz ve mutsuz
Yalnızlıktır benim sadık dostum.

Serkan Erdem


Sedef 21 13 Mayıs 2007 19:47

Sadece Sen
Sana olan sevgimi
İliştirmeliyim gözlerine
Bana olan tövbeni unutmalısın
İkimizde öylece kalmalıyız sokakta
Sen soğuk bir kış gecesi
Ben sana üşüyen serçe
Sonra sabah olmalı
Gözlerinde uyanmalıyım
Yepyeni bir güne
Ne bir ah olmalı dilimde
Ne de bir günah kanımda
Sadece sen olmalısın
Sadece sen benim yanımda


Murat Temur


Mystic@L 13 Mayıs 2007 19:50

Ne güzeldi o kış bahçesinde
Güllerin çok derinlerde çalışan uykusu
Sana bir bahar hazırlamak için.

Dallar, filizler, eski masal dilberleri gibi
Hüzne ve hülyaya gömülmüş
Doğmamış çocuklara
Ninni söylüyorlardı sanki...
Ana rahmi gibi sıcak ve yüklü idi hava
İyi mayalanmış hamur gibi
Gizli nabızlarla atıyordu toprak

Ahmet Hamdi Tanpınar


Misafir 13 Mayıs 2007 22:33

Anasız(ı)


ne zaman sussam kendimi
sesimden sesin geçer
gül fışkıran çilenden
saplanır yüreğime iğneler

konar penceremin serçesi
ürkek bakışlarında kırıntı telâşı
kanar yalnızlığım usanç sakini
gölgeme karaağaç diker

perişan saksılar, çiçekler solgun
gönlü yorgun toprağın
tadı acı suyun
ağlaşır mevsimler
ana baharından yoksun

takılır gözlerim ufuk çizgisine
bir kırlangıç kanadına asılı
yanarım can tahtamda
tutuşur gökselin buzulları

anam, hurma çekirdeği
anam, iğde çiçeği
anam, buğday kadın
oyy! anam kilim deseni

kırıldı aynalara vuran şavkım
hasretinle çizildi sessiz düş haritaları
kayboldu özgürlüğümün rengi
döküldü gözlerimin pulları

ne zaman haykırsam sesimi
yokluğunun pusularında kanım donar
öpüşüne susarım hayat çukurunda
devrilir üstüme sıra dağlar

anam can
anam cânan
hangi denize sığar kederim
hangi dünya kelâmına şiirlerim
uyan!

kokunu ört üstüme
aç gözlerini yârim anam
acının lekesi silmekle geçmiyor
ne alnımdan ne sol yanımdan



Sevinç Yıldız


arwen 13 Mayıs 2007 23:00

Gözlerini hüzün kaplamış yine
İçini göremem dalamam canım
Söğünmüş güneşin kaybolmuş yine
Gününü göremem bakamam canım

Uzaktan uzağa seslenir gönül
Dayanmaz yokluğa hislenir gönül
Düşürmez dudağa dillenir gönül
Yüzünü göremem soramam canım

Geceler kıskanır getirmez seni
Rüyalar kıskanır göstermez seni
Türküler kıskanır söyletmez seni
Saçını göremem saramam canım

Çöllerde mecnunum serabım sensin
Aşkına mecburum sevabım sensin
Susadım kurudum şarabım sensin
Arkını göremem doyamam canım

Naim’in bağrında sönmeyen harsın
Yangısın içinde gülmeyen yarsın
Dağ gibi gönlünde bitmeyen varsın
Gölgeni göremem tutamam canım.


bedrettin naim arslan


Misafir 13 Mayıs 2007 23:29


hadi dön dön ne olur canısı

hadi dön ne olur canısı

sende kalan yüreğim yazıyor inan
elimdeki kalem değil
ne yapsam sevgim bitmiyor
yalan değil
sensiz geçen günüm bitip tükenmiyor
yoksan hayatım çekilmez oluyor

uzaksın sesim gelmiyor
her geçen gün yüreğim kanıyor
gidersen gittiysen
SENSİZLİK ÖLÜM GELİYOR
HADİ GEL DÖN CANISI BU YÜREK SENİ BEKLİYOR

Pınar suna ay


arwen 13 Mayıs 2007 23:33

Yırttım gecelerimi…
Sakladım hecelerimi…
Söyleseydim inanmazdı…
Onu ne çok sevdiğimi…

İstedim ki böyle bitsin…
Gitsin…
Bilmediğim yerlere gitsin…
Sevmiyorum sansın onu…
Bitsin…
Sadece,
O öyle bilsin…


önder karagülle


arwen 14 Mayıs 2007 00:21

SEN YANIMDA OLDUKTAN SONRA


Her tükendiğim anda sen gelirsin aklıma
Senin için biraz daha sarılırım hayata
Tek gayem seni mutlu etmek şu yalan dünyada
Düşsemde kalkarım sen varsan aklımda
Sen merak etme ana oğlun hep yanında

Kimseye etmedin muhtaç
Bende etmem seni kimseye muhtaç
Ama oğlun hep sana muhtaç
Sen yanımda olduktan sonra
Kimseyi istemem yanımda
Merak etme ana oğlun da hep senin yanında


yusuf balcı


jöly 14 Mayıs 2007 00:56

Anne Bak Üşüyorum
Anne bak üşüyorum
Isınmak istiyorum
Kucağın nerde anne
Şefkatin nerde
Kucağın nerde anne
Şefkatin nerde
Ellerin nerde anne
Yalnız gecelerimde
Sokulduğum göğsün
Ve içimde gülümseyen
Yüzün nerde
Nerde anne
Rüyalarınım güzel yanı
Yalnızlığım anne
Sensizliğim nerde
Neden ellerin donmuş
Neden gözlerin ölmüş
Fakat sen kimsin
Anne sen kimsin
Anne neredesin
Soruyorum bak anne
Korkuyorum
Şeker karamela istemiyorum
Çizgi film oyuncak istemiyorum
Anne sana geliyorum
Fakat ellerin donmuş
Fakat gözlerin ölmüş
Anne sen kimsin
Anne nerdesin
Soruyorum bak anne
Korkuyorum
Korkuyorum
Anne bak üşüyorum
Isınmak istiyorum
Kucağın nerde anne
Şefkatin nerde
Bu yaldızlar
Bu yapma kuşlar
Bu yalancı memeler
Bu naylon bebekler
Düşümde bir dağ görüyorum
Üstünde çiçekler
Anne bak ölüyorum
Anne ölüyorum
Anne
Ölüyorum
Özlem Özbek


arwen 14 Mayıs 2007 01:06

izlerin var silinmeyen


seninle su gibi akardı zaman
ellerin ellerimde olduğu zaman
uyuyamazdın dizlerime yatmadan
bomboş avuçlarımda senden izler var

saklarım hala verdiğin resmini
sen öğrettin bana aşkı sevgiyi
gitsen de bir gün unutamam ki seni
baktığım her yerde senden izler var

hasretinle yanarken sensiz yüreğim
seni görmek ister her an gözlerim
çıkmazsın aklımdan seni özlerim
geçip gittiğim yollarda senden izler var

isyan ederim her an kaderime
çığ mı düştü verdiğin yeminlere
seni ararım her gece meyhanelerde
içtiğim her kadehte senden izler var.


musa menekşe


jöly 14 Mayıs 2007 01:24

SENİ SAKLAYACAĞIM

Seni saklayacağım inan
Yazdıklarımda, çizdiklerimde,
Şarkılarımda, sözlerimde.
Sen kalacaksın kimse bilmeyecek
Ve kimseler görmeyecek seni,
Yaşayacaksın gözlerimde.
Sen göreceksin, duyacaksın
Parıldayan bir sevi sıcaklığı,
Uyuyacak, uyanacaksın.
Bakacaksın, benzemiyor
Gelen günler geçenlere,
Dalacaksın.
Bir seviyi anlamak
Bir yaşam harcamaktır,
Harcayacaksın.
Seni yaşayacağım, anlatılmaz,
Yaşayacağım gözlerimde;
Gözlerimde saklayacağım.
Bir gün, tam anlatmaya..
Bakacaksın,
Gözlerimi kapayacağım..
Anlayacaksın.

ÖZDEMİR ASAF



arwen 14 Mayıs 2007 01:55

Nedir aşkın tarifi
Tatmadan bilinmezki,
Tam anlarsın tadarsan,
Ne hale gelir insan

Vücudun her hücresi
Kanının her zerresi
Harekete geçecek
Kontrolsüz güçlenecek

Gönlünü dolduracak,
Ruhunu da saracak,
Kalbin güm güm atacak
Aklı baştan alacak

Aşk dediğin yakmalı,
Yakıp ta kavurmalı,
İnsan bazen hasılı,
Düşünceli, kaygılı

Bambaşka birşey olur,
Deli divane olur
Sonunda şair olur
Duygular şiir olur


şükrü topallar


blueeyez 14 Mayıs 2007 03:18

GÜLÜMSE



Durmadan kurulup dağılan bu yerde

Hiç bir dost arama.
Güvenilir bir sığınak, hiç! ..

Bırak acı yüreğinde konaklasın
Olmaza çare arama...
Kimse sana gülmeden sen acıya gülümse,
Yaşamana bak!


ÖMER HAYYAM


CaNaRY 14 Mayıs 2007 07:16

Sen Benim Deniz Fenerimsin...

Sen Benim Deniz Fenerimsin
Dalgalar Alsın Beni
Sen Orda Kal

Emzikli Bir Bebek Gibi
Koparıp Aldılar Kollarımdan Seni
Gözlerimi Yıkılan Gözlerinden,
Koparıp Aldılar.
Sesine Yasak Koydular Bakir Tellerde,
Aramıza Yollar Koydular ,Uçmuş Köprüler.
Ne Zaman Kapımdan Geçse,
Sokağım Üzgün Bir Postacıya Ağlıyor.

Geceydi.Fenaydım.Üstelik Yaralı.
Bütün Işıkları Sönmüştü Kentin.
Kırbaç Gibi Döven Soğuk Yağmurun Önünde,
Ben Ve Sigaram Yalnızdık.
İçim Simsiyah Bir Vurgundu,
İçim Ateş Üstünde,
İçim Ateş Üstündeki Katran Kazanları.

Geceydi.Fenaydım.Üstelik Yaralı.
Tütünden Sararmış Parmaklarımı,
Soğuk Bıçak Gibi Kesiyordu Rüzgar.
Bir Elim Üşüyordu,
Bir Elimi Açıkta Bıraktım Gene De,
Gelir De Tutarsın Diye.

Şimdi Hangi Meyhane Avutabilir Beni,
Hangi Şarabin Kırmızısı,
Söndürebilir İçimi.
Dolu Dolu Ağular İçsem,
Hangi Azrail,
Senden Önce Alır Canımı.

Ay Barut Yüzünü Yırttı Bulutların,
Kaldırımdaki Sulara Düştü.
Yüzün Kaldırımdaki Sulara Düştü.
Eğilip Aldım Yüzünü,Eğilip Sevdim.

Haydi Sıkıysa Paranın Kantarında,
Sevgiyi Tartanlar,
Hayaline De Koysunlar Yasağı.

Geceydi.Fenaydım.Üstelik Yaralı.
Bütün Işıkları Sönmüştü Kentin.
Kırbaç Gibi Döven Soğuk Yağmurun Önünde,
Ben,Sigaram,Bir De Kolumda Hayalin...
Aydın Öztürk


Misafir 14 Mayıs 2007 09:22

Yağmurlar Adını Çizseydi Yüreğime
Gözyaşı Tufanlarıyla
Yağmalanmazdı Bu Sevda
Oysa
Amansız lığın Burçlarında
Bencilliği Unutup
Sencil Yaşamak Vardı Bir Zaman
Hasret Kokulu Günlerin Tortuları
Böyle Çökmezdi Gözlerime
Hani Sevdalar Sevda Gibi Yaşanırdı
Hani Yenilgi Sandığın Yengiler Vardı Suskun

Yüreğimi Kanırtmışlığınla
Çekip Gitmişliğinleyim
Uçurumlarca Uzağım Sana
Kan Revanım
Bu Kadar Mı Kördük
Bu Kadar Mı Derme Çatma Bu Sevda
Suskun

Çorak Toprakların
Köhne Çatlaklarına Ağlarım
Öyle Ölgün Öyle Perişan
Bulutlar Kırılır Başımın Üstünde
Ve
Bağışlamalar Serpiştiririm Sulara
Yılları Unuturum Yolları Beklerken
Gelmezsin Suskun
Dillenmeden Yıllanırsın Suskun

Tamiri Olmaz Bitenlerin
Yarınların Gardiyanlığı Düşer Bize
Özü Sevdasında Saklı Suskun

Seni Anlatmaktan Yorgun Mektuplar Var
İflah Olmaz Ve
Yaralı Şiirlerle Dolu
Dipsiz Kuyulardan
Şahikalara Doğru

Al Beni Götür Kendine Suskun
Üşütmez Bizi Tenhalıklar
Yakışmaz Bu Öfkeler Bize
Sevilmişlik Kokuyor Dudaklarımız
Sözlerce Serpin Bana
Ört Ateşimi Suskun...

Kahraman Tazeoğlu


nünü 14 Mayıs 2007 09:59

Aşkını Verir misin Bir Parça?


Bir parça gözlerinden verir misin?
Bir parça dudağından
Bir parça yanağından
Bir parça saçlarından
Birazda teninden
Sonra sen ver sevgilim
Nerenden istersen

Bana bir parça kalbinden
Bir parça aşkından
Hadi bir parça da sevginden verir misin?
Bak ben param parça
Bana bir parça yüreğinden verir misin sevgilim?
Bak şu yüreğim sensizlikten param parça
Param parça

Kibar Tavasav



blood_lovee 14 Mayıs 2007 11:01

Sana Yazılmamış Mektup


Prensesim, sevgilim;

Masum bakışların beni gölgelendirdiğinde
İçimdeki okyanusu kurutur.
Sen Tanrı’nın bana en güzel armağanısın.
Bakışlarının sihri bana etki ettiğinde,
Hayata yeni başlayan bir bebek gibi olurum.
Prensesim, aşkım;
Bakışlarımız birbirine kavuşsa bile,
Benim ruhum sensizlikle dans eder.
Sensiz olan ruhum seninle olur
Sen yokken de seni sever ruhum
Sen yokken de seninle yaşamasını bilir



Hasan Korkmaz


NiliM 14 Mayıs 2007 11:48

Bir Kara Sevda

önceleri renk renk açan çiçekten habersizdim
yoktu derdim, neşeliydim, tasasız, kedersizdim

gülerdim aşıkların döktüğü göz yaşına
şimdi benim de geldi kara sevda başıma

fakat yine mutluyum:bir bilinmez mutluluk
yüreğimden bir sevda akıyor oluk oluk

hayatım anlam buldu bir dilberin sözünde
ben dünyayı keşfettim O`nun iki gözünde

vücudumu birdenbire çılgın alevler sardı
gözüm görmez, dizim tutmaz, saçlar ise ağardı

şimdi bana sorsunlar sevmek nasıl bir şeydir
sevgi bir aşık için dünyadaki her şeydir

her gece sokaklarda hem açım hem susuzum
sabahlarken meyhanede yorgunum uykusuzu

benim için:koskoca dünyada yalnız
bir ben varım,bir aşkımız, bir de süt benizli kız


Müslüm Çağlı



Saat: 16:27

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık