![]() |
Karda Işıltılar Gece yağmaya başlayan kardan mı nedir? Saklamak zorunda olduğum kocaman bir sevinç varmış gibi Çok güzel şeyler söyleyecekmişim de Söyleyemiyormuşum gibi dolu dolu yüreğim. İnsanca bir gülümsemeye rastladım Hıdrellez günlerinde salıncaklarda sallanan insanların Gönülleri kadar hafif. Baloncunun peşinden koşan çocuk yüreği gibi sevdalı Al, yeşil, sarı salonlarımız olsun. N'olur diyen Bağlara gidelim Asma çardaklarda yatalım gecelerde İsteyen sabahlasın, istediği kitapla İncir, üzüm, nar, şeftali Hepsi hepimizin diyen Sevginin dostluğun, arkadaşlığın dışında Hiçbir anlama gelmeyen İnsanca bir gülümsemeye rastladım Merdivende verdiğin sarı kasımpatıyı unutmadım Sevdiğim bir şiir kitabına taktım onu Karıştı çiçeğin şiirlere. Kolunu boynuma doluyorsun otobüste Çocuğunu seven bir anne gibi Yakınlığımız insanlığımızdan geliyor Ne kadar insanlaşırsak O kadar arkadaşız. Turgay Fişekçi |
BEN ÖLÜRSEM AKŞAMÜSTÜ ÖLÜRÜM Ben ölürsem akşamüstü ölürüm. Şehre simsiyah bir kar yağar Yollar kalbimle örtülür Parmaklarımın arasından Gecenin geldiğini görürüm. Ben ölürsem akşamüstü ölürüm Çocuklar sinemaya gider Yüzümü bir çiçeğe gömüp Ağlamak gibi isterim Derinden bir tren geçer. Ben ölürsem akşamüstü ölürüm Alıp başımı gitmek isterim Bir akşam bir kente girerim Kayısı ağaçları arasından Gidip denize bakarım Bir tiyatro seyrederim. Ben ölürsem akşamüstü ölürüm Uzaktan bir bulut geçer Karanlık bir çocukluk bulut Gerçek üstücü bir ressam Dünyayı değiştirmeye başlar Kuş sesleri, haykırışlar Denizin ve kırların Rengi birbirine karışır Sana bir şiir getiririm Sözler rüyamdan fışkırır Dünya bölümlere ayrılır Birinde bir pazar sabahı Birinde bir gökyüzü Birinde sararmış yapraklar Birinde bir adam Her şeye yeniden başlar. |
OLANLAR OLDU Adını yazmıştım camın buğusuna sonra; yanına benimkini Sense, elinden geleni yaptın çocuksuluk gösterebilmek için Gözlerini kırpışınla açıklamıştın gizlerini sözler verirken birbirimize!.. Yaz gelince, ne kar kaldı ne buğu, ne de adımız kaldı yaz tutulmuşluğu kısa sürecek yerde haftalarca sürdü terli, yapış yapış öğleden sonraları; yine de gölgeler ısınamadı yıldızlı geceyi çabuk unuttu toprak Sense verdiğin bağlılık sözünü!.. Sonra, "son"bahar geldi huş ağaçlarının(*) altında yaprakları süpürdüm oturmadan Ceketimin içine sakladım, utangaçlığımızı, sadeliği ile kuru balıkların üzerine düşmüş "söz"lerimizi sakladım bütün hikayeleri ile... Şimdi karanlığa yakalandık yatağım soğudu, ay doğmaz oldu yüzüm soldu, toprak dondu Olanlar oldu... |
Gözlerim Kimseyi Görmüyor Dostlar Yürürüm yollar dar gelir bana Canım kafesine sığmıyor dostlar Yaralarım açık kalbim kan revan Gözlerim kimseyi görmüyor dostlar İçimden kan yürür bedenim hasta Tabip çare arar sevdiği dosta Yarim terk eyledi yüreğim yasta Gözlerim kimseyi görmüyor dostlar Ayrılık ateşi vurdu sinemi Yüreğime bir bir kurşun işliyor Yarim sözleriyle canım alıyor Gözlerim kimseyi görmüyor dostlar Aşk şarabın bana ağu eyledi Kanımda zehiri yol yol ilerler Ben sevdama asla zulüm etmedim Gözlerim kimseyi görmüyor dostlar Tövbe ettim adın anmayacağım Gönül evim viran özüm ağlıyor Dertlerime derman gelsende bulmam Gözlerim kimseyi görmüyor dostlar |
Mahşerde Yaşamak Ölüler yürüyordu çıplak ayaklarıyla Ve bedenleri bir kor misali yanmıştı. Hiçbirşeyden şikayetçi değillerdi. Hepsi sanki isteyerek Gelmişlerdi Hava birazdan kararacaktı Kızıl vücutları aydınlatıyordu etrafı Ve düştü bir tanesi daha yanıp bitmişti. Kaldırmadı diğeri elini bile uzatamadı Yürümeliydi yanarak yalınayak Ve kararmış gözüyle biri yanaştı uçuruma Korkuyordu biri elini uzatacak diye Yanmış bedenini hızla attı aşağıya Son cümlesini kimse anlayamadı Yanarken bile ben değil başkaları üzülüyor Beni bu acı daha fazla yakıyor demişti sanırım |
Suss... Konuşma... Sen hep sus! .. kokusunu duyduğun yosunlar gibi sus! .. Martıları kim anladı bugüne kadar? Üstelik de çığlıkla anlattıklarının sırrına kim erdi? Ama, sabahın bu ilk saatlerinde, martılarımın ilk çığlığını, bir demet halinde, iyot kokan sahillerimin ilk sana duyurmakta... Yosun kokuyor martıların sesleri... Ayak izlerine bitiyorum... Sularım çalkantıda! Ayak izlerine doluyorum! Ayak izlerine bir sandal, iki de martı düşürüyorum. Seni seviyorum... |
ARZU Gül ol; elimde solan, Saç ol; boynuma dolan! Fer ol; gözlerimde yan; Camda akseder gibi... Sevsem, bilmeden asla; Ve sonra, ilk temasla Kaçsam gölgeler gibi... |
Hani; Hani açacak bir gül yaprağı gibi... Hani; Kokusunu salacak bir gül yaprağı gibi... Hani; Dokunsan solacak bir gül yaprağı gibi... Hani; Hani ilk kez yuvasından uçacak bir çingene kuşu yavrusunun kanadı gibi... ...titriyordu ya dudağın... Kaçan bakışlarını bakışlarımla yakalar gibi, Terleyen avuçlarını avuçlarımla kurular gibi, Titreyen dudağını... ..... Titreyen dudağın titremez olmuştu ya hani... İşte bu hikaye o zaman başladı, dedim; İnanmadı hiç kimse... Sen bile inanmadın! Ama güneşi saymazsan... Ama, altında bezi ve çıplak ayaklarıyla emekleyerek bahçeye kaçan küçük ve tombul kız çocuklarına benzeyen bulutları saymazsan... Bir de nar çiçeklerini saymazsan... Hiç kimse görmedi! ..... Sen bile görmedin ki, dudağının titreyen kıvrımını; Benn gördüm... Ve hikâye başladı! ..... Dudağının kıvrımı titriyordu ya hani... Bütün hikâye o zaman başladı. |
BEN İlk doğan yıldızım ben, son batan yıldızım ben; Sormayın kimlerim var, yalnızım, yalnızım ben, Yelim, başı boş gezen, ne yârim, ne yerim var; Sormayın kimlerim var,yalnızım, yalnızım ben. Sevincim gözlerimde, bir gece aydınlığı; Bir gece aydınlığı; sormayın, kimlerim var?! Gece aydınlığında akseden kederim var; Yalnızım, yalnızım ben; kimim var, kimlerim var? Fırlatın beni, çarpsın karanlık karanlığa; Ne uzağım ışığa, ne nurdan haberim var! |
Beni aramaya çıkarsa düşlerin Hüznün ruhuna çizdiği resimlerdeyim Gamsız bir gecenin karanlığında değil Yüreğinde kanayan kesimlerdeyim Aklına düşerim hani olur da Güzelliklerin görünmeyen yüzünde ara Sevginin menfaate döndüğü yerde Bir gönül yarasının izinde ara Yıkılmış umutların enkazından geç Öksüz bir çocuğun gözünde ara Ağıtların tüttüğü evlere uğra Bir annenin boş kalmış dizinde ara Beni yıldızlarda arama boşa Yüreğini yasa boğan sızılardayım Dertlerinle bulursun beni başbaşa Senin gibi karayazılardayım Sahte sevgileri tanımaz kalbim Beni seven gönüllerin ocağında ara Menfaatle bakmasını bilmez gözlerim Beni gerçek dostlukların kucağında ara Mutluluğu anlatan şarkılarda değil Yaralı yüreklerin ağıtlarında ara Beni menfaat ve ihanetten uzakta Yağacak sevgi bulutlarında ara Öyle senden çok uzaklarda değilim Görmesini bilen gözlerin bakışındayım Belki sana senden daha yakın bir yerde Çarpan kalbinin her atışındayım Aklına düşerim hani olur da Beni sığmadığın duyguların içinde ara O kadar da kolay bulurum sanma Beni benim seni görebileceğim biçimde ara. |
| Saat: 04:24 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık