MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -1- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/333-siir-nehri-1-arsiv.html)

tulse 22 Ağustos 2006 09:48

Karda Işıltılar

Gece yağmaya başlayan kardan mı nedir?
Saklamak zorunda olduğum kocaman bir sevinç varmış gibi
Çok güzel şeyler söyleyecekmişim de
Söyleyemiyormuşum gibi dolu dolu yüreğim.

İnsanca bir gülümsemeye rastladım
Hıdrellez günlerinde salıncaklarda sallanan insanların
Gönülleri kadar hafif.
Baloncunun peşinden koşan çocuk yüreği gibi sevdalı
Al, yeşil, sarı salonlarımız olsun. N'olur diyen
Bağlara gidelim

Asma çardaklarda yatalım gecelerde
İsteyen sabahlasın, istediği kitapla
İncir, üzüm, nar, şeftali
Hepsi hepimizin diyen
Sevginin dostluğun, arkadaşlığın dışında
Hiçbir anlama gelmeyen
İnsanca bir gülümsemeye rastladım

Merdivende verdiğin sarı kasımpatıyı unutmadım
Sevdiğim bir şiir kitabına taktım onu
Karıştı çiçeğin şiirlere.
Kolunu boynuma doluyorsun otobüste
Çocuğunu seven bir anne gibi
Yakınlığımız insanlığımızdan geliyor
Ne kadar insanlaşırsak
O kadar arkadaşız.

Turgay Fişekçi


Misafir 22 Ağustos 2006 09:49

BEN ÖLÜRSEM AKŞAMÜSTÜ ÖLÜRÜM
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm.
Şehre simsiyah bir kar yağar
Yollar kalbimle örtülür
Parmaklarımın arasından
Gecenin geldiğini görürüm.
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Çocuklar sinemaya gider
Yüzümü bir çiçeğe gömüp
Ağlamak gibi isterim
Derinden bir tren geçer.
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Alıp başımı gitmek isterim
Bir akşam bir kente girerim
Kayısı ağaçları arasından
Gidip denize bakarım
Bir tiyatro seyrederim.
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Uzaktan bir bulut geçer
Karanlık bir çocukluk bulut
Gerçek üstücü bir ressam
Dünyayı değiştirmeye başlar
Kuş sesleri, haykırışlar
Denizin ve kırların
Rengi birbirine karışır
Sana bir şiir getiririm
Sözler rüyamdan fışkırır
Dünya bölümlere ayrılır
Birinde bir pazar sabahı
Birinde bir gökyüzü
Birinde sararmış yapraklar
Birinde bir adam
Her şeye yeniden başlar.


Misafir 22 Ağustos 2006 10:02

OLANLAR OLDU

Adını yazmıştım camın buğusuna

sonra;

yanına benimkini


Sense, elinden geleni yaptın

çocuksuluk gösterebilmek için


Gözlerini kırpışınla

açıklamıştın gizlerini

sözler verirken birbirimize!..



Yaz gelince, ne kar kaldı

ne buğu, ne de adımız kaldı



yaz tutulmuşluğu kısa sürecek yerde

haftalarca sürdü

terli, yapış yapış öğleden sonraları;

yine de gölgeler ısınamadı

yıldızlı geceyi çabuk unuttu toprak

Sense verdiğin bağlılık sözünü!..



Sonra, "son"bahar geldi

huş ağaçlarının(*) altında

yaprakları süpürdüm oturmadan

Ceketimin içine sakladım, utangaçlığımızı,

sadeliği ile

kuru balıkların üzerine düşmüş "söz"lerimizi sakladım

bütün hikayeleri ile...



Şimdi karanlığa yakalandık

yatağım soğudu, ay doğmaz oldu

yüzüm soldu, toprak dondu

Olanlar oldu...



Misafir 22 Ağustos 2006 10:38

Gözlerim Kimseyi Görmüyor Dostlar
Yürürüm yollar dar gelir bana
Canım kafesine sığmıyor dostlar
Yaralarım açık kalbim kan revan
Gözlerim kimseyi görmüyor dostlar

İçimden kan yürür bedenim hasta
Tabip çare arar sevdiği dosta
Yarim terk eyledi yüreğim yasta
Gözlerim kimseyi görmüyor dostlar

Ayrılık ateşi vurdu sinemi
Yüreğime bir bir kurşun işliyor
Yarim sözleriyle canım alıyor
Gözlerim kimseyi görmüyor dostlar

Aşk şarabın bana ağu eyledi
Kanımda zehiri yol yol ilerler
Ben sevdama asla zulüm etmedim
Gözlerim kimseyi görmüyor dostlar

Tövbe ettim adın anmayacağım
Gönül evim viran özüm ağlıyor
Dertlerime derman gelsende bulmam
Gözlerim kimseyi görmüyor dostlar


arwen 22 Ağustos 2006 13:14

Mahşerde Yaşamak



Ölüler yürüyordu çıplak ayaklarıyla
Ve bedenleri bir kor misali yanmıştı.
Hiçbirşeyden şikayetçi değillerdi.
Hepsi sanki isteyerek Gelmişlerdi

Hava birazdan kararacaktı
Kızıl vücutları aydınlatıyordu etrafı
Ve düştü bir tanesi daha yanıp bitmişti.
Kaldırmadı diğeri elini bile uzatamadı
Yürümeliydi yanarak yalınayak

Ve kararmış gözüyle biri yanaştı uçuruma
Korkuyordu biri elini uzatacak diye
Yanmış bedenini hızla attı aşağıya
Son cümlesini kimse anlayamadı
Yanarken bile ben değil başkaları üzülüyor
Beni bu acı daha fazla yakıyor demişti sanırım


Misafir 22 Ağustos 2006 13:28

Suss...
Konuşma...
Sen hep sus! .. kokusunu duyduğun yosunlar gibi sus! ..
Martıları kim anladı bugüne kadar?
Üstelik de çığlıkla anlattıklarının sırrına kim erdi?
Ama, sabahın bu ilk saatlerinde, martılarımın ilk çığlığını, bir demet halinde, iyot kokan sahillerimin ilk sana duyurmakta...
Yosun kokuyor martıların sesleri...

Ayak izlerine bitiyorum...
Sularım çalkantıda!

Ayak izlerine doluyorum!
Ayak izlerine bir sandal, iki de martı düşürüyorum.

Seni seviyorum...


Misafir 22 Ağustos 2006 13:41

ARZU

Gül ol; elimde solan,
Saç ol; boynuma dolan!
Fer ol; gözlerimde yan;
Camda akseder gibi...
Sevsem, bilmeden asla;
Ve sonra, ilk temasla

Kaçsam gölgeler gibi...


Misafir 22 Ağustos 2006 13:43

Hani;
Hani açacak bir gül yaprağı gibi...
Hani;
Kokusunu salacak bir gül yaprağı gibi...
Hani;
Dokunsan solacak bir gül yaprağı gibi...

Hani;
Hani ilk kez yuvasından uçacak bir çingene kuşu yavrusunun kanadı gibi...
...titriyordu ya dudağın...

Kaçan bakışlarını bakışlarımla yakalar gibi,
Terleyen avuçlarını avuçlarımla kurular gibi,
Titreyen dudağını...
.....
Titreyen dudağın titremez olmuştu ya hani...

İşte bu hikaye o zaman başladı, dedim;
İnanmadı hiç kimse...
Sen bile inanmadın!

Ama güneşi saymazsan...
Ama, altında bezi ve çıplak ayaklarıyla emekleyerek bahçeye kaçan küçük ve tombul kız çocuklarına benzeyen bulutları saymazsan...
Bir de nar çiçeklerini saymazsan...
Hiç kimse görmedi!
.....
Sen bile görmedin ki, dudağının titreyen kıvrımını;
Benn gördüm...

Ve hikâye başladı!
.....
Dudağının kıvrımı titriyordu ya hani...
Bütün hikâye o zaman başladı.


Misafir 22 Ağustos 2006 13:48

BEN

İlk doğan yıldızım ben, son batan yıldızım ben;
Sormayın kimlerim var, yalnızım, yalnızım ben,
Yelim, başı boş gezen, ne yârim, ne yerim var;
Sormayın kimlerim var,yalnızım, yalnızım ben.
Sevincim gözlerimde, bir gece aydınlığı;
Bir gece aydınlığı; sormayın, kimlerim var?!
Gece aydınlığında akseden kederim var;
Yalnızım, yalnızım ben; kimim var, kimlerim var?
Fırlatın beni, çarpsın karanlık karanlığa;
Ne uzağım ışığa, ne nurdan haberim var!



Misafir 22 Ağustos 2006 13:51

Beni aramaya çıkarsa düşlerin
Hüznün ruhuna çizdiği resimlerdeyim
Gamsız bir gecenin karanlığında değil
Yüreğinde kanayan kesimlerdeyim

Aklına düşerim hani olur da
Güzelliklerin görünmeyen yüzünde ara
Sevginin menfaate döndüğü yerde
Bir gönül yarasının izinde ara

Yıkılmış umutların enkazından geç
Öksüz bir çocuğun gözünde ara
Ağıtların tüttüğü evlere uğra
Bir annenin boş kalmış dizinde ara

Beni yıldızlarda arama boşa
Yüreğini yasa boğan sızılardayım
Dertlerinle bulursun beni başbaşa
Senin gibi karayazılardayım

Sahte sevgileri tanımaz kalbim
Beni seven gönüllerin ocağında ara
Menfaatle bakmasını bilmez gözlerim
Beni gerçek dostlukların kucağında ara

Mutluluğu anlatan şarkılarda değil
Yaralı yüreklerin ağıtlarında ara
Beni menfaat ve ihanetten uzakta
Yağacak sevgi bulutlarında ara

Öyle senden çok uzaklarda değilim
Görmesini bilen gözlerin bakışındayım
Belki sana senden daha yakın bir yerde
Çarpan kalbinin her atışındayım

Aklına düşerim hani olur da
Beni sığmadığın duyguların içinde ara
O kadar da kolay bulurum sanma
Beni benim seni görebileceğim biçimde ara.



Saat: 04:24

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık