![]() |
Adımla Nasıl Berabersem hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların bir dakika bile çıkmıyorsun aklımdan koşar gibi yürüyüşün karanlıkta bir ışık gibi aydınlık gülüşün hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların uzak uzak yıldızlarla çevrilmiş kainatın karanlık boşluklarında akıp giderken zaman adımla nasıl berabersem öylece beraberiz seninle her saat seninle her dakika seninle her saniye gönlümüz mutluluğa inanmış olmanın gururuyla rahat koltuğumuzun altında birer dinamit gibi kellemiz ve sonra her zaman her ölümlüye aynı şartlar altında kısmet olmıyan gerçekleri görmenin aydınlığı alınlarımızda hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların sen bana kalbim kadar elim kadar yakınsın Attila İlhan |
Acıya Alışılmaz Hangi çığlık bir çığ gibi yarıyorsa gecenin gerilmiş karnını bu saatte acı tükenip bitmiştir orada artık çırılçıplaktır tarihin bu sayfası Fiziğin armağan ettiği bu teller keçeleştirirken cinsel organımı haykırıyorum insan olduğumu ve çatlatıyor alnımın en gergin teli Bu Kent Öldürüldü Diyorlar Bu kent öldürüldü diyorlar kurşuna dizildi bir geceyarısı Hayaletler geziniyormuş şimdi sokak aralarında ve caddelerde baykuş tüneği olmuş alanlar ve yarasalar uçuşuyormuş Silah ve esrar kaçakçıları altın çağını yaşarlarken artıyormuş bir yandan da kumarhaneler, meyhaneler Borsa oyunları, hileli iflaslar birbirini kovalayıp dururken nasıl çıkmışsa pek bilinmiyor yaygınmış şimdilerde rus ruleti İntiharların sayısı bilinmiyor çoğalıp duruyormuş fahişeler ve artık bunların hiçbiri olay bile sayılmıyormuş şimdi Bu kent öldürüldü diyorlar bahar gelmez artık buraya Ahmet Telli |
Sevdaya Dair ikinci derece yanıklara suç taammüden sevgimiz karaçiçeğiz... gönüllerimiz emre amade ter-temiz göz ardıyız,kulak arkası sürgitiz zambak moruyuz el kapılarında tırnak içiyiz kimsesiz hasbahçeyiz nadasız sevda dünlerinde anızız harman yerlerinde halayız sıcağız... birer yalnızız çırılçıplak çelişkiyiz kızoğlankız sudan bahaneleriz yalan beyanız ayan beyanız hıncahıncız tarifi imkansız sabır küpüyüz sevdaya dair son pişmanlığız Demir Mutlugil |
Allah'ım bu vuslatı hicran etme Allah'ım bu vuslatı hicran etme Aşkın sarhoşlarını nalân etme Sevgi bahçesini yemyeşil bırak Bu mestlere bahçelere kasdetme Dalı yaprağı vurma hazan gibi Halkını başı dönmüş zelil etme Kuşunun yuvasının ağacını Yıkma da kuşlarını perran etme Kumunu ve mumunu karıştırma Düşmanları kör et de şadan etme Hırsızlar aydınlığın düşmanıdır Onların işlerini asan etme İkbal kıblesi yalnız bu halkadır Umut kâbesin öyle viran etme Bu çadır iplerini öyle katma Çadır senindir eya sultan etme Yok dünyada hicrandan daha acı Ne istiyorsan et de onu etme Mevlana Celaleddin Rumi |
Bir Hayat... Hayat, yaşam o kadar uzun aslında, Bizler farkında değiliz, dostlar, Çocukluğumuzda olan oyunlarımız, Deli dolu gençlik, delikanlılığımız, Orta yaş, olgunluk, evlilik, mücadele. Bir geriye bakın ne romanlar çıkacak, Ama yaşlanınca hayat nede kısa deriz, Ben asla kısa olduğuna inanmıyorum, Çok uzun yaşanmış hayat ve yaşam. Ne sevgililer, aşklar hepsi gerçek rüya, O güzellikler bir daha geri geliyor mu, Delikanlılıkta sevgilinizle kaçamaklar, Kaçak buluşmalar, öpüşmeler, danslar, Filim izlemek için gidilen sinemalar, İzlemek miydi niyet, bence asla, Karanlıkta el ele tutuşmalar, sarılmalar. Onlar da unutuldu düğünler, evlilikle, Büyük sorumluluk ve gerçek hayat, Çocuklar, ihtiyaçlar, sorumluluklar, Tahsil hayatları, Onlarında evlilikleri, yine yalnızsın, Saçlar beyazlamış, pencere kenarında, Yağmur ve karın yağmasını seyrediş, Yorgun gözler, ihtiyarlık, yaşlılık, Gözlerini bir noktaya bakıp dalmalar, Buruşuk yüzler, nerde o gençlik, Gözler görmez bir kaç çeşit gözlükler, Koskoca bir ömür geçen bunca yıllar, Yaşadığım aşklarda, filim senaryoları, Güller, Karanfiller, Kardelenler, Ayrı ayrı mis kokan güzel çiçekler, Nede hepsi güzeldiler, hani nerdeler, Yaşanmış aşklar, sevgililer, güzeldiler, Sesleri, naziklikleri, rengârenk giysileri, Açık yüreklilikle seni seviyorum, aşkım, Bir tanem, dünya güzelim, hülyam, rüyam, Daha neler, belki yalancık kelimeler, Sonuçta, geçen çok mutlu beraberlikler, Ve yaklaşan ölüm korkusu, sırada oda var. Dopdolu bir koca ömür, yaşam, hayat, Neresi kısa bence çok uzun, hayat filmi, Tüm yaptıklarımdan, yaşantılarımdan, Yaşadığım tüm aşklarımdan hepsinden, Çok mutluyum huzurla gidiyorum oraya, Bekliyorum Cennette sizleri hepinizi ben... Sami Arlan |
Sıradan Akşamlar Her gündüze uyandığımda Yeni bir hayat derdim içimden Gece ölümün soğukluğu Ve bende acının korkusu Sözler verdim... Tutamadım. Bir zaman sonra ben oldum Gündüze bakıp ağlayan Gecenin karanlığında Dünyayı sarmalayan Ataol Behramoğlu |
Seni Sevdim Ben Sonbaharda geldin bana. Sararmış yaprakların kırık kanatlarında. Hüzün rüzgârlarının estiği gecelerde. Birden bire hayatıma gelişini, Kelimelere dökülüşünü sevdim. Kelimelerde büyüdün bende, Bende büyüyen yüreğini sevdim. İnsanlığını, kibar sevgini, sınırsız saygını sevdim. Sevdim işte, seni sevdim ben. İhanetin kör bıçağıydı yaralarımız Döndükçe kanıyordu Nefes aldıkça kanıyordu Yaralarımızı gözyaşlarımızla yıkamamazı sevdim. Yağmurlara tutunduk,'sevdam'diye Her damlasıyla bana gelişini sevdim, Sevgi dolu o sıcacık sesini, Nefes nefes ruhuma doluşunu, Çocukça gülüşünü sevdim. Sevdim işte, seni sevdim ben. Geceler de seninle uyumayı, Güne seninle uyanmayı sevdim. En güzel düşümdün belki de! Mor menekşemi sen diye öpmeyi sevdim. Çıkarsız, beklentisiz, koşulsuz Sevmek mutlu olmama riskini göze almak değil mi? Bende o riski göze aldım işte! Korkusuzca sevdim. Bana açtığın o pencereden dünyaya bakmayı sevdim ' Bak bebeğim ' deyişini, hayattan sunduğun her olguyu sevdim.. Sevdim işte, seni sevdim ben. Lacivert gecelerimde gökyüzüne döküldün. Batıda ki en iri, en parlak yıldızımdın. Işık ışık yüreğime akmanı sevdim. Şarkılara tutunmayı sevdim ' sen 'diye Kış ayazlarında hasretinle üşümeyi, Acılarımı bile sevdim, Gözyaşlarımı bile sevdim, Sevdim işte, seni sevdim ben. Düne ait ne varsa, koparıp attım yaprak yaprak Bugünümsün. Yüreğimi, Türkçenin en yalın haliyle Dobra dobra paylaşmayı sevdim. Ve ben; bu güne seni yazmayı sevdim. Öyle sevdim ki! Sayfaları doldurmadan, Sabırsızlanıp, Sayfaları doldurmadan Hayatımın son sayfasına seni yazmayı sevdim. Bu saf,bu duru,bu kirlenmemiş sevdamın yeminini sevdim.. Sevdim işte, seni sevdim ben. Şimdi mevsimlerden bahar Bir ilkbahar sabahı, Güne ' günaydın ' diyor serçelerin serenattı Duyuyor musun? Serilmiş havaya yaseminler Kokluyor musun? Güneş usul usul süzülüyor şehre Sardunyalar düşüyor gözlerime Hüzün bulutları geçse de yüreğimden, Her güzelliği seninle yaşamayı sevdim. Sevdim işte, Bir tek seni sevdim ben. Tomris Meteoğlu |
Şimdi Anladım... Geceyi delerken,son sözlerin, Masumca durup,dualar ettim. Kaçarken,gözümden gözlerin, Yüreğimi bir mum gibi erittin. Hani ne oldu,büyük sevgimize, Dağları deviren,o ümitlerimize, Mucize saydığımız,günlerimize, Diz dize verdiğimiz,sözlerimize. Gerçek sandım,sana inandım, Şüphesiz,yürekten bağlandım, Meğer yalanmış,boşa aldandım, Geç de olsa,bunu şimdi anladım... Gökhan Karakaya |
Sevdim; Gülen gözleri ışığıydı gecemin Aydınlatırdı odamı bir uçtan diğer uca Gözgöze gelmeye kıyamadığım Sözlerini dinlemekten yorulmadığımdı... Herşeye değerdi onu sevmek; Çocuktum kollarında masum, Kadındım yollarında vurgun... Yürümekle bitmezdi onun kahverengi gözleri Güneşti hala içimi yakan Sahildi pırıl pırıl, boydan boya yürüdüğüm Yürüdükçe içinde kendimi bulduğum Şehrimdi kalabalık, acımasız ve yalancı Yerden yere vurduysada defalarca Bırakıp gitmeye içimin el vermediğiydi, bırakıp gidendi... Gidişinden aylar geçti, bakamıyorum yine gözlerine Değiştirmekle birlikte yönümü her gördüğümde Sözler bulmak istiyorum senin söylediklerini duymayayım diye... Kırıp dökmediğin ne kaldıysa içimde Onları saklıyorum nefretim sevgimin yerini almasın diye Zamanla bunuda bitiririm diye yalanlar söyledim kendime Olmadı işte bitmedin yüreğimde bitemedin işte Gidenler de kalanlar da artık dönmeyecekler geriye... Medine Altan |
Uslandım bir kırlangıç değdi buluta bir tren yolcusuz kalktı gökten üç elma düştü sana bana bize.. ve dışımdan içime sağanak yağdı aşk /ıslandım yokumla varımla ateşimle harımla sendeydim kimdi bunlar kırlangıç tren elma sağanak...? ah yar seni bir dağ zannettim /yaslandım şehir kan gölü şehir ölü ama düğün var ama halay var ama kına var, kına koktu yar! her damat ben her gelin sen yandı gemi indi yelken /uslandım Eyüp Yıldızhan |
| Saat: 23:15 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık