![]() |
DUVAR Dağ başını duman almış Gümüş dere hiç akmıyor Yolu tutmuş eşkıyalar Bırakmıyor bırakmıyor Bu gök deniz nerede var Özlem burcu burcu kokar Yel soldurur ateş yakar Bırakmıyor bırakmıyor Şu ağaçlar güzel kuşlar Kuşlar dallara konmuşlar Geçit vermez sıra dağlar Bırakmıyor bırakmıyor Ah bir güneş doğsa deriz Karanlığı boğsa deriz Püfler aydınlığı rüzgâr Bırakmıyor bırakmıyor Mutlu değil hür değiliz Öz yurdumuzda sefiliz Devrim deriz divan zinhar Bırakmıyor bırakmıyor Ne Hintteyiz ne Çindeyiz Dört duvarın içindeyiz Dört duvarda dört canavar Bırakmıyor bırakmıyor Bu gök deniz nerede var Nerede bu dağlar taşlar Ah şu yıkılası duvar Bırakmıyor bırakmıyor |
http://www.grusskartenfreunde.de/images/cards/liebe/liebe45.jpg AŞK GÖZLERİMDE Seni unutamıyorum Anlatamadım biliyorum Açıkçası gizlemeye gerek yok Seni çok seviyorum Anlamadın eminim Böyle olmazdı yoksa sevgilim Ah söyle lütfen! Beni sevdiğini söyle İnan aşkıma hiç şüpheye bile düşme Çünkü aşk gözlerimde Olsun! Alırım kırık kalbimi çıkarım yola Bikere bile bakmadan arkama Ayrılık denilen boş yolda Yürürüm tek başıma... Bu aşkın telafisi olmayacakmı daha? Aldığın yüreğimi, umutlarımı bari ver bana Aşkıma inanmadın, ne inandırıcı gelmedi sana Gözlerime bak ve söyle Çünkü aşk gözlerimde... Sevgi vardır, aşk gerçektir Ne olur bunu bana hissettir Her şeyin ilacı sevgidir Önemli olan hissettirmektir... Haklısın aslında... Suçlu olan benim Sana sevgimi hissettiremedim Ama seni dünyalar kadar sevdim İnanamadığını söylüyorsun Bütün sevgimi hiçe sayıyorsun Gerçek sevgimi görmek istiyorsun Demiştim ya Neden gözlerime bakmıyorsun? |
Aşk Bitti... Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da Uzun bir hastalık gibi Aralıksız dinlediğim alaturka bir fasıl gibi Gökyüzüne bakmayı, dostlara mektup yazmayı Çiçekleri sulamayı unutmuşluğum gibi Bitti. Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da Yürümeyi yeniden öğrenen felçli bir çocuk gibi Sokağa çıkmalıyım şimdi ve çoktandır İhmal ettiğim dostlara yeni bir adres bırakmalıyım Pencereleri açmalı, kitapları düzenlemeliyim Belki bir yağmur yağar akşama doğru Yarıda bıraktığım şiirleri tamamlarım Aşk da bitti diyordu ya bir şair Aşk bitti işte tam da öyle Ahmet Telli |
Sormuyorum Artık Sesim soğuk bir sis Gittikçe grileşen dalgınlıklar oluyor Sormuyorum bir yolculuğa kimle çıkılır Ve kim yırtıp atabilir elindeki son dönüş biletini de Tüm yalnızlıkları mümkün kılan birileri olmalı Ya da kalbini kederle onaran bir göçebe Özlemek o zaman bir çığlık olabilir belki, bir çığlık Sormuyorum artık biliciye de, bilgine de Aşkın darası nedir Ve mutsuzluk mümkün müdür ki o, Bir kırlangıç ikindisiydi belki de, gümüşte ve hüzne gizlenen Ödünç sevişlerden bize kalan sonsuz grilikler oluyor yalnız Ve bir çocuğun hüznüne kazınıyor, gülüşlerimizin paramparçalığı Sesimin sislenmesi bundandır Karşılığı yok hiçbir acının Herşey gölgesi kadar ağır Sormuyorum artık sormuyorum Hergün yeniden kodlanan umutlarla kirletiliyor dünya |
SEN GELİNCE AKLIMA Çıksam, Çıkıp gitsem uzaklara, Burdan çok uzaklara, Yine yanımdasın ya, burkulur içim.. Hani sen gider gidersin de Evler,köyler durur ya orda, Akşamsa kuşlar göçer, Işıkları yanar evlerin, Bir hüzün çöker ya hani Karanlık iner dağlara.. Buğulanır gözlerim,burkulur içim.. Kaçsam, Kaçıp bağırsam dağlara, Feryadım yine sen olursun ya, Burkulur içim... Hani bağırsan da çıkmaz sesin Uyansam bitse bu karabasan dersin, Bir gülüş, bir dokunuş arar yüreğin.. Uyanır bakarım yoksun, Boğulur sesim... Girsem, Girip yıkansam sulara, Buz gibi denizlerde yanar, Etim cayır cayır seni bağırır ya Burkulur işte o zaman içim... Aksini görüp sularda Sarılır kucaklarım hayalini... Koşsam, Koşup karışsam kalabalığa, Gürültülü, cıvıl cıvıl, Işıl ışıl vitrinler Gidenler gelenler. Telaşlı koşarak yürüsem, Sanki bir yere yetişecekmişim, Aceleymiş işim, Bekleyenim varmış gibi hani... İçim burkulur yine Sen gelirsin aklıma. Ayaklarım ağırlaşır gitmez... Buluşurmuşuz seninle Dediğimiz yer ve saatte. Özlermişiz, Elele yürür gülüşürmüşüz. Çok şeyimiz olurmuş konuşacak, Kimseyi görmezmiş gözlerimiz. Dünya durur, seyreder Yollarımız gül olurmuş ya hani, Dertler tasalar biter, Simit alır yermişiz Dilenciye para verirmişiz hani, İçim burkulur, burkulur içim... Kalksam, Kalkıp sofralar kursam, Mumları yaksam, donatsam, Herkesi çağırıp toplasam Sen gelirsin yine aklıma Burkulur içim... Hani çok açmışız da Güle oynaya iştahla Bağıra çağıra, döke saça yer, '' Bugün neler oldu neler '' diye Hepbir ağızdan konuşurmuşuz ya... Bir sessizlik boynunu büker, Yemekler tatsız tuzsuz olur, Kurur ekmek, lokmalar büyür. Çınlar tabak çatal Sessizlik ölüm olur Dağıtmak için pusu Sözler diken olur, Sofra küser, Gönüller alıngan olur... İçim burkulur burkulur... Düşsem, Düşüp yatsam yataklara, Sen gelirsin yine aklıma... Hani çocukmuşuz, hasta olmuşuz Gözlerimiz baygın, buğulu Yanaklarımız al al, ateşli, Dışarda oyunlar oynanır neşeli Kalkamaz yataktan Kesiliriz ya iştahtan hani... Öyle işte, boynum bükülür Sen gelirsin aklıma öksüz, yalnız Bakarım camdan, yoksun Burkulur içim.... Ölsem, Ölüp gitsem mesela, Nasıl öldüğümü bilmeden, aniden. Sen gelirsin aklıma yine... Hani ölmüşüm de Sevdiklerim, sevmediklerim, Üzgün, ağlamaklı herkes. İyiliğim, güzelliğim, bahtsızlığım, Pişmanlıklar, keşkeler, feryatlar.. Ürpertiler rüzgarla karışık, Sessiz dualarla örtülür ya toprak... İçim burkulur, üzülürüm.. Ölüp gittiğime değil de Seni burda yapayalnız, bensiz Koyup gittiğime yanar, yanar içim... Sen aklıma gelince Sessizce akar süzülür gözyaşım. Sevdiğim, yoldaşım, aşkım... Burkulur yanar içim... |
Demek ki böyle başlıyormuş ayrılıklar! Garip bir sıkıntı çörekleniyormuş içine.. Nefesin daralıyormuş.. Ağlamak geliyormuş içinden.. Bir yanın < Hadi ağla > derken.. Diğer yanın < Sakın ! > diyormuş kızarcasına.. Bir sigara yakılıyormuş pencere önünde.. Gecenin siyahına bakılıyormuş.. Yüreğinin daha siyah olduğu fark ediliyormuş sonra.. Ellerin titriyormuş sigaranın külünü pencere parmaklıklarından dışarıya savururken.. Sözde duman gözüne kaçıyormuş da bir-iki damla yaş süzülüyormuş.. Kendine yalan söylemeleri başlıyormuş insanın o an.. Ama itiraf edemiyormuş.. Sonra bitiyormuş sigara.. Pencereden aşağı bırakılıyor ve karanlıkta gözden kayboluşu seyrediliyormuş.. Ayakların direniyormuş, titreyerek de olsa.. Ağır adımlarla mutfağa kadar taşıyormuş bedenini.. Bir bardak demli çayın yanında, bir sigara daha yakılıyormuş.. El ele çekilen resimler alınıyormuş, şiirler ve hediyeler.. Hepsi mutfak masasının üzerinde duran eski radyonun yanına bırakılıyormuş.. Az sonra olacaklardan ürkerek Ağır ağır oturuluyormuş sandalyeye.. Önce sigaralar yakılıyormuş, sonra yadigar radyo açılıyormuş.. Ağlamak isteniyormuş ama ağlanamıyormuş.. Her melodi bir sancı.. Her nota bir hançer misali saplanıyormuş.. Kanaması durdurulamayan yüreklere.. <Gayet güzel yaşarım> deniyormuş önce.. Acınası bir gülümseme ile… Aptalca gülümsemeler devam ederken yüzünde..ŞAH-MAT! Evet, Kaybettim diyormuş yüreğin.. İsyanın en tepelere ulaşıyormuş… Nedeeeeeeeeeenn! diye haykırıyormuş insan.. Semada yankılanıyormuş sesin, melekler ağlıyormuş,şehir susuyormuş.. Uzaklardan dalga sesleri geliyormuş.. Kıyılar ağlıyor, tane tane kum parçacıklarını denize akıtıyormuş gözyaşları yerine.. Sular sürüklüyormuş her şeyi.. Tüm değerler kayboluyormuş, insanlar ölüyormuş nazarında… Bulutlar ağlıyormuş, her damla binlerce ton ağırlığında düşüyormuş yüreğine.. Su hızlanıp boğazına yükseliyormuş, boyunu aşıyormuş sonra.. Sahilden eser kalmıyormuş,son bir nefes kalmıyormuş… Koskoca dünya yok oluyormuş.. Ardından ölünüyormuşYAR! |
SEN GELİNCE AKLIMA Çıksam, Çıkıp gitsem uzaklara, Burdan çok uzaklara, Yine yanımdasın ya, burkulur içim.. Hani sen gider gidersin de Evler,köyler durur ya orda, Akşamsa kuşlar göçer, Işıkları yanar evlerin, Bir hüzün çöker ya hani Karanlık iner dağlara.. Buğulanır gözlerim,burkulur içim.. Kaçsam, Kaçıp bağırsam dağlara, Feryadım yine sen olursun ya, Burkulur içim... Hani bağırsan da çıkmaz sesin Uyansam bitse bu karabasan dersin, Bir gülüş, bir dokunuş arar yüreğin.. Uyanır bakarım yoksun, Boğulur sesim... Girsem, Girip yıkansam sulara, Buz gibi denizlerde yanar, Etim cayır cayır seni bağırır ya Burkulur işte o zaman içim... Aksini görüp sularda Sarılır kucaklarım hayalini... Koşsam, Koşup karışsam kalabalığa, Gürültülü, cıvıl cıvıl, Işıl ışıl vitrinler Gidenler gelenler. Telaşlı koşarak yürüsem, Sanki bir yere yetişecekmişim, Aceleymiş işim, Bekleyenim varmış gibi hani... İçim burkulur yine Sen gelirsin aklıma. Ayaklarım ağırlaşır gitmez... Buluşurmuşuz seninle Dediğimiz yer ve saatte. Özlermişiz, Elele yürür gülüşürmüşüz. Çok şeyimiz olurmuş konuşacak, Kimseyi görmezmiş gözlerimiz. Dünya durur, seyreder Yollarımız gül olurmuş ya hani, Dertler tasalar biter, Simit alır yermişiz Dilenciye para verirmişiz hani, İçim burkulur, burkulur içim... Kalksam, Kalkıp sofralar kursam, Mumları yaksam, donatsam, Herkesi çağırıp toplasam Sen gelirsin yine aklıma Burkulur içim... Hani çok açmışız da Güle oynaya iştahla Bağıra çağıra, döke saça yer, '' Bugün neler oldu neler '' diye Hepbir ağızdan konuşurmuşuz ya... Bir sessizlik boynunu büker, Yemekler tatsız tuzsuz olur, Kurur ekmek, lokmalar büyür. Çınlar tabak çatal Sessizlik ölüm olur Dağıtmak için pusu Sözler diken olur, Sofra küser, Gönüller alıngan olur... İçim burkulur burkulur... Düşsem, Düşüp yatsam yataklara, Sen gelirsin yine aklıma... Hani çocukmuşuz, hasta olmuşuz Gözlerimiz baygın, buğulu Yanaklarımız al al, ateşli, Dışarda oyunlar oynanır neşeli Kalkamaz yataktan Kesiliriz ya iştahtan hani... Öyle işte, boynum bükülür Sen gelirsin aklıma öksüz, yalnız Bakarım camdan, yoksun Burkulur içim.... Ölsem, Ölüp gitsem mesela, Nasıl öldüğümü bilmeden, aniden. Sen gelirsin aklıma yine... Hani ölmüşüm de Sevdiklerim, sevmediklerim, Üzgün, ağlamaklı herkes. İyiliğim, güzelliğim, bahtsızlığım, Pişmanlıklar, keşkeler, feryatlar.. Ürpertiler rüzgarla karışık, Sessiz dualarla örtülür ya toprak... İçim burkulur, üzülürüm.. Ölüp gittiğime değil de Seni burda yapayalnız, bensiz Koyup gittiğime yanar, yanar içim... Sen aklıma gelince Sessizce akar süzülür gözyaşım. Sevdiğim, yoldaşım, aşkım... Burkulur yanar içim... |
EY Hayat.... Nasıl Zevk Alıyorsun Kimbilir, İnsanların Umut Dolu Kıvranışlarından... Hoşuna Gidiyor mu, Sevdaları,Yolları, Çareleri,Umutları Kırıp Döküp Avuçlara Bırakmak.. Yere Vurduğun Her Bedenin, Bir Süre Sonra Yeniden Hayata Dönüşüyle,Gözlerin Işıldıyor mu Bir Kez Dahanın olasılığıyla. Bazen Merak Ediyorum Göz Yaşıyla mı Besleniyorsun Sen??? Oyuncak Etmişsin İnsanları, İstediğin Zaman İstediğin Yerde Bozuveriyorsun Oyunları.. Sormuyorsun Kimseye Hazır mı Değil mi..... Aşka Mahkum Ediyorsun,Değil Aşkını Yüreğini de Söküp Alıyorsun.. Mutluluk Veriyorsun..Değil Gülümseyişi Gözyaşını da Söküp Alıyorsun.. Sen Nasıl Bir Şeysin Hayat? Kendimizce Zaferler Kazanıyoruz., Bir Bakıyoruz ki Aldatmaca.. Ne Zafer var Ortada Ne Kazanç.. Savaştıran Sen,Kazanan Yine Sen... Bizim Payımıza Hep Yenilgi,Hep Yenilgi.. Senin Beni Sevmen Çok da Umrumda Değil, Ben Seni Sevmeyi Çoktan Bıraktım..Haberin Ola..!Başka Bir Hayat Yarattım Kendime.. Sen Derdine Yan...Eski Biri de Benim İçin,Hatta Ne Dersen De.. Bu Keyfe Kederliğin Buraya Kadardı.... Seninle Davam Var,Bitene Kadar...... Senden Davacıyım Hayat.... Elbet Yaşattıkların İçin Çekersin Cezanı.. |
SENİ DÜŞÜNÜYORUM Seni düşünüyorum yine Yine vakit gece yarısı Ellerinin sıcaklığını hissetmek istiyorum ellerinde Anlamlı bir bakışın huzurunu duymak yüreğimde Bir iki sözünün rahatlatıcı etkisiyle Yanında olmak istiyorum Şimdi daha çok anlıyorum çok özlediğimi Öyle böyle değil Deliler gibi, çılgınlar gibi Yeniden doğmanın heyecanıyla Kaybetmek korkusuyla Evet daha iyi anlıyorum Ölümün soğuk nefesi gibi Ölümle yaşam arasındaki o çizgi gibi Daha çok özlüyorum artık seni Her an kopup gidecekmişsin gibi Uzaklara çok uzaklara Bir daha dönmeyecekmiş gibi Şimdi daha çok seviyorum seni. |
Zamana mahkum ol demişti bana Bir göz yaşı bir sen bir de hayalim Rüzgarın önüne at demişti bana Bir göz yaşı bir sen bir de belalım. Saksıda çiçeğim solunan havam Bilirim yakında can özümdesin Ummanda kayığım dümende sevdam Sanırım hayalde tam içimdesin. Ellerim ulaşmaz gözlerim duyar Sazımın gövdesi tenin gibidir Saçlarım uçuşmaz bedenim doyar Kemanın perdesi sesin gibidir. Bir gözyaşım bir sen bir de yüreğim Gecenin matemi olup çıktınız Bir gözyaşım bir sen bir de bedenim Sevda ateşine koyup yaktınız. |
| Saat: 00:41 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık