![]() |
Çıkmaz Bir Duvar Önümde Zaman.. Uçsuz Bucaksız Bir Sevda Direnişte.. Bu Akşamda Unutsam Güneşin Rengini Uç/sam/.. Kuşların Nefesine Konsam Bir Adım Ötede Sanki Dokunsam Gölgeme Kaybolacak Kaçıncı Yorgun Sabah Bu Esir Düşmüş Dünlere.. Yaprağın Düşünce Biraktığı Hüzün Sakinliğinde Tutunsam / Tutuluyor Kaçsam Kaçılmıyor Zamansızlığımdan.. Düş/sem… Dilimin Kusuru Yok Bitmeyen Bir Ayrılık Cümlesinde Nereye Koşsam Ilık Bahar Arifesinden Bul/an/sam Rüzgarın Seyrince... / … İhtimaller Dökülen Yalnızlık Denizinde Kaçıncı Sefer Bu Yarım Kalan Bir Kırlangıç Çığlığından Doğsam Süzülsem Dağlara.. Kaç/sam... Zehir Olsam Dilime Kilit Vursam Sinsice Hasretin Kelamına Sus/sam… Yüz Çevirmiş Bir Duanın Çığlıklarında Kaybolsam Şimdi Bittikçe Başlasam.. Yitmesem… Mavisi Sönmüş Tozlu Yollara Sırtımı Dönüp De İçimi Titreten Işığa Yakıştırırken Karaları; Bir Nida Yapışıyor Boğazıma Düğüm Düğüm.. Uykusundan Kaldırmaya Kıyamadığım Bir Çocuk Yüzü Ki; Avuçlarımda Kayboluyor Parmakları. Sonları Hep Baştan Yitiren Yürek Alacasında Bir Yenilmişliğin Can Çekişiyor Biraz Korkak Titrek Titrek.. Sevda Oluyor Sonra Sessizliğin Adı.. Feryat figan yol almaya can direten.. Bir Nida Yapışıyor Ki Boğazima Düğüm Düğüm; Çıt Yok.. Söylesem Söylenmiyor Gitsem.. Gidilmiyor.. Gidemeyişimsin.. |
Belki Bir Gün Bir yaz yağmuru çiselerken saçlarına; "Belki Bir Gün" dökülür kelimelere usulca.... Deniz kokusu uyandırır anılarını, Silueti kamaştırır küçücük ellerini; Çocuk gözlerini, Ayrılığın Yaşarttığı. Yıllanmış bir heyecan buruşturur kalbini; "Belki Bir Gün " demeye mecal arar. Bu kaçıncı benzettiğin ona; Geç kalınmış hayallere katılan, Mavi Turlara. Kursağında kalır aşk. Elmasını Yutamayan Adem misali; Dünyaya düşürülürsün umutsuzca. Bulmak var seni... Belki Birgün... Umut Taşdemir |
Kaybettiğim Seni Yorgunum sensizliğe. Çaresizlik kuşatmış her yanımı, Bu mahküm şehrin tenha sokaklarında, Kaybolmuşum. Sıkılmışım kalabalık caddelerinde. Yalnızlığa bir dost, Ben olmuşum. Takılmışım mutluluk duvarına, Yüreğimden vurulmuşum. O yalancı güzelliği Deryalarında bulmuşum. Unutmuşum gözlerinin rengini Kaybolduğum şehrin sokaklarında. Çırpınmışım yıllarca, Bulmak ümidiyle, kaybettiğim seni! Yücel Demirtaş |
Sevmeyi Başarabilseydin bir gülüşe neler feda edilirdi, bir tatlı söze ömür verilirdi, tüm hisler ayağına serilirdi, sen sevmeyi başarabilseydin eğer. ölmeyi isteyen bedende can olurdun, damarda dolaşan kan olurdun, karanlıklar ardında tan olurdun, sen sevmeyi başarabilseydin eğer. yüreğimin en güzel yerinde yaşardın, sevgimden engin denizler gibi coşardın, kavuşmak için delice koşardın, sen sevmeyi başarabilseydin eğer. elele koşabilirdik mutlu günlere, umutla bakardık,korkmadan ileriye, siper olurdu sevdamız,birleşince cesaretle, sen sevmeyi başarabilseydin eğer. hayaller ,ümitler yarım kalmazdı, gelecekten yana kaygımız olmazdı, senin yerini hiç kimse alamazdı, sen sevmeyi başarabilseydin eğer. Serap Canarslan |
Çiçek Kokulu Yağmurlarda Sevdim Ben Seni... Çicek kokulu yağmurlarda sevdim Semadan nazlı nazlı süzülürdün içime Bulutların arasından sevdanı bırakırdın yüreğime Ben seni, Çicek kokulu yağmurlarda sevdim Her damlan başka bir çicek kokardı Bazen kır menekşesi Bazen zambak bazen de kasımpatı Ben seni Alaca atların koşuşturduğu kırlarda sevdim Ben seni Taze gülleri bahara gelin ettiğimde sevdim Ben seni Güneş huylu çocukların gözlerinde sevdim Ben seni Bulut benizli çiceklerde sevdim Dört mevsim gözlerime baharı getirirdin Avucuma dane dane tomurcukları sererdin Ben seni Seher vakitlerindeki hoyrat rüzgarlarda sevdim Tanyeri ağarmadan ilk bana gülümserdin Acılarıma ağlar, dertlerimi dinlerdin Ben seni Yıldızların ay' la dansında sevdim Ben seni, Islak yanaklı serçenin kanadında sevdim Ben seni, Utangaç yanaklarında yüreğimde ölümüne sevdim Alıntı |
Şubatın Soğugunda Sen yoksun yanımda Bir fırtınadır esiyor Kar karşı daglarda Beyaz bir örtü döşüyor Benim içim üşüyor Şubatın keskin soğugunda Sen yoksun yanımda Güneş sinmiş bulut arkasına Isıtmıyor beni Ortalık buz kesmiş Saçaklar şekillenmiş cam gibi Beni içim üşüyor Şubatın keskin soğugunda Sen yoksun yanımda Vücudum titriyor Donuyorum sanki Isıtmıyor hiçbir şey beni Benim içim üşüyor Şubatın keskin soğugunda Hüseyin Önder |
SEN OLMADIN Hayaller akıp gidiyor zamana aldırmadan.. Oysa ben seni içimde sakladım o kadar… Değmedi hiçbir şey değmedi!!! Kurduğum hayallere yenik düştüm Daha seni anlamadan… Kalbimde sakladım seni göstermedim Göstersem ne fayda edecek ki? Olmadı senolamadın bana istemedin asilikle..! Ben ise boynumu büktüm.. O tanımadığım sese ses edemedim… Susmak hiçbir şeyi halletmedi sana karşı.. Oysaki ben devamlı sustum… Sustum çünkü senin yakınına varmak beni bitirirdi.. Seni uzaktan sevmekseni anlatan oyunlar oynamak… Bilemezsin sen yüreğimi ne kadar kanattığını.. Gözlerim kapalıellerim bağlı çaresizim.. İmkansızı imkansız yaparak yitiriyorum çaresizim… Senin yüzünü görmeyince nasıl zor dayanıyorum Oysa sen benim bu üzgün suratımı görünce kaçıyorsun Bilerekten böyle bir acıyı bana çektirme ne olur?!? Dayanamıyorum…. Sen benim tüm bedenime saplanmışsın.. Senden başkasına yürütemiyorum bu bedenimi.. Çok kötü felç etmişsin beni Yüreğimin ise ağzını kilitlemişsin Seni sana anlatamayayım diye Gördüğün zaman kaçışın kolay olsun diye.. Bana bir gelsen senin için kilitlenirim.. Kilitleneyim senin için defalarca… Gel rahatsızlığımı gözlerinle kapatayım Gel benim ol bitsin bu imkansızlık Senin için gözlerimdeki neşeyi açayım.. Seni defalarca arzulamak Kırıklığımı gidermek için Seni defalarca yok yere sevmek Kalbimi kırdığı için Kırıyor kalbimi seni defalarca sevmek Kırıklarım toplansın diye seni arzulamak Yitip giden tüm umutlar Şimdi çoktan uçuştular Sırf benim olma diye.. Sırf bana acı çektirsin diye… Sırf “SEN OLMADIN” diye…! |
Kent suskun… ve istasyonlar ayrılık için var bu şehirde İmlası bozuk, üşümüş ve kirli bir çocuk olurum seni düşünürken Ömrüme iliştirdiğim martı leşleri yamalı bir geçmişi oynar İmtihanlar ve intiharlar üzerine kurulu hayatlardan gecenin en serseri yanını alırım günceme .. Durup durup şiirler yazmak yoluna Yeni bir yaşam biçimim oldu son günlerde Kendimi sende kalabalık buluşum belki de bundan Her gece yorganımın altında sakladığım kırlangıç sürüleriyle geliyorum sana Sen uykudayken .. Babam her gece ölüyor şimdilerde Annem nihavent bir çığlık oluyor “Bana en çok sensizlik koyuyor…” Sonra Babil’in asma bahçelerine asıyorum kendimi uyanmak için.. Eski bir aşkını anlatıyorken bana Konuştuklarından yapılma bir sessizlik oluyor ağzım Kaç kez kanıyorum bir bilsen…(ya da hiç bilmesen) Sesinin ardında yüzün sessiz bir tabanca gibi duruyor Kendimi kötü kurulmuş bir cümle sanıyorum Gece yüklü bir kamyon uykularımı solluyor Yastığının altında yalnızlığın var biliyorum Oysa ben senden bir bardak su istedim, Akdeniz değil .. Son yalnızı benimdir bu kentin İstanbul arkamdan gelir Ey hüznü yüzünde gülücük diye taşıyan kız Hep kendine mi saklarsın çocukluğunu .. Ağzıma bir bulut bulaşsa da yokluğundan yapılmış Kayadan seken kurşun En serseri yanımız olur kimi zaman Ve ben hep kendimi terk ederim senden Her katilin aşkı , Her aşkın katili , Bir öncekinin faili , Hep ben olurum… Hep ben ölürüm… İçime uzanan koridorların ortasından hep gülerdin beni görünce Bense sana hep geç kalırdım Sona kalırdım, Sonra kanardım… Yağmurlarla inseydin içime İçim senden yanaydı Yüzümdeki işgaller senden karaydı Seni sevmek en gizli ağlama biçimimdi Sana yazacaklarım sil sil bitmezdi “Ve ben; sende hiçbir şeydim sen bende her şeyken…” Canım yastığının altında biriktirdiğin yalnızlıklarım Kendine varlaşıp bana yoklaşan biri yapar seni Ve ne kadar kaçsan o kadar yakınsındır aslında kendine Geciken sevdalar yıkık kentlere benzer bilirsin Ve sevgisizlik alır bir gün seni benden “İşte bu yüzden; Sen hep sevil … Hep sevil … Sevil … ” Alıntı |
Unuttuk... Nasıl çıkacağız tanrım huzura? İmanı unuttuk,dini unuttuk, Alın teri harcamadan hazıra, Kondukça keyiften,seni unuttuk. Ne aşkın tadı var,ne ağzın tadı, İlahi aşkların dolmuş miadı, Senden daha büyük,paranın adı, Koyup gideceğiz,onu unuttuk. Aldandık dünyanın renkli yönüne, Hazırlık yapmadık mahşer gününe, Düştük gidiyoruz,nefsin önüne, Hesap soracağın günü unuttuk. Rakip tanımadık,yalan hilede, Söz konusu koltuk ise hele de, Bu vatan uğruna, Çanakkale'de, Şehitlerden akan kanı unuttuk. Kabul niyazı,duy sesimizi, Doyuramaz olduk biz nefsimizi, Boşuna harcadık nefesimizi, Emanet ettiğin canı unuttuk. Mustafa Şahin |
Seni yüreğimden atabileceğimi sanma Gözlerimden silebileceğimi de Bana desen ki gemideyim, ta uzakta Arkama bakmadan atlardım maviliklere Tepelerdeyim desen en sıcak günde Kavurup, yakacağını bildiğim halde Koşardım güneşe Yağmur sonrası ortaya çıkan toprak kokusu gibi Gözlerimi kapattığımda benimle olduğun gibi Benim gölgem değil miydin peki? Ama yoksun, yine yok.. Neredesin? 01/02/2009 23.05 Nuran Üçer |
| Saat: 06:40 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık