![]() |
Mahvetme Sevgileri Döneceksin arkana,geç olmuştur vakit, Bakacaksın resimlere,yok olmuştur sevgin, Dalacaksın hayallere,ağlayacaksın... Birgün sende sevdiğini anlayacaksın.. Taşacak öfken her söze,her lafa.. Başka kimse istemeyecek,yalnızlık kokacaksın. Dünü unutup hep ileriye, Pişmanlığın engel,bakamıyacaksın. Aşık olmayı basite vurduğun o an, Aşkı oyuncak sandığın o an, Gidiyorsun,farkında olmadığın bir boşluğa, Gidiyorsun,keşkelerin diyarına.. Aşk uğrar belki sana yine, Bari anla hatanı,hatanı anla Tekrar mahvetme, Kendini, Ve inanmadığın vakt-i zamanında, İnananların sevgilerini... |
Gözlerin ve gözlerin gelir aklıma ve sözlerin gidişin gitmiyor gözümün önünden ve izleri derin ilk değilsin bu senin de bildiğin ve yine biliyorsun sen son sevdiğim şimdi uzaklardasın ben çamlar arasında bir hastane odasında ciğerimde bir ince hastalık içimde kapanmak bilmeyen bir yara ve sanki elimde inadına bir sigara biliyorum dönmeyeceksin hatta arkana bile bakmazsın gün gelir belki bir yuva kurarsın oğlun olsa benim adımı koyar mısın gittin dağ gibi sevdamı devirip ardında gittin allahaısmarladık bile demedin sazlar çalınır çamlıcanın bahçelerinde o şarkıyı bir daha hiç söylemedim şimdi elimde bir bardak çay ve dudağımda buruk bir tebessüm kendi kendimi üzmemeye söz verdim ve ben seni hayatımın bir musalla taşına en yakın yerinde sevdim ısrar etmedin kendine beni sev diye beyaz bulutlar gibi sırtını rüzgarlara verip gittin bense durdum ve bekledim ve ben seni hayatımın bir musalla taşına en yakın yerinde sevdim Uğur Arslan | |
ESKİ BİR SEVDA Bir sevda geçti başımızdan Ne beni sevindirdi,ne seni üzdü. Yılları beyhude götürdü yaşımızdan Yaprakları dökülen hazin bir güzdü… Tutuşup el ele koşmak varken kırlarda Şimdi hayal etmek kaldı dönülmez dünü Sevmeyi öğretecektik,sevgiye hasret asırlarda Unutmak kaldı o yemin ettiğimiz günü Rüzgara,ağaca,kuşlara söylediğim sırlarda Yaşamak kaldı mahzun geçen bu günü… Bir sevda geçti başımızdan Ne ben güldüm,ne sen ağladın Siyahları aldı götürdü saçlarımızdan Kızıl kor bıçakla yüreğimi dağladın… |
Mahzun Duruşun Bak gidiyorum en sonunda oluyor istediğin Yolu gösterme biliyorum zalim sevdiğim İlk defa sessizce gidiyorum Ve seni inan çok seviyorum Sen ki bir zalim uğruna satmıştın beni Sen ki zevkin uğruna yakmıştın beni Sen ki bir hücreye tıkmıştın beni Ben de artık sevmiyorum seni Artık gözyaşı dökülmeyecek gözümden Artık ölsemde geri dönmem sözümden Hayatım haraboldu bir zalim yüzünde Yaşamıyorum ayrıldım özümden Zannetme artık seni düşünürüm Seni düşünsem yaz akşamı üşürüm Senin ne gaddar olduğunu bilirim Arkama bile bakmam çeker giderim Sana mutluluk dilemiyorum bu defa Ne acıma duygusu var içimde nede vefa Ben konuşucam herkes sussun Hayalimde duruyor mahzun duruşun. |
YEMİN Bir zamanlar ışığını senden alan gözlerim Bundan sonra senin için hiç bakmayacak. Günden güne hasretinle tutuşan bu ateş Artık yüreğimi hiç yakmayacak. Seninle doldurduğum sevda pınarlarım Asla senin yönüne doğru akmayacak. Gün doğacak üzerime,aydınlanacak günlerim dinecek fırtınalar,şimşekler çakmayacak. Eriyecek prangalar,zincirlerim kırılacak Kalmayacak anılar,yaralarım sarılacak. Bu büyük dediğim artık mazi olacak En son izlerini de şu esen rüzgar alacak. Bundan böyle yüreğimin kıymetini bileceğim Kanatlanıp yeniden göklerde uçacağım. Ve yemin'im olsun ki Ben seni UNUTACAĞIM... |
SEVGİLİ bir selam kadar uzaksın şimdi bir gül atsam perçemin bozulur sevdiğin türkülere çiy düşer çoğalır avuçlarının kınası dağlardan bir yel eser çeşmelere seni doldurur sular seni bekler serviler seni bir yaprak düşer kalbinin üstüne bin yıl öteye özlem sızar şimdi hangi koyaklardasın nerelerde biledin aşkını kim bilir ne kirli gömleklerin yıkandı ne yüzün okşandı onca zaman kırağılar taradı saçlarını yivli bir kurşun gibi bir kuş gözlerinden ağladı sustun yüreğin yalnız bir abdal sustun öptüm seni |
Hiçbir yerinde yok asaletin ibresi Sesinde kamaşmasında tensel bir büyünün Atlas hani libas ve kuytu bakışlı mavi gözlerin Sanki hepimize bütün şiirleri hala fısıldayan Bir eski büyük şairmiş gibi Aşk bir erken didişme bir sorgu sualmiş de Mezbele ve yaralıymış eski yaraların yeniden kanamasından Hiçbir yerde yok asaletin ibresi Bir adamın yüzünde ya da yalana çok benzeyen Bir doğru sözünde belki..... Saçlarının çevriminde ıslak bir beyaz kadının Yüksek rakımlı göllerin buzul saflığında Ve kokusunda çiçeklerinin kanirej’in Elbet şiir olacak şairin tesellisi Ve en kötüsü bile işe yarayacak aşklaşmaların Yazana değilse bile okuyana faydalı "bak aynı başına gelmiş adamın benim başıma gelen" O da üzülmüş aynı benim gibi .... Benimki daha acıklı değil onunkinden, Fiyakalı değil onun acısı benimkinden.. Sade güzel olan kelimeler.. Sade kelimeler... Kelimeler.... Sen aşka aşıksın müsaitsin gördüğünü abartmaya Biz olsa olsa bir müddet aşklaştık aşkım aşık olmadık Bir elim sana uzanır, öteki berikinin zaten elinde Bırak yoluma gideyim bildiğimce Yabancısı olduğum bir şey değil yabancılar Baktım yerlisi yabancısı aşağı yukarı hepsi benzer erkekler.... Eğer bir söz, bir ses bekliyorsan bu adamdan İçinde hiç gönderme isteği bulunmayan bir git Lazımsa eğer... İşte orada duruyor... Ağzımın bir yerinde... Almak ister misin dilini sokup aklıma Sana ait olan herşeyi bir nefeste Bir göz yumma anında Bir soğuk telefon konuşmasında Geri alabilir misin? Seni benden geri alabilir misin? Kovabilir misin beni senden? Sevgilim.. Yoksa sen, Sevgilim olmayabilir misin?.. |
BENİ TAŞIYAMAZSIN Git işine güzelim,boş ver olan biteni, Bende mi arıyorsun?Yüreğinde yiteni. Gülü istersin ama,acıtır bak dikeni… Şair yüreği zordur,beni taşıyamazsın, Bazen kar,bazen kordur,aşkı yaşayamazsın!:. Ben bir deli rüzgarım,eserim geceleri, Dizeyi makas yapar,keserim geceleri, Ay’a ve yıldızlara,küserim geceleri… Şair yüreği zordur,beni taşıyamazsın, Hem geniş,hem de dardır,aşkı yaşayamazsın!.. Bir gün hece olurum,cümleyi çağlatırım, Bir gün cümle olurum,kağıdı ağlatırım, Kalemi örste döver,ateşte dağlatırım... Şair yüreği zordur,beni taşıyamazsın, Sende nar,bende hardır,aşkı yaşayamazsın!.. Benim yüreğim közden,senin yüreğin buzdan, Hiç helva yapılır mı?Acı biber ve tuzdan. Ne şiir den anlarsın,ne hece,ne aruzdan… Şair yüreği zordur,beni taşıyamazsın, Kâh düşman,kâh ta yârdır,aşkı yaşayamazsın!... |
ZAMAN ZAMAN Bir gün olsun unutunca Dışımda kalıyorsun Oysa seni düşününce İçime sığmıyorsun Zaman zaman o zaman Zaman zaman o zaman Gözlerimi kapatınca Yanımda oluyorsun Seni öpsem seni okşasam Farkına varmıyorsun Zaman zaman o zaman Zaman zaman o zaman Her gün akşam oluşunda Kadehime doluyorsun Yudum yudum, damla damla Düşüncem oluyorsun Zaman zaman o zaman Zaman zaman o zaman Sigaramın dumanında Dudağıma konuyorsun Her nefeste derin derin İçime doluyorsun Zaman zaman o zaman Zaman zaman o zaman |
Martının Gözyaşları Bir rüzgar mı getirmişti Beni bu boş sahile,bilemiyorum Üzerimdeki ince elbiseyle titriyordum. Rüzgar,uçuşan saçlarımla,bedenimi Bir hırsla sarsıyordu. Dalgaların sesi uğulduyordu kulaklarımda Çıplak ayaklarım kumların üzerinde üşüyordu. Biliyordum artık. Sonsuz duyguların savurduğu,ben Yine anlatamamıştım ona istediklerimi Anlayamazdı ki beni nasılsa... Bu rüzgarlar keşke sadece tenimi değil Yüreğimi de bu kavurucu acıdan kurtarabilseydi Delice bir arzu yine sarıyordu ruhumu. Kollarımı açmak bir kanatmışçasına Gökyüzüne uçmak istedim: Belki bir martı gibi çığlıklar atarak süzülmek. O bulutlarla oynaşan mavilikte. Son hızla uçarak,ona yakın olabilmek. Yine vurulacağımı bilsemde Ruhumu yolladım gökyüzüne Bir an bile sürse,avunsun Yine özgürmüşçesine sevgiyi tatsın diye Sizin de yürürken düşerse iki damla üzerinize Gökyüzüne bakın sizde Bu bir martının gözyaşıdır Yine ulaşamamıştır sevgilisine... |
| Saat: 04:24 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık