![]() |
Sevmeye başlamıştım be seni deniz yıldızı, Belki ellerimi uzatıp, haykırmaya nefesi yetmemişti Cesaretimin... Ama sevmeye başlamıştım galiba seni, Minik kedi gözlerini açınca hani, Annesini tanımaya başlar ya, Galiba öyleydi benimkisi... Öylesine taze, öylesine bilinmeyen, Ve öylesine yeni... Uykusuzluklarıma inat, Kırmaya başlamıştım o suskun bakışlardaki Sessizliği, Sensizliği düşünecek kadar değil ama Seni düşünmeye başlayabilecek kadar, Bir yıldızın, bulutların ardına saklanması gibi Sevmeye başlamıştım galiba seni... Önceleri sesini, sonra bakışlarını En son da gözlerini düşünürken Hesaba katmamıştım Papatya tohumu gibi Üzerime serpilebileceğini. Ben papatya fallarından anlamam Hani sayarlar ya, seviyor sevmiyor.. Ben bir baktım gökyüzüne, Sonra gözlerimi kapattım. Yüzün geldi hayalime Soluğun çarptı yüzüme Derince nefes aldım Gözlerimi açtım... Karşımda sen, aklımda uçuk hayaller, Ellerimi uzatamadım... Hayal misin, gerçek misin bilemeden Ben sana ben olamadım... Bırak sana bunu anlatmayı, Ben kendi ker*** hayalimin gölgesinde, Kendim bile tutunamadım... Uzatmayalım, bitsin bu oyun, Sen yoluna ben yoluma derler Hani filmlerde, Ondan olsun bu hikayenin bitişi de... Her ne kadar ben sana bir kere bile, Sevmeye başlamıştım seni be deniz yıldızı Diyemesem de... |
Bekleyenler için Bir ayak sesi duymayayım Kapıya koşuyorum Gelen sen misin diye Bir sarı saç görmeyeyim Yüreğim burkuluyor Ağlamaklı oluyorum Her şey bana seni hatırlatıyor Gökyüzüne baksam Gözlerinin binlercesini görürüm Bir rüzgar değse yüzüme Ellerini düşünmeden edemem Yaktığım bütün sigaraların dumanları sana benzer Tadı senden gelir Yediğim yemişlerin İçtiğim içkilerin Ve içimdeki bu dayanılmaz sıkıntı Bu emsalsiz hüzün Seni beklediğim içindir Resmine bakamaz oldum Uykulardan korkuyorum artık Utanıyorum odamdaki bütün eşyalardan Şu sedir hala gelip oturmanı bekliyor Şu ayna karşısında güzelliğini seyretmeni Şu kadeh dudaklarına değebilmek için duruyor masada Ve şu saat geldiğin anda Durabilir sevincinden Zaman çıldırabilir Çünkü benim dünyamda Ölümsüzlük, seni sevmek demektir. Bir çocuk doğmayı bekler Bir ağır hasta ölmeyi Bitkiler yağmur ve güneşi bekler Yalnız bir kadın sevilmeyi Ve düşün ki bir adam İçinde bütün bekleyenlerin korkusu ve ümidi Seni bekler Asılmayı bekleyen bir idam mahkumu gibi Sen gelinceye kadar Pencerem kapalı duracak Rüzgar gelmesin diye Artık perdeleri açmayacağım Gün ışığı girmesin diye Sonra kahrolacağım Bu karanlıkta, bu derin yalnızlıkta Ve günlerce gecelerce haykıracağım Nerdesin diye, nerdesin diye Bir gün bu kapıdan sen gireceksin Biliyorum Ergeç bu bekleyişin bir sonu gelecek Yıllarca sonra Öldüğüm gün bile gelsen Bütün bu bekleyişlerimi ve öldüğümü unutup Çocuklar gibi sevineceğim Kalkıp sarılacağım ellerine Uzun uzun ağlayacağım Ümit Yaşar OĞUZCAN |
Her yağmur ağlatmazdı beni Gidişin olmasaydı... Bu kadar geçmezdim kendimden Çoluk çocuk bile tanır oldu kederimden... Gitmeseydin de hep ağlasaydım Adam demesinler bana sensiz Ve bil ki nerde güzel bir şiir duysan Artık hepsi benim... |
Koşulacak bir sanci gibi inceden genceden aktım geceye ihtiyar sokaklarda acemi lambalar ve ıslak bir ışık ilkbahara ilkbaharın günahı olmaz nasılsa... çocuklar bulmuş,getirdiler kanadı kırılmış bir nisan yağmurunu nisan'ın kuyruğuna teneke bağlar mı insan, çocuk olmasa?... bir celsede boşanıyor mağrur bir yağmur nisanların yenildiği yalancı baharlarda.. ilkbaharın günahı olmaz nasılsa! |
Anlatacak nelerim var bir bilsen Icimde ihtilaller kopmus Kendimi surgune verdim Mutlulugum coktan iflas etmis Itiraza hakkim yok biliyorum Beni savunmak sana dustu SENI ARIYORUM... Yarim kalmis siirlerim gibisin Yasanmamis cocuklugumsun anilarimda Öylesine eksigim sensiz Öylesine sahipsiz Iste butun umutlara Havlu attim,gidiyorum Icimde gec kalmisligin caresizligi Cocuklar gibi agliyorum Ve gel gorki,her damla goz yasimda YINE SENI ARIYORUM... |
Al, al senin olsun yüreğim, İster parçala, İster yak, Sazın teline Mızrab yap istersen, Sen çal, Ben sana Mihriban'ı soyleyeyim...! Tum Hakları Yanlızlığıma Ait'dir... |
bir kelime yazdım herşeyi sana boyadım yaşanılası ne varsa, güneşin doğuşu, baharın gelişi emekçinin dövüşü, kutsalım ne varsa sana dönüştü. Derin mavi'ydin sen elimi uzattığım anda yüreğime akıveren. herşeyin rengi yaşanılası mavimsi tüm yürekleri benimkine benzettim satır satır akıttım yüreklere seni sen yüreklerde yürekler mavinde mavi yüreğinde mavi yüreğimde sana boyadım dünyayı damlalar boyu hürriyet her damlada aşkın mavisi her aşk mutluluğun sermayesi. işte yaşanan haykıran asinin mavisi |
Mavilere Uyanmak yedi iklim geçer, ağarıp solan güz ışıklarından yalan pencerelere doğru... uykularda olur ne olursa yangınlar, takvim ziyanları, gömülü sevdalar... iksir gibi yayılır hücrelerimin rehavetine ıslaklığın düş tüccarları ağır mesaidedir... uykularda olur ne olursa, talanlar ve beton serinliği inşaat halindeki aşkların... uykularda ölür ne ölürse, kıpırdayan su gülümseyen yel... yedi iklimin oralarda kavalını kırmış bir çobandır gökyüzü, aklında new orleans heybesinde caz! yedi iklimin bar olduğu yerdedir uykunun alkol imparatorluğu kalabalık avındadır bakışlar... uykularda olur ne olursa, bitmez efkar kırları bazı saçlarda ve ölüm gibi suskunluklar açar derin kuyularda... ve şaka gibi ve sarsak sarsak ve kımıl kımıl bir yaşamaktır MAVİLERE UYANMAK en kesif karanlıklara kafa tutan gözlerinin mavisine kuşanmak... senin kanatların var, benim köylü yüreğim... operada tezek kokusu bu şehirdeki varlığım! .. beni taşıyacak vesaitim yok bu caddeüstü sevdada ellerinden gayrı.. 'gayrı dayanamam ben bu hasrete' ya beni de yitir ya sen de git beni götürdüğün yere... türküleri sev yalan kahkahalardan uzak dur canımın suyuyla yıka ellerini.. aklımın maharetiyle giydir en mavi yerlerini... senin adın buzul mavisi! çünkü mavilerde uyur, benden sana geçen sende beni kalkındıran ne varsa! sevdiğim, açlığımın uzak ufku, her sabah; güneşten ne zaman işaret alırsan ne zaman dar gelirse soluğun böyle uzun sarılmaklara, fikrini kurcalarsa eğer açık korkular, işte o zaman mavilere, mavilere uyandır beni... |
Hakkın Yok Sevmeyi bilemedin Sevilmeye hakkın yok Gün sayıp beklemedin Özlenmeye hakkın yok! Sevdamla coşmadın ki Dağ deniz aşmadın ki Umutla koşmadın ki Kavuşmaya hakkın yok! Hakkın yok bir tek söze Konuşmaya hakkın yok Taştan farksız o kalbi Taşımaya hakkın yok! Aşk nedir bilmedin ki Sevildin sevmedin ki Mutluluk vermedin ki Mutluluğa hakkın yok! Anlarsın bir gün gelir Bunu her seven bilir Terkeden terkedilir Ağlamaya hakkın yok! |
Masal Aşk Var mısın... Masal gibi bir aşk yaşayalım seninle Bir sen bir ben bilelim yaşananları Sonra denizden bir boş sayfa açıp Var mısın... Sulara yazalım masal aşkımızı Varsın yaşanmamış olsun Dalgalar kayalarda söylesin şarkımızı Aşkımız kıyı kıyı, liman liman dolaşsın Var mısın... Bir düş olup düşelim sulara Bedenlerimiz arzulara teslim Aşk selinde yıkanalım sırılsıklam Dev dalgalarda bir bedende sarsılalım Var mısın... Koskoca bir ummanda kaybolalım Aşkımızı anlatalım uçan kuşa Dolaşıp liman liman cümle alemi Fırtınada aynı limana sığınalım Var mısın... Yazalım yaşanmış gibi yaşanmamışları Öpüşmelerimizi boş kumsalda Hayal sevişmelerimizi bulutlar altında İster adı masal olsun aşkımızın Var mısın... Bir gecede bin defa ölelim İçimizde masalsı ürpermeler Kah ağlayalım kah gülelim Sulara aşkımızı yazıp acıları silelim Var mısın... Bir masal yazalım sulara Yaşanmamış aşkımızın masalını Sonra ölelim hiç yaşamamış gibi yarın Masal aşkımız sularda yaşasın... |
| Saat: 04:24 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık