![]() |
Sana gel desem Çabuk ol Dans et yüreğimde okşa Gel desem Geç kalmasın hiçbir şey Sevdanı yaşat desem Zamanım yok bilirsin Korkarım geç kalmandan Ben ömrümün hazanında Seni bulmuşken çabuk ol Ahhh Sev desem delicesine Sararmış ömrümde bir gül Bir damla yağmur ol desem Ben giderken bir tanem Benim gibi sen de sevsen... şengül deper |
Küskünüm Aldana aldana geçti bir ömür Dünlere küskünüm yarına küskün Nerede mutluluk nerede huzur Hayata küskünüm devrana küskün Yıllar var bitmedi kadere borcum Delice sevmekmiş en büyük suçum Sayende tükendi kalmadı gücüm Aşklara küskünüm sana da küskün Peşimde bir gölge zehir gözlerin Aklımdan çıkmıyor yalan sözlerin Beni öldürmeye yetti hasretin Dünyaya küskünüm zamana küskün Herkese küskünüm sana da küskün Ahmet Selçuk İlkan |
Besmele Her gün biraz daha yoruyor beni, Hasretinle başa çıkamıyorum. Her gece bir yerden vuruyor beni, Sağ salim sabaha çıkamıyorum... Savaşta geçirdim sanki bir ayı, Düşmandan almadım ben bu yarayı, Giderken verdiğin tek sigarayı, Hatıradır diye yakamıyorum... Vicdanın halimi hiç mi sormuyor? Küsecek ne yaptım, aklım ermiyor! Zalimsin demeye dilim varmıyor, Tavrına bir isim takamıyorum... Yeter ki mektup yaz canımı dile! Yetmezse uğrunda çektiğim çile! Nazar değer diye resmine bile Besmele çekmeden bakamıyorum... Cemal Safi |
Rüyalarım Olmasa Yıldızlara baktırdım, fallara çıkmıyorsun, Seni görmem imkânsız rüyalarım olmasa. Pencereden bakmıyor, yollara çıkmıyorsun; Seni görmem imkânsız rüyalarım olmasa... Zor mu geldi kalbinde bana sevgi saklamak? Yakıp gittiğin yeri dönüp bir kez yoklamak? Değil sabaha kadar seni öpüp koklamak, Seni sarmam imkânsız rüyalarım olmasa... Sevmesem özler miyim seni can pahasına? Ne olur bir fırsat ver, beni bir daha sına. Adını söyleyemem, senden bir başkasına; Seni sormam imkânsız rüyalarım olmasa... Düşlerimde incitsem günlerce uyuyamam, Sana değil, saçının bir teline kıyamam. Yıllar sonra dönsen de nerde kaldın diyemem; Seni kırmam imkânsız rüyalarım olmasa... Yalvarırım mektup yaz, beş dakkanı ayır da, Su serp yanan sineme sağlığını duyur da, Yaban gülü gibisin, dağda, kırda, bayırda; Seni dermem imkânsız rüyalarım olmasa... Cemal Safi |
Hoş geldin aşk hangi renge teslimiyetti bu uçarcasına coşarcasına açtı kadın gözlerini sabaha doğruldu boş yatağında maviler uzanmıştı yanına _gülümsedi kadın maviye __mavi yakıştı kadına hangi besteydi sazında çalınmayı bekleyen hangi güfteydi kağıda dans ritmiyle süzülen kulak kesildi kadın kadın kesildi şahdamarından _aktı kadın maviye __mavi aktı kadından yüzleşti kadın iyelik ekli geçmişiyle. aşk çekti gözlerine, sürme niyetine. attı omuzlarından, şalımsı günahlarını. _öptü kadın maviyi __mavi kaldı dudaklarında yükseldi kadın göğe yıldızlar topladı harman mevsimlerine bir eylülü sevdi kadın bir de maviyi mavi ruhunda bir fırtına şimdi ve eylül mavilerinde dindi _baktı kadın maviye __mavi gözlerinde eridi hiçbir bahar soyunmadım ben aşka ve hiçbir bahar sürgün vermedim, kıracaksan dallarımı söyle, aldanmasın bu yalancı bahara… Yazan : MeHTaP |
Aç Gözlerini En sevdiğin elbiseni giydim Bu gece kokunu sürdüm Solgun yüzünü okşadım Sessizce saçlarından öptüm Yazdığın mektupları okudum Kana kana su içer gibi Plaklarını çaldım ah! En çok o şarkıda özledim seni. Issızlık kapıyı çaldı, açmaya korktum gece yarısı Şehir uykuya daldı, baktım dışarıya katran karası Rüzgar telaşla kokunu getirdi bana aldım koynuma Buseni hafızamdan koparıp iliştirdim dudaklarıma Üşüdüm karanlıkta Tenine dokundum hissetsin diye Aç gözlerini Erguvanlarına su verdim İçerken benimle konuştular Yastığını okşadım, kokladım Anılar uçuştular Soluğun saçlarımı yaladı sanki yine bir meltem gibi Teninin kokusu karıştı kokuma Yakıştılar Boğuldum karanlıkta Yanı başımdasın benden çok uzaklarda Ellerimi tut dokun bana Aç gözlerini. Attım kendimi caddelere Yeşil ceketin sardı beni Yürüdüm üstüne karanlığın korkusuz Tuttum ellerini. Can Dündar |
Sevdan Beni Terketmedi sevdan beni, Aç kaldım, susuz kaldım, Hayın, karanlıktı gece, Can garip can suskun Can paramparça... Ve ellerim, kelepçede, Tütünsüz, uykusuz kaldım, Terketmedi sevdan beni... Ahmed Arif |
yuregı yangınım belaya bulaşanım hayata sataşanım sakın sebepsız gıtme şeytan etse hedıye yakışmaz gölgene bıle seril gönül bahçeme sakın ıhanet etme derındır hayat aynaları huzunludur yansımaları yalnız yapıp yolculukları sakın bensız ölme nurcan usta |
** hiç'sin ** deli taylar çiftelenir içimde, arsız sevdamı dizginlemek ne zor. kimse bilmez halimi el kapılarında, yokluğun en çok gözlerimi yoruyor. girdap nasıl da yakıştı kalbine... huzur adınla başlamaktı güne, sonu hep 'gitme' ile bitse de. özlem sıkışmış birkaç şiir, durgun su misali yatağımda birikiyor. sağırlık nasıl da yakıştı kalbine... paslı bir bıçağın kana susamış hali, yüreğin geceye inen şafak tortusu. çiy düşmeli öldürse de çiçeğini, öfkeni devleştirmiş, yenilmenin korkusu. basiretsizlik nasıl da yakıştı ömrüne... çabuk unutursun kulağına küpe gerçekleri, hayat çayına bandığın kurabiye değil. gözlerin ve sözlerin arası uçurum, bilirim! çabuk uçuşur namerdin etekleri. döneklik nasıl da yakıştı ismine… *Yaklaşma bir adım daha, olduğun yerde nefessiz kal. Geldiğin gün de yaşamıyordun zaten.* Yazan : MeHTaP |
Ayrılık Hediyesi şimdi saat sensizliğin ertesi yıldız dolmuş gökyüzü ay-aydın avutulmuş çocuklar çoktan sustu bir ben kaldım tenhasında gecenin avutulmamış bir ben... şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim ki bu yaşlar utangaç boynunun kolyesi olsun bu da benden sana ayrılığın hediyesi olsun soytarılık etmeden güldürebilmek seni ekmek çalmadan doyurabilmek ve haksızlık etmeden doğan güneşe bütün aydınlıkları içine süzebilmek gibi mülteci isteklerim oldu ara sıra, biliyorsun.. şimdi iyi niyetlerimi bir bir yargılayıp asıyorum bu son olsun be..bu son olsun! bu da benim sana ayrılırken mazeretim olsun! şimdi saat yokluğunun belası sensiz gelen sabaha günaydın! işi-gücü olanlar çoktan gitti bir ben kaldım voltasında sensizliğin hiç uyumamış bir ben... şimdi dişlerimi sıkıp dudaklarıma kanamayı öğrettim ki bu kızıl damlalar körpe yanağında bir veda busesi olsun bu da benden sana heba edilmiş bir aşkın son nefesi olsun... kafamı duvara vurmadan tanıyabilmek seni beyninin içindekileri anlayabilmek ve yitirmeden, yüzündeki anlık tebessümü bütün saatleri öylece durdurabilmek için çıldırasıya paraladım kendimi lanet olsun! artık sigarayı üç pakete çıkardım günde olsun be! ne olacaksa olsun! bu da benim sana ayrılırken şikayetim olsun gözyaşım utangaç boynunun inciden kolyesi olsun her damla vefasız teninde bir veda busesi olsun isterim sende ben gibi yan ömrüne hep ağla hep ağla bu benden son dua bu benden ayrılık hediyesi olsun) Yusuf Hayaloğlu |
| Saat: 22:05 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık