MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

blueeyez 14 Mayıs 2007 12:00

YÜREK. .


Bir yürek ki yanmaz yürek denir mi ona
Sevmek haram yüreğinde ateş olmayana
Bir günü sevgisiz geçirdinse yazık
En boş geçen günün o gündür inan bana.


ÖMER HAYYAM




NiliM 14 Mayıs 2007 13:42

Sen Aşk'mısın Sevda'mısın

Çaresi olmayan, yanğındır
Yüreğimi kasıp kavuran
Gönlümü
Damla,damla sevgi diye kanatan
Gönlüm,senin fermanın oldu
Hiç çekinmeden
Beni,gönül gözlerimden ağlatan

Sen,beni ben'de yakıp kavuran
Beni, ben'de sen olarak alev aldıran
Yaktıkça, harlatan ağlatan
Sen, aşk'mısın sevda'mısın
Beni canımdan yakan,sevgimden ağlatan

Sevgi ateşi, ocak kurdu gönlüme
Harlatan sen
Yanan ben
Yandıkça, ağlayan acı çeken, yine ben
Sen, aşk'mısın sevda'mısın
Beni camın'da, canıma ezdiren
Hayata istemeden küstüren


Atıl Kesmen


Tiglon 14 Mayıs 2007 20:03

OLMUYOR SENSIZ
Baharı bekleyen çiçekler gibi
Umutla bekliyorum seni
Sevgimden hiç bir şey eksilmedi
Ebediyen seveceğim seni

rüzgarlara savurdum dertleri
terk ettim kederleri
düşünme yaban ellerde beni
bilki hala seviyorum seni


Sedef 21 14 Mayıs 2007 20:04

Üşüyorum
İnceden kar atıyor
Gece karanlık
Ay sönmüş
Yıldızlar Kayıp
Üşüyorum
Mutlak sabah olacak
Güneş yeniden doğacak
Kollarımı açıp
Güneşi Kucaklayacağım
Geceye inat

Gece karanlık
Ay sönük
Yıldızlar kayıp
İnceden kar atıyor
Üşüyorum..


blood_lovee 14 Mayıs 2007 20:05

Uzaktan

Alnımı soğuk camlara dayamışım,
Soğuk ve dumanlı camlara.
Soğuk ve dumanlı camlar ötesinde,
Seni düşünüyorum.

Dışarda alabildiğine bir yağmur yağıyor.
Alabildiğine yağan bir yağmur altında,
Seni düşünüyorum.

Sana benzeyen bir kadın geçiyor sokaktan.
Sana benzeyen bir kadınla,
Seni düşünüyorum.

Soğuk ve dumanlı camlar ötesinde,
Alabildiğine yağan bir yağmur altında,
Sana benzeyen bir kadınla,
Seni düşünüyorum.

Çocukluğun geçiyor gözlerimin önünden.
Siyah önlükler içinde çocukluğunu düşünüyorum.
Hoyrat ellere düşmüş çocukluğunu...
Karanlık zamanlar içinden bana sesleniyorsun.
Karanlık zamanlar içinde parıl parıl çağrıalrın.
Karanlık zamanlar içinde seni düşünüyorum.
Seni bahçelerde düşünüyorum.
İlk bakıştığımız yerde düşünüyorum.
Palu'da, Malatya'da, küçük şehirlerde düşünüyorum.
Acı bir duman gibi doluyor hasretin gözlerime.
Rüzgar yüklü denizler gibi kabarıyor göğsüm.
Göğsümün bilinmez bir yerinde seni düşünüyorum.
Şefkatin sarıyor yaralarımı uzak dağ köylerinde.
Uzak dağ köylerinde seni düşünüyorum.
Hep aynı yoldan geliyor hüzünlerimiz.

Nurettin Özdemir


Mystic@L 14 Mayıs 2007 20:47

Sonra iniyordum otobüsten
Çarşıdan bizim eve giden
Ömrümün en uzun
Ömrümün en kısa
Ömrümün en çocuk
Ömrümün en ihtiyar yolunu koşuyordum
Çünkü sonunda annem oluyordun
Babam kokuyordum sonunda
Soğuk ve şehirler arası otobüslerde vaz geçtim çocuk olmaktan
Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam
Ben seninle bir gün Vandaki bir kahvaltı salonunda
Ben seninle sadece bilmek zorunda kalanların bildiği bir yol üstü lokantasında
Ben seninle Ağrı dağının mistik ve demli bir çay kıvamında bakan
Doğu Beyazıt ın herhangi bir toprak damında
Ben senin herhangi bir insan elinin terli coğrafyasında olma ihtimalini sevdim
BEN SENİN BENİ SEVEBİLME İHTİMALİNİ SEVDİM
Yılmaz Erdoğan


jöly 14 Mayıs 2007 21:07

YAŞADIKLARIMDAN ÖĞRENDİĞİM BİR ŞEY VAR
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği

İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya
Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin
İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına
Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın
Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana
ATAOL BEHRAMOĞLU


Mystic@L 14 Mayıs 2007 21:12

Ne çigliklar kaldi, kulagimda yankilanan;
Ne de mat bakislar, görmeden bakisan

En devâsâ tebessümleri eskitti dudaklarim.
En matemli haberleri isitti kulaklarim

Hüzün dograndi yine, geceme, gündüzüme
Ilahî, sendendir medet.. bitsin bu iskence?!

Benim benden utandi.. firarda bu dem.
Âhimla bogdum intikamina sayisiz adem

Mahkûm oldu ömür kabûs uykularina.
Mahzûn ve tesellisiz ölüm oruçlarina

Esir kaldim elemli günlerin kampinda.
Kan kirmizisi karda.. vuslat, ölümün ardinda!

Ahmet Arslan


Tiglon 14 Mayıs 2007 21:31

BİR AYRILIK GÜNÜNDE
Ne gariptir şu ayrılık günleri
Bir dosttan da, düşmandan da ayrılsan
Nedense bir tuhaf oluyor insan

Derin bir sızı giriyor içeri
Son bir defa bakarken caddelere
Dükkânlara, evlere, kahvelere

Hâtıra yüklü kervanlar geçiyor
Dolu dolu gözlerinin önünden
Bu son yadigar mı bir ayrılık gününden

Ne unutulmaz zamanlar geçiyor
Ağır ağır biz farkında değilken
Gökler masmavi, yaprak yemyeşilken

Sen istediğin kadar unutulmaz de
Bu son dakika, bu vakitsiz yağmur
Unutulur, azizim unutulur

Başka ne yapılır böyle bir günde
Kapanan bavul, çivilenen sandık
Ve sonra kuru bir "Allaha ısmarladık


Mystic@L 14 Mayıs 2007 21:35

On sekiz yaşın nisan günleri
Dünya bir kızın gözlerinden ibaret
Hayat bir tas su içimi
Ne zaman oldu aklımda yoktu
Yağmurlar yağdı hatırladım
Yayıldı içime aşk iklimi

Toprak kokusu bu muydu
Böyle miydi benim insanlarım
Ben hiç yoruldum mu severken
Ah bu uzak ses kimin
Şüpheniz olmasın şimdi bile
Düşüp ardına gidebilirim

Talip Apaydın


blood_lovee 14 Mayıs 2007 22:08

Artık Anladım



Ne yapalim dünya bu kadar acimasiz,

Bütün sevgiler olmus vefasiz,

Insanlar olmus artik vicdansiz,

Artik anladim asklarin yalan oldugunu.



Kalbime unut diyorum dinletemiyorum,

Bir tek onu sevdim anlatamiyorum,

Öylesine caresizim ne yapmaliyim bilmiyorum,

Artik anladim asklarin yalan oldugunu.



Kuslara sordum onu... haber getirmediler,

Istedigim bir parca mutluluktu cok gördüler,

Ama yinede hep sevdim de sevilen olmadim,

Artik anladim asklarin yalan oldugunu.



Selma Doğan


Sedef 21 14 Mayıs 2007 22:32

Ölesiye Seviyorum


Bana gel
Kendinle beraber
Kalbini de getir
Sonra umutlarını
Sonra dualarını
Ve hiç bitmeyen
Ve hiç bitmeyecek olan
Aşkını da beraberinde getir bana..
Maviyi sevdimse senden
Dalmışsan hayale senden
Senden hep kendimden geçmişliğim..
Şimdi hasretini kokluyorum
Senin yerine,
Seni öylesine değil
Ölesiye seviyorum.


NiliM 14 Mayıs 2007 22:46

Aşk Şans Ve Yürek İşidir

Dostum bu aşk denen
İlmek ilmek sevgi örmektir
Sözden geri dönmemektir
Mücadeledir, yılmamaktır
Dünyaya karşı durmaktır
Yedi cedde karşı gelmektir
Zamanı durdurmaktır
Sevgi pınarı olmaktır
Pınarı kurutmamaktır
Gülüşü paylaşmaktır
Derde ortak ağlaşmaktır
Yangındır, emektir
Aynaya bakıp onu görmektir
Uğruna baş koymaktır
Başına can vermektir
Hepsinden öte, aşk için
Kocaman yüreğe sahip olmaktır
Aşk yoktur diyorlar
Yaşamamışlar bilmiyorlar
Hayatının aşkıyla karşılaşmayan
Aşk yoktur der
Arzu ile aşkı karıştıran
Aşk biter der
Var mı kocaman yüreğin
Var mı direnecek inadın
Var mı aşkına rastlayacak şansın
Denemeye değer dostum
Kaçmamalısın, aşık olmalısın


Halay Sadi


Misafir 15 Mayıs 2007 00:32

Son Kaçış... Haydar Paşa Garın'da
Issızlığın ortasında bir kadın

Elinde küçük bavul...
Yılmadan içine doldurduğu anıları
Sıtrında bir yük yalnızlığı...

Gece 24.00 treni gelecek,
Son kaçış,son veda,son şehir...

Kalabalıklarda terk etmiş,
Mutlu gülüşlerini,mahur şarkılarını,
Yaşam vesikasını bırakmıştı tek göz odasında

Var olmanın cazibesiyle,
Yabancı bakışlarla süzdü kendini
Lobinin buğulu canımda...
Nedenli solgun ve yorgun görünüyordu,

Üşümüştü , içi titriyordu...
Pardüsesinin kemerini biraz daha sıktı
Isınacak bir yüreği dahi yoktu...

Başını hafifçe kaldırdı cama doğru,
Saçlarını arkaya doğru savurdu,
Yüzüne baktı birkez daha,
Gözbebekleri buluştu buğulu camda
Ürktü,saklanmak istedi...

Son kaçışına...

Tren'in amansız çığlığıyla irkildi...
Toparlanmayı denedi çaresizce

Koşuşturan , vedalaşan,kavuşanların,
Arasına karışmaya çalıştı...

Makinistin son çağrısını duydu,
Ruhunu o şehir de yitirmiş robot gibiydi

Adımları istem dışı ilerliyordu...

Bir eliyle asıldı vagonun yabancılığına
Bir elindeyse anılarını sığdırdığı bavulu,

Bir adım,bir adım daha attı...
Atmak istedi,tüm gücüyle gayret etti,

Yoruldu,adımı boşluğa düştü...

Eli kaydı vagonun yabancılığından,

O an tren son sireniyle hareket etti...

Anıları raylara saçıldı...

Andı bavuluna son bakışı,

Kim olduğu hiç bilinmedi...

Oysa o ıssızlığın kadınıydı...

Son kaçışta kaybolan...

Nisan_


blood_lovee 15 Mayıs 2007 00:46

İstanbul'a Hasret


Sevgiye hasrete doyamadığım,

Tepelerin,yedi yarendir,

Rüyaların,hayallerin hası sendedir.

Peygamberimin hayalindeki İstanbul


Sen Şura’yı Asrı saadetin,

Hep birlik de Cem ettiği,

Aşıkların senin gecelerinden,ilham aldığı,

Güzel şehirsin,İstanbul…


Kutbun, Kutbesinin,

Yeraltının,sarnıcının,olduğu

Kıtaların.kıtalara bağlandığı,

Yersin İstanbul…


Tepebaşın,Tarlabaşın sonra gelir Beyoğlu’n,

Galata kulen,Kız kulen..

Ömre,ömür katar Üsküdar’ın,

Ortaköy’ün,Feriköy’ün ,

Boğazın güzelidir,Sarıyer’in,Eminönü’n


Fatih sana hayran,sen Fatih’e

Sen dünya güzelisin İstanbul…


Senin,aşkına yanıp,tutuşup,

Diyarlar ötesinden,

Şehirler ötesinden,

Kıtalar ötesinden,

Peygamberimin ümmeti olabilmek için,

Gelenlerin misafir edildiği,

Yersin İstanbul…


Eyyüp sede,

Fatih sende,

Dünyanın gözü sende

Be!...İSTANBUL



Kemal Tunç


Guest_ASU 15 Mayıs 2007 01:04


Suskunum Sana


Hangi şiire başlasam suskunum sana
Dağ göğsünde bir kaya diliyle suskun
Güneşte kavrulan bir kum tanesi
Çatlayan dudaklarım oluyor her gece
Yağmura suskun yaşamaya suskun
Haykırabilsem
Belki bir nehir köpürebilir sesimde
Silinebilir kuraklığın bütün izleri
Upuzun çöller vadileşebilir içimde

Hangi güzelliği özlesem suskunum sana...

Adnan Yücel


Misafir 15 Mayıs 2007 01:06

NEDİR Kİ GECENİN ÖMRÜ



I

Her şey acır bir yerlerinden
Kendi içinde kırılır zaman
Zaman içinde sevdan

Denedim dayanabiliyor insan
Nedir ki gecenin ömrü
Zaten yaşamıyorsan ..

II

Sözlerindeki giyotinler bölüyor bedenimi
Yüreğimi ayırıyor kalem tutan elimden
En değerli yanlarım yere düşüyor

Reddediliyor güne başvurularım
Gözlerinde gece hüküm sürüyor

Bahar dallarımda eski sigara yanıkları ..

III

Sen yürüdükçe uzuyor sokak
Ben sokağı olmayan köşelerde bekliyorum seni
Bir umut .. “ Gelir şimdi ... “
Sussan da duyuyorum sesini
Ve biliyorum zaman alıyor mumyalamak
Bir aşkın güncesini

Ruhsatsız hüzünleriyle kaldırım taşlarının ..

IV

Tecavüzü kaçınılmazdır gözlerime gün ışığının
Ve tecavüzüm gürültüsü uyanan bu şehre

Ki işte bu saatlerde
Sokar akrebi saati / yelkovan ölür
Durur zaman / uzayan gecelerde kısalır ömür ..

Çek üstümden umut geçirmez bakışlarını
Göz yaşlarımla kurşuna dizme beni
Veda nöbetlerinde ..

Gidişinle öldür ...

V

Toplu intiharları mı yıldızların
Yoksa ışıyan gün mü bu karanlık ?!!
Durmaksızın seni yaşamaktır / yalnızlık ..

VI

Mısralar yazıp da tenine
Ne zaman bir şiir dikmek geçse içimden
Yaktığım şiirler kadar sıcak bedenine
Bir cehennem ateşi geçer gecemden

Gözlerim kaçar gözlerinden ..

Orhun Basat


blood_lovee 15 Mayıs 2007 01:07

Sevda Bülbülleri


İçimde biter kan kırmızı aşk gülleri
Konar dallarıma hep sevdâ bülbülleri
Hiç aratmaz yâr güzelliğin sümbülleri
Konar dallarıma hep sevdâ bülbülleri

Seninle ben canan en güzel düşlerdeyim
Anbean mutluluk kokan gülüşlerdeyim
Sevgi okyanuslarında yüzüşlerdeyim
Konar dallarıma hep sevdâ bülbülleri

Her an yaşarım seni başım bulutlarda
En unutulmaz nağmesin çalan utlarda
Hep senin adın var bendeki maksutlarda
Konar dallarıma hep sevdâ bülbülleri

En hisli arzularımda her dem sensin yâr
Sevdân bedenimi depremler gibi sarsar
Gözlerindeki bakışlar aşka dâvetkâr
Konar dallarıma hep sevdâ bülbülleri



Timur İlikan


arwen 15 Mayıs 2007 01:24

Hatırlama ne olursun, o yıldızsız geceyi,
Ayrılığın kıyısında, çözümsüz bilmeceyi,
Cevapsız kalan soruda, söylenmeyen heceyi,
Ellerimiz ayrılsa da, sevdiğimi unutma,
Razıyım ben özlemeye, çiçeğimi soldurma.

Hani seninle sahilde, gezerken el ele,
Aşkımızı haykırırdık, gülen gözlerimizle,
Can gibiydik, canan gibi, sevgi dolu yürekle,
En güzel anları düşün, gönlümdeki sevdayı,
Rastlarsan bir Mecnun’a, hisset o Leyla’yı.

Hayallerimi süslüyor, parıldayan gözlerin,
Asla dinmez kulağımdan, aşkım diyen sözlerin,
Canımı hep yakıyorken, ateş gibi közlerin,
Esti birden deli rüzgâr, sevdamızı savurdu,
Ne oldu bize böyle yar, ayrılık bizi vurdu.



emin zeybek


blood_lovee 15 Mayıs 2007 01:42

Farkında mısın


dikenli tellere attım seni
sürgünlerdeyken
sen gözlerini buluta kaparken
farkında mısın bakıyorum boşu boşuna

ne mi yaptım , kalakaldım
şeytan aldı ağzımdan senin adını
anlattıracakmış sana başkalarındayken
farkında mısın yaşıyorum boşu boşuna

sonbahar kondu pervazıma
uğuldarken rüzgar yağmalanmışım
tüm umutların benleyken
farkında mısın sensizleşiyorum boşu boşuna

yüzüm de meyhane dağınıklığı var
anılar kaldı gözbebeklerimizde
kıydı namert sana yarınlarındayken
farkında mısın deliriyorum boşu boşuna

duygularımın aynasındaydım
dönüş yolunu kapadım mavi gülün
çoğalsada yokluğun ayıkken
farkında mısın sarhoşum boşu boşuna

demir atmışken bana
saklayamadım seni
sen inat ben israr aşk yanarken
farkında mısın şairleşiyorum boşu boşuna

adam değilmişim şimdi anladım
frenlerim patlamış
besmele çekeyim ayyaklarının altındayken
farkında mısın dualardayım boşu boşuna


Serdar San


Sedef 21 15 Mayıs 2007 01:43

Ölmeyen Sevginin Figüranlarıyız Biz
Yitirme umudunu asla
Yitirme
Ben yoksam bir başkası var
Kaç seven insan kavuşmuş ki
Bırak bizimkisi de efsane kalsın
Sevip de kavuşamayanlar efsanesi
Başroller SEN ve BEN
Ayrılıyoruz yakında
Sen yoluna,ben yoluma
Beni unut,düşünme
Başka birine gönül ver
Ama ben veremem
Sen de veremezsin,bunu biliyorum
Sen başkasını sevemezsin
Sevseydin bunu hissederdim
Sevdanla yanıp tutuşmazdı yüreğim
Bir tek biz biliriz ayrılığı
Biz anlarız ayrılık nedir
Çünkü seviyoruz
Sevmeyi biliyoruz
Unutma beni,ne olur unutma
Kiminle olursan ol
Hangi şehirde olursan ol
Aklında mutlaka ama mutlaka
Hayalim ve sevgim olsun...


Oya Fahlioğulları


arwen 15 Mayıs 2007 01:53

seni ezberledim


Sen benim ezberimdesin
Her anı nı her davranışını
Nasıl uyanırsın güne başlarsın
Ben herşeyini ezberledim
Neye kızar neye sevinirsin
Doğrularını yanlışlarını
Seni hayata bağlayan tüm bağlarını
Nezaman nasıl davrandığını ezberledim

Sen benim ezberimdesin
Hangi rengi çok sever nasıl giyinirsin
Nasıl yemek yer neyi çok seversin
Çayının şekerini yemeğinin tuzunu
Ben senin herşeyini ezberledim
Daha dudakların oynatmadan bilirim
Neler söyleyeceksin

Ben senin herşeyini ezberledim
Senin beni farketmediğin anlarda
Ben sadece seni izlemekteydim
O boş bıraktığın bakışlarımda
Yapayanlız buz tutmuş odalarımda
Sessiz sedasız her haykırışımda
Seni ezberledim
Birgün seversin
Birgün hissedersin
Umuduyla



asiye atabaş


blood_lovee 15 Mayıs 2007 01:58

Sana

Sana
Yarınları olmayan dünlerimi bırakıyorum
Bir daha hiç akmayacak olan nehirleri
Ölümle burun buruna olan
Özürü olmayan hatalar bırakıyorum

Sana
Yaşanmayan aşklarımı bırakıyorum
Ölümsüz sevgilerin ölümünü
Yağması imkansız
Umutlar bırakıyorum sana

Sana
Bu kentin yağmurlarını bırakıyorum
Her karışında göz yaşlarını
Şehrin kalabalığında yok olan
Yalnız insanlar bırakıyorum sana

Sana
Bir nefes daha fazla alacağın
Koskoca bir dünya bırakıyorum
Bir adım daha fazla atacağın
Up uzun yollar
Sana
Kalabalıkların içinde fark edemeyeceğin
Bir dünya bırakıyorum
Yalnızlığında
Gerçeklerle yüzleşeceğin
Bensiz bir dünya bırakıyorum.


Ergin Kaya


arwen 15 Mayıs 2007 02:32

sevdiğimi anlasana


Sürgünlerde kaldım,
Ateşlerde yandım,
Beni seviyorsun sanmıştım,
Yazık ki acı aldandım...

Umudumu, pamuk ipliğine bağlamışım,
Söyle, sensiz nasıl yaşayacağım,
Öylesine bağlanmışım ki sana,
Öylesine mecburum ki sana,
Anlasana be güzelim seni sevdiğimi anlasana...


seyyid burhaneddin kekeç


HayLaZ61 15 Mayıs 2007 03:34

Hala Seviyorum

Bugünlerde yine seni düşünüyorum...
Yalnız,ıssız ve çaresiz gecelerde,
Seni düşünüyorum sessiz çığlıkların arasında...
Kalbim senin için çarparken,
İçimden "seni seviyorum" diye haykırmak geliyor!..
Ama olmuyor,
Ben yine de seni seviyorum haykıramasamda çığlık çığlığa,
Bir kağıt parçasına,duvara haykırıyorum aşkımı,
Seni sevdiğimi yazıyorum sadece !!!

Seni düşünüyorum hep gecelerde,
Belki hayalin yalnızlığıma katık olur diye...
Seni düşünüyorum hep gecelerde,
Belki hayalinle gelirsin diye...
Seni düşünüyorum hep gecelerde,
Belki seni hayalinde unuturum diye...

Ama ne mümkün böyle bir şey.
Gözümden uzaksında,gönlümden olmuyorsun işte,
Çıkmıyorsun aklımdan...
Hani istemiyordumda çıkmanı.
Bir ümitle bekliyorum,
Hani göçüp gitmeden bu dünyadan,
Bir kez olsun sevgiyle bakar diye gözlerin bana.

Ben hala yalnızım buralarda,
Hala yoğun duygularım,hala karanlıklardayım,
Doğmasını bekliyorum güneşin,
Ben hala uykusuz gecelere inat seni düşünüyorum!..
Ve ben hala seni seviyorum...
Fatih Mertkollu


scanner_11 15 Mayıs 2007 07:25

Anladım

anladım
sabahları açılır
esnaf çarşıları yeminle
"bedreddinim bir ağaca asılır"

anladım
en büyük yalan yemindir
edilir sabahları
gecesini hatırlamayan esnafların

tüm merasimleri gömdüm
ömrümün reklam amaçlı takvimlerine
anladım
kimse üzgün değildi
bayraklar yarıya indiğinde

bir tek el isteyen
yordam ve özür dileyen

anladım
herkese kötü şeyler hatırlatan yüzüm
evet yüzümdü
her görüşmeye taşıdığım
kandırılmaya gönüllü bir gönülle
az sütlü neskafelere sigaralar iliştirdim
göz gördüm başka acılara ayarlı
uzun bir yüz gördüm
meğer filmin sonu diye ayarsız
fin yazardı ve end zamanında
bir zamanlar
Fransızlar hep Fransız kalacaklar
sabah sinemasında pazarları

aklimi alıp doğduğum evin
müze olma isteğine saklayacaklar
ama kavaklar büyüyecek
herkesten gizli boyatmak
bir kavağın becereceği iştir ancak

anladım ki ağaçlar
topraga aci verdikçe büyüyorlar

her pazartesi and içip
cumaları marşa basan
camiler dolusu yemin edip
taburlarca yalan söyleyen
bu toprakta bu ağaç
kuruyacaktır elbet

anladım
kimseye acı vermeden
büyünmüyor
namusum ve şerefim ve
çocukluğumun üzerine beton dökerim ki
tüfek filan değil
çimento icat edildi de
bozuldu mertliğin mimarisi
esrarlı bir ülkeye göçtü sabrın taş ustaları

anladım
altı dükkan olsun istiyor evinin
ve ağlamaklı bulmuyor apartmanları
benim taş ustamın karisi
ve her yerde
şube açmak istiyor
İskender kebabını icat eden
büyük İskender’in çocukları
ki gölge filan etmez
yoğurtlu bir ziyafet çekerdi
diyojen’le karşılaşsaydı.

anladım
Bursalı İskender’in
Romalı arkadaşından daha çoktur
uygarlığa katkısı

oysa
bu satırlarla üstünü örten ben
kelimelerle sargı bezi ve
merhem yapan
ozanlığı en çok kendini üzen ben
anladım
sadece öğlenleri açarım yaramı
ve hiçbir yerde şubesi olmaz
bu kanamalı hastanın

anladım.




NiliM 15 Mayıs 2007 08:59

Bir Kara Sevda

önceleri renk renk açan çiçekten habersizdim
yoktu derdim, neşeliydim, tasasız, kedersizdim

gülerdim aşıkların döktüğü göz yaşına
şimdi benim de geldi kara sevda başıma

fakat yine mutluyum:bir bilinmez mutluluk
yüreğimden bir sevda akıyor oluk oluk

hayatım anlam buldu bir dilberin sözünde
ben dünyayı keşfettim O`nun iki gözünde

vücudumu birdenbire çılgın alevler sardı
gözüm görmez, dizim tutmaz, saçlar ise ağardı

şimdi bana sorsunlar sevmek nasıl bir şeydir
sevgi bir aşık için dünyadaki her şeydir

her gece sokaklarda hem açım hem susuzum
sabahlarken meyhanede yorgunum uykusuzu

benim için:koskoca dünyada yalnız
bir ben varım,bir aşkımız, bir de süt benizli kız


Müslüm Çağlı


blood_lovee 15 Mayıs 2007 10:41

Rüya

Yine burdayım,
Yalnızlığımla başbaşa düşüncelerdeyim,
Etkisindeyim hala yaşadıklarımın, yaşadıklarımızın, geçmişimdeyim,
Kurtulamıyorum bir türlü,
Uğraştıkça unutmaya, daha çok hatırladığımı farkediyorum ,
Seni, sevgini, sevmeni, bakışlarını,
Hele hatırımdan çıkmayan bir manzara var ki
Çıldırtıyor kahrediyor,
Uyurken bile ağlatıyor beni,
En son işimiz var deyipte götürmüştün ya beni,
Uçsuz bucaksız yeşilin her renginin var olduğu
bu şehirde hiç bilmediğim bir yere
Uçurumda bir kayanın üzerine çıkıp
Eşsiz bir manzara seyretmiştik elele hani,
Kayanın üzerinde değilde bulutların üzerindeydik sanki,
Rüya gibi,
Yıllardır kurduğun gerçekleşmiş bir hayal gibi,
Evet evet rüya gibi,
rüyada sonunda biter çünkü,
tıpkı bizim sevgimiz gibi...
Dedimya düşüncelerdeyim geçmişimdeyim ,
O düşünceden o düşünceye atlıyorum yine,
Nedenler, niçinler, sorularla, anılarla dolu düşünceler,
Sanki hepsen varmışsın şimdiye kadar,
Sanki sadece sen bağlıyormuşsun hayata beni,
Sanki hiç dostum, arkadaşım, ailem yokmuşta
Hep sen dolduruyormuşsun hayatımı gibi,
Hayatım boşlukta kaldı büyük adam...
Küçüğüm, küçüksün derdin ya bana hep,
Bende iyice küçük sanmışım kendimi,
Şimdi babasını kaybetmiş küçük bir çocuk gibi
Hep ağlamak istiyorum
Herkesten kaçıyorum büyük adam...

Yasmin Kaynar


blueeyez 15 Mayıs 2007 11:10

TAHİRLE ZÜHRE MESELESİ


Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte
yani yürekte.
Meselâ bir barikatta dövüşerek
meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken
meselâ denerken damarlarında bi serumu
ölmek ayıp olur mu?
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
Seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil
NAZIM HİKMET


Tiglon 15 Mayıs 2007 11:44

MEMLEKET
Bir memleket havası
Tütüyor burnumda kokusu
Gözler onünde o görüntüsü
Geliverir aklıma o mimarisi

Gurbet zalim gurbet
Ayırdın o güzelim yerden
Hayat bizede gülecek elbet
O karanlık günlerin ardından

Bir memleket türküsü
Geliverir aklıma öyküsü
Çırpını verir birden kalbim
O güzelim memleket için


Mystic@L 15 Mayıs 2007 12:36

Meryem ana Tanrıyı doğurmadı
Meryem ana Tanrının anası değil
Meryem ana analardan bir ana
Meryem ana bir oğlan doğurdu
Âdemoğullarından bir oğlan
Meryem ana bundan ötürü güzel bütün suretlerinde
Meryem ananın oğlu bundan ötürü kendi oğlumuz gibi
yakın bize
Kadınlarımızın yüzü acılarımızın kitabıdır
acılarımız, ayıplarımız ve döktüğümüz kan
karasabanlar gibi çizer kadınların yüzünü.

Ve sevinçlerimiz vurur gözlerine kadınların
göllerde ışıyan seher vakıtları gibi.

Hayallerimiz yüzlerindedir sevdiğimiz kadınların,
görelim görmeyelim karşımızda dururlar
gerçeğimize en yakın ve en uzak.

Nazım Hikmet


Tiglon 15 Mayıs 2007 12:48

BİR AYRILIK GÜNÜNDE
Ne gariptir şu ayrılık günleri
Bir dosttan da, düşmandan da ayrılsan
Nedense bir tuhaf oluyor insan

Derin bir sızı giriyor içeri
Son bir defa bakarken caddelere
Dükkânlara, evlere, kahvelere

Hâtıra yüklü kervanlar geçiyor
Dolu dolu gözlerinin önünden
Bu son yadigar mı bir ayrılık gününden

Ne unutulmaz zamanlar geçiyor
Ağır ağır biz farkında değilken
Gökler masmavi, yaprak yemyeşilken

Sen istediğin kadar unutulmaz de
Bu son dakika, bu vakitsiz yağmur
Unutulur, azizim unutulur

Başka ne yapılır böyle bir günde
Kapanan bavul, çivilenen sandık
Ve sonra kuru bir "Allaha ısmarladık


Sedef 21 15 Mayıs 2007 19:13

Kaçıyorum


Senelerce bekledim tek yolunu
isyanlar verip çok yordun kulunu
bir gün gelirse sormaya durumu
ne bir adres ne bir numara bırakmadan kaçtı deyin.

Kirlenmiş beklentin sıkışıp kalmış
vakitsiz adımız üşümüş solmuş
bir gün gelirse sormaya ne olmuş
sürgüledi gözlerini ağlayarak kaçtı deyin.

Sevgilimsin demek gelmişti hep ar
yağmıyorsa sende lapa lapa kar
bir gün gelirse sormaya nesi var
körfez imbatı örtünürken titreye titreye kaçtı deyin.

Küllerim savrulurken kıyılara
güneşi yine yorgun doğurursa
bir gün gelirse sormaya olur ya !
Son çığlığını aynalara attı dünyadan kaçtı deyin.


Serdar San


Mystic@L 15 Mayıs 2007 22:47

İtimat edersen benim sözüme
Gel birlik kavline girelim kardaş
Birlik çok tatlıdır, benzer üzüme
İçip şerbetini duralım kardaş.

Son verelim iftiraya bühtana
Kardeşane sevişelim can cana
Elbirlikle çalışalım vatana
Çok okul, fabrika kuralım kardaş.

Yürüyelim Atatürk'ün izine
Boş verelim bozguncular sözüne
Göz atalım şu dünyanın hızına
Yürüyüp hedefe varalım kardaş.

Veysel'in sözleri kanun dışı mı?
Mantığa uymazsa kesin başımı
Bana düşman etmiş vatandaşımı
Sebebi ne ise soralım kardaş.

Aşık Veysel


nünü 15 Mayıs 2007 23:38

Ayrılıktan Söz Etme Bana

Fedakarlık aşkımızın tacı inan
Gel sen ol,hasrete son noktayı koyan
Bahtiyardır vedayı kalbinden atan
Yeter ki ayrılıktan söz etme bana

Kuşaktan kuşağa değişmeyen ne ki
Aynı kalan bir tek sevgidir inanki
Aşkla,sevgi olmazsa olmaz demekki
Yeter ki ayrılıktan söz etme bana

Katı duygularını çıkar kalbinden
Çağlasın yüreğin gönül deresinden
Mutluluk rüzgarın essin en derinden
Yeter ki ayrılıktan söz etme bana


arwen 15 Mayıs 2007 23:55

Vazgeçemediğim

Biri bitmeden biri yanan,
Sigara gibi dudaklarımdan,
Düşmüyorsun bana inan,
Adın dilimde her an,
Vazgeçemediğim.

Biri dolmadan biri boşalan,
kadeh gibi dudaklarımdan,
Düşmüyorsun bana inan,
Adın dilimde her an,
Vazgeçemediğim.

Sabah akşam yatmadan,
Dua gibi dudaklarımdan,
Düşmüyorsun bana inan,
Bir şeysin sen,
Vazgeçemediğim.


Emine Özbakır


Guest_ASU 16 Mayıs 2007 00:22

Aşk İki Kişiliktir

Değişir rüzgarın yönü,
Solar ansızın yapraklar;
Şaşırır yolunu denizde gemi,
Boşuna bir liman arar.
Gülüşü bir yabancının,
Çalmıştır senden sevdiğini;
İçinde biriken zehir,
Sadece kendini öldürecektir;
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk iki kişiliktir.

Bir anı bile kalmamıştır...

Ataol Behramoğlu





Misafir 16 Mayıs 2007 01:05

YOKSUN

Biliyorum
Bugün kulakların bi rbaşka çınlayacak
Anlayacaksın
Seni yine nasıl hasretle
andığımı özlediğimi
Ellerin titreyecek
Gözlerin yollarda olacak
Yokluğumda ağlayacaksın belki
Sende hissedeceksin
Yüreğimde neler hissetiğimi

Özlem yakarsa yüreğini
Ve acı çekersen beni an
Çünkü ben içindeyim özlemlerimle

Her yenigün seni yaşıyorum
Özlüyorum yeniden
Yaşamı sevmiyorum artık
yaşamıyorum ben
Çünkü sen yoksun
Hayatım yaşam sevincimdin
YOKSUN YOKSUN YOKSUUUUUNNNNN

Pınar Suna Ay


arwen 16 Mayıs 2007 01:14

Uzak
Çok uzak..
Yitip giden bir sevda gibi,
Yarım kalmış düşler gibi
Uzak..
Çok uzak..

Kalabalıklar içinde
sevdiğinin
sureti gibi..
ekmek gibi,
kavga gibi,
sevda gibi…
aklı başında her insan gibi..

sosyalizm gibi..
uzak..
Çok uzak..



devrim ufuk bektur


Mystic@L 16 Mayıs 2007 01:27

Aşk mavisi tükendiyse o boşuna denizde
Bil ki diken diken bir çamurla örtülüdür sığlığı
Niye enez bu zambak diye sordular mıydı
Aşksız geçen günlerinde örselenmiş,de

Aşk bürünmeseydi de bak hiç şakır mıydı
Şu bi damlacık isketeye ta gagadan kuyruğa
Kişi gönlünü yitirdi mi ne yüzle çıkar sokağa
Yaşamda nesi varsa aşk işte onun adı

Ansıyın aşkla yağdı da sular
Ondan kokulandı ıtır çekirdeklendi elma
Doğayla el ele bizi üreten bir sevgi var
Evrende en soylusu sezdim ki bu çoğalma
Horozdan Korkan Oğlan

Metin Eloğlu


Misafir 16 Mayıs 2007 01:27

Hasretinde bazen yağmur olup
Geçeceğin yollara gül tohumu ekiyorum
Sen ise ;
Ayaklarınla yüreğime bassan bile
Yüreğimin acıdığını düşünme.
Ben , her adım attığında,
Yüreğimden öptüğünü farzederim.

Hasretin çöker hüzün bulutlarıma…
Yüreğine düşen her damla,
Kurumuş güllerin yüreklerine ” hayat ” olur.
Ben, sana ağladıkça
Güllerin daha güzel açar,
Bilirim.
Ben, sevdana yandıkça
Baharlar hep gülüşlerinde konaklar.
Hissederim…..

Yüreğin, aldığım nefes olmuşken,
Toprağa sarılan sarmaşık gibi
Geceye uzanan ışık gibi
Hasretinde bile ” sana ” sarılıyorum.
Aldırmıyorum hasret yağmurlarına,
Yokluğunda bile yaşıtıyorum seni.
Sakın üzülme sen;
Ben; seni sevdikçe nefes alıyor,
Seni özledikçe yaşıyorum…



ismail sarıgene


blood_lovee 16 Mayıs 2007 01:37

Çığlık


Yalnızlık yüreğimden/ kalemime süzüldü
Selam verdim leylaya/ gözlerime büzüldü
Gözlerim her an akan/ bir bozuk musluk gibi;
Cinnet saatlerimin/ karşılıksız sahibi...
Sevgi merhametlerin/ gülleri diken saçan
Karşı kıyı uyurken/ ağlamaklı O insan
Gözlerine hab düşmüş/ bakışına kan düşmüş
Düşlerine amansız/ hatıralar üşüşmüş
Yaşananlar hep biraz/ tebessümlü efkardı
Bir gece salınarak/ içine düşen kardı
Ve kar, uykumu çalan/ bir sevinçtir bende ki
Düşerlerken düşüme/ anımsadığım şevki
Aşk olarak bilirim/ eriyişlerden gelen
En son göç eden martı/ en son ölüme gülen;
Bir mezar bekçisinin/ intiharı gibidir;
Yokluğun yüreğimin/ gömülüş sebebidir;
Dost diye bildiğin el/ aşka kefen dikmişse,
Beklenilen sevgili,/ umudun gecikmişse
Çılgın bir mumyadır/ aşkın peşinden koşan,

Bir mezarlık dibine/ kadar inmişse zaman...
Gelipte demirlerler/ saçlarını bu şehre
Say ki o muzlim gece/ gözlerinden bibehre
Yırtınır, yağmurlara/ yapışan aşkın sesi
Bir çığlık göğe koşar/ solunurken nefesi
Dizginleri koparıp/ gözü yumuk koşarken
Hatta kurşunlanmamış/ umutlar dahi varken
Bir ihanetle atıp/ aşkını bir köşeye...
Bir yıldız kaymasına/ sebep olacak her şeye
Bütün rüzgarlarımla/"son" derken hayatımdan
Kovamıyorum seni/ şiir denen rıhtımdan
Bazen bir yasak olup/ dikilirsin karşıma
Bazen mevsimlerde ki/ çözülecek muamma
Sen uzun kış gecesi,/ dumanlar çökmüş sahra
Nergis bahçeleriyle/ doldurulmuş Buhara
Ben meçhul varlığından/ yağmura yüzün çizen
Sonra sıkılıp her şeyden/ateşe hüzün çizen
Boşlukta geçen ömrüm/ ne yokluktu, ne sığlık
Onun bütün varlığı/ içine kaçan çığlık...


Ali Şen


arwen 16 Mayıs 2007 01:43

Olmasaydın daha iyiydi
Olmasaydın
Ağlamazdım böyle
Buluttan farklı olurdu
Islanmazdı olur olmaz gözlerim
Yaşamazdım bunca yıl
Kurur gider
Sararıp solardım
Bir rüzgar alır götürürdü beni
aldırmazdım


gazi sarı


blood_lovee 16 Mayıs 2007 02:01

Zorsun


Zorsun
Dayanılmaz oluyorsun bazen
Bazen buz gibisin
Derken eriyorsun
Bulup bulup kaybediyorum seni
Sense
Beni ne zaman istersen buluyorsun
Ne buz oluyor ne de eriyorum
Ben sıcağım
Sana hiç yaramıyorum
Kaybeden ben değil sensin görüyorsun
Benim sıcaklığımla kaybolup giderken
Erimekten başka hiçbirşey yapamıyorsun


Öznur Güller


Misafir 16 Mayıs 2007 02:09

SANA DAİR...

bilmiyorum
bilemiyorum artık
yarın
ve yarından sonrası
ne getirecek bana ötelerden
yine neler kuşatacak aklımı
yine hangi umut can verecek
sana dair...

bir sır gibi zaman
dilsiz
kör ve sağır...
ağdalı bir acıyla
yosunlu
tutamaksız bir merdivenden
inmeye çalışır gibi ürkek günler
kaygan
korkulu
belirsiz ve küskün
sana dair...

içimdeki uçuruma yuvarlanıyor bir bir
kan kırmızısına buladığım
simsiyah mısralarım
bir deniz köpürüyor dipte
en derinlerde
asi ve hırçın
bu benim çoktan vazgeçtiğim
özleyiş olmalı
delirmeye eş
sonsuzluk gibi kesin
ve keskin bir çırpınış
sana dair...

ala-ü vala ile
o sonsuz saltanatında
bir bir geçiyor mevsimler nihayet
alımlı çalımlı
ceylan gözlü sevdalar gibi
yüreğimin dışından...

baharlar
yazlar
kışlar dansediyor
mısralarımın ötesinde biryerlerde...

küçük burnunu cama dayamış
sokağa çıkmasına izin verilmeyen
ve bu yüzden
içini çeke çeke ağlayan bir çocuk var içimde
mahzun
neş'esiz
oyuncaksız
ufacık elleriyle sımsıkı kavrayıp
göğsüne bastırmış
ne kaldıysa senden geriye
ve ne varsa tutunduğu
sana dair...

bilmiyorum
bilemiyorum
yarın ve yarından sonrası
ne getirecek bana Levh-i Mahfuz'dan
yine neler kuşatacak
sabır köşkümün güz bahçesini
kimbilir
neler mühürleyecek dudaklarımı
hangi tesellim susacak
sana dair...

CEYDA GÖRK


jöly 16 Mayıs 2007 02:23

SELAM OLSUN..

Selâm olsun bizden güzel dünyaya
Bahçelerde hâlâ güller açar mı?
Selâm olsun sonsuz güneşe, aya,
Işıklar, gölgeler suda oynar mı?

Hepsi güzeldir kar, tipi, fırtına
Günlerin geçişi ardı ardına.
Hasretsiz bir kanat şakırtısına
Mavi gökte kuşlar yine uçar mı?

Uzak, çok uzağız şimdi ışıktan,
Çocuk sesinden, gül ve sarmaşıktan,
Dönmeyen gemiler olduk açıktan,
Adımızı soran, arayan var mı?

http://www.siirperisi.net/images/sair.gif AHMET KUTSİ TECER


blood_lovee 16 Mayıs 2007 10:41

Hadi Sil Gözlerini

Bulutlar göç ederken bu şehrin üzerinden,
Neden gözlerin hala sırılsıklam bakıyor?
Biten bir sevgi olsun, hadi sil gözlerini,
Senin bu bitkin halin beni içten yıkıyor.

En yakın arkadaşım, üzme artık kendini.
Haykır küfret dünyaya, kus bütün kederini.
Bütün günahlarının ödedin bedelini,
Sanıyorsun ki O'da, senin gibi yanıyor...

Aldanıyorsun dostum, O'nun keyfi yerinde.
Sn acılar çekerken, o zevkin seferinde.
Toz pembe hayallerde, yeni aşklar peşinde.
Sende hasret onda aşk besteleri çalıyor...


Samet Aday


Misafir 16 Mayıs 2007 11:06

Sevgilicilik Oyunu

"sensiz geçen günlerimde..." , diye başlayan şiirler okuduğum zamanlardı,
beni bırakıp gittiğin günler.

sen, kayıp şehir efsaneleri kılıklı bir aşkın, beni bırakan kahramanıydın sevgilim.
ben yaratmıştım seni, düşlerimle besledim.

hayal perdesinin bu yanında, yazılmamış bir romanın önsözüydün sadece.
şizofrenik bir oyundun sen sevgilim, kendim çizip kendim boyadığım.

sana, hayal perdesinin öte yanındaki, çırıl çıplak gerçekliğinle değil,
düşlerimden diktiğim, tanrıça kostümünle aşık olmuştum.

şizofrenik bir oyundun sen sevgilim, kendim çizip kendim boyadığım.

yoktun...

ben, sevgilicilik oynuyordum sadece.




Tolga Görkem


Guest_ASU 16 Mayıs 2007 11:29

Bahar teninde

mutluyum
kelebek misali
baharım benim
senle varım
bir günlük
olsada hayatım
bir gün gelecek
bir gün kalacak
o gün bana
ölümsüzlük olacak
bir kelebek kanadı renklerinde
mutluyum senle
bahar teninde

Birol Oklu


Misafir 16 Mayıs 2007 11:32

Bedenim üşür, yüreğim sızlar.
Ah kavaklar, kavaklar…

Beni hoyrat bir makasla
Eski bir fotoğraftan oydular.

Orda kaldı yanağımın yarısı,
Kendini boşlukla tamamlar.

Omuzumda bir kesik el,
Ki durmadan kanar.

Ah kavaklar, kavaklar…
Acı düştü peşime ardımdan ıslık çalar.

Metin Altıok



Saat: 12:31

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık