![]() |
Ömrümün Özeti Doğduğum gün, ölümle nikâhlandım Gözümü açtığım andan itibaren Rabbinle arama girdi şeytan Büyüyüp adam olduğumu sandığım da Yavaş yavaş küçüldüğümü gördüm Zaman kıvrım kıvrım akarken Akan zaman değil, kendim olduğunu anladım Güzeldim ama yavaş yavaş beni terk ettiğini gördüm Varlığımın beni mutlu ettiğini sandım Oysa mutluluğumun, hırsızıymış aldandım Ömrümün çok olduğunu sandım, bittiğinde aslında Hiçte o kadar çok olmadığını anladım Güneş doğarken, zaman uzun diye hep oyalandım Güneş battığında, hiç bir işe yaramadığımı fark ettim Mutluluğum arttıkça hüzünlerimde artı Yaralarım çoğaldıkça, alınganlığımda arttı Hayata tek başladım, sonra çoğaldım Yeniden azaldım,bir başıma kaldım Ölümü yanımdan hiç ayırmazdım, yanımdan ayırdığımda tattım. Tülay Bilgin |
Son Tren |
Yokluğun Her Dakika Ölüm Demek Gitme Kal Yokluğun her dakika ölüm demek gitme kal Hasretim daha yüz yıl dinmeyecek gitme kal Yetişir senden uzak yıllardır kahrolduğum Ayrılma hiç yanımdan mahşere dek gitme kal Ümit Yaşar Oğuzcan |
Deli Divane http://www.askmasali.com/resimler/kalp.gif Sarılasım gelir, seni içime alasım, Kalbimin en köşesine koyasım gelir Üzülesim gelir senin üzüntüne, Ağlayasım gelir yerine, Hayran olasım gelir Ay Yüzüne, Gül kokuna ölesim gelir Ceylan Gözlerine dalasım gelir bakarken, Sarhoş oluncaya kadar seni içesim gelir Ellerini sonsuza kadar tutasım, Bir ateş gibi yanasım gelir uğruna, Sana deli divane, sana Mecnun, Sana Ferhat, sana BEN olasım gelir Mavi PRENS |
Hayalmi Bakarak resmine gülüyorum, Verdiğim sevgiye yanıyorum. Belki seversin diye, Giden günlere kanıyorum. Üzülme,ben mutsuzsam sana ne, Tek tek yaratılmışız şu evrende. Sen mutlu olacağın sahte insanlara koş, Ölürken belki benim kadar, Mutlu olamıyacaksın. Ne olurdu kenetlenmiş doğsaydık, Aramadan bulsaydık birbirimizi, Evreni beraber tanısaydık, Üzülmeden sevseydik günlerimizi. Geceleri koştuğum yollarda aradım, Düşününce içtiğim yudumlara sordum, Uyuyunca rüyalarımda gördüm, Benim için sen hayal mi olacaktın. M.Yaşar Kopuz |
Senden Öncesi Yoktu |
Aşk Kapali Bir Göz Gerçeklerden uzaktı yaşamak Her anımızda bir düşün kölesi olduk Oysa sevdik belkide sevildik Bazen yalan söyledik bazende inandık yalanlara Aslen gerçeği bildiğimiz halde Gerçeklerden uzaktı yaşamak Çatı köşelerinde tenhalarda sevişirken Nefes aldığımızı anladık yaşadığımızı fark ettik ölümün kıyısında ölümle dans edercesine Gerçeklerden uzaktı yaşamak Oysa gerçek yoktu ki ortada Önce kazandık sonra kaybettik Ağladık hiç susmayacaksına Bazen kabullendik Anladık gerçeğin nelerden ibaret olduğunu Kahroluşun bir sebebiydi bu Sustuk bir daha konuşamamacasına Bazen dalıp gittik derinlere Acabalara kaplıp düşündük delicesine Herşeyi kabullenip geri istedik Yanlış olduğunu bilircesine Ama hiç kötü düşünmedik düşünemedik belkide Gerçeklerden uzaktı yaşamak Buz gibi odalarda ölüm sessizliğinin içinde Soğuktan titrerken farkettik yanımızda olmadığını Oysa biz kalabalığın içindede yanlızdık Herşey yabancıydı bize Sesimizin yettiğince bağırmak istedik bazen Ama sustuk yarım kalan sevdanın ibret verici görüntüsü karşısında Gerçeklerden uzaktı yaşamak Zarar veren herşeyi sevdik Cebimizden çıkartıp bir sigara yaktık sonra Her dumanda biraz daha yok olduğumuzu bilmeden Keyif almaya baktık soluduğumuz dumandan Gerçeklerden uzaktı yaşamak Bazen kaçtık gerçeklerden Bazense saklanmaya çalıştık Ama nereye kaçarsak kaçalım Ölene dek dönüş yolundydık Aslında gerçeklerden öyle uzaklaştıkki Sonunda tek gerçek bizdik Cümlesi belirdi ağzımızda. Ufuk Şentürk |
Hatırlar Mısın ? |
KİMBİLİR |
Çal kapımı… Önce düşlerimi getir, hayallerimden bir gemi yap, Yelkenlilerinin içinde savrulsun rüzgara karşı umutlarım… Benden ve senden bildiğim bütün olmazları bindir, Kaptanı sen, tayfası sen, rotası sensiz çiçekler olsun… O çiçekler ki her çalan kapı zilinde soldu… O çiçekler ki kitap sayfalarında kurudu, Bana çiçeklerimi de getir gelirken, Düşlerden bezenmiş olsun, Kırmızı, mor, demet demet değil, Bir gonca gül gibi birkaç yaprak olsun… Her yaprağında ayrı sözcükler olsun, Hiç yazılmamış, hiç söylenmemiş bir türküde söylensin adım… Kelimelerde yerini bulmamış bir şiir olsun Her yaprağı, yeni doğmuş bir bebek kadar taze ve güzel, Masumiyetiyle kokusu tütsün üstünde buram buram… Çal kapımı…. Her günü bir çok güne benzeyen, Her yılı bir çok yılla değişen, Mevsim değil, ay değil saat değil, Saniyeler geçmeden gel… Gel ki, açtığım kapı gülsün… Gel ki güneş doğsun artık gecenin üstüne, Aydınlatsın, aydınlansın tüm dünya gelişinle… Birdenbire, ansızın gel, çay demlenirken, Öylesine bir halde seni düşünürken, Her gün gelirmiş gibi, kapı komşusu, Kırk yıllık ahbap gibi, Bir bahar sabahı henüz ortalık ağarmadan, Alacakaranlıkta gel… Dönüşsüz olsun gelişin, yolları ve yılları çalarak, Bir kilit vurarak yokuşlara, aydınlık bir yüzle, Gülümseyen bir yarınla, gel… Çal kapımı… Bir evliya ocağından, Nur yüzlü bir derviş kapısından gelirmiş gibi, Yaradandan el açıp dua etmiş, Duası kabul görmüş bir garip kul gibi, gel… Tövbe edip günahsız, yalansız ve hiç bir an düşünmeden, Düşündürtmeden gel… Dualarla, besmeleyle, günahsız, vebalsiz, kul hakkı yemeden, Geriye bakmadan gel… Varlığınla bezensin düşüncelerim, destan yazılsın gelişinle, Hiç okunmamış, sana saklanmış, seni anlatmış destanlarla gel… Çal kapımı, Serzenişim sanadır, şikayetim sana, Nazım, isyanım, küskünlüğüm, deliliğim, Delişmenliğim, hüznüm sana, gidişlerim hep sana, Döndüğüm bütün yollar sanadır… Garipliğim, yoksulluğum, yalnızlığım, Susamışlığım, yakarışım sendendir… Seninle gördüm yaşamak denilen oyunu, Seninle bitti dünya, Yeniden bir fidan yeşert içimde… Gel de dünya unutsun seninle dönmeyi, Bahara dönsün mevsimler, çiçek açsın her ağaç… Kapımı çal, gel de yüzüm gülsün, Gel de; son nefesim olsun… Sen bana gel, çal kapımı… Ben, kendime geleyim… Alıntı. |
| Saat: 17:50 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık