![]() |
|
AYRILIK HEDİYESİ şimdi saat sensizliğin ertesi yıldız dolmuş gökyüzü ay-aydın avutulmuş çocuklar çoktan sustu bir ben kaldım tenhasında gecenin avutulmamış bir ben... şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim ki bu yaşlar utangaç boynunun kolyesi olsun bu da benden sana ayrılığın hediyesi olsun soytarılık etmeden güldürebilmek seni ekmek çalmadan doyurabilmek ve haksızlık etmeden doğan güneşe bütün aydınlıkları içine süzebilmek gibi mülteci isteklerim oldu ara sıra, biliyorsun.. şimdi iyi niyetlerimi bir bir yargılayıp asıyorum bu son olsun be..bu son olsun! bu da benim sana ayrılırken mazeretim olsun! şimdi saat yokluğunun belası sensiz gelen sabaha günaydın! işi-gücü olanlar çoktan gitti bir ben kaldım voltasında sensizliğin hiç uyumamış bir ben... şimdi dişlerimi sıkıp dudaklarıma kanamayı öğrettim ki bu kızıl damlalar körpe yanağında bir veda busesi olsun bu da benden sana heba edilmiş bir aşkın son nefesi olsun... kafamı duvara vurmadan tanıyabilmek seni beyninin içindekileri anlayabilmek ve yitirmeden, yüzündeki anlık tebessümü bütün saatleri öylece durdurabilmek için çıldırasıya paraladım kendimi lanet olsun! artık sigarayı üç pakete çıkardım günde olsun be! ne olacaksa olsun! bu da benim sana ayrılırken şikayetim olsun (gözyaşım utangaç boynunun inciden kolyesi olsun her damla vefasız teninde bir veda busesi olsun isterim sende ben gibi yan ömrüne hep ağla hep ağla bu benden son dua bu benden ayrılık hediyesi olsun) Yusuf Hayaloğlu Ayrılık Hediyesi |
BİR ANKA KUŞU Yüzlerce soğuk namlu üzerime çevrildi, Yüzlerce demir tetik aynı anda gerildi! Anne, beni söğüdün gölgesinde vurdular, Öpmeye kıyamadığın oğlun yere serildi. Üşüştü birer birer çakallar üzerime, Üşüştü her bir yandan göğsüme, ciğerime. Anne, beni leş gibi yiyip talan ettiler, Teşhis edilmek için savurdular önüne. 'Yeryüzündeki acıların Hepsini, hepsini tattım!' Heder oldum, ekmeğime tütün kattım! Beni milyon kere yaktılar üstüste. Bir Anka kuşu gibi anne, Kendimi külümden yarattım. Geceler tanır beni; konarım göçerim ben. Geceler tanır beni; kan damlar içerim ben. Anne, sen beni unut. Karanlığın bağrında Kırmızılar ekerim, siyahlar biçerim ben. Suçüstü yakalandım bölüşürken kalbimi, Suçüstü, kelepçeyle yardılar bileğimi. Anne, ben diyar diyar umudun savaşçısı, Bir tutam sevgi için dağladım gözlerimi. Prometeus'tum, çiviyle çakılırken taşlara Ciğerimi kartallara yedirdim. Spartakus'tüm, köleliğin çığlığında. Aslanlara yem oldum, tükendim. Kör kuyuların dibinde Yusuf'tum, Kerbela çölünde Hüseyin. Zindanlarda Cem Sultan, sehpada Pir Sultan. Kaçıncı ölmem, kaçıncı dirilmem bu? 'Tanrılardan ateş çaldım,' Yüzyıllarca tutuştum, üstüste yandım. Bir Anka kuşu gibi anne, Kendimi külümden yarattım. Yusuf Hayaloğlu Anka Kuşu |
Yağmur Düşleri... Gemiler bana taşır bütün yükleri Bense kıyısında oturmuş siluetinin Eteğimdeki taşları dökmekteyim... Gamzemin çukurunda biriken Tuzlu gözyaşlarının, Günün seherinde buza çevirişinedir isyanım... Yetmedi:... Çığlar düşüyor düşlerimin üstüne Daha çok acıyla savrulmak Hasretle koyun koyuna yatmak Baskın yemekten öte... Umuda ihanettir , Aynadaki sırra aşikar bakan gözler Lakin sır da muamma... Altı çizili yok oluşta Gençliğin... Gerisi ah tır Belki de ağlamaktır Ağlamaklı gönül Her mevsimde yağmurum !... Toprağa sessizce gömülen... Hazal Karadağ |
Ne yazsam diye başlıyorum yine.. Sana dair bişi yazmalıyım..Seni anlatmalıyım beni bilenlere.. Beni vurgun sevdanla yok ettiğini, Zamansız öldürdüğünü, Acımasız olduğunu, Anlatmalıyım işte seni bi şekilde… Ben ağlarken Gittin Sen ! ”Biz”e Ağlarken… Vicdanını satarak Gittin ! Dönmeni hiçbir şekilde beklemiyorum Sadece seni anlatmak istiyorum.. Seni anlatmalıyım sadece.. Ne kadar Vicdansız olduğunu Bilsinler diye.. Yalandın Sen ! Ağır Bir Yalan! Affetmemi bekleme benden, Benim Seni Beklemediğim gibi Şimdi Gözyaşlarım süslerken şu satırları...Vefasızlığını anlatmak istiyorum Bilsinler İşte seni..Beni Nasıl Yıktığını? Enkazlarını hala toparlayamadığımı ! Bilsinler ! Sonsuza Kadar Hoşça kal Vefasızım… BetüSH !...Sonunu Getiremediğim Bir Hikayenin Ana Fikriydin "Sen" ...! |
Birtanem http://www.askmasali.com/resimler/kalp.gif Dalga ile kıyının aşkını bilir misin? Öncesinden başlayıp, sonsuza giden dalga, Hep aşka kavuşma özlemiyle atılır kıyıya Dalga seven, kıyı sevilendir Dokunur parmaklarının ucuyla sevdiğine dalga, Ve döner hep geriye Bilir kavuşamayacağını ama hep koşar kıyıya Her bir dokunuşunda aşkına verir bedenini hesapsızca İşte, ben de seni böyle severim birtanem. Birtanem, Bilir misin dağ başında açan uçurum çiçeklerini? Bilirler görünmeyeceklerini... Sevilmeyeceklerini... Koklanmayacaklarını... Okşanmayacaklarını... Ama inatla açarlar aşkla, sevgiyle, özlemle Hep beklerler gelmeyecek sevgilinin onu kucaklamasını İşte, ben de seni böyle beklerim Birtanem Alıntı |
GİDERİM Artık seninle duramam Bu akşam çıkar giderim Hesabım kalsın mahşere Elimi yıkar giderim Sen zahmet etme yerinden Gürültü yapmam derinden Parmaklarım üzerinden Su gibi akar giderim Artık sürersin bir sefa Ne cismin kaldı ne cefa Şikayet etmem bu defa Dişimi sıkar giderim Bozar mi sandın acılar Belaya atlar giderim Kurşun gibi mavzer gibi Dağ gibi patlar giderim Kaybetsem bile herşeyi Bu aşkı yırtar giderim Sinsice olmaz gidişim Kapıyı çarpar giderim Sana yazdığım şarkıyı Sazımdan söker giderim Ben ağlayamam bilirsin Yüzümü döker giderim Köpeklerimden kuşumdan Yavrumdan cayar giderim Senden aldığım ne varsa Yerine koyar giderim Ezdirmem sana kendimi Gövdemi yakar giderim Beddua etmem üzülme Kafama sıkar giderim Yusuf Hayaloğlu |
cok guzel emegine saglik |
Zamana Aldandım |
| Saat: 06:40 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık