![]() |
Bir Beyaz Gemi Ne zaman karşıdan bir gemi geçse Kalbim durur, ölür gibi olurum. Ayrılıp gidişin gelir aklıma Mendiller sallanır ben kahrolurum. Üstüme yıkılır bu koca şehir Kalbim paramparça bir taş olurum Ne zaman karşıdan bir gemi geçse Gözümde kurumuş yaşlar bulurum Hele o beyaz bir gemiyse geçen O günü hatırlar deli olurum Açar kollarını mavi bir deniz Dalgalar içinde kaybolurum. Ahmet Selçuk İlkan |
Ya Seninle Ya Sensiz Ya hep ya hiç sevgilim Ya seninle ya sensiz Olamaz başka biri Ya seninle ya sensiz! İstersen al at beni İstersen yarat beni Dağ gibi deniz gibi Ya seninle ya sensiz! Olmasa da sevenim Ağlayanım gülenim İlk sözüm son yeminim Ya seninle ya sensiz! İstersen sevme beni İstersen bekle beni Taş gibi toprak gibi Ya seninle ya sensiz! Yalnız bir mevsim değil Yalnız bir bahar değil Her zaman her yerde bil Ya seninle ya sensiz! İstersen öldür beni İstersen güldür beni Gün gibi güneş gibi Ya seninle ya sensiz! Ahmet Selçuk İlkan |
Çok aşıgın var diyorlar Yalan de yeter bana Bir sevda sözü fısılda Hazırım inanmaya Gönül hırsızı diyorlar İnkar et yeter bana Gözlerindeki cevaba Korkuyorum bakmaya Geceler uzun ve yalnız Yoksun sabaha kadar Düşümde bile günahkarsın Bunu kim hayra yorar Ardımdan deli diyorlar Belkide yalan değil Yanımda bile uzaksın Nasıl dayansın bu gönül Çok ahlar aldı diyorlar İnkar et yeter bana Gözlerindeki cevaba Korkuyorum bakmaya Geceler uzun ve yalnız Yoksun sabaha kadar Düşümde bile günahkarsın Bunu kim hayra yorar Ardımdan deli diyorlar Belkide yalan değil Yanımda bile uzaksın Nasıl dayansın bu gönül İnce saz Çok aşığın var diyorlar |
Seninle Olmanın En Güzel Yanı Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun? Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek. Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun? ''Seni seviyorum'' sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek. Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun? Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek, birlikte ağlamak, gülmek. Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek... Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun? Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak. Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak. Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun? Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana... Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte. Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek... Aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek. Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun? Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak... Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak. Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun? Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek. Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak. Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde. Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime. Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun? Nereden bileceksin? Sen benimle hiç olmadın ki. Olsaydın avuçlarım terlemezdi... Isırmazdım dilimin ucunu... Özlemezdim seni yanımdayken. Kıskanmazdım. Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdım yağmurlarda... Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıda serhoş olmazdım. Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize... Ve her kulaçta haykırırdım seni.. Ama sen hiç benimle olmadın ki... YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN... Can YÜCEL |
Adı Ne Olmadığın Mevsimin? Üşüdükçe, uzuyor gece... Sis çöküyor içime! Uzadıkça, üzüyor gece! Mevsimler dökülüyor Kurşun rengi ağaçlardan Kavruk sarı! Topraktan kök... Ve çeneden diş sökülür gibi koptu elin avucumdan; bir beyaz güvercin gibi oturuyorken parmaklarımın arasında! .. Böceklere terkedilmiş yuvalar gibi, şimdi bomboş avuçlarım... Korkuyorum; İçime bakmaktan! ..... Sen olsaydın, ne koyardın yokluğunun adını? Üşüdükçe, uzuyor gece... Üzüyor üşüdükçe ve içimi sis bastıkça, hatırlıyorum; sen ve ben 'bir' olurduk... Bir 'bütün'lüktü bu birlik, çokluktu; yokluk değil... Az değildik bir iken; fazlaydık ve yoğunduk... Çoğulduk ve zengindik... Çoktuk bir'ken! Ya şimdi? .. Topluyorum, topluyorum, toplayıp duruyorum kendimi yalnızlığımla... Ben, bir... Ve bir de yalnızlığım, asla 'iki' etmiyor! Lokmamı kırsam bile paylaşmak için; avucumda kalıyor... Sözüm, dudağımda kalıyor ve gözüm; kucağında kapanıyor yine, yalnızlığımın! Toplanmaya çalışsam da olmuyor... Doksan dokuz parçamın her biri bir köşede; boncuklarım saçılmış bir araya gelmiyor! Üşüyorum... Üşüyor gece... Üşüdükçe, uzuyor; uzadıkça üzüyor ve sis çöküyor içime! Mevsimler dökülüyor kurşun rengi ağaçlardan; kavruk sarı, ve savruk sarı bir yel esiyor içimde! ..... Fırınlar tutuşmuyor çırasız, kaynamıyor tencereler ocaksız... Ben, üşüyorum; şöminede kül gibi... Bilerek, yokluğundan soğuk mevsim olmadığını! Adı var da her şeyin Ne deniyor olmadığın mevsime? Bilmiyorum... Yokluğundan daha soğuk bir mevsimi tanımadım ki... Bilmiyorum sensizlikten daha soğuk bir mevsim... Muammer Erkul |
Sen sahte gülücüklerin kraliçesi Anlayamadın yüreğimdeki yangınımı. Hayalinle geçirirken her an/ımı Bilmedin bilemedin içimdeki yaramı. Belki de seni sevdiğimin Farkında bile değildin Deliler gibi aşık olduğumun Hiç farkında olamadın ki Varlığımın ve yokluğumun. Ama yine de biliyordun Yürek yangınımı gönül sızımı Seziyordun bir tanem emindin Gönülden sana yazıldığımı. Bir ben bilmiyordum unutulduğumu Anlayamamışım her şeyin bittiğini, Sezemedim içten kötü pazarlığını Hissedemedim kalbinden kazıldığımı. İlker Murat Çinitaş |
SABAHA KADAR Şu şairler sevgililerden beter; Nedir bu adamlardan çektiğim? Olur mu böyle, bütün bir geceyi Bir mısraın mahremiyetinde geçirmek? Dinle bakalım, işitebilir misin Türküsünü damların, bacaların Yahut da karıncaların buğday taşıdıklarını Yuvalarına? Beklemesem olmaz mı güneşin doğmasını Kullanılmış kafiyeleri yollamak için, Kapıma gelecek çöpçülerle, Deniz kenarına? Şeytan diyor ki: "Aç pencereyi; Bağır, bağır, bağır; sabaha kadar." Orhan Veli Kanık |
Bu Can Sensiz Yaşayamaz http://www.askmasali.com/resimler/kalp.gif Melek bile saçlarını okşamaya kıyamaz Severm de unutamam diye gözlerine bakamaz Ne olur bırakıp gitme Bu can da sensiz yapamaz Rüzgar incitirim diye yüzüne vuramaz Kararsız kalır da ellerini doyasıya saramaz Ne olur bırakıp gitme Bu can da sensiz kalamaz Güneş sen uyurken doğamaz Etrafını aydınlığa boğamaz Seni bir daha göremeyeceğini duysa Ufukta da olsa batamaz Kış geldi ama karlar niye yağamaz Uşüyen havayı ısıtamaz Onlar da bir can gibi derdini mi anlatamaz Ne olur bırakıp gitme Bu can sensiz yaşayamaz Alıntı |
SEN GİDİNCE sen gidiyorsun ya işine yetişmek için saçlarını, gözlerini, ellerini neyin varsa toplayıp gidiyorsun ya her seferinde bir şey unutuyorsun sıcak termometrede yükselen çizgi kimbilir nerelerde soğuyorsun senin gözbebeklerin var ya kadın kadın gülen insan insan bakan gözbebeklerin beni tutsa tutsa gözlerin tutar ayakta beni yıksa yıksa gözlerin yerle bir eder ne gelirse onlardan gelir bana çalışma gücü yaşama direnci mutluluk gibi kazanılması zor mutluluk gibi yitirilmesi kolay bir açarsın ki mutluyum bir kaparsın ki herşey elimden gitmiş Rıfat Ilgaz |
İkimizin Arasında Bir gün şayet camsız çerçevesiz penceresiz Bir gün ben, çadır bezi bir perdeden Günlerin toz-toprak şarkısını çırparken Canevimin önünden geçersen, Bir gün şayet boynumda yem torbası hayallerim asılı Bir gün şayet samançöpü bir sokak dişlerim arasında Canevinin önünden geçersem Anlatırım nasıl nerde Bir ulu çınara takılı bir kuyrukluyıldız Bir yeşil telaşta çırpınan ışığımız Anlatırım nasıl nerde... Sonra eğilir kulağına derim: Bekle Çocukken kaçırdığım uçurtma dönsün gelsin Hele çarpsın bu çerçi yükü şehirlere, Hele ürksün fincancı katırları! (Alıntı) |
| Saat: 23:14 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık