![]() |
Mavi Değildin Artık Bulduğum gibi misin? Mavi Yoksa bıraktığım gibi çiçek mi? Hangi şehrin, hangi yerindesin? Ya da şehirler arası yollarda Hangi istasyonda Seni bulmak istediğim yerlerde yoksun Muhtemelen olmak istediğin yerlerdesin Yani benim olmadığım yerde Gerçi ben olmasam da olmasam da ne fark ederki Sen bensiz gitmişsin Ben senle gelmişim Bulduğumda seni daha yeni doğmuştun gönlüme Fırsatını bulup da sarılamamıştım sıkıca Sevememiştim... Dağınıktım, barındıramıyordum kimseyi düşüncemde Ama sen farklıydın Çünkü bulduğumda seni Hiç kimse koparmamıştı toprağından Yalnızdın, yalnızdım bulduğumda seni Sonra bıraktın.., bıraktım.. Bıraktığımda yağmur götürmüştü toprağını Yerinde yoktun bulutlar gibi Bir sahipsizlik, bir serserilik çökmüştü üzerime Sadece senin yokluğun değildi dokunan, Bulduğumda sen maviydin Sonra koruyamadım bıraktığımda ise: Her hangi bir şehrin her hangi bir yolun çiçeği olmuştun MAVİ DEĞİLDİN ARTIK... |
TURKUAZ Düşlerin mavi sağanağında bir gece sordu cesur ve yılgın bakışıyla bir kaçak: Seni nasıl sevmeli? İpeksen çıldırır yüzlerce tırtıl kıvrımı suysan tutulmaz bir uçarı nem gülüşsen tam ortasından parçalanan bir çelik seni nasıl sevmeli? Düşlerin mavi sağanağında bir gece soluğun soluğu susturduğu Afganistan Karanlık kayalarda saklı turkuaz kuytu mağaralarda gizemli bir fısıltı ateşi üfleyen dudak kadar kırılgan her damla terin pusata dönüştüğü dünyanın gözyaşı ve isyan. Toprağa gömülmüş kesik kollu bir heykel renk, ses ve tatlarla yıkılan idol akılla duygu ve çatışma ve cansıkıntısı en ince ayrıntılarla yeniden yaratılan çağdaş bin tanrı... bin tanrı daha. Seni nasıl sevmeli..? İnsanın insanı doğurduğu bir öğle vakti - kil ya da kaburga kemiğinden değil - mermer serinliğinden bir ırmak akışından kuşların ötüşünden ışık selinden insanın insanı doğurduğu... Sordu cesur ve yılgın bakışıyla bir kaçak: Turkuaz nerden ulaşır çarşılara bilmeden sorgulamadan geçitsizliği seni nasıl sevmeli? Düşlerin mavi sağanağında bir gece anladım ne zaman düşürdüğümü göğsünde ürküntüsüz tek denizi taşıyan o güvercini. Dağları da yitirdim vitrinlerle kuşatılmış bir şehrin salgınına kaptırıp kendimi. Kimbilir kaç kadından birikmiş turkuaz güneşin tutsak yanı seni nasıl sevmeli..? |
Mavi Gözlü Melek Hadi uçur beni meleklerin diyarına hayat bulmuş bu can seninle bu yürek mavi gözlü melek ben sensiz nasıl çekerim bu kadar çileyi hanı meleklerin bir duası vardır. işte bu dua sandın mavi gözlü melek |
Bir gün gelirde duyarsan sesimi uzaklarda; Dönermisin bana eskisi gibi benim olurmusun? Sana bir ömür vaad etsem sende söz verirmisin? Kalbinde az da olsa sevgi kalmadı mı ? Aşka dair kırıntılar falan! Hiç değeri yokmuydu senin gözünde aşkın? Sebepsiz bir direnişe mi bitti aşkımız? Yoksa o lanet gururuna mı yenik düştü? Ayıramaz oldum seninle cehennemi birbirinizden! Rıhtımda duran martıların çıkardığı sesler, İnan bana seni andırır seni heceler. Sonsuza akan bir ırmak gibi seyrelirler ve uçarlar, Bizlerle farkları özgür olmalarıdır, Saçmalığa bak! Ben sadece bir aşkın esiri olmuşum! Kuşlara baksana! Divane gibi kanat çırpışlarına baksana! Nede güzel eğlenirler öyle! Özgür olmak güzel değil mi? Uçun kuşlar uçun, Benim yerime de sevginin değerini bilen bütün insanların diyarına uçun! Sevgi tohumlarını dağıtın her yere, Filizlensin sevdalar bitmesin bu mutluluk, Hep sürsün ve sizde hep bu mutluluğu dağıtın etrafınıza, İnsanlar beceremedi sevgiyle yaşamayı, Bari siz sevgisiz kalmayın kuşlar! Sevdiğimin diyarına da gidin, Hep dağıtın öğretin insanlığa sevmeyi sevilmeyi, Sevmeden adam olunamayacağını, Hadi kuşlar gidin artık ne duruyorsunuz? Uçun, uçun, uçun!!! |
Kelebek Kanatlarım olmalı Kanatsız yaşayamam Tek kanatlı olamam Biri umutlarım Diğeri hayallerim Onlarla uçabilirim Sorunlarımda Yükselerek hayata Havadan bakarım Her şey bitti denilen Kör acı anlarda Kurtarır kanatlarım Uçurur yarınlara Kanatsız düşmanlarım Kötülüklerle hapsederlerse zindanlara Sevgi benekli Hayallerim umutlarım oldukça Ne gam Gelecek için yaşarım Zincirlerimi kırarım Hayallerimle olmazlar olur, hatta Kanatsızlar bile kanatlanır umudum Ümitlerim yarına olan inancımı korur Elbet ara sıra kopsalar da Merhamet ve paylaşmakla Çıkıverirler yeniden Eskisinden de güzel, süslü püslü Kanatsızlar hırs, kin kıskançlıkla Şaşıp bakakalsınlar Bu karalıklarla, fark etmeden Kendi kanatlarını yolup, dursunlar |
Seni Çince seviyorum Ve bütün dillerde Kürtçe seviyorum seni Hazdıkım diyorum Türkçe unutuyorsun beni Küsüyorum bütün dillere Bütün dilencilere |
Nar Bahçesi Zerafetin gölgelerinde inceden farkındalığı armağanlamıştı minicik nar tanesi. * Çizimsel akaşiklerde buğulanan gözlerimiz, panaromamızda nar bahçesi, anlayışla seyrettiğimiz bir diğer yanımız, ikinci dünyamız ve onun mecbur sözde felsefesi. * Tan kuşağında bir süre, ellerimize dokunan şamaşın sevecenliğinde, bir mağarada, dert küpüne, gözyaşlarımızı bıraktık. * Ne zaman ki, bir deniz oldu, üstümüze yağan sular, biz, hiçliğin heveslisi nar kabuğundan gemiler yaptık. |
"Kal" deseydin, kalirdim. Demedin oysa... Kuru bir "Bitmesin"den baska hiçbir sey demedin. Öyle kuru, öyle soguk, öyle uzakti ki, ondaki anlam! Bu kadar kolay miydi her sey, bu kadar yakin miydik uçuruma? Savunmayacak miydin sevgimizi? "Kal" diye haykirmayacak miydin ardimdan? Düsündügüm bu degildi... Hayal ettiklerim, beklediklerim baskaydi senden, Mücadele beklemistim oysa... Yelkensiz olan gemimizi kiyiya ulastiririz sanmistim... Kiyiya ulastirirsin sanmistim... Oysa, onu denizin ortasinda savunmasiz birakmama göz yumdun... Bu kadar yipratici olamazsin... Oysa, bir anlam olmaliydi yasadiklarimizda! Paylasilan duygularin bir anlami olmaliydi. Yüregimdeki martilarin bir anlami olmaliydi. Beynimizdeki melodilerin, aramizdaki çekimin, Geçen aksamki sohbetin bir anlami olmaliydi. Duygularimizin bir anlami olmaliydi. Yüregimdeki tüm martilari uçurdun simdi... Hangi yöne gittiler bilmiyorum, Geri dönerler mi bilmiyorum. Dünya bosaldi mi ne! Neden bu kadar sessizlesti birden yasam, Neden artik parlamiyor yakamozlar gözlerimde? Neden artik rüzgar esmiyor, Her sey seninle mi kaldi yoksa? Mantigim... Mantigimi bana birak lütfen, ona ihtiyacim var. Bazi seyleri anlamak için ona ihtiyacim var! Evet! Ben istedim ayriligi, çikmaz yollara yönelen bendim, Kucaginda bir yigin noktayla karsina çikan bendim... Kahretsin! Bunu neden yaptigimi bilmiyorum. Ve senin buna nasil göz yumdugunu... Tipki balkondaki akasyalari sularken, Fazla sudan dolayi sararacaklarini bilmedigim gibi... Su, onun için hayat olmaliydi oysa... Ve... Sen de benim tutunacak dalim! Bazi seyler vardi aramizda biliyorsun, Olmamasi gereken ama daima varolan. Farkli uçlardaydik seninle, Farkli mevsimleri seviyorduk, farkli zamanlarda.... Sen büyük firtinalara vardin, bense lodostan bile ürküyordum.. Oysa basardigimiz seyler vardi her seye ragmen, Daha dogrusu öyle saniyordum... Binlerce yildiz arasinda, Ayin güzelligini gösterebilmekti tek amacim... Yildizlari söndürmekti... Sorunlari yok etmekti... "Bitti" deyisim öylesine bir seydi, öylesine, siradan, sakaciktan... "Hayir" demeliydin! Hatta kiyametler koparmaliydin yüregimde, Hendekler açmaliydin yoluma gidemeyeyim diye. Sahip çikmaliydin gözlerimdeki ay'a sevgimiz diye... Beni yolumdan alikoymaliydin... "kal" demeliydin... Defalarca "kal" demeliydin... Oysa, demedin... Belki de senin çiçeklerin çoktan solmustu ve ben Akasyalari kisin yasatmaya çalismakla hata etmistim... Belki böylesi daha iyi oldu... "Kal" deseydin kalirdim... Hem de seve seve kalirdim. Martilarla kalirdim. Yakamozlarla kalirdim. Demedin oysa! Bilir misin? Kaç çiglik olup yikildi yüregim giderken... Bilir misin? Nasil bir cana hasretti yüregim, yolumdan döndürecek... Bilir misin? Nasil zor oldu ardima bakmadan çekip gitmek... 'KAL' desen kalacaktim... DEMEDIN OYSA!!! |
Aşka ve Sevgiye Dair Aşk ikidir sevgi bir; Aşk yalan,sevgi gerçektir. Aşk sudur,sevgi susuzluk. Bu yüzden sevgi hasrettir, Özlemektir,beklemektir. Asıl maharet: Susuzken suyu içmek değil Karşısına geçip seyretmektir. Aşk haykırmaktır,sevgi ağlamak; Aşk açmaktır,sevgi katlamak. Sevgi saklamaktır Yüreğini,gözlerini Ve de ellerini saklamak Bahar geldiğinde… Bir çiçeğe,yeşile,çimene Aşık olamazsın ama seversin. Arkadaşına aşık olamazsın Ama seversin. Toprağa fidanı aşkla değil Sevgiyle dikersin. Sevgi için ölünür,aşk öldürür. Aşk kıskançtır,nankördür Sevgiyi öldürür. Aşk Kabil’dir,sevgi Habil. Aşkla sevgi aslında kardeştir Babaları insandır,Adem’dir Aşk için şiirler yazarsın, Şarkılar yaparsın; Sevgiyi anlatamazsın. Çünkü yüreğine sığdıramazsın. Kalbini aşka kapatabilirsin Ama sevgiye kapatamazsın Sevgi gizli,aşk aşikardır. Yüz vermeyince unutursun Sen aşığım diye daha kendini kandır. Dedim ya sevgi gerçek,aşk yalandır. Dahası da var: Aşkın gözü kördür, Fazla naz aşık usandırır; Aşk oyun,aşık oyuncaktır. Sevgi ise yaşamdır,hakikattir. Aşk aceledir, Sevgi usul usul sabırlıdır. Acele işe hem şeytan karışır. Aşk ateşlidir Çünkü hastalıklıdır. Sevgi ılıktır Çünkü sağlıklıdır. Velhasıl bu iki kardeşin hikayesidir Aşka ve sevgiye dair… |
ANLAT HERŞEYİ bana öyle bir şiir yaz ki anlat herşeyi, açıkla tüm bilinmezlikleri bensiz yaşadığın tüm günleri geçirdiğin geceleri herşeyi yaz. . . anlatamadığın konuşamadığın herşeyi içini dök . . . konuş artık! bu suskunluğun yetmedi mi yeter artık anlat herşeyi! |
| Saat: 04:24 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık