![]() |
gözlerim kalabalıklardan birini arıyor yaşamadığı masalı yazmak için tarifi yok bir heyacanki buldu bulacak dizelerime konu o kalbimi esir alıp giden yüzü güzel gülüşü güzel sesini bilmem senin için sadece gözlerine bakardım o özlediğim gözlerde kendimi arardım ah yanımda olsan başımı omzuna koyup duymak istediklerimi sıcak nefesinden duysam Şimşek Acar |
Özlem Sonra Özlem özlemmiş Çekilen acılar hayattan Geri gelen sevmekmiş Geri kalan hayattan Bir yanımız özlem Hayatta geri kalmak Sevdiklerinden Sevmeden Geri kalmak Özlem sonra Hamza Şenyurt |
Kırık zamanların, Kırık cümlesiyim, Parçaları eksik, Kelimeleri yitik… Parçalanmış yalnızlığın, Son ezgisiyim. Dudaklardan çıkan acı sözlerin, Kulaklardaki yankısıyım… İnim inim inleten, Ayrılığın adıyım. Bende ki sancısıyım, Sende ki varlığıyım… Yitik kentin, Buruk insanıyım. Hüznü sırtlamış giden yolcuyum, Gönül dergahından… Ayaklarımın beni sürüklediği yerde, Son notayım bestende… En son anın, Bir önceki vaktiyim. Gözlerdeki yaşların, Akmasına neden olan zalimim, Adım; aşk, sevda, hüzün, elem... Yaralı bir gönlün, yarasıyım belki de… Yara almadan, Yaralamıyor ki insan… Yolların sonundaki bekleyenim, Adımlardaki ürkekliğim. Yüreklerde yer edinmiş, Sevdanın adıyım... Senin özünüm, Kendimin sözüyüm… Ülkemsin bende, Gurbetimsin içimde, Saklı halan her bir cümlemde, Kırık kelimelerimsin. Parçalı ve yitik… Kırık zamanların, Kırık cümlesiyim, Parçaları eksik… Bende hep bir yanım eksik, Hep öz yanım eksik, İçimdeki ben, Hep sana yenik… Kırık gecelerde, Kırık hayaller kuruyorum sana dair… Bu kırık yürekte, Kırık mısralar yazıyorum sana dair… Parçalı anlatımların, Parçalanmış insanıyım… Sana dair yazdığım onca mısrada; hep bir cümlem eksik.. eksik kalan cümlelerin, beni bu kadar eksik bırakacağını bilseydim… Alıntı |
'' Sen üzülme diye satır aralarına ördüm yokluğunun sancılarını... Duyup ağlama diye bir saçak altına sığınıp Şimşek gürültülerinde yutkundum sensizliğin çığlıklarını...'' Yüreğinde bir bahar göremeden, kanayan yaralarımı iyileştirmeden çekip gittin... Gitmeliydin, hiçbir zaman dönmeyecek şekilde yüreğimde sana dair ne varsa alıp gittin... Gittin diyorum hiçbir zaman yüreğime gelmemiştin sen... Evet, bu cümleyi kurmamak için ne savaşlar verdim yüreğimin hücrelerinde bir bilsen... Seni üzmemek için acılarımda demlenmiş bu cümleyi hep erteledim dudaklarımdan... Yalnızlığında depreşen yaralarımı görme diye kalemi kırdım... İsmini anan dudaklarıma kilit vurdum, seni üzecek tek bir kelime söylemesin diye... Sen varken taze tomurcuklar açan kelimelerim, yokluğunda paslansın istedim... Sen benim canımdın, sana ve gözyaşlarına kıyamadım işte... Sana acı vermemek için, yüreğimdeki ''senden'' kaçtım... Senin olduğun her yerden uzaklaştım... Hayattan, bu satırlardan kısacası her şeyden kaçtım... Unutmak için değil, senin gidişini kendimden gizlemek için... Gitmelerini erteledim yüreğimin kıyılarında... Bitkisel hayata girmiş varlığını, kendi soluğumla yaşatmak istedim... Soluğu tükenmiş bir cana, ''canımı'' verircesine yokluğuna anlatan kelimelerden kaçtım... Canımdan canımı koparıp, biraz daha varlığında gülümseyebilmek için Kendimi seni hatırlatan kelimelerle avuttum... Kendimi ''yalnızlığımla'' aldattım... Gidişlerine kaç kuyruklu yalan uydurdum... Kaç kez kaçınılmaz bu gerçekle aynalarda yüzleşmekten korktum... Hiçbir zaman dillendiremedim senin gidişini hatırlatan kelimelerle... Ama yutkunamadım, dudaklarıma kilit vuramadım işte... '' Hiçbir zaman yüreğime gelmemiştin sen...'' Gece olup herkes evine döndüğünde anladım, senin bir daha dönmeyecek şekilde gittiğini... Gittin, hiçbir zaman geri gelmeyecektin…. Varlığındayken her gece aradığın vakitlerde, ben hala sen ararsın diye seni bekledim sen kokan köşelerde... Seni beklerken karanlıklarla oyalandım biraz, körebe oynadım zamanla... Kovalayan yalnızlıktı, ben ise sana ve varlığına kaçan oldum... Hep yokluğuna ebe oldum bilmediğim oyunlarda.... Gözyaşlarımı avuç içlerimde saklayıp, seni bekledim işte zamanın kör saatlerinde... Seni götüren tarihi alnımın ortasında bir mıh gibi çaktım... Ve hala gittiğin günde hala bıraktığın yerdeyim… Bir gün gelecekmişsin gibi seni bekliyorum sen kokan köşelerde…. Hatırlar mısın bilmiyorum, senden önceki terk edişlerimi yazdım sana... Acılarımı katık yapıp aynı sofrada paylaşmadık mı seninle... Hüznün içinde umutsuz kaldığımda ''Pes etmeler bize göre değil, yılmakta öyle... Şimdi hadi tut ellerimden... Gir hadi yüreğimden içeri böyle hüzünlü olduğun zamanlar... Orada cennetten bir köşe var senin için... Kuşlar, çiçekler, kelebekler... Orada biraz mutluluk doldur yüreğine, huzur doldur... Sığınağın olsun orası, sığındığın... İçinde akan derede yıkan ve sıyrıl tüm acılarından. '' satırları geliyor dilimin ucuna... Yüreğim ise her satırında seni arıyor... Susup bakakalıyorum senden kalan tek hatıra bu satırlara... Huzur arıyorum gözlerindeki mutluluk ülkelerinin baharlarında... Sığınak arıyorum yalnızlığın ayazlarından kaçıp yüreğimi ısıtabileceğim... Seni arıyorum lakin, yüreğimde bulamıyorum... Ruhum gitti derken yüreğim kabullenmiyor gidişine... Ruhumla kalbim arasında tek başıma kaldım... Gittin mi, yoksa giden sadece mevsimler miydi bilemiyorum... Bildiğim tek bir şey var ... Yalnızlığında yetim, karanlıklarda sensiz kaldım…! |
Şimdi gidiyorum.. Seni sevmediğim için değil, Aksine seni çok sevdiğim için gidiyorum.. Sensiz yaşayamayacağımı anladığım için gidiyorum. Söküpte kalbimi kendi ellerimle, Kanaya kanaya gidiyorum.. Yüreğimin kanı gözlerime vuruyor.. Damlıyor yavaş yavaş ciğerime.. Kızma bana.. Gücenme!.. Sanmaki mutluyum, Sanmaki mutlu olacağım sensiz.. Ama sen hep mutlu ol.. Dayanamam gözlerinde karanlıklar görmeye.. Tebessüm hiç kimseye yakışmamıştır bu kadar.. Hiç kimsenin gözleri değil böyle ışıl ışıl Ki ben destanlar yazabilirim, Ki ben yazılamayan şiirleri yazabilirim gözlerin üstüne.. Şimdi gidiyorum.. Sanmaki istediğim için.. Sanmaki başka göz değdi gözlerime.. Sanmaki aklıma düştü bir yaban çiçeği.. Senden başka isim yok yüreğimde.. Çok istedim oysaki, Uzatıpta sana ellerimi "NE OLUR GEL BENİMLE " demeyi.. Diyemedim.. Biliyorsun ki kilitlemeliydim dilimi.. Bunu dilemek acı verecekti çünkü.. Namludan fırlayan kurşundan farksız olmayacaktı.. Dileğim seni yaralayacaktı.. Çaresizliğine bir düğümde ben atmış olacaktım.. Kanayacaktın.. Biliyordum ki, İmkansızdı benim olman.. Sen zaten hiç benim olmadın ki.. Ben hep öyle sandım.. Ben kendi kurduğum hayal dünyamda yaşadım. Biliyordum ki sen kafeste bir turna Bense yabani bir kırlangıçtım.. Yoktu yerim yurdum.. Konana kadar kafesinin üzerine.. Alıntı |
Senin İçin Ağlarken… Hazan mevsiminde, Duygularıma hüzün yağar… Damla damla yüreğimde, Senin için bir ben ağlar…. Kaybolurken yüreğim sende, Gözlerim hayaline bakar… Yanmışken can bu tende, Senin için bir ben ağlar… Kuşatılmışken evreninde, Evrenim sana bel bağlar… Solarken yüreğim yüreğinde, Senin için bir ben ağlar… Bir peyk olurken çevrende, Yıkıldı hicrandan bu dağlar… Usul usul solarken gölgende; Senin için bir ben ağlar… Arar dururum seni her demde, Birer birer düşerken yapraklar… Yüreğimin erişebildiği her yerde, Senin için bir ben ağlar… Köpük köpük eritirken zaman, Bu can sende sonsuzluk arar… Senden uzaklaştığım her an, Senin içinde bir ben ağlar… Yücel Demirtaş |
Her şeyin anlamı seninle varmış, Renklerin parlaklığı Çiçeklerin güzelliği Duyguların yoğunluğu senin içinmiş. Tüm zerrelerinde sen varsın Adın sıcaklığın kokun içime sinmiş. Varlığınla anlamlıymış Hoşgörülüğüm sonsuz sabrım. Seninle çok güzelmiş Hayata bakış açım. Şimdi eskide kaldı Bütün bu anlattıklarım. sensizlikte kayboldum Ben sadece mazide varım. Güneş doğmadı umutlarımın üstüne Aydınlanmadı dünya gittiğinden beri Işık saçmadı doğan yeni gün Etraf karanlık renkler ise gri. Hafızasını kaybetti Yokluğuna çarptı benliğim Sokaklarda amaçsızca dolaşan Zincirlik bir deli’yim. Senden sonra unuttum kimim ben adım neydi. Gel de hatırlat bana mutluluk nasıl şeydi. sonsuzlukta bir hiçim, etiketim adım yok, gittin gideli candost, huzurum yok tadım yok. ..İlker murat çinitaş. |
Korksun karanlıklar 1 aldırmalıyız birbirimize eğer seviyorsak birbirimizi sen anmalısın anmalıyım ben seni 2 yer yüzü sana da bana da yeter ne sen öteki ol ne ben öteki düşmeyelim karanlık tuzaklara yüreğim ol yüreğin olayım yeter ki kapılmayalım kirletilmiş bulanık akıntılara ve yeter ki kardeşim sen iste aşka aşkla tereddütsüz koşayım 3 ne ki ayrı dünyalarda yaşasakta farklı farklı yıldızlar olsakta ya da sevda adına yansakta bitirmemeliyiz kardeşim konuşmalıyız solumalıyız durmaksızın düşüncelerimizi açık açık yalansız dolansız insanlığa tertemiz anlatmalıyız necmi dayan |
yanımda sen Diğer yanımda Sevdamın nehri İkinizin ortasında ben Öksüz çoçuklar gibi Koparır çiçeklerimi kolların Sarartır yapraklarımı sıcaklıgın Bir yanda nehri sevdamın Keser aydınlıga uzanan yollarımı Bir yanımda sen Beni için için bitiren Diyer yanımda Rüzgarları sevdamın Acıları üstüme tükenen Ne kurtarırım yakamı senden Ne gece bilirim Sevda nehrinden Alıntı |
Bir Veda Havası Vakit tamam, seni terk ediyorum. Bütün alışkanlıklardan öteye... Yorumsuz bir hayatı seçiyorum. Doymadım inan, kanmadım sevgine. "Güçlü biri değilim ben. Hiçbir zaman da olmadım. Ama güçlü bir karar vermem gerekti kendimi korumam için, güç bir karar vermem gerekti, verdim. İçimde yıktığın onca şeyin intikamını alır gibi gidiyorum şimdi. Senden öcümü alır gibi. Paramparça ettiğin hayatımın her bir parçasını senden koparıp geri alır gibi. Kendimi bütünler gibi, bizi parçalıyorum. Vakit geldi. Seni terk ediyorum." Korkulu geceleri sayar gibi, Birden bire bir yıldız kayar gibi, Ellerim kurtulacak ellerinden Bir kuru dal ağaçtan kopar gibi. "Yenilerek zafer kazanıyorum. Parçalanarak tamamlanıyorum. Seni canım gibi severken, senden vazgeçiyorum. Seni kendimden çok severken, kendimi seçiyorum." Aşksa bitti, gülse hiç dermedik Bul kendini kuytularda hadi dal Sen bir suydun, sen bir ilaçtın. Hoşçakal iki gözüm, hoşçakal. "Sen ve benden bizi yaratmaya çalıştım ben. Sana kendimi adarken, sen hep ayrı kaldın içimde. Kendini sakladın. Yaklaştırmadın yüreğine, duvarlarını yıktırmadın. Ben ne kadar sen oldumsa, sen de o kadar sen kaldın. Biz olamadık; sen kaldık. Biz olarak verdiğim savaşı, ben olarak bırakıyorum şimdi. Şimdi senden vazgeçiyorum. Şimdi bizi terk ediyorum." Vakit tamam seni terk ediyorum Bu incecik bir veda havasıdır Parmak uçlarına değen sıcaklık İncinen bir hayatın yarasıdır. "Güçlü biri olmadım ben. Sanma ki kolay olacak benim için sensiz yaşamak. Sanma ki göğüs gerebileceğim sensizliğin acılarına. Aldığım her nefeste seni içime çekerken, sanma ki hiç anmayacağım adını. Sanma ki yaşayabileceğim. Sanma ki bir hayat kurabileceğim." Kalacak tüm izlerin hayatımda Gözümden bir damla yaş aktığında Bir yer bulabilsem seni hatırlatmayan Kan tarlası gelincik şafağında Ölümse korktum savaşsa hep kaçtım Vur kendini korkularda hadi al Seninle bir bütün olabilirdik Hoşçakal iki gözüm, hoşçakal... Yusuf HAYALOĞLU (Alıntıdır) |
| Saat: 14:50 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık