![]() |
beni terk ettiğin günlerden bir gün, beni terk ettiğin günlerden bir gün sensiz bir başıma kaldığımı öğrenirde beni merak edersen belki uyumadan önce aklına gelirsem tekrar ve kaçırırsa uykularını varlığım sende yanlızsan o an bir bardak su almak için mutfağa gitmek istersen ve korkarsan o an yanlızlıktan benim neler çektiğimi hissetmeye çalışırsan unut unut herşeyi sevmiyorum diye kendini kandırma boşuna hikaye bütün bunlar sen kendini kandırırsın ben yanlızlığımı zaman neleri bölecek yaşantımdan daha neleri kesecek bu karanlıktan şimdi ben sensiz bir uzun sahilde ayaklarımın altına saklanmış kumsal ve dalgalara yenik düşüyor umutlarım hayal etmek bile kötü seni bu yakamoz akşamında bir elimde yarım ay gökler yıldızlı ayaklarım ıslak gözlerim parıltılı sen nerdesin ben nerdeyim biz nerelerdeyiz böyle seninle yine kaybolduk akıp giden zaman içinde gözlerim baharlarda fakat yüreğim aksine şiddetli bir kış yaşamakta ben mi hak ettim yoksa sen mi yakıştırdın bana bu yanlızlığı yine bir gün böyle kaybolursam çaresizlikler içinde aramaya gelecekmisin beni yine uykuların kaçacakmı benden çok çok uzaklara ve her mutfağa bir bardak su almaya gidişinde korkacakmısın en önemlisi pişman olacakmısın sen istemesende senden izinsiz ve adı ben olan gözyaşların akacakmı avuçlarına zamanı yakalamaya çalışacakmısın yada yakaladığın zamana beni bu seferlik katacakmısın sana bütün bunları soracağım fakat susmandan korkuyorum keşke keşke hiç yaşanmasaydı böyle saygısızca keşke ne sen nede ben olsaydım bu üzerine pirketler yıkılmış sahte dünyada şimdi ben sana bu uzun sahilin en karanlık yerinden şimdi ben sana gözlerimin gemici fenerinden şimdi be sana hayallerimin ötesinden tüm samimiyetimle iyi uykular diliyorum iyi uykular gözlerimden silinmiş güzel i y i u y k u l a r..... |
http://rapidshare.de/files/14907459/BEDiRHAN_GOKCE_-_ANNEM__Azeri_.mp3.html isteyen arkadaşlara bedirhan gökçe annem azeri şiiri |
GSM mağdurunun şiiri... ALo burası T...cell abone merkezi Biz hep açığız Pazar Pazartesi Kolayca aldatırız burada bütün herkesi Yeterki dokunun numaraya tuşlayın yes'i Döktürür insana saçı sakalı Kısa kuyruklu papyon yakalı O varya, o anten kafalı Aşık ettirir kendine keli topalı Bayiler çoğaldı oluştu mafya Kimi erikson satar kimi nokia Daha küçükmüş ve kaliteliymiş yok ya Eskidimi hepside oluyor tokya Bazen şarap içerdik bazen cin tonik Fakat olmadık biz hiç alkolik Hortladı makinalar Siemens panasonic Nihayet olduk hepimiz telefonkolik Önce abone eder kendine insanı İster Edirne'yi ara der ister Van'ı Asıl şudur işin garip yanı Ya malın alır sonunda yada canı Oldukça masrafı sabit ücreti falanı filanı Kafi gelmiyor depremlerde kapsama alanı Doğruları yazıyorum hiç sevmem yalanı Doğduğuma pişman ettiniz 532 alanı |
Simdi Burda Degilsin... şimdi burda değilsin.... ama beni duyuyosunn...biliyorum... kapat gözlerini benim için ve dinle n'olur... bak yoksun... bunun anlamını biliyomusunn.... yokluğun yüreğimmdeki bu yıldızsız, bu dipsiz, karanlık gece... yokluğun, odamın duvarlarına astığım suretlerine bakarken, unuttuğum dalgın gözlerim.... yokluğun yastığımda bıraktığın bu kimsesiz saç telleri... sırf kalemini değdirdiğin için atmaya kıyamadığım bu kağıtlar... her an gözümün önünde sakladığım mektupların, peçetelere yazdığın şiirlerin, hediyelerini sardığın paket kağıtların... sen gidince, hala sen kokuyodur, diye üzerime giydiğim ve derinn derinn soluduğumm giysilerin.... bu yarı deli... bu hayattan kopuk ruhum... kapat gözlerini ve bana baak.... ben ne diye varsa gördüğün, işte o senin yokluğun.... söyle.! sana neyi anlatayımm... sabaha karşı çalan telefonumun ucunda, nolur bana hayattan kötü davranma diyen...sayıklayan.. o kırgın, o kendine çarpan sesini mi..! ! Cezmi Ersöz |
Anlatabilmek Bizi Bizi anlatmak bizi, Dağa taşa, uçan kuşa Denizdeki yosuna balığa Ah ne zormuş anlatabilmek bizi; *****! yalan, sevgisiz yüreklere... Bizi anlatmak bizi, Kemana, saza söze Bağrı yanık türkülere Şerefsize, halden anlamaza Ah ne zormuş anlatabilmek bizi; Kaldırım çiçeklerine... Ardı sıra gelen karanlık gecelere, Duygudan yoksun gönüllere Gözyaşı bilmeyen, kuru mendillere Akan nehirlere, hırçın denizlere Ah ne zormuş anlatabilmek bizi; Halden anlamayan mevsimlere... Yüzünden yoksun aynalara Gülüştüğümüz sohbetlere Hatırdan anlamayan kahvelere Ah ne zormuş anlatabilmek bizi; *****! namussuz, gündüzlere... Yanağımdan akan, yağmur damlalarına, Küfür ettiğim benliğime! Sokaktaki kedilere, paçamı kavrayan köpeklere Karıştırdığım çöplere Ah ne zormuş anlatabilmek bizi; Biz'den yoksun günler'e... |
Gittin sen tüm gidenler gibi Tam beni tamamlayacağını düşünürken, yine ben eksik kaldım. Gülümseyişlerim Takılı kaldı yüreğimde. Sonu yok, ışığı yok bir yolda ıssız, sessiz kaldı sevdam. Ama sen gittin; tıpkı diğerleri gibi... korkup kaçtın belki de bu sevdadan. Küçük bir kızdı kocaman yüreğiyle seni seven ama sen sığdıramadın kalbine; Taşıyamadın doğru dürüst... bu kadar çabuk pes edişin de ondandı belki. Başka cümlelerin ardına sığınman, yalan yanlış sevdalara takılman... Gözlerine baktığım zaman çoğaldığımı hissediyordum. Öyle anlamlıydı ki; hayatın tüm gizemi senin gözlerindeydi sanki... Her şey o "çakır" yeşilin içinde saklıydı. Ama sen aniden kapattın o gözleri; aldın yeşili benden... Tüm sırlarda o yeşil kutuda kapalı kaldı. İşte ondan sonra başladı her şey... Kalp ağrılarım, baş ağrılarım, gece yarılarında sebepsiz haykırışlarım... Bana bıraktığın ve içimde kalan o "yeşil" di belki de bunlara sebep olan... Kötü bir oyun seyrediyorsun, "geçecek" diyorum kendime. "Bak geçince Hiçbir şey kalmayacak, arda kalanlar eski sonsuzluğa uğurlanacak." diyordum. Ama olmadı. Geçmedi. Her şey artarak daha da çoğaldı. Pişmanlıklar sardı Çevremi, "keşkeler" birikti içimde, "acabalar" dolaşıp durdu beynimde... Hepsi benden bağımsızdı. Hiçbir organıma söz geçiremedim. Hep sen çoğalıyordun, hep sen büyüyordun içimde... Sana dönüşmeye başladığımı anlayınca da bir direniş başlattım kendime. Artık, hiç konuşmuyorum kalbimle... Kendi haline bıraktım onu. Ne derse desin, Ne isterse istesin; hiç aldırmıyorum. Tıpkı derin dondurucudan çıkmış gibi bir kalbim var artık benim. Buz gibi... İçindeki her şey dondu. Sevgiler, sıcak Gülümseyişler, arzular, istekler... Belki bir gün üzerindeki buzlardan sıyrılıp artık "ben de varım" diyerek yeniden ortaya çıkar ve bana döner; kim bilir. Ama o güne kadar, buz gibi "yeşil"in arkasından bakacağım dünyaya. Senin bana verdiğin o "acı yeşil"i yaşayacağım. Kolay değil çünkü, kalbimde dolanıp budaklanan o "yeşil"i bir anda kökünden sökmek. O yüzden zamana bırakıyorum her şeyi. Bakmadığın bir çiçek nasıl soluyorsa, o "yeşil" de bir gün elbet solup, sararacak. Hayatımda ilk kez sana açtığım kalbim de bundan böyle sadece bahara açacak; sadece bahara... |
KÜÇÜCÜK DALDA YEGİ GÜL ALTISINI RÜZGAR ALIR AMA BİRİ KALIR BULAYIM DİYE ONU YEDİ KEZ CAĞIRACAĞIM SENİ ALTISINDA GELME AMA SÖZ VER YEDİNCİSİNE TEK SÖZÜMLE GEL.... |
Seni sordum seni bulutlara sordum yağmurlara karışıp gitti dediler. seni topraklara sordum kar gibi eriyip aktı dediler. seni çiçeklere sordum o bizden çok farklı dediler. sen bir başkasın biliyormusun. seni çağlayan sulara sordum o bizden serin dediler. seni mavi denizlere sordum o bizden derin dediler. seni mehtaplı gecelere sordum sabah olsun görün dediler. sen bir güneş gibi doğdun biliyormusun. seni çekilen acılara sordum biz ona kıyamayız dediler. seni bakılan fallara sordum biz onu bulamayız dediler. seni uzanan yollara sordum biz ona varamayız dediler. sen bir mutluluk sembolüsün biliyormusun. seni gökdeki yıldızlara sordum bizde onun öyküsü var dediler. seni esen rüzgarlara sordum bizde onun kokusu var dediler. seni uçan kuşlara sordum bizde onun şarkısı var dediler. sen erişilmez bir tutkusun biliyormusun netten alinti.. |
SUSTU |>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>| Dün sabah bir kişi çıktı karşıma Ömründeki yıllar kaç dedi, sustu. Nasılda yıkılmış üstüne zaman, Ne biçim ağarmış saç dedi, sustu. |>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>| Siz kimsiniz dedim,, necisin nesin? Halinden besbelli, endişelisin. Neden kısık kısık çıkıyor sesin? Belli ki utandı hiç dedi sustu. |>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>| Olma dedi, Martta yağan kar gibi Dalında her mevsim meyve ver gibi Serçe gibi değil, kartallar gibi Her zaman yüksekte uç dedi, sustu. |>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>| Kimseye sır verme dedi boş yere Bir avuç yağmurla bulanır dere Her sabah gözünü güzel günlere Ölünceye kadar aç dedi, sustu. |>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>| Başına ağ örmüş, yıllar aklarda Varına çiğ düşmüş dedi; yoklada Bekleme, kendinden kaç dedi, sustu. |>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>| Gün gelir çıktığın yerden inersin Gün gelir, geldiğin yere dönersin Bazen yenilirsin, bazen yenersin Hayat bir bitmeyen maç dedi, sustu. |>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>|>| |
| Saat: 22:02 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık