![]() |
Susuyorum Umutları küçük bir çocuğun elma şekerinden ibaret olan Hayata karşı kırgın, kızgın bir çocuk gibiyim.. Hırçın dalgalar gibiyim; Karışık, yorgun... Bildiklerim ve bilmediklerim hakkında çokta bir şey bilmiyorum aslında Diğer yandaysa bildiğimi sandıklarım.. Kararsız, ürkek adımlarla; Korkakça köşeye sindi umduklarım... Kalabalığın ortasında kimsesizim... Kim olduğumdan bihaberim sorsalar Adım soyadım dışında tanımıyorum böyle bir "ben".. Kimliğimde aynada gördüğümden çok başka birisi, Bu ben miyim sahiden? Bu tebessüm benden mi? Tanıdığım ve bildiğim ne varsa tekrar gözden geçirdim Ve gördüm ki kör cahilin biriymişim ben.. Sokaklarımda geceden kalma ıslaklık; Ve çıplak ayaklarım... Yüreğimde kocaman bir deniz var Uzaktan baktığında maviliklerin huzuru belki, Belki güzel bir anımsayış... Ama içinde öyle fırtınalar kopar ki Kimse görmez işte o yanını... Alay eder gibi acizliğini saklayan yabancılar, Birde onlar kirletirler saflığını.. Hayat yük olmuş omuzlarımda Taşımakta zorlanmıyorum değil.. Hem unutmak istiyorum, hem hatırlamak; Tarif edemiyorum ki.. Anlamsız gelen birçok cümle kuruyorum ne zaman konuşsam; Bu yüzden anlamlıca susuyorum! Nilay Dalcı |
DÜNYA ÜSTÜME YIKILSA Geçmişin karanlıklarla dolu olsa Seni seven bu gönül hüsrana uğrasa Dünya üstüme yıkılsa Yalnız seni seveceğim Seven gönül ferman dinlemez Sen alın yazımsın Bunu kimse silemez Sahip olduğun bu kalbe Hiç kimse giremez Sensiz bi hayat asla çekilmez Dünya üstüme yıkılsa Seven bu kalpten Seni kimse silemez.. |
son Nokta... Sevdiğim... Bizim aşkımız yazın kar yağması gibi... Ne ellerini, ne dudaklarını Ne yaparsan yap arındıramazsın artık, Yanında uyuduğun eşinin kokusundan. Kokusunu içime çektikçe Burnumun direkleri sızlarken Tutamam ellerini Son bir defa, hayır sevgili Son bir defa öpemem o dudakları... ...seçtim kolayı Bu satırlarla son veriyorum aşkımıza Ve bu satırlarla kurşuna diziyorum Günahkar sevgimizi. Oluk oluk akacak bu sayfaya sevgimiz Ve her bir damla da anlaycaksın Artık yokum Bitti işte her şey Kalan yarım umudumla birlikte Duman oldum, Yalan olduk. Yazdığım satırların sonuna koyacağım nokta Aslında aşkımıza, birlikteliğimize koyduğum Son noktadır... Cümlelerim bitti artık. son nokta... Burçin Şehirali |
Çağırma Beni Gel deyip yanına çağırma beni Gelmek istesem de gelemiyorum Hasretin dağları öyle zalim ki Delmek istesem de delemiyorum Yıllardır dumansız yandım ateşte Bilsen ne acılar saklarım döşte Bir kez olsun seni rüyada düşte Bulmak istesem de bulamıyorum Gölgeni ararım her gün her yerde Çekilir önüme karanlık perde Kokun nerden gelir, nefesin nerde Bilmek istesem de bilemiyorum Gözlerim yollarda kulağım seste Keder var sinemde hep deste deste Gönlümün sazıyla sana bir beste Çalmak istesem de çalamıyorum Çileye mahkûmum sensizlik belam Anlatmaz halimi ne söz ne kelam Uzaktan uzağa bir kuru selam Salmak istesem de salamıyorum Çoktandır kadere çatarım kaşı Taşlara vururum zavallı başı Gözümde kamp kurdu sanki gözyaşı Silmek istesem de silemiyorum Umutlar hayaldir acılar sahi Kader dertten yana nasılda ahi Sensiz günlerimde bir kere dahi Gülmek istesem de gülemiyorum Uykularım lime lime bölündü Duygularım yitik arzum çalındı Yaşama hevesim benden alındı Ölmek istesem de ölemiyorum Mutlu Aydurmuş |
AH ULAN RIZA Neden halâ gelmedi, yoksa Saati mi şaşırdı bu hıyar? Gerçi hiç saati olmadı ama En azından birine sorar. Cebimde bir lira desen yok, Madara olduk meyhaneye! Ah eşşek kafam benim, Nasıl da güvendim bu hergeleye! Gelse, balığa çıkacaktık, Ne çekersek kızartıp birayla yutacaktık. Kafamız tam olunca, şarkılar döktürüp Enteresan hayâllere dalacaktık. Bu sandalı geçen hafta denk getirip Çalıntıdan düşürdük. Arkadaşlar ısrar etti, Biz de, iyi olur, bize uyar diye düşündük. Saat sekizde gelecekti, Bana birkaç milyon borç verecekti. Yoksa o nemrut karısı kaçtı da Onun peşinden mi gitti? Eğer öyleyse yandık, Gudubet gene yaptı yapacağını! Geçen sene de merdivenden itip Kırmıştı Rıza'nın bacağını. Abi, kadında boy şu kadar; Kalça fırıldak, göz patlak, kafa çatlak! Korkuyorum, bir gün ya kendini asacak, Ya horlarken Rıza'yı boğacak! Bak, şimdi acıdım, aşkolsun adama, Ben olsam, vallahi baş edemem! .. Hele beş tane velet var ki boy-boy, Allah'tan düşmanıma dilemem! Aslında iyi çocuktur Rıza, efendi huyludur, Herkesin suyuna gider. Yoksa, kalıba vursan hani, Tek başına on tane adam eder! Bir keresinde, hiç unutmam Üç-beş zibidi haraca dadandı; Rıza, sandalyeyi kaptığı gibi Herifleri hastaneye kadar kovaladı! Aynı mahallede büyüdük, aynı kızları sevdik, Aynı kafadaydık. Orta ikiden bıraktık, matematik ağır geliyordu, Biz, başka havadaydık. Aynı gömleği giyer, aynı sigaraya takılır, Aynı takımı tutardık. Fener'in her maçına iddialaşıp Millete az mı yemek ısmarladık! .. Bir tek askerde ayrıldık, Bana Bornova düştü, ona Gelibolu. Döner dönmez evlendirdiler, En büyük salaklığı da bu oldu! .. Bense hiç düşünmedim, zaten param yoktu. Hep tek tabanca gezdim. Benim beğendiğimi anam istemedi, Onun gösterdiğini ben sevmedim. Neyse, bunlar derin mevzu... Anlaşıldı, bu herif artık gelmeyecek. Ufaktan yol alayım Anam evde yalnız, şimdi merağından ölecek! .. Gittim, vurup kafayı yattım; Rüyamda gördüm, gülümseyerek geldiğini. Ne bilirdim, yolda kamyon çarpıp Hastaneye kavuşmadan can verdiğini! .. Vay be Rıza! .. Sonunda sen de düşüp gittin Azrail'in peşine! Dün, boşuna günahını almışım, Ne olur, kızma bu kardeşine! Öğlen kahvede söylediler, Rıza öldü, dediler Ne kolay söylediler! Sanki dev bir taş ocağını Kökünden dinamitleyip üstüme devirdiler! Ah dostum... o kocaman gövdene O beyaz kefeni nasıl kıyıp giydirdiler? O zalim tabutun tahtalarını Senin üstüne nasıl böyle çivilediler? Yani sen şimdi gittin, yani yoksun, Yani bir daha olmayacak mısın? Yani bir daha borç vermeyecek, Bir daha bira ısmarlamayacak mısın? Peki, beni kim kızdıracak, Kim zar tutacak, kim ağzını şapırdatacak? Peki, beni bu köhne dünyada Senin anladığın kadar kim anlayacak? Ulan Rıza... ne hayâllerimiz vardı oysa, Ne acayip şeyler yapacaktık... Totoyu bulunca dükkân açacak, Adını Dostlar Meyhanesi koyacaktık. Talih yüzümüze gülecekti be! .. Karıyı boşayıp sıfır mersedes alacaktık. Hafta sonu iki yavru kapıp Boğaz yolunda o biçim fiyaka atacaktık! Ah ulan Rıza... bu mahallenin, Nesini beğenmedin de öte yere taşındın? Ara sıra gıcıklaşırdın ama inan ki, Benim en kıral arkadaşımdın! .. Ah ulan Rıza... ben şimdi, Bu koca deryada tek başıma ne halt ederim? Senden ayrılacağımı sanma, Bir kaç güne kalmaz, ben de gelirim! .. Y.Hayaloğlu |
Bazen gitmek zamanıdır Bazen gitmek gerek. Sessiz sedasız gitmek. Kalamayacağın kalın çizgilerle, Belirginleştiğinde, Gideceksin. Kendine kalabilmek için Gideceksin. Beklentilerini, hüznünü alıp sırtına, Koyulacaksın yine yollara. Bazen gitmek zamanıdır. O zaman geldiğinde, Sessiz sedasız, Gideceksin. Kuntay Duransoy |
Ölesiye Seversin Ah bu gönlüm deli gönlüm Nelere boyun egersin Gülü dalımda dikeniyle Çiçegi kırda kelebekleriyle Aşkını kalbinde Ölesiye seversin Ah şu yüzüm güler yüzüm Nelere güler geçersin Her sözü dinlersin Saygısızlık nedir bilmezsin Sevdimmi tam seversin Aşkını kalbinde Ölesiye seversin Ah dilim tatlı dilim Yeri geldiginde susar Yeri geldiginde söylersin kötü söz nedir bilmezsin Aşkını kalbinde Ölesiye seversin Ah kalem tutan elim Sen neler yazarsın Bazen aşkı yazar Bazen ayrılıgı Bazen,de yaşadıklarını Aşkını kalbinde Ölesiye seversin Ah aşk ah aşk Sen ne güzel şeysin İnsanı serhoş eder Hayatı ters düz edersin Aşkını kalbinde Ölesiye seversin Hüseyin Önder |
SICAK SAKLAYIN GECELERİMİ Geçici ayrılık benimkisi İlkyaz çiçeğine gebeyim Ağıtlar yakmayın adıma Ben ölmedim ölmeyeceğim Sıcak saklayın gecelerimi Karlar altından çıkıp geleceğim Düşlerinizin ateşinden Ilık bir rüzgar gibi eseceğim Demlice bir çay koyun üstüne Aç çocuk gibi besleyin sobayı Nasıl tütüyorsanız gözlerimde Öylece tütsün buharı Uzunca serin yatağımı Boyunca uzansın ayağım El aman deyince gece Usulca kıvrılır yatarım Can canım canlarım Hazır mı koynunuzdaki yerim Gün olur gecikmiş çocuk gibi Bağıra çağıra gelirim Nevzat ÇELİK |
Her şeyin Ben, Sabah pencerene doğan güneşim. Kuş sesleriyim şafak vakti. Aldığın ilk nefesim uyandığında. Yıkandığın suyum, tarağım saçlarında… Ben, Kahvaltında çayınım, ekmeğinim sıcacık. Kaldırımım yürüdüğün sokakta. Ben her zaman seninleyim. Ben her zaman sendeyim. Ben, Gözlerindeki yaşım, gönlündeki burukluğun... Seni saran yalnızlığım derinden. Geceleri ışığınım yıldız yıldız, kaç binyıl ötesinden… Güldüğünde sevincinim, sebebini anlayamadığın. Hiç tükenmeyen umudunum ben. Ben senin her şeyinim ve sen her şeyimsin benim Doğan Ceylan |
Aradım seni yağmurun tanesinde güneşin doğuşunda ayın ışığında aradım yağmurun tanesi ıslattı beni güneş doğu da doğdu oysa sen batıdaydın o vakit ayın ışığında seni ararken ay tutuldu seni sende aradım çevirimdışıydın seni bende aradım ruhumu kuşatmıştın zehirli bir yılan misali Muhlis Yüce |
| Saat: 23:27 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık