![]() |
Maviye Döndü Yüzünü evet dedi unutmuş gibi tencereyi ocakta(panikle) eskittik zamanı ve gövdelerimizi seninle evet dedi adam aradı kadının baktığı maviyi eskiyen sesini dinledi eskimiş bir denizi onarıyordu kırlangıçlar ve martılar kanatlarıyla evet diyordu kadın puslu bir ayna gibi sesiyle bir kolye yapıyordu bu görünümü geceden kalan morlukları saklamak için. |
Sıkıldım; Kederlerim sanki deniz, Sevdiklerim nerdesiniz? Tıkıldım; Dört duvar arası bir gün, Hatıraysa‚ sadece dün. Yıkıldım; Ayağımda dermân yokmuş, Meğer beni hayâl sokmuş! Alper Şirvan |
Maviye Hasret Denizim Ey deniz ürkme sana değil kızgınlığım belki ota belki kuşa ama sana değil! sen yine uzat mavini bana martılarla rakset yine ama şunu bil ama şunu bil ki çarşaf olduğunda bakıp bakıp durduğunda sana değil ama sendekine geleceğim ve göreceğim ki sendeki el olmuş ama yinede ben ona Mecnun o ise bana Leyla olacak ve ben yine mısralarda solacağım ben ... |
hüzün hazana, mavi gökyüzüne, ( msx'ede yakışıyor) q: siyah karanlığa, kızıl güneşe, günbatımı denize, en güzel tebessüm senin yüzüne yakışır, hadi GÜLÜMSE |
http://www.siirperisi.net/images/siir.gif YIKILMA SAKIN Kötü şey uzakta olmak Dostlarından, sevdiğin kadından Yasaklanmak bütün yaşantılara Seni tamamlayan, arındıran Kapatıldığın dört duvar arasında Sağlıklı, genç bir adam olarak Neler gelmez ki insanın aklına Sevinçli, özgür günlere dair Kalmıştır yüzlerce yıl uzakta Onunla ilk kez öpüştüğün şehir Acı, zehir zemberek bir hüzün Kalbinden gırtlağına doğru yükselir Görüyorsun işte küçük adamları Köhnemiş silahlarıyla saldıran sana Kimi tutsak düşmüş kendi dünyasına Kimisi düpedüz halk düşmanı Diren öyleyse, diren, yılma Yürüt daha bir inatla kavganı Babeuf'u hatırla, Nazım Hikmet'i Bir umut ateşi gibi parlayan zindanlarda Hatırla Danko'nun tutuşan kalbini Karanlıkları yırtmak arzusuyla Ve faşizme karşı, zulme, zorbalığa Düşün acılar içinde vuruşan kardeşleri Kötü şey uzakta olmak Dostlarından, sevdiğin kadından Yasaklanmak bütün yaşantılara Seni tamamlayan, arındıran Ama bir devrimciyi haklı kılan Biraz da acılardır unutma Yıkılma sakın geçerken günler Yaralayarak gençliğini Onurlu, güzel geleceklerin Biziz habercileri düşün ki Ve halkın bağrında bir inci gibi Büyüyüp gelişmektedir zafer. http://www.siirperisi.net/images/sair.gif ATAOL BEHRAMOĞLU |
Mayıs Başı Şimdi herşey sevmek fiilini çekiyor O eşsiz gülleriyle işte mayıs başı Aşk: neşeli, kederli, günücü ve yakıcı Yanık yanık söyletiyor yeşeren ormanları Gövdesine bir dilek kazıdığım ağaçtan Mırıltılar geliyor ve ağaçcık doğaçtan Yaratısı sanarak yineliyor durmadan Geçen güzde göğsüne çizdiğin istenceyi Alaycı alakarganın dalga geçtiği mağara Kaşlarını oynatıp gülümsüyor ormana Hava aşka değin titreşimlerle dolu Öyle göklü ve körpe, seven, mis kokulu Sevdalı yoncalarsa göğe göndermiş onu Ve güneş adım adım dolanırken kubbeyi Esrik çayır kokular döküyor dörtbir yana Öpücükler açıyor dönüp gelen bahara 'Seni seviyorum' diyen mırıltıyla kırda Safransarı, gökmavi, lal rengi ve erguvan Gölcüklerin üstünde, otlaklarda, koyakta Binbir renkte benekler oluşturuyor orda Kokusunu savurup saklıyor çiçeğini Sanki kırın telaşlı, tatlı iletileri Yaygaracı aşkının yazdırdığı pus'lalar Papyadan bir altlığa izlerini yaymışlar İncecik sesleriyle küçük kuşlar ormanda Şarkıcıklar söylüyor peri kızlarına Tatlı bir sır veriliyor gölgelikte herkese Seviyor ve söylüyor herşey bunu sessizce Sanki yanan güneyde, batıda ve kuzeyde Ve altın ışıklarla günün doğduğu yerde Çiçekli çit, sarmaşık ve şakırdayan pınar Ve tepeler ve gölgeler ve o sonsuz tarlalar Dört rüzgarın düzdüğü bir dörtlük söylüyorlar |
MAVILERLE UYANMAK yedi iklim geçer, agarip solan güz isiklarindan yalan pencerelere dogru... uykularda olur ne olursa yanginlar, takvim ziyanlari, gömülü sevdalar... iksir gibi yayilir hücrelerimin rehavetine islakligin düs tüccarlari agir mesaidedir... uykularda olur ne olursa, talanlar ve beton serinligi insaat halindeki asklarin.. uykularda ölür ne ölürse, kipirdayan su gülümseyen yel... yedi iklimin oralarda kavalini kirmiþ bir çobandir gökyüzü, aklinda new orleans heybesinde caz! yedi iklimin bar oldugu yerdedir uykunun alkol imparatorlugu kalabalik avindadir bakislar... uykularda olur ne olursa, bitmez efkar kirlari bazi saçlarda ve ölüm gibi suskunluklar açar derin kuyularda... ve saka gibi ve sarsak sarsak ve kimil kimil bir yaþamaktir MAVILERE UYANMAK en kesif karanliklara kafa tutan gözlerinin mavisine kusanmak... senin kanatlarin var, benim köylü yüregim... operada tezek kokusu bu sehirdeki varligim! .. beni tasiyacak vesaitim yok bu caddeüstü sevdada ellerinden gayri.. 'gayri dayanamam ben bu hasrete' ya beni de yitir ya sen de git beni götürdügün yere... türküleri sev yalan kahkahalardan uzak dur canimin suyuyla yika ellerini.. aklimin maharetiyle giydir en mavi yerlerini... senin adin buzul mavisi! çünkü mavilerde uyur, benden sana geçen sende beni kalkindiran ne varsa! sevdigim, açligimin uzak ufku, her sabah; günesten ne zaman isaret alirsan ne zaman dar gelirse solugun böyle uzun sarilmaklara, fikrini kurcalarsa eger açik korkular, iste o zaman mavilere, mavilere uyandir beni... |
http://www.siirperisi.net/images/siir.gif TEK BAŞINALIK Ben tek başına ne yapabilirim Diye düşündü biri Ve hiçbirşey yapmamaya karar verdi Ben tek başına ne yapabilirim Diye düşündü bir öteki Ve yalnızlığının kuytuluğuna çekildi Ben tek başına ne yapabilirim Diye düşündü bir üçüncü Ve tek başına düşünmeyi sürdürdü Ben tek başına ne yapabilirim Diye düşündü yüzbinler Ve tek başınalıklarını sürdürdüler Ben tek başına ne yapabilirim Diye düşündü milyonlar Milyonlarcaydılar Ve tek başınaydılar Bu arada birileri Onlar adına Karar vermekteydi Tek başına olduklarını sananlar Topluca ortadan kaldırıldılar.... http://www.siirperisi.net/images/sair.gif ATAOL BEHRAMOĞLU |
Karamavi Gündüz karamavi gündüz pınar kuru, yağmur uzak karamavi gündüz su sana doğru geliyorum ak boşluğuma bir el arıyorum hayat kuru, mahçup diyarı terk ediyorum ellerimi cebime koyup gidiyor adımlarım yorgun karamavi gündüz karadelik sonu yolun yarısı eğik yarısı düz ben diyebilmekten uzak karamavi gündüz hiçe hiç diyene bak bir hiçim ben hiçin içinde öksüz dilimin eskittiği kelimeler düz bulduğum yeni bir cümle karamavi gündüz içimde birikiyor hiçlerle ........................................ tam bitti denilen yerde karamavi gündüz gecenin yıldızı, ayı nerde? nerdesin yıllardır aradığım güz? yeniden bakıyorum ömrüme hiç bitmeyecek gibi pürüssüz bulaştı tüm ömürlerden ömrüme bir kara, bir mavi, bir gündüz içimden düşünüyorum hayali gelmiyor gözüme mavikaranlık kelimelerin hiç sönmeyen dili kirlendi içimde su bulanık sonsuzuma deniz karamavi gündüz durdu vakit akan ruhuma deniz tozlar vücudumda, önüm önlüksüz kirli bedenim içimde karamavi gündüz Suçlu Olan Kaderimiz Böyle bitsin istemezdim bu sevda Neyleyim kaderi suçlamaktan başka? Her geçen gün incittik birbirimizi Ne doğsun içime pişmanlıktan başka? Böyle yazılmış kaderimiz bizim Yaşanacakmış kederimiz bizim Kalmasın gönlünde istersen izim Neyleyim kaderi suçlamaktan başka? Gururu kırıldı farkındayım bunun Ağlamak hiç hakkı değildi onun Severken ayrılmakmış aşkta kanuni Neyleyim kaderi suçlamaktan başka? Sana Susamışım Hiçbir pranga zapt edemez artık Zindanları yıkar gelirim sana Hiçbir korku engelleyemez artık Ecele rest çeker gelirim sana Ben sana susamışım ölümüne Her şeyi almışım göz önüne Bir son vermek için sensizliğe Ecele rest çeker gelirim sana Çılgınım deliyim böyle biriyim Hesapsızca çıkar gelirim sana Ben sana adanmış kulun biriyim Ecele rest çeker gelirim sana |
http://www.siirperisi.net/images/siir.gif YAŞADIKLARIMDAN ÖĞRENDİĞİM BİR ŞEY VAR Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır Kopmaz kökler salmaktır oraya Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına İnsan balıklama dalmalı içine hayatın Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın Değişmemelisin hiçbir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana. http://www.siirperisi.net/images/sair.gif ATAOL BEHRAMOĞLU |
| Saat: 21:58 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık