![]() |
sensizlikle geçiremediğim ömrümü, sen varken seninlede mahvetmemeiyim. yalanların tokat gibi inince suratına, sinirinin asıl sebebini benden başka anlayan varmı acaba? kimbilir ben yokken yanında, özlemini giderdiğin insanlar bukadar olurmu yanında. her gidişimde elveda derken sana, dönüşümdeki merhabamı düşünürüm ben aslında. ve sen gidişimin ardından akıttığın yaşlar ardında kimbilir neleri bastırdın vicdanında. kendime yüzleştiğim aynalarda, geçmişim gölgeyken arkamda, seni de çok fazla suçlamaya hakkım yok aslında. ben pişmanlıklarımın tam ortasında ağlarken yana yana, gözlerin ve kalbin git diyorsa bana. boşver üzülürüm die aldırma. acıya bukadar alışmışken bedenim bide sen vur hayasızca KORKMA... |
http://www.siirkolik.com/images/siir.gif Cam Gözler Gözlerini bana ödünç versen Yüzyıllığına İçindeki yıldızlarla Gülüşüne sarmalayıp Ruhundan tat bandırıp Bende alıp onları Döksem kalbimin kalıbına Ve onu açacak Anahtarı olsa Ama onlardan daha Çok ama çok kalsa Gecelerimi aydınlatacak Yıldızlarıyla Gündüzlerimi süsleyecek Aşk kokusuyla. |
DÜslerimde sen, Gecemde gÜndÜzÜmde sen, Ne unutmak istiyorum nede unutulmak istiyorum, çok degil yalnizligima istiyorum seni ben, Usandim hayal kurup yasamaktan gÜzelim, Iste yeter ki yoluna öleyim, Dinmiyor, durmuyor kanayan bedenim, Hani mutluluk vardir, sevgiyi anlatir, Hani geceler vardir, gecelerde bana seni anlatir, Hayallerde degil, yasarken çik karsima, GÜlsÜn artik yÜzÜm gelde yasat gerçek mutlulugu bana, Unutma asigim sana... |
http://www.siirkolik.com/images/siir.gif Canım DostumHaberimi aldığında yetişirim diye çabalama Sen yanıma vardığında beyazlara bürünmüş çoktan Sevdiğimin koynundayımdır Sonsuz arzuyla beni sarmalayan Hem dikilmene gerek yok başucumda Gözlerin ve dudaklarından dökülenler Ardımdan gelir nasıl olsa Uzakta özlem duyacağız Vuslat diye çarpacak yüreğimiz Delicesine hasret yakarken bir zaman Ayrılık bittiğinde o gün, üstünde vaktiyle giydiğim gömlek Sen de bir güzelin koynunda olacaksın http://www.siirkolik.com/images/siir.gif Canım VatanımBuralarda hayat bitti artık Ne çeşmeden akan su Ne gölde yüzen balık Tarlada bahçede meyve yerine ot var artık Buralarda adam mı var Ne adamı bir kuş bile yok Sularla gömülü bir kent İncin top oynayan çıplak körpe topraklar Herkes Şehri mesken tutmuş Bir ben kalmışım Atam burada doğdu burada büyüdü Bende burada öleceğim Varsın burada gömülsün Ama vatandan kaçıp gitmek olmaz Hadi deli Fırat burayı da al canımı da Zaten almak istediğin canım değil miydi Hadi bekletme vatanıma feda olsun http://www.siirkolik.com/images/siir.gif Çal Be Telefon Her an,elim ahizeye uzanır, Ararsın diye beni... İki kulağım dört olur, Bekler telefon zilini. Dilimden düşer,içimden geçirdiğim; Çal be telefon !.. Ay ışığında yazdım bunları, Hani,"mehtap" derler ya. Yıldız dolu gökyüzün varsa, Ölüm dokunmaz sevdana... Uzansan tutacaksın gibi, Ayağının altında Ankara 'nın ışıkları... Uzandım yıldızlara,tutamadım, Ay ışığında yazdım bunları; Ağladım... Ankesörlü telefon yanı başımda, Seni düşünüyorum, Arar belki diyorum... Hadi, Çıldıracağım; Çal be telefon !.. Seni duymak, Ateş etti,gülisatan yüreğimi... Sesini dymak, Bana ne kazandırır ki ?!. Sen uzaksın bana, Yüreğin uzak; Telefonun başında ne bekliyorum ki... Bilmiyorum... Ya telefon çalarsa, Bir kez daha kıracaksın kalbimi belki, Olsun, Sesini duyayım, İyi olduğunu bileyim yeter ki... Herşeyi göze aldım, Yüreğim çatlayacak; Çal be telefon !.. Yıllarca, Evet yıllarca yere çaldım içimi; Ölmedi sevgim, Öldüremedim içimdeki seni ! Ümidimi çoktan gömdüm de mezara, Aşkından kırtulmadı yüreğim... Hayal bu; "gözlerinde gözlerim, ellerinde ellerim" Hep aynı düşteyim yıllardır... Bırak bu aşkı ne olur, Sevgili içim !.. Kulakların çınlasın canım; An beni... Sesini duymak istiyorum; Ara beni... Sevgi adına,sevgi adına, Çal be telefon !.. Bu şarkı çalmasa uzaktan, Vurmasa kulağıma, Belki de seni,anmayacaktım... Gecenin bu saatinde, Mehtap,yıldızlar varken, Gözyaşları içinde, Olmayacaktım... Bu şarkıyı, Birlikte Dinlemiş olmasaydık, Ağlamayacaktım... Hatlar bozuk olmasın, Dua bu... Belki beni ararsın, Yıkma umudumu; Çal be telefon !.. Zil çalıyor, Telefon başkasına... Yıllardır bekliyorum, Bir kez de benim için Çal be telefon !.. http://www.siirkolik.com/images/siir.gif Çanakkale GeçilmezBen desem ikiyüzbin, sen de ikiyüzelli Ne yattığı yer belli, ne de vurulduğu yer Mahşer Conkbayırı'na kurulmuştu besbelli Her Mehmetçiğin göğsü olmuştu birer siper Şehit analarının o göz pınarlarına Şehadet mertebesi akıtmıştı teselli Onsekiz Mart Bindoküzyüz Onbeşinci yıldı Süleyman Sırrı Bey'e sor bak ki daha dündü Batarya Hamidiye, Fransız Bouvet'sine Yaklaşırken mermiler ikiyüz kırk milimdi Tarihte rastlanır mı şehidin böylesine Cideli Mehmet Çavuş bedeni kırk dilimdi Gözüne iniyorken karanlık perde perde Can çekişen dudakta bir tebessüm belirdi Fransız'ın zırhlısı tarihten silinirken Paramparça bedeni sevincinden delirdi Türk milleti kutlasa bin defa zaferini Unutmayacak asla o şehit neferini Kumkale, Seddülbahir müstahkem mevkileri Çok ağır bombardıman ateşine tutuldu Susturduk zannedip de geçmeye çalışırken Son sırıtışında o düşman gemileri Nusret'in döşediği mayınlarda yutuldu Kumkale, Seddülbahir, taş taş üstünde zahir Bir beden kalsa Mehmet, bir taş kalsa da ahir Düşmana set çeker de Boğaz'ından geçtirmez Kanla sular toprağı bir damlasın içtirmez Tarih yirmibeş Nisan, İngiliz ve Anzak'lar Dalga dalga karaya çıkıp da siniyordu Düşmanın tepesine işte Mustafa Kemal Tarihinden kopup da çığ gibi iniyordu 'Kader Adam' deyip işaret eden Churchill Türkler'in tarihini elbette biliyordu Her başkaldırışında o menhus enselere Türk'ün dev ellerinden bir şamar iniyordu Anafartalar'daydı, hem de Conkbayırı'nda Ondokuzuncu Tümen, Elliyedinci Alay Düşmanla arasında kesin bir hesaplaşma Sanmayın ki mahşerde vermesi daha kolay Mehmetçiğin bağrında kurşun tarar kaşağı Bir kefeni olmamış ne kaldı ki kuşağı Kanı mürekkep eyler, yazdırır tarihleri Vermez de bir damlayı, olmaz düşman uşağı Anladı ki tüm cihan ÇANAKKALE GEÇİLMEZ Örtünür meşhedine kefen bile biçilmez |
Ayrılanlar İçin Yollarımız burada ayrılıyor Artık birbirimize iki yabancıyız Her ne kadar acı olsa, ne kadar güç olsa Her şeyi evet her şeyi unutmalıyız Her kaderin tesellisi bulunur, üzülme İnsan ne kadar sevse unutabilir Mevsimler, gelir geçer, yıllar geçer Sen de unutursun bir gün gelir Hiç yaşamamışçasına, hiç sevmemişçesine Unutursun o günlerimizi, gecelerimizi O günlerce gecelerce sevişmelerimizi Her şeyi evet her şeyi unutabilirsin Hatta bütün yazdıklarımı satır satır Kalırsa, içinde bir derin sızı kalır |
Adı hüzün olsun bu gerçeğin. Ayrılığın tekil sızısını hissetmenin Ve senden sonraki yaşantımın, Adı hüzün olsun! Öteki renklerini aldığın, Tek mevsimlik dünyamın, Ve senden bana kalanların, Rotasız başlayan yolculuğumun, Her limanda yüzleştiğim sensizliğin, Adı hüzün olsun! Bir türlü gelmeyen geleceklerin, Bir yarısı sende kalan geçmişin, Ve her gün biraz daha kaybolan iyimserliğimin, Adı hüzün olsun! Gittikçe tuhaflaşan tavırlarımın, Azalan ideallerimin, Alışkanlık haline gelen sıradanlıkların Birbirine benzeyen her günün Adı hüzün olsun! Aklımda kalan şarkı sözlerinin, Anılarını sakladığım kirli odamın, Yağan yağmurun, Cama dayanmış soluk yüzümün, İçimde ağlayan çocuğun, Adı hüzün olsun! Artık gelmeyeceğine olan inancımın, Eksik yüreğimin, göremediğim renklerin, Sensizliğin, yarım kalmışlığın, Adı hüzün olsun! Değişmeyen şeylerin, Aynı filmin tekrarına benzeyen rüyaların, Sadakatini elden bırakmayan gönlümün, İçimdeki yalnız şairin, bu yaşantının, Ve bu şiirin adı hüzün olsun! |
Gözlerdeki günah Sessizlik yırtınırken köşe başlarında Günahlar helal olmuş şeytanın çocuklarına Bir iyilik tutsak edilince haram bakışlara Tarumar olur, Gerçekleri söyleyemez gündüzlerim Sancından acı içinde kıvranır bulutlarım Aniden, Şimşekler çakar yeryüzüne Söyle kavanoz dipli dünya Yüreklerde büyüttüğün günah tohumları için Daha kaç mevsim ağlamalı bulutlar |
Sana kandım bunca zaman Senden eyvah senden aman Alev alev duman duman Tutuşmayı ne bilirsin Aldanmaktan yoruldun mu Acılarla yoğruldun mu Hiç sırtından vuruldun mu Ne bilirsin yağmur olup Çağlamayı ne bilirsin Kahkahalar savururken Ağlamayı bilir misin? Giderken ne büyük sözler etmiştin Ben hiç unutmadım senden ne haber? Ölsem de bu sevda bitmez demiştin Ben aynı aşığım senden ne haber? Dönüşü olmayan yolda mı kaldın? Dağların ardında çölde mi kaldın? Yoksa yabancı bir kolda mı kaldın? Ben aynı yerdeyim senden ne haber? Ağladığın günde mendilin oldum Karanlık gecende kandilin oldum Aşığın esirin, sevgilin oldum Ben aynı sevdalı senden ne haber? Ne zaman baksam gazetelere Aşk dolu bir şiir okumak isterim Varsın Ümit'ten olsun Varsın Nazım'dan Fark etmez Okurum okurum Ellerimdesin! ... Ne zaman baksam resimlere Bir genç kız, bir delikanlı görmek isterim Varsın bir sahilde Varsın bir ormanda varsın bir odada çekilmiş olsun Fark etmez Bakarım bakarım Dudaklarımdasın! Kaç kere yaşadım ben bu romanı Ne zaman sevdimse ayrılık vardı Hep kendim kuruttum gözyaşlarımı Ne zaman sevdimse yalnızlık vardı Sen de git bırak git beni düşünme Kader de, hayat de boşver üzülme Alıştım hasretin her türlüsüne Ne zaman sevdimse ayrılık vardı Alıştım kaderin her cilvesine Ne zaman sevdimse yalnızlık vardı Hasretin bir yangın avuçlarımda Ayrılıp gittiğin o günden beri Ararım gölgeni boş duvarlarda Ayrılıp gittiğin o günden beri Sensiz diken oldu başımda yastık Mutluluğu hangi dolaba astık Odamda ne varsa yüzleri asık Bu nasıl bir duygu bilemiyorum Kimseye ayrıldık diyemiyorum Adını kim sorsa eziliyorum Ayrılıp gittiğin o günden beri Ecelim zamansız gelirse bir gün Ona bu şarkımı dinletiverin Bu en son dileğim, en son sözümdür Benden başkasına gitmiş olsa da O güzel aşkımız bitmiş olsa da Üstünden mevsimler geçmiş olsa da Ona sevdiğimi söyleyiverin Bu şehirde son gecem Beni son kez sarsaydın Gitmezdim bir meçhule Yanımda sen olsaydın! Gözümde duman duman Hayalindir son kalan Yenmezdi beni zaman Akmazdı gözyaşlarım Çatılmazdı kaşlarım Olmazdı yanlışlarım Yanımda sne olsaydın! Ey benim doğmayan sabah yıldızım Geceler mi uzak sen mi uzaksın? Ne zaman bitecek bu yalnızlığım Umutlar mı uzak sen mi uzaksın? Sen misin 'ben miyim' kimmiş yalancı Nasıl yaşarız biz bize yabancı Böyle bir ayrılık ne kadar acı Yolların mı uzak sen mi uzaksın? Terkeden sen oldun niye yanayım Kanayan kalbini niye sarayım Sevgilim deyipte nasıl anayım Sen bana dost bile olamadın ki |
kızgınım sana doğduğun yerde*1 Sual Kaçıncı dereceden hiç bilinmeyenli denklem Zor sorgu Ulaşım engeli engelli koşu sen maratonunda çürük yasemen -delta sıfırın sol tarafı en solu reel olamadın kökün yok senin *2 kırılgansın lületaşı kesik kristal sıfırdan uzak delta uzak sol karmaşık değer kompleks i’lerle dost tilki bilinmezindesin *3 kepir sokak sokağın /kerahet vaktisin Beyin fırtınasında tıkanan fikir Sanal simülasyon İdeandan küçük Kene gözlerin *4 Kümes insanı Gaitası pis kuluçka Yavruya yatmış Kurt çıkarır /huzur çukurunda Mülteci yakarış Kanaat getirir avuçlarında Kül yığını Destur dervişi Meneviş vurgunu Aksak Timur Tuzlu pelte Hiçin içi Ejder nefreti *5 Kelkit suyu Kanlı Çaycuma’da kâğıt gevreği Fön rüzgârı içerimde Soğuk, titrek Küresel erime Her yerimde *6 Harabe gül ta buramda Kalıntı çiçek ASİ çocuk neden ölmezsin neden dökülmezsin denize, |
Seni Çok Özlüyorum Baba… gülünesi bir zaman da üzerime yıkılmış yaşam tonlarca yüklerin kırgınlığında direnirken geçiyor zaman derdin hep güçlü ol eğmesin seni rüzgarlar eğilmedim de baba elimde değil kötü bu zaman bazen konuşuyorum resminle bakıyorsun kimi zaman gülümseyerek bazen kızarak yapma der gibi bakıyorsun kızım aman hiç göremesem de nefesin yeterdi yine bilirdim ki hep buralardasın arkamda dağ gibi kocaman merak eder dururum hala kollar mısın korur musun beni oralardan seni çok özlüyorum baba usandım buralardan |
| Saat: 00:41 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık