![]() |
yalansız düşler bir kıyı kasabasında, buğulu bir camdan bakıyormuşcasına arkada kalmış, geçmiş.... yollar uzayıp giden yollar kaybolmak istedim bilmediğim şehirler de, bilmediğim şarkılar söylemek istedim özgür olmak istedim bir kuş misali çocukluğumu özledim ormanda mantar topladığım, hayvan sürülerini büyük bir zevkle seyrrettiğim günleri kırmızı başlıklı kız değilim kurt beni yemeyecek belki eski püskü elbiseler içinde bir peri beni sinderella yapmayacak aradığım neydi? hayatı es geçmeden yaşamak yaşamak! Tuğba Turan |
YOK Kitabımı sana adamak istedim Gözlerine baktım Gözlerin yok Öpmek istedim Yüzüne baktım Yüzün yok Tutmak istedim elini Elin yok Isıt sözlerimi Yüreğe işleyen kulakların yok Anlat bana bişey anlat Dilin yok Haydi yanyana yanın yok Kitabımı sana adamak istedim Adın yok Güvercin getirdi şiirimi geriye Bu dünyada anlattığın kadın yok.. AZİZ NESİN |
Bir kuş uçtu buluta yakın Söyle bana Haber mi var yüreğinden yana? Bak kar düşmüş çok yakın tepelere Bir çoban sürüsünü yitirmiş Bir kurt en mutlu gününde bir kuzu yemiş Söyle bana Bu zamanlar sana mı akmış? Bir güz, tüm beyazı ile gelmiş kapıya dayanmış Bir sokak, tüm kirleri bu beyaz altında kapanmış Umut yine yaza kalmış Söyle bana Bu gözyaşları bana mı akmış? Kıvılcımları asılı kalmış yürekte Martıları bir tekne peşinde Umarsız kanat çırpmış soğuğa serçeler Söyle bana Kimler kalmış bugüne Saklı imiş delişmen bir kardelen renginde Bakıyormuş soba tüten dumanlar içinde Birileri gitmiş bir yerlere Söyle bana Kim geçmiş senden evvel bu yağmurlardan Kim çalmış ıpıslak bu kapıyı Kime sarılmışım Kime ağlamışım Kimi sevmişim? Söyle bana Gerçekten sen misin kapımda? Ipıslak Sarıldığım Ağladığım Sevdiğim. Söyle bana Gerçekten sen misin deli gibi öptüğüm Beklemiyor gibi yapıp beklediğim Kahretmesin özlediğim. Emel Deniz Oskay |
Al Beni Düşlerinden İçeri... İlmeği kaçmış şapka gibi yaşam, Söküle söküle geçerken gözlerimden.. Örgüsünde biriktirdiğim onca düş'te Düştü yüreğimden.. Başımda biraz toz, Biraz duman geriye kalan. Sen diye feri sönmüş bir çift göz gibi.. Sarkıt ipini , aç pencereni hadi..! Al beni düşlerinden içeri. Kuş kanadında berrak , yalansız ve hafifim şimdi.. Eski bir türküyü mırıldanır gibi, Aşkın dolaylarından geçerken ömrüm Sırat köprüsüne pusu kur hadi.! Azraline suikast düzenleyelim. İlmek ilmek çoğaltalım hayalleri Düşler perisini de çağır gelsin artık, Girsin hayat kovuğumdan içeri. Ağlamasın melekler..... Baharın sesini kanatlarına yamadım Dalında figan eden bülbüle sordum... Aşk sustuğun yerde mi? Uçurum kenarında sol yanıma da değer mi..? Gözlerim ufku deliyor bak. Saçlarım güneşe perde. Döktüm yüzümü hasrete, Kurudu pınarları gamzelerimin. Gel ... Böl şu yüregi de demlensin diğer yarım. Düşlerimde gezindiğim sokaklar gibi yalnızım şimdi Sensiz... Ama artık düşsüz.. Yalın ayak , çırıkçıplak aşksız... Sek sek oynayan çocuklar ilişti gözlerime Kapalı zarflara ikiden bire Taş kaydırırlar hani... Oysa büyümüştük biz. Ürkek ,çekingen... Çoktan hayatın acı yanına iliklendi heveslerimiz... Sibel Çelik |
Sildi Yüreğim Yıllar öncesinde bir akşam üstü, Terkedipte gittin, yandı yüreğim, Ayrılık acısı kalbime düstü, Acılar içinde kaldı yüreğim. Günlerim ay oldu, aylarım asır, Geze geze ayak bağladı nasir, Böyle bir acıyı kalp nasıl taşır, Sevda acıyla göctü yüreğim. İlk defa hissettim, yanıyor yürek, Kovuldum siladan, kalmadi durak, Yardan ayrılmışım, anadan irak, Vatandan, anadan geçti yüreğim. Gösterdi banada hayat yüzünü, Nede çok severdim ela gözünü, Dağladı ateşe garip özümü, Ateşlere düsüp yandı yüreğim. Yıllarca bekledim etmedin haber, Gurbette bağrımı eyledim heder, Yeter artık, bana ettiğin yeter, Senide defterden sildi yüreğim. Hasan İlter |
Muhtacım.... Bir güneş gibi doğdun genç ömrüme. Çocukmuşum demek ki/ Kandım tatlı sözlerine. Işıl ışıl parıldayan o gözlerine. Şimdi bir yudum su gibi muhtacım.... Sesin çınlıyor kulaklarımda yerli-yersiz. Sensiz kaldım/ Ağlıyorum sessiz,sessiz. Gecem gündüzüm/ Hayallerim sensiz. Teninin kokusuna/ Sıcak dokunuşlarına muhtacım. Çankırı dediğin bir küçük şehir. Boğuluyorum bu şehirde,ne olur çağır. Duymak istiyorum uzaklardan seni seviyorum diyen sesini. O tatlı tebessümüne/ Sana muhtacım. Sayılı gün çabuk geçer,biter birgün. Her yokuşun bir inişi vardır,ineriz bir gün. Yanlızlık yaradana mahsuz,bil ki hergün. Kapına dayanacağım/ Sevgine,aşkına,sana muhtacım......... Rifat Çamoğlu |
Üşüyorum Meleğim üşüyüyen titrek ellerimle yazıyorum sana bu şiiri, yoksun yine, sen yoksun ve ben muhtacım sana. muhtacım işte anlasana. ne dokunacak tenin var yanımda, ne de okşanacak saçın. bir garibim bu akşam, içim üşüyor sensiz. kalemi zor tutan ellerimle, bir kez daha yazıyorum sana aşkımı. belki de son kim bilir... geceyi hüzünlendiren bu sisli akşamda. sokak lambalarının altında arıyorum seni. gökyüzü ağladı ağlayacak. bense zor tutuyorum kendimi. bir adım uzağımdasın belki de, belki de görüyorsun beni... yok yok görsen bu halde bırakmazsın beni bilirim. ama üşüyorum meleğim. üşürken bile sana yazıyorum aşkımı bir kez daha, belki de son kim bilir... gökyüzü bile isyan etmiş gidişine anlaşılan. yıldızları bile göremiyorum seni dilemek için. seni bulmak için yürüyorum yürüyorum... yürüdükçe azalıyor umudum, yürüdükçe seni daha çok özlüyorum. ama üşüyorum meleğim... soğuğa aldırış etmeden yazıyorum sana bu şiiri. donmuş parmaklarım şikayetçi değil bundan. bir sigara yakıyorum. yine yazıyorum sana olan aşkımı bir kez daha. kim bilir belki de son kez... soğuğa dayanıyorum da... bir özleminin acısına dayanamıyorum. "aman boşver" diyemiyorum işte seviyorum seni. ağlamak için gökyüzünü bekliyorum. kimse görmesin ağladığımı karışısın yağmura. kimse bilmesin senin bu kadar acı çektirdiğini. ama üşüyorum meleğim. olsun ben yılmıyorum bu aşktan. yine de yazıyorum sana olan aşkımı. ölüm bir nefes yakınımda olmasına rağmen, bir kez daha yazıyorum sana olan aşkımı. kim bilir belki de son kez. belki de son kez... Erdoğan Alarçin |
Aşk Mektupları Bitsin seninle aşk mektupları Seninle başladı, bitsin seninle... Ve gün be gün, ben seni düşünürüm. Sen benim herşeyimsin ey sevgili. Rüzgarlara ezberlettim türkülerimi, Ben hep uzaklara türkü yazarım Sılamsın, sevdamsın, sabır taşımsın Kalemim adından başka ad yazmaz Bu kütükte başka bir ad okunmaz Narına nuruna kurban olduğum Seven sevdiğinden asla yakınmaz Ben sevda bölüğünde kıdemli bir askerim Terhis olsam gidecek bir yerim yok Yüreğimden başka silah taşımam Bütün adresleri iptal ettim Benim senden özge gerçek yarim yok. Sen benim herşeyimsin ey sevgili Ben rol gereği aşık değilim Deme bu garibin benimle işi ne... Aşkım beni teşhir eder, Sesim içime saklanır Aklanırsa adım, seninle aklanır. İstersen durmadan adres değiştir, Gözlerimi bağlasalar da bulurum seni. Ben, türkülerde tanıdım Fizan?ı, Yemen?i Anlasam ki sesim sesine değmiştir, Bütün gemileri yakar gelirim. Bu bir taahhüttür; sına beni.. En deli rüzgarların önüne sür, bulut-bulut, Bir yerde yanlış yaparsam adımı unut. Son kurşunu kendime sıkar gelirim. Bir et kemik torbası değilim ben Bir hasar raporu değil yazdığım Bir aşk mektubudur ey sevgili, Kızıl-kıyametten önce... Ve görmek için bakmaya gerek yok Her dilde güzeldir senin adın Meydanlar sarsılır sen ortaya çıkınca Yeter ki görecek göz, göz olsun. Velhasıl uzun sözlere hiç gerek yok Dil hicâbından lâl olmalı seni anarken Ey benim tabibim, tacidarım Gündönümüdür ben seni bekliyorum BAHAETTIN KARAKOC |
Seveceğim Geceye inat gün ağarmakta Ağaca inat dal çoğalmakta Ölüme inat insan doğmakta Bense sana inat seni sevmekteyim İnat buya hepte seveceğim Samet Atak |
sen benim olsaydın sen deniz olsaydın bense içindeki kum sen gökyüzü olsaydın bense bulut sen sevda masalım olsaydın bense kalemin sen sonsuzluk olsaydın ben ölmezdim sen aşkım olsaydın ben sonsuza dek yaşatırdım sen benim olsaydınnnnnn.... |
| Saat: 05:10 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık