![]() |
ACI Usandım taş basması günler yaşamaktan yalnızlığımı büyütüyorum korkunç yani bağırmak sana sulardan. Her gün yeniden ölmek elinden karanlık adamların yalanla, ekmekle, silahla. Üstümüze bakarken çağlar her çocuk başı okşadığımız suçlu bizmişiz gibi büyüyor avcumuzda. Gözlerinde bile deniz dibi gözlerinde ölüler askerler ve gemiciler halinde. İhtiyar yüreği toprağın buğdayı, elma'sı korkuda. Suskunluğum, utancım büyük sıkıntım kara. Gel dağıt mavini kör kuyular uykuma. Ahmet OKTAY |
Deprem Sen benim kalbimin bakıcısısın Güldeki karanlık yazıdan bir mesel Sussam razı degil dile Konussam derin ve geleneksel Bir hüzündür Dolasır dilden dile Ah bedenin, zakkum bedenin Bir dağyolu tadında Ve ben o yolu kalbiyle bilen Yüzün gizemdir senin, yokluk Acı sessizce yedi dildedir Sevdalar kimdedir, kandedir Ve depremler senin neren? Hilmi YAVUZ |
Eros ile thanatos sana sarı bir yaz gönderdim onu bir Zaman gibi koynunda sakla önce kuytular göle çekildi ayrılık, ayrıldığın yerde değildi herkes, artık, elbette dağ’dır biraz ve sarı yaz senin perden suya gömdün yaprağın adını bir kentin hüznüne benzedin birden aşklar kimliksizleşti: süslü zamanlar! sen ki kendi kendinin özleminden sıkılırdın... sorardın: ‘olur mu, anlamak aşkları eski güllerden?’ işte bir söyleyişin solgun yüzü: artık ne bir anıdan arta kalanlar- dan söz var! ne bir şey! -boşuna!.. ölüm, olmak’tır ve bir söz kanar; yalnız yalnızlıklardır bizden olanlar! onlardı, gittiler... daha gelmeden... bense akşam oldum artık ve akşamlar, benim gövdem... Hilmi YAVUZ |
SİSTE SÖYLENİŞ Birden kapandı birbiri ardınca perdeler... Kandilli, Göksu, Kanlıca, İstinye nerdeler? Som zümrüt ortasında, muzaffer, akıp giden Firuze nehri nerde? Bugün saklıdır, neden? Benzetmek olmasın sana dünyâda bir yeri; Eylül sonunda böyledir İsviçre gölleri. Bir devri lânetiyle boğan şairin Sis'i. Vicdan ve rûh elemlerinin en zehirlisi. Hulyâma bir eza gibi aksetti bir daha; -Örtün! Müebbeden uyu! Ey şehr! -O beddua... Hayır bu hâl uzun süremez, sen yakındasın; Hâlâ dağılmayan bu sisin arkasındasın. Sıyrıl, beyaz karanlık içinden, parıl parıl Berraklığında bilme nedir hafta, ay ve yıl. Hüznün, ferahlığın bizim olsun kışın, yazın, Hiç bir zaman kader bizi senden ayırmasın. Yahya Kemal BEYATLI |
HAYALLERİM PUSU KURUP AKLIMI TUZAĞA DÜŞÜRSE DE BU HATIRA SENİ YAŞATIP BENİ HERGÜN BİTİRSE DE ÇOK SIKILABİLİRSİN CANIN GİTMEK İSTEDE DE BİR KERE DAHA KAL YANIMDA SON BİR KERE DAHA.... |
Bugün Senden Ayrıldım Sevgilim... Bugün senden ayrıldım sevgilim!!! Oturdum sabaha kadar tek damla uyku uyumadan sana bunları yazdım... gittiğinden değil, ayrıldığımızdan değil,öyle anlama, hep yazmak istemişimdir.... hep çok sarhoş olup,seninle düşünmeden konuşmak istemişimdir söyleyeceklerim seni üzse bile... sana karşı bir şeyler saklı olsun istemedim içimde, nasıl gözlerimi anlayıp görebiliyorsan öyle gör istedim yüreğimi!... ama ne yapabildim ne de anlatabildim sana bunları yazık... sırf tepkin ne olurdu diye; sana anlatabilmek için, senin beni anlayabilmen için, hatalar yapmak isterdim ve sana bunları anlatmak, seni bunlar kızdırsa bile... Şimdi anlayabiliyorum kendimi, yargılayabiliyorum gerçekten ve seviyorum ve seveceğim her zaman seni... Bugün senden ayrıldım sevgilim, Hani sen gidince, ölü gibiyim derdim ya, terkedilmiş bir ev gibi soğuk ve yalnız cansız,ruh gibi, manasız! Sen gidince Yapamam derdim ya hayatımın anlamı kalmaz Anlamsız! Şimdi öyleyim işte, hem manasız hem anlamsız, Beni milyon kere yaktın ama dumansız!... ölümü ve seni gözleyeceğim artık yatırıp uzaklara gözlerimi, elbet biri gelirde beni bu çıkmazlardan tutup elimi götürür diye... bir çocuk gibi bekleyeceğim bir çocuk gibi kim bilir belki çıkarda gelirsin bir gün diye... bu yazdıklarıma kızma, çünkü sensiz hayal kurmadım, hep ümit ettim, hep umdum mutluluk çok uzak değil ha ulaştım ha ulaşacağım diye, ama inan sensiz hayal kurmadım... inan sensiz ummadım.... Bugün senden ayrıldım sevgilim, Ayrıldım diye yazmadım bunları, bu yazdıklarım gerçekten tanıdığını sandığını tanıtsın sana, “sevgi yetmiyor” tanıtsın sana... seninle hiç ayrılmayı düşlemediğim için böyle davranıyorum böyle yazılar yazıyorum sana, ama anlamı olmayacak biliyorum , sende bir gün eminim geç kalmışlığın ne demek olduğunu anlayacaksın benim gibi, şimdi anlamanı beklemediğim gibi... şunu merak ediyorum hep; yokluğuma alıştın mı!!! alıştın mı diyorum çünkü varlığıma bir zamanlar alıştığın için... ister kız ister darıl ama biricik, demek ki sen bana sadece alışmışsın... varlığıma, adım anıldığında şeklime alışmışsın ve sen bunu başka şeylerle karıştırmışsın... iyi bir sevgili olamadım biliyorum, ama iyi bir sevici olmuşum kendi kendime , hep de kandırmışım kendimi... birde seninle beraber şunu öğretti bana ister sevgilin olsun, ister can ciğer arkadaşın,ister yarenin, ister dostun, vermeden alamıyormuşsun, bunu!!! ben böyle kandırmışım işte kendimi, başına gelmeyince anlamıyor, öğrenemiyor insan, öğrendik işte sağol sayende... |
Bu Sabah da Senden Vazgeçtim Bu sabah da senden vazgeçtim, bütün sabahlar gibi... güneşin ilk ışıklarına vererek umutlarımı,oyuncak dünyamın kapılarından çıkıp,girdim insan kalabalığına... bu sabah da senden vazgeçtim, kanlı bir gülücük dudağımda... Bu sabah da senden vazgeçtim...insan kalabalıklarında kaybolursam, belki kaybolur diye düşündüğüm içimdeki aşkın,gözlerimde seni aratıyordu insan yüzlerinin tarifsiz derinliklerinde... bu sabah da senden vazgeçtim, paslı bir lanet dilimin ucunda... Bu sabah da senden vazgeçtim...Kadifeden Kesemi takıp dudaklarıma,bir gülücük kondurup gözbebeklerime,girdim dünyanın koynuna... bu sabah da senden vazgeçtim sakladığım hüznüm damarlarımda... Hatırlıyor musun bu sabah da senden vazgeçmiştim... Bu akşam da senden vazgeçiyorum; adresimi değiştirmedim: SENİ BEKLİYORUM, SENDEN VAZGEÇTİĞİMİ GÖRMEN İÇİN!!! |
ADI KONMUŞ AYRILIĞIN Ben o eski ben değilim, çok değiştim elde değil Ben o eski ben değilim, yüzüm gülse içim zehir Ayrılığın sürükleyip kıyılara vurdu beni Kaybedenler kumsalında her gün ağlıyorum Akan yıllar sürükleyip kıyılara vurdu beni Kaybedenler kumsalında seni bekliyorum Esti rüzgarlar Bir şiir oldun dudaklarımda Tarih olmuş şarkılarda Hep seni söylüyorum Adı konmuş ayrılığın çok iyi biliyorum Seni hala seviyorum Günü geçmiş bir sevdayız çok iyi biliyorum Seni hala seviyorum. ERHAN GÜLERYÜZ |
Yoksun Artık Sen varken , yasadigimi biliyordum Sen Varken , Glmekten zevk aliyordum Sen varken, huzurluydum Ama simdi? Sen yoksun artik Geceler izdirap veriyor Hayat bana dar geliyor Glerken bile agliyorum Belkide yasamak istemiyorum Artik sarkida dinlemiyorum Cnk onlarda seni anlatiyor Artik resimlerede bakmiyorum Cnk onlarda seni animsatiyor Biliyor musun? Gneside sevmiyorum artik Oda seni hatirlatiyor bana Sen gnesimdin Karanliklari aydinlatan isigim Ve simdi... Yoksun artik Hersey karanlik Hersey bombos Bir syleyebilseydim sana Seviyorum, gitme diyebilseydim Eminim bu acilari cekmiyecektim Oysa simdi yoksun, yine kaybettim biliyorum, dnmeyeceksin bir daha Biliyorum hersey bosuna Ve biliyorum Seni UNUTAMAYACAGIM asla |
ELVEDA Gidiyorum elveda.. Unuttuğum bir şey varsa sende kalsın.. Ben, unutamayacaklarımı, ister istemez yanımda götürüyorum. 5.Yağmura yürüyorum Evden çıktığımda akşam oluyordu İçimde bir yara hala kanıyordu Gözüm dalıp dalıp o günlere gidiyordu Elim kolum bağlı her yanım titriyordu Tam bu akşam böyle seni düşünürken Çisil çisil bir yağmur başladı, şaka gibi Ağlasam kimse anlamaz yüzüm gözüm sırılsıklam Ruhumu söndürsün yağmur, yanıyorum Allahım Yağmura yağmura yürüyorum İnadına inadına ERHAN GÜLERYÜZ |
| Saat: 03:14 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık