![]() |
Mektup Son bir mektup göndermişsin bana Beni sevmediğini yazmışsın son sayfada Solmuş bir gülde bırakmışsın arasına Gözyaşların damlamış yaprağına Ağlayarak okudum her bir sayfayı Sende değil kendimde buldum hatayı Şimdi bana sor çektiğim acıyı Dinmeyen şu kalbimde ki sancıyı Sensiz geçer mi sandın zaman Ağlayan gözlerim durur mu sandın Böyle kaçmakla biter mi sandın İşte söylüyorum seni hala SEVİYORUM... |
Ne Olur Gel Umutlar gözyaşi olmadan Sevdam sararip solmadan Yalnizlik seni bulmadan Ne olur gel..! Sevdayla yanan yüreğime Aşki gözlerinde bulan gözlerime Yüregimin en husran noktalarinin uğruna Solmaya yüz tutmuş sevdamin hatirina Ne olur gel..! Bitmeyen acilari dindir Gülmeyen yüzümü güldür Bitmeyen Geceleri sona erdir Ne olur gel..! Sevdayla yanan yürek senin olmadanmi sönecek Umutla bekleyen gözler seni görmeden mi körerecek Sensizligimi sen nerde nasil bilecek Ne olur gel..! Mustafa Akgun |
HASRET Denize dönmek istiyorum! Mavi aynasında suların: boy verip görünmek istiyorum! Denize dönmek istiyorum! Gemiler gider aydın ufuklara gemiler gider! Gergin beyaz yelkenleri doldurmaz keder. Elbet ömrüm gemilerde bir gün olsun nöbete yeter. Ve madem ki bir gün ölüm mukadder; Ben sularda batan bir ışık gibi sularda sönmek istiyorum! Denize dönmek istiyorum! Denize dönmek istiyorum |
ARAMIZDA BOYLU BOYUNCA YATAR AYRILIK uykularımın en tatlı yerinde karabasanlar uyandırır beni mavi uçurumlara düşerim her gece her gece uykularım bölünür orta yerinden ben kavuşmalardan yana sen gitmeler peşinde iken aramızda boylu boyunca yatar ayrılık her gece yeniden patlayan aktif bir volkan gizlenir yüreğimde yeni yangınlar başlar en küçük kıvılcımlardan dört bir yanımı ateşler sarar yangınlarımı söndürecek su damlası kadar maviliğini beklerken martılar kanatlarında taşıdıkları yağmur bulutlarını bırakırlar gözlerime ben gelişlerden yana sen vedalar içinde iken aramızda boylu boyunca yatar ayrılık şimdi duvarda sararmış fotoğrafın ve radyoda hüzzam bir şarkıyı katık ettiğim siyah gecede nasipsiz sulardan çekilen ağlara benzer yüreğim boş ve umutsuz Atila Işık |
.:: Sevgi Şiirleri::. Beni bir dağ başında böyle yapayalnız kodular, rüzgarlara, kuşlara, bulutlara yakın, senin etinden, tırnağından ayrı, senin kokundan uzak. Şu anda hiç bir şey mümkün değil. Şu anda her şeyden ayrı, her şeyden uzak ve her şeyden mahrumum ben. Şu anda sadece yalnızlık ve kahır. Sen benim gökyüzümdün, denizim, toprağımdın, Şimdi bir hatıra olamazsın belirsiz, uzak Biliyorsun bazı şeyler vardır elimizde olmayan İşte öyle imkansız birşey seni unutmak. Zannetme ki herşey bitti sevdiğim; Birgün yeşerecek şu sararmış yapraklar. Ve bundan sonra kim severse dünyada; Seni ve beni hatırlayacaklar İnan ki! Kırılmış bir ayna gibi Paramparça, kırık dökük aşkımız Çaresizliğin, ümitsizliğin türküsü Türkülerin en içlisi, en hüzünlüsü Büyük aşkımız Unut benden kalan ne varsa Unutmak tesellidir yalnızlığın Güneşi bir kadeh şarap gibi içip Delicesine sarhoş olmak En güzel tarafı imkansızlığın Hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin? Hep böyle içinde uzak bir ışık mı yanar? Bakışlarında beni dinlendiren bir şey var; Kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin... Ne olurdu saadetlerin en büyüğü İşte ellerimde al, diyebilseydim Anlardın ve hiç gitmezdin, değil mi Bir gün olduğun gibi kal diyebilseydim. Ne zaman seni düşünsem yaşamak güzel Bir bahar bahçesi olur güz bahçeleri En karanlıklarda bile uzanır bir el Kendiliğinden açar sabaha perdeleri Sen bastığın yerde çiçeklerin büyüdüğü Her zaman en güzel, her yerde eşsiz Sen yaprak, sen köpük, sen kuş tüyü Sen sevgi nehirlerimin aktığı büyük deniz Kazımak ulu ağaç gövdelerine adımızı Yazmak her şeyi bir bir kumların üstüne O her işkenceye mahkum olmuşluğumuz O çok sevmek, daha çok sevmek günden güne. Şarkısız ve sensiz kaldığım nice akşamlar Gözlerin geçer aklımdan özlemler içinde Gözlerin bir çigan müziği güzelliğinde Kirpiklerinde keman, bebeklerinde gitar... Bir daha dünyaya gelsem Yine seni severdim Beni üzesin diye Beni deli divane edesin diye Seni görmediğim günler Karanlıktayım, katran gecelerdeyim Cehennem misali bir yerdeyim Bir demir nasıl paslanır, bir elma nasıl çürürse İşte öyleyim... Gözleri namuslu namuslu parlar insanların Gökyüzü inadına mavi Yaşamak inadına güzel Bu şehirde sen varsan... Bütün kadehlerimi hep sana adıyorum Hep senin için bu bir bir boşalan şişeler Umutsuzluğum, sarhoşluğum senin eserin Senin yüzünden bu delicesine içmeler |
Mektup Sana bu yazıyı bir geceyarısında yazıyorum Özgürlüğün zirvesinde sohbete dalmış yıldızlar Hazin bir şarkl tutturmuş maziden kalan Zavallı dünya habersiz zavallı dünya sağır Bir tek ben dinliyorum Derken kayıp gidiyor yıldızlardan biri Bir intikam fişeği gibi saplanıyor karanlığın karnına Senin namına yıldızLarı kıskanıyorum Kimbilir kaç ışık yılı uzakta İmanım gibi biliyorum vakit ayrılık vaktidir Ve gazinolarında şairler mısra arıyorlar masaların altlarında Kanını içiyorlar bilmeden cennet otlarının Ben ise yurdumun en sert tütününden bir sigara sarıyorum Dumanını ciğerlerime değil ta iliklerime kadar çekiyorum Ne kadar ceylan varsa Asya collerinde Domaniç yaylasında ne kadar dizginsiz at Başlıyorlar koşmaya kılcal damarlarımda Sıcak solukları yalarken alnımı Toynaklarımı hissediyorum alyuvarlarımda Sana bu mektubu evimin balkonundan yazıyorum Elimi koyuyorum tam yüreğimin üstüne Birbirimize verdiğimiz sözLeri hatırlıyorum Ulu kayalar parçalanıyor beynimin bir yerinde Bir yerinde demirden dağlar eriyor Sana olan sevdamı yineliyorum Ve bildiğin sebeplerden ben gelemiyorum Ve yine biliyorsun ki sevmedim sıcaklığından başka bir şeyi Başı dumanlı dağları, dolunayı, ufukları Birde rüzgara tutulmuş saçlarını sevdim Önce Allah sonra genlerim şahit Sevdamı ilelebet yüreğimde saklayacağım Ve şairler doğruluyorlar masaların altlarından Parmaklarının ucunda geleceğin karanlıkları var Benim kalemimden kan değil aşk damlıyor Ve geceler boyu böylece geleceği emziriyorum Kahrolayım sevmedim gözlerinden baska bir seyi.. Bir de Seni çok Sevdim.. |
.:: Sevgi Şiirleri 2::. Dayanmak zor yalnızlığına akşamların Unutmak mümkün değil seni bir şarkı gibi Ağır ağır ilerleyen bu zaman içinde Her an bir sarhoşluktur sensizliğin verdiği Bir gün anlarsın hayal kurmayı; Beklemeyi, ümit etmeyi. Lanet edersin yaşadığına... Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın.. Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın. Bir pınarsın içilen ama hiç kanılmayan Seveni yanıltmayan, sevince yanılmayan Özlenen sen, özleyen sen, özleten sen Varken doyulmayansın, yokken dayanılmayan Her şey sağır içimde ne şiir ne musiki Dünyadan bezginliğim dünyalar kadar eski Öylesine çözülmüş, öyle dağılmışım ki Bu ne bitmez ayrılık bu ne özlem diyorum Beni çağırdığını bir defa duyabilsem Avuçlarımda ateş, yorgun gözlerimde nem Aşarak denizleri bir gün kapına gelsem Başımı duvarlara vurup ölsem diyorum Dün kopan bir yapraktı,düşen bir kuru daldı Bugünden güzel değil bulacağın yarında Aç ellerini bir bak yanan avuçlarında Dün gitmiş yarın yok bize bir bugün kaldı demek o beni sevmiyor demek o beni anlamıyor bana içkimi verin bana kadehimi verin bir daha ölmek istiyorum Bir yerlere varmadan, nasıl böyle Hiç durmadan akıp gidiyor günler Yaşam diye verdiğin bu mu söyle O mu sırtıma sapladığın hançer Sevdimse; verdiğin yürekle sevdim Sen açtın bu ufku karşımda sonsuz Yürüdüm bir yolun sonuna geldim Yıkık, üzgün ve paramparça onsuz Zamanlar kalleş şimdi, herşey artık bir oyun Manzaralar hüzünlü insanlar ağlamaklı Bir akşam getir bana, gizlice ve en saklı Saatleri birer birer dudaklarında sun Duymak nedir bilir misin? Duymak, ama anlatamamak Tam dilinin ucuna gelmişken söyleyememek 'Seviyorum' diyememek Yani ölümü yaşamak nedir bilir misin? Yokluğun sırtıma saplandı bir bıçak gibi Akıtır taşa, toprağa kanımı Dünya seninle aydınlık ve güzeldi Şimdi bin güneş doğsa götürmez karanlığımı seni arıyorum kalabalık caddelerde, tanımadığım insanlar geçiyor, sen yoksun.. perişan hayallerimin başladığı yerde, sana sesleniyorum, duyuyor musun? beyaz güller açtı bahçelerde , sevdiğin.. ya o karanfil , baygın kokulu çiçek. gel yalnızlık bahçeme beyazlar giyin, anladımki bu ömür sensiz geçmeyecek. yalnız sen varsın beyaz gülüm, evde bahçede ve sokakta, bir eylül akşamı gördüğüm , o beyaz hayalsin uzakta.. yeter.. gel artık yeter.. karanfiller açtı gel kış bahçesinde , güller beyaz güller açtı gel |
Benim içim acımaz mı sanıyosun Ben giderken yarım sende kaldı bilmezmiyim Her karanlıkta aklımda sen Her şarkıda ağlayan ben Senden gittim diye vicdansız mı sanıyosun Her sabah uyandığımda hala ilk merhaba sana her sabah uyandığımda yanımda öksüz bi günaydın alınmadık belli sahibi öğlen uykusunda |
.:: Sevgi Şiirleri 3::. Ayrılık diye bir şey yok. Bu bizim yalanımız. Sevmek var aslında, özlemek var, beklemek var. Şimdi neredesin? Ne yapıyorsun? Özleme bir diyeceğim yok. O kömür kırıntıları arasında parlayan bir cam parçası. O nefes alışı sevgimizin, kavuşmalarımızın anlamı. O tek güzel yönü bekleyişlerimizin. Verdiğin bütün acılara dayanıyorsam; Seni özlediğim içindir. Beklemenin korkunç zehri öldürmüyorsa beni; Seni özlediğim içindir. Yaşıyorsam; içimde umut varsa, Yine seni özlediğim içindir. Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın, Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın, Öylesine yıktın ki bütün inançlarımı; Beni bensiz bıraktın; beni sensiz bıraktın. Kucağımda bir yığın Meyvası ayrılığın, Ben yine geleceğim Benim küçük meleğim. Bırakma beni sevdiğim Gidişine dayanamam Hasret gözyaşlarımla Kendimi avutamam Ben senin en çok gözlerini sevdim Kâh çocukça mavi, kâh inadına yeşil Aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar Hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne Tuttum, ta içime oturttum seni Aldım, okşadım saçlarını, öptüm İçtim yudum yudum güzelliğini Ölme diyorsan; gitme kal öyleyse Sarıl sımsıkı, tenim ol, beni bırakma Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan Benimle meydan oku her çaresizliğe Ne güzel ellerin var incecik Ne güzel saçların var sapsarı Anlasana o yalansız gözleri Düşündükçe baştanbaşa özlem kesiliyorum Bu engeller bana göre değil oysa Ben bu dağları aşarım Geçerim bu denizleri, korkma İşte düştüm yollara Dur, bekle beni, geliyorum Bütün sevgililer, dostlar gitti Bir sen kaldın kadınım beni terketmeyen Batan gemilerin kaptanları gibi Denizlerin ortasında ölümü bekleyen. Özledim sesini ne olur konuş Bir gül açtır zamanların ötesinden Karanlıklar içindeyim, kapkarayım bugün gel Gök mavisinden, deniz mavisinden Bana bir şarkı söyle İste ayrılık bu; hiç beklemediğimiz... O ikiz kardeşi ölümün. Anlıyorum bir daha görüşemeyeceğiz Sakın ağlama ve bir şey söyleme bana İnsan ayrılırken bile büyük olmalı. Seni alıp uzaklara giden otobüs Benim üzerimden geçer hışımla Devrilir, bakakalırım ardından Bir sel gibi akan gözyaşımda... Artık ne yapsam boş, teselliler faydasız Karanlık gitgide en derinlere çeker beni Çaresiz, bütün sokaklarında bu şehrin Böyle perişan beklerim dönmeni |
HERKES GİBİ Gönlümle baş başa düşündüm demin; Artık bir sihirsiz nefes gibisin. Şimdi tâ içinde bomboş kalbimin Akisleri sönen bir ses gibisin. Mâziye karışıp sevda yeminim, Bir anda unuttum seni, eminim Kalbimde kalbine yok bile kinim Bence artık sen de herkes gibisin. |
| Saat: 16:08 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık