![]() |
Acılara Tutsak Neden bu yaşam böyle Soğuk kuru buruk? Neden gecem, gündüzüm bir, Işıklar.. kopuk kopuk? İçimdeki bu hiçlik Uzar da gider, uzar da gider. Yaşamak istiyorum bir sevmelik Bu kadarı bana yeter. Mutsuzluğun karanlık yollarında kör, Zaman gerçeğine tutsak olmuşum. Yenik düştüm acılarıma durdu asansör - Dört duvar arasında - Kendime yasak olmuşum. Umutlarımı yiyorum Işıksız, neşe’siz, tedirgin. Ve ben yalnızlığımda tek. Acılar sonsuz, acılar geniş, acılar zengin. Zaman gerçeğine tutsak olmuşum, Kendime kendim yasak olmuşum. Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
KALBİM Göğsümde 15 yara var!. Saplandı göğsüme 15 kara saplı bıçak!.. Kalbim yine çarpıyor, kalbim yine çarpacak!!! ' Göğsümde 15 yara var! Sarıldı 15 yarama kara kaygan yılanlar gibi karanlık sular! Karadeniz boğmak istiyor beni, boğmak istiyor beni, kanlı karanlık sular!!! Saplandı göğsüme 15 kara saplı bıçak. Kalbim yine çarpıyor, kalbim yine çarpacak!... ' Göğsümde 15 yara var!. Deldiler göğsümü 15 yerinden, sandılar ki vurmaz artık kalbim kederinden! Kalbim yine çarpıyor, kalbim yine çarpacak!!! Yandı 15 yaramdam 15 alev, kırıldı göğsümde 15 kara saplı bıçak.. Kalbim kanlı bir bayrak gibi çarpıyor, ÇAR-PA-CAK!! |
Menekşem Günbatımı yada doğumu fark etmez Aslında o küçük vazonun içine düşmüş pembe çiçekler isteğim Sana aldığım menekşelerin dibine. Umut bu ip İki kıta arasında Parçalarcasına ayırmış yaralar Ve hekimi bu aşk. Güler yüzlü bir güne merhaba Dokunmak önemli Hissetmek daha fazla Ve gözlerinden cennetin ışığını görüyorum Gündoğumum Adın önemsiz Gözünün renginden İçini gösteren Korkma Yerdeki pembe parçacıkları toplarız birlikte Yerlerine koyarız menekşem... |
Zalim Bu şiir sanadır iyi dinle... Dinle ki, Bana dair ne varsa Ve ne varsa yalan yanlış yaşadığımız Herşey ama herşey yüzleşecek bu mısralarda... Bugün haber aldım senden Defalarca çarpıp nefretin kapılarını Sokaklara vurdum kendimi. Serseri kaldırımlar ayağıma dolaştı, Yalanlarla soğuttum yüreğimi Kahrettim, kan kustum ama hep sustum Bilir misin kaç kereler seni düşünüp de, Gizli gizli ağladım, Sen ki celladı olmuştun hayallerimin Umutlarımın katili... Ve genç bir ömrün acımasız azraili Her gece çalıp rüyalarımın kapısını Beni dirhem dirhem öldürdün Dünyayı dar edecektim sana Önümde diz çöküp yalvaracaktın Bensizliğin acısı oturduğunda içine Yokluğum ilmek olup dolandığında boynuna İpini çekecektim, olmadı yapamadım. Bilir misin kaç kereler seni düşünüp de, sana içtim Şerefine değil, ********liğine... Ben seni mi sevmiştim? Sabahlara kadar ağlayıp kuruttuğumda göz yaşlarımı Kimse sormadı halimi, kimse acımadı. Şarkılarla dertleştim birbaşıma... Unuttum deyip kutladığımda sensizliği Silmek için gözyaşlarımı aynaya her baktığımda Gözlerimde seni buldum. Başucuma resmini koydum, Nasıl da acımasızdı bakışların Nasıl da zalim, Ben seni mi sevmiştim? Kırık dökük bir bahar mı kalacaktı senden geriye Ve ihanetin hiç dinmeyen sancısı... Seni benden çalacaklar mıydı? Bir kuş gibi uçup gidecek miydin yüreğimden, Bir daha dönmeyecek miydin? Hangi ***** kurşunla bitti bu mavi sevda? Ağlamak neyi değiştirir ki Herşey bitti artık herşey bitti Sen hayallerimin celladı, Umutlarımın katili ve zavallı bir ömrün acımasız azraili, Beynimdeki tek kurşunla vurdum kendimi, Gelip alabilirsin emanetini... |
Merhaba! Bekliyorum! Buyurmaz mısın Gönlünde sevgilerin coşkusu Yüreğinde aşkımın bahar esintisi dolaşan Merhaba canım merhaba cananım Merhaba ey güzel sevgili,merhaba! Seni düşünmeden geçen saat bir kenara Aşkınla yanıp tutuşan bir meşaleyim ben Her an aklımdasın,her yerde seni arar gözlerim sarılmak istiyor ellerim dans kıvraklığındaki bedenine bakmak istiyor saatlerce gözlerim,şelale gözlerine vakum gibi çeksin beni varsın kaybolayım,engin gözlerinde.. ……… mimarı sen,dekoru sen olunca konak oldu virane yüreğim kırmızı halılarla döşendi yollar,güller serpiştirildi dört yana kapılar sonuna kadar açık vuslatı bekler gönlüm,aşkına yanık gelmez buyurmaz mısın?ateş topu aşkımı söndürmez misin? Diz çöktüm yoluna gönlümde açan bahar çiçeği Yanıyor bağrım olmaz mısın tatlı-tatlı esen bir esinti, rüzgar gülü Lamba yok,fener yok yollarda, yıldızlar da yok ki semada Karanlıkta yürüyemem ben, sensiz yolun sonunu göremem ki ben Işığım olmaz mısın? Ay’ım olmaz mısın? Yönümü çizen pusulam olmaz mısın? Görmez misin?kor ateş oldu yanar-yanar yüreğim Zalim olamazsın?zulüm edemezsin? Çarelerim sensin! Umudum sen! İşte.. tek sen! |
Babama Selam Söyle Karlı bir akşamdı ankara'da; Son kez elele yürümüştük, Bitmesin istediğimiz yola. Kısacık beraberliğimizin bütün anılarını sığdırmıştık. Yazarsın bana demiştin. Bende yazarım sana sık sık. Ağlıyordum.... Sen görmeyesin diye kaldırmıyordum başımı. Elimi daha sıkı tuttun, Anlıyordum.... Bu ayrılığa dayanmıyordu kalbim, Öğrettiğim çiçek adlarını unutma dedin, Kelebekleri kitap arasında kurutma, Sık sık fotoğraf çektir, yolla bana, Kitaplarım sana emanet, İncitme kimseyi, kin büyütme kalbinde... Beni bekle... Yol bitti, gidiyordun artık; Sokakta gördüklerimi, filmlerdeki aktörleri sen sandım bir süre, Kin büyütmedim kalbimde söz vermiştim sana diye, Kitaplarını okudum, kelebeklerine dokunmadım, Öğrendiğim çiçek adlarına yenilerini ekledim, En çok fesleğeni, çoban heybesini, akşam sefasını sevdim. Seni beklerken çok şey öğrendim, Yolunu gözlediğim, sevdiğim ilk adam... Nasıl olsa bulacaktır diye, her görüşümde aynı sesle seslendim Uçak, babama selam söyle! Beni kötü rüyalardan uyandıran sevdiğim ilk adam... Bir bilsen seni nasıl özledim... Kar yağıyor şimdi, otuz yaşım bitti, Kitapların bende, kelebekler gibi kar taneleri, Kendi yolumda yürürken hiç unutmadım o cümleyi; Selamını aldım babacığım, Kin büyütmedim kalbimde.... Küçük kızının gözleri hala senin çiçeklerinde. Uçak, babama selam söyle! Uçak, babama selam söyle! Sevgi ve Dostluk Sevgi ve dostluk Kavgayı, bir yaprağın üzerine yazmak isterdim sonbahar gelsin yaprak dökülsün diye Öfkeyi, bir bulutun üzerine yazmak isterdim yağmur yağsın bulut yok olsun diye Nefreti, karların üzerine yazmak isterdim güneş açsın karlar erisin diye ...Ve dostluğu ve sevgiyi, yeni doğmuş tüm bebeklerin yüreğine yazmak isterdim onlarla birlikte büyüsün bütün dünyayı sarsın diye |
Merhametin Yoksa Rahatsızmı ediyor yazdıgım siirler Ver yırtıp atayım onları Merhametin yoksa Şu can ölmek için gelmiş dünyaya İstersen al canımı yaşatma Merhametin yoksa. Aşk bahçemde büyür Açar yeşillenir çiçekler Binlerce öter kuşlar O güzel kuşlar ve böcekler O en güzel,can yoldaşı Taş kalbine hükmedecekler Gel yok et onları,öldür Merhametin yoksa Olmadık bahaneler bulup ayrılmak Asla bu sevgimi ne azaltır Nede senin vicdanını rahatlatır Bunun böyle sürmesi Temiz kalbi karartır İstiyorsan gel karart Merhametin yoksa. |
http://www.siirkolik.com/images/siir.gif Adını KoyamadığımsınNe zaman tanıdım seni diye düşündüm Dün gece Bulamadım Sanki hep vardın bir yerlerde Saklanmış Ve bir anda Ortaya çıkmıştın Sen Zamanda bulamadığımsın Ne kadar sevdim seni Sevgi... aşk Tutku... hayal Sanki hepsinden de öte Kalbimde En derinde Bir Duygusun Sen Adını koyamadığımsın Bitecek ve gideceksin bir gün Biliyorum Sen bende kalacaksın Ama Ben sende olacak mıyım Bir soruyum Sen de Cevabını bulamadığım... |
Ben Sana Mecburum Ben sana mecburum bilemezsin Adını mıh gibi aklımda tutuyorum Büyüdükçe büyüyor gözlerin Ben sana mecburum bilemezsin İçimi seninle ısıtıyorum Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor Bu şehir o eski İstanbul mudur? Karanlıkta bulutlar parçalanıyor Sokak lambaları birden yanıyor Kaldırımlarda yağmur kokusu Ben sana mecburum sen yoksun Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur Tutsak ustura ağzında yaşamaktan Kimi zaman ellerini kırar tutkusu Birkaç hayat çıkarır yaşamasından Hangi kapıyı çalsa kimi zaman Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu Fatihte yoksul bir gramafon çalıyor Eski zamanlardan bir Cuma çalıyor Durup köşe başında deliksiz dinlesem Sana kullanılmamış bir gök getirsem Haftalar ellerimde ufalanıyor Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem Ben sana mecburum sen yoksun Belki Haziranda mavi benekli çocuksun Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun Bütün ıslanmışşın tüylerin ürperiyor Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor Ne vakit bir yaşamak düşünsem Bu kurtlar sofrasında belki zor Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden Ne vakit bir yaşamak düşünsem Sus deyip adınla başlıyorum İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin Hayır başka türlü olmayacak Ben sana mecburum bilemezsin.. Attila İlhan Beklenen Ne hasta bekler sabahı Ne taze ölüyü mezar Ne de şeytan bir günahı Seni beklediğim kadar Geçti istemem gelmeni Yokluğunda buldum seni Bırak vehmimde gölgeni Gelme artık neye yarar Necip Fazıl Kısakürek |
Bakarsın bir gün yine çıkıp gelmişim turna kanatlarına yükleyip yüreğimi olur mu olur , olmaz deme sakın gözlerimde nazlı bir bahar dudağımda gönül türküleri günaydın demişim dostlara, gülaydın demişim düşmüşüm yüreklere bir tomurcuk gül gibi belki bir sabah bakarsın yine beraber bir bulut çizmişiz Munzur’un göğüne dudaklarımızda o eski ıslık yaylalara çıkmışımız halaylarla, türkülerle olur mu olur olmaz deme sakın bakmışsın çiçek açmışız saksılarda kırlarda sarmaşık olmuşuz ikimizin yüreği ile sevdalanmışız sarılmışız bir gelin çiçeğine yeni doğmuş bir bebek gibi yeniden gülümsemişiz dünyaya merhaba demişiz hayata olur mu olur olmaz deme sakın özlemlere kar yağınca gönül dağlarında bakmışsın yine beraber çıkmışız yaylalara dağ çiçeklerini koklamışız her gece bir yıldız düşürmüşüz toprağa yüreğimizden birlikte söylemişiz sevda türkülerini birlikte sevinmişiz , birlikte üzülmüşüz kekliklere yoldaş olmuşuz yamaçlarda çağlayanlarda yıkanmışız olur mu olur olmaz deme sakın bakmışsın bir gün çıkıp gelmişim sarılmışız kırk yılın hasretiyle gözlerimizde iki damla duman yeni bir güneş alıp dalımıza nar gibi düşmüşüz yola bir sen bir de ben yorgun hayatlarımızın akşamında üşüyen yaralarımız saçı ağarmış umutlarımızla dertleşip gitmişiz kolkola unutmam seni sen gönül dostumsun gülüşü gül kokan yüreğini yazamadığın şiirlere sakladım şiirleri yüreğime unutmadım son sözlerini, gülen gözlerini şimdi her gece bir mektup yazarım sana bulutlara, rüzgarlara, yağmurlara atarım unutmadım korktuğumuz geceleri okuduğumuz kitapları, gezdiğimiz yerleri yediğimiz dayakları babalarımızdan görmesek de biribirimizi, duymasak da sesimizi buluşuruz bir gün elbet gönülden gönüle giden o uzun yolda üşüyorsun şimdi belki unutma dostumsun sen gülüşü gül kokan her zaman açık gönül kapım .... sen öldün beni de öldürdüm yüreğime gömdüler seni |
| Saat: 16:07 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık