![]() |
Herşeyim Sen Herşeyim Sende Adın bir türküdür dilimde Düşlerim hep sevda telinde Kapanmaz Yara var gönlümde Derdim sen dermanımda sende Gökyüzüne yoldaş şu denizler Karabasan gibi çökünce geceler Hüzünlerimi dağıtamaz şişeler Hüznüm sen mutlulukların sende Güvendiğim dağlara yağınca karlar Artık dönülmez olunca tüm yollar Senin için yanan kan kızıl yaşlar Yangınım sen küllerimde sende Kar altında açmak için bekleyen Boynu bükük ben bir kardelen Hatıralardır içime kokusu sinen Geçmişim sen geleceğim ise sende Hakan Aydın |
Sensizlik İçim yanıyor Her zamankinden daha çok Acı veriyor Yanındayken kavuşamamak Bakamamak doyasıya gözlerine Titretiyor bedenimi Sensizlik ölümün ta kendisi İnkar ediyorum her kelimeni Hatırlamıyorum sevmiyorum diyorum Gitmenden korkuyorum Bir bilsen kalbim neler diyor Gitme gitme kal bu gelişinle Çok çok seviyorum Sensizlik kapkara Derin acılarla dolu Ne olur sevdiğimi bil bilme Kaçma korkma Gitme Kal kal bu gelişinle Sensizlik öldüğüm andır ....... Alıntı...... |
Eğer Bakışlarına yazdığım şiirleri. Yırtmadıysan eğer; Bir kez daha oku. Ucunda ölüm yok ya. Ve seni; Ne kadar çok sevdiğimi. Bir kez daha anla ne olur. Anlayamazsan eğer; Diyecek sözüm yok sana. Kabahat benim. Boynuna sarıldığım resimleri. Yakmadıysan eğer; Bir kez daha bak. Kimseler bir şey demez ki. Ve seni; Ne kadar çok sevdiğimi. Bir kez daha gör ne olur. Göremezsen eğer; Diyecek sözüm yok sana. Kabahat benim. Endamına aldığım entarini. Eskiciye vermediysen eğer; Bir kez daha giy. Kıyamet kopmaz ya. Ve sende; Ne kadar çok beğendiğimi. Bir kez daha gör ne olur. Göremezsen eğer; Diyecek sözüm yok sana. Kabahat benim. Nihat İlikcioğlu |
Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü Kar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsü Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman. Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden Dağlar çivilendikleri yerde çürümeden Bebekler hayta hayta yürümeden Geleceğim diyorum, geleceğim sana Ne olur kesin bir takvim sorma bana -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman. Beklesen de olur, beklemesen de Ben bir gök kuruşum sırmalı kesende Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde Hangi ses yürekten çağırır beni sana Geleceğim diyorum, takvim sorma bana -Ihlamur çiçek açtığı zaman. Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine deydi Sevda duvarını aştım, sendeki bu tılsım neydi? Başka bir gezegende de olsan dönüşüm hep sana Kesin bir gün belirtemem, n`olur takvim sorma bana -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman. Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden Yaralarıma en acı tütünleri basacağım ben Yeter ki bir çağır beni çiçeklendiğin yerden Gemileri yaksalar da geleceğim sana On iki ayın birisinde, kesin takvim sorma bana -Ihlamur çiçek açtığı zaman. Bak işte, notalar karıştı, ezgiler muhalif Hava kurşun gibi ağır, yağmursa arsız Ey benim alfabemdeki kadîm Elif Ne güzellik, ne de tat var baharsız Güzellikleri yaşamak için geleceğim sana Geleceğim diyorum, biraz mühlet tanı bana -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman. Ihlamurlar çiçek açtığı zaman Ben güneş gibi gireceğim her dar kapıdan Kimseye uğramam ben sana uğramadan Kavlime sâdıkım, sâdıkım sana Takvim sorup hudut çizdirme bana Ben sana çiçeklerle geleceğim -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman. Bahaeddin KARAKOÇ |
Herşey bir oyundu hayatımda... Saklayıp sarıldığım o aşk! O kendini gizleyiş. O deli kaçış. O yanış. O bitiş. Yalnız külüm hakikat... Bir oyundu beyazlarım... ''Evet''lerim yalan! Hilebazların ortasında Ruhum talan... Kalbim talan! Sen indirince duvardan o resmi Kalbime bakamadım... Aynaya bakamadım! Bir daha hiç Bakamadım o resme... Gözlerime kan düştü... Savurdun kalbimin simlerini.. Ömrüme bir âh düştü! Parça parça... Didik didik... Canımı acıtan; Yoruldum sormaktan o meçhul fâile... 'benim ne işim vardı o sahnede ?' Artık oynamak istemiyorum...! |
İçinde hasret yoksa Sevdalarımın Haram olsun bana Zıkkım olsun Bir damlası bile Gözyaşlarımn Nefesim hasret kokar Hasretim gül kokar Sevda bahçelerinde Gül derim sevdalarıma Kırmızı beyaz pembe Ben sarısını severim Gülüm sarı gülüm Hüseyin Karayel |
Yemyeşil Düşler Can dediğim, kanımda, ölürken tüm hücreler, Hiç çiçek toplamadım, şifa için olsa da. Başka bahara kaldı, bak geriye dönüşler, Umudunu kaybetme, yeşerecek solsa da. O kadar az kaldı ki, senden, benden ve bizden, Yitirmektendir korkum, bakma cesaretime. Tökezlesem de an an, bitse güç el ve dizden, İstemem anahtarım, yanmam esaretime. Yalanları sevmedim, beyaz olsalar bile, İçten bakmayan göze, ışıklarım sönüktü. Dönmedim köşelerden, aldanıp binbir dile, Bilmesen de cananım, yüzüm sana dönüktü. Biriktir ellerini, yaşımı sileceksin, Sen ki sakın kendini, elin tutmasın kiri. Anlamsız mı yaşamak, bunu sen diyeceksin, Ya yalnızlık ya da sen, ya da artık hiçbiri. İstesem de yaşamam, umutlarım olmasa, Bir başım ve bir de ben, giderim buralardan. Bilinç yitik, ömür az, sözün cana dolmasa, Dinlensin şu yüreğim, yorgunum avazlardan. Gözlerinden geçsin hep, sevda yüklü bulutlar, Bitmesin istiyorum, gördüğüm pembe düşler. Yanıtsız kalmasınlar, kalmasın hiç sorular, Biz ve ülkem yemyeşil, gönlüm hep böyle düşler. Yonca Aslan |
Olmalıydın Şimdi burada sen olmalıydın Çıplak kalmalıydı harfler Giydirmeden sevgi sözcüklerini Sen olmalıydın yanımda Bir yere varsın diye değil gelişlerimiz Varmadan sonsuza yürüyüşlerimiz Sen olmalıydın yoldaşım Soluğumun ısısında Sesimin tınısında Gözlerimin buğusunda sen olmalıydın Gelmeliydin, bu bahar esintisiyle Bekleyen yüreğin ezgisiyle Yalınkılıç, sade, kimsesizce Dökülmeliydin tenime damla damla Bu âlem sen kokmalıydı Şuan şurada yanı başımda Sessiz haykırışımda Yokluğuna direnişimde Varlığınla sen olmalıydın. Sümbül İlyas |
Zaman zaman gökgürültülü Zaman zaman sağanak Hiç dinmeyecekmiş gibi Yüreğimin yağmurları Kara bulutlara inat Sabır ekmeli toprağa Sıcak tutmalı umutları Kim bilir belki bir gün Gülümser gökkuşağı... Ayşe Şentürk |
SEN GELMEDİN Gün battı Çoktan açtı gece sefaları hasret bahçesinin Kuşlar çoktan döndü yuvalarına Sulara selam veriyor akşamın hüznü Yağmurlar geldi ellerinde güllerle Gelincikler geldi kapıma kan rengi karanfiller geldi Sen gelmedin… Yelda gecelerde Hercai menekşeler ortağı oldu düşlerimin Uzun bir türküyle düştü yalnızlığıma martılar Ayın sevdası geldi gelinlik göçmen bir kızın yarım kalmış bohçasıyla Kayan bir yıldızın gözyaşı geldi elemi geldi yası geldi; Sen gelmedin… |
| Saat: 23:28 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık