![]() |
Acılara Tutsak Neden bu yaşam böyle Soğuk kuru buruk? Neden gecem, gündüzüm bir, Işıklar.. kopuk kopuk? İçimdeki bu hiçlik Uzar da gider, uzar da gider. Yaşamak istiyorum bir sevmelik Bu kadarı bana yeter. Mutsuzluğun karanlık yollarında kör, Zaman gerçeğine tutsak olmuşum. Yenik düştüm acılarıma durdu asansör - Dört duvar arasında - Kendime yasak olmuşum. Umutlarımı yiyorum Işıksız, neşe’siz, tedirgin. Ve ben yalnızlığımda tek. Acılar sonsuz, acılar geniş, acılar zengin. Zaman gerçeğine tutsak olmuşum, Kendime kendim yasak olmuşum. Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim |
Mutluluk Sabah bir arkadaşım benden habersiz Bana kürt böreği sarmış paketlemiş Çaylar benden, Bu ne büyük bir keyifmiş, Bilgisayarımın sağ köşesinde msn ye Kod ismin gelmiş Bir tuş uzaklığında yanımda, Mart ayında bir ofis sıcağında Mutluluk ay ışığında veya Yok değil, Salacak'ta Kızkulesi'nin karşısında. Bir tuşun altında, Hayatımın saçaklarında. |
Seviyorum Eylül’ü Ayaza dönük sabahlarını Serin akşamlarını Eylül’ün Oturup penceremden Seviyorum izlemeyi İstanbul’un ıslak caddelerini Eylül kadın oluyor Kadın toprak kokuyor Gözlerim şiir arıyor Gözlerim şiir görüyor Elim ekmek değil Sadece kalem tutuyor Cadde şiir Yürüyen kalabalık mısra Her mısrada ayrı bir hikaye insan Bir garip ahenkle sararıp kararan Şiirdir tarlada günebakan Bilen bilir mevsimin adı şiir Bulur mevsimi mısralarda arayan Seviyorum Eylül’ü Eylül bende saklanan bir giz Ben Eylül’de bir silik iz Bir büyüdür Eylül damarlarımda yanan En sevdiğim hüznümdür yaslı hazan |
İçerimde Üşürsün Durgun sulara düşmedi yüzünün yansıması Çalkantılı denizlerde martılara çığlık hasretin Susuz kuyular gibi susamışlığı aşkına yüreğimin Çok özledim tarife yetmiyor uygun mısra bulmayınca. Yanımdayken hasretimsen,özlüyorsam,korkuyorsam Alışkanlık değil kokusunu duymak ipek gerdanının Göz aşinalığı değil boynuma asılıyken kolye gibi hasretin Azgın duygularımı susturmak değil içimdeki feryadım. Kor alevleri kıvılcımlarken gözlerindeki yangın Nasıl bir ıssıza sürüklenir yüreğim bir bilsen Yanardağları kıskandırır hasretimin lavları Özlemlerimden ürperir, sen üşürsün içerimde. |
Beni seni yüreğime yazmışım... " Her gelişinin sonun da yine gidiş var Ne zaman usanacaksın bu gitmelerden Ne zaman bitecek bu vedalar,zoraki sallanan bu el Ve bilsen ne kadar yorgun bu yürek Ayrılıklardan taşımak zor geliyor artık Bu sevdanın yükünü Kolaymı sanıyorsun tek başına yılları devirmek İçinde her saniye yeni bir hayel kırıklığı ile uyanıp Her uyanışta yine yapayanlız kalmak Beli ki alışmışsın bilmediğin bir şehirde Bilmediğin sokaklarda bensiz nefes almaya Oturduğun parke taşlarında kim bilir neler Geçiyor aklından Kar yağmıyormu saçlarına ya ellerin Üşümüyor mu Yoksa benmiyim üşüyen ve bu denli Hasret çeken Benmiyim özleyen ve özlenmeyen Ne zaman tutmak istesem elini Hasretin çarpar boşlukta kalırım Duvarlarla konuşan zindan mahkumları gibi Bir sigara yakıp Hasretini duman duman üflerim Rüzgarlar getirmez mi Hiç mi duymazsın Feryadımı Bu son çağırışım Son seslenişim Bilesin yar Beni seni yüreğime yazmışım sen de beni yaz Yar |
Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey, Dünyanın en güzel sesinden En güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey... Fakat artık ümit yetmiyor bana, Ben artık şarkı dinlemek değil, Şarkı söylemek istiyorum. |
Sendin son durağı umutlarımın Seninle güzeldi bu yer bu dünya Gönüllü mahkumdum kirpiklerine Ne desem boş artık-SENDE GİTTİN YA! Paslanmaz kilitler vurdun gönlüme Bitti o heyecan, bitti o rüya Yine başbaşayım kendi gölgemle Ne desem boş artık-SENDE GİTTİN YA! Bir ben sindiremedim yokluğunu Aslında tükendin, sende bittin ya! Bir hasretin kaldı bende hepsi bu Ne desem boş artık-SENDE GİTTİN YA! |
Üsküdar Anılarım var sende üsküdar! ... Gençliğiim, sevdam hasbahçe sokak, Unutmadığım, unutulmadığım sevgili var. İkimizde çok sevdik üsküdar! |
Her yanda bir ışık, karanlıklar çözülüyor, İzbelerde uğultu, yarasalarda telaş... Yalan balonları büzüldükçe büzülüyor, Kayıyor ilhad ölüm ufkuna yavaş yavaş, Her yanda bir ışık, karanlıklar çözülüyor. Milyonlarca yıldızdan milyonlarca gizli nûr, İniyor sessiz sessiz zulmetlerin bağrına.. Ve inançla ışıldayan çehrelerde huzûr, Koşup ebediyet üflüyorlar dört bir yana, Milyonlarca yıldızdan milyonlarca gizli nûr, Her gün daha da enginleşiyor mâvi ümid, Baykuşlar her yanda ölüm marşları söylüyor.. Ve işte ufukta levent boylu 'Nesl-i cedîd'! Gecelerde hırıltı, geceler boğuluyor; Her gün daha da enginleşiyor mâvi ümid... |
http://www.imagestr.com/imagestr/5222006/10/632838997291075913.gif ..~*AGLaMa HüZüN GüLü*~.. Kaldinmi yine kendinle bas basa Hüzün Gülü Aratiyor mu gecen günün dünü Yasamiyor sanki ölü... Agliyor bu gece yine Hüzün Gülü Yildiz gözlerde yine mi yas var.. Yine mi kalbini kirdilar.... Egme kaldir basini... Aglama bu gece Hüzün Gülü Biri var canim diyen... Biri var Gülüm diyen... Biri var halini bilmeyen... Aglama bu gece Hüzün Gülü... Sana kalkan Eller .......????? Her gün kiran diller ......????? Birak Allahin´dan bulsun... Aglama bu gece Hüzün Gülü... Canim dersin canin ciksin der... Bikmaz sürekli hancerler... Yeter artik vazgec sevmekten... Aglama bu gece Hüzün Gülü.... |
| Saat: 16:07 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık