MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

ener 8 Mayıs 2009 15:22

Mutlu aşk yoktur

Sonu bilinmeyen bir yolda
Buldum kendimi bir anda
Direndim, yenilmedim
Ne fayda, sevemedin, Ne fayda

Çaresizliğin esiri olmuş hayatım
Bitmez, tükenmez haykırışlarım
Sensizliğine, çaresizliğine
Ben ömrümden ömür adarım

Mutlu aşk yoktur, Aşkın tarifi yoktur
İmkansız aşk çoktur, Mutlu aşk yoktur

Mutlu aşk yoktur, Bedeli ödenmeyen hayat yoktur
Her aşkın azabına uğrayan çoktur, Mutlu aşk yoktur.

Mutlu aşk yoktur, Sevgisiz kimse yoktur
Sevgiyi tadan çoktur, Mutlu aşk yoktur

Mutlu aşk yoktur, Aşka kapılan çoktur
Sevenin kini yoktur, Mutlu aşk yoktur..

Mutlu aşk yoktur, Sevmenin bedeli yoktur.
Ödenen bir bedel varsa orda aşk yoktur, Mutlu aşk yoktur....

Mutlu aşk yoktur, Aşkın asilliğine inanan yoktur
Bugünkü bir gecelik aşklar masumluktan mahrumdur
Mutlu aşk yoktur....

Mutlu aşk yoktur, Her aşkın sonunda üzüntü çoktur
Kırılan kalpler, yıkılan hayaller, Mutlu aşk yoktur

Mutlu aşk yoktur, merhametten yoksun insan çoktur
Aşkın olmadığı yerde hayat yoktur, Mutlu aşk yoktur.

Mutlu aşk yoktur, Mutlu aşk yoktur....
Bir romeo, Bir juliet bu hayata çoktur
Mutlu aşk yoktur, Mutlu aşk yoktur..

Mutlu aşk var mıdır ki bir de bana ulaşıp hayatımı taçlandırsın
Mutlu aşk var mıdır ki beni benden alıp hayatıma anlam kazandırsın

Mutlu aşk yoktur
Mutlu aşk yoktur
Yoktur, yoktur....


Alıntı...




Sivoy 8 Mayıs 2009 18:05

Hapishanede Bir Sabah Türküsü

Maltepe askeri cezaevinin avlusunda
Sisler içindeki Büyükada'nın karşısında
Oturmuş yazarım bu şiiri

Eylül başlarında bir Cumartesi sabahı
Lodos titretiyor ağaçları
Yağmur geceden yıkamış çiçekleri

Gökyüzü mavi, bulutlar beyaz
Ardından baharın geçti koca bir yaz
Hapisteyiz hala ve güzün ilk serinlikleri

Avlunun dört yanı dikenli teller
Tellerin gerisinde nöbetçiler bekler
Kapanır uykusuzluktan gözleri

On gündür çocuk sesi duymadım
Özledim "baba" deyişini kızımın
Özledim beni görünceki sevincini...

hayatım benim, kırk yıllık hayıtım
Seni başarabildiğimce dürüst yaşadım
İçim burada da pırıl pırıl şimdi

Geçeer, güzelim, bu günler de geçer
Sökülüp atılır dikenli teller
Koparır halk bir gün zencirlerini

Ataol Behramoğlu


tuba kartal 8 Mayıs 2009 19:30

bana ateş ve su şiiri için fon müziği lazım bulabilir misiniz?şimdiden tşk ederim


ÖmÜrCeK 10 Mayıs 2009 13:46


Her gece olduğundan biraz daha muhtacım sana,Kırgınım aslında, kızgınım…
Hayır sana değil; Seni kırıp üzen şu aptallığıma…
Ne olursa olsun
Zamanım da mekanım da değişmiyor Hep her zaman aynı yere çıkıyor bütün yollar;
Sana!..

Uzun zaman oldu içimdeki maviler donalı. Kendim seçtim sevdayı tek başıma
yaşamayı. Yalnızlığımın sorumluluğunu taşıyacak kadar da yürekli olduğumu
düşünür ve söylerdim herkese gururla. Geceler sancı olur işlerdi içime ama
yüreğimde yaşattığım sevdamı düşündükçe, içime yayılan sıcaklık alıp götürürdü
tüm sancılarımı...

Ne kadar zamandır böyleyim ne kadar zamandır en yakın dostum özlem
hatırlamıyorum. Sanki zaman durdu. Evet özlüyorum ve özlemeyi de seviyorum.
Çünkü özlemin içinde aşkım mutluluğum,umutlarım var. Gidenlerin ardından ağıt
yakmamayı öğreneli çok uzun zaman oldu ama sen bambaşkaydın. Kimseyi senin kadar
sevmemiştim ki. Seni birine anlatmaya kalksam sözcükler yetmiyor, kelimeler
acizleşiyor. Neye benzetsem, hep bir yanın eksik kalıyor...

Gülemiyorum artık? En iyi yapabildiğim şeyi kaybettim? Aslında önce seni ve
senle birlikte herşeyimi kaybettim. Yanımda yoksun. Olsan sarılırdım sana sıkı
sıkı. Bırakmazdım sıkılır bağırır çağırırdın ama ben biraz daha fazla
sarılırdım sana. Biliyorum benden bağımsızdın, hiç sahip olamadım sana. Olmakta
istemedim aslında çünkü hep yanımda olacaktın... Ya da ben öyle sandım...

Dinlediğim her şarkıd, her yağmurda ıslanışımda, dalgaların kayalara
çarpışınd, her nisanda ve her eylülde, sen yeniden gidiyorsun benden. Ben bu
ayrılışların acısını yaşarken birgün gidebileceklerini düşünerek, kimsenin
gelmesine izin vermiyorum…

Sana ilk satırlarımı yazdığımda yine mum ışığı vardı odamda. Soğuk beyaz bir
defterin her şeyi hayale dönüştüren sayfalarında ilk kez seni yaşamıştım. Şimdi
uzun yağmurların ardından yine mum ışığıyla dolu odamda yine ve hala sana
yazıyorum. Çünkü ben her hayal kırıklığım her duvara çarpışımdan sonra hala
sana dönüyorum.

Ortasından kopartıldığı için hiçbir zaman sonu gelmeyecek günlerimize dönüp
hala seni arıyorum... Çünkü hala seni ...


ener 11 Mayıs 2009 10:33

Aşksızsam Sensizim

Aşk
Sessiz, dingin, dinlediğim
Aşk
Sana verebileceğim tek servetim

Aşk
Çömez olmak gibi bir şey
Aşk
Her gün seninle öğrendiğim

Aşk
Hercai bir menekşe kadar hassas
Aşk
Güç aldığı yer kırılabilirliğim

Aşk
Keşke hiç uyanmasak dediğim gün doğumu
Aşk
Gecenin ortasında bölünen uykunun tutkusu

Aşk
Kıyıya yakın yerde yüzmek sanki
Aşk
Okyanusun derinliğinde bir vurgun belki

Aşk
En çok adına yakışır sevgilim
Aşk
En çok adıma yakın durduğun yerdedir

Aşksız nefessizim, ışıksızım, sessizim
En çok da aşksızsam; sensizim sevgilim

Alıntı...


Sivoy 11 Mayıs 2009 15:23

Dost!

Yollarımız ayrılsada...
Yüreğim dost kalır sana!
Habersiz gitsen uzağa...
Arar bu can seni,ey dost!
Bulur bu can seni,bil dost!
Dost...

Çatlamış topraklar gibi,
Susamışsa dostun dili,
Sular seller, yağmur gibi...
Akar bu can sana, ey dost!
Yağar bu can sana,bil dost!
Dost...

Arar insan,arar dostu!
Bulursa o gerçek dostu,
Gönlümde tapulu yurdu...
Kurdu bu can sana,ey dost!
Kurar bu can sana,bil dost!
Dost...

Açılır kapılar sana...
Sen de kapılar aç bana!
Dost olan dostundan yana...
Gelir bu can sana,ey dost!
Koşar bu can sana,bil dost!
Dost...


Gerçek dostlar unutur mu?
Gezer o dostun yurdunu...
Derdin dost derdim olurdu,
Devam sen de,bilesin dost!
Özün gerçek,sözünse dost!
Dost...
Yaşar Kılıç


DrEaMy 11 Mayıs 2009 16:26

Eğer ;

O'nu hatırladıkta başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz...
Ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla o hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz... Ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin...
O'nunlayken pervaneleşen yelkovanlar, O'nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain...
Sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor, O'ndan söz edilince yüzünüz, sizden habersiz, mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, mahcup somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa...
Ve O, her durduğunuz yerde duruyor, her baktığınız yerden size bakıyor, siz keyiflendikçe gülüp, hüzünlendikçe ağlıyorsa...
Dünyanın en güzel yeri O'nun yaşadığı yer, en güzel kokusu bedenindeki ter, en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse...
Hayat O'nunla güzel ve onsuz müptezelse...
Elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü, O'nun yüzü pembeyse, kışlar ilkbaharsa, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar...
Her şiirde anlatılan O'ysa... Her filmin kahramanı O... Her roman O'ndan söz ediyor, her çiçek O'nu açıyorsa...
Bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa, iştahınız kapanıyor, iştahınız açılıyor, iştahınız şaşırıyorsa...
İştahınız, hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa...
Eliniz telefonda yaşıyor, işaret parmağınızla ha bire O'nu tuşluyor, dara düştüğünüzde kapıyı çalanın O olduğunu adınız gibi biliyorsanız...
Mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona O diye atlıyor, vitrindeki her giysiyi O'na yakıştırıyor, konuşan birini dinlerken "keşke O anlatsa" diye iç geçiriyorsanız...
Kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan, teni aklınızdan silinmiyorsa bir türlü...
Özlemi, sol memenizin altında tek nüsha bir yasak yayın gibi taşıyorsanız gün boyu...
Hem kimseler duymasın, hem cümle alem bilsin istiyorsanız...
O'nsuz geceler ıssız, sokaklar öksüzse...
Ayrılık ölüme, vuslat sehere denkse...
Gamze gamze tebessüm de onun içinse, alev alev öfke de;
Bunca tavır, onca sabır ve nihayetsiz kahır hep O'nun yüzü suyu hürmetine... Uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor yoksa...
Dışarıda yer yerinden oynuyor ve "içeri"de bu sizi zerrece ilgilendirmiyorsa, nedensiz küsüyor, sebepsiz affediyorsanız ve bütün bu hallerinize siz bile akıl erdiremiyorsanız kaybetme korkusu, kavuşma sevincinden ağır basıyorsa ve aşk, gurura baskın çıkıyorsa bu yüzden her daim... Gece yarısı kadim bir dost gibi kucaklayan tanıdık bir şarkı, bütün acı sözleri unutturmaya yetiyorsa...
Her gidişte ayaklarınız "Geri dön" diye yalpalıyorsa ve siz kendinize rağmen dönüyorsanız, sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla...

...O halde bugün sizin gününüz!..

"Çok yaşa"yın ve de "Siz de görün"üz.

Can DÜNDAR


HüLya-B 11 Mayıs 2009 22:37

Begendiklerim... :)
 
Korkak InsanLar...<3 03.05.2oo9

Yine ağLıyorum yaLnızım odamda,
bu dört Duvar arasında...
Kimse girip çıkmıyor,
Kimse benim bu seL oLmuş GözyaşLarımı,
görüpte bir eL uzatmıyor...
"Neden"? diye soramıyorum,çünkü
InsanLarı Korkutuyorum...
Evet,girip çıkmıyor,
kimse eLini uzatmıyor,
Bu GözyaşLarım InsanLarı Korkutuyor...
Oysa kendiLeri hiç mi ağLamadı?
KendiLeri iLk başta kendiLerinden,
hiç mi hiç Korkmadı?
Tabi InsanLar kendiLerin değiL,başka
InsanLarın GözyaşLarından korkuyorLar çünkü,
"Neden ağLıyorsun diye soruLduğunda" hiç bir Cevap,
aLamıyorLar...!!!


HüLya.B:)(F)


ener 12 Mayıs 2009 10:36

Aşk Denilen Mazeret

tabeladaki neydi bilirmisin
aşk...
yönü varmıydı peki
yok...
olaki yol çıkmaz sokak
vede patika bir gidiş
potinlerin delik
taşralı bakışların gözlüksüz
ama yüreğin çelik
geleceğin öksüz
ne yapardın aşk,
severmiydin en çiğ halimle beni
kırık yerlerimi koyarmıydın yenimin içine,söyle
yoksa sendemi aşk denilen mazeretlerde
sığıntı içindesin

adam gibi sevmek senle mi tamam oluyor
ölümüne derken bir delikanlı
senlemi eksiliyordu ömründen....

söyle delikanlı kalacaksan hep
söyle iki günlük olmayacaksan benle
topraktan yeşerecekse, aşk
aşk denilen mazeretlerde
bulmayacaksam seni
aşk,aşk,aşk ile
bir dahaların ilkinde olacaksak hep
söyle aşk için
aşk olsun sana,aşk....


Alıntı...




Yavru_Aslan 12 Mayıs 2009 12:25

Böyle Bir Sevmek

Ne kadınlar sevdim zaten yoktular
Yağmur giyerlerdi sonbaharla bir
Azıcık okşasam sanki çocuktular
Bir akşam korkudan gözleri sislenir
Ne kadınlar sevdim zaten yoktular
Böyle bir sevmek görülmemiştir
Hayır sanmayın ki beni unuttular
Hala arasıra mektupları gelir
Gerçek değildiler birer umuttular
Eski bir şarkı belki bir şiir
Ne kadınlar sevdim zaten yoktular
Böyle bir sevmek görülmemiştir
Yalnızlıklarımda elimden tuttular
Uzak fisıltıları içimi ürpertir
Sanki gökyüzünde bir buluttular
Nereye kayboldular şimdi kimbilir
Ne kadınlar sevdim zaten yoktular
Böyle bir sevmek görülmemiştir.


Attila Ilhan





Saat: 16:46

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık