![]() |
Anlayamazsin Anlayamazsın Benim sendeki çocukluğumu Sendeki doğuşlarımı Anlayamazsın Direnişlerini gönlümün Her defasında yenilişimi Anlayamazsın Aklımdan geçip gidenleri Sensizlik nöbetlerimi Anlayamazsın Seni ne kadar benliğimde Sensizliği ne kadar gönlümde taşıdığımı Anlayamazsın Yürürken yanından geçen yabancıyı Her adımındaki, kaldırımları oynadığımı ve bir kez bile senden beni ayırmadığımı anlayamazsın... Ali Murat San |
Bana ne yakınsın ne de uzak Hayatıma kurmuşsun tuzak Kalsam bir türlü, gitsem bir türlü Sözüm kalmadı sana yazacak Kalbini kırmak istemiyorum Ağlarken görmek istemiyorum Sana acı veren nağmelerin Sesini duymak istemiyorum Sözün bittiği yerdeyim artık Hüzünlü geçen zamana yazık Ya değiştir şu kara bahtımı Ya da aşkımızı kurtar artık Bu sana son ihtarım bunu bil Kalemim şahit defterim kefil Sözün bittiği yer bir hedeftir Ya hedefe yürü ya da çekil Ahmet Yumuşak |
Bir Melekti Bir melekti kenetlenmiş ruhuyla çocuklara Bir duyguydu mücadele ederdi zorluklara Hep karşılıksız yaşardı aşkını temiz ruhuyla Melek sıfatıyla ün kazanmıştı tüm Dünya da Kimi görse tebessümü bir borç bilirdi Herkesin hata ve kusurunu unutuverirdi Kalbi hep acı çekse de hiç belli edemezdi Tüm dostları ona melek sıfatını verirdi Aşık olmuştu suçsuz yetim çocuklara Bir melek gibi yaklaşırdı suçsuzlara Sanki ders veriyordu bazı insanlara Arkadaş olurdu mendil satan çocuklara Nerede bir zulüm görse dayanamaz ağlardı Bir damla sevgi vermek için her şeyi yapardı Yaşamlarına apayrı bir güzellik katardı İşte bu yüzden onlar meleksiz yaşayamazdı Ramazan Bilgin ÇELİK |
Susuyorum dinle beni… Ansızın, hiç sebep yokken aklıma düşüyorsun. Çağrılmış bir çocuğun sevinci var ellerinde. Dağlar,uzak yollar Akdeniz gülen gözlerin İste yine çaresiz susuyorum, dinle beni. Geceden ürkmüş solan mavi ay Saçlarında tuz kokusu kayalara koşan deniz… Tarifsiz bir aşkın ilmiğini çözerken gözlerin İste yine çaresiz susuyorum, dinle beni… Bir martı telaşı var yüreğimde Kanatları bulutlara değen bir şahin dinginliği Ardına kadar açık kapıların pervazında bir söz İşte yine çaresiz susuyorum dinle beni… |
Son çare belki senden uzak olmaktı çareler tükendi geriye hüzün kaldı varlığını bu kadar benimsemişken şimdi yokluğuna mecburum küstüm herşeye, herkese unut dediler nasıl unutucam seni böyle delice sewerken nasıl atıcam seni içimden iliklerime işlemişken kimse istemedi bu aşkı kimse inanmadı bize yollar ayırdı dağlar vardı aramızda gurur değildi bizde ki sadece çaresizlikti belkide ne sana bakabildim nede senden sonra arkama görebildiğim sadece senden sonra ki adımlarımdı korka korka attığım kaderimiz bu değildi sonumuz hüsrandı belki ama beraber ölcektik biz bu aşkta... |
üşümüyorum artık çıkardım kışlıklarımı üstte fanilam duruyor inceden inceye incelttim incecik bir yol gelir yardan yüreğime sızılı geceleri bitmiyor ben bitiyorum kıvrılıp bir yana yana yana yanıyorum buram buram terliyorum kardan yüreğime çizili gülmüyorum kahkalarla sinirlerim bozuk biraz gözlerim ıslanıyor ağlıyorum için için içerliyorum çağlıyorum bağıracağım çığlık atacağım zorluyorum alnımdan düşmüş yüreğime yazılı 23:48 24.05.2009denizli Ozan Efe |
Aşk Heceye Düştü Güneşten bir kadehin tin sesiydi Aşk Ve aşk buhurcu yazgısı gibi Gece karanlığında Ne çok Ne az Sessiz sakin Öylece düşüyordu heceye Yazmak istiyorum. Çok genç zamanların havadisini okurduk Rengi rengine karışmış Sayfalarda Penceren allı yeşilli Gülüşün sevinç yumağı Yollar tozlu Geçiyor aklımdan umudun tümcesi Yanı başında Yıldız sayardık Gövdesi harita kavağın En çok sen irkilirdin Yıldız kayardı Tutamazdın Tutardım En esameli köşesinden Savururdun tenha koylara Beni sev Sonra Gene beni sev Ne kadar bencilse yürek O kadar ölsek -tik tak -tik tak Yazıyorum Günü iple çekiyorum Usumda uzun yollar Bağır bağır yürüyorum. Cemal Mıhçı |
ETME Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun, etme. Başka bir yâr, başka bir dosta meylediyorsun, etme.Sen yâdeller dünyasında ne arıyorsun yabancı? Hangi hasta gönüllüyü kastediyorsun, etme. Çalma bizi, bizden bizi, gitme o ellere doğru, Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun, etme. Ey ay, felek harab olmuş, altüst olmuş senin için, Bizi öyle harab, öyle altüst ediyorsun, etme. Ey makâmı var ve yokun üzerinde olan kişi, Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun, etme. Sen yüz çevirecek olsan, ay kapkara olur gamdan, Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun, etme. Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan, Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun, etme. Âşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun, etme. Ey cennetin cehennemin elinde olduğu kişi, Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun, etme.Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize, O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun, etme. Bizi sevindiriyorsun, huzurumuz kaçar öyle, Huzurumu bozuyorsun, sen mahvediyorsun, etme. Harama bulaşan gözüm, güzelliğinin hırsızı; Ey hırsızlığa da değen, hırsızlık ediyorsun, etme. İsyan et ey arkadaşım, söz söyleyecek an değil, Aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun, etme. Mevlânâ Celâleddin-i Rumi |
Sana Elvedamı Aslaa sana elveda mı ASLA!!! Sevdim bir kere seni Bin umutla bağlandım Desteğini göremedim Beni bir türlü sevemedin Kalbimin acısını hiç hissetmedin mi? Gözlerimin dolgunluğuna hiç bakmadın mı? sözlerimi hiç saymadın mıı? Doğru askım doğru! sen bana ne zaman aşık gözüyle baktın ki! Sorma Söz etmem Umutlanmam hata ama unutma diyemem hiçbir zaman sana elveda Alıntı... |
NEREYE KADAR Henüz tamamlanmamış yolları arşınlıyorum Yüreğime hapsettiğim duygularla .... Çıkardım hayatımdan artık Adı her ne olursa Ne varsa yaşamaya, aşka dair Artık yok Çünkü sen yoksun Sana ait hiç bir şey yok avuçlarımda Hafızamda hayal gibisin Gözlerin takılı kalmış gözlerimde Birde ellerinin serinliği Gerisi İstanbul akşamları kadar karışık..... Belli ki şimdi Dövünmenin zamanı değil Ve hiç olmamışçasına Daha dik daha güçlü durup Hayata daha sıkı sarılmanın zamanı Sabret diyorsun ya İşte o vakit kalıyorum Sanki bütün yollar tükenmiş Bütün şarkılar söylenmiş Ve yazılacak hiç bir şey kalmamış. Sabret diyorsun ya Nereye kadar diye soramıyorum. Elbet bir bildiğin var Var mı? |
| Saat: 16:45 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık