![]() |
Keşke doğan güneşi yatakta değil,pencerede karşılasaydım. Keşke; geceyi sabaha dualarla teslim edebilseydim. Keşke; temizliğe harcadığım zamanı,kucağında doğduğum İstanbul'u tanımaya harcasaydım. Keşke; ağaçlara çiçeklere kuytularda değil,her gördüğm yerde sarılıp kucaklasaydım. Keşke; 'Başkaları ne der? 'cümlesinden haberdar olmasaydım. Yaşanası duyguları,bu cümle ile boğmasaydım. Keşke; kahrolası gururumdan sevdiğim tene,kokuya hasret kalmasaydım. Keşke; araba hayallerinle vahlandığımda,bir tekerlekli sandalye mahkumuyla konuşsaydım. Keşke planlarımı o hep varmış gibi,yarınlara bırakmasaydım. Keşke başkaları aç iken tok yatmasaydım. Keşke; hergün birini mutlu yapsaydım Keşke; kötülüğe iyilik yapabilseydim,afedilmeyeni afedebilseydim. Keşke; tanımadığım insanlara 'günaydın 'demekten utanmasaydım. Keşke; karşımdakini kırarken,onu heran kaybetme ihtimalini düşünebilseydim. Keşke; kendi başaramadıklarımı çocuklarımdan beklemeseydim. Keşke; dizileri,filmleri anlamak yerine neden yaratıldığımı öğrenseydim. Keşke; başkalarını memnun etme çabamı,Dünya'yı ayaklarıma serene gösterseydim. Ve keşke! keşkelerin en büyüğü sana; keşke seni hiç tanımasaydım. Ama olsun, seni hayatımdan atmak için henüz geç değil. Biliyorum ki daha gencim ve sağlıklıyım. Tek bilemediğim; sayısını zamanını hesaplayamadığım nefesim. Banu Abdullahoğlu |
Yüreğim inan senin Anlatırım seni ben eşsiz o gözleri Yıldız yıldız gözleri söylerim sözleri O kadar tatlısınki yerim ben bal dilleri Haykırıp övüyor bu yüreğim inan seni Öperim gamzeli o yüzü pamuk ellleri Gönlümden dökersin sen aşkınla heceleri Sarmazsam ölürüm ben o ince belleri Haykırıp övüyor bu yüreğim inan seni Kanat takardım sanki aşk titretir dizleri Görüyorum seninle en güzel o günleri Yüreğin kokuyor bak yedi veren gülleri Haykırıp övüyor bu yüreğim inan seni süleyman erkuvan |
Aşk Siyahtır Aslında Esip geçiyor bu kör saatte kokunu getirmeyen rüzgâr yanımdan yelkeni yırtılmış tekne gibiyim öylece duruyorum kıpırdamadan "Tek saniye ilerlemiyor zaman" yağmur en tatlı buse usulca yanaklarıma konan hüznün otağı zihnim ilerliyor sisler altından "Ah! Yâr, ölmeden son bir kez sesine dokunsam" lisan-ı halim tarifsiz bu gece ömrümün son demi acıdan talan can kesiği mahzun yüreğim düşlerim eskisinden daha kırılgan "Yokluğunda yarımım,tamamlanamam " sessizlik kuşları yorgun pervane kanat kanat dudaklarıma ram kırk kilit altında adımlarım zerre kanım akmıyor damarlarımdan "Gök yarıldı yarılacak sus orucumdan " acı çöreklenmiş sinsice kedere teslim bende hüsnü zan yine firari gülüşlerim tunçtan gözyaşlarım dökülür yuvalarından "Ah! Yâr, ölmeden son bir kez yine sarılsam" gündüze dönerken damlarda gece odam bana benzemiş darmadağın bitap düşmüş ellerim sayfalar dolusu yok ayazından "Oysa eskiden terennüm ederek geçerdi martılar mısralarımdan" tek satırlık saltanatım vardı mührünü açamadığım dudaklarında döksem kederimi umman almazdı suretim yansımaz sırlı camlardan. İlker Pamukçu |
Bağışlayın beni sevdalarım Kendimi parçalara (ahh!) ayıramadım Alın gidin korkularımı Saçlarımı ellerinizle okşayın Hiç bir ayrılık yeniden yeniden yaratmıyor artık beni Alın gidin korkularımı Saçlarımı ellerinizle okşayın Ve bütün ayrılıklar sabah olunca alıyor nefesimi Kanrevan içindeyim Gönlümün derdindeyim Yerlerin dibindeyim Kurtar ne olur ne olur Kanrevan içindeyim Yarimin peşindeyim Cennetin izindeyim Kurtar ne olur Aşk ağır yükler bindirdi Küçülen omuzlarıma Kalplerinizden kaçtım hep Varıp gittim en karanlıklara Yağmur ıslak mazeretler yükledi büyüyen yangınıma Cehennemden düştüm hep Beni hiç görmediler Yağmur ıslak mazeretler yükledi büyüyen yangınıma Seviştim ve yoruldum Varıp gittim en yalnızlıklara Kanrevan içindeyim Gönlümün derdindeyim Yerlerin dibindeyim Kurtar ne olur Kanrevan içindeyim Yarimin peşindeyim Cennetin izindeyim Kurtar ne olur.. Alıntı... ... |
DUYAMIYORSUN BENİ Duyamıyorsun şu an beni, Ne hissettiklerimi,ne düşündüklerimi Bilemiceksin belki… Duyamıyorsun şu an beni , Bilmiyeceksin,öğrenemeyeceksin, Sana olan hislerimi… Sana kavuşmak için gün sayarken ben, Belkide sen başkalarına şiirler yazıyor olacaksın, Ona belli etmeden hislerini paylaşacaksın En yakın arkadaşlarınla,dostlarınla,benimle… İşte ben o zman ölmüş olacağım, Seni kalbime gömüp, Bu dünyadan ayrılacağım, Ve sonraları anlayacaksın… Duyamayacaksın artık beni, İstesende. Anlayamayacaksın sana olan hislerimi Bimiyeceksin sana olan sevgimi… Mezar taşımda görünce ismimi, Kahrolacaksın belkide, Sakın üzülme, Çünkü ben senin hiçbirşeyin değildim, Olamadımda… |
Ben Hep Seninleydim... Susmasaydın, sevdiğini haykırsaydın rüzgâra duyardım seni ne kadar uzağında olsam da Sevdiğini bilseydim, bir bilseydim belki daha farklı olabilirdi her şey Belki bu sevda canını bu kadar yakmazdı, Yürümezdin ıssız sokaklarda bir başına Yanındaydım hep senin, fark etmedin mi? Ben hep seninleydim, Gözlerindeydim... Sevsen de, sevmesen de yüreğinin bir köşesindeydim. Farkındaydım senin sevginin... Yüreğinin nasıl sevgi dolu olduğunu biliyordum. Ummadığın anda bir mutluluktum senin için belki de Bilmediğin, sebebini bulamadığın bir mutluluk... Belki de bir şiirdim, dudaklarından dökülüveren, Belki bir acıydım içini yakan... Ama hep seninleydim, Yüreğindeydim... O güzel gözlerindeydim... Ben hep senin yanındaydım... İstesen de istemesen de yüreğindeydim.. Sen fark ettin, söylemedin... Ben hissettim, sustum... Daha ne kadar böyle gidecekti? Daha ne kadar yüreğini kapatacaktın? Hep bekleyecek miydin çaresizce? Yoksa isyan edip vazgeçecek miydin bu sevdadan? Şimdi bunları bana yazdıran senin cesaretin oldu... Senin yüreğindeki sevgi oldu... Ben hep seninleydim... Sen bilmesen de ben hep senin yüreğindeydim, gözlerindeydim... Ve hep seninle yüreğinde olacağım... Hep gözlerinin en derininde olacağım... Elif Kocabıyık |
Babalar Günün Kutlu Olsun Baba Uzaktan yolladığım bu selamla Kalbimin atışı seninle baba Kutlamak istedim bir kaç kelamla Babalar gününü izninle baba İmkânım olsa da yanına varsam Mezarın başında hayalin görsem Ellerinden öpüp, canımı versem Kalkıp gelir misin benimle baba Toprağına güller çiçekler diksem Her gün gözyaşımla suyunu döksem Girsem mezarına boynumu büksem Saçım okşar mısın elinle baba Gözlerim kurumaz sel gibi yaştan Yıllarca kesildim ekmekten aştan Yalvarsam Tanrıya verirmi baştan Dualarım sana yeminle baba Duygularım kat, kat kabardı yine Hasretinle yanar kavrulur sine Şiirler yazarım her yıl bu güne Duyğularım coşar isminle baba Bu yıl mezarına düşmedi yolum Yoklugunda kırık kanadım kolum Yoksulluk perişan etsede halım Huzuru bulurum resminle baba Necati diyorki melekler gelsin Sarsın etrafını Huriler dolsun Kaldığın mekanın cennetin olsun Babalar günün kutlu olsun baba Necati Keçeli |
Bir Gün bir gün yanında olayım istiyorum dizlerinde uyumak yamacında yatmak aynı yastığı paylaşmak istiyorum ... bir gün seni kolarıma alıp sahilde tur atmak isterdim ve sonrasında piknik ... bir gün herkese görünmek için çıkardık çarşıya bu benim sevdiğim bu benim canımın içi gözümün bebeği seviğim bu güzel demek isterdim ... işte mehmet in sevdiği işte kalbini fetheden işte gönlünün güzeli işte kalbinin ince sızısı ruhunun dipsiz kuyusu gölünün saray köşküsü işte seviğim kadınım herkes görsün bu güzel benim sevdiğim... Mehmet Emin Demirtaş |
Beyaz Rüya ( Gelinlikler icinde ) Sessiz ıssız bir yerdeyim Aklımda sen varsın Sabah olmuş uyanamadım hala Akşamdan kalmayım biraz kusura bakma İçmiyim diyorum tutamıyorum kendimi Beyazlar içinde aklımdasın yine Dün gecede düşünmüştüm İçerken yavaş yavaş Üstünde bir gelinlik Ne de yakışır sana ama Bembeyaz bie melek gibisin Uyandım işte öyle Gözlerimin önündesin Keşke demiştim dün gece Görebilseydim onu beyaz gelinlikle Hem de benim kolumda düşünsene Hayali bile güzel be Umarım hep mutlu olursun Benim beyaz meleğim Zaten kanatların eksik bir tek senin Belki kanatlı olur gelinliğin Gülme... Sen kanatsız bir meleksin Dün içmeden önce bir gelin gördüm sahilde Uzun uzun baktım Damatta bana bakmaya başlayınca bıraktım Kız esmerdi Teni yanmış Kolunda bilezikler vardı kalabalık Damat sıradan bir çocuktu Gözleri parlıyordu ikisininde Aldım ordaki mutluluk tablosunu Arka cebime soktum Akşam oturdum masama koydum Baktım baktım Sen geldim gözlerimin önüne Bembeyaz bir gelinlikle Süt beyazı Kar beyazı Alnımdaki kara yazı Başımdaki ağrı İçtim içtim Bembeyaz rakıdan Bembeyaz bir geceydi İşte o gecenin sabahı uyandım güne Yine beyaz var gözlerimde Kefenimin beyaz rengi Öldürüyor beni bu hayaller... .. Begüm Acay Penceredeki Kadın Terk edilmiş viran evde oturur yalnız, Pencerenin önünde, Kırık dökük duvarların arkasında ne sırlar gizli, İsyan dolu gündüzleri kâbus oldu gecelerin, Yalnız bir kadın bakar buğulanmış pencerede. Halinden belli hayatın izleri var yüzünde, Boş gözle bakar kırık yıkık duvarların, Buğulanmış pencerenin önünde, Eski bir dosta rastladım sordum sebebi nedir diye. Yılar önce bir vefasıza âşık olmuş, Terk edip gitmiş yaban ele, Seneler geçmiş unutamamış, Bir gün hatasını anlar gelir diye. Viran olmuş Duvarların Buğulanmış pencerenin önünde. Hayalinle yaşarım boş pencerenin önünde, Bir yabancı olmuşum kendime, Acır dururum çünkü o benim eller güler halime, Ne olur gel beni sensizliğe terk etme gel… Ramazan Hoş |
Toza bulanan taşa benzedim bu aralar. Güzel bir yağmur yağsın ne olur, Yıkasın beni diyorum, Ancak, üzerimdeki tozun Ayaklarımın altında çamur oluşturmasından, Çamura saplanmaktan korkuyorum. İçim burkuluyor, susuyorum... Toza razıyım, Sakın yağmur yağmasın diyorum, Bu kez susuzluktan kuruyan Toprak çatlaklarında, kaybolmaktan korkuyorum. İçim burkuluyor, susuyorum... Her yanım çaresizlik, Boğuluyorum... Halit Gültekin |
| Saat: 15:33 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık