![]() |
Özledim Seni Çöl ortasında,çimenli bir yerdin buldum seni...Yok yok Rabbim verdi kaderin dedi Yeşerttim ümitlerimi Siyah beyazdı gökkuşağına sardın düşlerimi sevdim,sevdim çok sevdim seni Kutsal olan her şeyi sevdiğim gibi Bilirim...sende sevdin ak pak masum hayallerimi yürekten dile söylemlerimi hani ,karşılıksızda bırakmadın uçurdun katıksız sevdamı bir uçurtmanın kuyruğunda olsun be civanım... yinede çok özledim seni... Aslı Aslı |
kimseleri seninle eşdeğer tutamazken kaktüsüm; neler geçip gitti hayatımızdan. neleri kazandık neleri yitirdik farkındalıklarla.. biliyorum, canım yanacak her dokunuşunda; sorgulayacağım belki hep kendimi. böyle sürsün istemiyorum, bıktım sorgulardan. yoruldum. sana su vermedim sık sık can suyun var diye kendinde. ama dokunamadım da varlığına, konuştum durdum dikenlerinle. ... ve bitmek üzereyim artık... ... onu bunu boşver.. sözün kısası... ... ben seni çok sevdim... Müjgan Küçükçınar |
Bilirmisin Sen Bilirmisin sen karanlık gecelerde ağlamayı Lambalara bakıp ta senin yokluğunla haykırmayı Issız ve bomboş sokaklarda sevdayı aramayı Nerden bileceksin ki yaşamadın sen hiç bunları Bilirmisin yağmursuz günlerde sırıl sıklam ıslanmayı Bulutlara bakarak yokluğunla beraber ağlamayı Sensizlikle çoğalan hüzünlü buruk duyguları Nerden bileceksin ki yaşamadın sen hiç bunları Bilirmisin sen senin için kavrulan yüreğimi Senin için büyüttüğüm saf ve temiz sevgimi Senin için her gün çoğalan dermansız dertlerimi Nerden bileceksin ki yaşamadın sen hiç bunları Bilirmisin sen yokluğunda çekilen hasretleri Senin için göze alınan habersiz ölümleri Çekip gitmenle yaşanan acı dolu hüzünleri Nerden bileceksin ki yaşamadın sen hiç bunları Arif Arifoğulları |
Hasret Koktu Günlerimin siyah yanını özledim, sabahın ayazında Saçlarımda yıldızların şavkı, eski anlamını yitirmiş Gözlerimse sevda ışığını kaybetmiş Hasret kokuyor dünyam,hasretine düştüğüm Kurumuş kirpiklerimden uykular dökülür Rüyalarımda yakalarım umutları Çekilesi gibi değil Sessizliğin sesi Sensizliğin çığlığı Hasret kokuyor dünyam,hasretine düştüğüm Gözyaşlarımla geceye sığınma hazırlığında İsyanlara davet etme beni Henüz dinginlik yoluna girmişken Alevlerin içinde üşümeye atma yeniden Hasret kokuyor dünyam,hasretine düştüğüm Yalnızlığımı uçurum kenarına ittim Çaresizliğin gölgesi düşmüş çehreme Sahte sevgilere acıyası bakışlar atarken Sevdalanmış benliğime merhametlerdeyim Hasret kokuyor dünyam,hasretine düştüğüm Sen yalan sevgilere selam dur biraz daha Ben sendeki seninleyim Hayal değildi sevgim, biz de hayal değildik Hasret kokuyor dünyam,hasretine düştüğüm Bölünüp azaldıkça her gün bir yanım Azalmayan tek şey vardı Bir sana hasretim, bir de gözyaşlarım Hasret kokuyor dünyam,hasretine düştüğüm Müjgan Akyüz |
Yalandı Biliyorum Yaşamak Yalandı biliyorum yaşamak sensiz Geçmedi bir anım bile keşkesiz Seni sordum yağan yağmura çaresiz Sustu,o da şimdi sessiz,dünya sessiz --- Gece çöktü yine tüm hayallerime birden Yalandı biliyorum yaşamak ama neden Neden bıraktın beni yapayalnız aniden Susutum,konuşmayacağım konuşmadan sen --- Bak yine ağlıyorum kendimden çok uzak Yalandı biliyorum yaşamak,bana yasak Elbet içimde ki öfke bir gün duracak O gün en güzel ama son günüm olacak --- Ölmeyi istemedim hiç bu kadar içten Ben seni ölümüne sevmiştim gerçekten Yalandı biliyorum yaşamak sensizken Gülemedim bir türlü yanımda sen yokken Ahmet Nurdoğan |
Acısın.. beni sormuşsun bugün.. yine aynı demişler.. yaralarımın kabuk bağladığını sanma sakın aynı yerde..daha büyük yaralarım var kanayan..derin bir acımsın.. baharı olmayan bir hayatın... hep hazan mevsimisin.. içimdesin..ama öyle yarım.. öyle uzak.. öyle acısın.. Meltem Ergül |
NE DOKUN NE DE İNCİT Gönül çalamazsan aşkın sazını Ne perdeye dokun, ne teli incit Eğer çekemezsen gülün nazını Ne dikene dokun, ne gülü incit… ****************z**************** Bekle dost kapısını, sadık dost isen Gönüller tamir et ehli dil isen Sevda Sahrasında Mecnun değilsen Ne Leyla'yı çağır, ne çölü incit… ****************z**************** Bülbülü dinle ki gelesin coşa Karganın namesi gider mi hoşa Meyvesiz ağacı sallama boşa Ne yaprağını dök, ne dalı incit… ****************z**************** |
İki Yasaklı Seni unutmak yasak anlatmak yasak seni yasak, seni konuşmak dil orucu tutmak gibi asmak gönül sarayımın duvarlarına resmini okumak gece saçlarına en sırlı mûsikî nâmelerini ya da tutup ellerinden gezdirmek seni gökyüzü bahçelerini “Seni seviyorum” diyebilmek var ya avuçlayıp güneşi rüzgârı toplayıp mehtâbı yıldızları alıp kucağına denizi koynuna koymak gibi Beni kahreden kırmızı gecelerimde bile içlenip böyle hiç ağlamadığım sanma ki yasaklım sen hayatımda sıradan biri Ne yapsam nasıl etsem nereye gitsem kâh gül olup esiyorsun rüzgârın eteğinde kâh hasretimsin yanan akşamın kasvetinde kâh Leyla akıyor sırma saçların kâh, ürkek duygularımızı konuşuyor bana sürgün gözlerin… ve dökülüyor uykusuz aşkın acı dilinden "sûz-i dil" şarkılar… şimdi biz ateşe diz çöktüren İlâhî bir terbiyenin su gibi sızıp gittiği hayatımızdan şu devirde ulvî bir öğretinin iki baş bir gönül köhnemiş ve süflî zamana direnen göz göze bir can hüzünlü bir damla kan ama yan yana iki yasaklı değil miyiz her an acılar çekip sisli sözlerimizle buğulu gözlerimizle aşkımızı köşe bucak saklayan iki yasaklı Nereye baksam mecnun zamanlara dalıp gidiyor gözlerim yine seninle demleniyor kat kat kederlerim yemin olsun ki toprağı dirilten her damlanın yüreğine gönlümü bir çöl gibi içen şehlâ gözlerine düştü mü kalbine insanın bir kere ateş ne söndürebiliyor yağmur ne küllendiriyor güneş bu aşk elem seherlerinde yaprak yaprak açıp her mevsim yastığına taze güller dökecek seni mutlaka duyacağım vurgun yemiş bir kalbin İnce ağrısında dalga dalga sensizliği soluyan denizlerin ıssız kıyısında her baharın mayısında bu aşkın yanık izleri olacak belki de pembe yanaklarında o zaman benim cennetim olacaksın elinde yine kırmızı bir gül olacaK İbrahim Çam |
Sen Giderken Ben Öldüm... Tüm benliğimi ortadan kaldırdım, Bencilliğimi,duygusuzluğumu ortaya koydum Geçit vermedim yaşamaya Ve ihtiyaç duymadım dünyaya Anılarımı hatıra olarak bıraktım Gülüşlerim iz olarak saklansın Ağlamayı bilmeyen bu gözlerimden, Gidişinin ilk gününden seller aktı Bir/de; sen giderken ben öldüm... Mavi dolu hayatıma kızılımı katıyorum Ölüm meşalesini yakıp, Adına sessizce sen koyuyorum Ve hayattan yavaş yavaş kopuyorum Daha gidişinin ilk günü ! Fakat tüm damarlarım kurudu, Kemiklerim eridi, Beynim durdu, Bedenim çöktü Ve sen gittin Ben öldüm... Ağladım resmine bakarken Sen dinledin beni,ben seninle konuşurken Sen izledin beni,ben seni öperken Sen sustun bana,ben seni göğsüme yaslarken Ve sen öldürdün beni,beni terk edip giderken Evet sen giderken ben öldüm sevdiğim Sen giderken ben öldüm... Son kez şarkımızı dinliyorum Ve son kez şarkımıza eşlik ediyorum Şarkımız ölmek vardır dönmek yoktur diyor Ama biz sevdamızdan dönüyoruz, Belkide ikimizde ölüyoruz Önceliği kendimde buldum Ve sen giderken ben öldüm... Emrah Köçekçioğlu |
Git Gidebilirsen! Sevdayla başladık, hüsranla bitti, Durma sevdiğim git, gidebilirsen! Kaderimiz bize, bak neler etti, Vurma sevdiğim git, gidebilirsen! Dağları devirir, ova yapardık, Evreni çevirir, yuva yapardık, Bir gün göremesek, dava yapardık, Sorma sevdiğim git, gidebilirsen! Sevdamız asırlar sürer sanmıştık, Gözlere inanmış, nasıl kanmıştık, Ayrı geçen aya, güne yanmıştık, Yorma sevdiğim git, gidebilirsen! ‘Benimsin kimseler bakamaz’ derdin, ‘Yuvamı depremler yıkamaz’ derdin, ‘Gönlüm başkasına akamaz’ derdin, Kırma sevdiğim git, gidebilirsen! Sensiz dünya zindan, dar olur bana, Yokluğun zulümle ar olur bana, Geceler tek dostum, yâr olur bana, Görme sevdiğim git, gidebilirsen! Fatma Biber |
| Saat: 16:45 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık