![]() |
Mavi Kus Bir mavi kus konar pencereme Pencerem yüregim, açmasam üsüyecek Açsam kaçip gidecek Ne yapmanin sorusuna takiliverdim Hayat geçip gidiyor Mavi kus titriyor Penceremde tünemis Bekliyor yaz gelsin Yaz gelmeden ölüm gelip donarsan mavi kus, donar düsersen karlar üzerine, ve isitmamis ise bu sevda yüregini, karlar erimezse, sana gösteremem ki yaptigin yanlislari bir bir, sen donmussun, donmus nehir Git uçmak istedigin yerlere Durma buralarda Sicak iklimlere Bildigin tanidigin diyarlara Güvenli kucagina, bin yillik uçuslarina, göçmen kuslarin Tabiatin çizdigi yola Ya da gir açilan pencereden içeri Cesaretini toplayip Yasa yasamak istedigin sevgileri Durma öyle penceremde uçmakla kaçmak arasi, karanlik soguklarda donmaya birakma kendini küçük mavi kus, inanma söylenen hiçbir söze denemek yasamaktir, bilmekse denemek Göge açilan kapilarin önünde duruyorum Arkasi özgürlük olan kapilarin Ben kapilari açanim Ben seni özgürlüge uçuranim Tutsak aksamlarindan, sigindigin korkularin Sabahlari uyandiranim Ey kaderin cilvesine kananlar Cilveli kaderlerin çaresiz esirleri Ne kader Ne de keder çözebilir sizi baglayan zincirleri Ne de sehvetli kalçalarinda kaderin mest olabilirsiniz Benim kollarimda unuttugunuz dünyalar kadar Çikarin yüreginizdeki mavi kuslari Salin göklere Cennetin yolunu bulun Takip ederek götürdügü yere Ve o sunulan saraplarin tadini anlamak için cennet bahçelerinde, tatli günahlarin tadini bilmelisiniz önce dünya üzerinde, ey günahsizligin izdirabinda yokolan arzularin körelmisliginde kivranan ruhlar, bakin görünmediginiz aynalara, bakin suratsiz suratlariniza yüreginizin dümeni baska yönlerdeyken, vicdaniniza çektirdiginiz iskencelerin acisini çekin bir bir Sen mavi kus Kanatlarinda tasidigin agirliklari birak Daha yukarilara uçmak için Kaybolup gitmek için bulutlar arasinda biz seni görmezken Sen bizi seyretmek için Ben kapisini açiyorum kafesinin Tek Basina Isyan Bir siirin güzelligine büründürsem seni, notalar taksam sesine Salindirsam bahar aksamlarinda gün batarken, bir kitapta seni yazsam, Dua diye okusam seni günaha girsem, tövbe etsem yeniden günah diye Islemek için seni, bin kere tövbe etsem, bin kere tövbemi bozsam Iste güzelligini sevdigim yerindeyim hayatin Kendimleyim Basima buyruk Yüregime egemen Aklimdan uzakta bir yalnizlik aksaminda Iyiler uykuya çekilmis Kötüler müteyakkiz ve isbasinda Siradan bir karanlik kucagini açmis bekliyor Hiçbirseye aldirmadan yürüyorum Kendimleyim Basima buyruk Yüregime egemen Basladigi gibi sürmüyor yasam Bir yagmur basliyor beklemedigim Içim islaniyor Notalar kayboluyor Kitaplar yakiliyor seni yazdigim Günahlarimi af ediyorlar, Günahsiz ve heyecansiz çirilçiplak kaliyorum Utaniyorum Bir ana kuzusu nöbet tutuyor sinirda Kursun belki yoldadir onu bulacak Kaç safak sayacakti ve kaç sabah olacakti Koynunda yavuklu mektubu Genç bir polis kulübede nöbet tutuyor Ankara sogugunda titriyor Kat kat göbekli biri apartmanda rahat uyuyor Kursun gelip o polisi buluyor Utaniyorum Aklim basimda olsa isyan edecegim Kalabalik olsam yürüyecegim Kendimleyim Basima buyruk Gadami da aldilar üstelik Bu kadar ölümün ortasinda Kokudan kusacagim Yediginiz ekmegin haram geldigi oluyor mu, yasamaktan utandiginiz, ya da çaresizliginize kizdiginiz siddetle ve galiz küfürler savurarak taa yedi sülalesinden baslayip bugünlere geldiginiz, sevgiyle basladiginiz bir yolu nefretle bitirdiginiz, en kötüsü hiçbirseye ve hiçkimseye inanmadiginiz Iste sevmeye basladigim yerindeyim hayatin Kendimleyim Basima buyruk Yapayalniz Beni de kaybetmeye hazir misiniz. |
41 Kere Maaşallah Daha dün girmiştin kırk'ına Ne çabuk kırkbir oldun 41 kere maşallah sana Sevgili Minnoş Ana Kalbin sevgi, iyilik dolu Sarsın sabahları Elif'inin kolu Anaların anası,güzel ana Sen en büyük nimetsin bana Daha nice yıllara Sevgili Minnoş Ana |
Adı kötüye çıkmış sokaklar gibi ovalayıp duruyorum temiz yanlarını kalbimin. Ne senden vazgeçmek sayılır ama bu, ne de bir yangını bölüşmek seninle. Aşk bir eksiklik olarak geliyor çoğu zaman Her an itiraf edecek sanki ağlayarak bir şeyleri. Ve dışarıda insanlar toprağa dönük yüzleri, kırık birer anıyı çağrıştıran elleriyle anlamaya çalışan birbirlerini. Adı kötüye çıkmış sokaklar gibi onaramadığı yanları vardır çünkü insanın. Bir de bakmışsın kulağın siren seslerinde ve yüzün gözün telefon kesikleri. |
Delilige Dair Bilip bilmedigine sevip sevmedigine dair, Ne varsa aklinda, ne varsa ruhunda, Birak çiksin disariya tozun havaya karistigi gibi, Bagir, çagir, haykir istersen; yeter ki kaybolsun üzerindeki cehennem zebanileri, Olsun varsin sana deli desinler... Arkandan dalga geçsinler, Dönerek kendine ve konusarak kendinle Ol kendi dünyanin tek krali ve tek hükümdari Ne istiyorsan onu yap, düsünme gerisini Dert etme kendine yanlis veya dogru diye . Delilik buysa deliyim, zirdeliyim, çatlagim. Çünkü, ben mutluyum, ben kaygisizim, ben dertsizim. Uzaklasin benden, alin bütün malimi maddiyatimi Ama bir tek seyi benden alamazsiniz, Akilsizligimi! |
Ey Sevgili..! Bugün sensizliğin kaçıncı günü? Hatırlamıyorum... Kaç gecedir sensizliğe adım atıyorum... Bilmiyorum... Bu gidişin dönüşü asla olmayacak... Sen...! Bir daha asla benim olmayacaksın... Bunu bilmek bana acıdan başka bir şey vermiyor... Sensizlik bana haram... Bana ölüm... Dayanamıyorum... Eğer gittiysen neden rüyalarıma girip... Geceleride dar ediyorsun bana... Bunların hiç birine cevap veremezsin... Biliyorum...!Dönüşü olmayan bir gidişti seninkisi... Ama..!Her şey bitmiş olsa bile... Şunu çok iyi bil ve sakın unutma...! Ben..!Senin içinde bitmiş olsam bile... Sen..!Benim içimde ben ölürsem ÖLÜRSÜN...! |
hayal Sevince insan tam sevmeli, Erkekçe ve kadınca içten. Şarkılar söylemeli aşkımızı, Romanlar yazmalı aşkımızı Mevsim bahar olmalı. Şiirlerde sen ve ben, Resimlerde beraber İçimiz sevgi dolmalı. Bir evimiz olmalı, İçinde sen ve ben. Güzelliğini taşımalı Çocuklarımız! ! .. |
Kovdum Kendimi YuRegimden Sevdanın denizlerinde rotasız bir gemiydim. Sana yolculuğa çıkmadan önce, Bütün aşklarımı, acılarımı, sevinçlerimi bir kenara koyup, Azıksız birtek yüreğimle baş koymuştum bu yola. Yolum uzundu, karmaşıktı ve tehlikeliydi... Tüm bunları biliyor, bile bile lades dercesine İstiyordum bu sefere çıkmayı... Ancak ben sana ulaşmaya çalıştıkça sen kaçıyordun. Senin yanında olmak, sesini duymak için Sarfettiğim bu çaba öylesine güzeldi ki... Bir gün ışığın göründü uzaktan, işte ordaydın! Arkamda bıraktığım bir nokta olarak kalmış Sen önümde büyüyordun, gülen gözlerinle beni çağırıyordun... Önce ellerini tuttum, sonra gözlerine daldım... Senden aşk dilerken, sen gerçekleri sundun önüme... Sevdalarımı sorguladın, rüyalarımı benden geri aldın. Bu fırtınalı denizlerde sana duyduğum ihtiyaç, Senin yüreğimi tokatlayan sevdan beni isyankar etti... Düşünemiyordum artık, geri dönülmez bir yola girdiğimi biliyor, Ancak bu yolda her pahasına yürümeye karar vermiştim. Kırgınlıklarımızla, hasretimizin koynundaki acıyla, Geceler boyu başbaşa kaldık, sorular sorduk kendimize... Nereden başlarsak orada bitirdik, bir çıkış yolu bulamadık! Ve sonunda bu denizin sonu görünmüştü... Daha karaya ayak basmadan, fırtınalar dalgaları çağırdı kükreyerek... Gücüm kalmamıştı, bilinmez bir yola doğru gittiğimi biliyordum! Çaresiz kollarımla birkez daha sana ulaşmayı denedim. Ancak sen duymuyordun, belki de duymak istemiyordun. Ancak beni görüyordun. Çaresizlik denizlerinde kayboldum sonra. Sana sevgiler getirmiştim oysa. Bu yaşamdan küçücük umutlar derlemiştim yüreğimde... Onları büyütmüş sana armağam edecektim, olmadı işte... Ne kadar istesem de senin o kapalı yüreğine girmeyi beceremedim. Şiirlerim, sevdalarım ve gecelerimle başbaşa kaldım. Bir kez daha yenildim aşka... bir kez daha yenildim çok sevmeye... Şimdilerde gönlümün yelkenlerini toplamaktayım. Tövbeler ettim, bu denizlere bir daha çıkmamaya... Bir daha hiçbir yüreğe girmemeye yeminliyim!!.. Seni kendim kovdum, yüreğinden... Bir daha girmemeye, bir daha sevmemeye söz veriyorum... Seni sevdiğimi, kurda, kuşa söylüyorum; Ama asla Aşk dilemiyorum. |
Gözyasi Çiçekleri Tutkularin ayaklari prangali ve elleri kelepçeli, Ümitler kuyudayken Yusufîler endiseli. Neyler fisildasir yaldizli semalarda, Döner durur aksamlari üveykten dilekleri. Bosna kirlarinda Yusuf’un kanli gömlegi, Kelebek kanatlarinda gözyasi çiçekleri. Zümrüt yesili dualar yankilanirken Neretva’dan, Gurbet türküleri mirildanir ozanlar tepesi. |
ÇARE SİZSİNİZ Gidene kal demeyeceksin... Gidene kal demek zavallılara, Kalana git demek terbiyesizlere, Dönmeyene dön demek acizlere, Hak edene git demek asillere yakışır. Kimseye hak ettiğinden fazla değer verme. Yoksa değersiz olan hep sen olursun... Düşün... Kim üzebilir seni senden başka? Kim doldurabilir içindeki boşluğu sen istemesezsen? Kim mutlu edebilir seni, sen hazır değilsen? Kim yıkar, yıpratır seni sen izin vermezsen? Kim sever seni, sen kendini sevmezsen? Herşey sende başlar, sende biter... Yeter ki yürekli ol, Tükenme, tüketme, tükettirme içindeki yaşama sevgisini... Hep hatırla: " Çaresizseniz, Çare SİZSİNİZ..." |
Gül Sultan Kostum ardindan gerçek bilip masali Bilmeliydim, ben bir garip, sen ise sah kizi Bir gün gülmedi ki bana çoban yildizi Sen bana gelip de can olasin Gül Sultan Açmadim, açamadim bahar mevsimi görüp de Murad alamadim her güzele gönül vermekle Yolun sonunu buldum divanina gelmekle Yikildim önünde, tut ellerimden Gül Sultan Askin çölünde dolasirken, sen vaham idin Ben yanar iken nar olup, sen halimi bilmedin Ya sevdin benim gibi, ya da sever gibiydin Ben ise her haline razi idim Gül Sultan Senin için Kafdaginin ardindaydi cismim Rüzgarlardan kokunu çalmasini isterdim Hayal degil, simdi ellerinde ellerim Hayaller yalanci, seni anlatamamislar Gül Sultan Simdi su yilgin, tükenmis halime bakip da Sanma usandim ardindan kosmaktan Inan hayalinin mili çekili gözlerinin ferinde Gönül sarayimin tek sahibisin Gül Sultan |
| Saat: 16:07 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık