![]() |
Acının Başkenti Gözlerinin eğrisi dolanıyor yüreğime Bir dans, bir dinginlik çemberi Zamanın aylası, gece beşiği ve güvenli Ve eğer hiçbir şey kalmadıysa aklımda yaşadığımdan Gözlerinin her zaman görmediğindendir beni Yaprakları günün ve pembe şarabın köpüğü Rüzgarın sazları, kokulu gülücükler Işık dünyasını saran kanatlar Gökyüzü ve deniz yüklü gemiler Gürültü avcıları ve renk kaynakları Tanların kuluçkaya yattığında doğan kokular Yıldızların samanı üzerinde yatan Saflığa bağımlı gün gibi tıpkı Dünya da bağımlıdır senin tertemiz gözlerine Ve akar bütün kanım bakışlarında senin PAUL ELUARD |
Bir Şehri Bırakmak Bu şehirde yağmur altında dolaşılır Limandaki mavnalara bakıp Şarkılar mırıldanılır geceleri. Bu şehrin sokakları çoktur, Binlerce insan gelir gider sokaklarında.. Her akşam çayımı getiren Ve bir Beyaz Rus olmasına rağmen Hoşuma giden garson kadın bu şehirdedir. Bu şehirdedir Valsler, foksrotlar altında Şuman'dan, Bramsdan Parcalar çaldığı zaman dönüp Bana bakan ihtiyar piyanist. Doğduğum köye müşteri taşıyan Şirket vapurları bu şehirdedir. Hatıralarım bu şehirdedir. Sevdiklerim, Ölmüşlerimin mezarları. Bu şehirdedir işim gücüm, Ekmek param. Fakat bütün bunlara mukabil Yine budur başka bir şehirdeki Bir kadın yüzünden Bıraktığım şehir. |
Ne Olduk Biz dün neydik bu gün ne olduk, Sevdalara uzanan görünen yolduk, Sevdalarımızla yaşamdan umutluyduk, Yaşadıklarımızla artık yol olduk.. İçtenlikle sevildik ve de sevdik, Sevgilerimize yenilerini ekledik, Son olmamasını için hep diledik, Yalan olan sevgileri hep yaşadık.. Yaşamda ulaşılmaz bir uzun yolduk, Çileler içinde yoğruldukça yoğrulduk, Kendimiz adına yeni yollar koyduk, Ayrılıkları hiç ağzımıza almıyorduk,.. Kitap gibi bir hayat yaşamaktaydık, Hayat içinde karalama defteri olduk, İşi bitince de yırtılıp atılıp yok olduk, İşte bu hayatı kendimiz yaşıyorduk.. Belki birbirimize bir yabancıydık, Biz birbirimizi hiç anlayamadık, Biraz olsa da güzel anlar yaşadık, Elden bir şey gelmiyor artık yok olduk... Artık bir şey söylemeye hakkımız yok, Zaten bizi bizden başka anlayanda yok, Sevdalardan yana da hiç şansım yok, O da gitti artık hayatımda kimseler yok.. Yaşama hevesine ekleyecek bir şey yok, Sevgilerden yana hep gönlüm apaçık, Gönül umutsuz sevgilere kapalı artık, Nice sevgileri birlikte yaşamalıydık... Zekeriya Başgün |
AYRILIK Özlemi derinlemesine yaşamaktır ayrılık Hüzünlerin kesiştiği uzak noktadır ayrılık Hatırlanacak güzelliklerin belirsizliğinde Geride ne bıraktığını bilememektir ayrılık Sevda üstüne türküler hayal etmek Söyleyecek söz bulamamaktır ayrılık Bülbülün güle yanışını hissiz seyretmek Nedenini bilmeden iç çekmektir ayrılık Aynı hayat boyutunda yatay seyretmek ama Hava boşluğunda gibi vurgun yemektir ayrılık Kış gecesi ıssız sokakta üşürken Yüreğinde çöl ateşini hissetmektir ayrılık Bir gayeye yönelip doğru yolda yürürken Nereye gittiğini bilememektir ayrılık Sevda ateşinden kurtulmaya bir bahane Boğulmak için aşk denizine dalmaktır ayrılık Eline kalem alıp şairlere özenmek Gülmeye ya ağlamaya karar verememektir ayrılık Mehmet Akif Çeçen |
Gel Şarkı Söyleyelim derdin varsa kederliysen gel benle şarkı söyle. sevip de sevilmediysen gel sende şarkı söyle. dök içini dağlara her yer sümbül, papatya. benimle çiçek topla gel benle şarkı söyle. deli diyenler desin rüzgar kalbine essin kötü olsa bile sesin gel benimle şarkı söyle Yavuz Şimsek |
ISTIRABIM SENDE Biliyorum konuşacak bir şeyimiz yok Ama gözlerini al gel Elindeki yarayı, suskunluğunu, acemiliğini Beni birisi severse inanmam Seni birisi severse utanırsın Bilmediğin bir hastalığa acımak için bile olsa gel Biliyorum, konuşacak bir şeyimiz yok Ama ıstırabım sende, mutlaka al da gel |
Kara Bulutlar Sardi Bu Yaban Sehri Bugun kara bulutlar sardi bu yaban sehri Icinde huzunlerle dolasan bir BEN var Bugun icimden aglamak geliyor Akitma gozyaslarini olsun bosver diyor yuregim Ahh bir laf gecirebilsem yuregime Ne olur dinlesem onu bir kez Belkide hersey yoluna girecek o zaman Artik huzun degilde mutluluk ruzgarlari esecek belkide Kelimeler bogazima dugum atti sanki Ne konusabiliyorum nede susabiliyorum Nefesim kesildi bu gun Kara bulutlar gittikce karardi bu yaban sehirde Birde sen vurma beni bu yaban elde..... Icimdeki duygulari yazdim siirkolige Dostlar gorsunde anlasin huzunun manasini diye Dostlarda olmasa boyle bir gunde Kimbilir su kara bulutlar belkide daha kara olurdu yine... Bosver yuregim aldirma Baksana herkese gelir gecer diyor Bilmiyorlarki kasirga gibi sert vuruyor sizilar Ruzgar olsa icimdeki belki dindirecegim Kayalara carpan buz taneleri kadar derin ve hain ardinda biraktigin izlerin... Yaren Güven |
BİTECEKSİN YÜREĞİM Sözlerime güvenmeyin okuyun ama sevmeyin beni İhtiyacım yok artık yalan dünyanın sahte tebessümlerine Ben azrailin nefesini ensemde hissetmişim Aşk yokuşunda tıkanınca Ben ölümü tatmışım kalbim kırılınca Bakın ama görmeyin beni Ben gözlerimi bırakmışım yalan sevişmelerin koynunda Açlıkla tokluk arasında yorgun bitap Gidip gidip gelmişim dar ağacına Şimdi mutluluğu gömüyorum saçlarına Şimdi bana dokunmayın Salya sümük ağlasamda aldırmayın Acımayın yüreğimin acısına Ne kederler gelip geçti gitti Ve şimdilerime dokunmadan Keşkelerimi yargılıyorum gözlerimde En güzeli tanımayın şimdi siz beni Değişir bu hava değişir bu sitemim Yaz gibi gelirim ben dünlerinizden geleceğe Ve bulurum kendimi kaybettiğim sokaklarda Şimdi sevda dediğim o yokuşun başına çıkıp Dönmem lazım Bu yüzden bakın ama görmeyin Sözlerime güvenmeyin Okuyun ama sevmeyin Şimdi bana dokunmayın EN GÜZELİ TANIMAYIN BENİ ... |
BEN SANA MECBURUM Ben sana mecburum bilemezsin Adını mıh gibi aklımda tutuyorum Büyüdükçe büyüyor gözlerin Ben sana mecburum bilemezsin İçimi seninle ısıtıyorum . Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor Bu şehir o eski İstanbul mudur Karanlıkta bulutlar parçalanıyor Sokak lambaları birden yanıyor Kaldırımlarda yağmur kokusu Ben sana mecburum sen yoksun. Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur Tutsak ustura ağzında yaşamaktan Kimi zaman ellerini kırar tutkusu Bir kaç hayat çıkarır yaşamasından Hangi kapıyı çalsa kimi zaman Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu Fatih' te yoksul bir gramofon çalıyor Eski zamanlardan bir cuma çalıyor Durup köşe başında deliksiz dinlesem Sana kullanılmamış bir gök getirsem Haftalar ellerimde ufalanıyor Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem Ben sana mecburum sen yoksun. Belki haziran da mavi benekli çocuksun Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor Belki körsün kırılmışsın telaş içindesin Kötü rüzgar saçlarını ***ürüyor Ne vakit bir yaşamak düşünsem Bu kurtlar sofrasında belki zor Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden Ne vakit bir yaşamak düşünsem Sus deyip adınla başlıyorum İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin Hayır başka türlü olmayacak, Ben sana mecburum, bilemezsin... </B> Attila İlhan |
UMUT Herkes gitti, kaldi umut! Her sey bitti, baldi umut! Gözümde fer, canimda can Tutundugum daldi umut! Feryad ederken, her zaman Imdadima geldi umut! Hasret cekerken sevince Kederimi aldi umut! Karamsarken, teselliye Kusandigim saldi umut! Isyan ederken, asiye Itaatkar oldu umut! Saklandigim dehlizlerde Kaybolunca buldu umut! Mutsuz oldugum zamanlar Ne, sikintim? bildi umut! Icimde pasli, pörsümüs Ne aci var, sildi umut! Korktugumda sigindigim Sarildigim, eldi umut! Hazan sarinca ruhumu Kokladigim güldü umut! Omrü ömrüm kadar uzun… Ben ölünce öldü umut! Abdülkadir Karaman |
| Saat: 16:45 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık