![]() |
Canımın CAnı efendim Acı tütün içme dedim Beni hiç dinlemedin Dert geldi dermanı yok Doktor, ilaç neylesin, Neylesin, yar neylesin Baban gibi vakitsiz gitmeyesin, Yol yakınken dön geri, Sağlam olsun ciğeri, Kendine acımazsan, Acı bana ey peri. |
Adı hüzün olsun! Öteki renklerini aldığın, Tek mevsimlik dünyamın, Ve senden bana kalanların, Rotasız başlayan yolculuğumun, Her limanda yüzleştiğim sensizliğin, Adı hüzün olsun! Bir türlü gelmeyen geleceklerin, Bir yarısı sende kalan geçmişin, Ve her gün biraz daha kaybolan iyimserliğimin, Adı hüzün olsun! Gittikçe tuhaflaşan tavırlarımın, Azalan ideallerimin, Alışkanlık haline gelen sıradanlıkların Birbirine benzeyen her günün Adı hüzün olsun! Aklımda kalan şarkı sözlerinin, Anılarını sakladığım kirli odamın, Yağan yağmurun, Cama dayanmış soluk yüzümün, İçimde ağlayan çocuğun, Adı hüzün olsun! Artık gelmeyeceğine olan inancımın, Eksik yüreğimin, göremediğim renklerin, Sensizliğin, yarım kalmışlığın, Adı hüzün olsun! Değişmeyen şeylerin, Aynı filmin tekrarına benzeyen rüyaların, SADAKAT'ini elden bırakmayan gönlümün, İçimdeki yalnız şairin, bu yaşantının, Ve bu şiirin adı hüzün olsun! |
Sehitler Çiçege Durmus Bu nasil duygu ki, bütün duygulardan gür, Arinmis benligim, yer çekiminden özgür! Uhrevi ezgiler içinde eriyorum; Bir tüy gibi hafif, kendimden geçiyorum. Bir husu mudur bu? Husunun da ötesi; Yükseliyor ruhumda sessizligin sesi. Bir sahlanis mi, bir hüzün mu, tanimi zor, Donan gözyaslarim yüregime akiyor. Burasi Conkbayir, Anafarta, Sulva mi? Sura Kabatepe, Ariburnu Tuzla mi? Vatan taniminin yapildigi yerleri, Galip ve magluplarin sanli askerleri; Zafer ve yenilgiye destan sunuyorlar, Simdi birbiriyle barisik uyuyorlar. Bu rüya degil ki sigmasin bir tabire, Düsündüm; bosu bosuna Anitkabir’e, Toprak tasimislar yurdun dört bir yanindan, Bir parça bulunsun diye can ve kanindan! Gördüm, inandim ve kokladim doyasiya, Vatan niyetiyle yüce Kurtarici’ya. Oysa yeterdi buradan bir avuç toprak; Atamiz’a olsun diye ebedi yatak! Sehitler çiçege durmus Gelibolu’da; Burcu burcu kokar bütün Anadolu’da. |
Sanıyorum, artık sana yazmamı istemiyorsun Peki, bende yokmuşsun gibi davranacağım Ne gittiğin yerlerde olacağım Ne yürüdüğün yollarda karşına çıkacağım Güzel yüzünün üzerine, beyaz ipekten kumaşlar örteceğim Anılarımda senden bir iz bile kalmayacak Hepsini sileceğim Geriye değil, ileriye bakacağım... akıllı, mantıklı, gerçekçi...artık ne kadar kelime varsa, sahipleneceğim ...duygusallığıma, dönüp bakmayacağım, boş vereceğim.... Yazdığım ama okumadığın mektupları... kimsesiz bir akşam karanlığında yakacağım Külleri dans edecek rüzgarda, dalga geçer gibi Ve gözyaşlarım engel olmayacak yok olup gitmelerine... Gel, demeyeceğim sana, son bir kez bile Yalvarmayacağım, yanımda kal, beni bırakma diye Git, birtanem Eğer gitmek istiyorsan Biran bile düşünme GİT. |
Herkes Yalniz Ölür Dogumum belli Ölümüm dogumumla belli Bir rol biçilmis dünyada Benim oynamam için Yazan belli Oynayanlar yazanla belli Herkes yalniz ölür derler Iste insanligin gerçegi Yalnizlik ölümden önce var Ama ölüm yalnizligin son demi Ne mal, ne mülk, ne evlat Ne de digerleri Nafile! Herkes yalniz ölür Zaten kefen de, tabut da, mezar da Tek kisilik degil mi? |
Sen sustuğunda ne gök mavi , Ne ağaçlar yeşil nede bu hayat çekilir ... Susma ben eksiliyorum suskunluğunda Yüreğime kar yağıyor, Dizlerimde derman kalmıyor Nefessiz kalıyorum Kanım akıyor .. Susma ben eksiliyorum suskunluğunda Yüzüm gülmüyor Zamansız bir kış başlıyor bende Üşüyorum soğuktan tipiden Yüreğimin denizleri çekiliyor Susma ben eksiliyorum suskunluğunda Eski yaşanmış acılar geliyor aklıma Gidecekmişsin gibi Bir korku kaplıyor tüm benliğimi Beni acılar denizine atıyor Boğulmaya başlıyorum Susma ben eksiliyor ve bitiyorum suskunluğunda |
Sevmek; bazen vazgeçmekmiş Bazen de bırakıp gidebilmekmiş gerçekten... Sevmek; o karşında durmuş, Gözlerinin içine bakarken, Uzanıpta ona dokunamamakmış... Bir sevmek, bin defa ölmekmiş! |
Suskunluğum anlatacak sana seni ne çok sevdiğimi Gökyüzündeki en parlak yıldızlarda kadehimi dolduracak bir koyu hüzün Ve yüzün gelip geçecek gözlerimin önünden... Bir gün seni deli gibi sevmeden bırakmayacağım ellerimden hayatı Bu oyunda en yeni ve en katı kuralların dizlerimde donacak Bir gün kırlangıç pencerene konacak En sıcak duygularla çağıracağım seni Bu bahar akşamında indirmeden yelkeni Adını en ücra denizlerin gölgesine haykıracağım En sıcak duygularla çağıracağım seni.. Seni ne çok sevdiğimi düşüneceğim zamansız zamanlarda Bir gün seni sevmekten yorulacağım Aynı yemini en başa alacağım gözlerinin önünde En ıslak günlerimi sensizlikle kurutacağım Bir gün susacağım deli çocuk Bir gün en deli sözlerimi unutacağım Gözlerim tanımayacak gözlerini Ellememek için düşlerini dualarım dökülmeyecek sabahlarına Gece yarılarına ve gün batımlarına dek ölmeyeceğim yeniden yaşamak için Yorgun günahlarını kaldırmayacağım uykularından Gecenin en karanlık yerine kadar hafakan doldurmayacak boşluklarımı Ve melek ve insan ve şeytan Ve kabussuz rüyaların ortasında kan buluşmayacak tutkuya inat Yüreğimde ölüme meydan okurken hayat Seni sensizlikle yaşatacağım En sıcak duygularla kuşatacağım seni.. Vakti geçen yeminlerin gizini en uzak ormanlara anlatacağım Aramayacağım kumsallarda izini Duymak için son bir kez hikayeni taramayacağım saçlarını sabahlara dek Ve giderek kor olacak yangınlar yağmura inat Hüzün gelip geçecek gözlerimin önünden İçimdeki bu yalnızlık dinmeden Seni yüreğimin en tenha köşesine fırlatacağım En sıcak duygularla kandıracağım seni.. Her gece yüreğini iki kez çaldıracağım Sabahları yine ben kaldıracağım kırgın uykularını rüyalarından Güneş henüz sensizliğe vurmadan gölgelere saklayacağım hatıraları Seni bir sonbahar gibi sensiz bırakacağım Senden bir sen yaratacağım sensizlik diye Dönmem için geriye bir tek ölüm kalacak korkularından Ve gerisi hezeyan olacak unutulduğun yerin Artık bir adım ileri gitmeyeceğim Ölümün ötesinde bekleyeceğim seni.. |
Gül Tutkunu Bakardi insan insan Bütün hüznü alirdi Onun cismini alsan Geride gül kalirdi Durup düslere dalar Yüreklerin suskunu Bir yanda gamli yillar Bir yanda gül tutkunu Ne kadar da yakindi Gül kokan düsünceler Çiçek yüzü takindi Alti kan düsünceler Hüzün yagmur yagar da Kapar gönül ufkunu Güller açmis baharda Nerede gül tutkunu |
Bende hiç tükenmez bir hayat vardı. Kırlara yayılan ilkbahar gibi. Kalbim hiç durmadan hızla çarpardı. Göğsümün içinde ateş var gibi. Bazı nur içinde , bazı sisteyim. Bazı beni seven göğüsteyim. Kâh el üstündeyim,kâh hapisteyim. Her yere sokulan bir rüzgar gibi Aşkım iki günlük iptilalardı. Hayatım tükenmez maceralardı. İçimde binlerce istekler vardı. Bir şair,yahut bir hükümdar gibi. Hissedince sana vurulduğumu. Anladım ne kadar yorulduğumu. Sakinleştiğimi,durulduğumu, Denize dökülen bir pınar gibi. Şimdi şiir bence senin yüzündür. Şimdi benim tahtım senin dizindir. Sevgilim, saadet ikimizindir. Göklerden gelen bir yadigar gibi. Sözün şiirlerin mükemmelidir. Senden başkasını seven delidir. Yüzün çiçeklerin en güzelidir. Gözlerin bilinmez bir diyar gibi. Başını göğsüme sakla sevgilim. Güzel saçlarında dolaşsın elim. Bir gün ağlayalım, bir gün gülelim. Sevişen yaramaz çocuklar gibi. |
| Saat: 16:07 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık