![]() |
Sizden Saklı gelmediniz, ben hep sizi bekledim eksilen yanlarımla sizden saklı eskidim her şeyden önce aşk verilmiş bir sözdü benim için gün, ay, saat, hafta; takvimişi zaman yani Aldıkça dönemeçleri değişmedi hiçbir şey yalnızca ufuklar yeniledim Kaç aşktan oluşmuş bir şeydi aşk her sevgiliyle biraz daha biraz daha sizden saklı eskidim |
Sen gelirsin aklıma ak zambak Gülüşün vuslat kadar sıcak Yumuşacık kararırken ortalık Adın ay gibi parlak Melal yıldızım, aşkımın hilali Adın ayın en sevimli hali Gece mavisinde parlayan ışık Duruşunla ne zarifsin ne kadar da şık Sen ey gönlümdeki mabet! Senle geçen her anım ibadet Ak Zambağım! Nursun, beyazsın, safsın İnan olsun en asil aşklara it'afsın Eğer sen gün gibi doğarsan şafağıma Bir ak buse olur konarım dudağına Yatırıp gözlerini ıraklara, beklersen beni Bil ki sevdam firar eder gönül kafesimden Yalçın dağlarda, sarp doruklarda arar seni İşte o zaman eresem sana, bulursam seni Ak Zambağım kokun sarar, sevdan bürür beni Karanlık dağlardaki ak çiçek Yıldızlar aşkımıza şahitlik edecek Dil şad olacak diye Bilmem ki daha kaç bahar geçecek Belki mevsimler bitecek, kuşlar göçecek Ama aşkımız sonsuza dek sürecek Sonsuza dek... |
"yaĞMur alTINda ıslANan aŞk" Ask yagmurda ıslanmaya benzer Sırılsıklam olursun üşümekten titrersin Ama hep yalnızsın ve tek basınasın Hiç dusunmezsın,derdı tasayı hiç umurunda olmazdunya...... İşte ask boyle birsey bitanem, Sırılsıklam asık olursun Yerı gelır ağlamaktan gözlerin kızarır... Ama sonunda bir tek sen varsındır bu yolda. Hiç dusunmezsın ondan baskasını Sadece kosarsın ve ıslanırsın Bır de yanımda o olsa dersın Ama o hıcbır zaman Senın oldugun kadar cesaretlı olamaz.... O yagmurda ıslanmaktan kacar, Tıpkı asktan kactıgı gıbı... |
Mutluluk mu Kaldı? Gramla mutluluk satan kuyumcularda rastlardım gözlerine Cebim kadar yüreğimde yanardı. İşporta tezgâhlarının ikinci el kitapları kadar Yorgun ve değeri yitirilmiş yaşantımın arka bahçesinde yeşerirdi Kuru dallarımın yaprakları Gün batımlarının hiçbir işe yaramayan alın teri yorgunluğuyla Cebimdeki meteliği sevdana biriktirirdim. Hep yemekten sonralara sakladığım paketteki son sigaramı Şimdi sensizliğin sonralarına saklıyorum. Bu ateşi sönmüş hayatın ızdırap sokağında Kuşların bile kırıntı bulamadığı bayat ekmek kuyruğunda, Yarı aç bedenlerin sefilliğini unutmak için Sevdalarını katık yapmaya çalıştığı saklı yakarışta olduğu gibi, Bende sana aç kaldım. Hiçbir yeterlilik yeteri kadar yeterli gelmiyor insanlara Sadece sevmek yetmezmiş gibi Sevdalara vasıf aranıyor. Beyaz atları haciz edilmiş prensler Yayan aşkların yavan hasretiyle Kavuşamamanın bekâretini çaresizliğe bozdurdukça Aklımı ilaha naklediyorum... Oysa en zor zamanların tek tesellisiydi aşk. Onu da bencilliğe kilitleyip, Üzerine fesatlığı örttüğümüzden beri Hep kuyumcular satıyor mutluluğu... |
Nimet Bir fasulye çimleniyordu Çiseledikçe yağmur. Koştum vardım ki yanına Anlasın ne nimet olduğunu Sen git yerine! dedi Ayşa Kadın Böyle kibar erkeyin ayağ’na Ben kendi ayağ’mnan gelirim Bu muhabbeti görünce uzaktan Kıpkırmızı oldu biberiye Bayram nedir ki dedim kendi kendime Bayram bir ömürdür ben gibi bir deliye Can Yücel |
Mutluluk Oyunu Gözler her zaman gördüğüne değil, görmek istediğine inandı. Düşler ısrarla mutluluğu kovaladı, ama hep en yakın olduğu anda elinden kaçırdı, belki de mutluluk aldatmacasıydı bu gönlün var olması gerektiğine inanılan ama hiç var olamayan. İşte yarısı polyannacılıkla geçti bu sefil ömrün. Dünyada bir insanın kendisine yapabileceği en büyük kötülük; kendi kendini kandırmak, inandırmakmış budalaca… Sonra elinden oyuncağı alınmış bir çocuk gibi, hiç olmayan mutluluğunu aramak. Cevabı alınamayacak sorular sormak kendine. Mutluluk oyunu bu geç de olsa sonunda anlaşılan, ama asıl kâbusu uyandıktan sonra görünebilen… Bu oyunu kazanabilenler için sonsuz bir umut kaybedenlere ise hayatla yüzleşebilecek kadar gerçek ve somut. |
Seni Bir Tufan Gibi Sevdim (martılar gelmezdi ki sizin ordan martılar sizindi ey evlerinin önü deniz biz de ölen kartallardan dağlardan size haber veririz bir bakımlık deniz, bir avuç imbat göndermediniz!) seni bir çığlık gibi sevdim uzanıp sesimin avlularına sen de her sabah sabah…sevince bir sevgiyle gideriz sonar durur vitrinlerden çiçekleri seyrederiz dostluklar bizi seyreder, biz çiçekleri… seni bir kar gibi sevdim üşüye üşüye eridim! bak, kentleri de, dağları da bozdular başka rüzgarlar giydirdiler kentlere dağlara başka tüfekler kalk, gidelim buralardan gidelim! seni bir namlu gibi sevdim sen ise tetiklerimi ezberliyordun kıyametler koparken anlından bu kentin geceydi…ansızın seni bir tufan gibi sevdim b e d e n i m a l a b o r a! |
Mutluyum Senden kopamayacak kadar bağlandım, Çözmeye niyetim yok mutluyum. Bu yolda her şeye katlandım, Yine katlanırım çünkü mutluyum. Dağlara ismini yazacak kadar, İçimde yanan hasrete kadar, Her derde boyun eğecek kadar, Razıdır bu gönlüm,mutluyum. Mutluyum bunu anlatamam. Mutluyum sensiz duramam. İster vur,ister kır.Kopamam. Yoluna can serdim mutluyum. Nerede olursan ol gelirim, Sende beni seviyorsun bilirim, Sensiz bu alemde deliririm, Benim her şeyimsin mutluyum. |
SEVDAN ADINA Hep bedelini ödedim En ağır aşkların geç kalmışlığını Yüreğimdeki sancılara döktüm içimi Teselli olsun diye Artık haykırmak istiyorum Sana ve İstanbul'a Sevdan adına yüreğimde nevarsa Bir boşluktur sensizlik Dibinde acı ve keder Yüzünde hasretin kalınlaşmış çizgileri Sanki sonbaharın dökülen yaprakları hasretine boyun eğdim Sevdan adına ölümü bile senden cok sevdim |
Gün Doğuyor Dili çözülüyor gecelerine. Gölgeler kaçışıyor derine Alıp sihrini bilmecelerin: Gün doğuyor şehrin üzerine. Korkarak şeklalıyor bacalar, Gün doğuyor şehrin üzerine; Dalıyorlar günün gözlerine Gözleri uykulu atmacalar. Sallayarak dallarını kavak Yükseliyor her günkü yerine, Gün doğuyor şehrin üzerine Mavi bir ışıkla ağararak. Gün doğuyor şehrin üzerine, Renk hacimle doluyor her yer. Bakıyor dağınık yüzlü evler Hala yanan sokak fenerine. Toprak kımıldıyor yavaş yavaş, Gün doğuyor şehrin üzerine, Bembeyaz gece çiçeklerine Sabahla düşüyor bir damla yas. Ve bir deniz hücumu halinde Gün doğuyor şehrin üzerine. |
| Saat: 14:57 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık