![]() |
Müzik Müzik beni bazen alıp götürüyor Düşler denizinde kayboluyorum Derin nefes alıp dalgalar üzerinde yürüyorum sanki İçim titriyor bütün tutkular beni sarmış İnce bir rüzgar geçip beni okşuyor Yaşanmamış bütün hayaller uyanıyor Ve benimle ağlıyorlar Niye mi? Çünkü bu müzik notsuz Çünkü bu deniz balıksız Çünkü bu ask sensiz Çünkü ben sensizim. |
Bir Kasım Yağmuruyla gittin sonunda kalkıyordu gözlerimden o dördüncü perondaki tren ben olduğu yerde kalakalmış öylece bekliyorken... ah o bakışların yok mu... beni bende kaybettiren şimdi kaçıyorlardı bir hoşça kal bile diyemeden tam da o anda radyoda çalarken şarkımız “November Rain” ile “Guns N’ Roses” “eğer beni seviyorsan sevgilim ver elini bana birlikte yürüyelim şu soğuk kasım yağmurunda”... buz kesmişti çoktan her yanımız ellerimiz titriyor gözlerimiz yalvarıyordu yapamamıştık ne kadar denesek olmuyordu... bir türlü yatıştıramamıştık denizlerimizi bir sokak lambasının altında aydınlatamamıştık en derin gizlerimizi bilmezsin... ben küçükken hiç sevmezdim yağmurlarda ıslanmayı tam büyüdüm kabullendim derken sırılsıklam olmayı bir kasım yağmuru ayırt etmeden, içimizde dışımızda ne varsa yıkıyordu anılarımız kuru kaldı diyemiyorduk umutlar sulayamazken topraklarımızı sabah güneşi kaynatamazken kanlarımızı... ne çabuk unutuldu o günler az mı yuttuk aynı kentin tozunu çamurunu az mı söyledik birlikte şu kasım yağmurunu keyifle yudumlarken vapurlarda beş çayımızı az mı seçtik simitleri bölüşeceğimiz martılarımızı gökkuşaklarıyla ne çok kelimeyi süsleyip boyadık seninle yaz kış demeden... ve ardından buruşturup attık birbirimize armağan edemeden. şimdi yıllardan sonra... yaşadıklarımızdan sonra... yeniden ayrıldığımız perondayım bir CD çaların kulaklığında maziyi çağırmaktayım söylüyor “November Rain” ‘i “Guns N’ Roses” hani o bizi birbirimize bağlayıp ayıran şarkımız; “eğer beni seviyorsan sevgilim ver elini bana birlikte yürüyelim şu soğuk kasım yağmurunda” ve ardından devam ediyor; “herkes birine muhtaçtır ekmeğe suya olduğu gibi ona açtır” artık yapayalnızım çok üşüyorum düşlerim tutamaz oldu düşüyorum gel de dindireyim şu yürek sızımı duyayım sesini soğuk kasım yağmurunda içime çekeyim o ılık nefesini ne olursun gittiğin gibi çık gel uzaklarımdan sonra sımsıkı sarıl öp beni aradan beş yıl geçmiş gibi dudaklarımdan! |
Her gün yanında olamamaktan korkuyorum Sesini duyamamaktan Seni görünce, sana alışmaktan da korkuyorum Nedense sensizlikten de korkuyorum Bir gün hoşça kal demenden İstemesem de; Bir gün, bir gül gibi İçimde solmandan korkuyorum Hafızamda bırakacağın hatıralardan Hatıralardan kaçamamaktan Adını unutamamaktan korkuyorum Ah be güzelim; Ben seni sevmekten korkuyorum. Benimkisi sadece bir sevda Göz yaşlarımla söndüremediğim Korkularımı yenemediğim Söyleyemediğim Fakat, kendimi tükettiğim Ve beni; Yedi kat yerin dibine sokan Utandıran, korkutan An be an içimi yakan Cesaretsiz bir sevdan Bu nasıl bir sevda ? Anlayamıyorum Ah be güzelim; Ben seni sevmekten korkuyorum. Biliyor musun; Aklımdan hiç çıkmıyorsun. Sen benim; İmkansızlar bahçesinden koparttığım Edâlı gülümsün. Hiçbir zaman koklayamayacağım Adını söylerken burkulacağım Sevmekten hep korkacağım Fakat, ömrüm boyunca unutmayacağım Edâlı gülümsün. Ah be güzelim; Aslında sen benim, Kendi ömrümsün |
Düsler Bitince Bir sevgilim olmadi gerçekte Ama düslerim-hayâllerim çoktu. Hayâllerimdeydi ; sevdim, dünyanin en güzel kizini hem de karsilikli elele gezdik ve güldük, içten. sonu oldugunu bilmeden düslerin * * * Gerçeklerin tokatlari uyandirinca Yitirdik birbirimizi Adini bile koymadigimi hatirladim Zamanla gülen yüzü silindi gözlerimden * * * Simdi bir güzel kiz görünce, gülen Cevabini bile bile "O mu ?" diye bakiyorum. Bir yanlisin acisi geçmeden Tekrar tekrar aldaniyorum. |
Mavileri Hapsettiler. . . Içimdeki gariplik gözyaslarimla akmali diye bagiriyorum... akmali. O yabancilik çektigim, taniyamadigim, adini koyamadigim, Sen diyesin çaresizlik, ben diyeyim umutsuzluk , Akmali gözlerimden... Akmali diyorum , çünkü içimde bir tortu misali, Bir kirik hayal, bir yontuk masal, Güvercinin kanadina taktigim O bin bir renkli umudumun pörsümüs izi duruyor gönlümde... Aksin diyorum göz yaslarim, Bir parça hedefine varmamis taze rüyalar koparayim yangin bahçemden Hani o yanginlari da nereden edindim bilmem, Çaresi , çilesi , derdi, dermani derken... Dipsiz kuyularin ugultulu bosluklarinda buluverdim kendimi. Beyaz kagitlara , hala, belki de israrla karaliyorum, o birkaç satiri... Nedir sen de bilirsin, Okul siralarinda içimizdeki o koca mum isigi ile ... Sözde karanligi aydinlatirdi kalemlerimiz... Sonra kirk ikinde yagmurlariyla beraber ben hala yaziyorum, Ama o dipsiz kuyudan disari uzanamiyorlar bu defa... Çaresi, çilesi, derdi, dermani derken... Kendime kavun içi esrarengizlikler edindim, Bir zamanlar turkuvazlara kenetliydi düslerimiz, Ben mavinin her tonuna kanadi kirik bir serçe saliverdim, Hani bizim uçamadigimiz bulutlara gönderdim onlari, Kanatlarina taktigim bir parça umut, bir parça zehir oldu içime, Erimek bilmeyen bir dügüm gibi bogazimda, nefesimi daraltma çabasinda simdi... Bu yüzden aglamaliyim seccademde, akitmaliyim göz yaslarimi... Yagmurlarin kini insanlardan arindirma çabasi gibi, Göz yaslarimda o bogazimdaki; Dügümü eritme çabasinda... Hani uçurtmalarimiz tellere takilmisti bir gün; Sen delicesine aglamistin ya, yas edercesine, Ben tellerden mi çekindim bilmem , Ya da gururumdu o gün beni aglatmayan, Simdi, keske sikip bilegimi diyorum, Olanca gücümle çekseydim uçurtmami veya çekebilseydik, O zaman aglamaliyim diye bagirmayacaktim, belki sen de aglamayacaktin öylesine... Simdi o yesilliklerde uçurtma uçurtmaktan da korkuyorum, Zaten izin de vermiyorlarmis artik...! O mavi kuru, pasli tellerle hapis hayatina sürüklenmis, Özgürlügümüzü almislar yani, söküp yüregimizi, döktürüp göz yaslarimizi, Bizi, bizden çalmislar yani... Çaresi, çilesi, derdi, dermani derken... Iste o birkaç kagida , birkaç satiri karaliyorum hala, Itiraf ediyorum; uçurtmam tellere takildigindan beri tek düsüm, tek hayalim, içimdeki o garip istek, maviyi, o umutlarimizi , yarinlarimizi parçalayan, tellerden arindirma hevesi... Ayaklarimiz çamurda , aklimiz hala bulutlarda degil mi? Yine ezanlarla beraber, sabahin o ürpertici alazinda; Göz yaslarim akmali diye bagiriyorum, AKMALI ISTE,.... AKMALI!...… |
Sonsuz Bir Yazda Bugün Geçmisle gelecek arasinda, Bugüne sarilmak istemem. Bilinmeyeni degil, Yasanmislari özlerim. Siyah beyaz dütünmek isterim. Siyah geçmitte bir gece, Beyazsa bugünüm. Ama yine de gece ve dündür bekledigim. Nedensizdir özlemi geçmitin. Bugün ve ilkbahar, Gece ve sonbahar. Birsey daha var. Geçmisin gelecegi isteyeni, Yer degismek ister benimle. Hep bana geçirir sözünü geçmit. Bugünse kayboldu sonsuz bir yazda. |
DİLEK ÇEŞMESİ SANA BİR BUSE VERMEDİM DİYE BANA NASIL KIZARSIN,İSTEMEDİNKİ BENİ SEVDİĞİNİ NERDEN BİLEYİM BİRKERE OLSUN SÖYLEMEDİNKİ SEVGİ BİR ARZU DALINDA ÇİÇEK NE VARDI BÖYLE BAKIP GEÇECEK SANA GÖNLÜMÜN KAPISI AÇIK GEL YAVAŞ YAVAŞ GİR DEMEDİNKİ BENİMDE VARDI GİZLİ BİR DERDİM NE BİR YAKINLIK,NE İLGİ GÖRDÜM SEVİLMEK İÇİN BEKLEDİM DURDUM GÖZÜMDEN OLSUN ANLAMADINKİ DİLEĞİME |
düş gece yine vurur yurdunda beni Cilo dağı uyanmaz oysa bağrına kurt düşmüştür her biri hayvan heybetinde rutubet oturmuş başköşeye karyolamın çemberi metal ses verir nereye dönsem kırılır hayalin uyusam korkarım karabasan uzak bir patlama sesi dolaşır birden devriye nöbetinden dönen asker mi yoksa kim bilir mektubunun hangi yerinde ölümden söz etmiş yoksa sebebine at yükü mazot denilen mi yakılmıştır kim bilir buradaki gök kara orda kızıldır alevden vurur işte alnım şakına sizin pencereden sızan ışık belli ki uyumadın daha belki de okuduğun kitabın her sayfasından gözlerine sinen yorgunluğu silen benim öyle olması ihtimali dışındadır beni fark etmediğin bak söndü o ışık ve gece vurdu beni uyudu umutlarım |
Ayisigi Safaginda Renkler Günün hayalinde yasanir bütün asklar. Geceler hep siyah ve benimle. Hayalin benimle ve onun siyahliginda. Asklari büyüten, Yalnizlikla büyüyen özlemler, Bir geceyle daha benimle. Gece susturur günün bestesini. Kalin perdeden ve perdelerle. Kelimeler örtülür ve ask daha da büyür. Kalbimin geceleri günün özleminde, Seni ve gündüzü bekledikçe, Safaga yaklastikça. Umutlarla eser, ilk tanyeri rüzgarlari. Günesi senin için bekletir, ayisigi safaklari. Seninle degil ama, Hayalinle baslamak ümidi, Güzellestirir sabahlari. |
Geçici Bu Ayrılık Şimdi yoksun yanımda Elbet bir gün geleceksin buraya, Bensiz ağlama oralarda Unutma yüreğim hep yanında Sensizlik acıtıyor içimi, Çok özledim sevdam seni, Yoksun yanımda,gittin uzaklara Unutma sevgilim oralarda beni... Dünya gözüme boş geliyor, İçim sıkılıyor,yüreğim daralıyor, Sen yoksun yanımda, Bu şehir beni boğuyor... Senelerimi verdim sana, Yıllar dayanmadı bu aşka, Sakın gidip beni bırakma Seni çok seviyorum unutma.... |
| Saat: 13:42 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık