![]() |
Ağustos sıcağında Ağustos sıcağında Sokak lambaları sönük bir caddenin, Ne başındayım ne de sonunda. Takılıp kalmışım korkularımla beraber. Ta ortasında. Yağan yağmur mu? Yoksa gözlerimden akan yaşlar. Neden titriyorum ya Rabbim. Bu Ağustos sıcağında. Tuğrul Ahmet Pekel |
Yalnızlık Karanlığın insanı delirten bir ihtişamı vardır Yıldızlar, aydınlık fikirler gibi tavanda salkım salkım bu gece dağ başları kadar yalnızım. Çiçekler damlıyor gecenin parmaklarından, dudaklarımda eski bir mektep türküsü karanlıkta sana doğru uzanmış ellerim, gözlerim, gözlerini arıyor durmadan; nerdesin? Attilâ İlhan |
Uçsuz Sevmelerin Avucunda terlettiğin bıçaksı zamanlar İlişirse mahremine Irağına düştüğün yar Düşmezse yollarına Meydan ayyukası yıkımlarda Hançerlenen yüreğinse Şafak sancısı sevdalar Doğmazsa gününe Zamansız gidişlerin kapımdaysa Uçsuz sevmelerin unutulmuşsa Ya bitimi beklenen kasırga yeniden kapımızdaysa O an Tutkulu sözler çıkar içimden Arkasından yürür giderim bir gecenin Korkum yok Kendimden de Bir kentin yeni bir üyesiyim Sevdiğim tüm renkleri alırım yanıma Sebepsiz gidiş değildir benim ki Her gidişin kesesinde; biraz hüzün Bilinmez bir sevinç Ve umut vardır coşkunca Ve gittikçe Sabah güneşinde ıraklığını yitirir Tüm görüş özürlü mesafeler O an uçsuzluk katlanır Güleçlik doldurur derin yüz çizgilerimi Uçsuz sevmelerine bir özlemdir Benim ki…. Önder Ağtaş |
Son Kez Geldim.. Hani, güneş yaldızlı renklerini bin-bir sihirle savururken evrene Ve henüz şebnemler kurumamışken gül yapraklarında En büyüleyici kokularımı süründüm tene Sabahların puslu serinliğinde, al duvaklarımı, .....................senin için takındım geldim.. Şafakların kızıllığındaki altın tozlarına buladım ak ellerimi Gelin kınamı ......................senin için yaktım da geldim Ve tüm arınmışlığıyla sevdamı, beyaz şarap tadında Dudaklarımdan, ......................dudaklarına sunmaya geldim Bu gece, gözlerini kamaştırmak için mehtabı yüklendim gelin tacıma. Gecenin tüm sihrini bedenime dolayıp, yakamozlardan gelinliğimi ..........................giyip te, geldim.. Bu gece, gecenin en kıvrak danslarını, tüm arsızlığımla yüklenip ..........................geldim koynuna Bu gece dört mevsimin tüm renklerini damarlarıma dolayıp ............................seninle akmaya geldim Bu gece, henüz söylenmemiş tüm sevda sözcüklerini kulağına fısıldamak için nefeslendim şarkılardan fal tutup, şiirlerde atışmaktan ............................yoruldum artık aşkım! demeye geldim Bu gece, yüreğimin tüm özlemlerini senin kollarında avaz-avaz .............................haykırmak için geldim Bu gece, yaşanmamış tüm hayalleri bohçalayıp, Gönül Dergah’ına ...............................sermeye geldim.. Bu gece, yaralı bir ceylan gibi sabahın alacasında indim kapına.. Kaldır şu kahrolası engelleri, dikme şu duvarları zaten korkak ataklarıma ........gör artık gözlerimdeki aşkı! ..............çekme şu kapkara perdelerini ...................ürkek bakışlarıma! ........................Hoyrat rüzgar’larını estirme artık ............................kendi nefesinden bile titreyen yapraklarıma! Yordun beni, yordun artık yeter! ......Medcezir’lerinle oyuklar açıp durma ...........yüreğimin kumsallarına! ....................................... haykırışlarım ile seni, sarsmaya geldim Bu gece, benim başıma, ........sevda adına, .............aşkın hatırına, ...............Allah aşkına yeminleri ettirip bendeki seni özgür bırak- bırak ta, iki yaralı kuş tek beden de buluşup şu hayali gök kubbede birlikte uçalım sevdiğim”,......................demeye geldim Uçalım be sevdiğim, bırak ta tutunayım kanatlarına Ölümden öte yol mu var be can özüm hadi, kır zincirlerini birlikte atlayalım önümüzden hızla akıp giden ......bu trenin son vagonuna ...........Sonu ölüm de olsa ben sende ölmeye hazırım ...............sende hazırsan aşkta ölmeye ....................ya da, benimle yeniden doğmaya ........................ben, kendimi senin küllerinden binlerce kez yaratmaya hazırım, .......hem de her şeyimle hazırım ............be sevdiğim! ...............Bak işte arındım tüm korkularımdan ......................ve koşulsuz geldim kapına Bu gece Seninle yeniden doğup, ..........seninle, .............sende ölmeye geldim, demeye geldim Ama bilmelisin ki son gücümle ................... ve son kez geldim sevdiğim ....................................... inan ki, son kez geldim Meral Adak |
Islak gözlerinle bakma yüzüme. Mızrap oldun benim gönül sazıma. Diken olsan gül görünür gözüme. Suçlu aranırsa adresimi ver. Ben zaten yanmışım sen yanma yeter.! İster baş tacı et,ister kaldır at. Gözlerin hep gülsün feleğe inat. Sen mutlu ol,gerisi teferruat. Seni üzgün görmek ölümden beter. Ben zaten yanmışım,sen yanma yeter.. (alıntı) |
ANLATAMIYORUM Ağlasam sesimi duyar mısınız, Mısralarımda; Dokunabilir misiniz, Gözyaşlarıma, ellerinizle? Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel, Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu Bu derde düşmeden önce. Bir yer var, biliyorum; Her şeyi söylemek mümkün; Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum; Anlatamıyorum. Orhan VELİ YAŞADIKLARIMDAN ÖĞRENDİĞİM BİRŞEY VAR Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır Kopmaz kökler salmaktır oraya Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına İnsan balıklama dalmalı içine hayatın Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara,göğe,bütün evrene karışırcasına Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana Ataol BEHRAMOĞLU |
NE GİTMELER TÜKETEBİLİR SENSİZLİĞİ, NE BEKLEYİŞLER GETİRİR SENİ BANA... BİR HÜZÜN TÜRKÜSÜDÜR DURMADAN ÇALAN, BİR AYRILIKTIR, DURMADAN KANAYAN... KALEM AĞLAR,YÜREK AĞLAR,GÖZ AĞLAR... AĞLAYIŞLARA TERCÜMANDIR PARMAKLAR... YAZAR...YAZAR...YAZAR... HİÇ DURMADAN BIKMADAN SENİ YAZAR... KALEMİN GÖZYAŞLARIN DURAĞIDIR PARMAKLAR... PARMAKLAR ŞAHİTTİR AĞLAYIŞLARA... İKİ YİTİK SEVDA... İKİ PARÇA CAN... İKİ YİTİK HASRET... |
Özleminle Sessiz Çığlığım Bırakma beni! Şu koskoca şehirde, Şu bankta, Şu sahilde, Martılarla bir başıma Bırakma beni! Uzaklaşma benden! Nefesine ihtiyacım varken, Sesinden, kokundan, teninden Hasret bırakma beni! Demirleme yüreğimi! Sensiz katran karası gökyüzü, Görmüyor ki gözlerim, Sana bakmadan hiçbir yüzü! Yaz güzellikleri içinde Yaşatma bana güzü! Erteleme bir başka bahara gülüşümü Bitir hazanımı, hüznümü Bırakma beni! Sana tutsak ise bu yürek, Esaretine boyun eğmişim! Ne yapayım söyle.. Nedir içinden geçen niyet Yüz çevirme, sonundayım Yazın.. Bırakma beni! Şefkatin, merhametin, sabrın, şükrün Binlerce kez lezzetini tattım.. Sahibi değilim vücudumda ki Aza ve cihazların! Her şey Rabbin emaneti! Bırakma beni! Bir gün her şey duracak ya İşte o gün gelmeden Bil sevgimin kıymetini! Gel yanı başıma.. Bırakma beni! Hamit Aydoğmuş |
nedendir biLmiyorum bu araLar daha bi ağLak haLdeyim... içimde çıLdırtan bir aşk acısı içimde bir başka sen bu gördüğüm değiL sanki kaçar gibi bir bakış ve her adımda geri dönüşLer işte adın bu senin koşmaya başLarken korkusundan ayrıLığın acının birden durdurup dünyayı içinden sesLenen sevdamsın duyduğumu biLir ama yinede susarsın gözgöze anLarımızda... Abdullah Kaptan |
ÜZGÜN ŞİMDİ ELLERİM Sana gel diyemedim/Gittim bir iki kitap ve saksı çiçekleri aldım Yağmur yağıyordu ve içeriye alınıyordu bütün renkler… Söyleyecek bir sözüm olsun diye hep eksik bıraktım şiirlerimi Ekmek çalmak gibi bir şey seni sevmek diye yazdım Birkaç dize dışında kimsenin haberi de olmadı Üzgün şimdi ellerim /Sana gel diyemedim Mustafa Karademir |
| Saat: 11:42 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık