![]() |
Almira Şimdi aynı şehirde olsaydık seninle Almira Yine aynı sokaklarda birlikte yürüseydik hayata Ve adımızı yeniden yazsaydık Buluştuğumuz bütün duraklara Unutup gitseydik bütün çirkinliklerini dünyanın Ve bütün acımasızlığını Sorgulayıp bütün yasakları Sorgulayıp bütün günahları Seninle yeniden başlasaydık bu sevdaya Seninle yeniden Almira Şimdi aynı okulda olsaydık seninle Almira Yine aynı sınıfta, yine aynı sırada Birlikte göz atsaydık o kırmızı kaplı kitaplara Tarih gibi, fizik gibi, matematik gibi Ölümsüz aşkları sorsaydık hocalara Ölümsüz aşkları Almira Şimdi bir kır kahvesinde olsaydık seninle Yine aynı masada, yine aynı köşede Yeniden düşler kursaydık seninle Dağlar gibi sıra sıra Ve yeniden yaratsaydık kendi dünyamızı Ve de birlikte söyleseydik ikimizlik kendi şarkılarımızı Meydan okuyup ayrılıklara Hem de teslim olmadan Yıllara, yollara, yalanlara Teslim olmadan Almira Ne var ki; Bir kara eylüldü O kara üzüm gözlerine son bakışım Yanışım ve de yıkılışım Üstümden bütün trenler geçti o gün Bütün otobüsler Ve bütün gemilerim battı sen gideli Şimdi bütün umutlarım alabora Anlıyorsun değil mi Anlıyorsun Almira Şimdi bir düşün Kim itti bizi bu kör olası ayrılığa? Kim itti bizi bu pişmanlıklar denizine? Kim yaktı bizi kim? Hem de sırtımızdan vura vura Görüyorsun değil mi görüyorsun Bir ikimiz sığamadık bu koca dünyaya Bir ikimiz Almira Ve işte o gün Koca bir son yazıldı bu aşkın son sayfasına Dönüşü olmayan bir yolda kaldık Dönüşü olmayan bir yolda Almira... |
Biri Gider / Kalanındır Aşk Seni düşününce içimde mavi bir kadife yırtılır ince ince ezilir yüreğim kanar. ne akşamın olduğu yerdedir ne şafakta teselli. biri gider, kalanındır aşk... Binlerce provası yapılmış gitmelerin öfkeli, zalim, hain... kalmalarım acıklı, mahzun, gururlu... kafeste bir kuş gibi gözlerim yollar silik çağrılarla dolu. gittin, kaldım ya böyle... Kalbim nefes aldırmıyor bırakmıyor beni bana yarasız kim sevebilmiş, kim sevilmiş doyana dek... söz yetişmiyor işte gittin, kaldım ya böyle. Ölüm her yerde oysa gelebilir ansızın düşer gibi düşlerde uçurumlardan. kalbimin odacıklarında yankılanır resmin, resmin umarsız bir körebe. bir bıçak gibi şavkıyor öfke geçiyor damarlarımdan matem kıtaları. gittin, kaldım ya böyle... Seni düşününce içimde mavi bir kadife yırtılır gürültüyle. çığlık çığlık akar mor oluklarda çürür kan... Biri gider, k/alanındır aşk... Nurdan Ünsal... |
Sevdaları Dostluklara Sarmalı Her sevda çeken bilir. Sensizliğin acısını Çünkü Sevda: Bir kuşun kanatlarında uçabilmektir bazen Günler geceler boyu İki damla göz yaşıyla yıkanabilmektir,sevgilinin Dertlerini dert edinip,dertleriyle dert olabilmektir. Saklanıp bir çift gözbebeğine Bir ömür sürebilmektir,dilediğince Kilometrelerce uzaktan dokunabilmek Karanlıklarda bile son surat koşabilmektir Sevgilinin gözlerinin ışığında Yaşamı sevmektir, Karanlıklara inat Yar yoluna ölümü sevmektir,sevda Derler ki: Çeken bilir Düşer sevdalarımız hayal denizlerine Senden limanlar yaparım ben de Sen kadar dalgalara bırakırım kendimi Ama: Anlatamıyorumki Sözcükler yetmez oluyor bazen Bu sevdayı sana anlatmaya Sadece sen diyorum Susuyorum. Gel sevdalı bulutum ol Sen de düş bu denize Açtığım yelkenim ol Yüreğime dol Edelim yelkenleri fora Nerede sevgi varsa Oraya çekelim kürekleri * '' Dönüştür yoklukları varlığa Bölüştür dostluğunu sevdaya Bir kısmı seni de sarsın'' ** ''Bu sevdam sana'' diye haykır. Ne kadar çok şeyi severse insan Sevdaların anlamı büyür o kadar. Dönüştür sevdalarını dostluğa Bir selam ver dünyaya * ''Bir selam ver kendine Bir selam gönder bana'' Bu sevda seni de sarsın. Üstün DÖKMEN |
Sen Söylemeden de Biliyorum Seziyorum ki kaçacaksın.. Yalvaramam koşamam Ama sesini bırak bende Biliyorum ki kopacaksın Tutamam saçlarından Ama kokunu bırak bende Anlıyorum ki ayrılacaksın Cok yıkkınım yıkılamam Ama rengini bırak bende Duyumsuyorum ki yiteceksin En buyuk acim olacak Ama isini birak bende Ayrimsiyorum ki unutacaksin Aci kursun bir okyanus Ama tadini birak bende Nasil olsa gideceksin Hakkim yok durdurmaya AMA KENDINI BIRAK BENDE Aziz Nesin |
Gecikmiş Bir Mektup… Karanlık kendi içinde ilerlerken Hep karanlığa karışır. Yetmez kolların sarmaya sevdiğini Ararsın boşuna aydınlığı Bir yaprak hışırtısı gibi Rüzgârında dalların… Gece kara Gözler kara Uyku kapkara Kaçsan gitsen buralardan Bu dipsiz derin kuyulardan Siler bellekleri gece Anlamsız kıvrımlarında hayatın Ama inadına meyve verir ağaç Sen yüreksizliğine ağla Akıt gözyaşlarını Yalancı düşlerin kuyusuna Nükhet Everi |
Benim Sevdalarım Yaşamadan biten sevdalar Günahsız bebeklere benzerler Ya doğmadan gönüllerde kürtaj edilir Ya doğunca kundaklanıp Meçhule gönderilir. Benim sevdalarım da böyledir işte Kimi umutsuz katledildi Kimi doğduklarında kundaklanıp Kucağıma verildi. Şimdi benim yüreğimde yaşarlar Akşamları ellerinden tutup Gezdiririm onları Bazen de parklarda sırayla sallanırlar Ayırmadım hiç birini diğerinden Mutlular mutlu görünüyorlar Yazık ki ana sıcaklığı nedir bilmeden. Ümit Boğa |
Ben Ağlarım Yane Yane Ben ağlarım yane yane Aşk boyadı beni kane Ne akılem, ne divane Gel gör beni aşk neyledi Derde giriftar eyledi Gah eserim yeller gibi Gah tozarım yollar gib Gah akarım seller gibi Gel gör ben aşk neyledi Derde giriftar eyledi Ben Yunus'u biçereyim aşk elinden avareyim Baştan aşağı yareyim Gel gör ben aşk neyledi Derde giriftar eyledi Yunus Emre |
Sahi sevdinmi sende beni? Kalbin beni gördüğünde attımı yerinden çıkacakmış gibi? Yada gece üç-beş nöbetlerinde tavandaki hayalime dalmışken Uykusuzluk nöbetlerine diktimmi seni? Yüzümde gördüğün bir anlık gülümseme için Dünyayı ayaklarıma sermek geldimi içinden? Yada yanağıma süzülen yağmur damlalarını gördüğünde Dünyaya meydan okumak gibi mülteci isteklerin oldumu? Kadıköy sahilinde oturup cebindeki üç kuruşla aldığın katıksız simidi yerken İçinden 'ahhh yanında birde çay olsaydı' dediğinde Sahi sen arzuladınmı beni simit-çay muamması gibi? Kulakların deli gibi çınladığında İlk sıralarda andınmı ismimi? Gündüz elini uzattığında dokunacağını zannettiğin bulutlar kadar Gece her baktığında sana yaratanı hatırlatan binlerce mil uzaklıktaki yıldızlar kadar ulaşılamaz olduğumu anladığında Hıçkırıkların boğazına düğümlenmek deyiminin Ne manaya geldiğini anladınmı sahi? Sahi sende sevdinmi ey yar Seni sevdiğimin milyonda biri meryem gümüş |
Üstüme Varma Istanbul Sana geldim içim ümitlerle dolu Beni sarhos etme Istanbul,ne olur Bir gün ben de eririrm caddelerinde Çürür kemiklerim adim unutulur Yine sen kalirsin dipdiri,simsicak Gögün bulutlarin,denizlerin kalir Oynama Istanbul,benimle oynama Bir gün öldürür beni bu dert,bu kahir Ezilmis ellerimin arasinda basim Bu yeryüzünde baska çarem kalmamis Iste gelip kapilarina dayanmisim Karsinda yikilmis duvar gibiyim Beni sarhos etme,basim dönüyor Üstüme varma Istanbul,kederliyim Ümit Yasar Oguzcan |
Haberini Aldım!! Haberini aldım, yeni birini bulmuşsun.. Hayır hayır benden sonraki değil.. Daha sonra, daha daha sonrakinin haberini aldım. Seviyorum, mutluyum demişsin. İnanmıyorum sahi mi? Üzüldüm! Ne senin için mi? Yok canım saçmalama.. Ne senin için, ne de kendim için. Arkanda bırakacağım bu yeni ceset için. Allah aşkına bir anlat nasıl sevdin. Sen sevmeyi bilmezsin ki. Sen Ağustosun sıcağında... Tir tir titremedin ki... Sen zemherinin ayazında yanmadın ki... Sen en neşeli şarkılarda ağlayıp... Ağıtlarda gülmedin ki... Sen geceleri kan ter içinde ansızın uyanıp.. Vücudunun buz gibi olduğunu hissetmedin ki... Allah aşkına anlat nasıl sevdin... Sen sevmeyi bilmezsin ki! Yoksa değiştin mi. Yok zannetmiyorum. Sen değişmezsin, sen sevmezsin.. Hatta acıma hissi bile yokken sende. Ben yangınlar içinde yanarken, bir yudum su vermedin.. Yalnızlığımla başbaşayken, selam bile vermedin.. Allah aşkına anlat nasıl sevdin?? Sen sevmeyi bilmezsin ki. Resmin yok bende, yırtıp attım.. Sahi adın ne idi, ismini de unuttum. Ama şuramda tam şuramda yüreğimin başında bir şey var, biri var. Sen misin yoksa? Eğer sensen çık... Sen oraya lazık değilsin Yakup Caymaz |
Bİr sen var içimde hala. Anlatamıyorum. Gözlerimin önüne gelip gelip gidiyorsun. Dudaklarıma dokunuyorsun ufacık parmaklarınla. Ne olur gitme diyorum. Ağlıyorum. Sonra adın aklıma geliyor. Sessizce fısıldıyorum karanlığa. Gözlerime bakıyorsun uzun uzun. Birşeyler söylemeye çalışır gibi. Ben adını haykırıyorum. Ağlıyorum. O köşe başını hatırlıyorum nice sonra. Hani sevinçlerimin bittiği yer. Hani yalnızlığımın başlangıcı. Sensizliğe son dokunuşum. Ve ne olur gitme diyorum. Ağlıyorum. Bir sen gidiyor içimden. Anlatamıyorum. Yavaş yavaş kayboluyorsun ay ışığında. Parmaklarını ayırıyorsun dudaklarımdan. Gözlerin çocuksu ve ağlamaklı. Son kez arkana dönüp bakıyorsun. Elveda diyorum. Ağlıyorum. okan kuzu |
Özlem... Sevgiye güzele özlem Analara babalara kardeşlere Sevdiklerine saydiklarına Güzel olan herseye özlem Seni sevenlere özlem Sarilmaya koklamaya Seni sizi özledim Diyebilmeye özlem Vatana millete Amcalara dayilara ozlem Halalara teyzelere Komsulara çocuklara özlem Özlemden kacabilmeye Yakalanmadan gidebilmeye Özlemi silebilmeye Onu yok sayabilmeye özlem... Meryem Asliguzel |
Dolasir birbirine yorgun ayaklarim Ellerimi koyacak bir yer bulamam Nereye gitsem en koyusu acilarin Ne yana baksam, cildirtan bir aksam Istesem ben bu omru, bu talihi istemem Boyle durup durp senden ayrilmak varsa Orada bir mezar kazilir benim icin Ayriligin nerede baslarsa. Ümit Yaşar Oğuzcan |
Elmanın Yarısı Ey doğarken acıyla doğan güzel. Elbet seninde acıların dinecek, Elbet sende mutluluğu tadacaksın. Bir gün.mutlaka. Zamanı geldiğinde gözyaşların dinecek, Yüzünde gülücükler açacak. Diyeceksin o gün sende neşeyle;merhaba! Taşacak için coşa coşa,patlatacaksın bir kahkaha, bende o zaman diyeceğim ki hayata;merhaba. Üzülmeyeceğim,elmanın diğer yarısı olsam da! Hakan İnan |
*YAR* Sen gittin gideli yar, Hayatım hep sonbahar... Hasretin dinmiyor, özlemin bitmiyor, Yüreyimde sancın var.. . Adın düşmez dilimden, Hayalin gitmez gözümden, Bişey gelmez elimden... Gözlerimden akıyor, yüreğimi dağlıyor.. Sevdan çok büyük, büyük yar.. Yıllar geçti üstünden, Atamadım kalbimden... Çok çektim senin yüzünden, dönemedin sözünden, Ayrılığın beni yıktı yar... Alos |
Papatyalar Anneme ithafen... Paramparça olmuştu yalnızlıktan Dağılmış bir yapboz gibi Yalnızlıktı onu bozan O olmaktan çıkaran Sessizlik çökerdi akşamları Çekilir köşesine, romanını okurdu. Oysa ne güzeldi akşamları, Yanında birinin olduğu. Çekmişti çekeceğini sevdadan. Akşam çöktüğünde, geçmişin tozlu sayfalarını Bir bir çevirirdi. Geleceği merak etmiyordu artık. Sonra hayatı düşündü Gömleğine taktığı papatyalar gibiydi hayat. Pınar Ulusoy |
Vay Kurban Dağlarının, dağlarının ardı, Nazlıdır. Uçurum kıyısında incecik bir yol Gider dolan-dolana, Bir hastan vardır, umutsuz, Belki ayşe, belki Elif Endamı kuytuda başak, Memesinin, memesinin altında, Bir sancı, Bir hayın bıçak... Ölüm bu, Fukara ölümü Geldim, geliyorum demez. Ya bir kuşluk vakti, ya akşam üstü, Ya da seher, mahmurlukta, Bakarsın, olmuş olacak. Bir hastan vardı umutsuz, Hayreti uykularda, Hayreti soğuk sularda. Gayrı, iki korku çiçeğidir gözleri, İki mavi, kocaman korku çiçeği, Açar, derin kuyularda... Dağlarının, dağlarının ardı korkunçtur. Hiç akıl edip de düşünen var mı? Gün kimin hesabına tutar akşamı, Rahmetinden kim demlenir bulutun, Hayırlı evlat makina Nasıl canavar kesilir. Kurdun, karıncanın rızkını veren Toprak nasıl ayartılır, Yüz vermez topal öküze, Ve almaz koynuna kara sabanı. Sepetçioğlu'm bir kömür işçişidir, Mavzer değil, kürek tutar Urfalı Nazif Mal, haraç-mezattır, Can, pazar-pazar. Kırmızı, ak ve esmer, Yumuşak ve sert buğdayları Yaratan ellerin sahibidir bu, Kör boğaz, nafaka uğruna, Haldan düşmüş, tebdil gezer... Dağlarının, dağlarının ardı, Nasıl anlatsam... Ağaçsız, kuşsuz, gölgesiz. Çırılçıplak, Vay kurban... "Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda." Yiğitlik, sen cehennem olsan da bile Fedayı kabul etmektir, Cennet yapabilmek için seni, Yoksul ve namuslu halka. Bu'dur ol hikayet, Ol kara sevda. Seni sevmek, Felsefedir, kusursuz. İmandır, konkunç sabırlı. İp'in, kurşun'un rağmına, Yürür, pervasız ve güzel. Sıradağları devirir, Akan suları çevirir, Alır yetimin hakkını, Buyurur, kitabınca... Gün ola, devran döne, umut yetişe, Dağlarının, dağlarının ardında, Değil öyle yoksulluklar, hasretler, Bir tek başak bile dargın kalmayacaktır, Bir tek zeytin dalı bile yalnız... Sıkıysa yağmasın yağmur, Sıkıysa uykudan uyanmasın dağ. bu yürek, ne güne vurur... Kaçar damarlarından karanlık, Kaçar, bir daha dönemez, Sunar koynunda yatandan, Hem de mutlulukla sunar Beynimizin ışığında yeraltı. Her mevsim daha genç, daha verimli, Sunar, pırıl-pırıl, sebil, Ömrünün en güzel aşk hasadını, Elimizin hünerinde yeryüzü. Dolu sofra, gülen anne, gülen çocuklar, Bir'e on, bir'e yüz'le akşama gebe Şafakla doğan işgücü. Yalanım yok, sözüm erkek sözüdür, Olm kitapta böylece yazılıdır, Ol sevda, böyledir çünkü... Ahmed Arif |
Korkularimdaki Ben Tutamiyorum yillari avuçlarimda, Giden her yil, bir iz birakiyor saçlarimda. Üzüntülerim, belki sadece gözyaşlarimda, Sevinçlerim kahkahalarimda. Takvim yapraklari bile kalmiyor duvarda Biten her günün sonunda, Yirtip attigimiz takvim yapraklarina yansiyor yaşamdaki kavga. Önce, soluyor pembemsi olanlar, Sariya çaliyor renkleri. Işildayan gözler Birakiyor çerçevelere kendini. Sevgiyle, aşkla, dolu olan kalplere Yasaklaniyor heyacanlarin en güzeli. Önce, heyecandan yerinde duramayan ayaklar, Kendini her daim soguktan ve sicaktan saklar. Cabasidir, titreyen eller ve parmaklar. Canin bogazdan gelmedigini anlarsin yaş ilerledikçe. Bir gün bindiginde bir otobüse, Onbeşinden bir delikanli sana yer verince; Anlarsin saçlarindaki beyazin yerini, Titreyen ellerini, Tilsimini kaybeden gözlerini, Ve artik yorulan bedenini, Bir de anilarindaki seni... Sabriye Kavuncu |
**Aşığım Demekle Aşık Olunmuyor. Aşk aşk diye inliyoruz durmadan, Duygularımız akıp gidiyor satırlara, Kelimeler,dizeler,şiirler,ardı sıra Geçek aşk'ı yaşıyor muyuz acaba? Şimdiki aklım olsaydı eğer, Sorardım kendime,aşık olmadan önce Bu güç,bu hırs,bu azim var mı diye. Sorardım sevdiğime Beni sevmek yürek ister, Sende bu yürek var mı diye. Aşığım demekle aşık olunmuyor, Sevmek,ölesiye sevmek yetmiyor. Sevgi karşılık ister,özveri ister. Aşk verdiği kadarını almak ister. Aşığım demekle aşık olunmuyor, Bozulmuşsa terazinin bir kefe'si Gelmiyorsa verdiğin sevgi geriye Kabuslar görürsün tüm gecelerin de. Aşığım demekle aşık olunmuyor Çalışacaksın,üreteceksin,hep vereceksin. Seviyorsa o da seni,senin sevdiğin gibi, Elbet dönecektir sana,verdiğin sevgi. Cemal Şimşek |
Acirim Simdi Üstümde yillarin ezikligi var Vefasiz, dünyâmi etti bana dar Çektigim çileler kaldi sâde kâr Çürüyen gençlige acirim simdi... Yüzüme gülüsü, yalanmis meger Koynumda besledim, yilanmis meger Zehrini kusmaya dolanmis meger Bosuna sevgiye acirim simdi... Kahretti, hayâta küstürdü beni Içime kapatti, susturdu beni Her seyden bezdirdi, ****urdu beni Kaybolan benlige acirim simdi... M. Engin Karatay |
Ne Görüyorsun Gözlerimin içine bak Ne görüyorsun? Göz yaşımı , mutluluk mu? Yüzüme bak ne görüyorsun? Acımı , gülücük mü ? Kalbime bak ne görüyorsun? ! Hasret mi ,paramparça bir kalp mi ? Yoksa içi senle dolu bir yürek mi ? En iyisi ben söyleyeyim; Gözlerimde gözyaşı yüzümde acı, Kalbimde biraz hasret ve sen varsın . Aynur Çiçek |
Açmamış goncada cananım güllerde sende Gül mü var bülbül mü var bilemem sende Bozulmuş bütün bağların virandır da bende Açmamış goncada cananım güllerde sende Bitmeyen aşkla sevdiğim muhabbet bende Akmayan kurumuş su gelmez dereler sende Çağlayarak akan sevgi ırmakları gülümde bende Ne kadar sevdimse de kıymet bilmedin sende Aşkın kalbim de kor gibi hala yanıyor bende Yunus gibi aşık olup hiç yanmadın mı sende Kerem gibi de yanıp tutuşanda gönülde bende Mecnun aşkı olan Aslı gibi olmadın da sende Yandım aşkından aşkım kül oldum da bende Gecenin karanlığını aydınlatan yıldızlar sende Karanlığı aydınlatanda o sıcak güneşse bende Zemheriye benzeyen buz gibi o gönül sende Acı ve üzüntüye rağmen sevgi ile aşk ise bende Halil Çolak |
Çile dolu hatiralar, senden kalan enkaz. Solugumda hararet, yüregimde yangina mecaz. Ismini her anisim çöllerin sicakliginda... Gözlerimden akan yaslar kutuplarin soguklugunda! Bekleyisindeyim bir umudun, ümidime can katan olgunun. Sabahinda yarinin, tesellisinde yangindan kurtulusun. Dünüm dünde kalsin, olmasin bugünüm. Feryadim içimde saklansin, duyulmasin hüznüm. Elbet bir bitisi vardir her sancinin. Dumanindan kaçmali sönüsünde yanginin. O'dur beni alevlere atan, sen vesilesin, olsan da beni yakan. Bu esrarli yangini söndüren O, ister agla ister sizlan. Simdi ates benim elimde... yaktim senden kalan vecizeleri. Hayatimda bir O kaldi, hem geceleri, hemde gündüzleri... Ahmet Arslan |
Ne Çıkar Arılar çiçekten çiçeğe uçuşuyorken Bende bir çiçeğe konsam ne çıkar Kerem Aslı için tutuşuyorken Bende senin için yansam ne çıkar. Bırak gönül çiçek açsın dallarında Yürürken kaybolayım yollarında Bir gece uyuyup ta kollarında Ben de yanın da uyansam ne çıkar. Dudaklarım susuzluktan çatlarsa Acılarım da üst üste katlarsa Yüreğim bir volkan gibi patlarsa İçip susuzluğa kansam ne çıkar. Beraber oturup beraber kalksak Aşkın ateşini beraber yaksak El ele tutuşup göz göze baksak Her şeyi öyle, bıraksam ne çıkar. Ömer Arslan |
Akıl ermedi neden bu gidişin, Aşık ecelle yoldaş,kaçmaz sevdiğim. Hata beni sebepsiz terk edişin, Öfke ile kalkan ziyanla oturur sevdiğim. Bahane oldu küsmelere her konu, Suçlu malumdu her kavganın sonu, Her kavgada bu suçluluğu, Çekemez oldum artık sevdiğim. Sitemlerin bende sabır denedi, Seven gönül buna sabır eyledi, Bin parça olsa da tamam eyledi, Birleştiremez oldum artık sevgilim. Anılardan eser kalmamış sende, Hata hep bende, suç hep bende, Mahkum oldum yalnızlığa sayende, Dayanamaz oldum artık sevdiğim. Düşmanımın farkı yok dostumdan, Bir nebze de sen al hakkından, İşlediğin bu günahın payından, Bir parçada sen al sevdiğim. Şimdi mutlusun çok uzaklarda, Aşka dair bir iz var mı bensiz doruklarda, Beni benle bıraktığın bu karanlıkta, Işıktan bir eser artık yok sevdiğim. Kal sağlıcakla bende kalayım, Sen umuda yolcu,ben durak olayım Son durağında bir tek ben kalayım Seni ecelimle beklerim sevdiğim burhan şenkalaycı |
Sensiz bir dünya düşledim Aklımın durduğu bir zamanda bin bir sorular var cevapsız Bin bir cevaplar var sorusuz Yaşam nedenim oldun sen benim Nefes almam sana bağlı Nedenini sorma bilemem Neden yarınlarım için senli sabahlara ihtiyacım var Her akşam neden saçların gelir aklıma Neden dolunaylarda hayalin gözlerime oturur Neden, bu sorular kafalarda üşüşür Bu kadar senli olmak Bu kadar senle yaşamak Ve bu kadar senin olmak Sebebini sorma bilemem Ve bir gün çıkarmak istedim aklımdan Aklımın durduğu bir zamanda Kızıl saçlarını sildim gözlerimden Bulutlarla kapattım ayı Yıldızlarla muhabbetine aldırmadım bir ara Umutlarımı bağlamadım senli sabahlara Ve de senli yarınları özlemedim Seni unuttum saydım kendimce Ve bir sürü nedenleri attım kafamdan Yüreğimdeki yangın nerden çıktı Nerden çıktı sol yanımdaki kasılmalar Neden susuzluktan dudaklarım çatladı Neden nefes alamıyorum Neden aklım durmakta Yok, be güzelim yok Sen yoksan hayat yok Sen yoksan yarınlarda umut yok Gece yok, gündüz yok, Yok, yok, anladım Sensiz yaşanan bir dünyanın Anlamı yok ibrahim çoşar |
Bir Tatli Hayat bir nazli bebe hayat dokunsan kirilir dagilir ele dökülür yere bir nazli bebe hayat dile deger incinir bir nazli bebe bir tatli hayat gülüm düste yasamak mutluluklari güne dogarsin emegim olur asim olursun nefesim olur umut olursun bir tatli hayat bir tatli hayat gülüm seninle olmak bir barisik bir küs aninda kirilip aninda gülmek oyuncagim gözyasi çocuk yüregimde bir tatli hayat bir tatli hayal canim senle yasamak beklemek özlemek hasretlik çekmek umuda gülmek bir tatli hayal canim seni yasamak bir tatli hayat Cemal Karsavran |
Birisi her gün bes sigara içerim baski atölyesinin disinda parmakliklara sirtimi verip bir kolumla sarilarak demirlere kotunun paçalarini kivir kivir uzun gözüken hayalleri yasaminin üstüne kivir ki düsürmesin yürürken seni kaloriferler isitmiyor kimseyi tüm kis, soguk suyla yikadik üzerine çizdigim taslarin izini ben, o ve digerleri her gün bes sigara içerim dedi her biri bir yolculuk uzunlugunda bir tren yolculugu raylar, ben ve trenin sesi dumani dagiliyor sonra geride kalan tarlalara trenin sesine yetisemeyen bulutlarda dagiliyor her iç çekisin ve sonra bir gün birisi besinci sigarayi senin için içerim dedi Ilgım Veryeri |
Gidersen Yıkılır Bu Kent Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider Bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında Yanlış adresteydik, kimsesizdik belki Sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar Biz mi yalnızdık, durmadan yağmur yağardı Üşür müydük nar çiçekleri ürpeririken Gidersen kim sular fesleğenleri Kuşlar nereye sığınır akşam olunca Sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunu Sustuğun yerde birşeyler kırılıyor Ahmet TELLİ |
Yoksun Ya Gençliğimin Deli Rüzgarlarıda Yok Ve Yoksul Düş Baharlarım Neler Kalmadı Ki Sende Çaresizlik Karabasanlarının Çıkmazları Avuntusuz Saplantıların Açmazları Deli Düşler Yoksun Ya Kim Anlar Şimdi Bu Yüreği Sensizlikte Ne Yapılır Bilmem Ki Aşkın Tepelerinden Böyle Apansız Düşmedim Ilık Tebessümler Vaktine Beş Kala Solan Kahkahalar Gibiyim Yarısında Unutulmuş Sevinç Çığlıklarıyladolu Boğazım Seni Özlemeyi Bile Yakıştıramıyorum Kendime Yoksun Ya Buruşturulup Atılmış Mektuplar Gibiyim İçimdeki Yürek Boşluğuna Yoldaş Gülüşüm Bükülü Kaldı Dudağımda Sana Sargın Kalmak Vardı Gül Yüzlü Bu Aşkın Üstü Böyle Örtülür Müydü.... Kahraman TAZEOĞLU |
kahve gözlerin Kanadın süzerken sevda tahtında Güzelliğin ahu gönül bahtımda Maralım bu sevda bıçak sırtında İnletiyor inan kahve gözlerin Rüzgarda saçların dalgalanması Zülüflerin tel tel yüze inmesi Kirpiğin rimeli gözün sürmesi Sineme ok oldu kahve gözlerin Düşte görsem dahi aklım şaşıyor Ayak sabit kalsa yürek koşuyor Karanlık bu dünyam sende ışıyor Gönlümün sarayı kahve gözlerin Mevsimleri dinlemez onun nazarı Hissettim sevgiyle esen rüzgarı Sevdaya tutulup aşkın baharı Yaşatır seninle kahve gözlerin Nuru bitmese de sönmese feri Tanır oldum işte böyle neferi Bakışlarındaki gücün zaferi Esir etti beni kahve gözlerin İnan ki sarhoşum senin sayende O mahsun bakışın kalbe değende Mertoğlu biçare hep himayende Deryalar sunuyor kahve gözlerin Osman MERTOĞLU |
BENİM ADIM MAVİ adım sesin yürek atışımla yürek atım yankısı adım sesin adım sesim yankısı yürek atışın iyi ve kötü şimdi daha belirgin güzelliğin kentimi maviye boyadı bir baştan bir başa... her şeyimle masmaviyim. SERPİL BALÇIK |
Özür Diliyorum Özür diliyorum sevgili senden, Seni deli gibi sevdiğim için. Özür diliyorum sevgili senden Sana deli gibi taptığım için Yenildim aşkına, tükendim artık Döndüm bir şaşkına, ey’ olmam artık Yansam da sevgimi söylemem artık Özür diliyorum sevgili senden. Engin Tunca |
İNADINA Acıların kalesinde büyüdüm ben Vuruldukça yürekler ateşler yaktım Kundakladılar sevdanın ocağını da Dimdik ayakta durdum zulmün ortasında Cesaretin kalesi düşerse eğer bir gün Bugünün umutları değil, acıları kalırsa bizden sonraya Ve ben sende saklı kalırsam eğer Durma hiç, korkaklığınla yürü aydınlığa Karanlıkların bende kalsın, acıların bende Gül yeter ki yarınlar için sevda güneşine Ulusumsun sen benim, bağımsızlığımsın Kalbimden beynime giden akyuvarlardasın Demir parmaklıklar arasında, zindanlarda olsam da ben Tel örgüler koysalar da aramıza Dikenli telleri batsa da sıktıkça yumruğumu İnadına afişlerle donatırım kanlı duvarları Sloganlar atarak uyanırım hep şafak zamanı Yeni doğan çocuk gibi yepyeni bin umutla Bin yıllık bir çınar gibi yeni bir kavgayla... vedat akdeniz |
Bir Ermeni General Usanıp sevişmekten bir ermeni general Atıvermiş kendini senmişel kulesinden Bir çocuk ki öperken uzanır annesinden O çocuğu boynundan asıvermeli derhal Çünkü sığmıyor çocuk koskocaman adama Çünkü tuhaftır biraz, çocuk olmak eskiden Sahi, civcivler vardı-bazen anlatır annem Ne güzel bükermişim boyunlarını ama Ve ben o dar büyücü -upuzun kara şapkam Yeniden doğururken alışkın bir tavşanı Kendime iğretiyim-yani bir kasabalı Yani her direnişi çağda kızla sonlanan En yeni senaryoda en eski esas oğlan Bir ermeni general -yakası madalyalı Ataol Behramoğlu |
Anlasana Çöktü yine ziftten gece Dudağımda hece hece Felek kelek attı bence İkimize anlasana Böyle uzak durma bana Sevdiğimi sorma bana İçtim seni kana kana Bir yudumda anlasana Gel de bitsin aşkım zulüm Gül de açsın dalda gülüm Sen olmadan hiçbir günüm Mutlu geçmez anlasana Sen doğmadan doğmaz güneş Sen olmadan sönmez ateş Dertler kardeş, hasret bir eş Olmuş bana anlasana. Dertli çalar gurbet sazı Yüreğime salar sızı Unuttum ben kışı yazı Gurbet elde anlasana. Satır satır yazdım seni Diyar diyar gezdim seni Yıllar yılı çizdim seni Şu yüzüme ANLASANA... |
Unuttum, nasıldı annemin yüzü Unuttum, sesi nasıldı annemin. Gece bir örtü olsun anılardan Kara yüreğime örtüneyim. Unuttum, nasıldı annemin gülüşü Unuttum, nasıldı ağlarken annem. Yaşam sallasın kollarında beni Küçücük oğluyum onun ben. Unuttum, elleri nasıldı annemin Unuttum, gözleri nasıldı bakarken. Kuru ot kokusu getirsin rüzgar Yağmur usulcacık yağarken. Ataol Behramoğlu |
Gece Geçilen Şehirler Işik Seli Gibidir Acilar büyütülerek unutulur sevdigim yüzünden kopunca bir buzul çiglik ellerin buz tutmuş iki yarim şarki olur ve ben yoksulluk kokulu bir gidiş birakirim sana beni adresime sorsun esmer bakişlarin dönsen de bulamazsin nasilsa gitsen de kentlerden sakindigim bekçi duruşlarimi ara emaresi boldur sokaklarin sol omuz başimdaki kokundan yakalanirim sokul ki geceme avuçlarin islanmasin saat başlarini beş geçer yelkovanin senle zamansizim amansizim senle büyük susarim kendime yenilirim her kavgada sonra koca agiz bir çocuk olurum bütün trabzanlardan kayarim bütün köprülerden sarkarim yüzüm kente sürülür içime sesin kaçar ben seni aglarim alişmak ölümdür sanki hiç ölmedik tanrinin gögsümüze taktigi bir nişandir ölüm teneşirlere yatiriliyor şimdi ellerim sana uzanmaktan yargiliyim hirçin bir iklimin sir girdabisin seni anlamak kendine çelmeler takmaktir ve kendini affetmesidir her seferinde (bazen beni affedebiliyorum istanbul) zehir yüklü bir mektup var dalgakiranlarimda parçali bulutlu durur sana kent şiirleri biriktirdigim bir gecede çok eşli bir yagmur başlar kentin en dövüşçü çocuklari aglar bilirim dişarida yagmur varsa sen içinde agliyorsundur aglama ki gülmesinler bize bak sen seviyorsun diye var sonbahar her mevsim gelişine söz veriyor saçlarina fisildiyor saçlarina bana bir pencere bile açmadigin saçlarina sensizlige alişmak bir bozgun agirlamaktir içinde biliyorum örtülerine unutma beni çiçekleri takiyorum şimdi yaşama hakkim sana gel de yagmurumdan iç seni seviyorum Kahraman Tazeoğlu |
DAR DÜNYA Yüreğim gövdeme sığmıyor Gövdem odama Odam evime sığmıyor Evim dünyaya Dünyam evrene sığmıyor Patlayacağım Acımın acısından susmuşum Ki suskunluğum göklere sığmıyor Böyle bir acıyı kimlere nasıl anlatacağım Gönül dar geliyor sevgime Kafam beynime Ah şakaklarım Çatlayacağım Anladım artık anladım Kimselere anlatamayacağım Aziz Nesin |
HASRET SENİN İÇİN HASRET SENİN İÇİN Umudun donuk gözlerinde Zehir zıkkım bir sancı Şimdi hasret yüreğim Çiçekler soluğun! Mektupların ak mevsiminde Hasret senin için Ötem parmaklık Berim parmaklık Hücrem daracık Yastığım/Yorganım İki büklüm kıvrıldığım beton Sigaramın dumanında hayal .................................... Bütün kapılar kapalı Gün yüzüme Yalnızlığın deminde sana açık Silik hüzmeler sevincinde... Hasret senin için Sarmaşıklar büyüttüm penceremde Alişan Satılmış |
Unuttum, nasıldı annemin yüzü Unuttum, sesi nasıldı annemin. Gece bir örtü olsun anılardan Kara yüreğime örtüneyim. Unuttum, nasıldı annemin gülüşü Unuttum, nasıldı ağlarken annem. Yaşam sallasın kollarında beni Küçücük oğluyum onun ben. Unuttum, elleri nasıldı annemin Unuttum, gözleri nasıldı bakarken. Kuru ot kokusu getirsin rüzgar Yağmur usulcacık yağarken. Ataol Behramoğlu |
Ha Ben Ha Sen Omuzlarımda delicesine bir yük Yüküm hep kendimden büyük Okyanus ortasında küçük bir kayık Ha battı ha batacak... Kalbimde imkansız bir sevgi Dipsiz bir kuyu kapkara rengi İp yetse yukarı çeksemde suyu Ha koptu ha kopacak... Aklımda bir çift güzel göz Hiç yetmedi anlatmaya söz Görsemde onu hergün Ha gitti ha gidecek... Aslında ihtiyar bir adam İçimdeki çocuğun gözlerinden bakan Kısacık bir ömür ona kalan Ha bitti ha bitecek... Hakan Koç |
Bir Ermeni General Usanıp sevişmekten bir ermeni general Atıvermiş kendini senmişel kulesinden Bir çocuk ki öperken uzanır annesinden O çocuğu boynundan asıvermeli derhal Çünkü sığmıyor çocuk koskocaman adama Çünkü tuhaftır biraz, çocuk olmak eskiden Sahi, civcivler vardı-bazen anlatır annem Ne güzel bükermişim boyunlarını ama Ve ben o dar büyücü -upuzun kara şapkam Yeniden doğururken alışkın bir tavşanı Kendime iğretiyim-yani bir kasabalı Yani her direnişi çağda kızla sonlanan En yeni senaryoda en eski esas oğlan Bir ermeni general -yakası madalyalı Ataol Behramoğlu |
Vurgun yemiş gibi, dizüstü çökmüşüm. Öyle bir vefasızın sitemi var ki Hançer olup, ruhuma saplanmış... Sarsam,desem boşuna... Aklıma geldikçe izi kalıyor Ben istememiştim Aşkın mayın tarlasına düşmüşüm birkez Kaderim böyleymiş Aşkın günahını yüzüme çalsalar Ah ettikçe bil ki yaralarım kanıyor. Dünyamı yıkıp gittiğin güne, Beni yalnızlığa mahkum etttiğnde Ne yapsam nafile, yaralarım kanıyor. Öyle bir vefasızın özlemi var ki bende, Lokman Hekimi getirseler, Nefretimden yüreğimde yaralarım kanıyor.. Ah, ahh çekip isyan ediyorsam, Hergün çıldırıyorsam, sitemlere sığınıyorsam, Elimde değil, yaralarım kanıyor! ... abdulhamit güllük |
Hala Seviyorum Bugünlerde yine seni düşünüyorum... Yalnız,ıssız ve çaresiz gecelerde, Seni düşünüyorum sessiz çığlıkların arasında... Kalbim senin için çarparken, İçimden "seni seviyorum" diye haykırmak geliyor!.. Ama olmuyor, Ben yine de seni seviyorum haykıramasamda çığlık çığlığa, Bir kağıt parçasına,duvara haykırıyorum aşkımı, Seni sevdiğimi yazıyorum sadece !!! Seni düşünüyorum hep gecelerde, Belki hayalin yalnızlığıma katık olur diye... Seni düşünüyorum hep gecelerde, Belki hayalinle gelirsin diye... Seni düşünüyorum hep gecelerde, Belki seni hayalinde unuturum diye... Ama ne mümkün böyle bir şey. Gözümden uzaksında,gönlümden olmuyorsun işte, Çıkmıyorsun aklımdan... Hani istemiyordumda çıkmanı. Bir ümitle bekliyorum, Hani göçüp gitmeden bu dünyadan, Bir kez olsun sevgiyle bakar diye gözlerin bana. Ben hala yalnızım buralarda, Hala yoğun duygularım,hala karanlıklardayım, Doğmasını bekliyorum güneşin, Ben hala uykusuz gecelere inat seni düşünüyorum!.. Ve ben hala seni seviyorum... Fatih Mertkollu |
Kadınlar Sonbahar kadinlar sonbahar yapraklarini dokmeye baslar titrek dudaklarinda sarisin bir keder nabiz kaybolur kan susar dolasim yavaslar sisli bir nebuloz gokte yazilmamis siirler dargin sevgililer yalnizliklarina uzaklasiyor anlasilmaz cocuklugun ortaokullarindan ders zilleri kilitli defterlerde kurutulmus menekseler tehlikeli yolculuklarin kanat cirpan mendilleri sazdan saza azalan hicranli kocekceler dunku delikanlilari yasliliga tasiyor eylul sehirleri yagmurlu gurultulerle alir yerlerini deniz kahvelerinde son kadehlerde bulutlar birikir ilik bir aydinlikla yikayip yorgun ellerini gorgulu ihtiyarlar bir bir ortaliktan cekilir yaslandikca insan dunya baskalasiyor Atilla İlhan |
Gel desem, Gelsen... Sev desen, Sevsem... Ömrüme, Ömür sen... Canıma, Can sen... Sensizken, Bensiz sen... Neredesin, Bilsem... Bendeyken, Sende ben... Yokken, Sensiz ben... Gel desem, Gelsen... nazan sarıkaya |
alıştım gereksiz gerekçelerle, gittiğin vakitlerde, alay etmiştim ben zaten bu kadere.. falcılardan medet umup, medyumlara bel bağlamaya alıştım sayende bi habersin sevdiğimden ayrılıkların…. saçlarını örüyorsun her seferinde. belirecek gene kızıl güneşin üzerinde, akşam saatlerinde gözlerin. melankoli hallerime alıştım.. saadet vur-kaç oldu aylardır sevdam hayasız küstah yine, nemrut suratlı bir cellat gibi… beklemek yerine artık seni mutsuzluğun gölgesine yaslanmaya alıştım… oyuncakları verme elime artık çekip almandan usandım aşktan bahsetme …. kır, incit beni, haykır yüzüme yine gelemeyeceğini kanlar kussam aşkından şerbettendir güzelim korkma bişey olmaz bana aşkının narında yanmalara alıştım öksüz gecelerin yağmurlarında ıslanmaya da… ben sensizliğe çoktan alıştım hatice müge fındık |
aşkta gurur olmaz Aşkta gurur olmaz, Varsa, sevgiye ulaşılmaz.. Seni sevmişsem eğer, Sonuna kadar gider... Bazen istemeden, Olur elemler. Bunlar bence, Sevgiyi perçinler... Kederler gitsin, Gelsin güzel günler.. Sen artı ben, Eşittir biz eder... Aşkta gurur olmaz, Varsa, sevgiye ulaşılmaz.. Sen beni seviyorken, Ben senden vazgeçemem... nazan sarıkaya |
Anlasana Çöktü yine ziftten gece Dudağımda hece hece Felek kelek attı bence İkimize anlasana Böyle uzak durma bana Sevdiğimi sorma bana İçtim seni kana kana Bir yudumda anlasana Gel de bitsin aşkım zulüm Gül de açsın dalda gülüm Sen olmadan hiçbir günüm Mutlu geçmez anlasana Sen doğmadan doğmaz güneş Sen olmadan sönmez ateş Dertler kardeş, hasret bir eş Olmuş bana anlasana. Dertli çalar gurbet sazı Yüreğime salar sızı Unuttum ben kışı yazı Gurbet elde anlasana. Satır satır yazdım seni Diyar diyar gezdim seni Yıllar yılı çizdim seni Şu yüzüme ANLASANA... |
| Saat: 15:01 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık