MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

scanner_11 1 Haziran 2007 07:43

Almira

Şimdi aynı şehirde olsaydık seninle Almira
Yine aynı sokaklarda birlikte yürüseydik hayata
Ve adımızı yeniden yazsaydık
Buluştuğumuz bütün duraklara
Unutup gitseydik bütün çirkinliklerini dünyanın
Ve bütün acımasızlığını
Sorgulayıp bütün yasakları
Sorgulayıp bütün günahları
Seninle yeniden başlasaydık bu sevdaya
Seninle yeniden Almira

Şimdi aynı okulda olsaydık seninle Almira
Yine aynı sınıfta, yine aynı sırada
Birlikte göz atsaydık o kırmızı kaplı kitaplara
Tarih gibi, fizik gibi, matematik gibi
Ölümsüz aşkları sorsaydık hocalara
Ölümsüz aşkları Almira

Şimdi bir kır kahvesinde olsaydık seninle
Yine aynı masada, yine aynı köşede
Yeniden düşler kursaydık seninle
Dağlar gibi sıra sıra
Ve yeniden yaratsaydık kendi dünyamızı
Ve de birlikte söyleseydik ikimizlik kendi şarkılarımızı
Meydan okuyup ayrılıklara
Hem de teslim olmadan
Yıllara, yollara, yalanlara
Teslim olmadan Almira

Ne var ki;
Bir kara eylüldü
O kara üzüm gözlerine son bakışım
Yanışım ve de yıkılışım
Üstümden bütün trenler geçti o gün
Bütün otobüsler
Ve bütün gemilerim battı sen gideli
Şimdi bütün umutlarım alabora
Anlıyorsun değil mi
Anlıyorsun Almira

Şimdi bir düşün
Kim itti bizi bu kör olası ayrılığa?
Kim itti bizi bu pişmanlıklar denizine?
Kim yaktı bizi kim?
Hem de sırtımızdan vura vura
Görüyorsun değil mi görüyorsun
Bir ikimiz sığamadık bu koca dünyaya
Bir ikimiz Almira
Ve işte o gün
Koca bir son yazıldı bu aşkın son sayfasına
Dönüşü olmayan bir yolda kaldık
Dönüşü olmayan bir yolda Almira...




CaNaRY 1 Haziran 2007 08:53

Biri Gider / Kalanındır Aşk

Seni düşününce içimde

mavi bir kadife yırtılır ince ince
ezilir yüreğim kanar.
ne akşamın olduğu yerdedir
ne şafakta teselli.

biri gider, kalanındır aşk...

Binlerce provası yapılmış gitmelerin
öfkeli, zalim, hain...
kalmalarım
acıklı, mahzun, gururlu...
kafeste bir kuş gibi gözlerim
yollar silik çağrılarla dolu.
gittin, kaldım ya böyle...

Kalbim nefes aldırmıyor
bırakmıyor beni bana
yarasız kim sevebilmiş,
kim sevilmiş doyana dek...
söz yetişmiyor işte
gittin, kaldım ya böyle.

Ölüm her yerde oysa
gelebilir ansızın
düşer gibi düşlerde
uçurumlardan.
kalbimin odacıklarında
yankılanır resmin,
resmin umarsız bir körebe.
bir bıçak gibi şavkıyor öfke
geçiyor damarlarımdan
matem kıtaları.
gittin, kaldım ya böyle...

Seni düşününce içimde
mavi bir kadife yırtılır gürültüyle.
çığlık çığlık akar
mor oluklarda
çürür kan...

Biri gider, k/alanındır aşk...

Nurdan Ünsal...


NiliM 1 Haziran 2007 10:18

Sevdaları Dostluklara Sarmalı


Her sevda çeken bilir.
Sensizliğin acısını
Çünkü Sevda:
Bir kuşun kanatlarında uçabilmektir bazen
Günler geceler boyu
İki damla göz yaşıyla yıkanabilmektir,sevgilinin
Dertlerini dert edinip,dertleriyle dert olabilmektir.
Saklanıp bir çift gözbebeğine
Bir ömür sürebilmektir,dilediğince
Kilometrelerce uzaktan dokunabilmek
Karanlıklarda bile son surat koşabilmektir
Sevgilinin gözlerinin ışığında
Yaşamı sevmektir,
Karanlıklara inat
Yar yoluna ölümü sevmektir,sevda

Derler ki:
Çeken bilir
Düşer sevdalarımız hayal denizlerine
Senden limanlar yaparım ben de
Sen kadar dalgalara bırakırım kendimi
Ama:
Anlatamıyorumki
Sözcükler yetmez oluyor bazen
Bu sevdayı sana anlatmaya
Sadece sen diyorum
Susuyorum.
Gel sevdalı bulutum ol
Sen de düş bu denize
Açtığım yelkenim ol
Yüreğime dol
Edelim yelkenleri fora
Nerede sevgi varsa
Oraya çekelim kürekleri
* '' Dönüştür yoklukları varlığa
Bölüştür dostluğunu sevdaya
Bir kısmı seni de sarsın''
** ''Bu sevdam sana'' diye haykır.
Ne kadar çok şeyi severse insan
Sevdaların anlamı büyür o kadar.
Dönüştür sevdalarını dostluğa
Bir selam ver dünyaya
* ''Bir selam ver kendine
Bir selam gönder bana''
Bu sevda seni de sarsın.

Üstün DÖKMEN




Mystic@L 1 Haziran 2007 11:23

Sen Söylemeden de Biliyorum Seziyorum ki kaçacaksın..
Yalvaramam koşamam
Ama sesini bırak bende
Biliyorum ki kopacaksın
Tutamam saçlarından
Ama kokunu bırak bende
Anlıyorum ki ayrılacaksın
Cok yıkkınım yıkılamam
Ama rengini bırak bende
Duyumsuyorum ki yiteceksin
En buyuk acim olacak
Ama isini birak bende
Ayrimsiyorum ki unutacaksin
Aci kursun bir okyanus
Ama tadini birak bende
Nasil olsa gideceksin
Hakkim yok durdurmaya
AMA KENDINI BIRAK BENDE
Aziz Nesin


BARIŞ 1 Haziran 2007 17:51

Gecikmiş Bir Mektup…

Karanlık kendi içinde ilerlerken
Hep karanlığa karışır.
Yetmez kolların sarmaya sevdiğini
Ararsın boşuna aydınlığı
Bir yaprak hışırtısı gibi
Rüzgârında dalların…

Gece kara
Gözler kara
Uyku kapkara

Kaçsan gitsen buralardan
Bu dipsiz derin kuyulardan
Siler bellekleri gece
Anlamsız kıvrımlarında hayatın
Ama inadına meyve verir ağaç

Sen yüreksizliğine ağla
Akıt gözyaşlarını
Yalancı düşlerin kuyusuna

Nükhet Everi


Sedef 21 1 Haziran 2007 20:09

Benim Sevdalarım

Yaşamadan biten sevdalar
Günahsız bebeklere benzerler
Ya doğmadan gönüllerde kürtaj edilir
Ya doğunca kundaklanıp
Meçhule gönderilir.

Benim sevdalarım da böyledir işte
Kimi umutsuz katledildi
Kimi doğduklarında kundaklanıp
Kucağıma verildi.

Şimdi benim yüreğimde yaşarlar
Akşamları ellerinden tutup
Gezdiririm onları
Bazen de parklarda sırayla sallanırlar
Ayırmadım hiç birini diğerinden
Mutlular mutlu görünüyorlar
Yazık ki ana sıcaklığı nedir bilmeden.


Ümit Boğa


Mystic@L 2 Haziran 2007 00:23

Ben Ağlarım Yane Yane Ben ağlarım yane yane
Aşk boyadı beni kane
Ne akılem, ne divane
Gel gör beni aşk neyledi
Derde giriftar eyledi
Gah eserim yeller gibi
Gah tozarım yollar gib
Gah akarım seller gibi
Gel gör ben aşk neyledi
Derde giriftar eyledi

Ben Yunus'u biçereyim
aşk elinden avareyim
Baştan aşağı yareyim
Gel gör ben aşk neyledi
Derde giriftar eyledi
Yunus Emre


arwen 2 Haziran 2007 00:44

Sahi sevdinmi sende beni?
Kalbin beni gördüğünde attımı yerinden çıkacakmış gibi?
Yada gece üç-beş nöbetlerinde tavandaki hayalime dalmışken
Uykusuzluk nöbetlerine diktimmi seni?
Yüzümde gördüğün bir anlık gülümseme için
Dünyayı ayaklarıma sermek geldimi içinden?
Yada yanağıma süzülen yağmur damlalarını gördüğünde
Dünyaya meydan okumak gibi mülteci isteklerin oldumu?
Kadıköy sahilinde oturup cebindeki üç kuruşla aldığın katıksız simidi yerken
İçinden 'ahhh yanında birde çay olsaydı' dediğinde
Sahi sen arzuladınmı beni simit-çay muamması gibi?
Kulakların deli gibi çınladığında
İlk sıralarda andınmı ismimi?
Gündüz elini uzattığında dokunacağını zannettiğin bulutlar kadar
Gece her baktığında sana yaratanı hatırlatan binlerce mil uzaklıktaki yıldızlar kadar ulaşılamaz olduğumu anladığında
Hıçkırıkların boğazına düğümlenmek deyiminin
Ne manaya geldiğini anladınmı sahi?
Sahi sende sevdinmi ey yar
Seni sevdiğimin milyonda biri


meryem gümüş


Pollyanna 2 Haziran 2007 00:53

Üstüme Varma Istanbul


Sana geldim içim ümitlerle dolu
Beni sarhos etme Istanbul,ne olur
Bir gün ben de eririrm caddelerinde
Çürür kemiklerim adim unutulur

Yine sen kalirsin dipdiri,simsicak
Gögün bulutlarin,denizlerin kalir
Oynama Istanbul,benimle oynama
Bir gün öldürür beni bu dert,bu kahir

Ezilmis ellerimin arasinda basim
Bu yeryüzünde baska çarem kalmamis
Iste gelip kapilarina dayanmisim

Karsinda yikilmis duvar gibiyim
Beni sarhos etme,basim dönüyor
Üstüme varma Istanbul,kederliyim

Ümit Yasar Oguzcan


VerSchL@GeN 2 Haziran 2007 01:19

Haberini Aldım!!

Haberini aldım, yeni birini bulmuşsun..
Hayır hayır benden sonraki değil..
Daha sonra, daha daha sonrakinin haberini aldım.
Seviyorum, mutluyum demişsin.
İnanmıyorum sahi mi? Üzüldüm!
Ne senin için mi?
Yok canım saçmalama..
Ne senin için, ne de kendim için.
Arkanda bırakacağım bu yeni ceset için.
Allah aşkına bir anlat nasıl sevdin.
Sen sevmeyi bilmezsin ki.
Sen Ağustosun sıcağında... Tir tir titremedin ki...
Sen zemherinin ayazında yanmadın ki...
Sen en neşeli şarkılarda ağlayıp...
Ağıtlarda gülmedin ki...
Sen geceleri kan ter içinde ansızın uyanıp..
Vücudunun buz gibi olduğunu hissetmedin ki...
Allah aşkına anlat nasıl sevdin...
Sen sevmeyi bilmezsin ki!
Yoksa değiştin mi.
Yok zannetmiyorum.
Sen değişmezsin, sen sevmezsin..
Hatta acıma hissi bile yokken sende.
Ben yangınlar içinde yanarken, bir yudum su vermedin..
Yalnızlığımla başbaşayken, selam bile vermedin..
Allah aşkına anlat nasıl sevdin??
Sen sevmeyi bilmezsin ki.
Resmin yok bende, yırtıp attım..
Sahi adın ne idi, ismini de unuttum.
Ama şuramda tam şuramda yüreğimin başında bir şey var, biri var.
Sen misin yoksa? Eğer sensen çık...
Sen oraya lazık değilsin

Yakup Caymaz


arwen 2 Haziran 2007 01:59

Bİr sen var içimde hala.
Anlatamıyorum.
Gözlerimin önüne gelip gelip gidiyorsun.
Dudaklarıma dokunuyorsun ufacık parmaklarınla.
Ne olur gitme diyorum.
Ağlıyorum.

Sonra adın aklıma geliyor.
Sessizce fısıldıyorum karanlığa.
Gözlerime bakıyorsun uzun uzun.
Birşeyler söylemeye çalışır gibi.
Ben adını haykırıyorum.
Ağlıyorum.

O köşe başını hatırlıyorum nice sonra.
Hani sevinçlerimin bittiği yer.
Hani yalnızlığımın başlangıcı.
Sensizliğe son dokunuşum.
Ve ne olur gitme diyorum.
Ağlıyorum.

Bir sen gidiyor içimden.
Anlatamıyorum.
Yavaş yavaş kayboluyorsun ay ışığında.
Parmaklarını ayırıyorsun dudaklarımdan.
Gözlerin çocuksu ve ağlamaklı.
Son kez arkana dönüp bakıyorsun.
Elveda diyorum.
Ağlıyorum.


okan kuzu


CaNaRY 2 Haziran 2007 07:30

Özlem...
Sevgiye güzele özlem

Analara babalara kardeşlere
Sevdiklerine saydiklarına
Güzel olan herseye özlem

Seni sevenlere özlem
Sarilmaya koklamaya
Seni sizi özledim
Diyebilmeye özlem

Vatana millete
Amcalara dayilara ozlem
Halalara teyzelere
Komsulara çocuklara özlem

Özlemden kacabilmeye

Yakalanmadan gidebilmeye
Özlemi silebilmeye
Onu yok sayabilmeye özlem...
Meryem Asliguzel


Mystic@L 2 Haziran 2007 11:34

Dolasir birbirine yorgun ayaklarim
Ellerimi koyacak bir yer bulamam
Nereye gitsem en koyusu acilarin
Ne yana baksam, cildirtan bir aksam

Istesem ben bu omru, bu talihi istemem
Boyle durup durp senden ayrilmak varsa
Orada bir mezar kazilir benim icin
Ayriligin nerede baslarsa.

Ümit Yaşar Oğuzcan


Sedef 21 2 Haziran 2007 17:30

Elmanın Yarısı


Ey doğarken acıyla doğan güzel.
Elbet seninde acıların dinecek,
Elbet sende mutluluğu tadacaksın.
Bir gün.mutlaka.
Zamanı geldiğinde gözyaşların dinecek,
Yüzünde gülücükler açacak.
Diyeceksin o gün sende neşeyle;merhaba!

Taşacak için coşa coşa,patlatacaksın bir kahkaha,
bende o zaman diyeceğim ki hayata;merhaba.
Üzülmeyeceğim,elmanın diğer yarısı olsam da!



Hakan İnan


BARIŞ 2 Haziran 2007 19:11

*YAR*


Sen gittin gideli yar,

Hayatım hep sonbahar...
Hasretin dinmiyor, özlemin bitmiyor,
Yüreyimde sancın var.. .

Adın düşmez dilimden,
Hayalin gitmez gözümden,
Bişey gelmez elimden...
Gözlerimden akıyor, yüreğimi dağlıyor..
Sevdan çok büyük, büyük yar..

Yıllar geçti üstünden,
Atamadım kalbimden...
Çok çektim senin yüzünden, dönemedin sözünden,
Ayrılığın beni yıktı yar...

Alos



VerSchL@GeN 3 Haziran 2007 01:01

Papatyalar

Anneme ithafen...

Paramparça olmuştu yalnızlıktan
Dağılmış bir yapboz gibi
Yalnızlıktı onu bozan
O olmaktan çıkaran

Sessizlik çökerdi akşamları
Çekilir köşesine, romanını okurdu.
Oysa ne güzeldi akşamları,
Yanında birinin olduğu.

Çekmişti çekeceğini sevdadan.
Akşam çöktüğünde, geçmişin tozlu sayfalarını
Bir bir çevirirdi.
Geleceği merak etmiyordu artık.

Sonra hayatı düşündü
Gömleğine taktığı papatyalar gibiydi hayat.

Pınar Ulusoy


recruit87 3 Haziran 2007 07:20

Vay Kurban

Dağlarının, dağlarının ardı,
Nazlıdır.
Uçurum kıyısında incecik bir yol
Gider dolan-dolana,
Bir hastan vardır, umutsuz,
Belki ayşe, belki Elif
Endamı kuytuda başak,
Memesinin, memesinin altında,
Bir sancı,
Bir hayın bıçak...

Ölüm bu,
Fukara ölümü
Geldim, geliyorum demez.
Ya bir kuşluk vakti, ya akşam üstü,
Ya da seher, mahmurlukta,
Bakarsın, olmuş olacak.
Bir hastan vardı umutsuz,
Hayreti uykularda,
Hayreti soğuk sularda.
Gayrı, iki korku çiçeğidir gözleri,
İki mavi, kocaman korku çiçeği,
Açar, derin kuyularda...

Dağlarının, dağlarının ardı korkunçtur.
Hiç akıl edip de düşünen var mı?
Gün kimin hesabına tutar akşamı,
Rahmetinden kim demlenir bulutun,
Hayırlı evlat makina
Nasıl canavar kesilir.
Kurdun, karıncanın rızkını veren
Toprak nasıl ayartılır,
Yüz vermez topal öküze,
Ve almaz koynuna kara sabanı.

Sepetçioğlu'm bir kömür işçişidir,
Mavzer değil, kürek tutar Urfalı Nazif
Mal, haraç-mezattır,
Can, pazar-pazar.
Kırmızı, ak ve esmer,
Yumuşak ve sert buğdayları
Yaratan ellerin sahibidir bu,
Kör boğaz, nafaka uğruna,
Haldan düşmüş, tebdil gezer...

Dağlarının, dağlarının ardı,
Nasıl anlatsam...
Ağaçsız, kuşsuz, gölgesiz.
Çırılçıplak,
Vay kurban...
"Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda."
Yiğitlik, sen cehennem olsan da bile
Fedayı kabul etmektir,
Cennet yapabilmek için seni,
Yoksul ve namuslu halka.
Bu'dur ol hikayet,
Ol kara sevda.

Seni sevmek,
Felsefedir, kusursuz.
İmandır, konkunç sabırlı.
İp'in, kurşun'un rağmına,
Yürür, pervasız ve güzel.
Sıradağları devirir,
Akan suları çevirir,
Alır yetimin hakkını,
Buyurur, kitabınca...

Gün ola, devran döne, umut yetişe,
Dağlarının, dağlarının ardında,
Değil öyle yoksulluklar, hasretler,
Bir tek başak bile dargın kalmayacaktır,
Bir tek zeytin dalı bile yalnız...
Sıkıysa yağmasın yağmur,
Sıkıysa uykudan uyanmasın dağ.
bu yürek, ne güne vurur...
Kaçar damarlarından karanlık,
Kaçar, bir daha dönemez,
Sunar koynunda yatandan,
Hem de mutlulukla sunar
Beynimizin ışığında yeraltı.

Her mevsim daha genç, daha verimli,
Sunar, pırıl-pırıl, sebil,
Ömrünün en güzel aşk hasadını,
Elimizin hünerinde yeryüzü.
Dolu sofra, gülen anne, gülen çocuklar,
Bir'e on, bir'e yüz'le akşama gebe
Şafakla doğan işgücü.
Yalanım yok, sözüm erkek sözüdür,
Olm kitapta böylece yazılıdır,
Ol sevda, böyledir çünkü...



Ahmed Arif


recruit87 3 Haziran 2007 08:32

Korkularimdaki Ben

Tutamiyorum yillari avuçlarimda,
Giden her yil, bir iz birakiyor saçlarimda.

Üzüntülerim, belki sadece gözyaşlarimda,
Sevinçlerim kahkahalarimda.

Takvim yapraklari bile kalmiyor duvarda
Biten her günün sonunda,
Yirtip attigimiz takvim yapraklarina yansiyor yaşamdaki kavga.

Önce, soluyor pembemsi olanlar,
Sariya çaliyor renkleri.
Işildayan gözler
Birakiyor çerçevelere kendini.
Sevgiyle, aşkla, dolu olan kalplere
Yasaklaniyor heyacanlarin en güzeli.
Önce, heyecandan yerinde duramayan ayaklar,
Kendini her daim soguktan ve sicaktan saklar.
Cabasidir, titreyen eller ve parmaklar.

Canin bogazdan gelmedigini anlarsin yaş ilerledikçe.
Bir gün bindiginde bir otobüse,
Onbeşinden bir delikanli sana yer verince;
Anlarsin saçlarindaki beyazin yerini,
Titreyen ellerini,
Tilsimini kaybeden gözlerini,
Ve artik yorulan bedenini,
Bir de anilarindaki seni...


Sabriye Kavuncu



NiliM 3 Haziran 2007 08:36

**Aşığım Demekle Aşık Olunmuyor.


Aşk aşk diye inliyoruz durmadan,
Duygularımız akıp gidiyor satırlara,
Kelimeler,dizeler,şiirler,ardı sıra
Geçek aşk'ı yaşıyor muyuz acaba?

Şimdiki aklım olsaydı eğer,
Sorardım kendime,aşık olmadan önce
Bu güç,bu hırs,bu azim var mı diye.
Sorardım sevdiğime
Beni sevmek yürek ister,
Sende bu yürek var mı diye.

Aşığım demekle aşık olunmuyor,
Sevmek,ölesiye sevmek yetmiyor.
Sevgi karşılık ister,özveri ister.
Aşk verdiği kadarını almak ister.

Aşığım demekle aşık olunmuyor,
Bozulmuşsa terazinin bir kefe'si
Gelmiyorsa verdiğin sevgi geriye
Kabuslar görürsün tüm gecelerin de.

Aşığım demekle aşık olunmuyor
Çalışacaksın,üreteceksin,hep vereceksin.
Seviyorsa o da seni,senin sevdiğin gibi,
Elbet dönecektir sana,verdiğin sevgi.


Cemal Şimşek


Pollyanna 3 Haziran 2007 09:33

Acirim Simdi


Üstümde yillarin ezikligi var
Vefasiz, dünyâmi etti bana dar
Çektigim çileler kaldi sâde kâr
Çürüyen gençlige acirim simdi...

Yüzüme gülüsü, yalanmis meger
Koynumda besledim, yilanmis meger
Zehrini kusmaya dolanmis meger
Bosuna sevgiye acirim simdi...

Kahretti, hayâta küstürdü beni
Içime kapatti, susturdu beni
Her seyden bezdirdi, ****urdu beni
Kaybolan benlige acirim simdi...



M. Engin Karatay


Sedef 21 3 Haziran 2007 16:33

Ne Görüyorsun
Gözlerimin içine bak
Ne görüyorsun?
Göz yaşımı , mutluluk mu?
Yüzüme bak ne görüyorsun?
Acımı , gülücük mü ?
Kalbime bak ne görüyorsun? !
Hasret mi ,paramparça bir kalp mi ?
Yoksa içi senle dolu bir yürek mi ?
En iyisi ben söyleyeyim;
Gözlerimde gözyaşı yüzümde acı,
Kalbimde biraz hasret ve sen varsın .


Aynur Çiçek


NiliM 3 Haziran 2007 18:51

Açmamış goncada cananım güllerde sende


Gül mü var bülbül mü var bilemem sende
Bozulmuş bütün bağların virandır da bende
Açmamış goncada cananım güllerde sende
Bitmeyen aşkla sevdiğim muhabbet bende

Akmayan kurumuş su gelmez dereler sende
Çağlayarak akan sevgi ırmakları gülümde bende
Ne kadar sevdimse de kıymet bilmedin sende
Aşkın kalbim de kor gibi hala yanıyor bende

Yunus gibi aşık olup hiç yanmadın mı sende
Kerem gibi de yanıp tutuşanda gönülde bende
Mecnun aşkı olan Aslı gibi olmadın da sende
Yandım aşkından aşkım kül oldum da bende

Gecenin karanlığını aydınlatan yıldızlar sende
Karanlığı aydınlatanda o sıcak güneşse bende
Zemheriye benzeyen buz gibi o gönül sende
Acı ve üzüntüye rağmen sevgi ile aşk ise bende



Halil Çolak


Mystic@L 3 Haziran 2007 21:38

Çile dolu hatiralar, senden kalan enkaz.
Solugumda hararet, yüregimde yangina mecaz.

Ismini her anisim çöllerin sicakliginda...
Gözlerimden akan yaslar kutuplarin soguklugunda!

Bekleyisindeyim bir umudun, ümidime can katan olgunun.
Sabahinda yarinin, tesellisinde yangindan kurtulusun.

Dünüm dünde kalsin, olmasin bugünüm.
Feryadim içimde saklansin, duyulmasin hüznüm.

Elbet bir bitisi vardir her sancinin.
Dumanindan kaçmali sönüsünde yanginin.

O'dur beni alevlere atan, sen vesilesin, olsan da beni yakan.
Bu esrarli yangini söndüren O, ister agla ister sizlan.

Simdi ates benim elimde... yaktim senden kalan vecizeleri.
Hayatimda bir O kaldi, hem geceleri, hemde gündüzleri...
Ahmet Arslan


Sedef 21 3 Haziran 2007 23:53

Ne Çıkar



Arılar çiçekten çiçeğe uçuşuyorken
Bende bir çiçeğe konsam ne çıkar
Kerem Aslı için tutuşuyorken
Bende senin için yansam ne çıkar.

Bırak gönül çiçek açsın dallarında
Yürürken kaybolayım yollarında
Bir gece uyuyup ta kollarında
Ben de yanın da uyansam ne çıkar.

Dudaklarım susuzluktan çatlarsa
Acılarım da üst üste katlarsa
Yüreğim bir volkan gibi patlarsa
İçip susuzluğa kansam ne çıkar.


Beraber oturup beraber kalksak
Aşkın ateşini beraber yaksak
El ele tutuşup göz göze baksak
Her şeyi öyle, bıraksam ne çıkar.


Ömer Arslan


arwen 4 Haziran 2007 02:29

Akıl ermedi neden bu gidişin,
Aşık ecelle yoldaş,kaçmaz sevdiğim.
Hata beni sebepsiz terk edişin,
Öfke ile kalkan ziyanla oturur sevdiğim.

Bahane oldu küsmelere her konu,
Suçlu malumdu her kavganın sonu,
Her kavgada bu suçluluğu,
Çekemez oldum artık sevdiğim.

Sitemlerin bende sabır denedi,
Seven gönül buna sabır eyledi,
Bin parça olsa da tamam eyledi,
Birleştiremez oldum artık sevgilim.

Anılardan eser kalmamış sende,
Hata hep bende, suç hep bende,
Mahkum oldum yalnızlığa sayende,
Dayanamaz oldum artık sevdiğim.

Düşmanımın farkı yok dostumdan,
Bir nebze de sen al hakkından,
İşlediğin bu günahın payından,
Bir parçada sen al sevdiğim.

Şimdi mutlusun çok uzaklarda,
Aşka dair bir iz var mı bensiz doruklarda,
Beni benle bıraktığın bu karanlıkta,
Işıktan bir eser artık yok sevdiğim.

Kal sağlıcakla bende kalayım,
Sen umuda yolcu,ben durak olayım
Son durağında bir tek ben kalayım
Seni ecelimle beklerim sevdiğim


burhan şenkalaycı


arwen 4 Haziran 2007 02:59

Sensiz bir dünya düşledim
Aklımın durduğu bir zamanda
bin bir sorular var cevapsız
Bin bir cevaplar var sorusuz

Yaşam nedenim oldun sen benim
Nefes almam sana bağlı
Nedenini sorma bilemem
Neden yarınlarım için senli sabahlara ihtiyacım var
Her akşam neden saçların gelir aklıma
Neden dolunaylarda hayalin gözlerime oturur
Neden, bu sorular kafalarda üşüşür
Bu kadar senli olmak
Bu kadar senle yaşamak
Ve bu kadar senin olmak
Sebebini sorma bilemem

Ve bir gün çıkarmak istedim aklımdan
Aklımın durduğu bir zamanda
Kızıl saçlarını sildim gözlerimden
Bulutlarla kapattım ayı
Yıldızlarla muhabbetine aldırmadım bir ara
Umutlarımı bağlamadım senli sabahlara
Ve de senli yarınları özlemedim
Seni unuttum saydım kendimce
Ve bir sürü nedenleri attım kafamdan

Yüreğimdeki yangın nerden çıktı
Nerden çıktı sol yanımdaki kasılmalar
Neden susuzluktan dudaklarım çatladı
Neden nefes alamıyorum
Neden aklım durmakta

Yok, be güzelim yok
Sen yoksan hayat yok
Sen yoksan yarınlarda umut yok
Gece yok, gündüz yok,
Yok, yok, anladım
Sensiz yaşanan bir dünyanın
Anlamı yok


ibrahim çoşar


NiliM 4 Haziran 2007 09:01

Bir Tatli Hayat


bir nazli bebe hayat
dokunsan kirilir dagilir ele
dökülür yere
bir nazli bebe hayat
dile deger incinir
bir nazli bebe

bir tatli hayat gülüm
düste yasamak mutluluklari
güne dogarsin
emegim olur asim olursun
nefesim olur umut olursun
bir tatli hayat

bir tatli hayat gülüm
seninle olmak
bir barisik bir küs
aninda kirilip aninda gülmek
oyuncagim gözyasi
çocuk yüregimde bir tatli hayat

bir tatli hayal canim
senle yasamak
beklemek özlemek
hasretlik çekmek umuda gülmek
bir tatli hayal canim seni yasamak
bir tatli hayat


Cemal Karsavran


Mystic@L 4 Haziran 2007 11:33

Birisi her gün bes sigara içerim
baski atölyesinin disinda
parmakliklara sirtimi verip
bir kolumla sarilarak demirlere

kotunun paçalarini kivir
kivir uzun gözüken hayalleri
yasaminin üstüne
kivir ki
düsürmesin yürürken seni

kaloriferler
isitmiyor kimseyi
tüm kis, soguk suyla yikadik
üzerine çizdigim taslarin izini
ben, o ve digerleri

her gün bes sigara içerim
dedi
her biri bir yolculuk uzunlugunda
bir tren yolculugu
raylar, ben ve trenin sesi

dumani dagiliyor sonra
geride kalan tarlalara

trenin sesine yetisemeyen bulutlarda
dagiliyor her iç çekisin
ve sonra
bir gün
birisi

besinci sigarayi
senin için içerim
dedi
Ilgım Veryeri


Misafir 4 Haziran 2007 12:40

Gidersen Yıkılır Bu Kent

Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider
Bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında
Yanlış adresteydik, kimsesizdik belki
Sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar
Biz mi yalnızdık, durmadan yağmur yağardı
Üşür müydük nar çiçekleri ürpeririken

Gidersen kim sular fesleğenleri
Kuşlar nereye sığınır akşam olunca

Sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunu
Sustuğun yerde birşeyler kırılıyor

Ahmet TELLİ


Misafir 4 Haziran 2007 23:21

Yoksun Ya
Gençliğimin Deli Rüzgarlarıda Yok
Ve Yoksul Düş Baharlarım
Neler Kalmadı Ki Sende
Çaresizlik Karabasanlarının Çıkmazları
Avuntusuz Saplantıların Açmazları
Deli Düşler

Yoksun Ya
Kim Anlar Şimdi Bu Yüreği
Sensizlikte Ne Yapılır Bilmem Ki
Aşkın Tepelerinden
Böyle Apansız Düşmedim

Ilık Tebessümler Vaktine Beş Kala Solan
Kahkahalar Gibiyim
Yarısında Unutulmuş
Sevinç Çığlıklarıyladolu Boğazım

Seni Özlemeyi Bile Yakıştıramıyorum Kendime

Yoksun Ya
Buruşturulup Atılmış Mektuplar Gibiyim
İçimdeki Yürek Boşluğuna Yoldaş
Gülüşüm Bükülü Kaldı Dudağımda
Sana Sargın Kalmak Vardı Gül Yüzlü
Bu Aşkın Üstü
Böyle Örtülür Müydü....




Kahraman TAZEOĞLU


arwen 5 Haziran 2007 00:00

kahve gözlerin


Kanadın süzerken sevda tahtında
Güzelliğin ahu gönül bahtımda
Maralım bu sevda bıçak sırtında
İnletiyor inan kahve gözlerin

Rüzgarda saçların dalgalanması
Zülüflerin tel tel yüze inmesi
Kirpiğin rimeli gözün sürmesi
Sineme ok oldu kahve gözlerin

Düşte görsem dahi aklım şaşıyor
Ayak sabit kalsa yürek koşuyor
Karanlık bu dünyam sende ışıyor
Gönlümün sarayı kahve gözlerin

Mevsimleri dinlemez onun nazarı
Hissettim sevgiyle esen rüzgarı
Sevdaya tutulup aşkın baharı
Yaşatır seninle kahve gözlerin

Nuru bitmese de sönmese feri
Tanır oldum işte böyle neferi
Bakışlarındaki gücün zaferi
Esir etti beni kahve gözlerin

İnan ki sarhoşum senin sayende
O mahsun bakışın kalbe değende
Mertoğlu biçare hep himayende
Deryalar sunuyor kahve gözlerin


Osman MERTOĞLU



arwen 5 Haziran 2007 00:44

BENİM ADIM MAVİ


adım sesin
yürek atışımla

yürek atım yankısı
adım sesin

adım sesim yankısı
yürek atışın

iyi ve kötü şimdi daha belirgin

güzelliğin kentimi maviye boyadı
bir baştan bir başa...

her şeyimle masmaviyim.


SERPİL BALÇIK


Sedef 21 5 Haziran 2007 01:07

Özür Diliyorum


Özür diliyorum sevgili senden,
Seni deli gibi sevdiğim için.
Özür diliyorum sevgili senden
Sana deli gibi taptığım için

Yenildim aşkına, tükendim artık
Döndüm bir şaşkına, ey’ olmam artık
Yansam da sevgimi söylemem artık
Özür diliyorum sevgili senden.



Engin Tunca


arwen 5 Haziran 2007 01:13

İNADINA

Acıların kalesinde büyüdüm ben
Vuruldukça yürekler ateşler yaktım
Kundakladılar sevdanın ocağını da
Dimdik ayakta durdum zulmün ortasında
Cesaretin kalesi düşerse eğer bir gün
Bugünün umutları değil, acıları kalırsa bizden sonraya
Ve ben sende saklı kalırsam eğer
Durma hiç, korkaklığınla yürü aydınlığa
Karanlıkların bende kalsın, acıların bende
Gül yeter ki yarınlar için sevda güneşine
Ulusumsun sen benim, bağımsızlığımsın
Kalbimden beynime giden akyuvarlardasın
Demir parmaklıklar arasında, zindanlarda olsam da ben
Tel örgüler koysalar da aramıza
Dikenli telleri batsa da sıktıkça yumruğumu
İnadına afişlerle donatırım kanlı duvarları
Sloganlar atarak uyanırım hep şafak zamanı
Yeni doğan çocuk gibi yepyeni bin umutla
Bin yıllık bir çınar gibi yeni bir kavgayla...



vedat akdeniz


recruit87 5 Haziran 2007 06:54

Bir Ermeni General

Usanıp sevişmekten bir ermeni general
Atıvermiş kendini senmişel kulesinden
Bir çocuk ki öperken uzanır annesinden
O çocuğu boynundan asıvermeli derhal

Çünkü sığmıyor çocuk koskocaman adama
Çünkü tuhaftır biraz, çocuk olmak eskiden
Sahi, civcivler vardı-bazen anlatır annem
Ne güzel bükermişim boyunlarını ama

Ve ben o dar büyücü -upuzun kara şapkam
Yeniden doğururken alışkın bir tavşanı
Kendime iğretiyim-yani bir kasabalı

Yani her direnişi çağda kızla sonlanan
En yeni senaryoda en eski esas oğlan
Bir ermeni general -yakası madalyalı

Ataol Behramoğlu



scanner_11 5 Haziran 2007 07:51

Anlasana

Çöktü yine ziftten gece
Dudağımda hece hece
Felek kelek attı bence
İkimize anlasana

Böyle uzak durma bana
Sevdiğimi sorma bana
İçtim seni kana kana
Bir yudumda anlasana

Gel de bitsin aşkım zulüm
Gül de açsın dalda gülüm
Sen olmadan hiçbir günüm
Mutlu geçmez anlasana

Sen doğmadan doğmaz güneş
Sen olmadan sönmez ateş
Dertler kardeş, hasret bir eş
Olmuş bana anlasana.

Dertli çalar gurbet sazı
Yüreğime salar sızı
Unuttum ben kışı yazı
Gurbet elde anlasana.

Satır satır yazdım seni
Diyar diyar gezdim seni
Yıllar yılı çizdim seni
Şu yüzüme ANLASANA...




Mystic@L 5 Haziran 2007 12:01

Unuttum, nasıldı annemin yüzü
Unuttum, sesi nasıldı annemin.
Gece bir örtü olsun anılardan
Kara yüreğime örtüneyim.

Unuttum, nasıldı annemin gülüşü
Unuttum, nasıldı ağlarken annem.
Yaşam sallasın kollarında beni
Küçücük oğluyum onun ben.

Unuttum, elleri nasıldı annemin
Unuttum, gözleri nasıldı bakarken.
Kuru ot kokusu getirsin rüzgar
Yağmur usulcacık yağarken.
Ataol Behramoğlu


Misafir 5 Haziran 2007 12:12

Gece Geçilen Şehirler Işik Seli Gibidir

Acilar büyütülerek unutulur sevdigim
yüzünden kopunca bir buzul çiglik
ellerin buz tutmuş iki yarim şarki olur
ve ben yoksulluk kokulu bir gidiş birakirim sana

beni adresime sorsun esmer bakişlarin
dönsen de bulamazsin nasilsa gitsen de

kentlerden sakindigim bekçi duruşlarimi ara
emaresi boldur sokaklarin
sol omuz başimdaki kokundan yakalanirim
sokul ki geceme avuçlarin islanmasin

saat başlarini beş geçer yelkovanin
senle zamansizim amansizim
senle büyük susarim
kendime yenilirim her kavgada
sonra koca agiz bir çocuk olurum
bütün trabzanlardan kayarim
bütün köprülerden sarkarim
yüzüm kente sürülür
içime sesin kaçar
ben seni aglarim

alişmak ölümdür
sanki hiç ölmedik
tanrinin gögsümüze taktigi bir nişandir ölüm

teneşirlere yatiriliyor şimdi ellerim
sana uzanmaktan yargiliyim

hirçin bir iklimin sir girdabisin
seni anlamak kendine çelmeler takmaktir
ve kendini affetmesidir her seferinde
(bazen beni affedebiliyorum istanbul)

zehir yüklü bir mektup var
dalgakiranlarimda parçali bulutlu durur
sana kent şiirleri biriktirdigim bir gecede
çok eşli bir yagmur başlar
kentin en dövüşçü çocuklari aglar
bilirim dişarida yagmur varsa
sen içinde agliyorsundur
aglama ki gülmesinler bize
bak sen seviyorsun diye var sonbahar
her mevsim gelişine söz veriyor
saçlarina fisildiyor
saçlarina
bana bir pencere bile açmadigin saçlarina

sensizlige alişmak bir bozgun agirlamaktir içinde biliyorum
örtülerine unutma beni çiçekleri takiyorum
şimdi yaşama hakkim sana
gel de yagmurumdan iç
seni seviyorum

Kahraman Tazeoğlu


Pollyanna 5 Haziran 2007 13:59

DAR DÜNYA

Yüreğim gövdeme sığmıyor
Gövdem odama
Odam evime sığmıyor
Evim dünyaya
Dünyam evrene sığmıyor
Patlayacağım

Acımın acısından susmuşum
Ki suskunluğum göklere sığmıyor
Böyle bir acıyı kimlere nasıl anlatacağım
Gönül dar geliyor sevgime
Kafam beynime
Ah şakaklarım
Çatlayacağım
Anladım artık anladım
Kimselere anlatamayacağım


Aziz Nesin


DuYGuSaLL 5 Haziran 2007 16:58

HASRET SENİN İÇİN

HASRET SENİN İÇİN

Umudun donuk gözlerinde
Zehir zıkkım bir sancı
Şimdi hasret yüreğim
Çiçekler soluğun!
Mektupların ak mevsiminde
Hasret senin için
Ötem parmaklık
Berim parmaklık
Hücrem daracık
Yastığım/Yorganım
İki büklüm kıvrıldığım beton
Sigaramın dumanında hayal
....................................
Bütün kapılar kapalı
Gün yüzüme
Yalnızlığın deminde sana açık
Silik hüzmeler sevincinde...
Hasret senin için
Sarmaşıklar büyüttüm penceremde


Alişan Satılmış


Mystic@L 5 Haziran 2007 19:06

Unuttum, nasıldı annemin yüzü
Unuttum, sesi nasıldı annemin.
Gece bir örtü olsun anılardan
Kara yüreğime örtüneyim.

Unuttum, nasıldı annemin gülüşü
Unuttum, nasıldı ağlarken annem.
Yaşam sallasın kollarında beni
Küçücük oğluyum onun ben.

Unuttum, elleri nasıldı annemin
Unuttum, gözleri nasıldı bakarken.
Kuru ot kokusu getirsin rüzgar
Yağmur usulcacık yağarken.
Ataol Behramoğlu


VerSchL@GeN 5 Haziran 2007 23:07

Ha Ben Ha Sen

Omuzlarımda delicesine bir yük
Yüküm hep kendimden büyük
Okyanus ortasında küçük bir kayık
Ha battı ha batacak...

Kalbimde imkansız bir sevgi
Dipsiz bir kuyu kapkara rengi
İp yetse yukarı çeksemde suyu
Ha koptu ha kopacak...

Aklımda bir çift güzel göz
Hiç yetmedi anlatmaya söz
Görsemde onu hergün
Ha gitti ha gidecek...

Aslında ihtiyar bir adam
İçimdeki çocuğun gözlerinden bakan
Kısacık bir ömür ona kalan
Ha bitti ha bitecek...

Hakan Koç


VerSchL@GeN 5 Haziran 2007 23:56

Bir Ermeni General

Usanıp sevişmekten bir ermeni general
Atıvermiş kendini senmişel kulesinden
Bir çocuk ki öperken uzanır annesinden
O çocuğu boynundan asıvermeli derhal

Çünkü sığmıyor çocuk koskocaman adama
Çünkü tuhaftır biraz, çocuk olmak eskiden
Sahi, civcivler vardı-bazen anlatır annem
Ne güzel bükermişim boyunlarını ama

Ve ben o dar büyücü -upuzun kara şapkam
Yeniden doğururken alışkın bir tavşanı
Kendime iğretiyim-yani bir kasabalı

Yani her direnişi çağda kızla sonlanan
En yeni senaryoda en eski esas oğlan
Bir ermeni general -yakası madalyalı

Ataol Behramoğlu


arwen 6 Haziran 2007 00:30

Vurgun yemiş gibi, dizüstü çökmüşüm.
Öyle bir vefasızın sitemi var ki
Hançer olup, ruhuma saplanmış...
Sarsam,desem boşuna...
Aklıma geldikçe izi kalıyor
Ben istememiştim
Aşkın mayın tarlasına düşmüşüm birkez
Kaderim böyleymiş
Aşkın günahını yüzüme çalsalar
Ah ettikçe bil ki yaralarım kanıyor.
Dünyamı yıkıp gittiğin güne,
Beni yalnızlığa mahkum etttiğnde
Ne yapsam nafile, yaralarım kanıyor.
Öyle bir vefasızın özlemi var ki bende,
Lokman Hekimi getirseler,
Nefretimden yüreğimde yaralarım kanıyor..
Ah, ahh çekip isyan ediyorsam,
Hergün çıldırıyorsam, sitemlere sığınıyorsam,
Elimde değil, yaralarım kanıyor! ...


abdulhamit güllük


Sedef 21 6 Haziran 2007 00:51

Hala Seviyorum
Bugünlerde yine seni düşünüyorum...
Yalnız,ıssız ve çaresiz gecelerde,
Seni düşünüyorum sessiz çığlıkların arasında...
Kalbim senin için çarparken,
İçimden "seni seviyorum" diye haykırmak geliyor!..
Ama olmuyor,
Ben yine de seni seviyorum haykıramasamda çığlık çığlığa,
Bir kağıt parçasına,duvara haykırıyorum aşkımı,
Seni sevdiğimi yazıyorum sadece !!!

Seni düşünüyorum hep gecelerde,
Belki hayalin yalnızlığıma katık olur diye...
Seni düşünüyorum hep gecelerde,
Belki hayalinle gelirsin diye...
Seni düşünüyorum hep gecelerde,
Belki seni hayalinde unuturum diye...

Ama ne mümkün böyle bir şey.
Gözümden uzaksında,gönlümden olmuyorsun işte,
Çıkmıyorsun aklımdan...
Hani istemiyordumda çıkmanı.
Bir ümitle bekliyorum,
Hani göçüp gitmeden bu dünyadan,
Bir kez olsun sevgiyle bakar diye gözlerin bana.

Ben hala yalnızım buralarda,
Hala yoğun duygularım,hala karanlıklardayım,
Doğmasını bekliyorum güneşin,
Ben hala uykusuz gecelere inat seni düşünüyorum!..
Ve ben hala seni seviyorum...


Fatih Mertkollu


Pollyanna 6 Haziran 2007 00:56

Kadınlar Sonbahar

kadinlar sonbahar yapraklarini dokmeye baslar
titrek dudaklarinda sarisin bir keder
nabiz kaybolur kan susar dolasim yavaslar
sisli bir nebuloz gokte yazilmamis siirler

dargin sevgililer yalnizliklarina uzaklasiyor

anlasilmaz cocuklugun ortaokullarindan ders zilleri
kilitli defterlerde kurutulmus menekseler
tehlikeli yolculuklarin kanat cirpan mendilleri
sazdan saza azalan hicranli kocekceler

dunku delikanlilari yasliliga tasiyor

eylul sehirleri yagmurlu gurultulerle alir yerlerini
deniz kahvelerinde son kadehlerde bulutlar birikir
ilik bir aydinlikla yikayip yorgun ellerini
gorgulu ihtiyarlar bir bir ortaliktan cekilir

yaslandikca insan dunya baskalasiyor


Atilla İlhan


arwen 6 Haziran 2007 01:08

Gel desem,
Gelsen...

Sev desen,
Sevsem...

Ömrüme,
Ömür sen...

Canıma,
Can sen...

Sensizken,
Bensiz sen...

Neredesin,
Bilsem...

Bendeyken,
Sende ben...

Yokken,
Sensiz ben...

Gel desem,
Gelsen...


nazan sarıkaya


arwen 6 Haziran 2007 02:14

alıştım



gereksiz gerekçelerle,
gittiğin vakitlerde,
alay etmiştim ben zaten bu kadere..
falcılardan medet umup,
medyumlara bel bağlamaya alıştım sayende
bi habersin sevdiğimden
ayrılıkların….
saçlarını örüyorsun her seferinde.

belirecek gene kızıl güneşin üzerinde,
akşam saatlerinde gözlerin.
melankoli hallerime alıştım..
saadet vur-kaç oldu aylardır
sevdam hayasız küstah yine,
nemrut suratlı bir cellat gibi…
beklemek yerine artık seni
mutsuzluğun gölgesine yaslanmaya alıştım…

oyuncakları verme elime artık
çekip almandan usandım
aşktan bahsetme ….
kır, incit beni,
haykır yüzüme yine gelemeyeceğini
kanlar kussam aşkından
şerbettendir güzelim
korkma bişey olmaz bana
aşkının narında yanmalara alıştım
öksüz gecelerin yağmurlarında ıslanmaya da…

ben sensizliğe çoktan alıştım



hatice müge fındık


arwen 6 Haziran 2007 02:49

aşkta gurur olmaz


Aşkta gurur olmaz,
Varsa, sevgiye ulaşılmaz..
Seni sevmişsem eğer,
Sonuna kadar gider...

Bazen istemeden,
Olur elemler.
Bunlar bence,
Sevgiyi perçinler...

Kederler gitsin,
Gelsin güzel günler..
Sen artı ben,
Eşittir biz eder...

Aşkta gurur olmaz,
Varsa, sevgiye ulaşılmaz..
Sen beni seviyorken,
Ben senden vazgeçemem...



nazan sarıkaya


scanner_11 6 Haziran 2007 07:42

Anlasana

Çöktü yine ziftten gece
Dudağımda hece hece
Felek kelek attı bence
İkimize anlasana

Böyle uzak durma bana
Sevdiğimi sorma bana
İçtim seni kana kana
Bir yudumda anlasana

Gel de bitsin aşkım zulüm
Gül de açsın dalda gülüm
Sen olmadan hiçbir günüm
Mutlu geçmez anlasana

Sen doğmadan doğmaz güneş
Sen olmadan sönmez ateş
Dertler kardeş, hasret bir eş
Olmuş bana anlasana.

Dertli çalar gurbet sazı
Yüreğime salar sızı
Unuttum ben kışı yazı
Gurbet elde anlasana.

Satır satır yazdım seni
Diyar diyar gezdim seni
Yıllar yılı çizdim seni
Şu yüzüme ANLASANA...





Saat: 15:01

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık