MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -1- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/333-siir-nehri-1-arsiv.html)

shaggy 27 Ağustos 2006 23:17

Hani limandan ayrılır ya gemi,
Uzaklara açılır
Öylece ardından bakarsın
Umutsuzca
Kavuşamazsın,
Deniz koskoca okyanus olmuştur
Aranızda onunla

O an kasırgalar kopar,
Fırtınalar eser yüreğinde
Hasretin uğuldar
Yaşanmamış sevdan kanar
Umutların kırılma noktasında
Vurur bakışları,
Gönlünün kıyılarına

Dizelere uzatırsın
Boylu boyunca hayalini,
Şiirlere yazarsın
Çoşkusuyla içindeki deniz
Okyanus olur kabarır
Derinden derinden, akarsın ona

Zamansız bir baharda, ansızın
Dupduru bir su gibi,
Akar içine
Filizlenirsin, yeşil yeşil
En yeşil baharlara inat

Ama her zaman başlangıcında
Bir sonu vardır
Farkına varmadan
Bir hazan baharı
Oluşur yüreğinde
Artık dallarında
Dökülür yaprakların,
Solar ve kupkuru olur,
Çabalarsın,
Tekrar sularsın
Ama kurumuştur
Yeşermez, artık
Senin koklamak istediğin
O mis kokulu kırmızı gülün


Mystic@L 27 Ağustos 2006 23:31

Ben Sana Mecburum

ben sana mecburum bilemezsin
adını mıh gibi aklımda tutuyorum
büyüdükçe büyüyor gözlerin
ben sana mecburum bilemezsin
içimi seninle ısıtıyorum

ağaclar sonbahara hazırlanıyor
bu şehir o eski Istanbul mudur
karanlıkta bulutlar parçalanıyor
sokak lambaları birden yanıyor
kaldırımlarda yağmur kokusu
ben sana mecburum sen yoksun

sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
insan bir akşamüstü ansızın yorulur
tutsak ustura ağzında yaşamaktan
kimi zaman ellerini kırar tutkusu
birkaç hayat çıkarır yaşamasından
hangi kapıyı çalsa kimi zaman
arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

Fatih'te yoksul bir gramofon çalıyor
eski zamanlardan bir cuma çalıyor
durup köşe başında deliksiz dinlesem
sana kullanılmamış bir gök getirsem
haftalar ellerimde ufalanıyor
ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
ben sana mecburum sen yoksun

belki Haziran'da mavi benekli çocuksun
ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
bir şileb sızıyor ıssız gözlerinden
belki Yesilköy'de uçağa biniyorsun
bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor
belki korsun kırılmışsın telaş içindesin
kötü rüzgar saçlarını götürüyor

ne vakit bir yaşamak düşünsem
bu kurtlar sofrasında belki zor
ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
ne vakit bir yaşamak düşünsem
sus deyip adınla başlıyorum
içimsıra kımıldıyor gizli denizlerin
hayır başka türlü olmayacak
ben sana mecburum bilemezsin.



TheGrudge 28 Ağustos 2006 00:01

Hayatımın bir dönüm noktasıydı
Nerden bilebilirdim orda olacağını
Bilseydim böyle yanacağımı
Seninle tanışır mıydım hiç.

Fark etseydim yalnız olmadığını
Anlasaydım beni sevmediğini
Düşünseydim bunun sonunu
Sana aşık olurmuydum hiç.

Kaçmakla kurtulabilseydim
Başkalarına tercih edebilseydim
İşlerimin arasında unutabilseydim
Hala seni bekliyor olurmuydum hiç.


Mystic@L 28 Ağustos 2006 00:09

Aşk Mıydı O

Aşk mıydı o, aşkımsı bir şey miydi
Neydi çekip kendine, beni bağlayan
Kanatan dudağımı, tenimi dağlayan
Elleri ta içimde o dev miydi

Etime bir alev değmişcesine
Nasıl da yakardı öptügü zaman
Bir su gibi akıp gitti avuçlarımdan
Yorgunum şimdi bin yıl sevmişçesine

Hani o yalnız benim olan gül, kırmızı
Gozlerimin önünde açılan sonsuz bahçe
Hani, o var olmalarımız öpüştükçe
O delice sürdürmeler yaşantımızı

Hiç doymamak oysa, tene, kokuya, aşka
Sarıldıkca güçlenmek, bütünlenmek
Kudurmuş arzularla zamanı yenmek
Ve en kuytularda buluşmak korka korka

Kimi gün utanmak otlardan, çimenlerden
Kimi gece mıhlamak gölgemizi duvara
Varmak icin o sevgiyle açılmış kollara
Apansız düsmek yükseklerde bir yerden

Oydu işte alıştığım, özlediğim şimdi de
Sevgice bir tutku, aşkımsı bir yakınlık
Avunmak... Kırık dökük anılarla artık
Kimbilir? o geceler yaşanmadı belki de



Misafir 28 Ağustos 2006 00:13

Bir Gizli Selen



Mehtabi alaca saran
O gözleriyle,
Her bir aksam saltanatinda.
Gecenin tüm varliklari,
Derine yol alirken;
O da bir gün gelecek.
Bir bulut ki korkutan,
Felaketi bu yüreklerin.
Yangin yangin gelecek.
Gögün zemheri sicaginda
O saçlari,
Her bir sabah ziyafetinde.
Kuslarin oldukça bu çigliklari,
Yilmaya teslim kalmayacak.
Biliyorum, o da bir gün gelecek.
Bir selen ki yankilanan,
Kulaklarda perisan.
Yakara yakara gelecek.
Dolunayin ihtisamli isiginda
O bakislari,
Bütün geceleri kasip kavuran.
Biliyorum o da bir gün gelecek.
Yakamoz oldukça denizlerde,
Sönmeyecek gözlerinin piriltisi.
Ve sabah sabah gelecek.
Günü biterken,
Mevsimsiz o düsleri.
Hüzünleri yine ayni sonbahar.
Kuru yapraklar sokaklarda,
Gözyaslari oldu bir sessiz deniz.
Biliyorum bir gün gelecek.
Bir gizli selen . . .


Mystic@L 28 Ağustos 2006 00:18

Eski Zaman Aşığı

ben eski zaman aşığıyım
sevda çeker düşünürüm ağlarım
bazen tilki kadar kurnaz bazen akılsız
bazen çocuk gibiyim bacak kadarım
herkes aşık olur sevdalanır
bir yolu var gönül çekmeninde
benimki sevda değil ateşten gömlek
bir kar düşmüş ışıl ışıl yanar içimde
ama ben eski zaman aşığıyım
sevmek kadar katlanmakta gelir elimden
gece hayalimde gündüz fikrimde
ela gözlu o yar çıkmaz gönülden.


Misafir 28 Ağustos 2006 00:28

Yalnızlık Şarkısı



Bir tren geçer uzaktan
çığlıkları kalır yüreğimde
Bir kuş süzülür, bir çocuk ağlar
içim yanar her seferinde.
* * *
Acılar toplanır, çepeçevre
sarar beni inlerim.
Nolur, bu kez olsun
ağlama ey gözlerim.
* * *
Zaman geçer, gün kararır
akşam olur.
Zaman geçer, yalnızlığım beni
kovalar durur
boş odalarda.
* * *
Adım adım giderim hüzünlerin koynuna
Adım adım düşerim dertlere, acılara.
Duyulmayan çığlıklarım gözlerimde.
Geceden karadır umutlar yüreğimde.
* * *
Türkü söylerim, kendim dinlerim.
gülerim yine kendime
"Kimsem yok"diyemem,
arkadaşım, derdimle...


evo 28 Ağustos 2006 00:29

AYRILIK

İki rayı gibiyiz

bir tren yolunun

yakın olması

neyi değiştirir

son istasyonun..:(


TheGrudge 28 Ağustos 2006 00:37



Bana Güç Veren İstanbul


Yıllar yılı kucağından ayrılamadığım
Masmavi dillere destan Üsküdar sahili
Kız kulesi ile boncuk gözlü bir genç kız
Sen yarim İstanbul, sen canım İstanbul

Bugünümün yarınımın şahidi
Tarihi ile Ayasofya, çınarları ile Gülhane Parkı
Tarihimin her bir karışının saklı olduğu Topkapı Sarayı
Sen tarihim İstanbul, sen canım İstanbul

Yalın ayaklı bir çocuğun hayatıdır
Her nefeste soluduğu hava, kederde de söylediği türküdür
Her zaman karınca yuvası gibi kalabalık Eminönü
Sen insanım İstanbul, sen canım İstanbul

Sen benim kolum kandım, elim ayağım
Boğaza her baktığımda hızla çarpan yüreğim
Sahilin koşuşan martılarını her gördüğümde kamaşan gözlerim
Her ağladığımda sırtımı sıvazlayan bana güç veren varlıksın İstanbul


Pollyanna 28 Ağustos 2006 00:40

Aşk

Hayatın hızıyla yaşadık o aşkı
Her şey bir anda başladı
Yaşandı
Ve bitti...

Yan yana gidip de bir süre
Ayrı yönlerde uzaklaşan
İki tren gibi...

Ataol Behramoğlu



Saat: 11:30

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık