![]() |
Hani limandan ayrılır ya gemi, Uzaklara açılır Öylece ardından bakarsın Umutsuzca Kavuşamazsın, Deniz koskoca okyanus olmuştur Aranızda onunla O an kasırgalar kopar, Fırtınalar eser yüreğinde Hasretin uğuldar Yaşanmamış sevdan kanar Umutların kırılma noktasında Vurur bakışları, Gönlünün kıyılarına Dizelere uzatırsın Boylu boyunca hayalini, Şiirlere yazarsın Çoşkusuyla içindeki deniz Okyanus olur kabarır Derinden derinden, akarsın ona Zamansız bir baharda, ansızın Dupduru bir su gibi, Akar içine Filizlenirsin, yeşil yeşil En yeşil baharlara inat Ama her zaman başlangıcında Bir sonu vardır Farkına varmadan Bir hazan baharı Oluşur yüreğinde Artık dallarında Dökülür yaprakların, Solar ve kupkuru olur, Çabalarsın, Tekrar sularsın Ama kurumuştur Yeşermez, artık Senin koklamak istediğin O mis kokulu kırmızı gülün |
Ben Sana Mecburum ben sana mecburum bilemezsin adını mıh gibi aklımda tutuyorum büyüdükçe büyüyor gözlerin ben sana mecburum bilemezsin içimi seninle ısıtıyorum ağaclar sonbahara hazırlanıyor bu şehir o eski Istanbul mudur karanlıkta bulutlar parçalanıyor sokak lambaları birden yanıyor kaldırımlarda yağmur kokusu ben sana mecburum sen yoksun sevmek kimi zaman rezilce korkuludur insan bir akşamüstü ansızın yorulur tutsak ustura ağzında yaşamaktan kimi zaman ellerini kırar tutkusu birkaç hayat çıkarır yaşamasından hangi kapıyı çalsa kimi zaman arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu Fatih'te yoksul bir gramofon çalıyor eski zamanlardan bir cuma çalıyor durup köşe başında deliksiz dinlesem sana kullanılmamış bir gök getirsem haftalar ellerimde ufalanıyor ne yapsam ne tutsam nereye gitsem ben sana mecburum sen yoksun belki Haziran'da mavi benekli çocuksun ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor bir şileb sızıyor ıssız gözlerinden belki Yesilköy'de uçağa biniyorsun bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor belki korsun kırılmışsın telaş içindesin kötü rüzgar saçlarını götürüyor ne vakit bir yaşamak düşünsem bu kurtlar sofrasında belki zor ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden ne vakit bir yaşamak düşünsem sus deyip adınla başlıyorum içimsıra kımıldıyor gizli denizlerin hayır başka türlü olmayacak ben sana mecburum bilemezsin. |
Hayatımın bir dönüm noktasıydı Nerden bilebilirdim orda olacağını Bilseydim böyle yanacağımı Seninle tanışır mıydım hiç. Fark etseydim yalnız olmadığını Anlasaydım beni sevmediğini Düşünseydim bunun sonunu Sana aşık olurmuydum hiç. Kaçmakla kurtulabilseydim Başkalarına tercih edebilseydim İşlerimin arasında unutabilseydim Hala seni bekliyor olurmuydum hiç. |
Aşk Mıydı O Aşk mıydı o, aşkımsı bir şey miydi Neydi çekip kendine, beni bağlayan Kanatan dudağımı, tenimi dağlayan Elleri ta içimde o dev miydi Etime bir alev değmişcesine Nasıl da yakardı öptügü zaman Bir su gibi akıp gitti avuçlarımdan Yorgunum şimdi bin yıl sevmişçesine Hani o yalnız benim olan gül, kırmızı Gozlerimin önünde açılan sonsuz bahçe Hani, o var olmalarımız öpüştükçe O delice sürdürmeler yaşantımızı Hiç doymamak oysa, tene, kokuya, aşka Sarıldıkca güçlenmek, bütünlenmek Kudurmuş arzularla zamanı yenmek Ve en kuytularda buluşmak korka korka Kimi gün utanmak otlardan, çimenlerden Kimi gece mıhlamak gölgemizi duvara Varmak icin o sevgiyle açılmış kollara Apansız düsmek yükseklerde bir yerden Oydu işte alıştığım, özlediğim şimdi de Sevgice bir tutku, aşkımsı bir yakınlık Avunmak... Kırık dökük anılarla artık Kimbilir? o geceler yaşanmadı belki de |
Bir Gizli Selen Mehtabi alaca saran O gözleriyle, Her bir aksam saltanatinda. Gecenin tüm varliklari, Derine yol alirken; O da bir gün gelecek. Bir bulut ki korkutan, Felaketi bu yüreklerin. Yangin yangin gelecek. Gögün zemheri sicaginda O saçlari, Her bir sabah ziyafetinde. Kuslarin oldukça bu çigliklari, Yilmaya teslim kalmayacak. Biliyorum, o da bir gün gelecek. Bir selen ki yankilanan, Kulaklarda perisan. Yakara yakara gelecek. Dolunayin ihtisamli isiginda O bakislari, Bütün geceleri kasip kavuran. Biliyorum o da bir gün gelecek. Yakamoz oldukça denizlerde, Sönmeyecek gözlerinin piriltisi. Ve sabah sabah gelecek. Günü biterken, Mevsimsiz o düsleri. Hüzünleri yine ayni sonbahar. Kuru yapraklar sokaklarda, Gözyaslari oldu bir sessiz deniz. Biliyorum bir gün gelecek. Bir gizli selen . . . |
Eski Zaman Aşığı ben eski zaman aşığıyım sevda çeker düşünürüm ağlarım bazen tilki kadar kurnaz bazen akılsız bazen çocuk gibiyim bacak kadarım herkes aşık olur sevdalanır bir yolu var gönül çekmeninde benimki sevda değil ateşten gömlek bir kar düşmüş ışıl ışıl yanar içimde ama ben eski zaman aşığıyım sevmek kadar katlanmakta gelir elimden gece hayalimde gündüz fikrimde ela gözlu o yar çıkmaz gönülden. |
Yalnızlık Şarkısı Bir tren geçer uzaktan çığlıkları kalır yüreğimde Bir kuş süzülür, bir çocuk ağlar içim yanar her seferinde. * * * Acılar toplanır, çepeçevre sarar beni inlerim. Nolur, bu kez olsun ağlama ey gözlerim. * * * Zaman geçer, gün kararır akşam olur. Zaman geçer, yalnızlığım beni kovalar durur boş odalarda. * * * Adım adım giderim hüzünlerin koynuna Adım adım düşerim dertlere, acılara. Duyulmayan çığlıklarım gözlerimde. Geceden karadır umutlar yüreğimde. * * * Türkü söylerim, kendim dinlerim. gülerim yine kendime "Kimsem yok"diyemem, arkadaşım, derdimle... |
AYRILIK İki rayı gibiyiz bir tren yolunun yakın olması neyi değiştirir son istasyonun..:( |
Bana Güç Veren İstanbul Yıllar yılı kucağından ayrılamadığım Masmavi dillere destan Üsküdar sahili Kız kulesi ile boncuk gözlü bir genç kız Sen yarim İstanbul, sen canım İstanbul Bugünümün yarınımın şahidi Tarihi ile Ayasofya, çınarları ile Gülhane Parkı Tarihimin her bir karışının saklı olduğu Topkapı Sarayı Sen tarihim İstanbul, sen canım İstanbul Yalın ayaklı bir çocuğun hayatıdır Her nefeste soluduğu hava, kederde de söylediği türküdür Her zaman karınca yuvası gibi kalabalık Eminönü Sen insanım İstanbul, sen canım İstanbul Sen benim kolum kandım, elim ayağım Boğaza her baktığımda hızla çarpan yüreğim Sahilin koşuşan martılarını her gördüğümde kamaşan gözlerim Her ağladığımda sırtımı sıvazlayan bana güç veren varlıksın İstanbul |
Aşk Hayatın hızıyla yaşadık o aşkı Her şey bir anda başladı Yaşandı Ve bitti... Yan yana gidip de bir süre Ayrı yönlerde uzaklaşan İki tren gibi... Ataol Behramoğlu |
| Saat: 11:30 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık