![]() |
A Y I Ş I Ğ I N D A Bak şehrin ışıklarını kapatmışlar, Sokak lambalarının bir tanesini açık bırakmışlar, Ay ışığında tam takır boş sokaklar, Efkarlı gecelerden bir dahalar, Sokakta dolaşan aşk sarhoşları, Aşk acısı var her adım atışları, Ay ışığında bir başkadır muhabbet telaşları, Sanki gündüzündeki güneşi gecede unutmuşlar, Her ferde bir yıldızı gökyüzüne bırakmışlar, Ay ışığında cümbüş de denizde martılar, Gök yüzüne varırcasına kanat çırparlar, Sanki denizdeki dalgalarla yarış dadırlar, Ay ışığının denize iz düşümleri, En dipteki yosunları kucaklar, Bir başka renklilikte dans eder balıklar, Tam yanı başındadır ay ışığı ve yıldızlar, Gökyüzüne kanat çırpar denizdeki martılar, Ay ışığında deniz uçlarını,köşe başlarını, Mesken tutmuş aşıklar, Sessiz denize olta atıyor balıkçı tayfaları, devamlı kulakları öpüyor ayışığı kelebekleri, Issız gecede gökyüzüne dikleniyor, Taşlı tarladan cılız buğday başakları, Ayışığında toprak işleyen ırgat kadınlar, Gözleri öpüyor yıldızlar iri cüsseli aya inat, Filizlenme devresinde ana yemi bekleyen, Ay ışığı cümbüşünde tüy döken kara guguk, Gecenin derinliklerinde tabiata baş kaldıran, İştahlandıkça iştahlanan mor sümbül,yaban gülü Hep ısıtırsın baharın karanlık gecelerini Dağılır sıkıntıları,sevda ışınla tatlanır Durgun deniz ışığınla parlar, Gündüz gibi öter kuşlar ayışığında, Sende mutluluğu ta o zaman gördüm, Denizi ayna yapıp güldüğünde, Durgun denize ay ışığı, Şekli güzelliğin iz düşümünde. Alıntı... |
Çaresizlik bir girdap gibi çekiyor içine Çırpındıkça daha çok batıyorum Sesimi duyan,elini uzatan yok Yüreğim parçalara ayrılıyor Çare bensiz ben çaresiz diyor şair Ben çareler içinde çaresizim. Harcandım,tüketildim, Bittim bitirildim… Çığlıklarımı kimse duymuyor, Sesimmi çıkmıyor yoksa? Dünyamı sağır? Bittim, bitirildim Kezban Akdağ |
Sus" dedin sustum ... Oysa Dilimin ucunda öyle çok kelime vardı ki .... Yuttum .... Kendi cümlelerimde boğdun Ne yapsanda bendeki "sen" 'i kirletemezsin "Sen" 'i öyle bir derine sakladım ki Sen bile ulaşamassın ...... Bırak ! Dokunma ! İçimdeki mabedin öylece kalsın... "Bırak" Diyorum! Daha fazla uğraşma "Sen" 'i benden alamassın Canımı yaksın ruhumu kanatsın bırak "sen" 'i bende kalsın İçimdeki "sen"'i sen bile yıkamassın... Bırak ! Dokunma ! Dokundukça derine batarsın Hançerlerini sapla en derine Ne farkeder GİTTİN Bundan fazla acıtamazsın... |
Bana bir resim çiz ; Mum ışığında aydınlanmayı bekleyen geceler Kapkara gökyüzünde kaybolmuş yıldızlar Acıyan yüreğim olsun içinde .. Acıyı çiz bana ! Bana bir resim çiz ; Kan revan içerisinde unutmaya uyuyan insanlar Kırık dökük düşler Kırılmış insanlar olsun içinde .. Unutmayı çiz bana ! Bana bir resim çiz ; Yolunu kaybetmiş insanların oradan oraya savrulmaları Aradıklarını bulamamanın yıkılmışlığı Acı ile kanamaları olsun içinde .. Kanamayı çiz bana ! Bana bir resim çiz ; Yalnızlığın ayazında donmaya ramak kala insanlar Sigaramın dumanında boğulan düşler Dumansız düşünceler olsun içinde .. Ramak kalmayı çiz bana ! Bana bir resim çiz ; Beklemekten usanmayan fakat beklediği 'şey'i unutan insanlar Titrek cümleler ağlamaklı sözcükler Unutulan insanlar olsun içinde .. Unutulmayı çiz bana ! Bana bir resim çiz ; Koşan ama sol tarafındaki ağırlıktan kaçamayan O ağırlığın altında ezilirken Çığlıkları duyulmayan insanlar olsun içinde .. Sessiz çığlıkları çiz bana ! Bana bir resim çiz ; Simsiyah bir sahnede siyah bir perde olsun Perdenin açılmasıyla şeytanlar dans etsin Kapkaranlık sahnede mutluluğun ve yalnızlığın son oyununu oynasınlar sonsuza değin.. Sonsuzluğu çiz bana ! . . . Bana bir resim çiz ; Adı ihanet olsun ... Bana bir resim çiz ; Adı ayrılık olsun ... |
Seni Görmeden Olmuyor Kullanımcı tanımsız hayatlar yaşanıyor, Heryerde yeni yüklenmemiş programlar kullanılıyor, Masaüstü çok dağınık,şeytan düzenle diyor, Güncelliyorum her sabah kendimi,yinede hayat yeni bir hata buluyor, Seni görmeden olmuyor. Yeni bir pencere açılmıyor,eskisi ise kolay kapanmıyor Başlat çok solda ve çok aşağıda kalıyor, Sahi ben başlat desem de hemen olmuyor,önce bir liste beliriyor, Bilgisayarım,belgelerim,müziğim,resimlerim hepsi orada duruyor Peki yaşamaya çalıştığım zavallı hayatım Seni görmeden olmuyor. Seni kimler aldı,seni kimler yüklüyor. Eller yerini tuşlara,bakışlarsa merceklere bırakmış hayatım Dudaklarında da dillerinde de artık ve hep ellerin izi var Bazen üzülsem de o değişmiyor, işlem için yetkim yok diyor Seni görmeden olmuyor. Sabah ezan sesleri duyuluyor,ellerim hep geçmişe kayıyor, İleti geçmişlerim,eski ziyaretlerim aklıma geliyor, İçimden bir ses bir araç olsa zamanı durduracak,belki geri alacak diyor, Derken imdadıma sistem geri yükleme yetişiyor,hadi diyor, Oysa bu adam hala bir geri yükleme noktası oluşturamıyor, Seni görmeden olmuyor. Nerden başladı bilmiyorum,ne geri ne ileri gidebiliyorum Galiba bu hayat,bu nefes,bu saatler kaçak,ömrüm benden lisans soruyor Göremiyorum,bilemiyorum,nefes alamıyorum Bu realiteyi artık sadece sanal hayatlar yaşayabiliyor Seni görmeden olmuyor ama üzgünüm çok ısındın,seni bu sefer kapatıyorum.. Kıvanç Demirel |
Çıkıverip Gel....! Bir gün ansızın çıkıp gel Habersizce, sessizce gel Öyle doğal, kendince gel Plansız programsız Çıkıverip gel işte! Şu fecrin karanlık yalnızlığına ilaç Bir ışık bir aydınlık ol ruhuma Boğulmadan kahır kuyusunda Uzat elini bana Hayatı paylaşalım seninle Sevgi denizinde yüzelim Yıldızlar alkışlasın Dolunay esirgesin bizi Öyle sevelim ki birbirimizi Dünya gülümsesin aşkımıza Yaşayanlar tanık olup kutsasın bizi Kıskanmasın hiç kimse Bütün güzellikleri yayalım ömrümüze Ölene kadar bırakma ellerimi Üşümesin yüreğim Gidersen yıkılır bu şehir üstüme Birlikte yaşlanalım Ellerimi bırakma Serap Yeşil |
GİTMEKLE BİTMİYOR SEVDA Yazılmış tüm sözlerin şiirlerin hikayelerin ötesinden Sana haykırmak istediklerim vardı. Senin asla bilemediğin hayata yenik düşmüş, çok isterdim sana her seferinde anlatmayı. Ama öyle dolambaçlı yolların ardında saklı kalmıştı ki sevdan. Ne sözlerim yetişti ömrüne, Ne kelimelerim varabildi gönlüne. Bütün bu yaşanmış yalanların ardından İçerimde ağlayan, Bedenimde kanayan, Özümde azap çeken bir sen hala var. Her nerede ne halt ediyorsan bil “ Gitmekle bitmiyor sevda ” alıntıdır |
HARFLERİN DİLİ Yirmi dokuz harf var dilimizde, Tek tek say, bak, incele iyice, A,Ş,K, harfleri yan yana gelince, Kalp yanıyor, tutuşuyor iyice... Aşk diye yazılan o tek hece, Ne Türkçedir, ne İngilizce, Sanki karışık bir bilmece, Bilen, çözen yok ki iyice... Ömürlü AKSOY- Kayseri |
AMAN DOKTOR Aman doktor değme yarama Yaram için için kanıyor Boşa başka bir dert arama Yaram için için kanıyor Ateş düşmüş gibi yanıyor Aman doktor bu kalp yarası Kalp çalınmış kalmış darası İlaçlarla yoktur arası Yaram için için kanıyor Ateş düşmüş gibi yanıyor Aman doktor haber kötü, bil Böyle tedavi mümkün değil Kabul edip saygıyla eğil Yaram için için kanıyor Ateş düşmüş gibi yanıyor Aman doktor sende yok çare Haber yolla vefasız yare Ömürlü olmuş pare pare Yaram için için kanıyor Ateş düşmüş gibi yanıyor Ömürlü AKSOY Kayseri Ağustos,iki 1000 sekiz |
Kirli Sarı Aşk Ağrısı Şimdi, bir tutam karanfildir ayrılık. Çiğnesem, yokluğunun kokusuna bürünür ağzım; yutsam acı bir sevda yarası oturur benliğime. Kalsaydın sevgilim, ömürlük gülkurusu sevdalar büyütecektim varlığına. Gittin... Gözyaşlarımı geçirdin yüreğinin eşiğine kadar. Gittin sevgilim. Söyleyemediğim tüm sözcükler dilimde az kaldı; rengi çekildi yüzünden şiirlerimin, yalazlanan yollar ardında, kasıma gülümseyen masmavi bir yaz kaldı. Güneşi görmeden ölmem sevgilim, Bu umut bana gözlerinden miras kaldı. - I - kırmızıya bürünmüş gökyaşları avurtları çökmüş hilal ve esmer yalnızlıkların nihayetinde avuçlarımızda biriken su yakarışları öyküsüne öykündüğümüz, metruk bir yanılgı ve kehribar sarısı vazgeçişler ihtişamla çağıldıyor gözbebeklerinde yok ormanlarda hiç gürgenlerin gölgesine defnedilmiş bir sevdadır kırık tebessümün sevgili bak gözlerime ellerimde şafak üşüyor tan ağarıyor ayalarının içinde terinden terime göç eden imgedir bu kalabalık sanki aşk ayyuka çıkıyor tün çekilince - II - ölüme adanmış begonya kokusu çamların terkisinde kuruyan kozalak ve nüzul yüreklerin saçaklarında tiril tiril titreyen serçe kadar yokuz oysa kasım yanıyor dudakların kuşluk vakti kasım kasım kasılıyor içimizde aşk sen yazılmamış kaderimin soğuk mührü öpsen dudaklarıma iz bırakır saçların öpsem (c)an çekilir sözbebeklerinden sanki ten tenden ürperiyor gün yükselince - III- yol boyu dalgın karıncalar dizgisi yol boyu keder gözlerin bitimsiz bir mazinin ufuk çizgisi söyle varlığına daha kaç milat var sevgili an'da hapsolup sonsuzluğa hür kalmaksa aşk ben vazgeçtim sen de geç hürriyetinden geç ki izi kalsın bitimsiz caddelerde ayak izlerinin yürüsek, gölge siyahlığında salınır aşk peşimizden dursak, namı yürür tenimde fahiş gizlerinin sanki tin ardan sıyrılıyor gün çekilince - IV - şimdi hazanda zamansız açıveren bir erguvandır içimizde aşk... gitmesek diyorum yığılıp kalsak kaldırım taşlarına ayrılıklar kurmadan yolumuza kumpas ya da... gitsek diyorum er bir vedaya hüküm giysek gözbebeklerimizi çürütmeden yas ağla sevgili ağla ki munzur arınsın gözyaşlarında şimdi biz öznesi gizil aşkların devrik katilleriyiz oysa kan cellada ne çok yakışıyor tün yükselince .............................. ... Aşk yürüdüğümüz yollarda saklı kalsa da ayak izlerin; ben karanlığın bağrında dualar yeşertmeyi yüreğinden öğrendim. Bu yüzdendir ki korkmam artık ipi çekilmiş yalnızlıklardan. Pişman değilim sevgilim, gözlerinin sunağında kurban ettiğim diz(e)lerimden; yalanım varsa aşk çarpsın sözlerimi. Ben kirletmeden dokunmayı, ellerinden öğrendim. Kirlendiyse yüreğin, indir beni gözlerinden, müsait bir uçurum kenarına, razıyım. Biliyorsun her uçurum kayalığında filizlenir, düz topraklara sığmayan yalnızlığım. Yazdığım şiirin üstüne kalbimi basarım ki; Sana hiç büyümeyecek çocuk yanımla aşığım... Ayşe Yılmaz |
| Saat: 22:48 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık