![]() |
Nazlı Gülüm III Ne sensiz gecelere sözüm geçiyor artık Ne kalbim saat gibi zamanı korkutuyor Gerçeğimde bir kefen gelinlik kadar güzel Ölüm bile süslenmiş gelin gibi duruyor. Şimdi sönük bir hayat karanlıklar ülkesi Işıklar Nazlı Gülüm arkamızdan vuruyor Sevip büyüttüğümüz çiçekler öksüz kaldı Güneşin yokluğunda kökleri de kuruyor. Biliyorum yakında yok oldu diyecekler Ağıtlar yükselecek gülşenimde bir sabah Yeşillik olsun diye tohumlar ekecekler Çiçekler yas tutacak Nazlı Güle her sabah. Bakma suskunluğuma yüreğim volkan gibi Ayrılığın ateşi kalbimde Nazlı Gülüm Kıyametin koptuğu o dehşetli an gibi Bir dünya yıkılıyor içimde Nazlı Gülüm. |
Kendimi hissetmiyorum sensiz zamanlarda Söz dinletemiyorum benliğime, hala seviyorum.. Boyası dökülmüş, paslı demir oldu yüreğim Yağmur yağıyor, puslu gözlerim ağlamaklı. Hala seni düşünüyorum, dizlerim çözülüyor. Gizli, uzak kahredici bir aşka düştüm, dönmem, dönemem. Hayat her zaman doğrusal değil, Yanlışa düştüğüm zamanlarda oluyor elbet Ama sen en doğru yanlışımsın Hala seninleyim, senden şehirlerce uzakta olsamda Yolların beyaz çizgileri kadar aklımdasın, sonsuz İnzivaya çekilmiş tınıların sessizliğini alacağım, Canlanacak, renklenecek hayatın umudunu katacağım, Çelişkilerin çakışma hızını keseceğim gülüm, Gerekirse durduracağım dünyamı seni unutmadan, Diğer beni atacağım sırf sensizliği düşündüğü için Birgün bitecek bu yorgunluk rahat edeceğim. Duygularım özgürleşecek ben özgürleşeceğim Kaçak tedirginliğim bitecek, sarılacağım hayata Ama hala sendeyim, meşgul ediyorsun tüm beynimi Kolların kavuşamayacağı kadar büyük sevdam |
Yarım Kaldı Ankara ...Hayatı en orta yerinden çatlatırken .....Şen kahkahalar atardınız. ...Mevsimsiz açardı ellerinizde çiçekler .....Bütün anıları savururdunuz rüzgâra ...Dünya umrunuzda değilken. .....Gittin... ...Yarım kaldı Ankara. .....Oysa... ...Kaldırımlarda ayak izlerin .....Birde bahçedeki vişne ağacına ...Uzanan ellerin... .....Aklıma geldikçe gülerim halâ. ...Şimdi... .....Özlemle dolaşır durursun İzmit sokaklarında Bilirim Yüreğin halâ... Ankara'da. |
İSTEMEM GELME ARTIK istemem gelmeni artık kaçtın sen, ben koştum peşinden geldin, ben yumdum gözlerimi istemem gelmeni artık en gizlisinden bir oyun mu bu oynamaktan ağladığım istemem gelmeni artık sözlerden ötelerde bir yer var anlatamadığım istemem gelmeni artık bir gelsen son olur bu, bu son çığlık ve bir sükundur göreceğim gelme... |
KELEBEK KANADINDA AŞK Zamanlar Güneş ekilip, yıldız biçilen zamanlardı. Hatırlıyorum... Ya önce sen vardın yürek olarak içimde Ya da aşk vardı önce Gelip içimde kestiğin Hatırlamıyorum... Ben imkansıza dudak bükerdim Sense halime gülerdin... Olsun! O günlerde ben Biraz mutlu biraz umutlu Biraz içliydim Doğrusu en çok da Kelebeklerin kanadına işlediğin Aşkından dertliydim... Ama o zamanlar Güneş ekilip yıldız biçilen Zamanlardı Aşk dediğin belki de Geceye veda etmeyen bir ay’dı... Türküler saklardın derinlerinde Sazından kaçak... Bilmezdin. Ben görürdüm duyardım da Sen bir kez olsun söylemezdin Korkularını zaten Kimselere vermezdin... Ve böylece Sen yağmura Yağmur benim gözlerime hasret Yaşardık... Heyhat! Hep ama hep O imkansıza takıldın da sen Ve belki de bu yüzden Aşk gelip bizi sarsınca yüreklerimizden: Ben ağlardım gözlerim gülerdi... Sen gülerdin gözlerin susardı... Şimdi ben O zamanların renklerini unuttum. Belki mavi, belki sarı, belki aktı... Hatırladığım tek şey Güneşle yıldız arkadaştı... Bilenler bilirdi Çok sevmiştik biz Çok! Ben gönlümden Sen dilinden... Ben unutsam da şimdi Sen hatırlarsın. Sesinde ufacık bir hüzün olsa Ya da acıtan bir özlem gözlerinde Bembeyaz gecelerinde gelirdim sana bu şehrin... Gelirdim... Gönlümden... Ve sen “Hoş geldin" derdin Dilinden.... Kocaman bir çocuktum o zamanlar Belli! Dil nedir, gönül ne? Anlamını bildiğim Şüpheli! Şimdi söyle bana! Kaldıysa geriye ne kaldı? Tek tarafı hesaplı bir sevda Niyeti bozuk bir dava Bir de Sadece dağlara caka satan bir sema... Ama ben bunların hepsini sevdim. Şaşacak bir şey yok! Dedim ya... Ben Güneş ekilip yıldız biçilen zamanlardan geldim... Sonraları Belki de hiç gülmedim Ve sen Kelebeklerin ömrünün üç gün olduğunu Hiç bilmedin! |
PARAMPARÇA Ağaç bütün, Işık bütün, Meyve bütün, Benim dünyam paramparça.. https://www.msxlabs.org/forum/tanbut8.jpg Büyük bir ayna kırılmış, Kırılıp yere dökülmüş, Kainat içine düşmüş, Düşmüş amma paramparça.. https://www.msxlabs.org/forum/tanbut8.jpg Yaprak yaprak yapıştırdım, Diyar diyar dolaştırdım, Bir alevdir tutuşturdum, Yandım amma paramparça... |
Gezerim İstanbul'u Senin Gözlerinde İstanbul’u görürüm senin yeşil gözlerinde, Aziz Çınar Aşk vardır,mutluluk vardır,sen varsın İstanbul’da. Ama bir yerlerde bir İstanbul daha yok. Ne buralarda,ne de başka bir yerde. Hiç simit yedin mi oturup Sarıyer’de? Boğaza karşı oturup kafayı dinledin mi hiç? İstanbul’u görürüm senin yeşil gözlerinde, Yemyeşil masmavi,hasret kokan İstanbul… Gemi deniz fenerine bakar da bulur ya yolu; Bende tarihi koklayarak buldum İstanbul’u. Yeşil gözlerinde gördüğüm o İstanbul’u. Tarihi görürüm İstanbul’da. Hem de İstanbul vardır tarihte. Hala koruyor gibi İstanbul’u Fatih’in askeri, Silinmemiş duruyor tarihin ayak izleri. Gemiler nasıl da çekilmişti Haliç’te…. Artık başka amaca patlıyor,susmaz top sesleri, İstanbul da bir başka olur ramazan geceleri. İnsanın içi burkuluyor İstanbul’dan her geçişte, En güzel komutan ki İstanbul’u ele geçirmiş. İstanbul koskoca bir devri değiştirmiş. İstanbul’dan bir anı vardır belki geçmişte, Belki İstanbul vardır tarihin derinliklerinde. Camileri görürüm İstanbul’da. Minarelerin gözetlediği koca şehir.. Okunan ezanlar sanki gök kubbeyi devirir. İstanbul bu; dört dinin merkezi… Nasıl da bağrına basmış her dinden herkezi. Camiler bir başkadır İstanbul’da. Bir yanda Sultanahmet,Ayasofya,Eyüp Sultan, Nasıl da imrenerek yapmış, Süleymaniye’yi, Mimar Sinan. İstanbul canım memleketim,,, Dini öğeleri hep bağrında saklayan, Topkapıyı görürüm İstanbul’da…. Maviyi koklarım İstanbul’da. Bir tarafta Karadeniz’i,bir yanda Marmara’yı. Tadına doyulmaz İstanbul manzaraları. Ah sabah erken kalkıpta izlesen güneşle ayı, İzlesen bir tarafta ekmek bekleyen martıları, Bir de ekmek derdine düşüp simit satanları. Maviyi koklarım İstanbul’da. Bir taraftan Haliç’i,bir yandan boğazı, Boğaz nasılda ayırmış ikiye İstanbul’u, Bir tarafı Avrupa’nın gülü, Bir tarafı torosların nazlı kızı. Hasreti görürüm İstanbul’da. Şarkılar söylerim İstanbul’da. En güzel aşk şarkılarını, Senin için,İstanbul için söylerim. Yürürken İstanbul’da…. Ben canım,sen canan,İstanbul canan Daha sevdalanmaz bu kalbim,viran. Sen,İstanbul’un en güzel yanısın. Ben İstanbul’a mı aşığım sana mı? Yok yok ben galiba İstanbul’a aşığım. Çünkü İstanbul’da sen varsın. Utangaç aşıkları görürüm İstanbul’da. En güzel aşkların yaşandığı bu diyarda.. Geceleri yürürüm İstanbul’da. O ışıltılı parlak geceler… Yıldızların yerde parladığı geceler.. Bir sokaktan gitar çalar,bir yerde gramofon. İstanbul işte böyle bir diyar.. Bir yanı eski bir anı,bir yanı pavyon. Geceleri yürürüm İstanbul’da, Meşhur Sulukule, Beyoğlu geceleri. İstanbul; ışıltılı yıldızlı büyük bir salon. İstanbul’da hiç bitmez gece eğlenceleri.. Gezerim İstanbul’u dün akşamdan kalan… İnsanları görürüm İstanbul’da. Bin bir türlü her çeşit insanları… Kimilerinin cebinde akrep gezer. Kimi ayakkabı bulamazda çıplak ayak gezer. Düşmüş İstanbul’a milletimin zengini fakiri, Ben daha nasıl sevmeyeyim bu şehri…. |
Gönlümdeki Renkler Mavi; gökyüzü ve deniz, Yeşil; yemyeşil bir doğa Elâ gözlü bir güzel, Sarı deyince çiğdem, Ve lepiska saçlı bir dilber Beyaz ise anamın ak sütü Siyah,asil bir renk ve Karatahta, Karabahtım olmasın Kırmızı; ALBAYRAĞIM TÜRK'ün damarlarındaki asil kan, Mor; menekşem,mis kokan leylâklar Kahverengi; gözlerim Lâcivert akşamlar, Toz pembe; düşlerim Hepinizi çok seviyorum, Benim güzel renklerim. |
Bilirim gecenin tuhaf göz kırpışını, Sessizliğe karşı gittiğimde, Sevdiğimde onun her dokunuşu, Kocaman bir güç oluyor bende. Zaman akıyor hızla, Sonra aniden bölünüyor iki parçaya. Biliyorum gelecekte ne varsa o olacak. Yakınlar ,uzaklar beklentilerim, Bir dairede tutsak inan. Ateşli rüzğar gibidir isteklerim, Rüzğar gibi,engelsiz,buyurgan. |
Aşksız, Meşksiz.. Aşksız, meşksiz ve sevgisiz Yaşıyorum Yüklenmişim bedenimi Taşıyorum Lakin hayret! Bütün olan, bitene Aşksız, meşksiz ve sevgisiz Nasıl olur? Ve ben nasıl yaşıyorum? Aşksız, meşksiz ve sevgisiz... Şaşıyorum! . |
| Saat: 08:50 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık